Metafizik

Başlatan: ibrikçi Tarih: 09.04.2017 12:16 Cevap: 258

IB
09.04.2017 12:16
#1

Bismillahirrahmanirrahim

Aziz kardeşlerim bu günlerde metafizik çalışıyorum çok güzel kitaplar buldum ( http://kitaplar.ankara.edu.tr) okuduğum kitapla ilgili düşündüklerimi buraya yazmak aklıma geldi.

#UyumuyoruzÇünkü

Bir pınarın başına

Bir destiyi koysalar-

Kırk yıl anda durursa

Kendi dolası değil

 

Ümmi Sinan (kuddise sirruh)

 

 

Metafizik ilmini okuduklarım ve yaşadıklarımla biraz anlatmak istiyorum. Kitapta metafizik anlatılırken prensiplerle olan bağı anlatılıyor. Prensipler ,sistemi oluşturuyor. Mesela evde ele avuca sığmayan çocuk metafizikse evin her sabah temizlenmesi prensibi haylaz çocuğu sisteme hizmete davet eder. Evde kural koyucu anne gücü yetmediği işleri metafiziğe prensiplere uyması konusunda zorlayarak yaptırıyor. Burada vücut ev cami içinde beraber yaşanılan yer. Varlığı zorunlu... Flozoflar metafizik ilminde hep Allahın zatını arıyor bu yalnış Allahı yalnız Allah bilir. Biz kuluz ve kendi durumumuza bakmamız gerek. Eğer kendi durumumuzda metafiziği yorumlarsak bu Allahın hoşuna gidebilir ve Allah dilerse kendi durumumuzu anlatırken Allah bizim ağzımızdan kendi durumu ile alakalı bazı bilgiler vere bilir. Burada çok dikkat edilmeli çok kaygan bir zemindir. Başlangıçtaki niyetimizi bozmamalıyız. Kendi durumumuzu bilmeye odaklanmalıyız. Diye düşünüyorum

IB
09.04.2017 12:50
#2

Metafizik ilmiyle alakalı fozofların sözleri felsefi akıl yürütmeler Allahın varlığıyla alakalı sözlerin okunulması esmaül hüsnanın okunulmasından önce okunmasında yarar olduğunu düşünüyorum çünkü bu eserler adeta çöl gibi , çölde susuz koştur o yana koştur bu yana ... Esmaül hüsna ise bu çölde bir serin su gölü gibi. Esmaul hüsnaya iyice susamak için bu felsefi şeyler okunursa yi olur. Susamadan çanak çanak su içmek, değerini bilmememek ,israf etmektense bu şekilde çöle çekilmek gerek

IB
10.04.2017 15:22
#3

Metafizik...

Bir sohbette dinlemiştim resulullah sallallahu aleyhi ve sellem' in süt annesini (r.a)Mekke' de müşrikler yakalamış devesini gaspedip çöle bırakmış 77 yaşında Medineye doğru yürümeye başlamış çölde o zaman işte takati kalmamış bir dua etmiş. Kudretten bir el ona su içirmiş . 77 yaşında... O suyu içtikten sonra kalkmış 3-4 gün daha çölde yürümüş ve Medineye varmış. Bu olaydan sonra 7 veya 18 sene daha yaşamış ve hiç susamamış. Bu hadiseler fizik ötesidir işte.

Sallallahu aleyhi ve sellemin süt annesi bir gün resulullahtan su istemiş etraftakiler bakınmış , söylenmiş. Mübarek kadın " bunu edepsizlik olarak düşüne bilirsiniz. Ben düşündüm Allah'ın huzuruna çıkınca 'Ya Rabbi ben senin habibinin elinden su içmiş biriyim' deyip af ve mağfiret istemek için yaptım. Diye açıklama yapmış.

Bilemiyoruz bunlar bir birini açıklayan hadiseler mi?

IB
11.04.2017 13:05
#4

Metafizik araştırmalarımda gevşeklik yapmak istemiyorum ama düşündüm de daha fiziği bilmeden ,bitek fizik formülü bilmeden Metafiziği araştırmaya başlamam tamamen fizik ötesi kabul edilir. Çok ko ik birşey ama doğru bu...

Fizik ötesini anlamamam gerekiyordu ve anlamıyorum zaten...

Şimdi başka bir yöntem deniyeceğim. Kuantum fiziğinde fiziğin sınırlarına bakmaya çalışıcam.

IB
11.04.2017 14:00
#5

Fizik ötesi değil ,fizik dışı...

Anlamıyorum bilimsel kaynaklarda hep bir üslup var , eğer.. Eğer şöyleyse şöyle , eğer böyleyse böyle , eğer şurdan şu bundan bu , eğer de eğer , şıngır şungur hoppala ver 500 tl tamam oldu hallettik...

IB
14.04.2017 00:09
#6

Aziz kardeşlerim fizik ötesine geçip geçmediğimi bilmiyorum ama geçen gün bir fotoğraf gördüm ve kendimi adeta Nuh aleyhisselamın gemisini canlı seyrediyor gibi sandım. Resimde bir kuru dalda birbirine sıkışık 8-9 tane kuş tünemiş huzur içinde duruyor. Resmin üzerine de yazmışlar ki;" birbirini yiyenler paylaşamaz dünyayı

birbirini sevenler paylaşırlar bir kuru dalı"

( resme bakarken beyaz tv de Nuh aleyhisselamın anlatıldığı ayetler de okunuyordu. Sonra bu resimde Nuh aleyhisselamın gemisinin canlı seyrettirildiğim düşüncesi oluştu)

IB
26.04.2017 09:51
#7

Yarı Aydınlıklar ki sahipsiz

...

Yarı Aydınlıklar ki sahipsiz

ve mavi serçeler sabahtan erken

Çocuğum şarkı söyle sokaklarda

sesin güzelliğini kaybetmeden

 

kapılar açılır ardına kadar

kuşlar uçar hatıralar içinden

çocuğum bol bol masal dinle

henüz inanırken

 

en uzak gemileri korsanların

seyretmek yıldızların silinmesini

çocuğum sor neden akşam oluyor

ayıplamaz kimse seni

 

bazı sahillerin serinliği

ve unutulmayan ilk demet

çocuğum sana yalvarıyorum

ellerin çirkinleşmeden dua et

 

Fazıl Hüsnü Dağlarca

IB
03.05.2017 11:52
#8

Aziz kardeşlerim bu konuyu araştıracak takatim kalmadı. Araştırmalarımda ulaşabildiğim yerden malumat verecek olursak, metafizik dua ile çok alakalı bir mevzu olduğu göründü. Şöyle ki ; Fizik , Allahın kurduğu rutin seyreden sistem bu sistem bazen değişiyor bu da dua ile oluyor. Sistemi Allah kulunun duası üzerine değiştiriyor. Böylece metafizik bir durum oluşuyor. Örnek olarak güneş ay bir yörüngede gidiyor. Kurbanlığın oğlu, Allahın sevgilisi sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin duası üzerine ay ikiye ayrılıyor ve yörüngesinden de çıkmıyor. Bunu Allah yapıyor.

Metafizik olaylar kulların duaları üzerine olan acaiblikler. En büyüğü mucizedir peygamberler gösterir.

Samimi mertçe edilen dualar ve onların geçerliliği ile harekete geçen sistem olduğunu düşünüyorum.

Her şeyin en doğrusunu bilen Allah , övülmeye layık olan Allah

IB
05.05.2017 15:02
#9

Aziz kardeşlerim bugün Cuma Mübarek gün hem de hıdırellez yani, Hızır aleyhisselam ve İlyas Aleyhisselamın buluştuğu gün. Cumaya denk geldiği için "hıdırellezi ekber" oluyor. Bu günün bereketiyle birşeyler yazıp çizersek belki hayırlı olur diye umut ediyorum onun için dervişleme bir sohbet edesimiz var.

Dergah deyince benim yüreğim bir hoş olur bilirsiniz... Şeyhimin dergahında ilk önce ayvaz namıyla işe başlamıştım , ayvaz kıratın hırsızı ... Kırat ne? Kırat, sanat kırk kanat...

İşte böyle kendi kendimize bir vazifeyle dergaha sızdık. Neyse gel zaman git zaman kılık değiştirdik " felancı" olduk yanaştık pehlivan olduk güreştik... Tabi niyetimizin ayağı kayınca , şeyhin güzeller güzeli kızına meyil edince tüm tedbirimizi Allah bozdu foyamız meydana çıktı ve yüz çevirilenlerden olduk ...

Etrafta ser sefil dolanırken gideyim de Üstadın yanında ibrikçilik işine gireyim dedim , günahı çok olanın su dağıtması gerekir böylece burada sakarya şerhine daldık çıkamadık şimdi yuvarlanıp gidiyoruz kendi halimizce ... İşte metafizik ayağına yanaşmaya çalışıyoruz

Burdan da bir ara face twite sürdüler gittim döndüm dolandım yine geldim.

Şeyhimin acımasızlığından, cefa ve eziyetlerinden sözediyor olabilirim ama bunda bir sır var. İstiyorum ki herkes ondan korksun da yabancı kimse bakmasın ... ( bunu divan edebiyatında fuzuli söylüyor bir beyitinde . o sevgilisine diyor . Kötü bişe olsa demez sevgilisine. Biz de gönül almak için şeyhimize diyoruz) Şeyhim fuzuliyi sevdiği için ondan duygu ve düşünceler edinmeye çalışıyorum.

Dervişleme sohbeti sevdim bir konu açalım mı " dervişleme" diye?

IB
10.05.2017 22:39
#10

Ahh ahh aziz kardeşlerim mübarek günler de olmasa ne olacak şu bizim halimiz...

Metafizikten ziyade burada dervişleme sohbetin daha faydalı olabileceği düşüncesi içindeyim. Bir elle tutulur keşfim olsaydı keşke. Olmasa da hayalini kurmaya çalışalım. Mesela , hani olmaz ya şöyle hiç yoktan esse de bir " Ayasofyayı açıver Ya Fettah Allah celle celalu" desek zincirleri kırılıp açılıverse. Şeyhim de ervahta görse ... Hayal kuruyoruz . Melekler belli bir vakitte mutlaka dua, niyaz ediyordur. Önemli olan tam o vakitte diye bilmek miş. Meleklerle ağız birliğiyle tam o vakitte dersek zannımca olur. Nasuhi bu olsa gerek... Nasıl olur bilmem .

Melekler biliyor Allahı , biz inanıyoruz. Bilen ve inanan bir ağızdan zikredince Allahı, Allahın hoşuna gidiyor ve kabulediyor olabilir.

Belki de açılması işi okadar da zor değil de edeben Allahın tayin ettiği , açacak olan kişi bekleniyor.

 

Düşünüyorum da aslında bir yol deneye biliriz.

Ayasofya camisinin gerçekten açılmasını istiyorsanız beni buradan kovun bu günahkar aranızda olduğu sürece

Allahın ayasofya camisinin en ufak penceresini bile açacağını zannetmiyorum. Gerçekten Ayasofya camisinin açılması için yapmanız gereken bu kadar basit , beni buradan kovun ki Ayasofya Camisi açılsın. Size kesinlikle gücenmem...

IB
15.05.2017 05:35
#11

Metafiziğin dua ile bağlantılı olduğu düşüncesiyle dua üzerine düşünmeye başladım. ( İbni Sina metafizik araştırmalarında tıkandığı zamanlarda dua etmiş)

Dua ederken ellerin durumu dikkatimi çekti . duanın kıblesi göklerdir diye göklere açılan eller. Bir mikrofon gibi... Beklenti içerisinde açık eller... Aklıma düşünürken bazı şeyler geldi. eller , hani deriz ya laf çok icraat yok. İnsan vücudunda icraatin merkezi eller olarak görünüyor. İstek ve dua sanki ilk ellerde yeşermeye başlayacak gibi... Ellerin temiz tutulması ( abdest) önemli. Aklıma tam olarak oturmamış bazı şeyler de geliyor. Kuranı kerim Allahın " oku" emriyle başlıyor. Abdestsiz kuranı kerime elin değmesi yasak. Okumak için illa değmeye gerek yok tamam. Burada bazı şeylere ulaşacağımı hissediyorum ama şuan ... Şimdi ilimden önce edep geliyor. Edeb ,kuran okuma çalışmasında abdestle başlıyor. Biraz daha düşünmem gerekiyor... Fazla da dallandırmak istemiyorum .

IB
19.05.2017 14:04
#12

Evet aziz kardeşlerim şimdi kesin kararımı verdim . Aşk , tutmaktır.

Verdiğin sözü tutmak (galu bela..)

Aşıkların durumu tasavvufta en açık anlatım olarak şöyledir;

Galubelada bütün ruhlar Allaha secde edeceğizaman Bazıları Allahı gördü ve dünyaya gelince de unutamadı... tuttu...

 

Oruç tutmak da Ramazanda farz ,hem bir aşık hali. Oroçken zaman geçmez olur . Zaman yavaşlar. Orocun mükafatını Allah kendi verecek bizzat. Oroçlunun ağız kokusu kainattaki en güzel koku...

Tutmak ve Eller....

 

Bir aşıklama ;

Celâli derler dîvâne.

Aşk ile geldim cihâna.

Bin bir isimli Sübhân'a.

Hû çekmenin borçlusuyam.

IB
19.05.2017 14:48
#13

Dünya işiyle baya uğraştık biraz da gönül işleriyle uğraşmak için bir şeyler yazasım geldi.

 

Şimdi benim efendim sultanım "nur" Nedir buldum sanırım.Hemen açıklayayım ;

Nur, Açıklıktır anlaşılırlıktır. Kuran Ap açık bir Nurdur Anlaşılması kolay anlaşılırlığı çok yüksek belagat var.

Sabahlara kadar anla anlayabildiğin kadar

"Yerin göğün nuru Allah " Bak bunu derinlemesine düşünmek gerek, ilerilerin ilerisine bakmak gerek...

 

Nur anlayışın artırılması Nurlu sözler nurlu yüzler vardır. bakınca anlarsın ...

Aaa! nur var yüzünde dersin .

Çünkü bir rahatlama duyar insan karşıdakinin yüzünde bir tehdit görmez. Anladığını düşünür ferahlık verir.

tabi insanlar da ikilik şeytanı yani bir bakıma "taklit" vardır.

IB
19.05.2017 15:16
#14

Ne olayım derviş olsam

Hoş yürüsem dervişane

Terk eylesem kibr ü kini

Yüz sürüsem irişene

 

Kande baksam Dost'u görsem

Daim Dost'tan haber versem

Dost Dost deyu Dost'a ersem

Gelip Dost'u soruşane

 

Döksem gözlerin yaşını

Artırsam bağrım başını

Bıraksam dünya işini

Azm etsem ol binişane

 

Kosam nefsin çirkin huyun

Hiç vermesem nefse boyun

Aşk içinde erkan ayın

Budur Dost'a gidişene

 

Şeyh elinden giysem kisvet

Nefs elinden kılsam feryat

Aşk elinden versem şerbet

Yanubanı tutuşane

 

Eşrefoğlu Rumi söyler

İle şara haber eyler

Kim ki dost'u görmek diler

Varsın Dost'a bilişene

 

( Yanıbanı tutuşane....)

IB
19.05.2017 15:46
#15

Şöyle bir düzeltme mi yapsak acaba ; Aşk , tutuşmaktır.

IB
23.05.2017 18:20
#16

Dayanamayacam ,şimdiden Ramazan için bir ; "Hoş Geldin Ya Şehri Ramazan"

Yine geldi aşk elçisi yine doldu meydanımız
Yine teferrüc-gah sağlı sollu dört yanımız
Yine mahfiller düzüldü yine badyalar kuruldu
Yine kadehler sunuldu esrik oldu bu canımız
Ev içi aşk ile doldu ulu kişi aşık oldu
Canlarımız hayran oldu aşk tahtına binenimiz
Bir nicemiz Leyli oldu bir nicemiz Mecnun oldu
Bir nicemiz Ferhad oldu aşktan haber duyanımız
Meydanımız meydan oldu canlarımız hayran oldu
Her dem arş seyran-gah oldu hazret oldu revanımız
Düşmüş idik ol kaldırdı birliğin bize bildirdi
İçimize aşk doldurdu dürüst oldu imanımız
Sorar isen aşk nerdedir nerde istersen ordadır
Hem gönülde hem candadır hiç kalmadı günahımız
Yunus aşkın vasfın söyler gerçeklere haber eyler
Mahrumların canı göyner aşker'oldu pinhanımız
IB
25.05.2017 03:38
#17

Bu saatte kırlangıç ötmezdi ne duydıysa ötüyor

Gözlerim bir deniz kıyısı olsaymış da ,bir aşk ovası gezseymişiz

bu saatte ....İlginç...

Al gözüm seyreyle;

 

 

Allah dostu odur ki, nefsine tek pay biçmez;

Kırk yıl bir ekşi ayran özler de onu içmez.

 

(1983)

Üstad Necip Fazıl Kısakürek

 

«Kolaylığı gösterin, zorlukla korkutmayın!

Müjdeleyin, şevk verin, zevk verin, soğutmayın!»

Necip Fazıl Kısakürek

IB
25.05.2017 04:04
#18

İlerilerin ilerisine bakmayla alakalı bir not;

 

"Mutlak nihâyet, ötelerin ötesidir demişdik. Bunu açıklıyalım. Bu huzûr hâsıl oldukdan sonra, ilerlenirse, hayret girdâbına düşülür. Bu huzûr da, başka mertebeler gibi, arkada kalır. Bu hayrete, (Hayret-i kübrâ) denir. Büyüklerin büyükleri içindir ?kaddesallahü teâlâ esrârehüm". Böyle olduğu, kitâblarında bildirilmekdedir. Büyüklerden biri, bu makâmda şöyle bildiriyor. Fârisî beyt tercemesi:

 

Güzelliğin beni alt üst etdi.

Birşey bilmiyorum, aklım gitdi.

 

Bir başkası buyuruyor ki, fârisî beyt tercemesi:

 

Hiç yok, yalnız O var dediler, yükseldiler.

yüce serâydan, hepsi eli boş döndüler.

 

Mektubatı Rabbani 290. mektub"

IB
25.05.2017 20:07
#19

Aziz kardeşlerim buraya yazdığım yaz 10. Yazıda bir yanlış düşüncem olmuş ;"insanlar da ikilik şeytanı yani bir bakıma "taklit" vardır. " bunu sile bilir misiniz?

Taklit öğrenmenin ilk adımıdır. Uymanın ilk adımını nasıl olduysa yanlış yorumlamışım.

Aslında orada anlatmak istediğim riya, münafıklık . riya ve münafıklık kötü taklit . taklittir ama içe doğru değil dışa doğru taklit. Allah dostu taklit edilir ama başkasının üzerinde etki için değil kişinin kendi içinde kendini etkilemek için, kendi bakışını düzeltmek için olursa olur. Allah dostuna sevimli görünmek için de ola bilir taklit. Tabi bu hocanın ağzını yamsulayarak değil. Ona uyduğunu gösterme kıvamında olmalı. Allahın boyasıyla boyanmak, doğru şekilde Allah dostunu taklitle olur. Yanlış bir boyanma ile çok çirkin görüntü olabilir. kişisel gelişim...

Geçen bir resim gördüm hocası öğrenciye demiş "en sevdiğiniz arkadaşınızı çizin" o da gitmiş arkadaşının elini yüzünü hep boyamış... İnsanın karakteri bir beyaz sayfa gibi ona bir sevdiğimizi çiziyoruz. Hedef tabiki sallallahu aleyhi ve sellemi çizmek. Tabi ne kadar çizersek çizelim aslı gibi olmayacak. Ama ondan bir iz edinmiş oluyoruz. Bazı insanlar bu fıtratında olan izi edinmeyi edinmek isterken şeytana uyup dövme yaptırır. Halbuki dövme bahsettiğimiz iz için yeterli değil , sanıldığı gibi kalıcı değildir, karakteri yansıtmaz. Marifet gönle nakşetmektir... Nakşibendilik.... Neyse mesele uzuyor konu konuyu açıyor. Kaş yapalım derken göz çıkarmayalım

Allah dil sürçmelerimizi bağışlasın. Allah ,Bizleri doğru yoluna ; sevdiklerinin , razı olduklarının , nimet verdiklerinin yoluna iletsin amin...

IB
25.05.2017 21:22
#20

Bir örnek aklıma geldi;

 

Ben gözyaşı gördüm nehri Fırat'da

Kul sevdası Hak aşkıdır , sıratta

Güzellik Gülnarda , sabrı Muratta

Çileyi umutta buldu bu dere

Aşık Nasuhi

 

Burada " sıbğatullah " Allahın boyası; " güzellik Gülnarda , sabrı Muratta" mısrasında var . Murat , Gülnar'da güzelliği görüyor ve Allah'ın boyası sabıra boyanıp çıkıyor karşısına. Acizane bunun örnek olabileceğini düşünüyorum. Bu taklikten değilde etkileşim ile daha alakalı değil mi? Yani etkileşimde bürünülen hal Allahın rızasına uygun olunca oluyor.

Neyse uzatmıyayım Yunus Emre Atababamız kısaca anlatıyor.

 

"Dost eşruğu deliliğim,

aşıklar bilir neliğim;

Devşuruben ikiliğim,

birliğe bitmeye geldim:" (Yunus Emremiz)

IB
26.05.2017 21:00
#21

Göreceksin, ey şems, huyumuz sadece susmak olmuş bizim, susmak.

IB
30.05.2017 02:44
#22

Aziz kardeşlerim metafizik araştırmalarımda not defteri olarak kullandığım bu sayfayı bazı eserleri okumaktan sıkılıp kendi kendime mırıldanmalar olarak sürdürmekteyim müsadenizle.

Anlayana sivrisinek saz , anlamayana davulzurna az babından Bir türkü söyleyelim şimdi ;

 

Ben Feleği Gördüm Taştan İnerken

Gırıldı Ganadım Celvan Ederken, Pervan Dönerken

 

Neynim Felek Neynim Ben Sana Neynim

Gırıldı Ganadım Celvan Ederken, Pervan Dönerken

 

Yüce Dağ Başında Kurdum Aşhane

Vefasız Yar İçin Düştüm Daşhane Düştüm Daşhane

 

Neynim Felek Neynim Ben Sana Neynim

Gırıldı Ganadım Celvan Ederken, Pervan Dönerken

 

Yanarım Yanarım Tütünüm Tütmez

Yarem İçerdendir Derman Kar Etmez, Lokman Kar Etmez

 

Neynim Felek Neynim Ben Sana Neynim

Gırıldı Ganadım Celvan Ederken, Pervan Dönerken

IB
30.05.2017 02:59
#23

Uyan etrafına "Allah" de, bakın

Takvalı gençlere dolandur yakın

Sinen yere değse eylenmen sakın

Gör bak neler olur aşktan ziyade

(İbrikci)

09.25 30.05,2014

IB
30.05.2017 03:03
#24

Bana sormayın ne bilem kimim

Binbir dertle türlü inleyen dilim

Aşkıma aşkımdan aşkımdır dinim

Nerden bilim nedir aşktan ziyade

08.54 30.05.2014

 

Ayavaz gel deme yardan bir bakış

Gönül gözlerinin sürmesi nakış

Sevenden sevilene devreden akış

Bir aşk var içerde aşktan ziyade

08.41 30.05.2014 (ozamanlar Ayvaz mahlasıyla yazardık)

 

Yar nice olmuş böyle bizimle

Gel bizi seyreyle gönül gözünle

Kördüğümü gel çöz biraz çözümle

Zahide aşk zikri aşktan ziyade

18.37

23.05.2014

IB
30.05.2017 03:30
#25

Aldı aşık halim;

 

 

HiÇ KiMSe aLLaH’ (cc) tan aZaDe DeĞiL,

aLLaH’ ı (cc) SeVeNLeR eZa’ da DeĞiL,

O aLLaH (cc) uZaY’ da FeZa' da DeĞiL,

YüReK’ te YâR VaR’ dır aŞK’ tan ZiYaDe…

aksiseda (Halim)

28.05.2014 – 10:55

 

BiR aK’ tır aSL’ ında YeŞiL’ i aL’ ı,

aŞıK’ a aYN’ ıdır ZeHiR’ i BaL’ ı,

YâR ile aranda NeFS KaRa ÇaLı,

NeFS’ ini BiLeN’ ler aŞK’ tan ZiYaDe…

aksiseda (Halim)

28.05.2014 – 11:02

 

aNa’ dan BaBa’ dan eVLâ’ dır GüL’ ü,

RauF-uRRaHiM’ dir MeVLâ’ dır GüL’ ü,

SeVeN’ i DiRi’ dir, SeVMeYeN öL’ ü,

SıRRıDıR SîN’ ede aŞK’ tan ZiYaDe…

aksiseda (Halim)

28.05.2014 - 11:20

 

“LeVLâKe LeVLâK” HeR oL-aN’ a NeDeN,

“Esmâe kullehâ” ToPRaK’ tan BeDeN,

KuL’ u-ReSûLü’ ne ŞaHiD’ lik eDeN,

aYN’ adır ASL’ ına aŞK’ tan ZiYaDe…

aksiseda (Halim)

28.05.2014 - 11:43

IB
30.05.2017 19:57
#26

Allah dostu odur ki, nefsine tek pay biçmez;

Kırk yıl bir ekşi ayran özler de onu içmez.

 

(1983)

Üstad Necip Fazıl Kısakürek

 

Aziz kardeşlerim ,annem süt almaya yolladı 10 tl verdi . sütün litresi 2.25 tl gittik 3 litre aldım. Paranın üstüylede orda kalbura bastı vardı iftarlık alayım dedim 2 tane kalbura bastı tarttı 4 küsür para yazdı. Neymiş efendim içi ceviz doluymuş ... Almıyorum dedim 2 tl olur mu ya kalbura bastının tanesi. 2 liraya pide alırım gerçi pide 3 tl ...

IB
01.06.2017 02:08
#27

Aziz kardeşlerim tasavvufta sürekli karşımıza çıkan bir konuyu düşündüm . " Ayna"

Aynanın hakikati neydi ki , onca Allah dostunu düşündürdü ...

Aklen bakıldığında bir yakınlık söz konusu. Bize bizim gördüğümüzden daha detaylı gösteriyor zahiri görünüşümüzü.

Aynadaki doğruluk yakınlık oluyor. Aklın aradığı doğru bilgiye ulaşmak. Bazı büyük giyim mağazalarında aynalar var insanı daha güzel gösteren. Işık oyunuyla mat bir görüntü sağlanıyor. Satış pazarlama stratejisi olarak kullanılıyor. Daha iri gösteren ayna var. Kırışıkları göstermeyen aynalar... Bizim banyoda vardı bir ayna tepesindeydi ışık çok severdim o aynayı . çok güzel gösterirdi ama dışarıda gölgelerle bambaşka bir görüntü çıkıyor. Geceleri aynaya bakmak yasaktır... Aynalarda görmemiz gereken aslında nedir? Yaşlanıyoruz... Ayna kullanımını öğrenmek çok önemli bence. Yakınlık tamam ama neye yakınlık... Hayal dünyasından olana çekip getirmeli aynaya bakışımız. Olsun olmasın diye bakıyoruz olanı görmek gerek...

Aynaya bakarken olanı görmeyi unutmamalıyız. Sevgili hocamın sözü geldi , " olsun olmasını bırak, olan da hoş aşık isen"

Çemil meriçin de bir sözü vardi. Yanlış hatırlamıyorsam şöyleydi ; " kelimeler ....( felanca kişinin) kendini seyrettiği bir su ,dere ; fazla bakma içine düşersin..."

AL
02.06.2017 13:19
#28

Ayna. Nefs yani. Görmek istediğin yahut kendinde gördüğün ya da aynanın kendisinde sana gösterdiği sen.

Yansıma. Işık. Ben'in yansıması, ışığı, karartısı. Gördüğün, gördüğünü sandığın.

Aziz kardeşlerim tasavvufta sürekli karşımıza çıkan bir konuyu düşündüm . " Ayna"

IB
03.06.2017 13:45
#29

Fizikte de ayna konusu baya yer tutuyor. Konu başlıklarından biraz örnek verecek olursak;

 

1 Işığın Bir Ortamda Yayılması

1.1. Geometrik Optikte Işın Yaklaşımı

1.2. Işığın Yansıması

1.3. Tam Yansıma

1.4. Işığın Soğurulması

1.5. Işığın Dispersiyonu

1.6. Renk

1.6.1. Cisimlerin Işığı Yansıtması

1.6.2. Işığın Filtrelerden Geçişi

2. Aynalar

2.1. Düzlem Aynalar (düzlem aynada görüş alanı)

2.2. Küresel Aynalar

AL
03.06.2017 22:49
#30

El hak öyledir. Fizikte Allahın sonsuz ilminden bir ilim neticede. Ha arz kanunu, ha gök kanunu.

 

Hepsi aynı kudretin kanunu.

IB
04.06.2017 02:14
#31

Aziz kardeşlerim hocamın eski yazılarını karıştırırken bişe buldum ; ”Zâhir gözüken ten, bâtın gaib cân" Bu çok önemli. Çok önemli çünkü metafizik konusuna vakıf olduğuna inandığım bir Allah dostu , " daha "cân" ne demek bilmiyorsan benim kitabımı okuma " diyor. (Allah tüm hocalarımızdan razı olsun)

Bu arada Ali Melikşah kardeşime de katkılarından dolayı teşekkür ederim. Yazdıklarını ciddiye alıyorum, hepsi bizim için çok değerli.

cân' ı bulduk . Bu önemli bir başlangıç noktası.

Bizim bulduğumuz ufacık bir sızıntı Yunus Emre atababamız diyor ya" cânlar cânını buldum bu cânım yağma olsun"

Acaba ne buldu???

IB
05.06.2017 03:33
#32

Aziz kardeşlerim! Biz ,"biz bulduk "demeyelim ; "o bizi buldu" dersek daha doğru olur bizim için. Yunus Emre ata babamıza sözümüz yok haşa.

Bu buluşa çok sevindim. Artık birşey var elimizde... Az da olsa bir şey bu. Heycan verici... Şimdi bu cân penceresinden baka biliriz konulara.

Üstadın dediği gibi ;

"Garip pencerecik, küçük, daracık;

Dünya ya kapalı, Allaha açık."

AL
05.06.2017 10:03
#33

Bu arada Ali Melikşah kardeşime de katkılarından dolayı teşekkür ederim. Yazdıklarını ciddiye alıyorum, hepsi bizim için çok değerli.

cân' ı bulduk . Bu önemli bir başlangıç noktası.

 

Hoşbulduk ibrikçi kardeşim, hoşluk varsa buluruz elbet. Dilimiz döndüğünce ve zaman buldukça eğitim atışı yaparız buralarda inşallah.

IB
05.06.2017 14:48
#34

Ali gardaş ,eğitim atışı yapmanıza eyvallah ama baştan diyeyim ,ben yanımda benden daha yakışıklı adam istemem ...

Burada gelir senin yazılarınla ilgilenir beni arka plana atarlarsa kokmuşluk çıkartırım ona göre...

AL
05.06.2017 15:24
#35

Serde hem Ali'lik, hemi de Delilik olunca arada mazur göreceksin ibrikçi kardeşim. Lakin, fakat, ama.. Yakışıklılık bu gardaşında zuhur etmediğinden tasalanma sen, rahat ol :) At benim olsun da, varsın meydan senin olsun. Atalarımız bize mi kızacak atasözünü versiyon 2017 yaptık diye.

IB
05.06.2017 15:42
#36

Üstad ne demiş;

"Bizim eksikliğini gördüğümüz ve hasretini çektiğimiz hareket, herhangi bir rejimi kanun dışı yollarla devirmeyi hedef tutan bir iş ve aksiyon dehası değil, ona her an, her şeye muktedir bir (efkar-ı umumiye) yaşadığını hissettiren, asla nöbet yerini bırakmayan içtimai dayanışma ruhudur." (N-F-K)

IB
07.06.2017 23:22
#37

Azizi kardeşlerim metafizik konularına bakıldığında insanlarda hayret uyandırdığı görülüyor. Mesela kerametler hayretle izlenir. Hepimiz içten içe keramet göstermek isteriz, insanları hayret ile ne bileyim ikna etmek isteriz , kendi tarafımıza çekmek isteriz. Çeşitli hevesler olur. Bu iş , yani metafizik hokus pokusculuk değildir. Bunu reklam sektörü çok iyi kullanır pırıltılı hayatlar gösterir tvde amaçları satış ve pazarlamadır. Para için yaparlar bu hokuspokus içi boştur.

Allah için yapılan keramet , marifet...

 

Keramet mi göstermek istiyorsun ? İnsanların hayran hayran bakacağı , dikkat edececeği vs... Buyrun efendim...

 

Gittğin yeri pak eyle, lokmanı hak eyle...

(Hacı Bektaşı Veli kuddise sirru)

 

( Allah dil sürçme ve eksik anlatımlarımızı çok iyi bilir . Böyle türlü türlü hatalar bizden geçse Allah affeylesin)

IB
10.06.2017 03:51
#38

#namaz hayatımda belki de doğru zamanda doğru yerde olduğum tek şey...

