Tenkit Odası -Emir Abdulkadir-

Başlatan: emir abdulkadir Tarih: 18.05.2014 01:59 Cevap: 6

EM
18.05.2014 01:59
#1

Tenkit edilip değerlendirilmesini istediğiniz yazı ve şiirleri bu başlığın altında paylaşabilirsiniz....

MU
01.08.2014 22:53
#2

Bir şiir yahud nesire değil. Buyrun dusunceye dair bir tahlil, tahkik yahud tenkid. Bir taşı atıyorum, isteyen gelsin sektirsin.

O gün daha çok dusunceye dair, daha çok fikre dair konuşmak isterdim. Şimdi camdan cekirgelerin şakıdığı o iki çerçeve camdan bakiyorum da. Dusunmenin artık düşünemez bir safhaya geldiği ani düşündüm. Dusunmenin kendi kendini tecridi. öyle ki saf, basit ki basit müthiş bir mürekkep olmama halidir aslen- som dusuncenin kendini yiyip bitirdigini, erittigini düşünsenize. Kişi, sistem, teşkilat meselesi yahud yoklugu değil. aşırı dusunceden, dusunmenin çokluğundan sebeple bir sona erme. aklın kendini kendini yine akılla sonlandirmasi gibi. galebe çalma ya da yok sayma. Bir dava üretmesi de şart değil, düşünmek başlı başına canavar. Acıtan, yok eden. Varligin varlığını ya da gercekligini, doğruluğunu düşünce nereye kadar düşünebilir? var almak kavramı düşünmek eyleminin oyuncağı midir? kim bizimle bu denli mükemmel oyun oynuyor? bir istidat ise Tanrı tarafından veriliyor ise sade gafil insanlardan neden iğreniriz? herkes düşünüyor ise nerededir sonu? teslimiyet,gayba iman, vahy bu kavramlar kullanılmadan bir hakikat ifade edebilmeliyiz? var sayın ki Tanrı yok diyorum, var mi yok mu bilemeyiz diyorum? Tanrı ispatlanamayan bir vardır diyorum. Düşünce ıslami olmak zorunda midir? Bir sona varmak zorunda midir? Dusuncenin bir zirveye değil ama bir sona erdigine inandım bugün. öyle bir tam yahud var olur ki yok olur o tamda.artık üretemez, yaratamaz,inandıramaz ve sahibini tecride sürükler. artık o batmak midir en iyi yükseliş mi bilemedim.

Ama şunu anladım düşünce kendini imha eder hale gelebilir. Sabite değişkenlige galip geldiği anda yani düşünmek hali sahibine galip geldiği anda ışığın çokluğundan görünmez olması gibi fikir,düşünce kendini yok eder ve düşünmeme makamına erişilmiş olur. burada fiziksel,topyekun bir var olma başlar. düşünme kendini fenomen olarak ortaya koyduğu anda kendi yok olur ve tecellisi var olur. öyle yok ki varlık olarak var.

Ben dusunmenin taştığı yerde yok olacağını bunun kendi eliyle kendine kasitla olacağını düşündüm. Azliktan sebeple değil çok olduğu için bitmek.

02.08.2014 21:27
#3

Şimdi sana desem ki: Ey Mümin! ''Dusunmenin artık düşünemez bir safhaya geldiği ani düşündüm'' diyorsun ya... İşte o anı yine düşündün. Ve o safhaya da düşünme ile geldin.

 

Sen de bana şöyle dersin herhalde: ''Demek ki, düşünmenin en üstün ve en nihai faaliyeti, kendi metodiyle kendi kendisini tahrip etmekmiş...''

 

Bergson'un cevabından uyarladım, senin ihtimal cevabını...

MU
03.08.2014 13:08
#4

Ben muhatabın zeki ve çevik olanını severim ;) yani hemen hemen aynı mantık. aslında iyi izah edememiş olabilirim yalnız bu düşünce eylemi dehset bir şey. düşünce üzerine düşünce, hani Üstad dusunmeyi düşün diyor ya. Arada tuhaf metaforlar içinde buluyorum kendimi

HA
03.08.2014 13:49
#5

Ruh burkuntularundan hikayeler demiş-ti üstad....bu konuşmalar onu anımsattı bana. içinde kırılganlık ve sitem olan

MU
24.08.2014 01:55
#6

Varligin koşar adım sona yaklaşması. Belki sadece insanlar değişiyor. Zaman içinde yer değiştiren sadece insan olmalı. Yeni gelen bebeği besliyor, büyütüyor, öldürüyor ve yutuyor. Dünya ne gamsız! Bunca acıya çıldırmali değil mi? Ne geniş midesi var? Kıyamet dedikleri belki yerin cesetleri kusmasıdır, yiyemez olmasıdır. Bir dine malik olmasaydık inanan olmasaydık ahiret ne kadar safsata gelirdi. Sami bir sofist diyor ya, din insanlar suç işlemesin diye bir bilge tarafından üretilmiştir. Minnet ve korkumu ne de guzel besliyor. Bana cevap veriyor, görev yüklüyor. İstirap çektiriyor. Bir vakit gel evimi ziyaret et diyor.

 

Bu insan tuhaf varlık. Kahverengi gözlü, siyah saçlı, uzunca. Bir masa kadar arizi ozelliklere sahip. Yalnız onu akıl farklı kiliyor. Akıl kul yapıyor ve yine aklin kafiri. Gönül diyorum açtı mi gözlerini aslında pek gerek kalmıyor Yaradan'ın evine gitmeye. O ev sensin, evden üstünsün.

 

Zaman ve mekanın mahsere doğru yaklaştığı insanın kaçtığı bir yarış.. Ben yanlış ata oynamam. Evime dönmeliyim. "eviniz"e dönün. Bu yarışı memnun bitirelim.

 

Bir Uhud selami çakıyorum.