12-24 MİGREN NÖBETİ

 

 

 

Yorgun başım taşımaz olunca bu bedeni,

 

Fani telaşlarımı siler gece yarısı.

 

Şakaklarımdan tutup yatağa bağlar beni

 

Emsali görülmemiş, zalim bir baş ağrısı…

 

 

 

Ödenmemiş bir borcun vadesi gelmiş gibi

 

İhtarname çekilir gökten kafatasıma.

 

Sanki benmişim gibi bu bedenin sahibi,

 

Acıyı ben çekerim; yalnız, kendi başıma…

 

 

 

Beş duyunun her biri bir yerde iflas eder.

 

Sancılanır gözlerim, mum ışığını kırsa.

 

Yanağımda gül bitse kokusu boşa gider.

 

Kulak zarım yırtılır, bir karınca hıçkırsa…

 

 

 

Titreyen bir katrenin alnımda çizdiği yol

 

Kadar kısalır hayat, kapanır tüm perdeler.

 

Elindeyse kaç kurtul; değilse sus, teslim ol!

 

Annem, eşim, kardeşim…heyhat, şimdi nerdeler!..

 

 

 

Alnımın ateşinde kor olur soğuk demir.

 

Hiçbir hayal okşamaz saçımı, uzun uzun…

 

Yalnızlığın azaba döndüğü müthiş devir,

 

İsmini sayıklatır Merhameti Sonsuz’un…

 

 

 

 

 

 

Bir gece yastığımda iki dize yaş ile

 

Şu nöbet dünyasından mezun edileceğim.

 

Son tekmilimi verip, gelince Azrail’e,

 

Ben istirahat için kabre çekileceğim…

 

 

 

( kelamprensi-2009 )