IB
10.06.2017 16:03
#39

Bakara suresi ile beraber ÂL-İ İMRÂN SURESİne Peygamberimiz tarafından "Zehravan" (iki gül; parlak, nurlu iki sure) adı da verilmiştir.1

 

1.Müslim, Salâtü'l-müsâfirîn, 42.

 

Keşke ben metafizik araştırmalarımda " gül " den başka hiçbir şey bulamamış biri olsaydım... :(

IB
10.06.2017 23:24
#40

18118953_10155299141092422_6901797929521

Seyrimde bir şehre vardım
Gördüm sarayı güldür gül
Sultanımın tacı tahtı
Bağı divanı güldür gül

Gül alırlar gül satarlar
Gülden terazi tutarlar
Gülü gül ile tartarlar
Çarşı pazarı güldür gül

Toprağı güldür,taşı gül
Kurusu güldür, yaşı gül
Has bahçesinin içinde
Selvi çınarı güldür gül

Gülden değirmen döndürür
Anın ile gül öğütür
Akar arkı, döner çarkı
Bendi pınarı güldür gül

Ak gül ile kırmızı gül
Çift yetişmiş bir bahçede
Bakışırlar hâra karşı
Hârı, eshâr-ı güldür gül

Gülden kurulmuş bir çadır
İçinde nimeti hazır
Kapıcısı İlyas Hızır
Nârı şarâb-ı güldür gül

Ummi Sinan gel vasfeyle
Gül ile Bülbül devrini
Meğer şu garip bülbülün
Ahu figanı güldür gül.

Ummi Sinan (kuddise sirruh)

IB
13.06.2017 03:26
#41

Deprem de olsa İftar sofrasını terketmeyiz .Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın.

Gönlümüzde muhabbet ateşi sönmesin diye soğuk su içmeyip iftarı bekliyoruz.

 

Resulullah buyurdu ; “Nimeti ile size rızık verdiği için Allah'ı sevin! Allah'ı sevdiğiniz için beni, beni sevdiğiniziçin EhliBeyt'imi sevin!”

 

Yunusca Es Selam ;

 

 

 

İki cihân zindânısa gerek bana bostân ola

Ayruk bana ne gam gussa çün ‘inâyet dostdan ola

 

Varam ol dosta kul olam her dem açılam gül olam

Hem söyleyem bülbül olam turagum gülistân ola

 

Ol dost yüzin gördi gözüm erenlere toprak yüzüm

Söz bilene iş bu sözüm gerek şekeristân ola

 

Sensüz iki cihân benüm zindân görinür gözüme

Senün ‘ışkunla bilişen gerek hâssu’l- hâsdan ola

 

Her da’vîden geçen kişi Hak’dan yana uçan kişi

‘Işk şarâbın içen kişi geh esrük geh mestân ola

 

Kördür münâfıkun gözi yarın kara koyar yüzi

Halkun bana acı sözi gerek şekeristân ola

 

Her dem yüzim yere uram Allah’uma şükür kılam

Ben benligüm dosta virem ne da’vî yâ destân ola

 

‘Işka döyemedi özüm gensüzin açıldı râzum

Yûnus senün iş bu sözün ‘âlemlere destân ola

 

Yunus Emre (Candır) "Kırklar Yunus aşığı , Yunus Allah aşığı" diye boşuna denmemiş

IB
13.06.2017 22:40
#42

Aziz kardeşlerim, müthiş bir projem var. Bir televizyon programı yapıcaz ve sörvayvır ve diriliş dizisine nal toplatacak bir program. Programda derviş edasıyla metafizik araştırmaları olacak 40 bölümlük bir program . Benim haylimde Serdar Tuncel sunucu ve öğretici olacak yanında da bir öğrenci olacak. Her bölümde Serdar bey sadece o öğrenciye anlatacak onu yetiştirmeye çalışacak. Öğrenci ise çok edepli bir şekilde onu dinleyecek. Söze çok az karışacak sadece öğretmeninin susadığını düşünüp su verecek. Programda, mesela biz burada Ümmi Sinan Kuddise sirruh ile başladık ya , programda bu ikisi atlayıp kabrine gidecek onu iyi tanıyan profesör alimlerle sevenleriyle konuşacak , mahallenin meczubunu bile bulup konuşturacak. Notlar tutulacak ve bu notlar bir internet sitesinde blog şeklinde paylaşılacak yorumlar alınacak. Mesela diğer bölümde biz burada İbni Sina hazretlerinden mevzu açılacak aynı şekilde araştırmalar olacak. Oradan Yunus Emre Ata babamızdan Konu bağlanacak. Küçük camilerdeki ak sakallılar ziyaret edilip sorular yöneltilecek. Hep o öğrenci edepli çocuğa öğrenmesi için anlatılacak . Bu daha çok ilmi ciddi bir araştırma tadında tutulmalı. Yani duygusallık ve akıl harmanlanmalı. Sırlar ip uçları ince ince işlenmeli. Çok önemli katılımlar sağlanmalı gerekirse cumhur başkanından dahi fikir alınmalı.Bence bu çok faydalı ve dikkat çekici olacaktır. Mesela çöle çekilinir biraz erzakla bir kaç gün çölde yıldızların altında zor hayat şartlarında ...
İlla bir tv ile anlaşmaya da gerek yok bir youtube kanalı da açıla bilir. Gelen gelir yorum yapar. Maksat araştırmayı derinleştirmek olduğu için izleyicinin de katkıları alınır. Hepimiz o öğrenciyi eğitmeye, ona metafiziğin ne olduğunu anlatmaya çalışıcaz. Sanki o öğrense hepimiz öğrenecekmişiz gibi... Programda bir espiri olarak katılım yapan profesör, alim, vatandaş, ordu komutanı,cumhur başkanına katkısından dolayı sadece " su " ikram edilsin. suyu da öğrendiğine karşılık o öğrenci versin. "insanın hayırlısı insana su verendir " hadisinin de bereketiyle gönüller yumuşayacak bir birlik bütünlük sağlanacaktır (inşaAllah) diye düşünüyorum...

IB
13.06.2017 23:11
#43

Bu arada bir de tefekkürümüz oldu. Bilindiği gibi iki türlü hac vardır. Birinde masraf edilir ve Kabe'ye gidersin diğerinde Kabe sana gelir. Şimdi bunda kabe'nin bize gelmesi konusunda elimizde detaylı bir şekilde Kabe'nin ,Mekke'nin, Medine'nin anlatıldığı bir kitap olsa ve onu okusak Kabe Yanımıza gelebilir. Nasılki bir Allah dostunun kitabını okuduğumuzda o Allah dostu yanımıza geliyorsa Kabe de bu şekilde bize gelebilir...
Bu şekilde yazılmış detaylı bir kitap bilen varsa önerebilir mi?

 

Geçen bir yerden elime geçti Niyazı Mısri (kuddise sirruh) 'nin Kaside-i Bürde Tesbi-i kitabında İdam adında Medine civarında bir dağ varmış, İdam dağında şimşek çakmaya başlayınca Medineye yağmur yağarmış bilgisine ulaşınca baya bir kendimi Medineli hissettim.

IB
14.06.2017 03:04
#44

"Ateşin içinde gül bahçesi vardır" diyor bir Allah dostu... Kontrolsüz güç güç değildir. Ateşi kontrol altına alırsak onunla yemek yaparız evimizi ısıtırız cenneti alaa olur.

Ne diyor Yunus Emre Atababamız ;

" Yunus Emre sen dahi tövbeye gel tövbeye"

IB
19.06.2017 02:35
#45

Şimdi benim efendim sultanım ruhi revanım bizi bazı taşkınlıklarımızdan dolayı affediniz. Bazen gül kırizimiz tutuyor. Bende gül hastalığı var güller açınce benim de yüzüm kıpkırmızı dışa veriyor. Bir keresinde yine böyle twitter de kafamıza göre yazıp çizerken birden gül kırizim geldi " keşke ben "gül"kelimesinden başka bişe yazmamış bir trol hesap olsaydım. " diye cezbe de olabilir bir tvit attım.

Bir aşıklama ;

 

Şu Kanlı Zalımın Ettiyi İşler

Garip Bülbül Gibi Beni Zareyler

Yağmur Gibi Yağar Taşlar Başıma

İllede Dostun Bir Fiskesi Yaralar Beni Beni Beni

Can Beni Beni Beni Dost Beni Beni Beni

 

Dar Günümde Dustum Düşmanı Beli Oldu

Bir Derdim Var İdi Şimdi El Oldu

Ecel Fermanı Boynuma Takıldı

Gerek Vura Gerek Asa lar Beni Beni Beni

Can Beni Beni Beni Dost Beni Beni Beni

 

Pir Sultan Abdalım Can Göye Almaz

Haktan Emir Olmasa ı Rahmet Yağmaz

Şu Ellerin Taşı Bana Hiç Degmez

İllede Dostun Bir Tek Gülü Yaralar Beni Beni

Can Beni Beni Beni Dost Beni Beni Beni.

IB
20.06.2017 02:44
#46

Aziz kardeşlerim birlikte düşünelim.

Aslında bir görevimiz var. "Ölmeden önce ölün" bu hadisi şerif. İşte bize gül gibi bir iş verilmiş...

Ama işe başlamadan önce bizden istenenin ne olduğunu anlamalıyız.

"Ölüm güzel şeydir budur perde arkasından haber

Hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?" N.F.Kısakürek

 

Demekki "Ölüm " ,Güzel şey demk.

Yani "ölmeden önce güzel bir şey yapın" şeklinde düşüne biliriz.

IB
20.06.2017 22:36
#47

Yine gülden konuşalım olur mu?

"Her ne olursa olsun dosttan bahsetmek daha tatlı" buyurmuş İmam Rabbani Hazretleri.

Birkeresinde düşündük bülbülcesinden okuyabilir miyiz diye Fatiha suresine baktık. Haşaa tefsir değil, meal diye değil . kayıtta etmedik öyle bir şey işte ... Dilimiz döndüğünce bülbülcesine ... Üstad da söylemiş ya " bülbüllere emir var, lisan öğren vak vaktan" demekki bülbülün lisanı çok daha iyi ve üstün bir lisan. Yani bu güzel lisanda okuya bilir miyiz diye düşündük, nasıl ettik bir bakalım

Bismillahirrahmanirrahim

( Allahım, hamd sancağı olan gül ,zaten senin kudret elibdedir. Rahmansın rahimsin. Din gününün hakanı , sultanı sadece sensin. Yalnız sana kulluk eder ,yalnız senden dileriz. Bizi, kendisine gül verdiklerinden , gülü koklattırdıklarından eyle. Asla sapık ve saptırdıklarından eyleme . Hayır ! Hayır! sapıkladan sapıtanlardan kesinlikle olmak istemiyoruz. (Amin) )

IB
22.06.2017 21:34
#48

Şimdi aziz kardeşlerim güzel nedir bir bakalım.

Biz güzeliz ama doho çok melihiz... Zaten hocam bize " çok şekersin" diye iltifat etmişti.

Melihlik (Tatlılık) daha iydir . şöyleki ;

Ne güzelsin, Ya Muhammed! (sallallâhü aleyhi ve sellem)

Hiçbir halin insanlara zarar verici bir sebep olmadı.

Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellemin zahiri ve batınî güzelliği

kemal mertebesinde olmuştur. Kamil bir güzelliğin sahibi olduğu için

güzelliği Yusuf aleyhisselâm gibi fitne (imtihan) sebebi olmamıştır.

Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem efendimizin, mübarek

bedeninde toplanan, görünen ve görünmeyen güzellikler hiçbir ferdin

bedeninde toplanmamıştır. İmam-ı Kurtubi kaddese’llâhü sırrahu’l azîz

şöyle bildirmiştir:

"Resul-i ekrem efendimizin güzelliği büsbütün görünmemiştir. Eğer

hakiki güzelliği görünseydi, Eshab-ı kiram O'na bakmaya takat

getiremezdi.

Şayet hakiki güzelliğini gösterseydi, hiç kimse bakmaya

dayanamazdı."ashab-ı kiram, Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve selleme;

"Ya Resulallah! Siz mi güzelsiniz, Yusuf aleyhisselam mı daha

güzeldir?" diye sordular. Efendimiz cevap olarak; "Kardeşim Yusuf

benden sabih (güzel), ben ondan melihim (tatlıyım). Onun görünen

güzelliği, benim görünen güzelliğimden çoktur" buyurdular.

Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem efendimiz bir hadis-i

şeriflerinde; "Allah Teâlâ’nın gönderdiği her nebi güzel yüzlü, güzel

seslidir. Sizin rasülünüz ise, onların en güzel yüzlüsü ve en güzel

seslisidir" buyurdular.

Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem efendimizin, Kur'an-ı kerimde

geçen isimlerinden biri de Kur'an-ı kerimin kalbi olan Yasin

suresindeki "Yasin" kelimesidir. Ulema-i rasihinin büyükleri;

"Yasin, "Ey benim muhabbet deryamın dalgıcı olan habibim"

demektir" buyurmuşlardır

IB
22.06.2017 21:49
#49

Konuya bizden daha vakıf aşık Atababamızdan bir deyiş;

 

Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah,

Şu kudret denizini geçtik elhamdülillah.

 

Şu karşıki dağları, meşeleri, bağları,

Sağlık safalık ile aştık elhamdülillah.

 

Kuru idik yaş olduk, ayak idik baş olduk,

Kanatlandık kuş olduk uçtuk elhamdülillah.

 

Vardığımız illere, şu safa gönüllere,

Baba Tapduk manasın saçtık elhamdülillah.

 

Beri gel barışalım, yad isen bilişelim,

Atımız eğerlendi eştik elhamdülillah.

 

İndik Rum'u kışladık, çok hayır şer işledik,

Uş bahar geldi geri göçtük elhamdülillah.

 

Dirildik pınar olduk, irkildik ırmak olduk,

Aktık denize dolduk, taştık elhamdülillah.

 

Taptuk'un tapusunda, kul olduk kapısında,

Yunus miskin çiğ idik, piştik elhamdülillah.

 

Yunus Emre

IB
25.06.2017 15:54
#50

Sevgili şeyhim için bir türkü;

 

Bahçada yeşil çınar

Boyu boyuma uyar

Ben seni gizli sevdim

Bilmedim alem duyar

Nanay nanay nanay da...

 

 

Bahçalarda gül vari

Var git ellerin yari

Sen bana yar olmazsın

Yüzüme gülme bari

Nanay nanay nanay da...

IB
26.06.2017 16:37
#51

Bir yörk beyti açıklaması;

O güzeller şahının gözdesi, birincisi çoktur. Ben ise sefil ve perişan bir kulum sadece.

IB
30.06.2017 14:37
#52

Şimdi benim efendim sultanım ruhi revanım , "Bize Rabbimizin rızası deste deste kızıl liradan daha sevimlidir." bu sözü biz söylersek çok tesirli olur.

Niye herkesinki tesirli olmaz? ...
Sevgili Şeyhimin bir sözü var "Mansur çok meydanda dâr bulunmuyor"

Mesela bazı sünnetsiz şiiler var afedersiniz çükünün ucunu feda etmez kalkar şahlık taslar.
Bu işler dârsız olmaz ağam.
Ne demiş atalarımız. Sen aga ben aga bu inegi kim saga...

IB
06.07.2017 17:06
#53

Aziz kardeşlerim , konu uzayıp gidiyor ve açıklamam gerekirse elimizde henüz bişe yok. Can ' ı bulduk sandık ama zaten bulduğumuz tabirde " batın" yani görünmeyendir deniliyor. Batın demek görünmeyen, gizli, yok ....

bir an hocamın sözüyle öyle heycanlanıp sevindik ki bir şey bulduk diye ama üstadın dediği gibi "Sanki burnum değdi burnuna yok' un" ... Bilmekle böyle yaklaştık.

Tabi büyüklerin dediği gibi " küllü boş değildir aşka düşenler"

Burada yok un da kendi içimizde olduğunu öğrendik. İçimizdeki yok denizinde kaybolursak ... Yani Allah'a kul olma konusunda daha seçkin ola biliriz. Zahiri görünüşümüze " nesin sen , hakikat olsan da çekil" deyip Allah'a kullukta her türlü engeli yoklukta eritip ... Derin konular bunlar ben ise sadece bir selama güveniyor dalıyorum.... Allah affetsin bilmeden işlediğimiz günahları .

IB
12.07.2017 14:03
#54

Metafiziğin dua ile ilişkili olduğunu söylemiştik. Başımdan geçen bir hadise dua konusunda bana bişe öğretti . Duada ısrarın edeb dairesinde nasıl olacağını sanırım buldum. Şöyle ki; dua ederkenki hal üzere dosdoğru olunması gerekiyor. Yani dua edildiğinde istenilen şey heme yazılıyor fakat kul halini muhafaza edemeyince siliniyor. Dikkat edilmesi gereken, duadan sonra da hali muhafaza etmek. Her dua kabul oluyor fakat kul istikametini bozunca kaybediyor.

IB
12.07.2017 14:48
#55

Aldı İmam Rabbani ( kuddise sirruh);

 

 

Allahutealaya hamdolsun sevdiği ve seçtiği kullarına selam olsun. Kulun istekleri kendi kısa görüşü kadar olur. Her şeyde Allahutealayı görme arzusu kısa görüşlü olmaktandır. Bu cisimler maddeler Allahutealaya ayna olabilir mi? Bu mahluklar aynasında görünen ancak onun sıfatlarını sayısız akislerinden biridir. Allahutealayı veraların verası uzakların uzağında aramak lazımdır. İnsanın içinden ve kendinden başka şeylerden uzakta dışarlarda aramalıdır. Sakın yükseklerden aşşağı düşmeyiniz. Allah yükselmek isteyenleri sever.

IB
13.07.2017 11:13
#56

Yine sordum çiçeğe,

Gül sizin neniz olur?

Çiçek der ki; ey derviş,

Gül Muhammed teridir. (Sallallahu aleyhi ve sellem)

Yunus Emre

Na şuncacık aklımda soracak bişe kalmadı. Bütün cevaplar gül gibi alınmıştır bir çiçekten. Gülün konuşmasından ziyade , bu ne güzel soru bu ne güzel cevap...

IB
15.07.2017 10:35
#57

15 Temmuz için bir şiir;

 

Gelin allâme-i asrın toyuna

Arza durduk bugün dîvânımız var

Harîr atlas hülle biçin boyuna

"Fetahnâ" sırrını duyanımız var

 

Hazâinin sır sandığın açanın

Vâris-i enbiyâ kadri yücenin

Nesli melek mâhi Hacı Hoca'nın

Yoluna baş u cân koyanımız var

 

Okuttu "elifi "dâl"a yetirdi

Bizi zenbür gibi bala yetirdi

Nice mâlsızlan mâla verirdi

Lâ'li şarâbında gümânımız var

 

Zeyid haber verdi "hâ" ile "kaftan

Ehl-i kabâil geldi her taraftan

Ehl-i irfan olan gelsin bu saftan

Ism-i a'zam okur dekanımız var

 

Sofu münkir olma pendimi nâgâh

Habîb-i Kibriya'nındır bu dergâh

"Elif" "nün" maddesinde öğmüş Allah

Kelâmullah'a hod îmânımız var

 

Sâkînin camlan hep doldu taştı

Hakikat zevrâkı yelkenin açtı

Sefinemiz sahil bahri dolaştı

Ledünnî şehrine revanimiz var

 

Okuttu tefsiri hem ilm-i âlet

Yetişdi dersimiz buldu nihayet

Dersim ebcedlendi durdu kitabet

Bulak başlarında kalanımız var

 

Hamdûlillah yüceldi âli sânı

Yüzünde okunur "Seb'a'l-mesâni"

Mısr-ı melahatte Yûsuf-ı sânî

Pây-ı dâmenine akanımız var

 

Celâli aşkının Şat u Fırat'ı

Bütün çeşmelerin kand-i nebatı

Gelen ûftâdenin ehl-i hizmeti

Hemen Mehdi çağı zamanımız var

 

Bayburtlu Celali Baba

IB
15.07.2017 11:05
#58

Geçenlerde rüyamda Mehdi a.s ın istanbulda olduğu söylendi. Bilemiyorum sahih bir rüyamı ...

 

Bir celali baba karşılaması ;

 

Suna hangi bağın ayva narısan

Bahçeler rümmanı sen sefa geldin

Bendeki bülbülün gül ensarısan

Gülümün gülşeni sen sefa geldin

 

Revan ehli misen Nevcivanlı mı

Karabağlı mısan Dağıstanlı mı

Semerkant, Kandehar, Bedihşanlı mı.?

Gürcistan reyhanı sen sefa geldin.

 

Bir hab-ı gaflette üçler yediler

Seni bana hekim cerrah dediler

Yarem göz göz olmuş bir tabip diler

Derdimin dermanı sen sefa geldin

 

Üç harf beş noktadan aldık hesabı

Seni bana yazmış ecel kitabı

Şimden gerü kaldır yüzden nikabı

Hanemin erkanı sen sefa geldin.

 

Bâdeler nûş etmiş ehl-i dîlem ben

Şat, Fırat, Ceyhun’em nehr-i Nil’em ben

Kimse bilmez ne revnakta gülem ben

Bağımın bağbanı sen sefa geldin

 

Sakla Celâlî’yi cevher taş gibi

Altın tasta od görmemiş aş gibi

Parmağında hatem yüzük kaş gibi

Canımın kurbanı sen sefa geldin

Bayburtlu Celali Baba

IB
16.07.2017 15:04
#59

Süleyman gibi sen karıncaların yanına var.

Karıncalar bir anda birer Süleyman olsun.

Ne olur, bir gececik kapısını çalma ayrılığın.

 

Mevlana Celaleddin Rumi

IB
17.07.2017 10:44
#60

Aziz kardaşlerim , belki aklınıza takılır ; ibrikçi nerden biliyor bukadar şeyi biz niye bilmiyoruz , bize niye ruyada bazı malumatlar verilmiyor, bizim başımız kel mi ???? Vs.. Güzel kardeşlerim çok kolay ; yatsı namazının son sünnetini 4 rekat olarak kılın ,Allah sizin de kalbinizi sırlarla doldırsun.

IB
20.07.2017 10:09
#61

Şimdi benim efendim sultanım ruhi revanım, ince ince mevzular aklıma geliyor tüm tatlılığımla izaha çalışıcam inşaAllah. Kendimi sağlama almak için konuya şeyhimi de dahil edeyim...

Efendim dergahlıkta , seyri sulukta mertliğin daha kuvvetli olduğunu düşünürdüm kalenderi olmaya çalışırdım. Daha çok mertliğe yöneldiğim için edepte bazı boşluklarım oldu . Yani mertken daha tatlı olacağım fikri ağır basıyordu şimdi ise edebe daha dikkat etmek gerektiğini düşünüyorum. Her ikisinde de tatlı oluna bilir. Mertlikte tatlılıkta başarılı olamadım. Şimdi edebte tatlılı olmaya çalışıyorum. Allah'ın rızası tatlılıkta diye düşünüyorum. Bunu olgunluk , kemale erme diye de düşüne biliriz.

Metafizikle ilgisi de şu , anladığım kadarıyla metafiziğin belirli kitabı yok. İbni sinanın araştırmalarını belli bir yere kadar okudum , en önemli ve bir çok anlatımda kullanılan " prensib"' in ne olduğunu bile tam olarak çözemiyordum. Şimdi ise içimden bir ses " metafiziğin edeb' e geldiğini , yani edepli kişiye metafizik lugatındaki kelimelerin manâları anlamlıolmaya başlıyor. Tatlının çekiciliği prensipler oluyor mesela... Mesela bir damla balı koy dışarı mahallenin bütün sinekleri toplanır gelir. Bir kilo katran koy yanından geçen olmaz. Yani Biz burada anlayamadığımız meta fiziği bir bakıma edeb ile tatlılaşıp kendimize çekip avlamaktan bahsediyoruz. Aman avcı iken av olmayalım ...

Neyse bukadar tatlılık yeter biz şeyhimize uyalım, kendimizi farş etmeyelim insanda sırullah vardır...

IB
20.07.2017 10:36
#62

Bir türkü ;

 

 

Şu Yüce Dağların Karı Eridi

Sel Oldu Gidelim De Bizim Ellere

Yaylamızı Lale Sünbül Bürüdü

Gel Oldu Gidelim De Bizim Ellere

 

Nazlı Olur Güzellerin Eyisi

Deli Gönül Güzellerin Delisi

Gayrı Bizim Elin Kara Çalısı

Gül Oldu Gidelim De Bizim Ellere

 

Karacaoğlan Der Ki Gelir Yazları

Güzel Kimden Aldın Sen Bu Nazları

Ananın Babanın Acı Sözleri

Bal Oldu Gidelim De Bizim Ellere

IB
23.07.2017 09:53
#63

Saçlarından bir tel aldım

Haberin var mı yar yar

Haberin var mı?

Aziz kardeşlerim gece olunca hırhızların güneşi doğarmış.

Hırhızlar bile gece çalışırmış. Şimdiki aklım olsa dergahlıkta hep gece çalışırdım. Bu Gece ufaktan hırhızlar tarafından soyuldum. Çantamı çaldılar...
Çantada ; biraz yiyecek , tütü tabakam, telefon şarzı, çeşitli gıvır zıvır ve birde jop vardı . Bir güvenlikçi vardı borç vermiştim parayı aldı kaçtı jopu düşürmüş el koymuştum. Bu arada sevindirici olan gece yerim diye evden biraz kurabiye poşete koymuştum. Çantaya koymayı unutmuşum bekarlıktan... Demekki zamanı geldiğinde bekarlığında faydası olurmuş...
Ahhh! bu kafa dergahlıkta olsaydı bende...

IB
23.07.2017 21:11
#64

Benim efendim sultanım aziz kardeşlerim gelin size bir zikir öğreteyim. Hani kalenderiler çekermiş ya tesbih " Ya Ali, Ya Ali, Ya Ali" (kaddesallahu veche) buna benzer ,belki mantığı aynı. Benim annannem çok tesbih çekerdi, koçaman bir tesbihi vardı. Bir gün babam da tesbihin bir ucundan tutmuş " Bibimin dediği , Bibimin dediği , Bibimin dediği"

Diye çekmeye başlamış . Annannemin hoşuna gitmiş gülümsemiş ...

Şimdi biz ne diyoruz " Şeyhimin dediği , Şeyhimin dediği, Şeyhimin dediği" yani kabirde sordular mesela ; " Rabbin kim ? Nebin kim?" biz de diye biliriz , Şeyhimin dediği...

Kamil insana böyle teslimiyet bizi kurtara bilir

Böyle tatlılı fikirler düşünüle bilir metafizikte...

IB
24.07.2017 16:59
#65

Aziz kardeşlerim çanta çalınmamış kameradan baktık gayet sosyete kalabalık bir aile geliyor oturuyor , yanlarında küçük köpekleri de var köpeğin ipini verirken oturmak için eline aldığı bizim çantayı da veriyor . Kadında onun sanıyor heralde karambolde bizim çantayı da alıp biniyorlar arabaya. Plakadan telefonuna ulaştık adam da tedirgin olmuş tütün jop falan var ya... Şikayetçi olmadım getirecek bekliyoruz.

IB
26.07.2017 11:43
#66

#DurdumVeDedimKi ; "Yiğitlik bir anlık sabırdır!"

Şeyh Abdul Kadir Geylani Hazretleri ( kudduse sirruh)

IB
26.07.2017 11:55
#67

Birkeresinde bizim bodruma bir hırsız girmiş ,kömür çalıyormuş Ali abim hırsızı görünce hemen saklanmış. Belki beni görür de almaktan vaz geçer diye...

Hırsız da bir kız , yani korktuğundan değil.

IB
28.07.2017 03:01
#68

Suyun maanasıyla alakalı bazı düşünceler ;

İnsanların üretimlerinin hepsinin su tasarrufundan kaynaklanan kazanımlar olduğu düşüncesi hasıl oldu. Bunun matematiksel bir formülünün yazılması gerektiğini düşündüm. Emek ve üretimin ölçü birimi tasarruf edilen su ile belirlenmeli.

Su tasarrufu şöyle , hayatı olan ve canlı olan herşey sudan yaratıldı. Biz canlılar ise birşey yaratmıyor sadece su tasarrufu ya da israfı içerisindeyiz. Havuz ve musluk problemleri var mesela ama işin aslının anlaşılmasında yeterli değil. Belki yeterli ama benim gibi matematiği kıt olan ve olayı çözümlemekte takılanların anlayışını kuvvetlendirmek için, ürettiğimiz üreteceğimizin sadece su tasarrufu olduğu kanıtlanmalı.

IB
01.08.2017 14:33
#69

Hucurat suresi 18. Ayette Resulü aracılığıyla Allah buyurdu ;

Bismillahirrahmanirrahim

" Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir."

( şüphesiz Allah doğruyu söyledi)

IB
13.08.2017 11:39
#70

Aziz kardeşlerim mesela ben yoğun bir işte çalışıyorum eve bitab düşüyorum geçen rahatsızladım 2 gün rapor verdi doktor evde yattım baktım çalışsamda çalışmayıp evde yatsamda aynı zaman geçiyor. Ha çalışmışım yorulmuşum ha evde akşama kadar yatmışım aynı zaman yine geçiyor. Hatta dün öyle yorgundum ki yorgunluktan uyuyamadım. Evde olsan uykunu almış olursun uyuyamazsın bir de yorgunluktan uyuyamazsın. Ama sohbetlerimde dikkatimi çeken bişe var . uykusuzken çok daha güzel şeyler yazıyorum. Yunus emre ata babamızın bahsettiği " esrük" hali sanırım uykusuzluk. Geçen inanmazsınız Üstadın hani bir şiiri var " yok bir yoktur bir vardır..." en esrarengiz dizeleri. Bakınız şiiri bile ezbere bilmiyorum ama bir şerh geldi aklıma resmen şerh şiiri yazdı... Yani yoktan başladım . elimde şiirin sadece yoku vardı. Daldıkça diğer mısralarda şerhle beraber geldi ... Şimdi hiç dalmak istemiyorum çıkamam ...

IB
13.08.2017 14:20
#71

Bakınız aziz kardeşlerim hepimiz çalışıyoruz yani sadece kendim için demiyorum. Mevzu açıldı da aklımıza geldi. Allahın kulu olduğumuz için zannediyorum ki Allah' a en tatlı halimiz, Allah yolunda çalışıp uykusuz bitab düşmüş halimiz. Kul kulluğunda yorulmuş o zaman işte o yorgunlukla tatlı bir sohbet hali oluyor " esrük" o işte ...

 

Ne diyor fuzuli;

"N’olacakdur terk-i aşk itme Fuzûlî vehm edüp

Gâyeti derler ola bir bende sultânın sever

 

(Fuzûlî, dedikodudan çekinip de aşkından vazgeçme.

Ne olacak, en çok kulun biri sultanını seviyor, diyeceklerdir.)

 

(Ustadın şiirini de yazalım )

 

BirO'NUN SANATI

(Yok) bir (var)dır;

Geçit vermez;

Dar mı, dardır!

(Yok) bir (yok)tur;

Akıl ermez,

Ne de çoktur!

(Var) bir (yok) tur;

Yusyuvarlak,

Dönen oktur.

(Var) bir (var) dır.

O’na varmak…

Bu kadardır!

- Üstad Necip Fazıl KISAKÜREK kul

IB
17.08.2017 03:59
#72

aziz kardeşlerim meta-fizik.com domain boş acaba alsak mı?

IB
27.08.2017 14:03
#73

BurayaŞunuYazmalı ; "ne yanar kimse bana ateşi dilden özge

ne açar kimse kapım bad-ı sabadan gayri" (fuzuli)

IB
29.08.2017 13:12
#74

#AraKANağlıyor "Alim ilmine yansın , pazusuna pehlivan..." N.F. Kısakürek

IB
30.08.2017 16:37
#75

Tüm metafizik ilmi de saklıdır bir "elif" de...

IB
05.09.2017 20:54
#76

Kimse okumuyorsa şeyhim okuyordur deyip yine söze başlayalım...

Zaten bizim burada amacımız kırık gönül tamir etmek. Metafizik bahane..

O kırık gönüllerin her biri bir derya...

Meta fizik dediğin nedir ki ? İki kelimede geçen açıkladım ama unuttum gitti. Yazmadığım için unuttum... Mesela biz burada şeyhimizin gönlünü yapmaya çalışıyoruz. Diyelim yola çıktık bir vasıta ile işte o vasıta şuan burada metafizik. Bindik gidiyoruz... Burada zaten metafizik işler hale getirilmeye çalışılıyor. Laf değil sadece... Kabiliyetimizce, kadarımızca , kaderimizce bu tekerleği çeviriyoruz. Meta fizik inanın gözümde değil . şeyhimin bir tebessümüne , aha metafizik budur der geçerim.

Metafizik için iki kelime de çoktur . tek kelime buyrun ; metafizik = edeb...

