Gökan Öztürk Şiirleri

Başlatan: Gökan Öztürk Tarih: 05.02.2010 17:06 Cevap: 59

05.02.2010 17:06
#1

Selamun Aleyküm Cümleten... Epey bir şiirim vardı burada 6/7 kitaplık tutarı kadar... Yöneciti kardeşimden rica ettim ve sildirdim, artık bu kadar çok şiirimi yazmayacağım, ben o şiirlerimle ve yeni yazdıklarımla Allahımın izniyle sizlerin karşısına çıkacağım, sadece 10 şiirimi sizler için yazıyorum, şiiri seven, yazan genç kardeşlerime faydalı olabildiysem ne mutlu, genç kardeşlerime şiir yolunda başarılar diliyorum ...

 

Allah (c.c) hepimizin yardımcısı olsun... amin

 

 

 

Bitirmem

 

Sana dere değil, okyanus gibi

Akar akar, bu sevdayı bitirmem...

Bir ceylan, bir kartal, bir yunus gibi

Bakar bakar, bu sevdayı bitirmem...

 

Kuru çile değil, olsun yaş çile

Bir gün bana, bir gün sana, eş çile

Bir sene'de üçyüz altmış beş çile

Çeker çeker, bu sevdayı bitirmem...

 

Senin için yordum garip başımı

Göremedim baharımı-kışımı

Her gece uğruna ben gözyaşımı

Döker döker, bu sevdayı bitirmem...

 

Yanarım, bu aşkta kalırsa ahım

İnan bir tek sana, bağlıdır ruhum

Aşkın bahçesine yedi yüz tohum

Eker eker, bu sevdayı bitirmem...

 

Geçinemem gaflet uykusu ile

Yaşadım, dağların duygusu ile

Lale'nin - nergiz'in kokusu ile

Kokar kokar, bu sevdayı bitirmem...

 

Gül veririm, sarılsınlar silaha

Sevdam için dua ettim Allah'a

Vursalar, kesseler, bir gün felaha

Çıkar çıkar, bu sevdayı bitirmem...

 

22 - Ocak - 2008

 

Gökan Öztürk

 

 

 

Dua

 

 

Ya Rabbi, duamı sen kabul eyle

Anasına kızanlara akıl ver…

Diken tarlasını yıldır gül eyle

Yılanlarla gezenlere akıl ver…

 

Affetmezsin, yetim hakkı yiyeni

Affet Yarab fitne-fesat giyeni

Cennete koyarsın, doğru diyeni

Dokuz köyden tozanlara akıl ver…

 

Umutlar sıfırdan sen kurtar bizi

Palavra, küfürden sen kurtar bizi

Deliden, kâfirden sen kurtar bizi

Deli gibi azanlara akıl ver…

 

Edep-ahlak özümüzden yokoldu

Yüreciğim kederimden ok oldu

Fakirler aç oldu, zengin tok oldu

Hak, hukuku bozanlara akıl ver…

 

Doğru yuhlandıkça yalan silinmez

Çırak, ustasına asla alınmaz

Para-iman kimde olur bilinmez

Kibri olan ozanlara akıl ver…

 

Has bahçeler şimdi kurutuluyor

Çalışan beyinler uyutuluyor

Allah, kitap, kuran unutuluyor

Dinimizi çizenlere akıl ver…

 

Göremedim gitti bir nurlu yüzü

Kim musallat ettiriyor öküzü!

Hâlâ bizde inan dünyanın gözü

Bize mezar kazanlara akıl ver…

 

Görüyorum, yüreğimi yakıyor

''İsrail dünya’ya meydan okuyor''

Dünya buna aval aval bakıyor

Mazlumları ezenlere akıl ver…

 

1 - Nisan - 2008

 

Gökan Öztürk

 

 

 

Geliş O'na - Gidiş O'na

 

Dua et, şükür et, her dem

Geliş O'na... gidiş O'na...

O'nun emri, boşuna em!

Geliş O'na... gidiş O'na...

 

Vuslat tatlı bir çiledir

İman yıkılmaz kaledir

Çelik yelek nafiledir

Geliş O'na... gidiş O'na...

 

Can dosta yüreğin park et

O, ne derse olur, farket

Batılın yolunu terket

Geliş O'na... gidiş O'na...

 

Bir insanda olmazsa ar

Göz boşalır, yaz-kış bahar

Yüz yıl daha ömrün mü var!

Geliş O'na... gidiş O'na...

 

Sarılma aman gıybete

Sende düşersin hayrete

Hazırlanın kıyamete

Geliş O'na... gidiş O'na...

 

Hakka tutul, hakka dayan

Kafirdir, kafiri sayan

Sular uyanmadan uyan

Geliş O'na... gidiş O'na...

 

20 - Mayıs - 2008

 

Gökan Öztürk

 

 

 

Sabır

 

 

Sabır dönen imtihanmış

Tepelerden akın olur…

O’nun emri ile yanmış

Gül misali kokun olur…

 

Gün gelip sular uyansa

Senin de yüzün boyansa!

Bıçak kemiğe dayansa

Yay gerilir okun olur…

 

Sök dilinden küfürü sen

Hakkın yolunda çürü sen

Bismillah deyip yürü sen

Zafer bize yakın olur…

 

Yiğidi yıldırmaz pusu

Konuşacak.. dağ-toprak-su

Haksızların dünyası bu

Sabret, elbet hakkın olur…

 

11 - Aralık - 2008

 

Gökan Öztürk

 

 

 

Beni Şair Ettin

 

 

Bir ateş misali yanıp durdum ben

Suların altından hayal kurdum ben

Yüreğimi onikiden vurdum ben

 

Yumruğumla yere serildi duvar

Bilmiyorsun beni Şair ettin yâr…

 

En tatlı rüyamda kaldıran kimdi?

Sonra beni benden aldıran kimdi?

Ufuklara doğru daldıran kimdi?

 

Her gece ağladım yâdeller duyar

Bilmiyorsun beni Şair ettin yâr…

 

Önce dağa sonra taşa bakardım

Önce sona, sonra başa bakardım

Haber gelir diye kuşa bakardım

 

Seni kime sorsam yolundan kovar

Bilmiyorsun beni Şair ettin yâr…

 

Sevda cephesinde akın olmaz mı?

Göz koyan caniden sakın olmaz mı?

Bir nefesle yolum yakın olmaz mı?

 

Alın yazım tekme yemeye doyar

Bilmiyorsun beni Şair ettin yar…

 

Ne dediysem doğru, inkâr etmedim

Asla beni sana nankör etmedim

Kendi gözlerimi ben kör etmedim

 

Verdiğim emrime melekler uyar

Bilmiyorsun beni Şair ettin yâr…

 

Zamanla alıştım büyüdüm bende

Daha nice sırrım saklıdır sende

Bana gelmemeye inat etsen de

 

İşte defter, seven imzayı koyar

Bilmiyorsun beni Şair ettin yâr…

 

20 – Nisan – 2009

 

Gökan Öztürk

 

 

 

Neyin Yarışması

 

 

Bir yarış başlamış bir inat için

Zeki-salak yarış ediyor bir bak

Kim palavra derse bunları geçin

Şeref-yalak yarış ediyor bir bak

 

Yaşlar sıra sıra körpecik gözde

Cümle hayalimiz kavrulur közde

Havada, karada, birde deniz de

Şeytan-melek yarış ediyor bir bak

 

Sülükler garibin kanını içmiş

Odunları resmen bilerek seçmiş

Peynirin yoğurdun tarihi geçmiş

Taze-kelek yarış ediyor bir bak

 

Eremedik gitti huzura beğim

Vallahi muhtaçız hızıra beğim

Dağ mı dayanırmış hazıra beğim

Kader-dilek yarış ediyor bir bak

 

Birisi birgünde şöhret sahibi

Arsızlığın olmamışım talibi

El, ayak, yarışın oldu galibi

Mide-kulak yarış ediyor bir bak

 

Hırsız olup memleketi soymuşlar

Fatih’in yerine kimi koymuşlar

Adaletin temelini oymuşlar

Yiğit-sülük yarış ediyor bir bak

 

Maskaralık kaplamışlar ekranda

Hoplamışlar, zıplamışlar ekranda

Bebekleri toplamışlar ekranda

Züppe-kılık yarış ediyor bir bak

 

Çok uzak kalmışız gerçek sevgiye

Ne diye yılana koştuk ne diye!

Bugün hangi canı öldürsem diye

Timsah-balık yarış ediyor bir bak

 

Kurnazlar iş yaptı, tuzakta kaldı

Yeni açan güller ezikte kaldı

Hakka doğru niyaz uzakta kaldı

Kafa-bilek yarış ediyor bir bak

 

Bekledik, bekledik gelmedi bahar

Daha yazacağım çok destanlar var

Canım sıkıldı dost, yeter bu kadar

Ciğer-dalak yarış ediyor bir bak…

 

11 - Haziran - 2009

 

Gökan Öztürk

 

 

 

Korku

 

Aklı selim insan derken

Deliliği başarırsa?

Sayısız bedel öderken

Gözlerimiz yaşarırsa?

 

Kimden aldılar buyruğu

Güzel mi atın kuyruğu?

Gösterin bizim uyruğu

Deve bile şaşırırsa?

 

Kuş, öküze fitil olmaz

Münafığa tatil olmaz!

Timsah boşa katil olmaz

Okyanusu taşırırsa?

 

Kırık mı gönül köprüsü?

Yakar beni yol türküsü

Kaçtır boyunun ölçüsü?

Merhameti aşırırsa?

 

Bu mu kirli, bu mu temiz?

Kırıkçıya gitmiş omuz

Baba sandığın her domuz

Felakete düşürürse?

 

Bölünür rüya başında

Şeytan meleğin peşinde

Cehennemin ateşinde

Neslimizi pişirirse?

 

Şairsen derdi ne dağın?

Kölesi olduk alçağın

Sadece Allah’a sığın

Umudumuz yeşerirse?

