SOKAKLAR
Şehrin, çığlıklı tavan arası katındayım,
Beni arkalara bekleyen (yar) tak! takları!
Kahkaha sokakta, artık bende batındayım;
Karanlık şehrin fahişe yüzlü sokakları…
Parantez gibi kapadı karanlık yeraltında,
Kaldırımların taşı, taştan kadın plaktı,
Bana göre sokakta, tam karanlık altında,
Yalnız kaldım kalalı bu Yeraltı sokaktı…
Sanki, pencereden beni gözetleyen biri,
Bu camdaki hayale, hayali paragraflar…
Kendi kendime konuşup diyorum gibi,
Camdan portre duvara, çırıl çıplak graflar…
Sokaklar; masum ruhlu insanlarla kimsesiz,
Kendisi; içinden geleni yapan bir kişi,
Sokaklar; barınak yapayalnız kimse sessiz,
Kendisi; sokak çocuklarına bir hiç gibi.
Dönemece fazla kalmadan bir ses duydum tam;
—Nasılsın?
Tak’bu cümle benim için kuruldu tastamam;
—Yalnızım!
Kaldırımların taş olmuş sana ama tamam;
—Söze sen başla!
Bence arka sokakta mahrem nokta kazarsak;
20.yüzyıl bu yeraltı rapi anlamaz!
Arka sokak karnına bu yazıtı yazarsak;
Ah çekmez kimse!..bu arka sokakta ağlamaz!..
Bende evet,evet bende,sıra rap,ahbap,
Bu,bu...arka sokaklar,taş bedenli taş plak,
Çalsın seslerle artık senfoni,çalsın pikap,
Sende anlat içindekileri anlat çırıl çıplak...
Kapat arka sokakta,kapatan beni sokak,
Mat bir beden gibi kapat, kara sokaklara,
Kapattım pandomim oynanan kareni sokak,
Kapat!Aramızda kalan Ara sokaklara…
Baya kaldı bu rapçi kefene sarmalama,
Ne için Kendi kendime ağladım gözyaşım,
Gene üzüldü bu fakir,çok üzdünüz ama!
Selamlar, benim Sokak şairi,kesik kaşım…