Batıda teknolojik gelişmeler, yeni keşiflerin iyice arttığı bir sırada bir yahudinin oyunuyla bilim ve teknoloji ALLAH'a baş kaldırmanın sembolü haline geldi.Öyle ki ALLAH'a inanmamak bilim adamı olmak için önşart olarak görülüyordu.Çoğu kişiye göre teknolojik gelişmelerin kaynağı insanların Allah'ı reddetmesiydi, batılılar Allah'ı reddettikleri için bütün o teknolojik gelişmeleri elde etmişlerdi.
İşte bu sırada insanlar Allah ile bilim arasında tercih yapmaya zorlandı.Ve bilimin tarafını seçenler bunu ilan edebilmek için bir sembol bulmaya çalıştılar.Ve şapkayı buldular.Bu alet gözlerinin üst tarafını kapattığından yukarıya bakamıyorlardı.Yani herşeye karşıdan veya yukarıdan bakıyorlardı.Bu kendilerinden üstün bir gücün varlığına inanmadıklarını anlatmanın en uygun yoluydu.Zira insan ancak kendisinden üstün birşeye bakarken kafasını kaldırma ihtiyacı duyardı.Onun için insanlar dua ederken yukarıya bakıyorlardı.Dua ederken acizliğini küçüklüğünü itiraf için yukarı bakılması sebebiyle yukarı bakmak acizliği kabul ettiğini ilan ediyordu insanların.İşte onun için Allah inancına karşı bilimi seçenler şapka takıyor ,yukarı bakmayarak Allah'a meydan okuyorlardı.
Zamanla bu sembol dünya geneline yayıldı.Allah'ı reddedenler bunu ilan için şapkayı benimserken ALLAH'a inananlar ona nefretle bakıyordu.Şapka küfrün sembolüydü.Öyle ki çocuklar kimlerin kafir olduğunu sorunca "şapka takanlar" şeklinde cevap alıyorlardı.
İşte böyle bir dönemde bir dikktatör ortaya çıkıp bir yasa çıkarttı.Bu ülkedeki herkese şapka takma zorunluluğu getirdi.Bu hareketi çok büyük tepkilere sebep oldu.Öyle ya bir müslümana şapka tak demek dininden dön demekle aynı manaya geliyordu.Üstelik bu herif tavsiye şeklinde söylemiyor, milleti şapka takmaya zorluyordu.Bu hareket kabul edilemezdi.Ülke genelinde protestolar başlatıldı.Hep bir ağızdan "biz şapka takmayız" dedi müslümanlar.Müslümanları şapka takmaya zorlayan bu diktatörün protestolarla vazgeçirilemeyeceği baştan belliydi.Lakin bu herif bu kanunu çıkartmadan önce protesto ve grev hakkı diye bir kanun çıkartmıştı.Demişti ki "şikayetiniz varsa protesto yapın, böylece tepkinizi belli edin".Bunun tepkileri kontrol edebilmek için hazırlanmış bir tuzak olduğunu kim nereden bilecekti.Ve ardından beklenen oldu.İstiklal harbi sırasında İslam adına harp kaçaklarını cezalandırmak için kurulan istiklal mahkemeleri şimdi müslümanları katletmek için kuruluyordu.
Millet şaşkın şaşkın bakarken olan oldu.Kim "şapka takmam" dediyse kendini sehpada buldu.Yüzlerce kişinin boynuna ip sarkıtıldı.Ard arda düştü cesedler.Kim bilir kaç bin kişi o sehpada can verdi, kaç bin ölüm fermanı imzaladı o kirli eller.Bu millet korkuyu ilk defa o gün tattı.İlk defa böyle bir hakareti kabullendi bu millet ve bu müslüman millet ilk defa o gün başına küfrün tasmasını geçirdi.Ondan sonra küfür nereye gittiyse o da sürüklendi.
Eğer bu gün "kahraman bir milletin evlatları neden bu gün bu haldeler?" derseniz cevabı basit.Bütün kahramanlar şehit oldu.O kahramanların soyunu tüketti zalimler.Şu an bu topraklarda o kahramanların değil boyun eğen korkakların evlatları var.Söyleyin başka türlü mümkün mü müslüman ülkesinde dinsiz devlet kurulsun.Mümkün mü ki devlet dinsizdir hükmü bir asır hüküm sürsün.
Neden bu haldeyiz bilirmisiniz?Biz çok büyük bir günah işledik.Müslümanın iki katı kafire kaybetmesi haramken biz üç buçuk soytarıya boyun eğdik.
(serdengeçti)