 

21 - Mayıs - 2009

 

Gökan Öztürk

 

 

 

 

Bir Dost Yaz Deyince

 

 

Bile bile inkâr ediyor yazık

İşin sırrı O’nu bilmekle olur

Bir değil toprağa vurulan kazık

Sabır, göz yaşını silmekle olur

 

Dağları titretmiş aşkımın külü

Bir gün anlayacak dikenler gülü

Şüphesiz ki; duaların kabulü

Hakikate teslim olmakla olur

 

İş çıkarma cahillere uyarak

Gözden düşme azgınlıgı giyerek

Zincirler kırarsan Allah diyerek

Ancak tefekküre dalmakla olur

 

İsterim ol, melek gibi görünsen

Kötü şeydir bir yılana barınsan

Unutma ki, cümle kirden arınsan

O’nun divanına gelmekle olur

 

Alimlerin yüreğine erişmek

Sünnet olur gereğine erişmek

Muhabbetin doruğuna erişmek

Umut dergahında kalmakla olur

 

Sana bir ışıktır doğan her sabah

Sınavdır, ruhunu boğan her sabah

Dizini döverek çekmezsin eyvah

Aşkından bir nasip almakla olur

 

Yol ağlasın gözlerinin seline

Münafık’tan bir söz alma diline

Taş yerine yağmur yağsa eline

Gönül kitabını bulmakla olur

 

Yalnız olduğunda kimi aradın

Sende mi ben gibi, derde yaradın

Vuslata gitmekse eğer muradın

Yaşamakla değil, ölmekle olur…

 

19 - Haziran - 2009

 

Gökan Öztürk

 

 

 

Vuslat

 

 

Mevlânâ der; ne olursan yine gel

Belki de son umut çaredir vuslat…

Bırak gevşekliği hele cana gel

İşin püf noktası yâredir vuslat…

 

Can yanar, aşığın bayılsın hele

Bir göç başlar namın yayılsın hele

Okyanus’um hiçe sayılsın hele

Damlalar dolusu deredir vuslat…

 

Yâr yoluna tutulmuşken, her demli

Sensiz her gecede gözlerim nemli

Bir işe başlarken niyet önemli

Sanma ki; uğursuz, karadır vuslat…

 

Aşkın süzgecine doğru fikir et

Alacağın her nefese şükür et

Sabrın sonu selamettir, zikir et

Tatlı çile, tatlı yaradır vuslat…

 

Aydınlığı göremeyen kör önce

Anadan, babadan, sonra yâr önce

Kader -nasip diye bir şey var önce

Nereye vardıysan oradır vuslat…

 

Gözleridir, ciğerimi yandıran

İblis imiş melek diye kandıran

Asırlardır bir güzeli andıran

Gönülleri yakan çıradır vuslat…

 

Yorulur nefesin yarıştırma yâr!

Meleği, şeytanla barıştırma yâr

Batıl sevda ile karıştırma yâr

Vuslatın ilk aşkı, Hiradır..! vuslat…

 

15 - Temmuz - 2009

 

Gökan Öztürk

 

 

 

İnanmıyor musun?

 

Ben aşkıma hiç gütmedim menfaat

Yüreğim kaleden zemin dedim ya

Pervaneyim sana her gün her saat

Sen yoksan ölürüm demin dedim ya

 

Göğe çıkartırım, diken battırmam

Her sevene cemalini tattırmam

Seni nankör pazarında sattırmam

Üstadlarım benden emin dedim ya

 

Yaşadığım çağdan beni sürseler

Aşkı körler yüreğimi görseler

Saçının teline zarar verseler

Küçülmez değerin namın dedim ya

 

Ateşi görünce çekilmek niye

Sen ki bana Allahımdan hediye

Şüphe etme artık aldatır diye

Kuran-a el basıp yemin dedim ya

 

Bana mı tebelleş felek oyunun!

Çok ağlarım bükülmesin boyunun

Hakkından gelirim kafir soyunun

Canımdır.. gözünde nemin dedim ya

 

Kalır isek her şiddete maruz yâr

Nasıl anlatacak serbest-aruz yâr

Batar isek kader böyle deriz yâr

Benim gemim senin gemin dedim ya

 

Pak aynaya benzer aşkın yapısı

Mahşerdedir bu sevdanın tapusu

Bize de yakındır vuslat kapısı

Günde yüzbin kere âmin dedim ya…

 

21 - Ocak - 2010

 

Gökan Öztürk

 

 

Selam, dua ve muhabbetle...

SE
05.02.2010 19:46
#2

Esselamun Aleyküm.

 

Ben meseleyi tam anlayabilmiş değilim sevgili Gönüldaş. Birçok şiirlerini buradan okuyabiliyorken ne oldu da sildirdiniz? Şiirlerinizi başka yollardan mı paylaşacaksınız? Yukarıdaki şiirlerden başka şiir yayınlamayacak mısınız?

 

Selametle...

06.02.2010 04:00
#3

Selman kardeşim antoloji.com da ve edebiyat defterin de şiirlerim var 20 tane... Ve benim girdiğim 2-3 forum sitesinde de şiirlerim var başka hiçbir yerde şiirlerim yoktur... Ve bundan böyle artık internetteki şiir sitelerine sayfalarına şiirlerimi yazmayacağım... Burdan sayfamı sildirmemim sebebi çok şiirim vardı burada 6-7 kitaplık tutarında, çok olmasını istemedim hepsi bu... Siz kardeşlerim için 10 şiirimi yazdım ve artık yazmayacağım...

 

İnşallah Rabbim izin verirse bastıracağım kitaplarım da hep beraber görürürüz inşallah...

 

Sizlerden dileğim bu kardeşinize (bana) dua etmenizdir...

 

Allah hepimizin yardımcısı olsun...

 

Hayırlı geceler...

SE
06.02.2010 11:09
#4

Eyvallah, anlaşıldı.

Herşey gönlünüzce olsun.

Allah'a emanet olun.

05.03.2010 04:04
#5

hadi bir şiir daha yazayım sizler için... selam olsun ...

 

SERSERİLER PANOSU

 

 

Bu serseri, kırk bin yalan uydurur

Bu Allahtan korkmaz, yılan serseri

Bu zoru görünce küfür saydırır

Bu yetim hakkını çalan serseri

 

Bu sözde hocalık taslar, alim ya

Bu namussuz, dürzü, hain, zalim ya

Bu der; ne olacak benim halim ya

Bu belayı hergün bulan serseri

 

Bu korkak, donuna işer her zaman

Bu salakta duman arıyor duman

Bu papaz sıfatlı, bilmez din-iman

Bu her deyyusluğu salan serseri

 

Bu çok bilmiş, her sözünde piçlik var

Bu biraz budala sanki beçlik var

Bu hırsızda saraylık var, taçlık var

Bu iki şaraba ölen serseri

 

Bu saman altından su yürüten it

Bu sülük, bu fare, bu pire, bu bit

Bu da nerde diyor benim dinamit

Bu vatanı bine bölen serseri

 

Bu dilenci kılığıyla ev yapar

Bu Allaha tapmaz, paraya tapar

Bu yalaklık için el-etek öper

Bu domuz, arkadan gülen serseri

 

Bu suratsız, adamlıktan söz eder

Bu ateşe koşar seni köz eder

Bu uğursuz göz üstüne göz eder

Bu puştluk ilmini bilen serseri

 

Bu da bir inektir, bu da bir katır

Bu da der ki; bana dünyayı getir

Bu doğruyu palavraya benzetir

Bu da içi-dışı yalan serseri

 

Bu ömründe bir gün imama uymaz

Bu dünyayı yer de, ve hala doymaz

Bu kurnaz, işini yarına koymaz

Bu beleşçi, zengin, şölen serseri

 

Bu meraktan çatlayacak bir deli

Bu bir gün yaşarsa, bir gün de ölü

Ve bunda bulunur her sazın teli

Bu hakkı defterden silen serseri…

 

 

31 - Ocak - 2010

 

Gökan Öztürk

24.03.2010 16:28
#6

Üstad Necip Fazıl tarzında ve Çile'den etkilenerek yazmış olduğum bir şiir...

 

 

 

HÜSRAN

 

 

Ben hedef tahtası gündüz ve gece,

Sevdiğim dostlar hep bana musallat!

Önümü kesmeye yetti bilmece,

Kurtuluşum, nasıl olacak anlat...

 

Zayıflayıp döndüm iğne ipliğe,

Canıma okudum canıma yettim!

Kaptırdım ruhumu bitmez hiçliğe,

Yüreğimi haritaya benzettim...

 

Solucanlar neden hep beni dişler,

Ben nerede arıyorum macera!

Yaşadığım bela içime işler,

Dünyayı ağlatır bende ki yara;

 

Rahatça ölmenin formülü kimde?

Cehennemde yolculuğa kavuştum;

Bırakmıyor, deli gibi peşimde,

Her adımda gölgem ile boğuştum...

 

İçerimden sesler gelir; tak tak tak,

Yerlerde süründü yerlerde sorum...

Aç gözünü uyan şu tarafa bak!

Huduttan hududa atılıyorum;

 

Benimle beraber tutuluyor dil,

Kopmaya hazırdır kalbim yerinden!

Kaç defa yanıma geldi Azrail;

Birgün kaçamadım ecel terinden...

 

Cılız vucüdumda kamçının izi,

Vurulmaz noktadan nasıl vuruldum!

Bağrımda yanıklar gör dizi dizi;

Eridim, tükendim, bittim, yoruldum...

 

Perdenin altından sır yine gördüm,

Kimbilir nerede akıttığım kan?

Hayatın sırrını elimle ördüm,

Yüreğim ağzıma geldiği o an;

 

Haddi hesabı yok, dökülen kezzap,

Mantıksızın göbeğinde uçuyor,

Yine bana mı var? bana mı azap!

Saçmalık korosu gitmez bende zor;

 

Mutluluk yanımdan gittiği zaman,

Çırpındım, çırpındım can kafesimde!

Bu kabus içimde bittiği zaman,

O'nu hatırladım son nefesimde...

 

 

Gökan Öztürk / 2004

13.07.2010 15:37
#7

Ağlarsın

 

 

 

Umutlarım yıkılmayı bekler oy

Kurda-kuşa yem olurum ağlarsın

Seven yürek yüreğine ekler oy

Gözlerine nem olurum ağlarsın

 

 

''Dağı-çölü''feda ettim izine

Hiç riyakâr dememişim gözüne

Cennet kokan o güzelim yüzüne

Tatlı çile gam olurum ağlarsın

 

 

Sanarsın ki, güvercinin yaşı yok

Sanarsın ki, baharı yok,kışı yok!

