Merhaba aşk...
Dün, gene seni özlemenin tattırdığı acı hislerin ve tatlı hayallerin kesiştiği sislerin ortasında kayboldum aşk...
Aşk kim mi? He, pardon siz bilmiyorsunuz, ben o'na aşk diyorum. Yok, ismi de çok güzel, ama aşk demek hoşuma gidiyor.
Sana anlattığım itiraflarımı seviyorum. Sıkılarak, utanarak, şekilden şekile girerek anlatmış olsamda, ben yine de çok seviyorum. Alt tarafı itiraf demeyin, karışmayın siz, belki, sadece onunla konuşmama sebep olduğu için seviyorum. :) Hem siz neden giriyorsunuz ki araya..? Keşke hergün bişeyler anlatabilsem sana. Ama hani bazen aklıma geliyor ya birden, fazla konuşunca utanıyorum hemen, işte samimiyim ben o duygularımda aslında, biliyorum içinden geçirmezsin "yapmacık duygular mı acaba" diye bir soru, ama ben gene de söylemek istedim. Çünkü herşeyi bil, herşeyi hisset... Benden ayrı kalma isterim... :) Şişşştt, dinlicekseniz dinleyin.. Ses etmeden. Durun, size anlatayım mı Aşk'ı? Tamam anlatıyorum... İyi dinle, bak anlatacaklarım çok güzel ve tatlı.. Hep yüreğim çarpardı onu orada görünce..Gizliden gizliden izler, sonra hafifce yanına sokulur daha da gizlenip izlerdim öylece köşeden köşeden. Gözlerimi ayırmadan öyle saatlerce baktığım bile olurdu o güzelliğe. Doyamıyorumdum ya, hala da doyamıyorum ona. Ama çoğu zaman ses etmezdi. Bir selam bile vermezdi bana. olsun, ben onu selam versin diye sevmiyordum ki. Ben onu size anlatamayacağım, anlatmaya çalışsamda beceremeyeceğim ki. Nerden bulayım ben öyle derin ve tatlı kelimeleri? Lügat yok ki.. Derin ve tatlı sözler lügatı..Ne güzel değil mi, o lügatte, tüm kelimeler ona yazılmış olurdu... Ama ben oradan gene kelime seçmekte zorlanırdım.. Neyse lafı uzatıp da sizi sıkmayım. Sonra, o ilk muhabbet geldi. Aman Allah'ım.. Hani bir "kalbi duracakmış gibi" deyimi yaşanır mı demeyin sakın, Allah inşallah yaşatırda bir güzel zamanda, sizde anlatırsınız sağda solda :P Hatırlıyorumda, yeniden doğduğumu hissettiğim o günü size anlatmak istesem hep yarım kalır. Aşk'ı tanıdığım o ilk gün, o ilk gün kalbim sanki kullandı tüm kuvvetini. Onun gibi emsalsiz bir güzelliği anlatmak için insanın kaç dil bilmesi gerekir ki? Söyledim size, bakın gene kalakaldım "o ilk güne" gelince. Gene çarptı kalbim. Ruhumun derinliklerine durmadan çağlayan bir ırmak gibi berrak, tattlı serin ve masmavi. Heyecan veriyor bana, mutlu ediyor her saniyemi. İnsan hayatta hep mutlu olmaz demeyin :) Hem size ne ben öyle hissediyorsam. Hem Aşk'da öyle hissediyor ise?Hem öyle olmasa bile, ben mutlu olmayı istedikten sonra niye mutlu olmayım ki? Sen söyle Aşk, evet biz hep mutlu olacağız de..! Biliyorum, görüyorsun, okuyorsun o tatlı gülümsemenle.. bak ben gene gülümsüyorum seni göremesemde :( Çünkü sen burada bir yerlerdesin hep, biliyorum... Aaa, Duydunuz mu, "evet öyle" dedi :P Birtanesin aşk.
Siz daha önce görmediniz, ondan bilmiyorsunuz. O bir aydır bende, benimle... Efendim? Az mı söyledim...:( Yook,ben o bir ayı bilerek söyledim... Bak hatırlatayım sana Aşk. Hatta, bir itiraf daha edeyim mi... Sen, sen artık bende değilsin... Daha doğrusu, ben yokum... Bu yüzden bende değilsin. Üzülmee,dur bitmedi ki diyeceklerim...Artık sadece sen varsın. Ben mi nerdeyim? Ben sende bir yerlerdeyim. yokum, kayıp olmuşum, senin ruhuna, kalbine tutsak bir esaretliğim. Ama sendeyim... :D Arama boşuna, ben çok aradım zamanında.. Nereye gittim diye.. Nasıl gittim diye. Sonra bir gün bir rüyada gördüm. Minik bir kuşmuşum. Karanlığın içinde uçan. Yolumu aydınlatan tek bir hilal var ışık yapan... İşte o'na doğru uçuyorum. Uçuyorum, uçuyorum. Sonra bir fırtına, yalpalaya yalpalaya, savruluyorum oradan oraya... Ve sonra bir ses ve acı... Düşüyorum kırık kanadım ile pencerene... Alıp o güzel ellerine, öpüp koyuyorsun yüreğine... İşte..Bu da son itiraf... Aman kimse duymasın.. Artık kımse aramasın.. bil ki kimse bulamaz, arasalar da beni. Artık sen de biliyorsun yerimi... :P
Bak ne güzel son,
gene mutlu bittii..