IB
11.09.2017 13:24
#77

Uyanır gece yarısı, yoktan sevda yaparım

Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım

Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yakarım

 

Dilsizler bana danışır, kelebeklerin aklı benim

Gemilerle her gece ben çok uzaklardan dönerim

Çağırırlar küçük adımı, karafakiden ben akarım

Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım

Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yakarım

 

Kalbim sevda kuyusu, her gün yoldan çıkarım

Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım

Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yakarım

 

Dilsizler bana danışır, kelebeklerin aklı benim

Gemilerle her gece ben çok uzaklardan dönerim

Sen unut geçmişini, ben aklımda tutarım

Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım

Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yakarım.

 

Ebruli

Söz: Hüsnü Arkan - Müzik: Nadir Göktürk

IB
11.09.2017 13:34
#78

Şimdi benim efendim sultanım ruhi revanım Yunus Emre atabababamız demiş " Yunus sen bunda meydan isteme,

Meydan içinde merdaneler var. " yani burada biz metafiziği tek kelimeyle anlattık ama bu konuyu tek harfle de anlatan var hatta tek bir noktayla da anlatan var.

ALLAHu Zü’l- Celâl bizlere şuur versin. Âmin!.

IB
15.09.2017 10:55
#79

Büyükler demiş " zalimsiz âlim , hainsiz devlet olmaz" şimdi bunu niye dedik ? Şimdi biz butada çok düzgün dört dörtlük bir çizgi de çizersek riya olur. çünkü bizde dergahta şeyhine yamuk yapmış sırlı bir dervişiz sonuçta. Uçmaya gerek yok. Ahım şahım hallerimiz yok. Bir şeyi bir şeyden ayırt edemeyişimiz sayesinde ancak kendimizi farş ediyor bu gün acaba hangi günahımı anlatayım derdiyle şaşırmış bir şekilde dırdır edip , adımız gibi bildiğimiz asıl yapmamız gerekenleri erteliyoruz aklımızca...

Ah ah keşke dergahta utancından tek kelime etmemiş gözü yaşlı boynu bükük yunuslayın derviş olsaydım...

IB
17.09.2017 06:40
#80

1-) Arap Baharı ilk önce hangi ülkede ve nasıl başladı?

Tunus'ta Muhammed Buazizi'nin kendini yakmasıyla başladı.Tarih: 17 Aralık 2010

 

2-) Muhammet Buazizi kimdi?

Tunus'ta iş bulamamaktan ve geçim sıkıntısından dolayı seyyar satıcılık yapan üniversite öğrencisiydi.

 

3-) Muhammet neden kendini yaktı?

Bir zabıta görevlisince tokatlanması ve tezgâhı ile mallarına el konulması sonucu buhran yaşaması.

 

Kuantum fiziğine göre bir kelebeğin kanat çırpışı büyük bir fırtınayı tetikleye bilir...

IB
29.09.2017 20:29
#81

Allı turnam telli turnam
YAnakları ballı turnam
Yarla senli benli turnam
Turnam yare selam söyle
1948
29.09.2014

Belletmeden beylesine
Dalıp gitme neylesine
Düşünmeden eylesine
Turnam yare selam söyle

29.09.2014 19:57

IB
29.09.2017 21:51
#82

Rahmet esse üzerine sarıl güle ,gül üşüme

bak bu hava yağar şimdi...göğe bakıp gülüşüme

seher vakti buluştuk da, nicelerle danıştık da

güne aya ne gerek var ben yanarım Gülüşüme

27.2011

IB
05.10.2017 14:07
#83

Bu günlerde kafama takılan "sınırsız" kelimesi ve anlamı ile ilgili birşeyler yazmak istiyorum.
Sınırsız kelimesini en çok internet için kullanmaya başladık, daha sonra sınırsız web hostingler falan çıktı...sınırsızlık ne kadar insana göre ve sınırsızda nasıl yaşaya biliriz? sısnırsızlık heycan verici olduğu kadar ızdrap da verebilir.Bu konuda dini bilgimde gözüme çarpan bir söz var. Konuyla alakalı olduğunu düşündüğüm dikkatimi çeken bir bilgi yani.
Hatırladığıma göre Bir gün Hazreti Ali (kaddesallahu Veche) efendimiz "Şuan perdeler kalkacak olsa ve her şey gözlerimin önüne serilse bende kıl kadar değişiklik olmaz" Bu mükemmel bir teslimiyetin göstergesi. Perdeler = sınırlar...
Bir damla suya bakarken okyanusları görmek böyle olalı. Şahsen sınırsızlık beni ürkütüyor. Buna davetliyiz...
Fizik ötesi sınırsızlık. Metafiziği anlatmak, anlamak bulunduğun hali korumakla mümkün. Bulunduğumuz hali korumanın da doğru durmak dosdoğru olmakla ile sağlanacağı güçlü ahlaki bağlarla ...

"cut ,vücut, mevcut " bu üçlüyü araştır çözmeye bak (kendim için bir not)

Bir Allah dostu öğüdü;

Ey insan, büyünün (çekiciliğin) üstesinden gel,
Aklı, tutkuyu ve düşünceyi yok et,
Ve onurunu koru!

SUFÎ ŞEYHİNİN
ALTIN SÖZLERİ
(Bawa Muhyiddin ks.)

IB
12.10.2017 02:58
#84

22448388_10155865387722422_7495107987009

IB
12.10.2017 15:12
#85

Göresin

Bahar geldi yüce dağlar başında
Süsem sümbül ola bite göresin
Aşkı buldun ise civan çağında
Tütiyalar gibi tüte göresin

Aşık vuslat bulur serden geçerse
Arifler yurdunda şerbet içerse
Bahar vakti bağda güller açarsa
Şeyda bülbül ola öte göresin

Varıp da gülleri dermek istersen
Açıldığı vakit görmek istersen
Murad-ı maksuda ermek istersen
Bir pir eteğinden tuta göresin

Zikr-i hüda eyle kalma avare
Eğer aşık isen hüsn-i didare
Deme niçin Mansur çekildi dare
Enelhak sırrına yete göresin

Hoca Cemal hüsn-i canana mail
Sen de arzun için ara bul delil
Bin gönülü irşat eder bir kamil
Gidip eşiğine yata göresin


Kağızmanlı Cemal Hoca

IB
17.10.2017 21:00
#86

Düşündüm de sınırsızlıkta asıl korkmamız gereken nokta israf olmalı

IB
19.10.2017 05:52
#87

İşletmecilik , kıt kaynaklarla sınırsız insan ihtiyaçlarını karşılama sanatıdır.

Sınırsız ihtiyaçlara kendini kaptırmamak fani kulların ayaklarını kaydırmaz. Bunu bir aşık şöyle ifade etmiştir;

 

#kerkük

Deme zağlar

Qonuptu deme zağlar

Bir dertliye tuş oldum

Derdini demez ağlar

 

Deme:yağmur ile ziraat yapılan toprak

zağlar:siyah karga

IB
22.10.2017 22:49
#88

"Senin mahmur bakışlarına karşı Cebrail"in kanadı bile secdeye kapanır." Hazreti Mevlana

IB
29.10.2017 02:05
#89

Sevgilerde

 

Sevgileri yarınlara bıraktınız

Çekingen, tutuk, saygılı.

Bütün yakınlarınız

Sizi yanlış tanıdı.

 

Bitmeyen işler yüzünden

(Siz böyle olsun istemezdiniz.)

Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi

Kalbinizi dolduran duygular

Kalbinizde kaldı.

 

Siz geniş zamanlar umuyordunuz,

Çirkindi dar zamanlarda bir sevgiyi söylemek.

Yılların telaşlarda bu kadar çabuk

Geçeceği aklınıza gelmezdi.

 

Gizli bahçenizde

Açan çiçekler vardı,

Gecelerde ve yalnız.

Vermeye az buldunuz

Yahut vakit olmadı.

 

Sevgilerde, Behçet Necatigil

IB
02.11.2017 16:31
#90

orta doğuda yaşanan durumu bir fıkrayla anlatalım...
Eskiden köyde bir kürt gitmiş buz tutan dereye (afedersinlz) büyük abdest bozmaya. Kürdün götünün kılları yapışmış buza. Kürtte ne yapsın ordan geçen kürde bağırmış , "pufidi pufidi" yani diyor ki gel üfle de buz çözülsün. Gelmiş kürt buza üflerken onun da bıyıkları yapışmış buza. Bu sefer bıyıkları yapışan bağırmaya başlamış "pofidi pofidi" yani diyor ki ossurda buz erisin bıyıklarım buzdan çözülsün...
Şimdi de orta doğuda petrol batağına saplanan kürtler birbirine yardıma koşuyor Bakalım yıllarca türklerden istedikleri kan ve nefrete orada kavuşabilecekler mi?

 

kerbela eyleme bahardır yazdır

çekindim demeye hayli zamandır
Kipriğin ucuyla bir damla getir
Kurudu alnımda ter kara gözlüm
ibrikci

IB
02.11.2017 16:37
#91

Aziz kardeşlerim, birbirimizi sevmek zorundayız. Her birimiz ayrılığa 72 sebep bulabiliriz. 72 ayrılıktan bir bağlılık. bulunabilir. 72 fırka olacaz içimizden biri kurtulacak... Bu bir hangisidir?
Keloğlanın bir filmi vardı hani... Bardakların hepsinde zehir var ama biri süt... Ama hangisi süt. Keloğlan ne yaptı? Bardaktakilerin hepsini bir bardağa doldurdu içti... Birbirimizi sevelim vesselam.
Geçen rüyamda bir kürtle güreşiyom, yapılı ama kuvveti yok . Kürtü sazan balığı gibi omuzuma alıyom ama yere vurmaya kıyamıyom...

IB
03.11.2017 03:21
#92

Bu insanlar çıldırmış olmalı bir birleriyleçekişip dururken. "Ben şöyleyim ben böyleyin, sen böyle derken buradan geçin vs.." Bütün akıllı insanları kendime hayran bırakmam için bana inanılmaz fırsatlar veriyorlar...

 

Kazakçada bir Özürdilemek için kullanılan Türkçe kelime bizdekinden çok daha anlamlıdır. Kazakçada "Keşirim suraymın" Derler . Tam olarak ;"Geçirilmemi istiyorum" Neyden geçirmek? Tabi ki Gönlünden ."Gönlünde bunu tutma geçir" diyor. Konunun ehemmiyetini bir menkibe ile anlatmak istiyorum.

 

Bir gün iki derviş Yola çıkarlar Sohbetler ederek seyahat ederler.

Bir gün Bir nehrin kıyısındayken güzeller güzeli bir kız karşıya geçmek için bunlardan yardım ister.

Dervişlerden biri kızı kucağına alır sudan karşıya geçirir.

Geçirmesine geçirir ama diğer derviş çok bozulur...

Neyse yollarına devam ederler. Tabi öfkeli derviş bir yerde patlar ;"Resmen kucakladın abi kızı bir de gelmiş neler anlatıyon"

Derviş der ki;" Ey benim güzel dostum ben o kızı sadece nehrin karşısına kadar taşıdım. Ama sen buraya kadar getirmişsin"

Bunun için yükü hafif tutmak budur. Sohbetlerde Yükümüzü hafif tutalım ki Fikirlerimiz Göklere ulaşsın. Yoksa onun altına gir bunun sırtına al nereye ulaşabiliriz ki?...

IB
03.11.2017 21:09
#93

Aziz Kardeşlerim demin düşündüklerimi hemen yazayım.
dün düşündüklerim de var.

Kuran'ı Kerime gözümüzün nuru dememizdeki mağna alemine dalalım.
Göz bilindiği gibi iki tanedir ama tek görürüz. mesela Mevlana Hazretleri der ki " dünyada bir çok dil vardır ama anlam tektir " O TEK ANLAM DA YA ŞERDİR YA HAYIRDIR. Kuranı kerim bizim gözümüz, nuru gören gözümüz. Ama olmadı şimdi bu oluşturduğumuz yargıda bir eksiğimiz var. Çünkü Nakşibendi Hazretlerinin bir sözü aklıma geldi "Abdul Kadir Geylani Hazretlerinin ayakları bizim gözümüzün nurunun üzerindedir."

Abdul Kadir Geylani Hazretlerini tanıyorsak Kuran'a basmaz.Eğer iş bizim burada dediğimiz gibi olsaydı Böyle bir şeyi de Nakşibendi Hazretleri demezdi.

Şimdi Yanıldığımıza ulaştık mı ?

Şimdi tekrar dalalım... bizim gözümüzün nur ,gördüklerimizden oluşan taktir ve düşüncelerimiz , Allah dostunun gördükleri ile bizim gördüklerimiz kıyaslansa ,onun gördüğü nurlar karşısında bizimkiler ,Allah dostunun ayakları altındaki toprak gibi olur.

Göz karar vermede en etkili organımız. En çok gördüğümüze inanırız.

Demin düşünürken tam bişe yakaladık dedim ama yine geri vites yapmak zorunda kaldık...

Gözümüzün nurunu kuranda şöyle bir ayette görmemiz dileğiyle bizden bukadar;

Bismillahirrahmanirrahim
“Güzel söz O’na yükselir, onu da amel-i sâlih yükseltir.” [35/Fâtır, 10]

 

Ey Yüce Rabbu’l ÂLEMînim benim de gönlümü-özümü-gayemi SENden yana çevir!

(Ümmi Sinan kuddise sirruh)

 


IB
05.11.2017 14:34
#94

Söz ile bir kalbe doğmaz ledünni
Bütün azaları dil olmayınca
Nefs-i emmârenin bilinmez fendi
Gönül şehri bahr-ı Nîl olmayınca

Söz ile bulunmaz bir sâdık muhîb
Derde düşmeyince aranmaz tabîb
Her bir şükûfeye konmaz andelîb
Madem ki içinde gül olmayınca

Her bir âşık vâsıl olmaz yârına
Berdâr olmayınca vuslat darına
Pervâne-veş düşüp aşkın nârına
Mansur gibi yanıp kül olmayınca

El çek mâsivâdan bırak bu câhı
Râz-ı derûnundan eylegil âhı
Cânân illerinin açılmaz râhı
Varıp bir kâmile kul olmayınca

Pîr-i Sâmî gibi sâhib-irşâdı
Bulup kapısında kılak feryadı
Hiç birimiz bulamazık necatı
Bizim delîlimiz Ol olmayınca

Salih bu sözlerin yalan olamaz
Her beşer süratli insan olamaz
Her bir kimse ehl-i irfan olamaz
Kırk yerden yarılmış kıl olmayınca

Erzincanlı Tüfekçizade Salih Baba

IB
09.11.2017 13:08
#95

Aziz Kardeşlerim bu aralar çok duygusalım. Geçen gün rüyamda resulullah evimde misafirimdi. Açtım üstadın çöle inen nur kitabından bir şeyler okudum.
kitabı ilk defa okuyormuşum gibi oldu.

Resulullah, Kenzul arş duasını verdi ben de götürüp bir çeçene verdim. İnsanın içi bir hoş oluyor. Oturuyor gidiyorsun "ya resulullah" diyorsun sana bakıyor.Görseniz öyle güzel ki... Genelde evimi temizlediğimde görüyorum. Geçen de de evi temizlemiştim uyandım ki salavat çekiyorum. Resulullahı (sallallahu aleyhi ve sellem) rüyasında görmek isteyene tavsiyem evini temizlesin.

Neyse bukadar yeter. Fazla anlatmamak lazım.

 

 

Gurbet içimde bir ok her şey bana yabancı
Hayat öyle bir han ki acı içinde hancı

Gurbet içimde bir ok her şey bana yabancı
Hayat öyle bir han ki acı içinde hancı

Sevmek korkulu rüya yalnızlık büyük acı
Hangi kapıyı çalsam karşımda buruk acı
Sevmek korkulu rüya yalnızlık büyük acı
Hangi kapıyı çalsam kalbimde buruk acı

Yıllar yılı gönlümde bir gün sabah olmadı
Bu ne bitmez çileymiş neden hala dolmadı

Yıllar yılı gönlümde bir gün sabah olmadı
Bu ne bitmez çileymiş neden hala dolmadı

Sevmek korkulu rüya yalnızlık büyük acı
Hangi kapıyı çalsam karşımda buruk acı

IB
09.11.2017 13:40
#96

Bağlar,bahçeler ona selâma durmuşlar; selviler ayağa kalkmış!
Yeşil çemenler yaya olarak ona doğru koşuyorlar; goncalar da
atlara binmiş geliyorlar!
Mevlana Hazretleri

Ok,hedefe doğru uçup gidiyor! Pâdişah ava çıktı; biz neden oturmuş
kalmışız? Haydi,gidelim; o pâdişaha av olalım!
Mevlana Hazretleri

Gökler heyecandan yarıldı; cihanda bir uğultu var! Etrafa anberler,
miskler yayıldı! yârin bayrağı geliyor!
Mevlana Hazretleri

Ayın ondördü gibi nûrlu yüzlü olan sevgiliye yol açın,yol verin;
o,nûrlar saçarak geliyor!
Mevlana Hazretleri

Haydi,tozmaması için yollara su serpin; sevgili geliyor! Bahçeye
müjde verin; bahar kokusu geliyor!
Mevlana Hazretleri

Ey zavallı insan,bu düşüşlerden,bu hâllerden sakın ye'se kapılma;
gizli gizli o kadar çok duâ et,geceleri,o kadar çok ağla,inle ki; sonunda
yedi kat gökten kulağına kurtuluş sesleri gelsin.
Mevlana Hazretleri

Ey sevgili,ilâcım da sensin,çarem de sensin.
Yüz parça olmuş gönlümün nûru da sensin,çâresiz
gönlümde,senden başka ne varsa hepsi yok oldu,beni
kimsesiz bırakma! Gel!
Mevlana Hazretleri

Sen,öyle büyüksün,öyle büyük bir nûr
kaynağısın ki,şu güneş senin nûruna karşı sanki
akşam kızıllığı,ey bütün dünya padişâhlarını geride
bırakan,,azîz varlık,ey HAKK ile gören göz,ey her şeyi
bilen gönül! Gel!
Mevlana Hazretleri

Hz.Muhammed'i gözleyen gözüm,gamınla
sana müştâkım diyor."Biz seni ancak âlemlere rahmet
olarak gönderdik."âyetinin sırrı,gel de o dağınık saçlar
arasından yüzünü göster!
(sallallahu aleyhi vessellem)
Mevlana Hazretleri

IB
11.11.2017 01:14
#97
Ah şeyhim ah... Bir damlası deli derya olan şeyhimden nasıl ayrı düştüm anlamadım...
Bülbül gibi gülistan bostandan ayrı düştüm
İstemem altın kafes vatandan ayrı düştüm
Ey gam öldürme beni bu hicran gecesinde
Zira bir güneş yüzlü handandan ayrı düştüm
Gönül feryad ediyor karanlık gecelerde
Gamlıyam bir mah cemal sultandan ayrı düştüm.
Hicran ile ne hale geldiğimi soranlar
Sormayın ahvalimi ben candan ayrı düştüm.
Selim’i kınayanlar bilmez ıstırabımı
Şu canıma can katan canandan ayrı düştüm.
Yavuz Sultan Selim
Aziz kardeşlerim, Piri Türkistan kaddesallahu sirruh "Divanı Hikmet" inde ne demiş bir bakalım ;
185. Hikmet
Bildim şimdi Hazretine çok yazmışım,
Birçok dostla bu yol içre çok geçmişim.
Kılavuzsuz karanlığa yol kaybetmişim,
Gönlüm tanı atıp, görerek kalkmayım mı?
Gönül tanı attı ise, kurdu pazar,
Tefekkürün deryasına girip sözler,
Şevk şarabını içsem deyib gönlüm sezer,
Sır şarabını koyuverdi, yanmayım mı?
Kamu dostlar, geçti, görün, geldi seza,
Yürümüşüm tilbeler gibi yoldan çıkarak.
Sır şarabını içtim ise verdi meze.
Ahiretin gereklerini kurmayım mı?
Ahiretin gereklerini kurdu yaran,
Hak Rasul’un sünnetini tuttu yaran.
Hani evvel sizden önce geçen kervan,
Ben onların izini arayıp, yetmeyim mi?
Vah ne yazık, geçti ömrüm gaflet ile,
Sual sorsa, cevabı yok hüccet ile.
Vermeyiniz aykırı gelse, mihnet ile,
Şimdi buzlayıp, kar gibi eriyip, akmayım mı?
Vah ne yazık, geçti ömrüm, kaldı beka,
Yiğitliğim yel gibi geçti, su gibi aka.
Miskinliğin makamında yırtıp yaka,
Tutub tevbe ateşi ile yanmayım mı?
Kul Hoca Ahmed yetti aşkın eşiğine,
İnşaallah, Hak erdirir niyetine.
İnandım ben Hak kelamı, ayetine,
Oldum refik, geçitlerden geçmeyim mi?
Piri Türkistan Hoca Ahmed Yesevi (Kaddesallahu Sirruh)

 

IB
18.11.2017 15:30
#98

Bana dervîş demişler
Ben dervîş olamadım
Yanlış haber vermişler
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler halîm olur
Giydiği kilim olur
Hulki mülayim olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler post giyinür
Nâsa çirkin görünür
Herkes ana yerinür
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler halîm olur
Hakk ile kelîm olur
Hem kalb-i selîm olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler mestur olur
Dil sarayı nûr olur
Hakk ile manzûr olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler cennet gülü
İsm-i a'zam bülbülü
Hayât bahş eyler dili
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîş olan hâk olur
Sâhib-i idrâk olur
Mâsivâdan pâk olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîş olan âb olur
Mazhar-ı Vehhâb olur
Ciğeri kebâb olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler hem bâd olur
Canı dili şâd olur
Gussadan âzâd olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler hem nâr olur
Şeş cihette var olur
Yâdlar kamu yâr olur (1)
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîş olan nûr olur
Nâs içinde hor olur
Her taraftan dûr olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîş benzer bülbüle
Mürşidler benzer güle
Sev Hakkı seven ile
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler bülbül olur
Mürşidler hem gül olur
Sözleri makbul olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervişlerin sultânı
Cân derdinin dermanı
Sâmî-yi Erzincânî
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervişler şahı Sâmî
Hakîkat mâhı Sâmî
Aşkın misbâhı Sâmî
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Salih gibi dervişler
Hayvân-sıfât kalmışlar
Himmet alan almışlar
Ben derviş olamadım
Hakkı da bulamadım

Salih Baba Divanı

IB
23.11.2017 13:53
#99

Bu gün doğum günüm bakalım Yunus Emre Atababamız ne demiş; BUNDAN BERİ GÖNÜLDÜM

Bundan beri gönüldüm, dost ile bile geldim,

Ben bu aleme çıktım, bir acep hale geldim.

 

O dost açtı gözümü, gösterdi kendözümü,

Gönüldeki razımı, söyledim dile geldim.

 

Gör ne yuvadan uçtum, bu halka sırrım açtım,

Aşk tuzağına düştüm, tutuldum ele geldim.

 

Tuzağa düşen gülmez, aşıklar rahat olmaz,

Söylerim dilim bilmez, bir acep ile geldim.

 

Buraya geldim bu dem, geri ilime gidem,

Sanma ki burda beni, altına mala geldim.

 

Değilim kilükalden, ya yetmiş iki dilden,

Halim ahvalim nedir, bu mülke sora geldim.

 

Ne haldeyim ne bilem, tuzaktayım ne gülem,

Bir garibçe bülbülem, ötmeye güle geldim.

 

Gül Muhammed teridir, bülbül onun yeridir,

O gül ile ezeli cihana bile geldim.

 

Mescidde medresede çok ibadet eyledim,

Aşk oduna yanarak, ondan hasıla geldim.

 

Kudret suret yapmadan, feriştehler tapmadan,

Alem halkı dönmeden, ileri yola geldim.

 

Yine Yunus’a sordum, der ki Hak nurun gördüm,

İlkyaz güneşi gibi ışıyıp doğa geldim.

 

Yunus Emre

IB
23.11.2017 20:11
#100

Efsane Cuma alışveriş etkinliğine reddiye; "Ey iki gözünü de dükkana dikmiş, ümidini oraya bağlamış adam, kendine gel, mescide yürü de rızkınıAllah’dan iste! " Mevlana Hazretleri

IB
29.11.2017 18:18
#101

Bugün alatacaklarım şunlar:
Mevlana hazretlerinin dikkatimi çeken bir menkibesi var siz de bilirsiniz daha önce kullanmıştım burada ama sanırım silindi...
Bir gün Mevlana Hazretlerine biri gelmiş mürid olmaya Mevlana hazretleri de birini sevip sevmediğini sormuş. Daha sonra birkaç defa daha gelmiş hep aynı soru ... Sonra sorunun hikmetini sormuş genç. " sende daha bir kulun sevgisi yokken nasıl olurda Allah aşkına dayana bilirsin?" demiş." Sev de gel evladım sev de gel "... Demiş. Burada sevmek nasıldır diye düşünmeliyiz. Zamanın birinde bir rüya görmüştüm Allahu teala beni çağırıyor rüyamda ve bana çok zor bir soru soracağı söyleniyor. Çok endişeli bir şekilde teleferikle bir dağa çıkıyorum, Allah soruyor; " Beni seviyor musun?" o an ne diyeceğimi şaşırdım ama doğruyu söylemem gerektiğini düşündüm. Ne olursa olsun doğru olanı söylemeliydim . Allah' a yalan söyleyemezdim... Düşündüm " Allahım tanımam gerek sevmem için " diyebildim. Tanımak... Acaba sevmek tanımak mı ? Mevlana hazretleri "birini tanı araştır" mı demek istedi...
Küçükken abim Aşkın Nuryengi diye bir sanatçıyı severdi tüm resimlerini toplardı şarkılarını pür dikkat dinlerdi. Bana bahsettiği bazı tanışma pilanları vardı . konserde gidip bir mektup verecekmişte bilmem ne... Aslında imrenmişimdir böyle birini araştırıp inceleyenlere. Sizlerde burada üstadla alakalı bir çok şey sunmuşsunuz. İlgilenmiş derinlemesine araştırmışsınız. Aslında her insan anlaşılmayı araştırılmayı ister. Araştıranlar ise maşuk oluyor. Allahın zatını anlamaya gücümüzün yetmeyeceğini sevgili peygamberimiz söylemiş. Rüyaya takılmayınız lütfen burada mehdilik falan ilan etmek gibi bir niyetim yok . Mehdi a.s olmadığımı çok daha kolay isbat ede bilirim . eski defterleri açmayalım 1f642.png:) Allah dilerse bir sivri sinekten bile misal getirebilir. Bu Allahı küçültmez...
Asıl konumuza dönelim, birini bulup sevmemiz lazım araştırmamız lazım. Ben bir oyana bir buyana koşup duran tabanı yanık tazı gibiyim ... Türkistana ilim almaya gittiğimde 5 yıl çileli gurbet hayatımda karşılaştığım esrarengiz aksakal da bana " Bahadır bir oyana bir bu yana değil dosdoğru git" diye öğütvermişti. Bu konuda gönlümü nasıl dizginleyebilirim bilemiyorum. İnsan bir ışık görürde peşine düşer ama bilemiyorum doğuştan ağma mıyım yoksa... Gökteki yıldızlar gibi yanıp sönüyor. Sanırım işte burada metafizik devreye giriyor. Işık yandığında nasılsa söndüğündede görmek ışığı...
İnsan işte zaman kaybetmemek için bu sefer koşuyor başka ışığa , ona ulaştım derken bu da sönüyor koşuşup duruyorsun sağa sola ... Bu da zaman kaybına dönüyor. İnsanlar kimseye izin vermiyor tam tanıması için birden kapatıyorlar kendilerini. Kimse rahatını bozmak istemiyor yaklaştığını görünce hemen kapatıyor yolları. Bunda bir lezzet var hem araştıran hem araştırılanın aldığı bir lezzet. Açıyor ışığı mesela bir kız sinekler üşüşüyor ona bakıyor ona bakıyor kapatıyor ışığı. Belki birine kapatmıyordur... Ama nasıl birine kapatmıyor. Işık aynı herkese vuruyor. Nasıl oluyorda birine kararıyor birine yanıyor. İşte onu çözebilsek bu iş olacak ama bilemiyorum bu metafizik işi yani... Bu her zaman karşılaştığımız bir metafizik olayı. Işık herkese aynı ama biri... Ahanda buldum ;"Her eve penceresi kadar düşer ayın ışığı" Şahı Nakşibendi ks
Peki pencere ne?
Hayatımızdaki o pencereyi bulmamız gerek. Üstad diyor ya ;" Küçük pencerecik daracık Dünyaya kapalı Allah'a açık"
"Dünyaya kapalı Allah'a açık" nasıl bunu düşünelim... Hayatımızda bu şekilde olan bişeyimiz var mı tarayalım. Sanırım dünyayı tamamen bıraktığımız anlara ihtiyacımız var. Bir oda mesela o odada dünyayı hepten bırakıp . tüm endişeleri bırakıp ... Şuan böyle aklıma geldi olmaya bilirde tabi... Ama bu bir yer, evde bir yer ... Neyse bunu düşünelim...

 

Kaynaklar;

24131420_10156005058552422_2401787017597

 

23843605_10156000724682422_2132275200273
23844442_10156000724762422_6559367174569

23844788_10156000724842422_8365917306026

IB
02.12.2017 20:57
#102

Ahhh Ahh aziz dostlarım şimdi bir düzeltme yapalım yazılarımızda. Gerçi hangi birini düzeltecez....
Daha önce ; "Aşk tutmaktır" demiştik geçen gün de bir yerde "Aşk bırakmaktır, terktir" dedik... Şimdi bunu düzeltecek olursak. Şöyle yapa bilir miyiz ?
"Aşk, yeri geldiğinde tutmaktır , yeri geldiğinde terk etmektir." bu çark içerisinde döner durur.

 

Bir hadisi şerif;

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: "Ey kalbleri hâlden hâle döndüren ALLAH'ım! Kalbimi dînin üzere sâbit kıl!"
(Tirmizî, Kader, 7; İbn Mâce, Duâ, 2)

IB
08.12.2017 22:50
#103

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz yahudiler tarafından zehirlenmiştir ve 3 yıl sonrada görevini tamamlayıp Rabbine şehit olarak gülümserken o zehrin acılığının halâ ağzında olduğunu söylemiştir. Kâinatın yüzü suyu hürmetine yaratıldığı son peygamber , Allah'ın sevgilisine kasteden yahudilerin her birinin katli vaciptir... Bu fetva tez verile vesselam.

IB
18.12.2017 12:48
#104

"Sürahi kırılırsa kadeh ortada kalmaz;
ey saki, baş gitse ayak payidar olmaz"

IB
20.12.2017 22:44
#105

Zaten nezleyim koku alamıyorum. Ama nasıl oluyor da okuduğum bir yazıdan burnuma gül kokusu geldi anlamadım...

IB
24.12.2017 21:37
#106

Aklıma bir fikir geldi;

Hadi yığılın süslenip, Kaygusuz Abdâl babanın eşiğine yüz sürmeye gidelim.

IB
25.12.2017 08:00
#107

Severken sevilmişken

Yelden yele sürülmüşken

Çiçeklere bürülmüşken

Balı eyledi deli gönlüm

 

Kazakçası

Jaksı körüp körülgende

Jelden jele ketkende

Şişekter işüne kirgende

Balı jasadı jüregim

 

( ibrikci)

IB
25.12.2017 15:29
#108

Yanlış çeviri yapmışım bu şekilde olmalı;

 

jaksı görüp körülgende

Jelden jelge jiberilgende

şişekter me karımkatnas bolganda

balı jasadı jüregim

 

Acaba burada kazakça dersi mi versem ...

 

Jaksı; iyi, güzel

jel; yel, rüzgar

şişek; çiçek

karımkatnas; birlikte

jasa(u) ("u" -mak -mek eki);yapmak

 

Çok kolay değil mi?

 

üstadın bir şiiri üzerine çalışalım diğer dersimizde.

IB
26.12.2017 20:19
#109

Şimdi benim efendim sultanım ruhi revanım ,fikrimin ince gülü aziz dostlarım. Üstadın şiirinin çevirisi işinden gelin vaz geçelim buralarda dayak yemeyelim hiç yoktan. Ben bir tanesini çevirmeye çalıştım çeviriden çıktı şerh oldu sanki. Pilitkalar militkalar...

 

"Menin jüregimde pilitkalar janıp atır tağı da janıp tağıda janıp külbolğanşa gül bolğan...."

Çevirinin çevirisini yapacak olursak üstadın şiiri görüle bilir.
Kazakça diyoruz ki ; "benim yüreğimde ocak yanıyor yanıyor, daha da yanıyor kül olacakken gül oldu"

Şu işte ; "Allah resulü aşkıyla yandım bittim kül oldum Öyle zayıfladım ki sonunda Herkül oldum" Necip Fazıl Kısakürek

Benze miyor mu?

Neyse ...

gelelim bizim şiirdeki metafizik olayına. Geçen kazakçasıyla bereber yazdığım var ya ;"balı jasadı jüregim (Balı eyledi gönlüm) İşte bu metafizik. Bunu yazarken bilmiyordum metafiziğin burada olduğunu. size anlatacak şey düşünürken farkettim.