Kötülerin mazimizde işi yok

Güzide bir dem olurum ağlarsın

 

 

Yâr sonunu aynalarda bulunca

Elim kalkmaz beni benden alınca

Sağır-dilsiz ve kör-topal olunca

Hızır gibi em olurum ağlarsın

 

 

Aşk tarifi olunmazmış beşiksiz!

Sen soframsın, oturamam kaşıksız

Seni koymam geceleri ışıksız

Milyon kadar mum olurum ağlarsın

 

 

O'nu bilen yüreğimi aşırmaz

Hedefini ölse bile şaşırmaz

İki cihan okyanusu taşırmaz

Dört cihana nam olurum ağlarsın

 

 

Zalim soyu şu derdimi çok eder

Aşka gülen vurulmayı hâk eder

Çeyrek-yarım bu sevdayı yok eder

İbret için tam olurum ağlarsın

 

 

Seni bildim! hem havada, karada

Dargınlık mı hiç olmasın arada?

Ulu divan kurulduğu sırada

Ben Rabbime râm olurum ağlarsın...

 

 

6 / Temmuz / 2010

 

Gökan Öztürk

 

16.07.2010 19:15
#8

BİLİRİZ

 

 

Şeytan kim, melek kim, gel benden öğren?

Zor olanı, kolayını biliriz

Fazla düşünceden olmuşuz migren

Verem, kanser olayını biliriz

 

 

Az değil ellere verilen kıyak

Bu millete dayak attılar dayak!

İcra geldi işsizlikten ne ayak

Avrupada balayını biliriz

 

 

Kılınız oynamaz it kudururken

Tüyen tüymüş umudumuz erirken

Daha dün toprağa şehit verirken

Kancıkların halayını biliriz

 

 

Rüşvetle doldurmuş cebi adamlar

İnsana benzemez abi adamlar

Bakır gibi demir gibi adamlar

Çinkosunu, kalayını biliriz

 

 

Kimdir diye sorma zıbarıp yatan

Doğruyu bilmezsen bu senin hatan

Bir üç değildir ki vatanı satan

Söyletmeyin… alayını biliriz …

 

 

Gökan Öztürk

22.07.2010 15:44
#9

Üstad Necip Fazıl'a

 

 

 

Ah Üstadım memleketin

Bitiş Necip Fazıl bitiş!

İtibarı arttı itin

Çatış Necip Fazıl çatış!

 

 

 

Nereye baktı akıllar!

Cirit atıyor çakallar

Ömrümü yedi vekiller

Tutuş Necip Fazıl tutuş!

 

 

 

Dağı delerdi o sedân

Biliriz Türk-İslâm gıdan

Bunlar vatanı satmadan

Yetiş Necip Fazıl yetiş!

 

 

Gökan Öztürk

 

 

28.07.2010 21:33
#10

OLA.. !

 

 

Rüzgarların sen sesine yetiş ki

Hızır gibi tüm cihana kök ola!

Leylâlar'ın nefesine yetiş ki

Bu Mecnu'nun yüreğinde tek ola!

 

 

Yağmurların notasında gör beni

Her insanın hatasında gör beni

Her menzilin kıtasında gör beni

On'a doğru niyazların çok ola!

 

 

Aşk mendil mi sakın onu fırlatma!

Beni sana seni bana zorlatma

Temiz doğdun ve temiz öl! kirletme

Öldüğünde toprakların pak ola!

 

 

Bildim sanır, aşkı bilmez haç asır!

Ey Allah'ım bir duaya aç asır!

Aşkımızı pişirdiler kaç asır

Cehennemde münâfıklar yok ola!

 

 

Aşkın için harcıyorsan kanını

Zalim soyu görecektir gününü

Dört parçaya bölseler de canını

Sağın-solun, önün-arkan hâk ola!

 

 

Yâr dediğin akıllıdır, delidir!

Benim gülüm bahçelerin gülüdür

Kim demiş ki benim aşkım ölüdür!

Ahirette kaldır başın dik ola!

 

 

12 - Temmuz - 2010

 

Gökan Öztürk

13.08.2010 16:32
#11

OLA - 2

 

 

Ayrılınca tez duyulur kıyamet

Gözümdeki yaşlarımı sil ola!

Yeryüzünden gökyüzüne haber et

Seni nasıl sevdiğimi bil ola!

 

 

Ölmemişim bu aşkında diriysem

O zaman sus! ellerinin kiriysem

Eğer ben yâr vefasızın biriysem

Çekin gayrı gözlerime mil ola!

 

 

Ne farkeder ha yakında ırakta

Ustasını hiç unutmaz çırakta!

Güvercini, kır atları, bırak ta

Bana nasıl yaşlar döktü fil ola!

 

 

Zalimlerin tâ kökünü devirsem

ibret için küllerimi savursam

Bir gününü cehenneme çevirsem

Yüreğimi dilim dilim dil ola!

 

 

Sen idin sen gönlümün tek adresi

İçmek güzel! yâr eliyle badesi

Aşkımızın gelmiş ise vadesi

Ne ararsın eczânede pil ola!

 

 

Gerçek aşkı tatlandıran 0'dur ki

İstiyorsan deli deli kudur ki!

Allah'ımdan tek dileğim şudur ki;

Vuslat bize açılacak zil ola!

 

 

Gökan Öztürk

 

 

SE
13.08.2010 16:36
#12

Bu güzel şiirlerden dolayı teşekkür eder. Devamının gelmesini dileriz kardeşim. Yüreğine sağlık...

19.08.2010 18:59
#13

eyvallah serden geçti sağolasın ...

 

 

NE GÜZEL

 

 

Beni bir gün dağda, bir gün ovada

Uslanmadan soracaksan ne güzel

Çırpınırken kanatlarım havada

Göğe müjde vereceksen ne güzel

 

 

Cellat olup hançer vurma sineme

Başlamadan ayrılmayı deneme

Umutlar besleyip gönül haneme

Yemin edip gireceksen ne güzel

 

 

Sana tutulduğum yeni diyerek

Hiç yalnız bırakma beni diyerek

Bana seni gerek seni diyerek

Yunus gibi göreceksen ne güzel

 

 

Yarama ne tabib derman nede tıp

Çöllerde kalmışım aşkına yanıp

Niyet edip, cümle kirden arınıp

Bir menzile ereceksen ne güzel

 

 

Seven uzak demez, tutar sözünü

Hep yaş akıtırken gördüm gözünü

Gönül aynasında aşkın yüzünü

Mevlâna'da süreceksen ne güzel

 

 

Pak olur yüreğin ’’hak diye diye’’

Şimdi nankörlere dost olmak niye

Nazardan korkarak başın secdeye

Allah için varacaksan ne güzel...

 

 

10 / HAZİRAN / 2009

 

Gökan Öztürk

27.08.2010 19:20
#14

TERCİHİ SANA BIRAKTIM

 

 

 

Aşk denince çok şey gelir aklına

İstiyorsan yüreğimde duru ol!

Suâl eyle ağaçların şekline

Meylin varsa yaprak gibi kuru ol!

 

 

Öfke-zulüm hiç getirme diline

Taşın gayrı hasretliğin iline

Gıpta ile baksınlar o hâline

Yanan cümle ateşlerin koru ol!

 

 

Kafir sevda hâk sevdayla barışmaz

Pak düşünen velveleye girişmez

Kolay aşklar vuslatına erişmez

Geç sınavdan bu sevdanın zoru ol!

 

 

Çok engele ğöğüs gerdim duruldum

Doğar iken çarmıhlarda kuruldum

Hergün ölüp dirilmekten yoruldum

Bitsin çilem şu beynimin uru ol!

 

 

Talan oldu yüreciğim pare yâr

Belli değil son vademe süre yâr

Allah dostu her derdine çare yâr

Hiç çekinme edep öğren soru ol!

 

 

Ne uzakta, yakındadır hayalin

Ve Bedir de akındadır hayalin

Asırlardır sukûndadır hayalin

Nur olursan gözlerimin nuru ol!

 

 

Yüreğimi bulutlara as dersen

Yüzüm erir cemâlini göstersen

Denizleri aşka getir istersen

Ya da gökte gökkuşağı moru ol!

 

 

20 - Temmuz - 2010

 

Gökan Öztürk

 

 

 

AB
27.08.2010 21:32
#15

İşin içine mana girince,şekilde,ruhta aynı potada eriyor ve bu sayede,kelimelerin yandığını hissediyoruz dudaklarımızda,okurken.

 

Dilerim Cenab-ı Allah'tan,daha çok şiir karalarsınız şuralarada,bizde bir nebze olsun bir şeyler idrak edebiliriz dizelerinizde.

 

Devamlarının gelmesi dileğiyle.

 

 

Saygılar ve hörmetler ederim...

28.08.2010 16:02
#16

abdülkadir Osmanlı ; kardeşim teşekkür ederim muhabbet buyurmuşsun eyvallah ...

 

ÜSTADIM ABDURRAHİM KARAKOÇ’a

 

 

Ellerinden öpüyorum evvelâ,

Bu millet canından bıktı Üstadım!

San ki bizi buldu her gelen bela,

Değirmenin cılkı çıktı Üstadım!

 

 

Çıkar için dostla açtık arayı,

Kaç yıl geçti saramadık yarayı!

Yaradan’dan çok sevmişiz parayı,

Akıllar nereye baktı Üstadım!

 

 

Kör gidermiş, şu dünyaya kör gelen!

Yıllarca düşündüm nedir zor gelen?

Şimdi diyeceğim vallah her gelen,

Başımıza çivi çaktı Üstadım!

 

 

Bol keseden attı kara sıpalar,

Bugün bile, bak ağlıyor tepeler,

Oğlanların kulağında küpeler,

Devir oyun bozan vakti Üstadım!

 

 

Çare sandık bir hıyarın tekini!

Uzak derken göremedik yakını,

’Hasan bile’ alamadı hakkını,

’Emine’ kafaya taktı Üstadım!

 

 

Şeytan kovalıyor melek kaçıyor,

Dünkü çocuk ağzımıza s... yor!

Torpil, rüşvet, her kapıyı açıyor,

Bu nasıl adalet, haktı Üstadım!

