HÜLYA AVŞAR VE NAZLI ILICAK
Geçtiğimiz günlerde Nazlı ILICAK’ın twitter hesabından bir söz paylaşıldı. “ Bu sene Kurban kesmeyip parasını Bank Asya’ya yatırıyoruz. Böylece hem Bank Asya’yı koruyor hem hayvanları kurtarıyoruz.” Elbette ki herkes kurban kesmek zorunda değildir. Kesecek durumu olmayanlar, borçlular, gayri Müslimler hatta vacibi terk etmenin vebalini kabul eden Müslümanlar bile kurban kesmeyebilir. Bunu gündem yapmak bile gereksizdir. Ancak bu sayede “ hayvanları kurtardıklarını” söylemesi üzerinde durulacak bir meseledir.
Sayın ILICAK’ın bu sözü bana Hülya AVŞAR’ın “hayvanları öldürerek ibadet edilen bir dine inanmaktan utanıyorum.” sözünü hatırlattı. “Acaba yazarlığına itibar kalmayınca bu tür skandallarla mı dikkat çekmeye çalışıyor.” diye düşünmeden edemedim.
Bu sözü Hülya AVŞAR söylediğinde pek garipsememiştim. Zira mensubu olduğu çevreyi ve hayatının o ana kadarki kısmını göz önüne aldığımda onun zekâ ve anlayış seviyesindeki biri için normal karşılamış ve merhamet duygusunun yanlış bir tezahürü olarak değerlendirmiştim.
Elbette “Hayvanları kurtarmak” gibi parlak (!) bir fikir ILICAK’ın aklına mensubu olduğu grup “paraya sıkıştığı” sırada değil de “Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) adına kurban keseceğiz.” diyerek para topladığı sıralarda gelseydi onu da “merhamet duygusunun yanlış bir tezahürü” olarak değerlendirecektim.
Ancak mevcut durum ILICAK’ın sözünün AVŞAR’ınki kadar masum olmadığını gösteriyor. Bu sebeple ILICAK’ın samimiyetsizliğinin, şahsiyetsizliğinin, omurgasızlığının nişanı olarak hafızama kazınan bu söze aynı üslupla cevap vermek ihtiyacı hissediyorum:
“Bu sene Bank Asya’ya para yatırmayıp kurbanlık alıyoruz. Böylece hem ibadet ediyor, hem memleketi kurtarıyoruz.”
Emîr