Nasıl mı?

şöyle; İmam rabbani hazretleri ne buyurmuştu ?

"Allah'ı veraların verasında , ötelerin ötesinde aramak lazım" Yani bal nedir. arı yapıyor balı kendine yetecek kadarını yapıyor daha da ötesine geçiyor daha çok yapıyor ve biz de o baldan nasipleniyoruz. Her şeyin ötesine bakacaksın. Buda arının ötelediği bir şey değil mi ? "bal"

Metafizik neydi ? fiziğin ötesi...

Yaaa işte böyle... Ötesine bakacaksın. Gül mü gördün ? ötesine bak...

Gülün ötesi bülbül olabilir...

Bülbülün de ötesi var tabi. Ötelerin ötesine bakmak da bir lezzet vardır.

Bitane filozof varmış yunanlı asacaklarmış , öğrencisi gelmiş elinde bir saz. Filazof demiş o sazı çalmayı bana öğretir misin? Öğrencisi demiş yarın asılacan öğrenip ne yapıcaksın? Filozof demiş onun zevki öğrenmekte...

Bu arada dergaha face book sayfasından sızmaya başladım . Şeyhimin bir resmini koymuşlar gülü kokluyor. Resmi gördüm burnuma gül kokusu geldi .

Altına artık dayanamadım bir şiirini yazdım şeyhimin. Şeyhimin kendi şiirini kendisine yazdım. Ama öyle ki ancak bir evliya paylaşabilir o şiiri...

İşin aslı ise tamamiyle Allah . çünkü tarihte o gün paylaştığım bir şiirdi. Öyle ince ince düşündüğüm bir şey değil. Allah karşıma çıkardı o şiiri. Gül kokusuna dayanamayıp paylaştım ve evliya ancak paylaşabilir bir şiir oldu...

Allah öyle bir güzellik nasip etti. Burada yazamıyorum çünkü deşifre olmasın. Gizli sevgi var bizde.

Mesela üstadın şiirlerini herkes paylaşıyor marifet evliyanın paylaştığını bulmak....

Zaten o seni bulur. Burada kendimizi övüyor gibi olduk ama işin aslını dedim; "Allah" vesselam...

IB
26.12.2017 23:48
#110

26001280_10156085171002422_7538007596182

IB
27.12.2017 10:56
#111

Hikmetli olduğunu düşündüğüm sağdan soldan topladığım bazı sözler;



Eğer senin yüzünden herkes bana düşman olsa üzülmem. Çünkü dost olarak yalnız sen bana yetersin.


Sabah rüzgarı gizli tuttuğum aşkımı bütün goncalara söylemiş. korkuyorum çiçekler bu sırrı sana da söyleyecekler.



sana ulaşacak gücüm kuvvetim yok şu aciz perişan halime baktım da imana geldim.


Ey sabah rüzgârı, senin nefesin samimî olduğu için geçerlidir.


Diyelimki ki ay parçası gibi güzeller gökten indiler; iyide efendim, bu zavallı âşıklar yerden mi çıktı?


Bülbül bir işâret için bahçede goncanın ağzına bakarken, bu sessizlik caiz midir?


Bir güzel, söz, mânâlı söz seylemesini bilenin yüzünü ağ ede bir söz


Sensin Kerîm sensin Rahîm Allâh sana sundum elim


bülbülün öttüğü yerde ya gül vardır ya da gülün kokusu


"Ey alemlerin Rabbi! Kapı senin kendi kapın! Sıdk ile senin kapını tutanlar,haşa ki mahrum kala!"


"Hu" halkası kuruldu ey dervişler geliniz...


IB
27.12.2017 21:34
#112

Ah ah aziz dostlarım. siz sanıyorsunuzki bahadır bir burada gelir kızlara ayak oyunları yapar halbuki twitter da na şu tırnağımın ucu kadar yer kalmamıştır vücudumda sövülmedik...

 

Ha bu twitter tanır beni
Ha bu hastegler tanır

twitlerimi okuyan

kıyamet koptu sanır...

 

65 binlik twit attığım hesap kapandı ondan önce çok daha fazlası vardı twitter mühürledi...

şidi yedekte var onlarla girişiyorum. Facebook hesabımdan ulaşanlar tehditler... Ele geçsem kıtır kıtır kesecekler...

Bu gün çok ünlü biri twitimi beğendi bizden bir. Çok mutlu oldum.Ama öyle bir tiwit attımki cezbe-i aşk ile okuyan kim olsa ağlamıştır...

 

Aydımlardan (türkülerden) Birisi...

(köroğlu)

Koç Yiğidin Sıtarası,

Açılır Meydan İçinde

Kılıcın Önü Kırmızı Kanlım Hey,

Seçilir Meydan İçinde...

 

Keser kılıç yalap yalap

Şeyda gönlüm ister talap

Altın kasede gül gül şarap

İçilir meydan içinde

 

Hey gel yar heeeyyy

 

Ayyy geler ondan geler besten

Yürkler sağlam daştan

Köroğlun önden savaştan

Savaşır meydan içinde

 

Mihrab: Camide imamın namaz kılarken cemaatin önünde durduğu yer. Şiddetli harbeden cengâver. Bahadır. Evin şerefli yüksek yeri, çardak. Meclisin sadrı ve ekrem mevzii. Mc: Harb âleti. Orman. Melikin hususi makamı. Mc: Şeytan ve hevâ ile muharebe edecek yer. Ümit bağlanan yer.

IB
30.12.2017 11:49
#113

Düşünüyorum Ayasofya'nın sakladığı sır nedir?

Bunu çözdüğümü sanıyorum ama nasıl anlata bilirim bilemiyorum. Bazı şeylerden dolayı bu yazıda anlatamaya bilirim...

Elimden geleni yapıcam yinede. Uzatmadan anlatmam lazım.

Cihat anlayışımızda olan eksiklikler var. Cihat ehlinin halleri ni bilmiyoruz. Cihat ehline Allah'ın lütufları gerçekten metafizik gibi sınırları aşıyor. En başta şehitlik ölümsüzlük... cihat ehli şehadete ulaştığında ölmüyor ...

cihat ehli gusülsüz bile olsa ona İslamın her kapısı açılıyor. Hacı Bektaş-ı Veli hazretleri dergahında çalıntı öküz derviş mücahitler tarafından gönül hoşnutluğuyla yenile biliyor... Barbaros hayrettin paşanın gazavatı hayriye kitabında olan Mücadele yapılanlar. Müslümanlara cihat halleri öğretilmiyor, engellenmiş. Ayasofya'nın açılmasıyla bu hallerin hatırlanacağını düşünüyorum

Ayasofya'nın mihrabında sanırım sırrı...

Dibini oymaya gerek yok. İşte mihrab;

Mihrab: Camide imamın namaz kılarken cemaatin önünde durduğu yer. Şiddetli harbeden cengâver. Bahadır. Evin şerefli yüksek yeri, çardak. Meclisin sadrı ve ekrem mevzii. Mc: Harb âleti. Orman. Melikin hususi makamı. Mc: Şeytan ve hevâ ile muharebe edecek yer. Ümit bağlanan yer.

 

Bilemiyorum nefsimi haklı çıkarmak mı bu ...

Şahsen sadece twit atmaklada kalmıyor bazı siteleri haklıyorum...

Şimdilerde mesela yo tu be denilen bir site var ona çökmüş durumdayım. sistemi kurdum tıkır tıkır işliyor. bir defa yakaladı hesabı kapattı şimdi tekrar huruç ediyorum. daha donanımlı olarak hucum ettik. Sistem tam olarak oturduğunda buradan öğretirim ganimeti paylaşırız :) Başı hocaya, döşü hocaya, yedide beşi hocaya, taksimiyle kurt taksimi yaparız sorun olmaz :)

Tövbe estafurullah... Robin hood görmemiş bunlar.

Şuan milli payango falan alıyorlar bu para hayır olarak ancak askeriyeye verile bilir. başka hiç bir kurum onu temizlemez....

IB
30.12.2017 18:33
#114

Yılbaşında hıristiyanlar ağaç kesiyorsa müslümanlar ağaç dikmeli...

IB
01.01.2018 10:27
#115

Ben aç bir serçeydim sen ise yerdeki ekmek kırıntıları gibiydin, karın tokluğuna sevdim seni.

 

"Yörük ne bilir bayramı , lık lık içer ayranı "

 

Günaydın

Allahın selamı bereketi Ümmedi muhammedin Üzerine olsun

IB
04.01.2018 06:37
#116

Aziz kardeşlerim geçen bir harikalık yaşadım sizlere de anlatayım ki ona göre sizde faydalanın. Biraz rahatsızdım oturdum düşündüm etrafıma baktım acaba Allah' ın sevmediği ne var onu düzelteyim ... Gittim annemin kuranını aldım güzelce bir yere koydum hemen iyleştim. Demin de gittim güzel koku sürdüm örtüsüne burnum tıkalıydı daha kokuyu sürerken açıldı. Yani bize mesela yoga yapar gibi oturup meditasyonu falan telkin ediyorlar iyleşmek için hayır bu oturup hindi gibi düşünmek değil bu. Abdestini alırsın oturur düşünürsün en yakınında imkânın dahilinde Allah'ın sevmediği neyi düzelte bilirim en kolay araştırırsın... Ve hemen onu düzeltirsin . Şuan Allah' ın sevdiği neyi yapa bilirim . yani oturup yoga ile kendini sıkmayla olmuyor. Konumuzun başında demiştik ya ; " bir ibriği su kenarına koysalar kırk yıl su kenarında dursa kendi dolası değil" anlattıklarımızı bir deneyiniz . Karınca gibi çok ufak ama elimizin altındaki amelleri es geçmeyelim. Cihan hakimiyeti tamam çok güzel ama dev eserler için karıncalar gibi çalışmak lazım. Elimizin altında kolayca halledebileceğimiz işlere odaklanalım ve halledelim hemen. Bereketiylede daha büyük işleri hallederiz.

IB
04.01.2018 17:26
#117

Bazı babalar kızlarının çıplak gezmelerinden rahatsız olmuyor . Baba kendini çok güçlü görüyor kızını her zaman koruyabileceğini düşünüyor. Kızını çıplak gezdirerek avlanıyor adeta. Şuna çok dikkat edin, bir kızın çıplak gezmesinde en büyük tehdidi Allah yapıyor. Kızını diyor çıplak gezdirme o vücut onun değil. O vücut Allah'ın . Allah kızını çıplak gezdiren babayı da kızı da sürükleyerek cehenneme atacak.

Bu tehdid ile karşı karşıya olan kişi de Allah' a ulaşamadığı için müslümanlara saldırıyor. Yani Allah'a düşmanlık edip Allah dostlarına saldırıyorlar...

Akıl almaz bir sapkınlık ...

Allah ile savaşmaya teşvik yahudilerin en büyük tuzağıdır bu tuzağa düşmeyin. Çocuklarınızı Allah'ın tehdidinden koruyun.

İnsan, Allah'ın tehdidinden ancak Allah'ın emir ve yasaklarına uyarak korunabilir....

 

Bugün tüm dünyada müslümanlara saldırılmasının nedeni Allahtan intikam almak.

Çünkü Allah içkiyi yasaklıyor , fuhuşu yasaklıyor , eğlece haha hihihi hepsi yasak. Adamlar günahına oturup yanacağına Allah' a savaş açıp müslüman katlediyor

 

Diyor daha dün piyasada yoktu insan, bir çiğnem et olarak annesinin kanındaydı bu gün bir bakmışsın hasım olmuş bize...

 

Yani bir babanın kızını çıplak gezdirmesi bir güç gösterisi ve Allah'a kafa tutmaktır...

 

Bu hareketin cahiliye devrindeki kız çocuğunu diri diri gömmekten farkı yoktur. Bir güç gösterisi uğruna bir kız çocuğunun en nadide çiçeği olan utanma duygusunu kızı çıplak gezdirerek öldürüyor. Kız demek , utanma dektir. bir kıza en yakışan şey utangaçlıktır. En utangaç devri 15 yaşlarıdır. Onun için türkülerde aşıklar bu yaş ile uğraşır...

 

Adama diyorsun kardeşim kızını çıplak gezdirme vay efendim sen kızıma mı halleniyon deyip saldırıyor. Kardeşim Allah tehdit ediyor benim hallenmemin oluşturduğu tehdit onun yanında sıfır ki bende öyle bir hallenme yok versen de almam zaten kızını... Ama kızı öldürüyorsun gözümün önünde ne yapayım ... Mesele uzun

 

Allah bu şerden fitneden ümmedi muhammedi korusun.

IB
05.01.2018 21:28
#118

Aziz kardeşlerim geçen kokonaların saldırısına uğradım twitte. Yani yedi düvelden , deccalden , dabbetul arzdan korkmayan ben bir anda firar ettim sahneden.

Tası tarağı bırakıp kaçtım. Kokonalar bir saldırdı Allah kalbime korku verdi. Hemen kaçtım , baktım başedemiyom mağrurun hasmı Allahdır dedim geri çekildim. Kokona deyip geçmeyin bir iftira atıyorlar. Kendimden şüphe ettim acaba gerçekten sapıttım mı diye...

Tabi bilmiyorlar siz benim kazakçamı gördünüz , kazakça nasıl çeviri yaptığımı biliyorsunuz. Ben bu kazakçayla istesem günde 7 tane kız bulurum ama yapmıyorum. Çünkü ekonomik olarak ev geçindirecek durumda değilim. Bunu gizleyip bişeyler elde etmek istemem. Hatta bana önerilen kızları reddettiğimden dostum bile kalmadı. Ekonomik durumumu düzeltince biraz kazakça ceviri yapar istediğim zaman evlenecek bir kız tavlarım.

 

Nasıl oluyormuşta tacizci oluyormuşum anlamadım.

 

Şaka bir yana hiç bir zaman ben ettim siz etmeyin kibir yapmayın sakın kardeşlerim. Şöyle cengaverim, böyle fikir sahasının pehlivanıyım dedim Allah üç beş kokanaya çiğnetti...

En çok, Allah benden yana değilmi diye korktum. Kaç gündür tövbe istifar evrad okuyorum daha yeni yazacak cesaretim geldi. Bizi çırpanlara kokona diyerekten burada tekrardan kokorozlanıyorum sizin yanınızda. Tek dalmak sakat abi...

IB
06.01.2018 08:04
#119

Siz gülün bakalım aziz kardeşlerim bizim kazakça çevrimize ... Üstad şu kazakça çevirimi görse ; " ooo ibbrikçi pehlivanim bu aslından da güzel olmuş " demezse na şu bıyıklarımı dibinden kazırım. O çevirinin mayasında sadece kazakça yok Piri Türkistan Hoca Ahmed Yesevi ( Allah ondan razı olsun) kokusu var.

" Kul hoca Ahmed kul imiş

Yol üstünde gül imiş

Ondan ibret alanın

Yüreğinde nur yanmış"

" Kul Hoca Ahmed kul bolgan

Yol üstünde gül bolgan

Ondan ibret alanın

Jüreginde nur jangan"

 

Yaa " gül" işte . herkül neymiş , kimmiş. Koskoca karakuç dağını bir duasıyla yerle bir eden Hoca Ahmed Yesevi Hazreti Sultan varken herkül kim oluyormuş ....

Tekrar okuyalım çeviriyi

 

"Menin jüregimde pilitkalar janıp atır tağı da janıp tağıda janıp külbolğanşa gül bolğan...."

 

Çevirinin çevirisini yapacak olursak üstadın şiiri görüle bilir.

Kazakça diyoruz ki ; "benim yüreğimde ocak yanıyor yanıyor, daha da yanıyor kül olacakken gül oldu"

 

 

Allah bizimledir , Allah bizi görüyor , Allah bizi duyuyor.

Allah ümmedi muhammedi affetsin

IB
06.01.2018 14:51
#120

Türkistan'da Hoca Ahmet Yesevi hazretlerinin türbesinin yanında yetimhane var. Ziyarete gelip giden yetimleri de sevindirir. Keşke Türkiye'de de evliyaların türbelerinin yanında olsa yetimhaneler hem o evliya onları korur. Evliyanın himmet dairesi içerisinde kimse ilişemez.

Hoca Ahmet Yesevi hazretlerinin türbesinin yanında bir de mescit var küçük bir mescit sanki arı kovanı gibi dışardan geçerken duyarsın dervişlerin zikrini. Testere zikri çekerler

IB
09.01.2018 13:51
#121

Seherde bir güzel çıkmış yabana

Yeridikçe saçlar iner tabana

Peşinde bir yiğit döner pervana

 

Dedim kimlerdensiniz a deli gelin

Dedim bir su ver kaşı yay geln

Salladı başını döndü o yana

 

Narman kazasında Orcuh yolunda

Terlemiş sineleri Kur an dilinde

Hata yoktur o güzelin dilinde

 

Dedim kimlerdensin, a deli gelin

Dedim bir su ver kaşı yay gelin

Salladı başını ağladı gelin

 

Gelin imansızdır yalınız yatar

Zülüfler daralı omuzlar kantar

Hükmetse bu gelin Narmanı satar

 

Dedim kimlerdensiniz a deli gelin

Dedim bir su var kaşı yay gelin

Salladı başını döndü oyana

 

Narman'dan gelirken yolun olaydım

Açılmış bahçanda gülün olaydım

Ne çok zahmet verdin, kölen olaydım

 

Dedim kimlerdensin, a deli gelin

Dedim bir su ver kaşı yay gelin

Salladı başını ağladı gelin

 

Dedemin Türküsü

IB
30.01.2018 02:11
#122

Nesimiyem ikrarımdan belliyim

Gerçek erenlerin kemter kuluyum

Ali bahçesinin gonca gülüyüm

Münkir münafığa hardan gelirem

 

27544908_10156186418892422_2042401792944

IB
02.02.2018 10:23
#123

Aziz kardeşlerim , biliyorum ki diyorsunuz "ibrikçi bırak bu metafizik ayaklarını , mırmır etme de bize aşık ibrikçiyi anlat."Evet bazı şiirlerim oldu kendi yazdığım. Birkaç dörtlük falan. Bir keresinde bir şiirim berzahta mı yoksa göklerde mi bilemiyorum birinci seçildi . Bir naad yazmıştım acizane.O gece rüyamda, o gün içinde yazılan naadların birincisi seçildiği söylenmişti. Şöyleydi ;

 

En aciz halimi dinle
Sevenin sevdiğinle

Nefsinle gel nefsinle

Nefesinle Ya Resulallah (sallallahu aleyhi ve sellem)

 

Buydu yanılmıyorsam. Çok derin manalar sırlar vardır aslında içinde...

 

Geçenlerde bir hadis okudum hiç bu kadar ağlamamıştım bir hadisi şerifte. Ama öyle içime oturdu ki bak yine gözlerim doldu. Hadisi şerifi yazmaya takatim yok...

Hadiste deccalin çıkacağı zaman anlatıyor resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. işte orada buyuruyor. "ben o zaman orada olsaydım tek başıma onun hakkından gelirdim" Bu kısım bana çok dokundu. Yani ben hiç düşünmemiştim onsuz olduğumuzu... İşte nasıl günah işlerken unutuyoruz ya ondan demek Allah başımıza başı boşluk veriyor. Ey nefsim hani hep onunlaydın niye günah işliyon...yaaa

 

"Gaysarlının papucu,
Nasır tutar avucu,
yarim senin yüzünden,
Yedim yine orucu."

 

şeytan böyle işte dalga geçer adamla... Rezilliğe bakın . Allah cümlemizi günahlardan korusun.

 

Bir de Aşıklıkta emmi can şiirim var .

Burası kuş yurdu, kuşlar kuşlamış
Sanki yokuş varmımış da yokuşlaşmamış
NE biliyim kış gelmiş karkışlaşmamış
Biz böyle mi kapın çaldik emmi can

 

Zırıltıyı kesip "yar" diyemedik

Çok şey istedik bir "var" diyemedik
Olan olmayanı sar diyemedik
Çoktan uykulara daldık emmi can

 

Bir zaman yüz idi, düz idi bize

Alımlı gözlerle çöz idi bize
"Ah minel aşk " sanki diz dize...
Yine döndük dolandık geldik emmi can

18;09 2015
Bahadır

 

Öyle ahım şahım şiirler yazamıyorum ama nasıl olduysa birincilik aldık bir sefer...

Allah günahlarımızı affetsin.

IB
05.02.2018 22:47
#124

Bu gece manevi gücümü kullanarak terörist pkk saflarına bir sefer düzenlemeye çalışıcam. İlmim kadarınca kaderince ,karınca kararınca ...

Bir seferinde şeyhime, dedemde böyle bir güç olduğunu anlatmıştım şeyhim de "sende de var" demişti. Ailemde böyle bir güç olduğunu hissediyordum.

Nasıl yapacağımı tam olarak bilmiyorum. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin savaş zamanında Allah'ı "Ya Hayyum Ya Kayyum" zikriyle zikrettiğini okumuştum. Dedemin bana verdiği vird de de bu isimler var. İhlası sağlamam gerekiyor. İhlas için tövbeye ihtiyacım var. Tövbe için edebe ihtiyacım var. Gerekli olanları tedarik edebilirsem kırk kişilik bir melek timiyle düşmanın kalesine baskın vere biliriz.

Benim yeğen var kırk çeşit "dede" diye biliyor.

Sadece "dede" kelimesini kullanarak ; gel diyor, git diyor, seviyor, kızıyor, sadece "dede" kelimesiyle işte böyle kırk çeşit dede diyerek çağırıyor. düşünüyorum acaba zikir de bu şekide mi ....

Hani Necip Fazıl Kısakürek fikir üstadı ulaşmak istediği bir zikir hayalinde diyor ya ;

 

"Keşke ben "Allah" kelimesinden başka, ağzından tek söz bile çıkmayan bir dilsiz olsaydım!"

 

Keşke her halimizi "Allah" diyerek anlatabilsek. "Allah" desek ve anlaşılsa...

 

Bir de her sözü "Allah" olarak anlaşılanlar vardır. Mesela Mecnun öyledir. Sevda çöllerinde Leyla dedikçe Her katresi birden Mevla dermiş...

Şimdi hazırlanayım ...

Bize dua ediniz , tüm sevenlerimize selam olsun.

IB
06.02.2018 17:37
#125

Er meydanından bazı naaralar;

 

Seher bülbülüyem ulu divanda
Sen benim vekilim ol başın için

 

Tak beni Zülfün ucuna

Sallanayım Tel yerine

 

Denize dalayım mı

Bir balık alayım mı
Ay doğdu şafak attı
Daha yalvarayım mı

IB
06.02.2018 23:31
#126

O yâr mihmânımız oldu
Gelin dostlar bize gelin
Gönlümüz şevk ile doldu
Gelin dostlar bize gelin

Ufkumuzdan güneş doğdu
Nefsin karanlığın boğdu
Hidâyet Hâdî’den oldu
Gelin dostlar bize gelin

Seyyid Hulûsî nâmımız
Sabâh oldu akşamımız
Bugün kutlu bayramımız
Gelin dostlar bize gelin


Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi(ks)

IB
10.02.2018 15:13
#127

tayyi mekan yapmış gibi burada naaralar getirdik aslında çabalarımızın naraarası. Bunu sanırım bir kez başardım ama nasıl oldu bilmiyorum. Üstadın buyurduğu gibi olmalı "O kapıdan gelsin diye çağırılmadan geçilmez"

Türkistan'a ilk gittiğimde tek başıma, nasıl gittiğimi hatırlamıyorum, gittim Hoca Ahmed Yesevi hazretlerinin türbesine içeriye girip gezdim dua ettim. Bekçilerin önünden öylece geçtim hiç bilet soran olmadı. Öylece baktılar sadece. Daha sonra gittiğimde biletli olduğunu öğrendim. İlk gittiğimde nasıl oldu kimse bişe demedi hala anlamıyorum... Yani tek başıma gitmiş olmam bile çok garip. Rüya da değildi iyi hatırlıyorum.

12573883_10153884587412422_1584517774753

IB
14.02.2018 16:05
#128

Ey kulluğu ile ebediyetin varlığına sebep olan Rasûl!

Allâhümme salli alâ men huve ebhâ mine'l-kameri't-tâmmi.
Allâh'ım, dolunaydan daha güzel olana salât eyle!

IB
16.02.2018 01:47
#129

Utansın...

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi küheylan koşmana bak sen !
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın !
Eski çınar şimdi Noel ağacı;
Dallarda iğreti yaparak utansın!
Ustada kalırsa bu öksüz yapı,
Onu sürdürmeyen çırak utansın!
Ölümden ileri varış dediğin,
Geride ne varsa bırak utansın!
Ey binbir tane de solmayan tek renk,
Bayraklaşmıyorsan bayrak utansın!

Necip Fazıl Kısakürek

Gelelim sohbete üstadimizın izinde dizinin dibinde bir şeyler mırıldanmaya çalışalım. Şimdi benim efendim sultanım ruhi revanım "Ben keşke güle karşı "Allah" kelimesinden başka tek bir söz etmemiş bir bülbül olsaydım" Deseydi üstadimiz daha hoş olmaz mıydı? Hem bülbül Allah'ın bin bir ismini zikreder derler. Hem " Allah güzeldir, güzeli sever " eee gül de ne var güzellik var. Üstadin bütün şiirlerinde saklı gülü koklaya bilsek keşke...
IB
19.02.2018 01:41
#130

"Ben kitab-ı kâinatı hatmetmiş sanırdım sevgilim
Kadd-i mevzunun görüp tekrar eliften başladım"

Lütfi FİLİZ (Fâni)

IB
20.02.2018 21:39
#131

А. Muminov’un kаydеttiklerine göre, tarihte Arslan Bâb nâmıylе meshur olаn iki sаhıs vardır. Biri Ahmed Yеsеvî’nin hocası olan ve kаbri Güney Kazakistandа’ki
Sаuldеr –еski Otrar – köyünde bulunan mezkûr Arslan Bâb’tır. İkincisi ise bugünkü
Kırgızistan’dаki Celalâbâd sehri yakınındа medfun Arslan Bâb’tır.
“Arslan Bâb’ın Os sehrine yakın Bazarkorğan dеnilen (yani Celalâbâd sehri yakınındаki) yerde de kаbri olduğunu” bildirmistir. Bu türbe 1964 yılında Sovyеt
hükümeti vekilleri tarafından tahrip edilmis olsa da, hâlâ ziyaretgâh olarak hаlk tarafındаn ziyaret edilmektedir. Hakikaten, Sаyrаm vе Türkistan аhalisi arasında
Arslan Bâb kültü gеnis yer tutmaktadır. Bu mezkûr bölgede meshur olаn:
Sаyramdа bar sansız bab, bablаr babi Arslan Bâb,
Türkistan’dа tumаn bab, sehri Sаyram еmаs-mu?...
Türkistan’dа on ming bab, sizdаn meded tilermen.
Sаyrаm’dаgi sansız bab, Otrar’dаgi ottiz bab.
Еng büyügi Arslan Bâb, sizdаn meded tilermen,
Еng büyügi Arslan Bâb, еng kiçigi Alаçа Kaf,
Siğnak Ata avliya, sizdаn meded tilermen.
Cuyruk atdаy çudаymаn, Sаyrаm’dа bar sansız bab,
Türkistan’dа tumаn bab, еn büyügi Arslan Bâb.

 

Celalabad'da Arslanbap adlı dünyaca ünlü çok büyük bir ceviz ormanı var

IB
05.03.2018 13:19
#132

Ka'be kapısında düştüm meledim
Yeri göğü yaradandan diledim
Celali Baba

IB
07.03.2018 09:18
#133

Aziz kardeşlerim aklıma bir fikir geldi. Kısaca anlatıcam. Tayyip Erdoğan bu gün hangi ülkede aday olsa cumhur başkanı seçilir. Ben diyorum ki Afrikada bencileyin susuz kalmış fakir bir devlet ayarlansa orada da cumhur başkanlığına aday olsa olmaz mı? Yalnız fikir benden çıktı afrikadan bir güzel kızla evlenmem için ilk bana vize verilecek. Zaten ben gibi fakir Türkiyeden evlenemez ancak afrikada evlene bilirim. Yani şöyle çukulata renli badem gibi bir kız Abi onlar güzel oluyor... Neyse

Şaka bir yana osmanlıyı kuracaksan bu demokrasi ortamında ancak böyle kura biliriz. Niye çifte vatandaş olunuyorda niye olmasın demokrasi değil mi? Afrikada seçilir Biz garipler oraya gideriz onlar gelir buraya Soframız şenlenir evlerimiz şenlenir. Bence çok iyi bir fikir. dünyada çok ses getirir...
Anayasa değiştirilir seçme seçilme kanununda ufak bir ayar verilir. Aynı kişi iki ülkede de cumhur başkanlığına aday olur vesselam...

IB
09.03.2018 09:25
#134

Bencileyin yüzü kara cihana gelmiş var mıdır?

IB
09.03.2018 09:33
#135

Bizde kadınlar günü vardır ama böyle değil. Kadınlar toplanir bir gün birinde birgün birinde mugabele okunur. Yemekler yapılır kısırlar yapılır . Para toplanır kimde toplanıldıysa ona verilir.
Zaten o günden kalan yiyecekler bizim sabrımızın mükafatı gibidir. Malum o gün bizi eve koymazlar , sokakta berdüş gibi gezeriz sağda solda...
Bunun bir de temizliği var
Yediğimiz zılgıtın haddi hesabı olmaz.
Hiç bir şeye el de sürdürmezler.
Bazende erkek evde bir odada saklanır hiç dışarı çıkmaz bu erkeğe de , sovan erkeği, more erkek gibi bazı yakıştırmalar yapılır.

Tabi toplantıdan sonra masaya yumruğunu vurup bulaşıkları da ben yıkayacam diyecek babayiğitler hala aranmaktadır...

IB
09.03.2018 23:34
#136

Doğru kelime "uyarlamak" teknolojik gelişmelerle sosyal hayatta algıda bazı bozulmalara sebep oluyor islami yönde görüş ve hareket kabiliyeti kaybediliyor.

İslamda duymak ve uymakla memuru olduğumuz görevler var.

çok basit bir örnek; asrı saadette evin kapısı üçkez çalınır açılmazsa bırakıp gidilir. şimdi bizde cep telefonunda aynı nezaketi göstere biliriz. üçkez çaldırıp bıraka biliriz. bu güne islamın bu nezaketini cep telefonu kullanımında uyarlaya biliriz. bu unutulmuş bir sünnetin hatırlanması olur.

 

En önce Ahlak kuralları gözden geçirilmeli internetin insan fıtratına aykırı sınırsız kullanımı kesinlikle araba sürme ehliyeti gibi ehliyetle derecelendirilmeli. Güzel bir örnek oldu... arabayı ver sınırsız kullandır oluşacak yıkım düşünülmüyor mu? sürücü önce kendini korur , bazen korumaz ulaşabileceği üst limitleri dener . bu atom bombası denemeleri gibi... bir zaman sonra sınırsız kullanıma verilen araçta heycan verici üst limit denemeleri sıradan basit kullanımdan daha çok tercih edilir.

internetin sınırsızlığı insanı çıldırtır. mesela ben normal hayatımda dışarıda gezerken asla bir kıza alıcı gözle bakmam . ama internette sabahtan akşama kadar kızlara bakıyorum. Bunlar normal şeyler değil. üroloji konusunda yüksek ihtisas yapacak için yığınla bilgi var . bür ürolog için bulunmaz nimet . ama benim gibi hiç alakası olmayan birine içinden çıkılmaz bir kördüğüm oluyor. internette şuan en çok olan şey ürolojik kaynak halbuki asrı saadette sahabeler kendi mahrem yerine bir kez bile bakmamış.

şimdi bu sahabe ahlakını uyarlamak için neden çalışma yapılmasın?

Eskiden evlilikle bu pislikten kurtulacağımı düşünüyordum. Israrla evlenmek isterdim şimdi evlenmesem daha iyi diyorum çünkü öğrendiğim hiç alakam olmayan tonla ürolojik bilgiyle ne yapacağımı , ortaya ne çıkacaracağımı ben de bilmiyorum.

sınırsız kaynak kul için değil. kul , sınırsız kaynak içerisinde ilahi ahlak sırını koruyana denir.

yüzme bilmeyen bir kişiyi de okyanusa atmak islami yöneticinin yapacağı şey değil.

İlk önce ehliyetli internet kullanımı geliştirilmeli. branş veyeteneklere göre bilgiye erişim sağlanıp kanalize edilmeli insanlar.

Günümüzde insanların en çok vakit geçirdiği şey internet olduğu için internet kullanımının islama uyarlanmasıni çok istiyorum vesselam.

IB
13.03.2018 22:21
#137

Aziz kardeşlerim yeri geliyor burada islami bazı yorumlar yapıyorum araştırmalar keşifler yapıyoruz birlikte. Hep ben konuşuyorum ama ne yapalım ben bizi konuşuyorum aslında, bizi ;biz ikimizi...

sohbetlerimde tatlılığımı korumaya çalışıyorum.