 

 

Karga gibi bir kılavuz tutmuşlar,

Umut derken bataklığa batmışlar,

Memleketi parselleyip satmışlar,

Bebeler uykudan kalktı Üstadım!

 

 

Vatan baştan başa başlar ağıda,

Hasret kaldık Fatih gibi yiğide!

Her gün şehit verir iken doğuda,

Hükümet canımı sıktı Üstadım!

 

 

Değişmez bu düzen kuru laf ile,

Senelerdir kandırıldık saf ile,

Yapmayın, etmeyin, dedik nafile,

Her gelen burnunu soktu Üstadım!

 

 

Düşman hangi safta, dost hangi safta?

Anamız dinimiz ağlar her hafta,

Bin yıllık türkümüz dururken rafta,

Pop’a karşı gelen yoktu Üstadım!

 

 

Aklı yoktur cahilleri övenin,

Vatan sever yiğitlere güvenin,

Günden güne ünü arttı devenin,

Gözünü gözüme dikti Üstadım!

 

 

Çığ gibi yükselir angutu-toy’u,

Dedim bu millete bırak uykuyu,

Kuzu gibi besliyoruz Apo’yu,

Sakarya’da şafak söktü Üstadım!

 

 

Nemru’da dost olan nursuzlar çıktı,

Hazineyi soyan hırsızlar çıktı,

Sayamam dağ boyu arsızlar çıktı,

Ne diyem, bağrımı yaktı Üstadım!

 

 

Türk’ün Türk’ten başka dostu yok dedik,

En büyük darbeyi yine biz yedik,

Biz devlet babadan huzur istedik,

Ağrımız, sızımız çoktu Üstadım!

 

 

Daha çok bekleriz! Ey başını ey!

Allah’tan korkun da duyun bizi hey,

Yüreğimi ta derinden yakan şey,

Bayrağımız boyun büktü Üstadım!...

 

 

Gökan Öztürk

SA
28.08.2010 16:26
#17

Şiiriniz, estetik ve de sanatsal olarak ele alırsak gerçekten mükemmel işlenmiş. fakat kıt'alarına döşemiş olduğunuz fikirlere katıl(a)mıyorum. Türkiye tam bir bataklık halinde gibi bir intiba veriyor. aksini savunuyorum efendim, en azında genele bunu yayamazsınız. (sadece ufak bir bakış açımdı.) paylaşımınız için teşekkürler. önceki şiirlerinizi de okumuştum, kavi bir kaleminiz var. daim ola.. saygılar

30.08.2010 18:41
#18

teşekkür ederim sark eyvallah ...

01.09.2010 03:45
#19

YERDE YOK GÖKTE YOK

 

 

''Aç diyordun'' şu kapını tez elden

Açtım açtım, bulamadım yâr seni!

Seç dediler yetmiş milyon güzelden

Seçtim seçtim, bulamadım yâr seni!

 

 

Anlam çıkar, bedenimi sürdüysem!

Anlam çıkar, nakış nakış ördüysem

Nerede bir uğursuzluk gördüysem

Kaçtım kaçtım, bulamadım yâr seni!

 

 

Zulüm olmaz Azrail'in oyunu!

Gıpta ile seyre daldım huyunu

Kayalardan güzelliğin suyunu

İçtim içtim, bulamadım yâr seni!

 

 

Hiçbir yardım göremedim ben elden

Hiçbir vefa bekledin mi sen elden?

Ateşlerden, köprülerden, tünelden

Geçtim geçtim, bulamadım yâr seni!

 

 

Bir bahçesin menekşeyle, ıtırla

Vuslat uzak sanıyorsun! hatırla

Kefenimi dilim dilim satırla

Biçtim biçtim, bulamadım yâr seni!

 

 

Kolay kolay kapanır mı bu yara?

Kim yoracak bu rüyamı hayıra!

Çare diye bambaşka bir diyara

Göçtüm göçtüm, bulamadım yâr seni!

 

 

Belli vakit senetlendim göklere

Kartal gibi kenetlendim göklere

Bir emirle kanatlandım göklere

Uçtum uçtum, bulamadım yâr seni!

 

 

Gökan Öztürk

 

03.09.2010 12:00
#20

BEN MİYİM?

 

 

Dağlardan dağlara hasret uçurdum

Vara vara; yüklediğin ben miyim?

Baharı görmeden yazı geçirdim

Kıra kıra; eklediğin ben miyim?

 

 

Gök rengi değişmiş bulutlarla yâr

Aşka hor bakıldı hudutlarla yâr

Tazecik yeşeren umutlarla yâr

Sara sara; kokladığın ben miyim?

 

 

Ne geçti eline ruhumu soyup

Sanma kör olurum gözümü oyup

Bir hedef tahtası önüne koyup

Sıra sıra; okladığın ben miyim?

 

 

Dönerim yüzümü vur-kaç ne çare

Herkes birbirine muhtaç ne çare

Haritaya döndüm, ilaç ne çare

Yara yara; çokladığın ben miyim?

 

 

Sallanır hayalim salkım-saçakta

Kurban ol deseler; aşkım bıçakta

Birgün gemi, birgün tren, uçakta

Kara kara; beklediğin ben miyim?

 

 

Beni sana getirecek bir tas su

Eserse ne güzel rüzgarın hû.. hû

O kadar aşığın içinde yahu

Dura dura; sakladığın ben miyim?

 

20 / Temmuz / 2009

 

Gökan Öztürk

06.09.2010 16:35
#21

NASIL GELİRSEN GEL

 

 

 

Gökyüzünde yıldızların bitmişse

Dağlı-taşlı ovalı gel, razıyım

Aşk bahçende çiçeklerin yitmişse

Doldur suyu kovalı gel, razıyım

 

 

Özlediğin yâr düşünde sılaysa

Mecnun için büründüğün Leylaysa

Kıskançlığın can özüne belaysa

Çağır yedi düveli gel, razıyım

 

 

Şu başımdan çilelerim bitmez mi?

Aşk bağında bülbüllerin ötmez mi?

Ateşe at, çarmıha ger, yetmez mi?

Ör başıma çuvalı gel, razıyım

 

 

Ayaktayım, Allah’ıma çok şükür

Bir vefadan yoksun aşkı kim okur

Ne yazar ki, ha zenginsin ha fakir

İster isen havalı gel, razıyım

 

 

Allah için seviyorsan hak olur

Benim çilem seninkinden çok olur

Aşk binadır, yıkılırsa yok olur

Yüreğime sıvalı gel, razıyım

 

 

Cennet ağlar cehennemin dibiysen

Kar, fırtına, yağmur, çamur, tipiysen

Sazdan artık zevk alamaz gibiysen

Al eline kavalı gel, razıyım

 

 

Gaddarları çok yemede ben varım

Hasretine ’ah demede’ ben varım

İstediğin mahkemede ben varım

Koş hakime..! Davalı gel, razıyım…

 

16 - Aralık - 2009

 

Gökan Öztürk

11.09.2010 00:56
#22

’HAK’ SUN BANA

 

 

 

Ey sevgilim yaymış kaşın

Canevimde oksun bana

Gökte yıldızlar sırdaşın

Bir varsın, bir yoksun bana

 

 

Dilersen ruhumu devir

Dilersen aşkımda kal bir

Hangi bağa girersen gir

Çiçeklerin koksun bana

 

 

Can bulsun yaşımı sil de

Ben seninim, bunu bil de

Elinden yılan değil de

Gelsin akrep soksun bana

 

 

Korku perdeni kalple yık

’O’ diyorsa yukarı çık

Önce bir susuz kal, acık

Sonra derim toksun bana

 

 

İki gözümün biri sen

Yalvar ve yakar kir isen!

Şeytanı dost edinirsen

Derim sana şoksun bana

 

 

Seninle ağlar her gemi

Beni yalnız koyma e’mi

Çözdüm bugün aşk metremi

Azdan öte çoksun bana

 

 

Üzülme, yol olsun ırak

Ustasını sever çırak

Batılın peşini bırak

Allah için ’hak’ sun bana...

 

9 / Eylül / 2010

 

Gökan Öztürk

21.09.2010 13:26
#23

BEN SENİNDİM

 

 

 

 

Yâr her gece yokluğunun cengine

Bir ihtilal, yaptığım an senindim!

Yüreciğim gene düştü yangına

Kaşın hilal, yaptığım an senindim!

 

 

Ölüm yolda yerle bir et kinini

Bana sakla boynundaki benini

Kabul etsen Muhammed’in (s.a.v) dinini

O gün Bilal, yaptığım an senindim!

 

 

Hiç yüzüne hayırsızsın dendi mi?

Aşk bilmezler, bileğini yendi mi?

Haritaya benzetmişim kendimi

Perişan hal, yaptığım an senindim!

 

 

Yer-gök şahit ben haddimi aşmadım

Sensiz bir gün okyanusta taşmadım

Haramlığın meydanına koşmadım

Hakkım helal, yaptığım an senindim!

 

 

Sen tarihin sayfasında kahraman

Senin ile vuku buldu din-iman

Yüreğime kan sıçrardı bir zaman

Sana celal, yaptığım an senindim!

 

 

Düşüncemdir incelerin incesi

Neye varır bu vuslatın sencesi

Saçım aktı, gözüm kördü, öncesi

Dilimi lal, yaptığım an senindim!

 

 

Vebal alma öz canımı yiyerek

Gözden düşme fesatlığı giyerek

Kurtuluşa ermelisin diyerek

Bir ilmihal, yaptığım an senindim!

 

 

Ben kanında var olmuşum, kanım em

Benim için sevecekse gam yemem

Çoçuk gibi ağlamanı istemem

Seni ihmal, yaptığım an senindim!

 

Gökan Öztürk

10.10.2010 16:37
#24

NEYZEN TEVFİK'E MEKTUP

 

Ağıdımı kabul buyur Üstad, daha sonra yine yazarım...

 

Rahmet dileklerimle...

