Cahiliye devri
Herşey yıkık ve dökük
Cahiliye devri
İnsanlar şaşkın ve bölük
Nur doğuyor mekkede
Açıyor güller menekşeler
Ateş sönük
Ses sönük
Rahmet doğuyor mekkede
Güneş batmıyor
Işık bitmiyor
Nursuz günlere inatla
Doğuyor alemlerin sultanı
Sabır ve fetanetle
Açıyor sabırsızca çiçekler
Kuşlar ötüyor mekkede
Muhammed doğdu diyor
Ağaçlar zikirde
Gökler ağlayışta
Bu gece
Ay anlamış gecenin ağırlığını
Dağlar yürümek istiyor
Onun ayağına
Onun kokusuna
Tütüyor baharlar
Hiçbir mevsim bu kadar
Güzel olmamıştı ya Nebi
Nehirler ters aktı
Güneş batmayı unuttu
Unuttu kış gelmesini
Unuttu bahar gitmesini
Oda çocuk oldu
Rabbine sığındı
Kalbi kötülükten arındı
Koyun sürüsü süt verir oldu
Kainat unuttu geçmişi
Senle başladı yeniden dünya
Geldi gençlik yetim kaldı
Ne ağır çocukluğun vardı
Dedesi tuttu elinden
Ya Abdulmuttalip diyorlardı
O sana Allahın hediyesi
Dinliyordu
Sükut ede ede dinliyordu
Tuttuğu dallar tek tek döküldü
Yalnız Rabbin vardı Ya Nebi
Vahiy geldi hiraya
Cebrail oku dedi ilk defa
Oku ya Nebi
Okuki kırılsın zincirler
Okuki kızını toprağa diri diri
Gömen baba ben ne yaptım diyebilsin
Çölleri aştın irşad için
Tek bir için
Mutlak bir için
Ashabın vardı ya Nebi
Senin Bekirin, Ömerin,Osmanın,Alin vardı
Bizim kimimiz var
Hicret ettin
Kardeş ettin
Onlar sensizliği hayal edemiyorlardı
Seni görenler
Tek tek islama girdiler
Nur yüzün ne güzel Ya Nebi
Hicretin sessizliği vardı
Sessizlik gökleri titretti
Örümcek yoldaşın
Kuşlar arkadaşın
Oldu Ya Nebi
Seni öldürmeye gelenler
Mümin döndüler
Ölümü fetanetle karşıladılar
Ashabın Ya Nebi
Sana emin diyorlardı
Cahiliyede bir gül
Nasıl Açardı
O Allahın resulü
Ümmetinin gülü
Ne olur şefaat et