Yazmayı düşündüğüm şeylerin yüzde birini bile buraya yazmıyorum.

Aslında çok daha fazla konuşuyoruz ama çok azı burada. Belli vakitlerde yoğunlaşıyor .

Mesela güneş doğarken ve batarken buraya yemek tarifi bile yazsam ,hatta beş buçuk aylık askerliğimden bir anı bile bir çok şeyi aydınlatıyor.

Bir bereket oluyor.

Bu gün bereketi konuşalım . (tabiki daha önce düşünmütüm şimdi söz açıldı)

Bereketi tarif edecek olursak mesela üstadın bir sözü onu alalım günlerce düşünelim daha ince eleklerden geçirip gülle bülbülle süsleyerek değiştirelim görünüş ve mantıken çok güzel olsada aynı tesir olmuyor . işte bu bereket. Yani diyelim değiştirdik üstadın sözünü hatta bir hata bir eksik bulmuş olsak dahi aslı gibi tesiri olmuyor. Bunu çok güzel anlatmış Bayezid-i Bestami (Kuddise Sirruh);

 

Bayezid-i Bestami (Kuddise Sirruh) bir gün yolda yürürken bir gencin kendisini takip etmekte olduğunu farkedip döndü ve gence;
"Niçin beni takip ediyorsun, istediğin nedir?" dedi. Genç edeble;
"Efendim sizin gibi olmak, yolunuzda bulunmak istiyorum. Lütuf elinizi uzatın himmet buyurun da bende kazanayım." dedi. Bayezid-i Bestami (Kuddise Sirruh) o gence cevap olarak;"Benim yaptıklarımı yapmadıkça, benim derimin içine girsende istifade edemezsin. Bu, Allah-u Teala'nın bir lütfudur."

 

Vesselam

IB
15.03.2018 10:54
#138

Aziz kardeşlerim , bakıyorsun da herkes alim olmuş ,tasavvufi tasavvufcu olmuş .

Kafamı bozuyorlar "var mı aranızda camide pabucu çalınan?" Anca bıdı bıdı yapıyorlar...
Adamlar hem abimin ayakkabıların hem benim ayakkabılarımı çaldılar işte camide...
Hem de mübarek cuma günü. Terlikle geldik eve. Allahtan terlik bırakmış hırsızlar.
Veryansın ediyorlar pabucu çalınmış gibi...
Bizim gül gibi pabuçlarımız gitti de gıkımız çıkmadı , hey yavruummm heyyy...
Gül gibi yanı fır fırlı pervaneli pabuçlar ...
Ah pabuçlarım Ahhhh!

IB
16.03.2018 14:59
#139

Aziz kardeşlerim "gül" dedim de aklıma geldi. Sanırım Üstadın tüm şiirlerinde ve eserlerinde gizli açık geçen çiçek benim.

"Yok yaaa sen miiiii!!!" diye hemen panik yapmayın açıklımama izin verin.

Ama ne yapabilirim bunu görmemem umursamamam mümkün değil...

Ben de biliyorum böyle bir özelliğimin olamayacağını ama öyle hissettiriyor.

Belkide marifet "gül" olmakta değildir. Belki marifet benim gibi aciz zayıf birine o gül olduğunu düşündürmektedir.

 

Piri Türkistan'dan bir hikmet;

 

Hangi mahlûk Yaradan'ına itaatkâr olsa
Alem halkı o kulu sever dostlar
Zikrini deyip bağrı pişip içi yansa
Dem vurduğunda sayısız uçkun uçar dostlar

Dili, gönlü sırrı ile zikreder olup
Üç yüz altmış damarları kana dolup
Yaz kış bülbül gibi feryad ederek
Öterek daldan dala konar dostlar

Bu gönülün bahçesidir garip bahçe
İçinde ötüşürler binlerce destan
Görünür her dal üzerinde türlü renkler
Nimetlerin olgunlaştığını görür dostlar

Açıktaki nimetlerin şükrünü gafil bilmez
Gizlenmiş olanları kıyas ile görse olmaz
Zâhir gözü gaflet ile bakıp görmez
Bâtın gözü açılsa o görür dostlar

Bâtın gözü açılsa bütün perdeler
Açılır gider, kalmaz örtü sırda
Canın gözü hayran olur işte o yerde
Bakarak iman nuru ile görür dostlar

Kul Hoca Ahmed Yesevi’nin iş bu sözü
Acaib değildir bakıp görse sırdan gözü
"Yokluk" makamında özün özü
"Yokluk" içeri bakıp görür dostlar

 

Ben bu dağın ağacıyam
Hem datlıyam hem acıyam
Ben Mevlamın muhtacıyam

Gel gör beni beni aşk neyledi

Beni bu dağda buldular
Kolum kanadım yoldular
Garip olduğum bildiler

Gel gör beni beni aşk neyledi

Benzim sarı gözlerim yaş
Bağrım yara ciğerim daş
Halim bilen dertli kardaş

Gel gör beni beni aşk neyledi


Yunus Emre

IB
18.03.2018 01:52
#140

Cendermelikte , bir gün nöbet tutuyorum. Daha doğrusu sabah saat 4 de kadar oturduk. Sabah Çanakkaleye Şehitliğe gidecez.. Ben yattım uyudum bir saat kala . 4 de de nöbetim var. Koğuş nöbeti..
Komutan da gelmiş hiç adeti değilken teftiş ediyor.
Ben yataktan picamalarla kalktım. Tekmili verdim . Komutan tabi çok kızdı.
"Seni kaldır madılar mı ?" dedi , Ben anladım o askeri dövecek "kaldırdı" dedim. İsmini almaya çalıştı demedim.
Bu sefer kızdı " git giyin gel tekrar tekmil ver" dedi . Aynen giyinip gittim böyle tekmili verdim. Komutan affetti...
Ama sabah oldu Gidecez Çanakkale şehitliğine , arabada iki kişilik yer kalmadı. Haftalar öncesinden ayırmamıza rağmen...
Birimiz (ben) nöbette yattım diye gidemedim.
Arkadaş da beraber gidelim diye Bölüğün imamının sırasını almıştı oda kaldı ...
Gidenlerin bütün malzemesini , istikakını da biz taşıdık.
Hey gidili Meydan boş değil...

 

Daha dur bitmedi , Nöbetçi subay şikayet etmiş bizim tabur komutanı bir de savunma yazdırdı.

Askerlik günleri bitti , terhis almaya gidiyoruz sağa sola emanetleri verdim. Komutan "dur bakalım bahadır , daha depo temizlenecek "dedi. Gittim depoyu temizledim akşama kadar. Akşam iştimasında komutan; "gel bakalım bahadır ,ağaç dikmeye gidecez" Tabi ben kabahatimi bildiğim için hemen kazma küreği aldım. Hiç renk vermeden ne derse yapacam...
Gerçi hiç gitmek de istemiyordum askerden, ayrılmak istemiyordum
Durdu ,düşündü "hadi sen git dedi" Devrelerimin içinde İlk ben gelmiştim Asker ocağına. En son da ben çıktım...

 

Askerdeyken Bu benimle Çanakkale gezisine gitmek isteyen arkadaşım Akif Çok iyi bir arkadaştı.

Gece kalkar üzerimi örterdi. Ramazanda oruç tutayım diye sahur yemeğimi yatağıma getirirdi.
. Çok mübarek bir çocuktu Akif. bir gün beni tuttu hamama götürdü . Baktı aylar olmuş ben banyo yapmamışım. (Görevimden dolayı bayo gününü kaçırıyordum) Bu Akif ayarlamış hamamcıyı , akşam bizim için açtı hamamcı hamamı. Bir kese attı bana yanımızdada bir Süryani çocuk var. İkimizi eyce bir keseledi. Maraşlı çok sağlam biri.(Allah Mutlu hayırlı uzun ömür versin)
Süryani çocuk da bizden ayrılmıy. Ben de vaaz veriyom Süryani , ne demek bilmiyom. Çocuk diyor "ben süryaniyim" Ben diyorum Olsun süryani de olasan cumalara gideceksin emice (Mesela) Alevi sandım ben...
Akif çok mübarek bir çocuktu Hep dua ederim Hatırladıkça.
Bana takıldı o da Gelemedi Çanakkaleye. Onu kızdırırdım zaten "İmamın sırasını aldın sen de " diyerek.

IB
22.03.2018 21:47
#141

Celali Baba bir şiirinde diyor ki; "Cemalin şemine pervanelerden yanan var mı böyle bir tane daha Ey Leyla?"

IB
24.03.2018 09:36
#142

Aziz kardeşlerim bilin bakalım geçen ne oldu?

Yolda yürüyorum işte buradaki çiçek muhabbetinden sonra yolun kenarında bir çiçek gördüm . Bu güne kadar hep gözümden kaçmış. Yalnız çok ilginç bir şey oldu çiçeğe bakınca iyleştim. Soğuk algınlığı vardı burnum tıkalydı. Çiçeğe baktım ve iyleştim. Anında etki yaptı. Tıp kaynaklarında böyle bişe var mı bilmiyorum. Hani bitkisel tedaviler var ya uzmanlar anlatıyor, kitaplar var. Aziz kardeşlerim çiçeğe bakınca da insan iyleşe biliyor.

Yani bunu manalı olsun diye demiyorum. Derin manalar çıkarılsı düşünülsün diye uydurmuyorum. Çiddi ciddi çiçeğe baktım içimden iyleşmek de geçmiyordu iyleştim. İçimden merhamet ile "ey mübarek demek sen burada kendi halinde Allah'ın bir güzelliğini açmş da gösteriyorsun. Sen ne güzelsin!" dedim iyleştim...

subhanAllah.

 

Yunus Emre Atababamızdan bir şiir;

 

Ey dost seni sevelden aklım gitti kaldım ben
Irmakları seyredip denizlere daldım ben

Bir zerre aşkın odu kaynatır denizleri
Düştüm aşkın oduna tutuşuban yandım ben

Ol canda ki aşk ola anda gussa olmaya
Bu aşk bana gelelden gussam gitti güldüm ben

Bülbül de aşık olmuş gülün yüzüne
Gördüm erenler yüzün hezar-destan oldum ben

Bu aşkı bana verdin ben diderem kend’ özüm
İçim dışım nur doldu dosta âşık oldum ben

Bir kuru ağaç idim yol üzere düşmüştüm
Er bana nazar kıldı tâze cüvan oldum ben

Yunus gerçek âşıksan adını miskin kogıl
Cümlesinden ihtiyar miskinliği buldum ben


Yunus Emre

IB
25.03.2018 09:32
#143

Çok dolandım güzellerin bağına
Sevdalandım ak nergisin çağına
Bir sohbette şu manaya değine;
Nerden geldi geçti benim ömrüm hey

Bazı sohbetlerin nazına yandım
Türlü türlü söyletip sazına yandım
Çoğuna değil de azına yandım
Hardan gelip geçti benim ömrüm hey

Düşündüm tutmadım dostun sözünü
Göreyim dilerken bir dem yüzünü
Ararken ömrümün kuytu düzünü
Birden gelip geçti benim ömrüm hey

Ne yalan söyliyim Aşık isen geç
Aldırma hatama maşuk isen geç
Ne diyim Şu gönül her hal üşengeç
Derken gelip geçti benim ömrüm hey

25.03.2013 21:16
ibrikci

IB
25.03.2018 09:42
#144

ALLAH RAHMET EYLESİN YİĞİT ADAM HACI MUHSİN YAZICIOĞLU

29512939_10156347686372422_1790231924136

Şeyh Hâmid-i Velî (Somuncu Baba), zâhirî ve bâtınî ilimlerdeki derin bilgisine rağmen, çok az eser vermiş veyâ çok az eseri bize ulaşmış bir âlim kişidir.
Onun fazla eser vermiş olmaması, melâmet meşrebinden de kaynaklanmış olabilir. Nitekim onun yanında yetişmiş bulunan ve halifesi olan Hacı Bayram Velî de, müderris olmasına rağmen eser yazmamış ve hattâ Muhammediyye müellifi halîfesi Yazıcıoğlu, eserrini kendisine takdim ettiğinde: “Mehmet, bununla uğraşacağına bir gönül hak etseydin; bir gönle girip onun terbiyesiyle meşgul olsaydın, daha iyi olmaz mıydı?” diyerek kendi düşüncesini de dile getirmiştir. Bu zikredilen hakîkata rağmen, Somuncu Baba’nın bize kadar ulaşşan Şerh-i Hadîs-i Erba‘în, Zikir Risâlesi, Silâh’u-l Müridîn adlı eserlleri mevcuttur.

IB
27.03.2018 19:13
#145

İmamı Azam Ebu Hanifi hazretlerinin anlatılır bir sarhoşu varmış her gece camının dibine gelir mübareğe sabaha kadar sövermiş . Mübarek İmam bir gün bakmış sarhoş yok . sormuş "benim Bülbülüm nerede? ", sarhoşu zaptiyeler götürmüş. Koskoca imam başı açık ayağı yalın koşmuş nezarete çıkartmış. Sarhoş gelmiş bu sefer sarhoş çok daha fazla sövmüş...



"Sabret sabır zaferdir" N.F.K


29571450_10156354400012422_2504698900994

IB
29.03.2018 13:57
#146

Her boyayı boyadık bir narıncısı kaldı 1f642.png

IB
30.03.2018 02:45
#147

Didiriliş Ertuğrul dizisi ve Kuddul Amare dizlerinde şanlı zaferlerimiz sürekli aşağılanma sahneleriyle lekelediğine inanıyorum. Bu dizilerden iğremeye başladım. Birinde en son gördüğüm sahnede ingilizler namaz kılanları dipçikliyordu? diziye bakarsan ingiliz kazanmış dersin...

Bunu bir fıkrayla anlata bilirim ancak yaşanmış bir olay aslında ama biraz müstehçen ...

Bayburtun kurtuluş şenliklerinde o devirde yaşayan birini çıkartıp konuşturmak istemişler adam çıkmış işte muhtarın kızını şu köşede , felancının karısını şurada , yok şunları şunları çeşme yanında bilmem ne... Kaymakamın tepesi atmış , "alın bu gavatı burdan biz buraya Bayburdun kurtuluşunu mu dinlemeye geldik şeyedilişini mi???"

Dizilerde bir zafer tadı yok , Piskolojimi bozuyor. Hainden geçilmiyor Diriliş filmi sahnelerinde sayın bakalım en çok müslüman öldürme sahnesi mi çok hiristiyan mı?

IB
30.03.2018 03:09
#148

Diriliş ve Kuddul Amare dizisini çekenler bişe bilmiyorlarsa açıp baksınlar Barboros hayrettin paşanın gazavatı hayriye kitabına. Papazlar yenildikçe kilisede putlarına sövermiş . Kendi hiristiyan liderlerinin yüzüne gözüne sövermişler. bu sahneleri gösterin...


Tutmuşlar içimizde hain varmış , o hain bu hain bilmem ne. O zamanda Türklerin içinde hain main yok yalan hepsi. Hain olsa zaten zafer olmaz. Birbirini satan şerefsiz namussuz hep Hıristiyanların içindeymiş o zamanlar.



Gittim twitter de yalvardım Diriliş filmini çekenlere , yatak odası sahnesi çekmeyin ayıptır namahremdir ,ecdadın namahremini resmetmeyin. Adamlar sapık diye bana saldırdı. Bana inat her bölümde mutlaka gecelikleriyle bir şekilde çıkıyorlar sahneye. Yok halime Sultanın saçını tarıyor yatakta yok sırt sırta vermiş yatıyorlar. Bana diyorlar sen seyretme sen sapıksın....


İnsaf ya...

IB
01.04.2018 10:35
#149

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "İstiğfâr eden kimse günde yetmiş defa da günah işlemiş olsa bunda israr etmiş sayılmaz" buyurmuştur.
(Tirmizî, Deavât, 107).

 

sınırları aşan bir affedicilik...

01.04.2018 19:20
#150

Diriliş ve Kuddul Amare dizisini çekenler bişe bilmiyorlarsa açıp baksınlar Barboros hayrettin paşanın gazavatı hayriye kitabına. Papazlar yenildikçe kilisede putlarına sövermiş . Kendi hiristiyan liderlerinin yüzüne gözüne sövermişler. bu sahneleri gösterin...

Tutmuşlar içimizde hain varmış , o hain bu hain bilmem ne. O zamanda Türklerin içinde hain main yok yalan hepsi. Hain olsa zaten zafer olmaz. Birbirini satan şerefsiz namussuz hep Hıristiyanların içindeymiş o zamanlar.

 

Gittim twitter de yalvardım Diriliş filmini çekenlere , yatak odası sahnesi çekmeyin ayıptır namahremdir ,ecdadın namahremini resmetmeyin. Adamlar sapık diye bana saldırdı. Bana inat her bölümde mutlaka gecelikleriyle bir şekilde çıkıyorlar sahneye. Yok halime Sultanın saçını tarıyor yatakta yok sırt sırta vermiş yatıyorlar. Bana diyorlar sen seyretme sen sapıksın....

İnsaf ya...

 

Payitaht Abdülhamit'de sınırları aşmaya başladı.Büyük bir heyecanla masum bir gururla izlemeye başladığım sözde Abdülhamit'i anlatan dizi kız erkek ilişkilerine de yer vermeye başladı.

 

Sonra yok efensim şöyle yok efendim böyle.Bir de izleyici toplasın diye çekici kadın koyuyorlar tamam..Halis niyetle çıktıkları yol kötüye gidiyor..

IB
02.04.2018 02:38
#151

Ustad durumu açıklamış mahrem diye bir şey var...

Açıkça orucunu yiyen birine ihtarda bulunursanız diyecektir ki:
-Allah'ın bildiğini kuldan niçin saklıyayım?
Ona deyiniz ki:
- Allah senin vücudunda bazı mahrem uzuvlar olduğunu da biliyor ve görüyor. Allah biliyor ve görüyor diye onları Çıkarıp gösteriyor musun?

(Çöle İnen Nur)
N.F.K

Şimdi bu yazıyı paylaşacağım sıra farkettim bizde acaba fizik ötesi (metafizik) araştırmalarımızla acaba mahrem şeylerin mi peşine düşmüş oluyoruz?...

Çok hassas bir konu olduğu açık .artık daha dikkat edicem.

Zaten biz konudan uzaklaştık ,öyleki konu bizi takip etmeye başladı.

Yalnız çok büyük bir eksiğim var . Şeyhimin sözlerinden alıntı yapamıyorum onu teşir etmemek için. (hayır fetöcü değilim iki ay içlerinde kaldım ayrıldım. bahsettiğim bir aşık aslında şeyh de değil. )

Acaba diyorum sözlerini şerh şeklinde mi paylaşsam ...

fikirlerini çalıyormuş gibi olmayayım sonra...

Mesela ;

"Bir kişi Allah'a secde için başını yere koyarken başı arşa yükselir" (bilinmek istemeyen bir aşık)

İşte fiziik ötesi görüyorsunuz değil mi? gürünüyor ,dokuna bilirsiniz ve hatta kokusu bile gelmiştir....

Ne zamandır burada dır dır ediyorum didiniyorum, anlatmaya anlamaya çalışıyorum halbuki yaşamak var....

AL
02.04.2018 15:44
#152

malesef halis niyetle bile yola çıkmıyorlar. çünkü işin kendisi halis değil. bu dizileri ya da filmleri yapanların bir anlam/sahicilik/öğreticilik kaygısı güttükleri yok ki. her şeyin pazarlamaya tabi olduğu bir ortamda, neyin ne kadar edebileceğini pazarlamacılar değil, tüketiciler belirliyor. (iktisatçı ya da ekonomist falan değilim)

 

izleniyor, rağbet görüyor, ilgi duyuluyor ki adamlar bunu pazarlıyor. kendi sesimiz, soluğumuz, rengimiz yok. maruz kaldığımız ve bırakıldığımız bir hayata direnmekle geçiyor hayatımız. bugün amerika denilen yutturmacayı hollywood kazıdı zihinlere. öyle bir şey yaptılar ki; en iyisi, en güzeli, en muhteşemi, en yaşanılacak olan yeri, en yenilmezi, en zekisi amerika ve amerikalılardır dedirttiler çoğu insana.

 

birde kadın meselesi... sezai karakoç'un şu sözü her şeyi özetliyor aslında: "kadının üstün olduğu ama mutlu olmadığı günlere eriştim, bunu bana öğretmediniz. güya kadınların üstün, çok değerli, baştacı gibi yutturulduğu ama onları bir eşya gibi görerek "mutsuz" kıldıkları çağdayız.

 

Payitaht Abdülhamit'de sınırları aşmaya başladı.Büyük bir heyecanla masum bir gururla izlemeye başladığım sözde Abdülhamit'i anlatan dizi kız erkek ilişkilerine de yer vermeye başladı.

Sonra yok efensim şöyle yok efendim böyle.Bir de izleyici toplasın diye çekici kadın koyuyorlar tamam..Halis niyetle çıktıkları yol kötüye gidiyor..

02.04.2018 18:07
#153

malesef halis niyetle bile yola çıkmıyorlar. çünkü işin kendisi halis değil. bu dizileri ya da filmleri yapanların bir anlam/sahicilik/öğreticilik kaygısı güttükleri yok ki. her şeyin pazarlamaya tabi olduğu bir ortamda, neyin ne kadar edebileceğini pazarlamacılar değil, tüketiciler belirliyor. (iktisatçı ya da ekonomist falan değilim)

 

izleniyor, rağbet görüyor, ilgi duyuluyor ki adamlar bunu pazarlıyor. kendi sesimiz, soluğumuz, rengimiz yok. maruz kaldığımız ve bırakıldığımız bir hayata direnmekle geçiyor hayatımız. bugün amerika denilen yutturmacayı hollywood kazıdı zihinlere. öyle bir şey yaptılar ki; en iyisi, en güzeli, en muhteşemi, en yaşanılacak olan yeri, en yenilmezi, en zekisi amerika ve amerikalılardır dedirttiler çoğu insana.

 

birde kadın meselesi... sezai karakoç'un şu sözü her şeyi özetliyor aslında: "kadının üstün olduğu ama mutlu olmadığı günlere eriştim, bunu bana öğretmediniz. güya kadınların üstün, çok değerli, baştacı gibi yutturulduğu ama onları bir eşya gibi görerek "mutsuz" kıldıkları çağdayız.

 

Topuklu ayakkabı ile yükselenle imanıyla takvasıyla edebiyle inceliğiyle meleklerin kanatlarında arşa yükselen bir olur mu hiç?

 

Kadını göz hapsine tutarak mı özgürleştireceklermiş...Kadını bir et olarak mı görüp değerlendireceklermiş...Bıraksınlar bu hezeyanları.

IB
03.04.2018 02:17
#154

Aziz kardeşlerim sorun şu ki , kimse eleştiri kabul etmiyor . Kimseye yalnışını söyleyemiyoruz. Geçen bir hanımefendiyle bir konuda tartıştım ve kazandım. Bu inanılmaz bir şeydi sanırım Allah yardım etti. Ortaya bişe konuluyor ama kesinlikle yanlışı olduğu kabul edilmiyor bu gerçekten bizim eksiğimiz. Eskiden asrı saadette siyer okuyan bilir sahabeler hep birbirini uyarıyor uyarılan da hemen kendini düzeltiyor. Hatta teşekkür ediyor... Günümüzde asrısaadette yaşanılan uyarma ve bunu dikkate alma ilişkisi ne yazık ki uzaylılar gibi geliyor bize.

facebookta bir hanımefendi diyor , "kimse kimseye karışamaz kimsenin bişe demeye hakkı yok" nasıl yok dedim . Resulullah ve Allah mesela döğme yaptıranı lanetliyor. Şimdi sen kadın başınla "kimsenin bişe demeye hakkı yok" dersen haşa resulullahtan çok sesini çıkartmış olursun ve bu da senin için hiçran dolu bir ayrılık olur. Kadın anladı, inanamadım ama anladı ve susutu...

Tabiki medya çok önemli bakın televizyonda paralı iki tane amerikan belgesel kanalı açıldı. Dünyanın en popiler belgesellerini veriyor ed stafford var adam en iyi ödülü aldı. Emlak programları falan adeta insanı hiknotize ediyor. Ama şahsen ben amerikalıların konuşmalarına bakıyorum yani bukadar aptalca nasıl konuşuyorlar ,yani aptal aptal konuşuyorlar. Neyse...

Bizim trt belgesel de çok güzel ama demin yine gördüm ve yaklaşık bir yıldır da gösterdiği bir sahne var. yani iyi niyetli olduğunu düşünmüyorum o sahnenin ve sürekli gösterilmesinin. Hainin biri bu sahneyi milleti amerikan kanallarına göndermek için sokmuş belli.

Ya sahne şu adamın biri burnundan yılan çıkartıyor . Hayatımda ben böyle iğrenç sahne görmedim , Miğdem kalkıyor kanalı hemen değişiyorum açamıyorum. Böyle bir pislik aylardır sürekli çevirile çevrile gösteriliyor. Bunu yapan kesin hain ben size diyim...

Medya çök önemli bakın Rusya bir çeçen şarkıcının bir şarkısını istek yapanı bile tutukltıyor...

Bizimki çevire çevire ağzından yılanı sokup burnundan çıkaran adamı yayınlıyor aylardır. Böyle bir kepazelik yok. İyi ozaman bende afedersiniz kıçıma bir radyo takıyım gelsin çeksinler müzikler eşliğinde nasıl çıkıyor herkese yıllarca çevire çevire seyrettirsin. Böyle bir pislik yok yaaa...

Adam burnundan yılanı sokuyor insanın miğdesi bulanıyor yeter ya

Bu ne pisliktir anlamadım gitti. Durun şunu trt belgesele de yazayım ...

Adamlar dikkate de almıyor ama ne yapalım...

IB
07.04.2018 17:30
#155

Öncelikle son birkaç yazımdaki kaba konuşmalarımdan dolayı sizlerden özür dilerim. Bazen ipin ucunu kaçırıyorum.

Böyle sıkıntılı durumlar için şeyhim ; "biz idda değil dua sahibiyiz" der.

Allah, Türkiye'de ve Tüm dünyada ümmedi muhammedi her türlü zulümden kurtarsın. Evlerdeki İslamın nurunu, berektini artırsın

 

 

Dâ’im sen ol dilde sözüm
Seni fikreylesün özüm
Gayrıya bakmasun gözüm
Al göñlümi senden yaña

ÜMMİ SİNAN k.s


Ey Yüce Rabbu’l ÂLEMînim benim de gönlümü-özümü-gayemi SENden yana çevir!.

Mahtum kulu hoş olsa
Aksa didem yaş olsa
İmanım yoldaş olsa
Varsam Kabeyi Görsem

Mahtumkulu Firâkî

IB
08.04.2018 19:32
#156

Şimdi benim efendim sultanım. Bursada iken Ali abimin tuttum kolundan Götürdüm Emir Sultan hazretlerini ziyarete. Hısım sayılırız...
Efendim vardık gittik. Ziyaretimizi ettik bir de aşure dağıtıyorlardı yedik gelirken biri arkamızdan seslendi.
Kuşların arasına saklanmış bir Allah dostu... Kuş sesi çikartıyor. Demek insanlardan böyle gizlenmiş.
Kumruların arasına girmiş orada yaşıyor. Neyse efendim arkamızdan seslendi. Acizane ben kurşun yemiş gibi durdum. Döndüm baktım İleriden bizze el ediyor. Gelin diyor.
Abim biraz şeydir öyle inanamaz ama döndü geldi.
Bu kuş kılığında orada gizlenmiş Allah dostu Beni es geçti ali abime bir sarılıyor.
Ben de araya girmeye çalışıyom ama öylesine bir sarıldı banada.
Abim sonradan anlattı içinden Emir Sultan hazretleriyle konuşuyormuş . Biraz sitem ediyormuş. Tam o sırada bu kuşların arasına gizlenen Allah dostu bize seslendi...
Onun için Ali abim sesini çıkartamadı.

Abimin en hoşuma giden hareketi , bir gün bir hırsız bizim kömürlükten kömür çuvalı alıyormuş abim " beni görür de almaktan vazgeçer diye saklanmış"....

IB
08.04.2018 19:36
#157

Elindeki malzemeye yemek tarifi yapacak bir web sitesi yapacam sponsor arıyorum. Al sana tasarruf projesi... Vay yavrum vay

IB
10.04.2018 10:06
#158

" Keşke bilselerdi aşkı yazık oldu kanıma Dost! "


Hz. Ebû Bekir, yeni Müslüman olmasının aşk ve şevkiyle, Mescid-i Harâma vardığında, dayanamayıp, müşrikler tarafına dönerek seslendi:


- Bütün kâinâtın yaratıcısı olan Allahü teâlâyı bırakıp, niçin gidip, bu âciz putlara tapıyor, onlara yüz sürüyorsunuz. Gelin, Allaha ve O’nun resûlü Muhammed aleyhisselâma îmân edin!



Bunun üzerine müşrikler, hep birlikte üzerine yürüdüler. Kendisini çok fecî şekilde dövdüler. Kabîlesinden gelen ba’zı kimseler, kendisini baygın bir hâlde evine götürdüler.


Hz. Ebû Bekir, uzun bir süre kendisine gelemedi. Ayılması için yapılan bütün gayretlerden bir netîce alınamıyordu. Artık, ümitsiz bir şekilde başında beklemeye başladılar. Nihâyet akşam üstü biraz kendine gelir gibi oldu. Gözünü açar açmaz, ağzından çıkan ilk kelâm şu oldu:


- Resûlullah, ne yapıyor, O ne hâldedir? O’na birşey oldu mu?


Annesi Ümmülhayr sevinç içinde dedi ki:


- Yavrum, bir şey arzû eder misin, yiyip içmek ister misin?


- Anneciğim, ben Resûlullaha birşey oldu mu diye soruyorum. O’nun hakkında bana bilgi getirmediğin takdîrde, ne bir lokma yerim, ne de birşey içerim.


- Evlâdım, vallahi, O’nun hakkında bir bilgim yok. Onun için sana cevap veremiyorum. Sen biraz ye, kendine gel. Sonra O’nun durumunu öğrenirsin.


- Hayır anne!.. Sen Ümm-i Cemil’e git ve de ki: Oğlum Ebû Bekir, senden Resûlullahı soruyor. Acaba ne hâldedir?


IB
11.04.2018 13:59
#159

Sûfi kelâmında imlâyı devşir
Hiç yaman danışma il incinmesin
Sözü kantara çek zihninde pişir
Yahşi danış ehl-i dil incinmesin

Ah oduyla yanar gönül çırası
Bir derttir "Ha" ile "Kafin arası
Merhem kabul etmez dilin yarası
Salma iki göze mil incinmesin

Celâli dert ehli derdin ağlamış
Kendi neşteriyle bağrın dağlamış
İki çeşmin yedi bahre bağlamış
Bir de sen bağlama sel incinmesin
Celali Baba

IB
11.04.2018 14:31
#160

Aziz kardeşlerim ev temizliği basit ama gerçekten çok önemli . Evin temiz tutulması manevi olarak insanı çok etkiliyor. Düşünsenize Kabe Allah'ın evi ve O'nun evine doğru secde ediyoruz...

Yaşadığımız evler birer mescit hatta müslümana tüm yer yüzü bir mescittir.

Ev temizliğinin önemini bilmek lazım.

Acizane demin banyoyu eve giriş bölümünü temizledim mutfağı topladım yarın bakın sohbette ne oluyor...

Viran olmuş gönlüm nasıl da sevinçli şeyler yazacak . Belki okuduklarım veya dinlediklerim nasıl da güzelleşecek.

Kapımı en son kandilde çocuklar çaldı. Şimdi belki şenlenecek kandil gibi . Ev temizleme sayesinde her zaman kandil bize gelirken şimdi belki biz kandile gitmiş olucaz... Kapımızı bir misafir çalacakta sevinerek Alkış edip ; "Allah sizi üzerimize rahmet olarak gönderdi" deyip mutlu olacağız.

En temiz ev tabiki Allah'ın evi Kabe bizim evimiz de Allah'ın evi eksiğimiz ne temizlik....

Çamaşır makinem bozuk elektirik kaçırıyor. Bütün apartmandakiler sudan çarpılıyor ben çamaşır yıkarken. Ev sahibi elektirikçi falan getirdi bulamadılar. Geçen tesbit ettiler yakalandım. şimdi evde çok fazla çamaşır birikti.

Kuran'ı Kerim için bir odayı her zaman temiz tutuyorum . Pisletmemek için girmiyorum. Şöyle bir banyo yapıp vücudu temizleyip bir de oroçla ruhu yıkayıp giresim var. Hadi hayırlısı...

IB
11.04.2018 16:03
#161

Aslında bu konuyu çok güzel anlatan şeyhimin bir zevki var ama yazamıyorum. Bilinmek istemez dedim ama aslında mesele benimle beraber anılmak istemez çekiniyorum yani. Yoksa konuyu şıp diye açıklıyor. Ne yapsak bilmiyorum. Malum burada arkasından da bir sürü şeyler söyledik.

Köşeye sıkıştım. Kendime hakim olmalıyım.