 

 

Nerdesin Neyze'nim... bir bak şu hale

Kafa bırakmazlar kol bırakmazlar

Boşuna yolladık ferman bülbüle

Mecal bırakmazlar hal bırakmazlar

 

Onbeşlik bebeler billah çıldırdı

Kör kütükler yeri - ğöğü kaldırdı

Haramiler mutfaklara saldırdı

Ocak bırakmazlar kül bırakmazlar

 

Mazlumun hakkını yılanlar yedi

Dinime saldıran beş-altı kedi

Satanistler birer birer türedi

Gövde bırakmazlar el bırakmazlar

 

Babalar var, bana sorma ki nasıl

Analar var, piç doğurdu velhasıl

Zaman geçer hala bitmez bu fasıl

Hafta bırakmazlar yıl bırakmazlar

 

Arkadan vuranlar adam mı olur?

Derler; belasını arayan bulur

Doğrucular dokuz köyden kovulur

Ağız bırakmazlar dil bırakmazlar

 

Vatandaştan ne istiyor hükümet

Memleketi güzel yiyor hükümet

Ananı al da git diyor hükümet

Yuva bırakmazlar çul bırakmazlar

 

Para her kapıyı açıyor şimdi

Melek şeytanlardan kaçıyor şimdi

Gelen ağzımıza sıçıyor şimdi

Mektup bırakmazlar pul bırakmazlar

 

Yakışır kapkara iz Avrupaya

Koşar kafa, göz, el, diz Avrupaya

Talibli değiliz biz Avrupaya!

Havyan bırakmazlar kul bırakmazlar

 

Köleler şimdilik bizden daha hür

İki maymun birbiriyle gülüşür

Toprak ağlar, yağmur yağar, gül üşür

Yaprak bırakmazlar dal bırakmazlar

 

Menfaat, ve kibir bilmem ne verdi

Katır felek dert küpüne çevirdi

Nemrudun dostları dağlar devirdi

Serçe bırakmazlar, nal bırakmazlar

 

Fakir yatmaz sıcacık bir yuvada

Memleket kan ağlar, aklı havada

Kudurdu köpekler dağda-ovada

İlçe bırakmazlar il bırakmazlar

 

Akıllı dururken sapa yöneldik

Umudumuz sandık topa yöneldik!

Veysel'i unuttuk, popa yöneldik

Ozan bırakmazlar tel bırakmazlar

 

Neyze'nim güzeli sen de överdin

Bu köpeği benden önce döverdin

Allahsıza ana-avrat söverdin

İmkân bırakmazlar yol bırakmazlar...

 

Gökan Öztürk

13.10.2010 20:14
#25

BİRTANEM

 

Elimden kuş gibi uçtuğun vakit

Paramparça olur ciğer Birtanem

Birkez olsun sana hiç dedim mi git

Çok sevene nazar değer Birtanem

 

Yıllar yılı sana yoruldu beden

Bu deli sevdamı hiç sorma neden

Bana dünyaları bağışlarsın sen

Bir benim olursan eğer Birtanem

 

Bir güzelin aşkı ruhumu sarmış

Sensiz dünya bana ne kadar darmış

Ellerin, saçların, iyi ki varmış

Gözlerin dünyaya değer Birtanem

 

Kalp gözüyle görür usta çırağı

Aynı yerde sevenlerin durağı

Hayatıma hiç getirme kurağı

Bir duanla yağmur yağar Birtanem

 

Sevdiğini bekler yürek her gece

Yâr için güzeldir merak her gece

Yokluğundan olsa gerek her gece

Elim gırtlağımı boğar Birtanem

 

Anlamı ne, yüreğinde bensizin!

Günden güne artar oldu can sızın

Sen gidince güneş battı ansızın

Sen gelince güneş doğar Birtanem

 

Masum yüreğine merhamet eyle

Durgun sular cana gelir mi söyle

Çok ağlamış Aslı, Şirin, ve Leyla

Bu dünya yalanmış meğer Birtanem...

 

 

Gökan Öztürk

BI
13.10.2010 21:58
#26

Neyzen Tevfik'e ithaf ettiğiniz şiir için size teşekkür ediyorum Sevgili ağabeyim...

16.10.2010 17:01
#27

Teşekkür ederim ahmedim ... Sen iyi bir şair olacaksın bu hırs azim sende olduğu sürece... Bunu yapmanı isterim ..

 

 

NE GÖRDÜYSEM AĞLADIM

 

Bir devir ki; ne söylesem acıklı

Kimsesiz'de yaş görünce ağladım!

Bilinmiyor mahkemede kim haklı?

Dolu dolu boş görünce ağladım!

 

Çok kapıldım seller gibi duyguya

Hiç düşmeden yenik düştüm kaygıya

Ölüp ölüp kucak açtım sevgiye

Benim gibi eş görünce ağladım!

 

Allah sevmez öksüzleri horlama

Son dönüşün nasıl olur parlama!

Asırlardır göz diken var tarlama

Bir münafık baş görünce ağladım!

 

Emelim ki; ne şöhrettir, ne de şan

Dağ boyudur menfaati kapışan

Garibana kene gibi yapışan

Sülüklerde taş görünce ağladım!

 

Biri susmaz, kurban etme her dalı

Yılan soyu yıkmak için yer dalı

Dağıtan yok insanlara hür dalı

Kara düzen iş görünce ağladım!

 

Bir nursuzdu hayalimi bitiren

Kim bahçeme çiçekleri getiren

Gün oldu ki yuvasını yitiren

Çırpınan bir kuş görünce ağladım!

 

Zevk sefada göbek atıp kıvıran

Körpe aklı şeytanlığa çeviren

Zalimlerin dünyasını deviren

Geceleri düş görünce ağladım!

 

 

Gökan Öztürk

18.10.2010 22:16
#28

Bir Günlük Diyet

 

Bitmeyen dertlerim sinemde yara,

Bir gün de açmayın, ölür müsünüz?

Aklı hapsederek meyhane, bara,

Bir gün de kaçmayın, ölür müsünüz?

 

Haykırırım çölden, dağdan, ovadan,

Sabır kuşum uzaklaştı yuvadan

Makam, şöhret hırsı ile havadan,

Bir gün de uçmayın, ölür müsünüz?

 

İşi fesat olan dönemez geri,

Dert çekeriz kalu beladan beri,

Şu nefret ettiğim kara haberi,

Bir gün de saçmayın, ölür müsünüz?

 

Rüşvet ile evler yıkan develer,

Bize kötü kötü bakan develer,

Her şeye burnunu sokan develer,

Bir gün de göçmeyin, ölür müsünüz?

 

Adamı aramaz, odunu arar,

Her şey menfaattir kim kime yarar,

Derim ki; sigara viski ve esrar,

Bir gün de içmeyin ölür müsünüz?

 

Şairin yazdığı, fikirle dalga,

''Temel'le- Dursun'la -Şakir'le dalga'',

Gariple, yetimle, fakirle dalga,

Bir gün de geçmeyin, ölür müsünüz?

 

Girişsiz olursa - girişli olmaz,

Tıraşsız olursa tıraşlı olmaz,

Bursalı, Rizeli, Maraşlı olmaz,

Bir gün de seçmeyin, ölür müsünüz?

 

Sırıtan, ağlayan, şımaran seven,

Desene; kimseye kalmadı güven,

Alacaklı gibi, dedeye kefen,

Bir gün de biçmeyin, ölür müsünüz?

 

Takılır aklımız neden niçine,

Hâlâ doymadı mı söyle piçine!

Bu yurdumun, bu yurdumun içine,

Bir gün de s.çmayın, ölür müsünüz?

 

13 - Şubat - 2007

 

Gökan Öztürk

24.10.2010 00:40
#29

AŞK HİZMETTİR

 

Düşe-kalka büyütmüşüm sevdamı

Dersen ''düşem'' senin için hizmettir

Zalimlerle berat etmem kavgamı

Bitse ''neşem'' senin için hizmettir

 

 

Farkındaysan senin için özelim

Bir olsaydı ''sen yazardı'' yüz elim

Kaygılarım senden yana güzelim

Çok ''endişem'' senin için hizmettir

 

 

Cümle gönül muradına ere de

Sevda için boğulmak yok derede

Bütün kavak ağaçlarım nerede

Yıkık ''meşem'' senin için hizmettir

 

 

Bahsettiler kuşlar bana senden çok

Hatıralar yarım kalmış dünden çok

Hazırlansa aşk kazanım benden çok

Sende ''pişem'' senin için hizmettir

 

 

Benim ruhum kör sevdaya atlamaz

Aşk bilenin yüreğinde patlamaz

Zamanını bekler durur çatlamaz

Sabır ''şişem'' senin için hizmettir

 

 

Seni bana sorarlarsa ben buyum

Nankörlere mezar olur aşk kuyum

Ne bağım var, ne fidanım, ne suyum

Viran ''köşem'' senin için hizmettir

 

 

Beni benden alıyorken yarlığın

Yeri-göğü çok titretti ar'lığın

Bir Kanuni Süleymandır varlığın

Ne ''muhteşem'' senin için hizmettir...

 

Gökan Öztürk

25.10.2010 10:18
#30

Dünyalık Şiir

 

Bir anne karnında büyüdüm önce

Yağmur, kar, demeden gezdim dünyayı

Kalın düşünmedim, düşüncem ince

Tepeden tırnağa süzdüm dünyayı

 

Makama, şöhrete, yoktu gayretim

Senelerdir can dostlara hasretim

Zalime yem oldu kemiğim etim

Garipler aşkına ezdim dünyayı

 

Şaşıp kaldım, gidemedim yönüme

Yırtılan her takvim ağlar dünüme

Gökten kalem-kağıt indi önüme

Canıma tak etti bozdum dünyayı

 

Ceylanlar timsaha yemdir, anladım

Mazlumun gözleri nemdir, anladım

Veli kimdir, deli kimdir, anladım

Boşa anlatmayın çözdüm dünyayı

 

Çirkine güzeldir aynada simam

Güzele çirkinsin hayatta demem

Ben ressam değilim, fırça istemem

Sulu gözlerimle çizdim dünyayı

 

Sülükler bir olun, kanımı için

Bu telaş, bu zulüm, söyleyin niçin

Herkese bir çukur kazdığı için

İp taktım boynuna üzdüm dünyayı

 

Menfaat peşinde kara kediler

Diktiğim ağacı kökten yediler

Daha sonra ne yaparsın dediler

Tuttum derisinden yüzdüm dünyayı

 

Derdim az da değil, derdim hep çokta

Dört koldan vuruldum ben nokta nokta

Sur'u üfleyecek hünerim yok ta

Her gece kurşuna dizdim dünyayı..!