Daha sonra silinmesine söz verirseniz yazarım.

3 gün kalsın sonra silinsin. Ne olur ne olmaz.
Bayramdan bayrama şeyhimle bir selamımız var ondan da olmak istemem.

IB
12.04.2018 12:36
#162

Aklıma bir fikir geldi . Yeni çamaşır makinası alacağıma gideyim bir sıvı arap sabunu alayım. Bir tane de leğen alayım. İki su çitiliyim çamaşırları güğümüm var onunla da su ısıtırım . Arap sabunum vardı ama bitti.

Aslında eve arap sabunundan başka bir temizlik maddesi sokmamak lazım.

Elektirik veriyoruz apartmana suya elini süreni gıdıklıyor. :)) bak şimdi şeytan yine dürtüyor.Bizim ev sahibinin kızları var ikiz bekar .Alman dili ve edebiyatında okumuşlar . Annesiyle annem konuşmuş annesi veriyor. Ben de elektiriği veriyoriyorum daha ne olsun emice.

Evde kpss çalışıyorlar . şimdi kpss dedim sinir geldi. bu kurumun en alt çaycısından en üst kurum başkanına kadar kulakları çınlasın...

yaşayan üniversite mezunu mezarlığı gibi...

Neyse...

Yatağı topladım yorgan ve yastık görmek istemiyorum .Bana ne gerek bir yere kıvrılır yatarım yorgan yastıkları sobaya atıp yaksam ancak paylanır.

Allah bizleri cehennem ateşinden muhafaza buyursun.

Şimdi "Allah" dedim aklıma geldi şeyhimi de kandırdım; "seni alıp kaçıcam beni bekle bir motorsiklet alayım beraber gider ulu dağda Yunus Emre atababamızın tüm şiirlerinde saklı çiçeği aramaya gidecez Allah'ın izniyle" Kasem ettik inandırdık. Ama bir bisiklet bile alamadım yıllar geçti.

En son şeyhime ölümsüzlük zikrini öğrettim bunu her gün bir defa oku beni bekle dedim öyle kaldı...

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem " bunun geleceği yok haydi" diyene kadar bu zikir ölümsüz kılar.

Resulullah derse doğrudur buna yapacak hiç bir şeyimiz yok.

Ulu dağdan o çiçeğin kokusunu alıyor gibiyim.

Belki de Şam'dadır...

"Açtımola Şam elinin gülleri" der basar gideriz belki Şam'a,..

Hadi zikri yazayım bişe biliyorda gizliyor gibi olmasın.

Bizim gizlimiz saklımız yok ilmimiz ortada , Bildiğimiz tek bilgidir "Dost!"

Bismillahirrahmanirrahim

"Hasbiyallahu lailahe illahu aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşül Azim"

IB
14.04.2018 13:12
#163

Gene bir serencâm vadigârım var
Dayan bu sözüme kara batakçı
Harabat ehline yadigârım var
Her mecliste benden ara batakçı

Kahveci kahveyi tatar be-tatar
Ocakta geç olur mangalda kotar
Taze tiryakidir sonra göt atar
Alır serper çâr divâra batakçı

Ekser batakçılar dilbaz olurlar
Başı dazdaz gözü çarpaz olurlar
Nerde sefil varsa arar bulurlar
Bu ne insaf bu ne hâldir batakçı

Nasıl aldın ise getir ver anı
Sana derim ey Bektaş'ın zıranı
Göbeğim keseni höllük koyanı
Veririm mezada sonra batakçı

Günde bin savaşı Kerbelâ'sı var
Cebel-i Billah'ta bir tarlası var
Kırk dokuz borçluya havalesi var
Bu ne insaf bu ne para batakçı

Erzincanlı der ki geldin otuydun
Gaybıttın gıybıttın çaydın götüydün
Gaydaşlık olalı beni batıydın
İste bakam aypalara batakçı

Laz da der ki ulan Ahmet varalım
Vermez ise faizini koyalım
Kardaşlığımızdır mühlet verelim
Belki kazana da vere batakçı

Erzurumlu der ki dadaş gelirih
Aldıhsa veririh gene alırıh
Biz bu ahşam ezemgilde galırıh
Dolana bir hana gire batakçı

Acemse der ele hardan gelipsin
Gelip menim öz metaım alıpsın
Ele her tarafın açık kalıpsın
Çöreğin dizinde dura batakçı

Şüphelidir batakçının imâmı
Üç beş gün dediği bulur harmanı
Arpanın gözüne verir samanı
Emânettir yere sürme batakçı

Düğünde bayramda geyinir alı
Veresiye almış gene bu malı
Ali'nin külahı Veli'nin şalı
Emânettir sürme yere batakçı

El malıyla girdin eyledin gerdek
Verip kurtulsana sütsüz pezevenk
Her nerde işitsen bir ulu dernek
At sürersin o pazara batakçı

Batakçının nallarını bana sor
Bir fincan kahveden eder anafor
Doksan dokuz pata ile yanaşır
Veresiye tacirlere batakçı

Kimsede beş kuruş görse yapışır
Uyuz itler gibi alır kapışır
Ver deyince basar çifte tepişir
Atar imânını nâra batakçı

Günde bin kavgası Kerbelâ'sı var
Cebel-i Billâh'ta bir tarlası var
Kırk dokuz borçluya havalesi var
Mori insaf bu ne para batakçı

Eğer Ermeniyse söylerdi foh di
İnci gıdaskoran das gurus kokti
Tızazcı darasta yine kirohti
Muritkunim ur gerdara batakçı

Eğer Rum ise der garmidi bibas
İnende guruşun zomadi bicas
Vermes paralan gamidi manas
Gidiyorsun gene nere batakçı

Okudum vasfını çektim beyaza
Dağıtsınlar Seki Şirvan Şiraz'a
Altmış para verse peşin kiraza
Tövbe çeker yetmiş kere batakçı

Uzatma Celâli serencâm çoktur
Mahşere kalırsa işi bozuktur
Katile mürüvvet borçluya yoktur
Ara bul başına çâre batakçı

Bayburtlu Celali Baba

IB
17.04.2018 01:49
#164

Azizim pes imdi eğer bize bir Allah dostu bulma görevi verilseydi nasıl bulurduk ?

 

İşten gelirken aklıma geldi şahsen kendi tavırlarımda, hallerimde her ne kadar kemter işler çoğunlukta olsada bazı Allah dostu hallerimin de olduğunu düşünüyorum. Bu hallerden bahsederek sizlere biraz fikir vermek isterim. Herkesin illaki vardır böyle halleri...

Mesela otobüs durağında otobüse en son binen kişi , gayet sakin ve herkese yol veren kişi Allah dostu hali içerisindedir.

Bir kişinin önüne geçmektense saatlerce ayakta yolcu olmayı tercih ederim.

Genelde otobüse en son binen kişi olurum.

Askerde de böyleydim anlatmıştım Askerde birliğe ilk teslim olan bedim ve askerde en son birlikten ayrılan da yine ben oldum.

Askerde birliğe ilk teslim olduğum için ödül verdiler ama en son ayrılan olduğumu kimse farketmedi.

mesela yerden sürekli para bulunması da yüzü yerde yürümenin alametidir.

Yerden para bulan kişi ve sahibine de verdiyse demek ki yürürken yüzü yerdedir.

Yunus Emre Ata babamız diyor ya;

Ben ayımı yerde gördüm

Ne ararım gök yüzünde

Benim yüzüm yerde gerek

Bana rahmet yerden yağar.

 

Ve üstadın Kaldırımlar şiirini da ancak yüzü yerde biri anlar ve şerh edebilir.

 

Belki de şuan aklıma gelmeyen unuttuğum iyi hallerimdir...

Ve bence Allah dostları çok kolay kandırılır.

 

Kâf u nûn sırrından açtım gözümü
Coşan coşsun kaynayanlar kaynasın
Arz-ı hâk üstüne serdim yüzümü
Basan bassın çığnayanlar çığnasın

Bana o Hak için verildi i'lâm
Bî-dîdâr üstüne kuruldu binam
Düşmanın gürzüne kal'adır sînem
Vuran vursun sınayanlar sınasın

Nideyim âlemde devleti mâlı
Görünür toyluğum devr ü zamanı
Medet Mevlâ'm medet yanar Celâli
Bilen bilsin kınayanlar kınasın

Celali Baba

IB
18.04.2018 15:31
#165

Ez Zâhiru : Zâhiren gözükenlerin zuhûruna sebeb olan; varlığı açık belli, belgeli, âşikâr ve şüphesiz olan. Zuhûratta varlığı zâhir olan ve her şeyin üstünde görülen. Zâhir gözüken şu geçici mevcûdları var eden, mutlak var ve zâhir olan, zuhûratın halkedicisi olan ALLAHU ZÜ'L-CELÂL.

IB
18.04.2018 19:11
#166

..."SUSADIM MARKETE, PARDON ÇEŞMEYE, VARMAZ OLAYDIM....!!!
..............ESKİDEN HER MAHALLEDE VE KÖYLERDE ORTAK ÇEŞMELER VARDI, SU İSE BEDAVAYDI.;
..............GEREK KOMŞULAR. GEREKSE GENÇ KIZLARIN, DELİKANLILARIN, BULUŞTUĞU EN MASUMANE SEVDA VE MUHABBETLEFRİN, YAŞANDIĞI YERLERDİ.
.............ŞİMDİ SULAR, MARKET RAFLARINDA PARAYLA, GENÇ KIZLAR KASİYER.....!!!

(Karafakır)

IB
19.04.2018 22:13
#167

Kırklar Dağı: Horasan’dan gelen kırk veli, buraya gelip daha sonra Anadolu’nun
muhtelif yerlerine giderek Yesevi düşüncesini yayarlar. Bunlardan birisi de Sivas’ın
Tokuş köyüne gelir, faaliyet gösterdikten sonra vefat eder. Mezarı Kırklar Dağı’nın
üstündedir

IB
19.04.2018 22:45
#168

"Yığılın süslenip gidelim Budala Sultan'ı görmeye, Kaygusuz Abdal 'ın (kaddesallahu sirruh) eşiğine yüz sürmeye"

IB
20.04.2018 16:10
#169

Süzme çeşmin gelmesin müjgân müjgân üstüne
Urma zahm-ı sîneme peykân peykân üstüne!..

Ey sevgili;
Gözlerini süzme ki, kirpik kirpik üstüne gelmesin!
Bağrımda açtığın YâR yarasına ok üstüne ok vurma!...

Râsih DeDe

Acizane Bir görsel çalışmamız;

12802714_10153974746107422_1176030338429

IB
21.04.2018 10:05
#170

MESELA ŞÖYLE BİR tefekkür EDECEK OLSAK; Cennetin yedi kapısı var . Bu cennetlere girecekleri şöyle sıralaya biliriz; Allahın dostunun ,dostunun, dostunun, dostunun, dostunun, dostunun, dostu. etti mi yedi...
Şimdi cennetler de derece derece . Firdevs cennetini isteyin siz.
Sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz "firdevsi" isteyin buyuruyor çünkü.
Firdevs nasılsa artık...

Tasavvuf , Allah dostu aramak demektir.

Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybını bilmek O'na aittir. O ne güzel görür, O ne güzel işitir!

Allah’ım, bende sana yaraşan hiçbir iş yok.
Eğer adâletin beni yaptığım işlere gore cezalandıracaksa vay hâlime.
(Fuzuli)

IB
21.04.2018 10:30
#171

Allah'ın dostu ,
Allah'ın dostunun dostu ,
Allah'ın dostunun dostunun dostu,
Allah'ın dostunun dostunun dostunun dostu,
Allah'ın dostunun dostunun dostunun dostunun dostu,
Allah'ın dostunun dostunun dostunun dostunun dostunun dostu,
Allah'ın dostunun dostunun dostunun dostunun dostunun dostunun dostu,

 

"Miskin Fuzûliyem ki sana dutmuşam yüzüm

Yâ bir kemine katre ki ummâne yetmişem"

(Yüzüm sana döndürüp yalvaran zavallı Fuzûlî’yim.

Sanki denize varan küçücük bir su damlasıyım. )

IB
22.04.2018 19:01
#172
Ev sahibim kısır getirdi demin...
Allah dostunu mesela komşusuna da sormak lazım. Şimdi biz de burada kendimizi sürekli öne çıkarıyor gibi oluyoruz ama kusura kalmayın .
Hani bir şahıs gibi diyor ya "Mehdiyi görmüyor musun hala diye ..." :)
öyle kızları oynatacağına bir sürü bekar var ver evlendir bir garibanla. Allah'ın rızası için illa mehdi olmak gerekmez ki...
Ayrıca sürekli gidip geldiği camiye bakacaksın Allah dostunu
Benim şeyhimin hangi camiye gittiğini biliyorum. Mahallesini biliyorum. Bunlar önemli bilgiler .
Şeyhimi nasıl kızdıracağımı nasıl güldüreceğimi az çok biliyorum.
Mesela gitsem dergaha desem ; "Şu dünyada müridi olmayan tek şeyh varsa o da benimdir. Aslında bir tane müridim var ama kaçmasın diye ona şeyhim diyorum " eeee bu işler böyle emice, ince fikirli olmak lazım.
Buna güler şeyhim. Çünkü burada aslında bir heva veya kibir yok bizim ne olduğumuz ortada. Şeyhimin bir sözünü "okudum anladım inandım" var burada. Çünkü şeyhim diytor ki ;" beni sabah namazına kaldıran köpeği şeyhim bildim"
Gerçi sabah namazına kaldıramasam da bazı hadisi şerifler ayetler yazarım. esmaül hüsnadan bişeler yazarım.
Ama bakarsan şöyle şeyhim gibi yetişmiş müridim olsa ben de şeyh olurum .
Sanırım çağımızda mürit olmak daha zor oldu. Kimse burnundan kıl aldırmıyor...
Adam alıyor şeyhinin fotoğrafını asıyor duvara önünden geçit töreni yapıyor önünde bilmem ne...
Bu arada şeyhime de müjde ev sahibi tarafından sevilen bir müridiniz olarak saygılarımla ellerinden öperim. (buna kızabilir işte "hadi ordan hergele" der en çok benlik etmeye kızar. ben dediğinde olmaz. "Biz" de istersen "Mehdiyiz" de... "Muhammediyiz biz" de önemli olan "biz" )
Neyse Allah dostuna araştırmamıza bakalım biz...
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz buyuruyor;"Ben ilmin şehriysem kapısı Ali'dir (kaddesallahu veche) "
Kapı "bab" Bizim anadoluda "baba" dediğimizin aslı "bab" kapıdır.
Haddimiz olmayarak hadisi birlikte düşünecek olursan yani buyruluyor ki ;"Ben cennetsem Ali (kaddesallahu veche)Kapısıdır"
Hz. Ali Yariizdir ve dahi burada Kapı yani Allah dostu oluyor. Vesselam

Bir şiir;

Aç kapıyı haber var,
Ötenin ötesinden.
Dudaklarda şarkılar,
Kurtuluş bestesinden.

Biz geldik, bilen bilsin.
Gönül gönül girilsin.
İnsanlar devşirilsin,
Sonsuzluk destesinden

Necip Fazıl Kısakürek

IB
23.04.2018 13:09
#173




Ashabın Hz. Peygamber’in Huzurunda Oturuşları


- Biz Rasûlullahın s.a.v yanında sanki başımıza kuşlar konmuş gibi, kıpırdamadan konuşmadan otururduk. Bir gün bazı kimseler geldiler ve


“Allah’ın katında, Allah’ın en sevgili kulu kimdir?” diye sordular. Hz. Peygamber



“Ahlak bakımından en güzel olandır” dedi.


- Rasûlullah’a vardım. Ashabı etrafındaydı. Sanki onların başlarının üzerinde kuşlar vardı.






IB
28.04.2018 01:24
#174

Şimdi bak demiyim diyorum ama demiyim de ne yapıyım. Adam bizi ekledi arkadaş olarak ,selam verdik almadı. "niye selamımı almadın?" deyince hooop bizi hemen attı arkadaşlıktan.

Bu ne geliş , bu ne gidiş...

Yani içinden selamımı aldığını düşünmem mi gerekiyordu?

Böyle bir beklenti var mı sünnette?

Ben müneccim miyim nerden bilebilirim sen selamı aldın mı almadın mı?

Çoluk çocuk heralde...

Evliya değilsen hemen sepetliyorlar.

Allah , herkesi evliya etmek zorunda mı?

Evliya değilse bu adam değil mi yani?

bilemiyorum artık...

Aklımız ermiyor bizim böyle oyunlara...

 

 

 

Gonca mı maksûdun dost mu muradın

Bülbül seherlerde niçin ağlarsın

Garip gecelerde feryâd edersin

Ümidim gülşende eylersin nida

Yandırdı derûnum bülbûl-i şeydâ

Sen de mi olmuşsun dostundan cüda

Bülbül seherlerde niçin ötersin

Garip gecelerde feryâd edersin

Cânân illerinden haber mi aldın

Ah-ı hasretinle ciğerim deldin

Mevlâ'nın aşkından deli mi oldun

Bülbül seherlerde niçin ötersin

Garip gecelerde feryâd edersin

Celâli hayrette kalan bî-çâre

Vâkıf-ı esrar olan demez ağyâre

Sende mi müştaksın Cemâl-i yâre

Bülbül seherlerde niçin ağlarsın

Garip gecelerde feryâd edersin

Bayburtlu Celali Baba

IB
01.05.2018 01:37
#175

Kabul olur güzellerin duası

IB
06.05.2018 18:37
#176

Metafizik açıklaması; Kainatta görünürde olan karışıklık karmaşa birbirinden kopuk görünümün arkasında bir bütünlük vardır. Fizik ilmi bu karışıklığı toparlamaya çalışır. Fizik bir çok yoldan etkileşimleri bağları ortaya çıkartmaya çalışır formüller üretir. Aslında mutlak bir birlik olduğunu bilir ama bu formül yoktur. Metafiziğin anlamının bu başıbozuk dağınık görünümün arkasındaki birlik bütünlük açıklaması olduğunu demeyi düşünüyorum. Bu birlik ve bütünlük , var olduğu açıkça ortada olan ama hiçbir formülle ortaya çıkarılamayan çözülemeyen Allah'ın varlığı . Metafizik yani fizik ötesi birlik ve bütünlükte yaşanması Allah'ın varlığını bilerek yaşamak insan ve gölgesi gibi düşünn yani başka boyutta da yaşıyoruz. bu boyutta yürürken kafamızı duvara vurmamak için gözlere ihtiyacımız var bu gözler ilahi emir ve yasaklara uymakla olur. metafizikte ve zahirde bu şekilde yürünür. her iki alemde de yürüyebilmek yaşaya bilmek böyle oluyor. aslında ikitane değil bir tane . bizim gördüğümüz iki tane ama bir . gözlerimiz gibi. iki gözümüz var ama bir görüyoruz.

Allah'ın varlığını bilmek ve sürekli bizimle olduğunu bilerek yaşamak gerekiyor. Maneviyat kapıları açılıyor böylece diye düşünüyorum...

 

Kul huva’llâh sübhâna’llâh’ı vird eylesem,
Bir ve Var’ım didarını görür müyüm?
Baştan ayağa hasretinde dert eylesem,
Bir ve Var’ım, didarını görür müyüm?
Elli birde çöller gezip otlar yedim;
Dağlara çıkıp, tâat kılıp gözümü oydum;
Didarını göremedim, candan doydum;
Bir ve Var’ım, didarını görür müyüm?
Elli iki yaşta geçtim evden barktan;
Evim barkım ne ola ki belki candan;
Baştan geçtim, candan geçtim,hem imandan;
Bir ve Var’ım, didarını görür müyüm?
Elli üçte vahdet şarabı nasip kıldı;
Yoldan azan şaşkın idim,yola saldı;
“Allah!” dedim,”Lebbeyk!” deyip elimden tuttu;
Bir ve Var’ım, didarını görür müyüm?
Elli dörtte vücudumu nalân kıldım;
Marifetin meydanında cevlan kıldım;
İsmâil gibi aziz canımı kurban kıldım;
Bir ve Var’ım, didarını görür müyüm?
Elli beşte didar için dilenci oldum;
Kavruldum,yandım,kül gibi yokluğa erdim;
Allah’a hamd olsun,didar izleyip tamamladım;
Bir ve Var’ım, didarını görür müyüm?
Elli altı yaşa erdi dertli başım;
Tevbe kıldım,akar mı ki gözde yaşım;
Erenlerden pay almadan içim dışım;
Bir ve Var’ım, didarını görür müyüm?
Elli yedi yaşta ömrüm yel gibi geçti;
Eya dostlar, amelsizim, başım karıştı;
Allah’a hamd olsun,pîr-i muğan elimden tuttu;
Bir ve Var’ım, didarını görür müyüm?
Elli sekiz yaşa girdim,habersizim;
Nefsimi alt-üst eyle, kahhar Rabb’im;
Himmet versen,şom nefsime teber vurayım;
Bir ve Var’ım, didarını görür müyüm?
Elli dokuz yaşa yettim,dâd u feryad;
Can verende cananımı kılmadım yâd;
Ne yüz ile sana diyem, kıl sen âzıd;
Bir ve Var’ım, didarını görür müyüm?
Göz yumup tâ açınca erişti altmış;
Bel bağlayıp kılmadım ben iyi bir iş;
Gece gündüz gamsız gezdim, hem yaz hem kış;
Bir ve Var’ım, didarını görür müyüm?
Altmış birde utanmışım ilâhımdan;
Eya dostlar, çok korkarım günahımdan;
Candan geçip penah dileyim Allah’ımdan;
Bir ve Var’ım, didarını görür müyüm?
Altmış iki yaşta Allah ışık saldı;
Baştan ayağı gafletlerden kurtarıverdi;
Can ve gönlüm, akıl ve idrâkim “Allah!” dedi;
Bir ve Var’ım, didarını görür müyüm?
Altmış üçte nida geldi:Kul yere gir;
Hem canınım, cananınım,canını ver;
Hû kılıcını ele alıp nefsini kır!
Bir ve Var’ım, didarını görür müyüm?
Kul Hâce Ahmed, nefsi teptim,nefsi teptim;
Ondan sonra cananımı arayıp buldum;
Ölmeden önce can vermenin derdini çektim;
Bir ve Var’ım, didarını görür müyüm?
IB
09.05.2018 10:58
#177

Doların yükselişinin sebebi internet sitelerinden yapılan alışverişlerdir. Ben de bir ürün buldum türkiyede 200 tl çinde ,5 dolar ... Ürünü kendim ürete bilirim çok basit ama ne yazık ki sermayem yok bir Türkiye bir siyasetçinin oğlunun onu farketmesine kadar dışarıdan almaya devam edecek. Türkiye'nin kurtuluşu için iibf mezunu eğitimli girişimcileri desteklemesi gerek.

IB
11.05.2018 03:03
#178

Nerde o denizim benim, lekesiz gökyüzüm?

Hani o içtikçe susuzluğumu arttıran çeşme?

Kim götürdü bakışlarımı, ne oldu gözlerime?

Hani benim ellerim, ayaklarım, saçlarım, yüzüm?

 

Bu ben değilim besbelli, bu bir başkası!

Gözlerim yabancı bakıyor gözlerime aynadan

O kim? böyle durup durup beni aldatan?

Besbelli bir oyuna gelmişim açıkçası

 

Birini sevmişim besbelli, beni koyup gitmiş,

Ondan şimdi aradığım hep o, hep ben!

O ikisi kırmış beni, yıkmış , incitmiş

 

Şimdi bilmediğim bir şarkı her yerde söylenen;

Sevinçten , mutluluktan , sevgiden uzak.

Ne acı! senin olmak , sende olmak , sensiz olmak!

Ümit Yaşar Oğuzcan

IB
11.05.2018 04:06
#179

Tayip Erdoğan iktidar olduğu zaman üniversteden mezun oldum ve halâ doğru düzgün bir işim yok. Emeklerim çöpe gitti...

Düşünüyorum da diploması bile şüpheli olduğu halde cumhur başkanı olan Tayyip Erdoğan beni işe yaramaz ilan etmişken ben neden onu tepeme çıkartayım... Biz işe yaramazsak Tayyip Erdoğanda bir işe yaramazdır. Müslüman ayna gibi olmalı ... Neden oy vereyim eserleri varmış bilmem ne ... Benim de sayesinde dikili ağacım yok ne olmuş... Eser bırakacakmış firavunun da eseri var Mısırda ben ben diyerek insanları kendine köle ederek, kimseye fırsat vermeyerek yapılan firavun eserleri...

Boş oy atıcam sanırım. Adam değilsiniz , beş para etmez beceriksizlersiniz anlamında. Yıllardır onlardan duyduğum bu.

Türkiyeyi kurtaracakmış vereyim oyu yatayım aşşağı " tayipciğim halleder" ... Sen bizsiz değil Türkiyeyi kendini bile kurtaramazsın. Beka sorunu varmış bizde beka mı bıraktın bekasızlıktan bekarlar sultanı olduk...

Eserlerinide alsın gitsin , bizi korkutarak kendini tepelere çıkartmasın . Allah bize kâfidir O ne güzel vekildir. Vesselam.

Bir Türkü;

Alem güzele güzel leylam

Benim gönlüm sendedir Leylam

 

Sene gül demerem Leylam

Gülün ömrü az olar Leylam

Sene bülbül deyerem Leylam

Bülbül hoş avaz olar Leylam

 

Aşığın çohtur senin çohtur

Kirpiğin oktur senin oktur

Derdinden men deliyem

Heç haberin yohtur senin

IB
11.05.2018 23:40
#180

Yanlız alim bugün dediğini yarın değiştirebilen kişidir . İyce düşünüp karar vericem. Eksileri artıları değerlendireceğiz bir fizibilite çalışması gibi. Diğer adaylardan zaten bişe çıkmaz. Boş veya dolunun kararını vericez. Boş oy mu atayım Tayyip beye mi vereyim... Tarafsızlık kötü bir durum biliyorum. Kardeşlik olalı bizi batıran ama başka insanlara gözle görünür , kayda değer iylikleri olmuş kişiyi tekrar görevlendirirsem başıma daha neler açacağını kestiremiyorum. Bencillikten de korkuyorum. Bekârlıktan da bıktım usandım sağlıklı düşünemiyorum.

Ayrıca atom bombasının zararını % 80 düşürecek bir projem var bunlar fırsat vermiyor... Bilemiyorum hırsıma da yenik düşmek istemem. İibf mezunlarının perişan edilmesine de üzülüyorum. Artık bizden geçti ama gerçekten Türkiyenin yükü iibf mezunlarının sırtında.

Piyasada bütün sahte diplomaların hepsi iibf . Bu da yetmedi adamlar açık öğretim diye bişe çıkarttı adamlar web sitede 100 soru veriyor 30 soru sınavda bire bir aynı. Adamlar şıkları ezberleyip sınava giriyor mezun oluyor. İibf diploması bu şekilde Bedava olduğu için önemsenmiyor. Bu haksızlıklara sabretmek ne kadar zor...

Bak dünya çalkalanıyor nüklüğer tehditle ben diyorum bişe üreticem zararı ortadan kalkıcak şaka gibi değil mi? Hayır şaka değil . Arslan kaplumbağaya diş geçiremez bu da şaka gibi...

Neyse bu gizli bilgi Allah fırsat verirse ürete bilirim.

IB
14.05.2018 01:40
#181

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Muhakkak ki âlimler, peygamberlerin mirasçılarıdır.” buyurdu.

(Türkiye Diyanet İşleri Yayn. Riyazü’s-Salihin-Seçme Hadisler)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Muhakkak ki âlimler, peygamberlerin mirasçılarıdır.” buyurdu.

(Türkiye Diyanet İşleri Yayn. Riyazü’s-Salihin-Seçme Hadisler)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Hikmet(ilim), mü’minin kaybolmuş malıdır,onu nerede bulursa alır.” buyurdu.

(Türkiye Diyanet İşleri Yayn. Riyazü’s-Salihin-Seçme Hadisler)

 

---“İlim öğrenmek,beşikten mezara kadar farzdır.” buyurdu.

(Türkiye Diyanet İşleri Yayn. Riyazü’s-Salihin-Seçme Hadisler)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “İlmin yarısı, soru sormaktır.” buyurdu.

(Türkiye Diyanet İşleri Yayn. Riyazü’s-Salihin-Seçme Hadisler)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “İlim elde etmek her müslüman kadına ve erkeğe farzdır.” buyurdu.

(Türkiye Diyanet İşleri Yayn. Riyazü’s-Salihin-Seçme Hadisler)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “İlim aramak için bir tarafa yönelen kimseye allah,cennet yolunu kolaylaştırır.” buyurdu.

(Türkiye Diyanet İşleri Yayn. Riyazü’s-Salihin-Seçme Hadisler)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Muhakkak ki âlimler, peygamberlerin mirasçılarıdır.” buyurdu.

(Türkiye Diyanet İşleri Yayn. Riyazü’s-Salihin-Seçme Hadisler)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Hikmet (ilim), mü’minin kaybolmuş malıdır,onu nerede bulursa alır.” buyurdu.

(Türkiye Diyanet İşleri Yayn. Riyazü’s-Salihin-Seçme Hadisler)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “İlim öğrenmek, beşikten mezara kadar farzdır.” buyurdu.

(Türkiye Diyanet İşleri Yayn. Riyazü’s-Salihin-Seçme Hadisler)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “ İlmin yarısı, soru sormaktır.” buyurdu.

(Türkiye Diyanet İşleri Yayn. Riyazü’s-Salihin-Seçme Hadisler)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Mahşerde âlimin mürekkebi, şehidin kanından mizan’da daha ağır gelir.” buyurdu.

(Türkiye Diyanet İşleri Yayn. Riyazü’s-Salihin-Seçme Hadisler)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “ Bir saatlik tefekkür (hikmetli düşünüş ) 60 yıllık nafile ibadetten daha hayırlıdır.” buyurdu.

(Türkiye Diyanet İşleri Yayn. Riyazü’s-Salihin-Seçme Hadisler)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Âlimin uykusu, cahilin ibadetinden daha hayırlıdır.” buyurdu.

(Türkiye Diyanet İşleri Yayn. Riyazü’s-Salihin-Seçme Hadisler)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “İlim, çin’de dahi olsa gidip alınız.” buyurdu.

(Türkiye Diyanet İşleri Yayn. Riyazü’s-Salihin-Seçme Hadisler)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Bir âlim, bir konuda görüş bildirdiğinde bu yorumu doğru ise 10 sevap, yanılır ise 1 sevap alır.” buyurdu.

(Türkiye Diyanet İşleri Yayn. Riyazü’s-Salihin-Seçme Hadisler)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “İlimle az amel faydalı olur, ilimsiz çok amelin kıymeti olmaz.” buyurdu.

(Deylemî)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Bir saat ilim öğrenmek, gece sabaha kadar ibadet etmekten, bir gün ilim öğrenmek, üç ay oruç tutmaktan kıymetlidir.” buyurdu.

(Deylemî)

 

İlim öğrenmenin faziletiyle ilgili birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: Bir saat ilim öğrenmek, gece sabaha kadar ibadet etmekten, bir gün ilim öğrenmek, üç ay oruç tutmaktan kıymetlidir.” buyurdu.

(Deylemî)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “İlim öğrenene denizdeki balıklara kadar her şey istiğfar eder.” buyurdu.

(İ. Abdilber)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “İlim öğrenmek için yolculuğa çıkanın, daha adımını atmadan günahları affolur.” buyurdu.

(Şirazî)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: İlim öğrenmeye çalışan, evine dönünceye kadar Allah yolundadır.” buyurdu.

(Ebu Nuaym)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Öğrenilen ilim, günahlara kefaret olur.” buyurdu.

(Tirmizî)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “İlim öğrenmeye çalışanın rızkına, Allah kefildir.” buyurdu.

(Hatib)

 

---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Âlim olmayan veya ilim öğrenmeye çalışmayan bizden değildir.” buyurdu.

(Deylemî)

IB
15.05.2018 15:16
#182

Fetvamız; İsrail malları haramdır.

Delilimiz; Lanetlenmiş kavmin suyu bile içilmez asrı saadette sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz ordusuyla lanetlenmiş , helâk edilmiş bir kavmin yaşadıkları yerden geçerken oradaki sudan içilmesini yasaklamıştır. Alınan suları döktürmüş. O sudan yapılan ekmekleri hayvanlara verdirmiştir.