 

Gökan Öztürk

16.11.2010 02:24
#31

HERKES GİTTİ BEN KALDIM

 

Neredesin hey sevdiğim nerede

Nesir gitti, destan gitti, ben kaldım

Umutlarım boğuluyor derede

Cesur gitti, Sinan gitti, ben kaldım

 

 

Beni benden etti bu imansız çağ

Gitgide büyüdü dertlerim dağ dağ

Senin için Musul, Kerkük, Karabağ

Esir gitti, figan gitti, ben kaldım

 

 

Namını bahşettim içi boş puta

Melek olsa idim yapmazdım hata

Cemaline hasret kaldı her kıta

Mısır gitti, Sultan gitti, ben kaldım

 

 

Senin için gökten inen hızırdı

Cümle kollar padişahtı, vezirdi

Doğu-batı, kuzey-güney hazırdı

Nasır gitti, kalkan gitti, ben kaldım

 

 

Feryadım dağları deldi sonunda

Yıkık kara bahtım güldü sonunda!

Topladı, çıkardı, böldü sonunda

Kesir gitti, volkan gitti, ben kaldım

 

 

Ömrü çile, dramlılar ‘’sen’’ dedi

Feryad, Mecnun, Kerem’liler ‘’sen’’ dedi

Cüzzamlılar, veremliler ‘’sen’’ dedi

Kısır gitti, duman gitti, ben kaldım

 

 

Gam yemezdim kerameti bilseydi

Öyle ölsem çiçeklerim gülseydi

Gitmeye and içmiş topal olsaydı

Kusur gitti, bin can gitti, ben kaldım

 

 

Ufukta görünür gözlerim nemler

Kimler dua etti bir bilsen kimler

Sanki firar etmiş bütün takvimler

Asır gitti, zaman gitti, ben kaldım

 

 

Toprağı görünce çatlıyor yürek

Bütün aynaların görmesi gerek

Yeni doğan bebek ‘’ya hak’’ diyerek

Bir sır gitti, yaman gitti, ben kaldım…

 

4 – Şubat – 2010

 

Gökan Öztürk

19.11.2010 03:09
#32

SANA DİYORUM

 

Gökyüzünde aşkı tatmak gayense

Meleklerim zahirlidir ne sandın?

Düşündüğün kupkuru bir beyansa

Hak katında zehirlidir ne sandın?

 

 

Sözden cayan ukâlalar horlana

Cümle seven bir'i sevip, bir'lene

Deli-dolu yağarım ben tarlana

Gözyaşlarım nehirlidir ne sandın?

 

 

Adet etme benim gibi övmede

Farz belledim çok güleni dövmede!

Ben Yunus'un dergâhında sevmede

Aşkta duygum mahirlidir ne sandın?

 

 

Biliyorsa seven biri O'nu yâr

Değiştirip bulmaz başka konu yâr

Bırakmayı düşünenin sonu yâr

Cehennemde kahırlıdır ne sandın?

 

 

Aşk bayatlar, olur ise yürek kir

Maya kirse, duygu kirdir, merak kir?

Yürek ister bırakmamak gerekir

Tüm nankörler sihirlidir ne sandın?

 

 

Emin ol ki, susarım yâr ''sus'' dersen

Hangi mevsim beni sevdin göstersen..

Al hançerin, yar kalbimi istersen

Kalbim sana mühürlüdür ne sandın?

 

Gökan Öztürk

22.11.2010 16:13
#33

HİÇ

 

Senin eserin mi yâr?

Beynimde gezen çekiç

Durma, fırtına kopar

Aşkınla kanımı iç

 

Körpe yavrular inler

Yer susarken, gök dinler

Ölürsem demesinler

Seni beklemedi hiç ...

 

 

NANKÖR

 

Aklı selim anlatsın

Nasıl da oldun sen kör!

Bir de kahkaha atsın

Olsam, ölürdüm ben kör

 

Gitti içimde heves

Konuşma, sesini kes

Ufukta duyulan ses

''Ben değil, sendin nankör...

 

 

CENNETİNİM

 

Seni gördüm göreli

Olmadı sana kinim

Kaldır başın gör eli

Sevmek imanım dinim

 

Diş ağrısı ol, kıvran

Böyle sürmez bu devran

Benden önce sen davran

Ben senin cennetinim ...

 

Gökan Öztürk

24.11.2010 18:17
#34

BEKLEYİŞ

 

Yağan yağmur inledi

Irmağım seni bekler

Bir işaret, aşk dedi

Parmağım seni bekler

 

Kir olma gayrı paklan

Sen de Hira'da saklan

Oniki'ye odaklan

Mızrağım seni bekler

 

Geç ki bedenden candan

Yol ibret alsın bundan

Düşmesin ağacından

Yaprağım seni bekler

 

Vardı özünde ilham

Gördüm gözünde ilham

Gece yüzünde ilham

Kaynağım seni bekler

 

Bozma hiç ahengini

Ara aşkın rengini

Başlat haydi cengini

Bayrağım seni bekler

 

Akan yaşın göl bana

Sen derdini böl bana

Ben ölürsem öl bana

Toprağım seni bekler...

 

Gökan Öztürk

25.11.2010 01:57
#35

Beni Tarihe Geçir

 

Gökyüzünden beklediğim müjdemi

Sen bildir ki, adın tarihe geçsin

Nasıl yetişecek bana her gemi

Sen buldur ki, adın tarihe geçsin

 

Ateş yakar nankörlerin pilini

Kavuşursak sakla o mendilini

Bir kerecik şu kapımın zilini

Sen çaldır ki, adın tarihe geçsin

 

Ecele gider bak giden süratla

Meleğim ol, aşk katında tur atla

Meydanları titret eşsiz kır atla

Sen sildir ki, adın tarihe geçsin

 

Hatırladın aşkı gören çağları

Uğruna yolladım cümle bağları

Ferhat'ın yerine yüce dağları

Sen deldir ki, adın tarihe geçsin

 

Ayna söyler sevenlerin şeklini

Sende alacaksın elbet hakkını

Ummadığı yerden şeytan aklını

Sen çeldir ki, adın tarihe geçsin

 

Dağlar bile duydu yalvarışımı

Boşa akıtmadım sana yaşımı

Eğilmek bilmeyen eğik başımı

Sen kaldır ki, adın tarihe geçsin

 

Hazırdır kalpsize cehennem yeri

Uğrunda kalmışım bir kemik deri

Aşk adına bütün kötülükleri

Sen öldür ki, adın tarihe geçsin...

 

Gökan Öztürk

28.11.2010 14:51
#36

TABLO

 

Herkes olmuş padişah

Gel bu hale ah çek ah!

Sevap nedir bilen yok?

Günah üstüne günah..

Dünya yakan arsızlar

Çekti yıl, ay, ve gün ah

Ensemizde hırsızlar

Top, dinamit, ve silah

Hangi akla yürüdün

Uzak kaldı bak felah

Ölmeden hep çürüdün

Sana doğacak sabah!

Dil bozuk, yol bozuk, hep

Çek dur bakalım eyvah

Kirli ceket, kirli cep

Ne güne kaldık vah vah...

Ömrümüzü yiyenler

Nikah derdinde nikah

Kurtulacak diyenler

''La İlahe İllahlah''

Düşen biz, derde gama

Buna dedik eyvallah!

Burda sormadı ama

Orda soracak ALLAH (c.c) ...

 

Gökan Öztürk

 

28 / Kasım / 2010 Gece: 04 :00 ...

02.12.2010 05:31
#37

DOST NASİHATI

 

İster küpe diye tak kulağına

Gözümün içine baksan güzeldir

Bir tokat vur Nemrut'ların çağına

Hedefe azimli oksan güzeldir

 

İyi nedir, kötü nedir, gör evlat

Dünya körse sen olma hiç kör evlat

Aç yılanlar her tarlayı yer evlat

Nergis, sümbül gibi koksan güzeldir

 

Gün kısadır, topla aklın başına

Gün olur sırdaşın bakmaz yaşına

Bir vesile her an çıkar karşına

Gam çekme, daha var noksan güzeldir

 

Bir zaman kar, bir zamansa yeldim de

Feryad gibi yüce dağlar deldim de

Bu dünyaya ben ne için geldim de

İdrak et, kafana soksan güzeldir

 

Hatırla ve düşün göçmen kuğunu

Arsızlar dünyada etti düğünü

Binlerde arama mutluluğunu

Atmışlar, yetmişler, doksan güzeldir

 

Bitsin artık keçi gibi inadın

Sana bir emanet kolun-kanadın

Bir eser bırakta yaşasın adın

Unutma dünyada yoksan güzeldir..!

 

Gökan Öztürk

07.12.2010 03:11
#38

NE SATIYOR ÇAĞIMIZ?

 

Tuttular kolumdan anlat deyince

Göğüs, bacak, et satıyor çağımız

Çok düşündüm gece-gündüz çok ince

Akrep, deve, it satıyor çağımız

 

Batıl'da döner de, hak'ka gelmezler

Allah için birgün namaz kılmazlar

''Temizlik imandan gelir'' bilmezler

Sirke, pire, bit satıyor çağımız

 

Hangi yönden eseceksen es evlat

Makasla kâfiri durma kes evlat

Cahilliğin bu kadarı pes evlat

Öküzlere ot satıyor çağımız

 

Zalim olan, şeytanlara yaradı

Huzur için votka-viski aradı

Ebu Süfyan, Ebu Cehil türedi

Sabah akşam put satıyor çağımız

 

Firavun, Nemrut'lar hâlâ bitmiyor

Uğursuzluk başımızdan gitmiyor

Ne yediysek sofra kabul etmiyor

Domuz, eşek, at satıyor çağımız

 

Cenabet gezenler kirletti suyu

Bin deli düzelse değişmez huyu

Sahte alim, sahte mürşit dizboyu

Rehber diye zat satıyor çağımız

 

Dostu çok demirin, çinko, bakırın

El duasız, dil bilmiyor şükürün

Biri demez suratına tükürün

Villa-milla yat satıyor çağımız

 

Önümüz arkamız talan ve yıkım

Suçluyu görünce kaçıyor hakim!

Yenilen gollerin sorumlusu kim?