IB
15.05.2018 22:21
#183

HOŞGELDİN YA ŞEHRİ RAMAZAN

 

Yaz gelende başaklar boyun bükse

Kavrulsada biçmem yari görmeden

On sekizbin renge senin deseler

Ak karadan seçmem yari görmeden

 

Divani iken imdadıma yetseler

Saraya konuktur deyip ditseler

Abu hayat deyu ikram etseler

İç deseler içmem yari görmeden

 

Naçarıda deli gönül naçarı

Gönül istemiyor yüksek uçanı

Cennet kapısını açıp içeri

Geç deseler geçmem yari görmeden

 

Aşık sefaiyem açmadan solsam

Sevda pınarından aşk ile dolsam

Topragın bagrında tomurcuk olsam

Bahar gelse açmam yari görmeden

 

Aşık Sefai

IB
19.05.2018 02:49
#184

Aziz kardeşlerim aklıma bir fikir geldi. Diyorum ki gideyim dergaha da diyim yıllardır burada değilken bir araştırmam oldu çok uğraştım çok çilelerle bazı şeyler elde ettim bunlar benim için çok kıymetli edinilmiş bilgiler diyerek burada metafizik araştırmalarımdan bir derleme yapıp yazayım. Onlarda vursun yıksınlar da hırslarını alsınlar. Yani gerçekten güzel bir şey bulayım da canım yansın yalandan olmasın dalga geçmek gibi olmasın nefsimin canı yansın. Bakıyorum yazılarda kıymetli bir şey de yok. Metafizik sırları açıklamaya yönelik en başarılı yazım işi daha çok karmaşık hale getirmiş.

Aslında orada suratıma vurulan çalışmalardan sonra yüzümdeki çaresizlik ve hüzün etkili olabilir bu yüzü görürlerse dayanamazlar. Aslında bir kozum var ama kullanmak istemiyorum. Nuriye bibim var dergahta ona desem yine bana yer açar dergahta. Simurg can var onlar arkadaşlarım. Kovdurtmazlar bizi...

Ama bu kozlarımı harcamak istemiyorum. Çok akıllıca tasarruflu hareket etmem gerek. Ayrıca Kenzul arş duasından umutluyum oradan da bişeler bulabilirim. Kenzularş duasında resulullahın bana bir şefaati var... Aslında çok yolum var ...

Gaflet ençok dikkat etmem gereken eksikliğim.

 

Bir dervişleme ;

 

Ne olayım derviş olsam

Hoş yürüsem dervişane

Terk eylesem kibr ü kini

Yüz sürüsem irişene

 

Kande baksam Dost'u görsem

Daim Dost'tan haber versem

Dost Dost deyu Dost'a ersem

Gelip Dost'u soruşane

 

Döksem gözlerin yaşını

Artırsam bağrım başını

Bıraksam dünya işini

Azm etsem ol binişane

 

Kosam nefsin çirkin huyun

Hiç vermesem nefse boyun

Aşk içinde erkan ayın

Budur Dost'a gidişene

 

Şeyh elinden giysem kisvet

Nefs elinden kılsam feryat

Aşk elinden versem şerbet

Yanubanı tutuşane

 

Eşrefoğlu Rumi söyler

İle şara haber eyler

Kim ki dost'u görmek diler

Varsın Dost'a bilişene

Eşrefoğlu Rumi ( kuddise sirruh)

IB
21.05.2018 22:33
#185

 

 

Nedendir de suna boylum nedendir?

Şu geceki benim uyumadığım.

Çetin derler ayrılığın derdine,

Ayrılık derdine doyamadığım.

 

Dostun bahçesine bir hoyrat girmiş,

Gülünü toplarken fidanın kırmış.

Şunda bir kötünün koynuna girmiş,

Şu benim sevmeye kıyamadığım.

 

Kömür gözlüm seni sevdim sakındım,

İndim has bahçeye güller sokundum.

Bilmiyorum nerelere dokundum,

Belli bir haberin alamadığım.

 

Karac'oğlan der ki: Yandım ben öldüm,

Her deliliği ben kendimde buldum.

Dolanıp da kavil yerine geldim,

Kavil yerlerinde bulamadığım.

 

Karacaoğlan

 

Kavil: akit ,söz, Sözleşme, anlaşma

IB
22.05.2018 20:18
#186

istidat...
Okullarda istidat dersleri verilmeli. Ben pek bilmem ama istidat deyince aklıma abdest ve namazdan önce alınan niyet. Niyeti içten söyleriz, oruçtada aynı şekilde sessiz içten niyet edilir. Bu istidat işte. Bir defa içten bir yola gideceğini kendine bir söyle birinci olarak kendini bir inandır. Sonra izleri takip et klavuz bul peşine takıl. Önce içte bir karar alma ve telkin daha sonra o yolda hareket. Bunu inanın eğitimimizde belki yazı bile yazmayı öğretmeden önce çocuklara öğretmek gerek.

Ben bilmiyordum. hatta yeni farkettim diye bilirim. Mesela sabah namaza kalkmak istiyoruz. 3 ihlas suresi oku kaldırırlar ama sen kalkacak mısın? Bu konuda sabah tatlı uykundan kaldırıldığında yapacaklarını elini vicdanına koyarak söyle bakalım. Oyuyor gibi mi yapacaksın??? kendine oyun oynayamazsın... içten evet kalkıcam bu benim için uykudan daha önemli dediğinde kalkarsın. İhlas suresini de okursan kaldırırlar....

İstidat konusunda lütfen üstadın görüşlerini yazar mısınız?

IB
22.05.2018 21:58
#187

İstidat...

Kelime anlamına baktım "doğrulamak" anlamına da geliyormuş. İşte bu kendi içinde doğruluyorsun yani yapmaya karar verdiğin işi aslında içten an içerisinde yapıyor ve tamamlıyorsun. Bir strateji bir plan bir duruş seçiyorsun. İşe girişdiğinde nelerle karşılaşacağını bilemiyorsun ama ne olursa olsun duruşum bu diyorsun ve bu şekilde başı ve sonu görüyorsun. Hani bir söz paylaşmıştık Hazreti Ali Kaddesallahu veche efendimizden "Perdeler açılsa bende kıl kadar değişiklik olmaz" bakın bu duruştan bahsediyorum. Bu duruş derinliklerinde kalu beladaki verilen söz vardır. Kalu belada verdiğimiz söz istidadtır.

Verilen karar ve seçilen duruş çok önemli . Sallallahu aleyhi ve sellem efendimize uymak gerekiyor.

 

O "elestü birabbiküm" dediğinde

"Kalu bela" dediğimi bilemezdim
"Vema diniküm" diyerek yine sorduğunda
"Dinim İslam" dediğimi bilemezdim

Allah'ımdan yine üç defa geldi hitap
Mümin ruhlar "Rabbimsin" deyip verdi cevap
Cevap vermeyeni kafir eyledi Azim Vehhab
Ben de cevap verdiğimi bilemezdim

Bütün ruhlara o saatte ferman ulaştı
Ferman olunca, an geçmeden saf kuruldu
Kafir solda müslüman kullar sağda durdu
Hangi tarafta durduğumu bilemezdim

Secde eyle diye Hakk'tan yine ferman oldu
Secde eyleyip bütün müminler pay aldı
Secde eylemeyip kalanları kafir oldu
Ben de secde eylediğimi bilemezdim

Ey müminler şüphe ile oldum giryan
Bu gam ile aklım hayran yüreğim kan
Vücuddan geçip gönülden geçip çırpındı can
Nasıl ilaç edeceğimi bilemezdim

Allah'ımın kudretine yetişip olmaz
İsyankar-itaatkar emir kıldı bilip olmaz
Takat yetirip halk içinde gezip olmaz
Hangi tarafa gideceğimi bilemezdim

Birisini gebr ve birisini tersa, cühud eyledi
Birisini mümin birisini kafir, yahudi eyledi
Şeytanı dergahından kovulmuş eyledi
Hangi sebepten eylediğini bilemezdim

Günahım çok dağdan ağır ibadetim az
İbadet eylemeyip ömrüm geçti kış ve de yaz
Dergahına gidecek olsam yoktur niyaz
Ne yüz ile gideceğimi bilemezdim

Candan geçen gerçek aşıklar özünü gördü
Ezel günü yine birisini aşık eyledi
Lütuf kerem eyleyip ona aşkını saldı
Orada cemal göreceğimi bilemezdim

Zahid eyledi yine birisini ibadet için
Zahid yine ibadet eylemiş rahat için
Huri-gılman, tuba dolu cennet için
Zahid cemal göreceğimi bilemezdim

Ahiretin ışığını temin eyleyemedim
Yollar uzak yol azığını alamadım
Candan geçip Hakk emrini yapamadım
Azıksız gideceğimi bilemezdim

Doymadan kaldım bir an geçmeden ömrüm geçti
Ölüm meleği gelmesi hem yakınlaştı
Ey dostlar amelsizim başım dondu
Ne hal ile gideceğimi bilemezdim

Bir fırsatta yetişip gelmeyip geçmeyip saat
Haşmetine yer ve gökler eylemez takat
Ferman olsa Allah'ımdan ölüm meleği
Nasıl takat yetireceğimi bilemezdim

Can almağa o Azrail gelip dursa
Canını ver diye haşmet ile bir ses çıkarsa
Üçyüz altmış damarlarım titrer olsa
Ne hal ile gideceğimi bilemezdim

Çoluk-çocuk yüzüne doğru bakıp durunca
Yakıp durup söz demeğe dilin gelmeyince
Rahmet etmese yakın işin ırak olunca
Şaşkın olup ne yapacağımı bilemezdim

Allah'ımın emri ile canımı alsa
Canım oraya gidip bedenim burada kalsa
Rengim yaprak misali hazan gibi sararsa
İman ile gideceğimi bilemezdim

Çoluk-çocuk bekleyip durunca ağlayıp seni
Yıkayıcılar tahta üzerine alınca seni
Suyu döküp pak eyleyince zahirimi
Batınımı yıkadığını bilemezdim

Ondan sonra kefen elbisesini giydirseler
Temiz-kirli beni koyup sarmalasalar
Başımı-ayağımı sıkı tutup bağlasalar
Tevbe elbisesini giydiğimi bilemezdim

Dört ayaklı tabutumu getirseler
Beni koyup dört tarafımdan kaldırsalar
Dua edip cenaze namazımı kıldırsalar
Ben de dua edeceğimi bilemezdim

Ondan sonra beni koyup revan olsa
Yetmiş iki yerde benden soru sorsa
Cevap ver deyip melekler korku salsa
Nasıl cevap vereceğimi bilemezdim

Tabut ile alıp dursa kabir başında
Dostlarım ağlayıp durunca çok karşımda
Yalnız ağlayıp kalacağım el başımda
Orada ne yapacağımı bilemezdim

Beni bırakıp yedi adım gider olsa
Münker-nekir o zaman girip gelse
"Men Rabbûk" diye melekler bakıp dursa
"Rabbim Allah" dediğimi bilemezdim

Kul Hoca Ahmed menzil tehlikeli yollar uzak
Gideceğin yerin yakındır var mı çare
Tevbe eyleyip özünü bilen aldı tedbir
Ben de tevbe eylediğimi bilemezdim

IB
23.05.2018 00:46
#188

Bakınız şimdi aziz kardeşlerim ne bulduk. Sallallahu aleyhi ve sellem ne buyuruyor ; " Allah'ın ipine sımsıkı sarılın"

İslamın şartı kaç? " 5 "avucumuzda kaç parmak var? Beş

İpe sımsıkı tutunmak için kaç parmağını kullanırsın ? Beş

1 Kelimei şahadet

2 oruç tutmak

3 Hacca gitmek

4 Namaz kılmak

5 zekat verme

Haaa diyorsan benim günahım çok otuz iki dişimlede tutacam.

Buyur efendim otuziki farz...

IB
25.05.2018 01:33
#189

ALLAH DOSTU

 

Allah dostu odur ki, nefsine tek pay biçmez;

Kırk yıl bir ekşi ayran özler de onu içmez.

 

(1983)

Üstad Necip Fazıl Kısakürek

IB
27.05.2018 02:11
#190

Aziz kardeşlerim metafizik konumuzu daha düzgün işlemek için intrnetten bir kitap spariş ettim. Kitap geldi 20 sayfa falan okudum. Haluk Nûr Baki hazretlerinin Bakara Suresi yorumu.

İnşaAllah viraneye dönen konumuza ışık tutacaktır.

 

Arifler dilinde harf-i bismillah

Seng-i hâre değse gül anber eyler

İler kime yetişse "Nasrun minallâh"

"Lentebur" sırrına ol mazhar eyler

 

Bülbül intizârı gül dîdârına

Cân telef etmekte aşkın nârına

"Yelakad kerremnâ"' zülfü sârına

Bin bir makam gören bizi seyreyler

 

Oldunsa Celâli bir ehl-i perde

Sır verme Huda'dan gayrı bir ferde

"Minrabbik"hitabı okunan yerde

Er odur o şehri Kandehâr eyler

 

Bayburtlu Celali Baba

IB
30.05.2018 21:20
#191

Aziz kardeşlerim , Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin şifai şefatiyle, ramazanın bereketi , şeyhlerimizin evliyanın himmetiyle metafizik konusunda çok ilerle kaydedecek şeyler öğrendik. Şöyle anlatayım. Namaz çok önemli . Namaz bizi ötelerin ötesine taşıyor. ( Namaz müminin miracıdır.) İmam rabbani hazretleri buyuruyor; " Allah' ı veralaron verasında arayın"

Ötelerin ötesine gitmek çok uzakta değil namazla...

Bence Fatih Sultan Mehmed Han dirilse önce Namazlarımızı bir yoluna koyardı. Namazla neferler tek tek kanatlanır. Namazın önündeki engeller kaldırılırdı. Fetihler Namzla elde edilir.

Çok basit ama çare bu. Metafizik boyuta geçmek için çok şaşırtıcı şeyler beklentiniz olabilir ama öyle değil. Mesela birkeresinde rüyamda şeyhimi görmüştüm dergaha gitmiştim sandım herkez boynuma kulağıma sarılacak yemekler ziyafetler çok güzel bir karşılama olacak ama öyle olmadı şeyhim gördü bizi hemen buyur evladım şurada kuranı kerim dersliğimiz var hemen orda başla okumaya dedi. Sanki yıllardır hasret değilmişizde dereden demin su almaya gitmiş gelmişiz gibi...

Gerçek böyledir. Hamd sancağını tutmak Namazla olur.

Namazın metafiziğin kapısı olduğu görülüyor. Varamadığın yerde ne arayabilirsin. Ötelerin ötesine namaz verdırıyor...

Roketler falan hep hikâye...

İmam Rabbani Hazretlerinin mektubatını okurken aslında farketmiştim. Mübarek sanki hep namazı anlatıyordu. Namazdaki hâlleri anlatıyordu seyru süluk anlatımlarında. Hatta gözümün önüne geliyor kitabını okuyorum işte " şurdan şu makama geçtim şurdan şuraya ulaştım şurdan şuraya " ama bakıyorum mübarek aslında hiç hareket etmiyor oturuyor. Bir bakıyorum rükuda , bir bakıyorum secdede, bir bakıyorum selamlıyor...

İşte acziyetini ifade ediyor bunlar hep namaz hâlleri...

IB
01.06.2018 13:56
#192

Bu arada belirtmeknistedim bekârların namazı şüphelidir ama oruçları Allah katında çok değerli ve makbuldür. Gençleri ramazanda iftara davet etmek uygundur. Saygılarımla...

IB
02.06.2018 23:52
#193

Aziz kardeşlerim , bildiğiniz gibi tasavvufta çok aranan bir şey vardır ; " süveyda" hiçbir yerde okumadım ama içimde " hacerül esvet" ile alâkalı olabileceğiyle ilgili bazı düşüncelerim var. Hacerül esved' in hakikatini bilemiyorum bana bir öpücüğü hatırlatıyor sadece. Bir öpücüğün izi ...

Teşbihte hata olmazsa

Mesela bayburtta ad kayası vardır.

Anlatıldığına göre ad kayasında Hz. Ali kaddesallahu veche efendimizin atı düldülün ayağının izi olduğu söylenir... Bunu bir Âşık cezbe ile şöyle anlatır;

( tam hatırlamıyorum)

"Burası ad kayası duduzar

Sende hazreti Ali' nin düldülünün zârı var"

 

Sunam hangi bağın ayva narısın

Bahçeler rümmânı sen safa geldin

Bendeki bülbülün gül ensârısın

Gönlümün gülşeni sen safa geldin

 

Revân ehli misin Nahcivanlı mı

Karabağlı mısın Dağıstanlı mı

Semerkant Kandehar Bedehsanlı mı

Gürcistan reyhanı sen safa geldin

 

Bir hâb-ı gaflette Üçler Yediler

Seni bana hekîm cerrah dediler

Yaram göz göz olmuş bir tabîb diler

Derdimin dermanı sen safa geldin

 

Üç harf beş noktadan aldık hesabı

Seni bize yazmış ezel kitabı

Simden geri kaldır yüzden nikâbı

Hanemin erkânı sen safa geldin

 

Badeler nüş etmiş ehl-i dilim ben

Şat Fırat Ceyhun'um nehr-i Nil'im ben

Kimse bilmez ne revnakda gülüm ben

Bağımın bâğbânı sen safa geldin

 

Sakla Celâlî'yi gevher taş gibi

Altun tasta od görmemiş aş gibi

Parmağında hâtem yüzük kaş gibi

Canım kurbân sana yâr safa geldin

Bayburtlu Celali Baba

IB
03.06.2018 01:42
#194

Elinde alamet izinde selâmet, Tek isim …

Muhammed… Ne bir harf, ne kelâm; Esselâm,

esselâm... N-F-K

IB
03.06.2018 23:26
#195

Aziz kardeşlerim, bizim burada metafizik çalışmalarımızda yaptığımız yanlışları uçuca koysak biradan şeyhimin eşiğine köprü olur be...

Onun çin kendiniz de mutlaka araştırınįz.

IB
07.06.2018 00:25
#196

Emiceler bozim dergahtan kovulma durumumuzu biliyorsuniz bizim dergahta bir guzele sevdamizdan baskaa kil kadar değerimiz yoktur.

 

Derin mevzulara dalmamizda böyle oluyor.

 

 

İncecikten bir kar yağar

Tozar Elif Elif diye

Deli gönül abdal olmuş

Gezer Elif Elif diye

 

Elif'in uğru nakışlı

Yavru balaban bakışlı

Yayla çiçeği kokuşlu

Kokar Elif Elif diye

 

Elif kaşlarını çatar

Gamzesi sineme batar

Ak elleri kalem tutar

Yazar Elif Elif diye

 

Evlerinin önü çardak

Elif'in elinde bardak

Sanki yeşil başlı ördek

Yüzer Elif Elif diye

 

Karac'oğlan eğmelerin

Gönül vermez değmelerin

İliklemiş düğmelerin

Çözer Elif Elif diye

IB
07.06.2018 23:35
#197

Ramazanda sahur vaktinin yanlış hesaplandığını idda edenlere reddiyemiz...

Îstemezük;

 

Bazı kişilerde messep geniş olduğu için rahatlar. Asrı saadette sahabeler Allah korkusuyla birçok şüpheli şeyi terketmiştir. Buna takva denir... Üstünlük takvadadır... Bu adamlar işleri kolaylaştırmıyor aksine zorlaştırıyor . Ahmağın aklı gözündedir ben bir saat önceden işimi sağlama alıyorum ve daha rahat ibadetimi yerine getiriyorum.

Mesela bir örnek ; malın kırkta biri zekattır. Hz Ebu Bekir radyallahu anh malının tamamını zekat olarak vermiş... Şimdi zıpçıktının biri çıkıp diyebilir mi Hz. Ebu Bekir radyallahu anh hata ediyor???

Takvada yarışılır... Yarış vardır belli bir finiş çizgisi vardır yarışı tskva sahipleri kazanır vesselam...

IB
13.06.2018 00:15
#198

Aziz kardeşlerim dergahcılık zamanlarımdan bazı hatırladığım hikmetlerden anlatayım.

Ama dur bakın aklıma ne geldi Haluk Nur Baki hazretlerinin kitabından öğrendiğim bir şey var.

"Elif lam mim" bunu şöyle anlatmış. " bu kitap Allahtan ledün aleminden resulu Muhammed'e"

Bunu düşünelim...

"Elif" edeb anlamınada geldiğini daha önceki araştırmalarımda keşfetmiştim ve sizlerede burada yazmıştım.

Din , ilahi ahlâkla ahlâklanmaktır. Aklın ilahi ahlâkla ahlâklanması.

Akıl... " insanın dini aklıdır , aklı olmayanın dini yoktur" "elif" doğru olmak , doğrulmak ayağa kalkmak doğrulmak da bir edeb göstergesi değil midir?

Besmeleçeker kalkar doğrulursun . ayna gibi elife baktığımızda ne görüyoruz , ayna gibi doğruyu gösteriyor. Ayna sapına kadar doğrudur bunun için aynanın sureti yoktur onda sadece doğruluğu görürrüz. Elif... Ayna sürekli doğruyu gösterdiği için de sureti yoktur. Ayna kendi suretini yok olarak gösterir. Uzar gider...

Çok derin mevzular bunlar şeyhim sever diye yazıyoruz bizde ...

IB
15.06.2018 17:00
#199

Elinde alamet izinde selâmet, Tek isim …

Muhammed… Ne bir harf, ne kelâm; Esselâm,

esselâm... N-F-K

IB
16.06.2018 21:00
#200

İçkinin bayılttığı gibi birini bayıltsak bizi hapse atarlar verdiğimiz zarardan dolayı...

( karafakır)

IB
19.06.2018 10:22
#201

Emice bir kitap aldık 200 sayfa 10 gün oldu yarısına gelemedim şimdi şeyhim beni dergahtan kovmasın da ne yapsın?

Şeyhim haklı tabi ,bir de utanmadan kızını istiyorum...

Bayramda da kutlama mesajı attım cevap vermedi . Cevap vermez tabi bir kitabı 10 gündür sırtımda gezdiriyorum her gün işe götürüp getiriyorum açıp okumuyorum...

Allah bizleri okuma fakiri etmesin , külliyatları okuma anlama uygulama nasip etsin.

İkitane güzel kelime kurup diyemedik kıza sonra da neden kovdu bizi , yapılırmıydı benim gibi ; anası Resulullah'ın ( sallallahu aleyhi ve sellem) kızı, babası Fatih Sultan Mehmed Han'ın askeri bir yiğide diye sağa sola çifte atıyorum...

Keşke o kitabı bir günde okusaydım , yazık oldu şeyhimle dostluğuma Ey Dost!

IB
21.06.2018 11:18
#202

Yıldızlar kayar geceden

Renkler silinir heceden

Yüreğim sızlar inceden

Ben hep seni düşünürüm...

 

Ah aziz kardeşlerim ah... Haluk Nur Baki hazretleriyle tanışmam şöyle oldu . bir gün dergahta seher sırrı mevzuunda yazılar yazılıyor işte bakıyorum herkes birşeyler yazıyor o ona teşekkür o onu övüyor benim aklım tabi şeyhin kızında diyorum valan emice gız gitti elden benim yazacak hiç bişeyim yok. İlmim yok... Ne edim nasıl edim eziliyorum... Ya Allah bismillah deyip googleye yazdım " seher sırrı" tak bir yazı geldi doğru düzgün okumadım da aldım aynen kopyala yapıştır. Şeyh geldi hemen dedi " ya inanamadım bu konu bukadar ayrıntılı nasıl anlatılmış Haluk Nur Baki hz. Görünce anladım anadan doğma Muhammedi bir zattır çok severim " işte bana da dualar etti. Şeyh bunu yazdı ben de yazıyı okudum.

Kitabım bitmedi halâ devam ediyoruz. Metafizik kelimesi de geçiyor kitapta. Bakalım ne öğrenicez...

IB
23.06.2018 14:16
#203

35769670_10155386698931671_5321777844852

 

 

Üstadın bu çağrısına müslümanların ilk sall' ını okuyan Pirimiz Bilali Habeş radyallahu anh ' dan bir kıssa;

ÇAĞRI FİLMİNDE EBU SUFYAN İMAN EDERKEN DİYOR "KAFAMDA BAZI ŞÜPHELER VAR" BİLALİ HABEŞ RADYALLAHU ANH DİYOR Kİ ONA "O KAFANI KOPARTIRSAM ORTADA ŞÜPHE KALMAZ"

IB
25.06.2018 11:53
#204

Aziz kardeşlerim bekârlıktan çabuk karar veremediğim için biraz bocaladım ama verdik ak partiye... Birde benim oyum bekâr olduğum için uğursuzdur diye korkuyordum.

Bize bir zararı olmaz Tayypciğimizin, adamı millet seviyor.

 

Bazen kız tavlamak için muhalif yazılar yazdım. Yokluktan dolayı böyle siyasi mevzu açıp kızları konuşturup izliyoruz .

Neyse hayırlı uğurlu olsun ümmedi muhammede ...

 

Bir dervişleme şiir;

 

Dost! Dost! Dost!

 

Ey bâd-ı sabâ hâb-ı nâzından yâri git uyandır El bağla divan dur

Sâkî demeden sen bade dolandırİçtikçe ver usandır

 

Hâl-i perişanımı sabâ dildârıma söyle Hünkârıma söyle

Hâk-i pâyinden rica eyle kandır Kasem et inandır

 

Senden söz sormayınca ol sen cevap etme Söz söze katma

Terk-i edeb olma sakın el-aman dur Bir hayli zaman dur

 

Her ne bâzâr ihsan ederse al getir açma Gayri karışma

Deme bunun sonu kavga kandır Yahşi yamandır

 

Aşık olanın çeşmi kan ağlar döker yaşlar Halk anı taşlar

Vaslı murâd olur âhir ol gümândır Ehl-i îmândır

 

Sûfî benim arkam dönünce ta'n taşın atma Hem alıp satma

Gerçi bu Celâli harâb ehli şuarâdır Amma dervişândır

 

B. Celali Baba

IB
02.07.2018 06:57
#205

Ya aziz kardeşlerim dergahlıkta şeyhimin birincisiydim derken öyle savurmuyoruz kafadan. Bir hizmetim, ilmim yoktu Allah yardım ediyordu. Dergahtakilerde hiç küçük düşürmeye çalışmazdı konuyu bildikleri için. Birkeresinde bir âşık vardı onunla aşıklama kapışmıştık tabi edepli bir şekilde. O aşık asıl birinciliği hakedendi ,Allah var ne yalan söyliyim. Çok alim bir arkadaş neyse biz tabi her fırsatı değerlendirmekle meşkulüz. Karşılıklı yazıyoruz dörtlükleri biz Allah ne verdiyse gözü kapalı yazıyoruz tabi abdestim de var. Bir dörtlüğü aynı saniyede attık . dörtlükte sorduğu sorunun cevabı var bizim yazdığımızda hemen bıraktı daha yazmadı.

Bir anda şeya oldu aşkımız...

IB
09.07.2018 04:25
#206

İnsanız , az çok bizde insanız...

Ah aziz kardeşlerim ah ... Şu Allah' ın işine bakın ki gideceğim doktor keşke kominist olsa diyorum. Doktor sanki bizim şirketin temsilcisi gibi ... Sistemimizin ortaya çıkarttığı " tanrı patron" modeli sayesinde ne yazık ki patron her konuda haklı. Bizim iş yerinde havalandırma yok toz , egzoz dumanı ve küf tutmuş duvarların içinde çalışıyoruz rahatsızlandım allerjik astım ve nefes alamıyoruz içeride ve doktorlar da dahil herkez gözlerini kapatmış durumda bu zulme... Doktordan bir gün rapor alabilmek için işten istifa eder bu gün yine gitmem nefes alamıyorum diye tehdit etmem gerekti. Şirket temsilcisi tanrı patron tapınakçısı doktor düşündü ve işten çıkmamın şirkete daha zararlı olacağını anladı ve bir gün rapor verdi... Ne diyordu tayyip çiğimiz " başka meslek seçseydi" evet anlıyorum ekmek bulamazsam pasta yerim. Şirketimiz savcı , kaymakam, tic. Odası, ve tabiki sağlık kuruluşlarının hepsine rüşvet vermesinden ötürü hiç bir şikayet yolumuz yoktur. Tüm devlet kurumlarımız ve görevliler patronumuzun rakı sofrasından bir zırnık eksiltmemek için adeta birbirlerini çiğnemekte...

Şu komediye bakın ki , istifa edecek olsam patronuma 3 hafta önceden bildirmediğim için üç haftalık paramı kesiyor. İsraillilerin filistinlilere ettiği zulmün ve haksızlığın ülkemizde de yaşanmadığını söylemek inandırıcı değil. Nefes alınmayacak kadar kötü şartların olduğu bir işyerini şikayet edebilecek denetleyecek kimse yok varsada çok kolay satın alına biliyor...

Doktor , tedavisini başlattığı hastalığın sakıncalı durumunu raporuna yazmıyor... Mesala bir adam üşüttü , doktor "soğukta çalışamaz "demiyor. Bunu kominist yapmaz ne diyim en azından Allah ,kominist doktorlarımızın sayısını artırsın. En azından fakir fukara için " ya bunlarda insan" diyecek bir iki adam kalsın...

Bu arada belediyemiz de kominist güya... Bu mu koministlik?

Düğümler öyleki içten dışa dıştan içe atılmış karma karışık...

IB
10.07.2018 02:06
#207

Eski düşünce notlarım

 

dostlarım. şimdi ,kadir gecesi hakkında biraz düşünelim. Biz kadir gecesinin ne olduğunu nerden bile biliriz ki...

(Zamanda yolculukla alakalı)

güç Noktalarına baklım. "hayır" var , "bin ay", "fecr " var, "inerde iner" tabi milyonlaarca olan güç noktalarından kullanmayı düşündüğüm bazıları bunlar.

1) Nasıl olur da bir gece bin aydan hayırlı olur? (bu arada yazım yanlışlarına takılmıyorsunuz değil mi? takılmyın . Ben takılmamaya çalışıyorum)

Ne demiştik daha önce "Herşey sağlam bir tövbeye bakar" Bu günün kadir gecesi olduğunu bin ydan sonra anlarız. bir tövbe ederiz bin ay boyunca bozmazsak demekki kadir gecesiymiş... Mesela bir hasretlik var , bir gurbette olan var geldi sarıldık kucaklaştır sanki leyli kadire erdik...

Neyse ben daaha sonra devam etmek istiyorum şimdilik bu kadar yeter inşaAllah.

 

Biraz düşünelim...

Bilmeden de olsa yaptığım en kötü davranış . Hatta bütün insanların yapabileceği en kötü davranış ...

"şirk" yani ; "onun yerine başka birini koymak" sanırım geçimsizliklerde de yapılan en büyük hata bu. Bu hataya düşmemek çok zor bir şey. Bunun için sürekli tekrar edilmeli unutulabiliyor. Bu hataya düşmekten bizi ancak Allaha sığınmak kurtarır. Allaha sığınmak...

Allaha sığınmak , bizim bildiğimiz besmele çekmektir.

"Besmele çek hiç korkma."

IB
10.07.2018 11:00
#208

Aziz kardeşlerim yalnız itiraf etmem gerekiyor ki yaptığım işte çok dua alıyorum kimi hindu kimi yamyam kimi bilmem nerden gelmiş ama onları kazıklamadığımız için çok memnun oluyorlar çok dua alıyoruz. işletmenin toz ve kötü havası bile gözlerine gelmiyor

Müşterinin % 98'i hayır dua ile ayrılıyor . Travestisi mi dersin hayat kadını mı dersin sarhoşu hapçısı her çeşit insan dua ediyor.... Gerçi geçen bir ermeniyi dövecektik neredeyse çakallık yapıyordu bir lira yok diyor daha geçen 8 lira param yok dedi ben cebimden verdim şimdi yine gelmiş bir lira yok. Bir herslendik cepten 100 tl çıktı çakal ...

IB
10.07.2018 22:18
#209

 

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Lebbeyke yâ İlâhü'l- Hakk! : Emret! Ey gerçek İlâh!" buyurmuştur.

(İbni Mâce, Menasik,15; Nesâî, hacc, 54)

 

Fetehna yazılıdır gözlerimin ferinde

Ruhumla secdedeyim , naramla cenk yerinde

 

Kol kopmuş haberi yok, ayak düşmüş atından

Yinede uçar kartal, oklansa kanadından

Âşık nasuhi

IB
12.07.2018 18:56
#210

Şu şahadet parmağıyla sıyırıyorum ...
İsraf etmeyelim .
Zafer Allah' ın (c.c.) O Büyük!

Aziz kardeşlerim Marifet görünmeyeni görmekte... Televizyonları saran yemek programlarını seyrediyorsunuzdur. İnce eleklerden geçerilerek hazırlanan programlarda çok büyük bir eksik tesbit ettim. Öyle ki; "tüm yemekler tuzssuz " cinsinden önemli bir eksik.
Biz küçükken ablam pasta yaparken ben yanında bekler yardım ederdim. Benim çok önemli bir görevim vardı mutvakta... Benim işim "sıyırıcılık" pudink olur kekin parçaları olur kaşıkta tencerede , mikserde kalan ne varsa onları sıyırırdım . Sıyırıyorum dediğim parmağımla sünnetliyor sıyırıp yiyorum yani, ustalığımı gösteriyor bir parça brakmıyorum. Hatta tencere ve kaşıklar öyle temiz oluyor ki yıkanmış gibi tertemiz ...
İşte o dev yemek programı sektörünün unuttuğu en önemli iş ... Hiçbir yemek programında Mutfakta "sıyırıcı" çocuk yok.