Çuval çuval şut satıyor çağımız

 

Doğarken karıştı gözümüz sele

Yılanlar doymadı dağ dele dele

Yaktı dünyamızı üç-beş hergele

Çıkar için hat satıyor çağımız

 

Çöktü tepemize kara bir haber

Geber iblis soyu felç ol da geber

Ey Allah'ım sen bu çağa akıl ver

Kabak, biber, dut satıyor çağımız...

 

Gökan Öztürk

BI
10.12.2010 00:31
#39

Güzel bir taşlama okudum ağabey. Teşekkür ederim öncelikle... Mevlana Haftası ve Muharrem ayının yüzü suyu hürmetine, "Yetiş ya Muhammed (sav), yetiş ya Ali (k.v)" diyorsunuz. Size hak veriyorum. Bildiğim kadarıyla Ebu Süfyan sonradan hidayete erdi ve sahabe-i kiramdan oldu. Vahşi (r.a) de sahabe olmuştu. Ebu Süfyan'ın zevcesi olan Hind'i bilmiyorum ama. Yanlışsam düzeltiniz. Saygı, sevgi ve muhabbetlerimle...

10.12.2010 04:04
#40

ben teşekkür ederim kardeşim eyvallah ...

 

Hind :

 

Önce Mekke müşrikleri arasında yer alan Hind binti Utbe, Bedir savaşında Hazret-i Hamza tarafından öldürülen babasının intikamını almak üzere Uhud Savaşına katılıp müşrik askerlerine cesaret vermeye çalıştı. Hazret-i Hamza’nın şehid edilmesine sebep oldu.

 

Mekke'nin fethinde Müslüman oldu. Kadınlar adına Resulullah ile sözleşme yaptı. Hayır dua aldı. Yermük gazasında bulunup, İslam ordusunu harbe teşvik etti. Akıllı, tedbirli ve görüşü sağlam bir kadın idi. Nitekim, imana gelip evindeki putları kırdıktan sonra, Resulullaha iki kuzu hediye göndermişti. Resulullahın da dua etmesi üzerine, Allahü teâlâ onun koyunlarına, o kadar bereket verdi ki, sayısı bilinmez oldu. Hind her zaman; "Bunlar, Resulullahın bereketidir" derdi...

14.12.2010 03:59
#41

ARZUMUZ

 

Hak dostu daima doğruyu bilir,

Yalanı içinden sökebilseniz...

Fakiri korusan neyin eksilir,

Gafleti kökünden yıkabilseniz...

 

Sonu hep çiledir haftanın ayın,

Olsun da görelim.. Ankara dayın,

Zamanımız azdır oyalamayın,

Adam gibi vaad sokabilseniz...

 

Doğruyu gerçeği cahiller bilmez,

Mehmed'in yaşını, hiç kime silmez,

A.B nin yoluyla hakka gidilmez,

Avrupa'ya kezzap dökebilseniz...

 

Gelin anlaşalım sözüne erine,

Sayenizde girdim derdin derine,

Koymayın milleti eşek yerine,

İpe un sereni yakabilseniz...

 

Deve sürüsüne yok mudur cevap,

Sizin mesleğiniz, vallahi kasap,

Nasıl verirsiniz Allah'a hesap,

Şöyle bir de bize bakabilseniz..

 

''Ayıya - öküze '' meyil vermeyin,

Mazlumu mağduru hakir görmeyin,

Yalakalık ile devran sürmeyin,

Dostluk tohumları ekebilseniz...

 

Kim demiş, tertemiz doğulursunuz,

İmandan ahlaktan soğulursunuz,

Haçlı ırmağında boğulursunuz,

Hakkın ırmağına akabilseniz...

 

Gökan Öztürk / Kartal Rüyası

BI
14.12.2010 04:03
#42

Hind hakkındaki bilgiler için teşekkür ederim ağabey. Şiiriniz çok güzel. İlk kez burada okudum...

19.12.2010 03:40
#43

eyvallah ...

 

 

KENDİSİNİ ÖVEN ŞAİRLERE

 

 

 

Allah verdi demi bu güzelliği

Dersin; alır birden naçar kalırım

Alçakgönüllü ol, bil inceliği

Kalemini ben elinden alırım..!

 

Gökan Öztürk

BI
17.01.2011 18:30
#44

Devrildik

 

Gökan Öztürk'e ithaf edilmiştir. 'Az' olsa da 'öz' olduğuna inanılarak;

 

Hayatın rüzgârı bizi uçurdu,

Her yana savrulduk Gökan ağabey...

Fırtınayız dedik, yine kaçırdı;

Sıcaktan kavrulduk Gökan ağabey...

 

Herkes talan etti samanımızı,

İstesek yenerdik zamanımızı!

Allah’ım korudu imanımızı;

Kıl payı çevrildik Gökan ağabey...

 

Sen de biliyorsun, çabamız boştur;

Bu düzen değişmez, yine de koştur (!)

Şu mısralar bil ki; havadır, hoştur!

Ters yöne evrildik Gökan ağabey...

 

Her yanımız dikti; ruhumuz bile;

Vız gelir zalime çekilen çile!

Nihai’yim amma kolay mı dile?

Çaktılar, devrildik Gökan ağabey...

 

Ahmet Kemal YILDIZ

18.01.2011 08:51
#45

''Bilmiyorsun beni Şair ettin yâr'' hepsi çok güzel :rolleyes: emeğinize sağlık..başarılar dilerim

16.07.2011 01:43
#46

Teşekkür ederim Ahmet kardeşim eyvallah, Teşekkür ederim Hüzün kardeşim sağolun ...

 

 

SANA DOĞRU

 

Yüz yerimden parçaladı sinemi

Vebal aldı fırlattığın okun ha!

Nasıl verdin gözlerime bu nemi

Seviyorsan gözlerime dokun ha!

 

Çığ düşürme bu kurduğum umuda

Hiç uğruna ‘’beni yaktın’’ deme de

Gerekirse al eline mumu da

Uzak değil, sevmelerim yakın ha!

 

Gittiğinde çoşkun sular akmadı

Senden başka beni kimse yakmadı

Lale, nergis senin gibi kokmadı

Bahçeleri imrendirmiş kokun ha!

 

Her davul ki, çalar imiş denginden

Kuşlar yasa bürünüyor renginden

Çok aşıklar meraklanmış cenginden

Görülmemiş bir güzide akın ha!

 

Nankör aşkı, mendil gibi fırlatır

Pak olan aşk sevdiğini parlatır

Böbürlenmek kalp gözünü körletir

Ölene dek, bir ciddiyet takın ha!

 

Bir kerecik aynalara gülsene

Elin değil benim gibi ölsene

Şeytanlığa özenmeden gelsene

Aşk bilmezin sohbetinden sakın ha!

 

Kerem eyle olmadım ki canavar

Tatlı çile görmedim ki ‘’sen’’ kadar

Ve benimde bu sevda’da hakkım var

Ve unutma.. seninde var, hakkın ha!

 

Gökan Öztürk

 

13 / Nisan / 2011 …

26.04.2012 21:26
#47

YERİ - GÖĞÜ KALDIRDIM ..!

Aşk denince aklıma şüphesiz sen gelirdin

Bir vuslatlık nefesim götürür beni sana

''Sabrın sonu selâmet'' bunu sende bilirdin

Her denizde 'sen vardın' ellerimi daldırdım

Nihayet teslim ettin eşsiz ruhunu bana

'Sen benimsin diyerek' yeri-göğü kaldırdım ..!

Yüzündeki tebessüm eksilmedi sevdama

Yaprak yaprak yüzüme dökülürdün gidince

Sadece gözlerimi dahil ettim kavgama

Erişilmez aşkların havasını çaldırdım

Hasret çekmek nasılmış! yandım inceden ince

'Sen benimsin diyerek' yeri-göğü kaldırdım ..!

Yazdığım şiirler ki, tek adına dairdi

Getir seni yazayım dünya kadar mürekkep

Sen de iyi bilirsin '' Seni seven Şairdi ''

Her baktığım aynada beni senden aldırdım

Seni Seviyorum hep .. Seni Seviyorum hep ...

'Sen benimsin diyerek' yeri-göğü kaldırdım ..!

Güvercinler ağlarken gülmeyi unutmuşum

Koymayın bu aşkımı cahiller meclisine!

Sen varken doluyum ben, sen yoksan eğer boşum

Yılan, akrep, solucan .. cümlesine saldırdım ...

Anla sensiz yapamaz bu yara alan sine

'Sen benimsin diyerek' yeri-göğü kaldırdım ..!

Doymadım ki sevdiğim, ben seni anlatmaya

En derin kazanlarda ben yanarım üzülme!

Allah aşkına dedim, kaldır başını ay'a

Seni her an yanımda görmeyince çıldırdım

Geliyorum az kaldı, iki büklüm büzülme ..

'Sen benimsin diyerek' yeri-göğü kaldırdım ..!

22 / OCAK / 2012

 

Gökan Öztürk

04.08.2012 21:32
#48

ŞİİRLE SELÂM

 

* SENİNLE ..!

 

Aşkta yarış yapacağım seninle!

Aşka gülen dilim dilim doğrana

Hak’ka varış yapacağım seninle!

 

Anlatmaktan usanmadım ben dille

Berekete ulaşmak var kandille

Silsen artık gözyaşını mendille

Daim barış yapacağım seninle!

 

Zerre kadar yol alınmaz kibirden

’Sorgu-suâl yapılacak kabirden

Kalın’ ağlar ’ince’cik bir tabirden

Yazımı kış yapacağım seninle!

 

Aynaları devirmesin simamız

Bize dair hoşnut olsun Cumamız

O’na gitsin edilen her duamız

Çok yalvarış yapacağım seninle!

 

Ne can anlar, ne de canan halimi

Taşa tutmak sevap imiş zalimi

Aşk katına çıkmak için elimi

Karış karış yapacağım seninle!

 

Yüreğinde bilemem kaç kuruşum

On asırlık dağı yıkar vuruşum

Tarihlere girmese de duruşum

Bir haykırış yapacağım seninle!

 

Seni sevdim bozulmamış mayadan

Hep sen çıktın gördüklerim rüyadan

Belki ilk ben giderim şu dünyadan

Son bir görüş, yapacağım seninle! ...

 

22 / Mayıs / 2012

 

Gökan Öztürk

BU
04.08.2012 21:44
#49

Ne can anlar, ne de canan halimi

Taşa tutmak sevap imiş zalimi

Aşk katına çıkmak için elimi

Karış karış yapacağım seninle!

 

Aleykümselam Gökhan gardaşım. Hoşgeldin, hoşlukla geldin yine...

E-
05.10.2012 20:51
#50

Gökan kardeş uzun zamandır yok buralarda :(

AD
05.10.2012 21:01
#51

Maşallah...!!! Allah kaleminize kuvvet versin. Ne kadar güzel şiirler bunlar... Dimağım hayran kesildi..

15.10.2012 21:05
#52

büyük doğu, e-selcuk, adıgüzel; hürmet ederim kardeşlerim ...

 

bu sefer iki şiirle selâm edeyim, tekrar geleceğim nasipse ...

 

* VE YAĞMURLAR YAĞACAK

 

Yokluğun cehennemdir, varlığın hazinemdir

Aşkı sende bilmişim aşkı sende tatmışım

Yüreğimden gidince gözlerim sana nemdir

Bir gün aşk bilmezlere bir kahraman doğacak

Okyanusta batmışım, ben imzamı atmışım

Ve yağmurlar yağacak, ve yağmurlar yağacak ...

 

Gökkuşağının rengi seni bana anlatır

Toprak kokusu benim, yağan yağmuru sensin

Şiirimde dolarken işledim satır satır

Bilmem daha ne kadar hasret beni boğacak

Hâlâ anlamadın mı gözümün nuru sensin?

Ve yağmurlar yağacak, ve yağmurlar yağacak ...

 

Aşkı kirletmek değil temiz tutmak hayamız

Suların akışından heybetini tanırdım

Nam salacak gönülde aşka ölen mayamız

Ve bizimde aşkımız tarihlere sığacak

Nankörler meclisinde kendimden utanırdım

Ve yağmurlar yağacak, ve yağmurlar yağacak ...

 

Usanmadım durmadım koştum aşkın yurdunda

Hangi ahmak söylemiş; yedi cihan dar bize

Gıpta ettim hedefi onikinden vurdun da

Ve şimdi ben seninsem sen de benimsin ancak

Tereddüt yok, korku yok, dua sabır yâr bize

Ve yağmurlar yağacak, ve yağmurlar yağacak ...

 

Gökan Öztürk

 

19 / Mayıs / 2012

 

 

 

* BAĞIŞLA

 

Yürek sızın okyanusa uzanmış

Yaran ’ilaç’ oluyorum bağışla

Sabrı bilen her sınavı kazanmış

Ve sana ’aç’ oluyorum bağışla

 

Yâr hedefi belli olan hız almaz

Kalbi kara olan kimse düzelmez!

Bir taş ile yüreksizler azalmaz

İşte ’kırbaç’ oluyorum bağışla

 

Edepliğin en mükemmel huyusun

O gözlerin gözlerimde uyusun

Yaprağımız şükür ile büyüsün

Sonsuz ’ağaç’ oluyorum bağışla

 

Yıldızların üzerinde şart gördüm

Namertlerin pazarında mert gördüm

Aç kurtların nazarında dert gördüm

Ve ’saklambaç’ oluyorum bağışla

 

Benim ile yaşlar döker yeryüzü

Göre göre utanırım kir yüzü

Sadakat’i bilir sanma her yüzü

Böyle ’kıskanç’ oluyorum bağışla

 

Saray yapsam o kırılan dişinden

Berat olsak Azrail’in işinden

Gözüne göz.. eline el.. peşinden

Saçına ’saç’ oluyorum bağışla

 

İnat edip defterimden ’silmem’ de

Bu sevdaya sen ölmeden ’ölmem’ de!

Sen de bana muhtaç mısın bilmem de?

Sana ’muhtaç’ oluyorum bağışla...

 

11 / Eylül / 2011

 

Gökan Öztürk

25.12.2012 15:18
#53

* DUALARIM SANA YAR ...

 

Sen, benden olduğunda artık bende sendenim

Bir tebessüm bıraktım yüzlerimden yüzüne

Hangi menzile gitsen, ruhum ordadır benim

Aşkın suyunu içtim hem de kana kana yar

O vuslat kapısını yaklaştırdım gözüne

Dualarım sana yar, dualarım sana yar ...

 

Yaprağın kuruyunca yüreğimi dağladım

Suların durmasıyla sanki sende durmuşsun

Öyle bir aşk buldum ki, yerden göğe ağladım

Ulaşayım diyerek o mukaddes a'na yar

Ve beni acıtmadan can evimden vurmuşsun

Dualarım sana yar, dualarım sana yar ...

 

Ve seni görmek üzre yol alırken nefesim

Bütün kötü kullara duvar olmak ne güzel

Seni tuttum ya yeter .. duyulmasa da sesim

O heybetin yayılır canana yar, can'a yar

Beni sana götürsün diyorum gizli bir el

Dualarım sana yar, dualarım sana yar ...

 

Dağlara tırmanırken içimdeki duygular

Cümle kuşlar seferber bu hasret sızı'sına

Yine gözlerim dolar, yine gözlerim dolar

Bilmiyorum ne zaman geleceksin bana yar

Beklerim ve razıyım ... şu alınyazısına

Dualarım sana yar, dualarım sana yar ...

 

20 / Aralık / 2012

 

Gökan Öztürk

EM
07.01.2013 21:53
#54

maşallah bir kitaplık şiir daha birikmiş.

 

şiirlerindeki fikirlere katılıp katılmamam ayrı mesele de gerçekten şiirden anlıyorsun abi.istifade ediyoruz inşallah.

 

Allah bu kalemi dinine savaş açanların korkulu rüyası etsin.

 

kalemine kuvvet

BA
07.01.2013 22:09
#55

Bu şiirler elle tutalası şekilde güzel.Yeteneğiniz olduğunuz bariz,bu güzel yeteneğinizi körlemeyin bu harikulade şiirlerinde devamının gelmesi dileğiyle...

19.01.2013 00:43
#56

emir ve balamber; kardeşlerime teşekkür ederim, bir şiir yazmak isterim, elbet yine geliriz inşallah ...

 

BENİ AN ..!

 

Vuslatına iki adım kalınca

O kapıda bekle bekle beni an!

Yüreğim ki beni senden alınca

Yüreğine ekle ekle beni an!

 

Ölmüş iken bin kere de dirilsem

Diyar diyar ellerinle sürülsem

Bir hedefin tahtasında görülsem

Oniki'yi okla okla beni an!

 

Kuşatırsın en güzide bölgemi

Senin gönlün dikende mi gülde mi?

Gözlerinden kaçırdığın gölgemi

Geceleri yokla yokla beni an!

 

Çık karşıma yeminini giyerek

Gaddarları aşkın için yiyerek

Ben sadece '' seni sevdim '' diyerek

Yere-göğe tekle tekle beni an!

 

Hançerini öz canıma saplayıp

Gelme bana cehennemi kaplayıp

En sevdiğin çiçekleri toplayıp

Gıpta ile kokla kokla beni an!

 

Sevmek hakkı, hor görme bu fakiri

Sular gibi taşırırsın Şair'i ...

Ve giderken son yazdığım şiiri

Ömür boyu sakla sakla beni an! ...

 

Gökan Öztürk

 

16 / Haziran / 2011 - Akşam ...

28.01.2013 02:32
#57

UNUTMA

 

Hasretle yolumu bekleyen güzel

Gönül denen durağım var unutma

Her derdi sırtıma yükleyen güzel

Benim sende gereğim var unutma

 

Aşk adına izler yürekte saklı

Var-git aynalara deki; kim haklı?

Öldürmeye yetmez şeytanın aklı

Yıkılmayan direğim var unutma

 

Kalple görsen, gerek kalmaz gözlüğe

Bilmediğin neyse yetiş sözlüğe

Aşkı mendil sanan ikiyüzlüğe

Yüzbin çeşit küreğim var unutma

 

Maya tutan hamurlara giderim

Senin içi mamurlara giderim

Nur dolusu yağmurlara giderim

Göremezsem merağım var unutma

 

Ne güzel parlıyor güneşte cismin

Gören gözü imrendirir o resmin

Tarihlere yazılacak yâr ismin

Yazamazsam çırağım var unutma

 

Ne aşka .. ne sana .. oldu nefretim

Sen hasret duyduğun kadar hasretim

Duyulmadı amma şanım şöhretim

Dağ gibi bir yüreğim var unutma ...

 

24 / Haziran / 2009

 

Gökan Öztürk

05.02.2013 01:36
#58

VEFASI YOK OLANA ..!

 

Koca bir dağ sen indirdin belime

Ne desem ki, aciz kaldı kelime

Bir dinamet hediyendi elime

Aşka dair dünyalığın dar senin

Kitabında vefa yokmuş yar senin!

 

Bir kuş olup can yuvamı yoklama

Bir çiçektim ardımsıra koklama

Yüreğimi onikinden oklama

Çok uzakmış bu sevdama ar senin

Kitabında vefa yokmuş yar senin!

 

Aşk gemini bulaştırma dalgama

Bulma.. çıldır, hep hasret kal, gölgeme

Tuzak kurdun en perişan bölgeme

Vebalindir cehennemde nar senin

Kitabında vefa yokmuş yar senin!

 

Demişler ki; '' sabrın sonu selâmet ''

Bir kerecik ufuklardan selâm et

Uğursuz bir sözde olsa kelâm et

Yağar birgün dağlarına kar senin

Kitabında vefa yokmuş yar senin!

 

Kafam şimdi darmadağın karışık

İbret al ki, ateş-suyla barışık

Vermedin ki gözlerime bir ışık

Sonu vahim o attığın zar senin

Kitabında vefa yokmuş yar senin!

 

Geceleri ağlayıp gir, yatağa

Meydan kurma sevda adlı otağa

Düştüğümü ne bilirdim batağa

Anladım ki, çok hünerin var senin

Kitabında vefa yokmuş yar senin!

 

Gökan Öztürk

AL
26.05.2017 16:10
#59

Nihayete ermiş bir başlık sanki? Halbuki Abdürrahim Karakoç esintileri esmiş burada bayağı. Kalemine sağlık kardeşim.