Kimseler eremedi sırrına dervişlerin
Değmeler varamadı yoluna dervişlerin

IB
16.07.2018 05:32
#211

15 Temmuzda ne mi oldu?

Milletin kurban paralarını çalıp kendilerine villa , malikane satın alan fötöcü hırsızlara , cebinde 10 tl olmayan yoksullar tarafından islam dersi verildi...

IB
17.07.2018 02:35
#212

Ezan ,salat Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin sesidir . duy ve uy...

 

Eskiden ezan okunurken televizyonun sesi kısılırdı, saygı gösterilirdi. Dışarda düğün eğlencesi var ezan okunurken eğlencelerinden ve müziğin sesinden kısmadılar... Bu düğünden nasıl bir hayır bekliyorlar???

Açık ayet vardır " sesinizi resulullahtan yüksek çıkartmayın" diye...

Bu edepsizliğe bişe demek de yasak... Bence ezanın türkçe okunduğu yunan işkalinde bile böyle edepsizlikler yoktu. Bu tip saygısızlığı aklı olan kimse yapmaz .

kim yahudi kim müslüman??? Kim kim ki?

Ezanı muhammedi arapça okunuyor ama saygısızlık daha çok artmış durumda. Bursa'da Emir Sultan hazretlerinin türbesinin yanında düğün salonları var bangır bangır müzikle tepinip duruyorlar mezarlığın yanında... Kim ruhsat verdi bunlara?

İmamlar vaazlarında kimsenin dalına dokunmamak için bir çok Allahın tehdidini bile söylemiyorlar...

İslamın sesi sanırım hıç bu kadar kısılmamıştır...

Cumada bir duaya başlıyor yarım saat bir saat yani demek istemiyorum ama derbentli bir Hak aşığı demiş " ossuruktan teyyare" Yani dua ediyorsun gözlerinde nem yok...

Allaha mı dua ediyoruz yoksa fırsattan istifade siyaset mi yapıyoruz. Duaya bakıyorum Allah muhattab değilde adeta sağa sola laf sokma cambazlığı...

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin gönül teline dokunan onca duası var be mübarek bişe bilmiyorsan bir tanesini oku da milletin kalbi yumuşasın.

Bir keresinde müftümüz ağladı hakkını yemeyeyim . bir meczup mu deli mi biri varmış ilçenin sembolü vefat etmiş belediye bando eşliğiyle götürdü defin törenine...

Bilemiyorum bu usulsüzlükler nasıl düzeltilecek?

Ezan okunuyor gidecez uyarmaya adamlar bizden daha müslüman çıkaracak kendini aynı Adnan Oktar gibi ... Nekadar alimler....

Sahte hocalara kim fırsat veriyor?

Allah bizi ıslah etsin , bizi hepimizi...

Allah bizi yine de affetsin nasıl olacak bilmiyorum nasıl affeder bilmiyorum. Allah niye affettiğini kimseye açıklamak zorunda değil . affettim der geçer mutlak hakimiyet Allah' ın c.c

 

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizden bir dua;

 

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin Ramazanın 27. Günü okuduğu Duasi:

 

Allah'im! Bu günde bana kadir gecesinin sevabini lütfeyle; islerimi zorluktan kolayliga dönüstür; mazeretlerimi kabul buyur; günah ve vizr-ü vebali üzerimden kaldir; ey salih kullarina sefkatli olan!

IB
20.07.2018 10:04
#213

Aziz kardeşlerim hizmetten gafil bu miskine yinede lutufta bulunan Allah bakın nasıl yüzümüzü güldürdü yine...

Geçen rüyamda şeyhimin şeyhi ( isim vermiyim) ve şeyhim biz birlikteydik. Şeyhimin şeyhinin evine yolum düştü bir muhabbet bir kucaklaşma şakalaşmalar sanki leyli kadire erdik. Misafirim öyle ikram var ki üçümüz gece bir döşekte yattık. Ayrılırken şeyhimin şeyhi kulağıma iki sır fısıldadı. Birini unuttum diğeri Söylenmez ...

Biri dedem , biri Hallacı Mansur k.s ( rüya uyanık karışık), ve şimdi de şeyhim şeyhimin şeyhi olmak üzere bir çok Allah dostuyla yatmış bulunuyorum.

Haddime değil de şeyhimin şeyhi bize lutfedip iki sır verdi biz de ona bir sır verelim

Örtünün altında sizi öptüğüm kalsın aramızda sır şeyhimin şeyhi ( kaddesallahu sirruh)

IB
21.07.2018 13:31
#214

Kadir Gecesi

Biz kadir gecesini nereden bile biliriz ki... O bizi bilsin

 

Aziz kardeşlerim dergahlıkta geldi birisi bizi fırçalıyor . yok efendim biz şeyhimizin şeyhini anlamıyormuşuz. Şeyhimi eziyor...

Tabi hemen mudahale ettim ;anadan üryan , ciğeri büryan , sevipte alamayan dergahın tescilli sefili olaraktan duruma el koymam gerektiğini düşündüm.

Dedim emice neyi anlamayacakmışız ki ? Bizden istenen birkaç şey var. 1) devamlı abdestli olucaz

2 ) her gün banyo yapıcaz

3) her ayda belli günleri oruç tutucaz( doğurulduğumuz güne dikkat)

4) Namazınızı kılacaz sabah ve akşam namazlarını vaktinde ( kazası yok)

Sonra şeyhimizin şeyhi kadir gecesinde bizi gelip bulacak. Biz onu değil o bizi bulacak (bu önemli )

Biz elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Allah kullarının eksiklerini tamamlamayı sever.

 

 

ÜMMİ SİNAN DİVANI

 

Ey pâdişâhım kıl nazar

Vech-i zâtıñ hakkı yâ Rab

Cân vaslıñı senden umar

Hüsn-i zâtıñ hakkı yâ Rab..

 

 

Benim işim dâ’im hatâ

Seniñ işiñ dâ’im ‘atâ

Eyleme vaslıñdan cüdâ

Sırr-ı zâtıñ hakkı yâ Rab..

 

 

‘Âşıklarıñ buldukları

Düşüp gavvâs oldukları

Özin yavı kıldukları

Bahr-ı zâtıñ hakkı yâ Rab..

 

 

İy bizi yokdan var iden

Kurtar bizi mekkâreden

‘Âlemleri envâr iden

Nûr-ı zâtıñ hakkı yâ Rab..

 

 

Ey keremler kânı hâce

Biz ednâyuz eyle yüce

Muhammed çıkup mi‘râca

Vasl-ı zâtıñ hakkı yâ Rab..

 

 

Yâ İlâhî sen kıl çâre

Ulaşdur bizi sen yâre

Sır ilinde ‘âriflere

Kurb-ı zâtıñ hakkı yâ Rab..

 

 

Kâmillerden irşâd olan

Göñüllerde bünyâd olan

Cümle dillerde yâd olan

İsm-i zâtıñ hakkı yâ Rab..

 

 

Er-zâdeniñ pîr-zâdeniñ

Sırrındaki sır-zâdeniñ

Var içinde var-zâdeniñ

Varı zâtıñ hakkı yâ Rab..

 

 

zuhûrîniñ Mazharîniñ

Cân içinde cânlarınıñ

İrdügi sen dildârınıñ

‘Aşk-ı zâtıñ hakkı yâ Rab..

 

 

Eyle fenâ-ender-fenâ

Buldur bekâ-ender-bekâ

Hakîkatıñ kân-ı ‘atâ

Bahr-ı zâtıñ hakkı yâ Rab..

 

 

Enbiyânıñ evliyânıñ

Virmedükleri nişânıñ

Lâ-te‘ayyün olan senüñ

Künh-i zâtıñ hakkı yâ Rab..

 

 

Ümmî Sinân kuluñ cânı

Görmek diler ‘ayân seni

Mahrûm eyleme gel anı

‘Ayn-i zâtıñ hakkı yâ Rab..

IB
22.07.2018 12:45
#215

37511411_10156650310522422_6818361376692

 

 

"Bulunduğun yeri pak eyle, lokmanı hak eyle"
Hacı Bektaş-ı Veli ( kuddise sşrruh)

 

Aziz kardeşlerim , konu biraz dağıldı metafizik diye başladık askerlik anılarına geçtik yetmedi dergah anıları derken uçtuk resmen...

sohbetimizi yine resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin sünnetine bağlaya bilirsek yol ala biliriz.

Resimdeki pakistanlı bir kardeşimiz. Facede Pakistanlı sayfaları takip edip beğenmeyi severim.

Küçükken babam erzincana giderken yolda kamyonun arkasında bir aile denkgelmiş onlar da binmiş kamyonun arkasına Kalabalık bir aileymiş kızlar gelinler damatlar çocuklar bir de ihtiyar varmiş. Kıyafetleri değişikmiş farklı oldukları belliymiş. Babam daha çocuk bu ihtiyar piri fani babama bir şey tembihlemiş, yarım yamalak türkçesiyle.

Bak oğlum demiş şunu sakın unutma "Pakistan Türk kardeş" Ne olursa olsun bunu asla unutmamasını tembihlemiş.

Biz ailecek tembihli Pakistan'ı çok seviyoruz. Ah Pakistan ... Allah Pakistan'ı Pak eylesin ...

IB
23.07.2018 01:56
#216

Hadis-i şerifte, “Bir saat ilim öğrenmek veya öğretmek, sabâha kadar ibâdet etmekden daha sevapdır” buyuruldu. Kitap okumayan, ilim öğrenmeyen, şeytânın maskarası olur. “Rütbetül-ilmi a’ler rüteb” yani, rütbelerin en üstünü, ilim rütbesidir buyurdu.

IB
26.07.2018 09:51
#217

Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:

(Evliya görülünce, Allah hatırlanır.) [İbni Mace]

 

(Evliya o kimselerdir ki, onlar görülünce, Allah hatırlanır.) [İbni Ebi Şeybe, Ebu Nuaym]

 

(Hak teâlâ, “Ben anılınca evliyam hatırlanır, onlar anılınca, ben hatırlanırım” buyurdu.) [İ. Begavi - Mesabih]

 

(Öyle zatlar var ki, Allah’ı hatırlamanın anahtarıdır. Onlar görülünce Allah hatırlanır.) [Taberanî]

 

Şeyh-ul-islâm Abdüllah-i Ensârî Hirevî “kaddesallahü teâlâ esrârehül’azîz” buyuruyor ki, (Yâ Rabbî! Dostlarını öyle yapdın ki, onları tanıyan sana kavuşuyor ve sana kavuşmayan, onları tanımıyor!).

 

Büyükleri seven mahrum kalmaz

Cüneyd-i Bağdadi hazretlerinin başka bir şehirde yaşayan sevenlerinden biri anlatır:

Bir gün pazarda gezerken bir güzel kadın görüp tekrar tekrar baktım. Sonra pişman olup tevbe istiğfar ettim. Akşam eve geldiğimde hatun dedi ki:

- Efendi bugün yüzünüzü kararmış görüyorum, acaba nedendir?

 

Aynayı alıp baktım ki, hakikaten yüzüm kararmıştı. Neden olduğunu düşünürken aklıma o kadına baktığım geldi. Bir mağaraya çekilip günlerce göz yaşı döktüm, günahımın affı için Allahü teâlâya yalvardım. Yine de huzurlu olamadım. Sonra hatırıma, Cüneyd-i Bağdadi hazretlerini ziyaret etmek geldi. Bağdat'a şeyhin yanına gittim. Şeyhin evine varıp kapıyı çaldığımda, bana, (Gir ya Abdullah, sen pazarda günah işle, biz Bağdat'ta istiğfar edelim öyle mi) dedi.

 

İçeri girip, mübarek elini öpüp oturdum. Şaşırmış ve çok utanmıştım. Devamla buyurdu ki:

- Pişmanlık, tevbe büyük nimettir. Kalbin imdadı olmadan uzuvların dinin emrine uyması çok güçtür. Büyüklerin sevgisi olmayınca kalbin imdadı olmaz. Bunları yapmak ancak Allah adamlarının işidir. Büyükleri seven mahrum kalmaz.

 

Huzura Doğru tarafından yazıldı.

IB
26.07.2018 16:52
#218

Şimdi aziz kardeşlerim biz şeyhimize bir kıza olan meylimizden olmadık sözler saydık burada ama şeyhimi seviyorum. Yazılarını okumuyorum çünkü her anlattığı mevzuyu bu meyil verdiğim zayıflık gösterdiğim çerçeveden görüp üzüp üzülecem diye bıraktım . itiraf etmem gerekiyor ki aklımın ve düşüncelerimin %70' i hep kızlar ... anlamaya çalışıyorum ne biliyim sırrına eremiyorum netice hep 0 ( sıfır, "o" değil...)

Mesela dün gece sabaha karşı bir mevzu düşündüm. Kuran- ı kerimde geçen üç put ismi var. Bunları Kâbeden resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz temizledi. Kırdı attı hepsini. Kadın tasvirliydiler. Birini örnek veriyim , manat ( para)

Sonra düşündüm insanlar neden çok parası olsun ister... Cevap ; parayı düşünmemek için... Her istediğine ulaşmak ve para sıkıntısı olmasın. Aslında çok düşkünlüğün bile ondan kurtulma anlamı var. Kanaat parmağıyla dokunduğunda hemen kırılacak bir kuvvet ihtiva etiyor insanda. Evet torunlarım hepimizin ( bir Allah dostu böyle söyler konuşurken " torunlarım" çok hoşuma gider güzel bir hitab kullanmak istedim) hayatında kırması gereken bazı putlar var . Bu putların üçü büyük putlardır. Hiçlikte hep' e ulaşmak için bunlara kul olmamıza gerek yok. Gereği kadar yani putu tuzbuz etsen de yok olmaz o vardır sonuçta ve kırık birbşekilde hakettiği yerde bulunmalı. İhtiyaç kadarını al paranın gerisini dağıt gitsin... Çıksın yani ,aklından fikrinden gönlünden gitsin.

Bence ülke ekonomisi paranın alım gücünün düşürülmesiyle düzelir. Mesela ekmek almak için illa para gerekmemeli bir kurum olmalı oraya gitmeli o kurum o kişiye bir yıllık ekmek ihtiyacı için bir mıntıka gösterir orayı temizlemesini söyler. Bu şekilde çeşit çeşit üretimler ufak ufak ... İnsanda ekmek ihtiyacı aklına gelince hemen parayı düşünmez çalışmak aklına gelir.

Git emice şu dağa 20 tane ağaç dik ger gün sula ekmek bizden..

 

Yani böyle yönetimler düşünüyorum. İnsanlarda paranın tesirini kırmak gerekiyor.

IB
26.07.2018 21:36
#219

Ekmeğin parayla satılmasına karşıyım. Komizim gibi görüne bilir ama bazı şeylerde uygulanmalı. Ekmek çok önemlidir. Bir kazak atasözü der ki ;" nan üstünden attama , nandan ülken emezsin" yani, ekmeğin üstünden atlama ekmekten büyük değilsin...

Ekmeğe değer fiyat artımıyla katılmaz. Ekmeğe emek gerek alın teri gerek. Kim olursa olsun , ister savcı ister hakim, komutan, cumhurbaşkanı hepsi ekmeği çalışarak para ödemeden almalı.

Somuncu babanın ekmeğini yermiş Bursada Ulu Cami işçileri

Bunlar hep ibrettir.

Su da aynı , su çok önemlidir . suya hakarete idam cezası getirilirse ülkede tecavüzcu de kalmaz teröristte...

Ekmek ve su kesinlikle parayla satılamaz bence.

Ekmek ve su bakanlığı kurulmalı ve bu organize edilmeli .

Aman tarım bakanlığı zaten var demeyin cinnerimi tepeme getirmeyin. Adam domuz etine başka isim vermiş E375... Bilmem ne buna ruhsat vermişler.

O domuz eti ve ürünü ihtiva eden E... Listesini alıcan kağıda yazıp o sorumluya yedirecen ...

Yahudi ekonomi sistemine kesinlikle karşıyım.

Geçen bir soru sordum kimse cevap vermedi . Aşırı ak parti savunucularının sitesi. Hayretki kimse sövmedi de... Durumun vahimliğini anlayın.

Dedim ;

Atatürkün Yunanlarla mücadelesi ve Ak partinin yahudilerle mücadelesi arasındaki benzerlikler nelerdir?

Örnek;

1 Çağın ihtiyaç ve gerekleri bahanesiyle yunan kültürüne geçiş

2 Çağın ihtiyaç ve gerekleri bahanesiyle Yahudi ekonomi modeline geçiş , ( tanrı patronlar üretmek vs...)

 

Bilinçsizce bu duruma düşülüyor olabilir dikkat edelim vesselam...

IB
28.07.2018 18:04
#220

Şu işçi ve işveren ilişkisi işte bizim hayalini bile kuramadığımız Osmanlı esnaf ve üretici modeline örnek olabilir.

Köroğlu yine geçmiş serinden abartmış ama aşığa vebal yoktur...

Mestane yazarlar kara verirler

Gerek hüb nevreste püri civane

 

 

 

Üsküdar'dan seni aldım

Serimi kavgaya saldım

Çamlıbel'e yakın geldim

Ayvaz mey doldur, mey doldur

 

Arap at gider eşkine

Eyle merhamet düşküne

Çamlıbellerin köşküne

Ayvaz mey doldur, mey doldur

 

Gideyim bundan yoluma

Sen aldın beni zuluma

Rahmeyle öksüz kuluna

Ayvaz mey doldur, mey doldur

 

Giderim, benim yolumdur

Zahmanım benim ilimdir

Köroğlu senin kulundur

Ayvaz mey doldur, mey doldur

 

Köroğlu

IB
28.07.2018 22:49
#221

Aziz kardeşlerim şimdi sizlere tasavvufta bulunan " kuzu sarması" mevzuunu anlatmaya çalışıcaz. (Yanlız bugün bir iş ettik elimiz Yeddullaha değmiş olabilir doğrusunu Allah bilir...)

Kuzu sarması şöyle oluyor efendim. Biz üveysiler şeyhimizden uzaktayızdır Ziyarete gider buluşursak şeyh bizi koynunda yatırmak ister. Yani böyle bir zorunluluk gibi bişe hisseder şeyler. Buna tasavvuftaki kuzu sarması denir. Bizd böyle bir rahatsızlık vermemek için uzak dururuz. İşin aslını bilmeyenler Laf ederler bilmem ne ... Tabi herşeyin bir sapık olanı var bir de Hak olanı var.

Üveysilerin hasret susuzluğu gözönüne alınmalı.

Bunun için rüyada falan gördükmü hemen koynuna giriyoruz.

Burada mesela bizim rüyada anlatmadım ama yeni yetmeler bilsin diye anlatmak isterim. Yattık döşekte şeyhim çok edepli ama şeyhimin şeyhi hırlı durmuyor sürttürüyor dedim ; " Emice ne yapıyon hayırdır bize mi kitliyecen. Geç o yanı biraz..." yani baktın bir tuhaflık var ne olsun hemen tepkini gösterecen postayı koyacan. Böyle sınama da olur. Şeyhimde halâ diyor şeyhimin şeyhine" şu kızı sen söylersen olur" kızda öteki odada " cık cık" diye yani istemiyormuş . ya dedim bırakın Allah aşkına ben kız mız istemiyom. Nedir ya çektiğim çile... Hayatı boyunca bizi hiç duymayacak kıza buradan yazılar yazıyoruz.

Belkide evde kız var ya öperim diye biri bir kolumdan biri bir kolumdan tutmuş... Bu şeyhler yok mu bu şeyhler ooo analar çaputa satmamış. Sonradan aklıma geldi ...

Neyse sohbeti tatlıya bağlayalım aşık sözleriyle;

 

Birbirimize sarı sarı altınlar atmadık mı

Tepişip bir döşekte yatmadık mı

Altay gibi annemizin ak sütünden

Birlikte emip birlikte tadını tatmadık mı?

 

Ruslar tafafından kurşuna dizilen kazak şair "Mağjan Jumabayev"

Türkiye için yazdığı "Alıstaki Bağruma" adlı şiirinden

IB
31.07.2018 20:44
#222

Aziz kardeşlerim yerde biraz ekmek kırığı vardı da onu ellerimle ayak altındaki yol olan topraktan alıp zeytin ağacının dibine döktüm . ellim biraz kirlendi topraktan Allah'ın hoşuna gider diye düşünerekten dedim Elim Yeddullah' a değmiş olabilir diye. Yanlış anlaşılmasın . Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem' in öğrettikleri doğrultusunda hocalarımızın tembihlerine uyaraktan biz de faydalı işler yapmak dileriz tabiki...

Amelimiz küçük ama Allah büyük. Yanlış işlerim çoktur. Allah cümle ümmedi muhammedin günahlarını bağışlasın.

IB
01.08.2018 15:42
#223

Gönül bahçesinin gülü solmadan

Sen o yandan ben bu yandan sevdiğim

Uzat ellerini güneşi tutak

Sen o yandan ben bu yandan sevdiğim

IB
02.08.2018 02:28
#224

Aziz kardeşlerim gerçekten geçen elime bir yerden geçmiş dilençiye 2,5 yuro verdim almadı. "Türk parası ver " diyor

Kaç dükkana gittim almadı. En sonunda yurruuu diyip atacam lağıma . Dilençi bile almıyor yuroyu nasıl oluyorda Türk parasından değerli oluyormuş anlamıyorum...

 

Bu yuruyu alsa aşsa Haşmet abi alır. Haşmet abiyi tanımazsınız. Selamı bile hikmettir... Yazın güneşin sıcağında ceket pantolonla gezer. Millet neredeyse sıcaktan donsuz gezecek...

Birkeresinde kavede Haşmet abiyi kızdırdılar . işte diyor adam alıyon sen bu paraları şeker, sakız , çukulata alıp dağıtıyon nedir bu böyle nedir. Haşmet abi demesin mi ;" güneşi felaca sınır şehirin üzerinden bu şehre ben doğuruyorum..." bir bakmişsin elinde kova ter kan içinde su taşıyor ağaçlara. Bir bakıyorsun çöp kovalarını döküyor esnafın... Haşmet abi emelime göre selam veriyor. Kötü bir iş ettimse basıp gider... Nerden biliyor???

Verdiği sakızı cebimde cüzdanımda saklarım .

IB
03.08.2018 01:48
#225

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Hacer-i Esvede elini süren, Rahmânın eline elini sürmüş gibi olur.” buyurdu.

(İbni Mâce)

IB
03.08.2018 12:09
#226

Aziz kardeşlerim Annem yine memleketten bir kız bulmuş faceden ekle diyor... En son bulduğu üniverstede tanıştığı bir zenciye kaçtı aşırı duygusallıkla... Yine memleketten sözlendiğim de üniverstede okuyorken başkasını bulmuştu. Yine memleketten birini bulmuştu fetöcü çıktı az kalsın taklaya geliyorduk.

Ne edeyim bilmiyorum arkadaş. Bir konuşalım bakalım.

 

DUA

Bıçak soksan gölgeme,

Sıcacık kanım damlar.

Gir de bir bak ülkeme:

Başsız başsız adamlar…

 

Ağlayın, su yükselsin!

Belki kurtulur gemi.

Anne, seccaden gelsin;

Bize dua et, emi!

(1944)

N.F.K

IB
05.08.2018 10:32
#227

Emiceler kız paravanı bile açtırmadı direk postalandım, konuşmadı bile. ak partili olmadığım için olabilir. Eee ne diyelim Ak parti bu sene giderse bidahaki seneye yine gelir ama bu bektaşi giderse daha gelmez.

Aslında nasıl bir huyum varsa ak partililerin içinde ak partiyi eleştiriyorum. Ateist kominist ak parti düşmanlarının içinde de ak partiyi destekliyorum. Her iki tarafta beni sevmez ondan böyle ortada kaldık...

Bir şeyhim sevdi beni oda haybeden ( metafizik) sevmiş olabilir.

 

Ne dedim darıldın gözlerim nuru

Bugünkü sitemin dünden ziyâde

Çektin asumandan dehrin topunu

Dehr ü zamanımda günden ziyâde

 

Bugün hüsnün bağı elvanlaşıptır

Hûblar yığnak edip imzâlaşıptır

O çeşmin kevkebi noktalaşıptır

Hurufat içinde "nün"dan ziyâde

 

Demişsin Celâlî tanımaz dergâh

Kimseye eylemez asla eyvallah

Ben gönül camını kırmadım billâh

Hiç kasem olur mu bundan ziyâde

IB
07.08.2018 01:50
#228

Ashabı kehf Yedi bilinmeyenli denklem gibi ...

Yada Altı bilinmeyenli denklem.

Sayısını Allahın bildiği bilinmeyenli denklem...

Bir de köpekleri var. Kıtmir

Allah ile konuşmalarını Kuran-ı Kerimde ağzı açık okuyoruz. Nasıl duaları var Birbirleriyle olan konuşmaları var...

Ne mübarek bir atmosfer içerisine girmişler. Ne güzel sohbetleri var . Duyuşları , duyuruşları ,duruşları var.

300 yıl uyumuşlar . buna dokuz daha ekle...

Onları öyle uyurken görseydik hemen arkamızı döner kaçardık.

Allah onları yatırmış ve onları görenlerin kalbine korku vermiş.

Gençler...

Kuran- ı Kerimin Gençleri...

 

Mağra nerede tam belli değil ama bir gün annem bunalıyordu işsizliğime ve evlenememe balkonda rasgele Kuran-ı Kerimden bir yer açıp okudum. Ashabı kehf anllatılıyordu. Birkaç saat geçmedi ablamgil geldi haydi Selçuk' a gidelim. Gez dolar aha geldik mi ashabı kehf mağrası kenarına. Yezoyor orada...

Bir köpek geldi yanımıza. Küçükken bir sürü köpek bakıyordum vardı. 8- 10 tane falan vardı. Mahallenin tüm köpekleri bizim adil aganın bahçesindeydi. Yani köpekten anlarım. Ben o gün gördüğüm köpek kadar cana yakınını görmedim. Cins değil sokak köpeği.... Kıtmirin soyundan olabilir.

Sanki bizi öyle karşıladı mübarek...

IB
08.08.2018 10:10
#229

Aziz kardeşlerim yine bişeler yazıcaz kaçarı yok... Biliyorum ki diyorsunuz içinizden " bırak metafizik ayağına dırdır etmeyi de şeyhini anlat şeyhini" . şeyhimi anlatıcam anlatmasına da mevzu dönüp dolaşıp yine kız meselesine gelecek...

Geçen bekârlıktan yine ağlayarak uyudum uyanmama yakın nerden esti bilmiyom içimden dua etmek geldi yarı uyanığım gözlerim kapalı... İşte dedim , Allah'ım bana evlenmem için hafız bir kız ver. İnanmazsınız bak kalktım açtım faceyi bir kız arkadaşlık yollamış hem de ilahiyatta okuyor. Heycandan kabul edim derken sildik mi... Elim ayağım karıştı. Resmi yok ama kız çok güzel nereden mi biliyorum ben ismi Zeynep olupta çirkin bir kız görmedim hayatımda...

Ey bekâr biçare garıban gözü yaşlı kardeşlerim yazın bunu bir kenara Adı Zeynepse kesin güzeldir. Yılların tecrübesi var burada.

Kız da şey gillerden hani bir hoca var ashabı kiramı çok detaylı anlatan. En ince ayrıntısına kadar anlatıyor genç biri.

Mushab bin umeyir ( radyallahu anh) ilk öğretmen, Erkam'ın (radyallahu anh)Evi resulullahın ilk zamanlarda müslümanları topladığı ev karargah ( dikkat çekmeyen)

Saad bin ebu Vakkas ( radyallahu anh) bir gün, resulullah sallallahu aleyhi ve sellem savaş meydanındaki çadırında uyuyamamıştı dua etti " Ya Rabbi bana salih kullarından birini gönder başımda beklesin de uyuyayım" der demez kapısında belirdi. ( yanlış anlamayın bunu önceden de bilirdim bu sahabeye başka bir muhabbetim vardır. Büyük sahabelere tabiki saygım var ama Saad bin Ebu Vakkas radyallahu anh hazretlerine aşığım)

Geceleri ben de tedirgin olur korkar uyuyamam...

IB
09.08.2018 19:45
#230

Balonunu kaçırmış, çocuk gibi ağla dur!

Rabbim böyle emretmiş, ya dize gel, ya kudur!

Necip Fazıl Kısakürek

 

Asıl üzülmen gereken sabah namazını kaçırmış olmandır. Çünkü dünyadaki herşeyden daha değerlidir sabah namazının iki rekât sünneti.

Ülke yönetimi böyleydi hayalini bile kuramadığımız Osmanlı'da...

Allah'a büyük bir teslimiyet vardı.

Flistini üç Osmanlı subayı idare ederdi ve hiçbir kavga çıkmazdı. Ne yahudi ne hiristiyan saldırmazdı.

Allah' a teslim olursak herşey bize teslim olur.

Bunu başarmalıyız...

 

Kusuruma bakmayın benim, dostlar,

bağışlayın beni.

Ben davullara, bayraklara aldırmayan

bir padişahın yoluna düşmüşüm,

deli divane olmuşum.

Çok uzaklardan yürüyen bir adam gibiyim ben,

çok uzaklardan geçen bir hayal gibi.

Ama yok da sayılmam hani,

var olan bir şeyim ben.

 

Haydi ben bensiz geleyim,

sen sensiz gel.

Ne varsa şu ırmağın içinde var,

soyunalım iki can,

dalalım şu ırmağa, hadi.

Bu kupkuru yerde yakınmadan gayri ne gördük,

bu kupkuru yerde ne gördük zulümden gayri.

 

Bu ırmakta ne ölmek var bize,

bu ırmakta ne gam var, ne keder var, ne dert.

Bu ırmak alabildiğine yaşamaktan,

bu ırmak iyilikten, cömertlikten ibaret.

 

Durma, çabuk gel, gelmem deme.

Ne evet demek yaraşır sana, ne hayır, dostum,

senin şânına sadece gelmek yaraşır.

IB
11.08.2018 10:22
#231

Peşinde olduğum bir şahıs belki beğenir ümidiyle yazdığım eski sohbetlerim;

Aziz kardeşlerim ! Şimdi biraz işim var inşaAllah geldiğimde sizlerle sıratı mustakimi düşüneceğiz.

 

Şimdilik sizler şunu düşüne durun;

 

sırat kıldan incedir,

kılıçtan keskincedir.

varıp ânın üstüne,

evler kurasım gelir.

 

Yunus Emre

 

Nasıl oluyor da bu ince çizgide evler kuruluyor ?

 

Ey iman edenler! Eve geldik. Yok sıratı mustakim üzerine ev yapmaya gitmedim. Pazara gittim Patlıcan aldık 0,75 kuruş. Top gibi olanlar var 1 TL Kilosu. Adam kendi üretmiş. Oradanda tabi camiye Namaza gittik :)

Evin yapılmışı varmış...

 

Neyse cıvıtmadan anlatalım Sıratı Mustakimi .

Aziz kardeşlerim ! Bizim bildiğimiz bir yol vardır , bir salımız , ulaşımımız vardır.Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin yolu.Farzlardır Sünneti seniyedir, Sünnetlerdir.

Bu farz ve sünnetleri yapmak da takva ile inceden inceye titizlik ister.

Bu sıratı mustakimin keskinliği.

Yunus Emre atamız Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimize öyle takva ile bağlı ki ...

Bu takva bir beceridir. YAni bir ustalıktır takva

 

(Ahh ahhh keşke ben ona gül göndermekten başka tek kelime etmemiş bir okur yazamaz olsaydım ... Gerçi gül göndermeme de kızıyordu.

Arkadaş anlamıyorum aklıma geldikçe hey heylerim geliyor. Lütfen benim sohbetlerimi evlenmeyi düşünmeyenler okumasın. Çok rica ediyorum... Evliler okuya bilir kıymetini bilir belki. Ama evlenmeyi düşünmeyen hayır okumasın. Sonra bizi yanlış anlar...)

 

Bu arada güncel birşeyler de yazalım. Acaba gece bekârlıktan ağlamamak için düşündüğümü mü yazayım yoksa demin abdest alırken aklıma geleni ama unutmuşum gece düşündüğümü.

Abdest alırken de bir kız vardı annem yine ayarlamaya çalışıyordu sonra gitti başkasına duydum ki ayakkabısının altına benim adımı yazmış...

Türk lirası düştü falan da diyorlarya. Ohhhoo biz ne çamurlara battık da gıkımız çıkmadı. Hani Yunus Emre atababamız diyor ya; "Ayaklara kilem bu aşk elinden"

 

Acep oldu halim bu aşk elinden,

Göremezem yolum bu aşk elînden.

 

Bu kamu âlemin tacı iken uş,

Ayaklarda kilim bu aşk elînden.

 

Garip bülbülleyin zarı kılarım,

Akar gözden selim bu aşk elînden.

 

Gazel yapraklayın benzim sarardı,

Kararıban ölem bu aşk elînden.

 

Yarın mahşerde ben yırtam yakamı,

Nice zara gelem bu aşk elinden

 

Niderem ben yarin vaslından artık,

Büküldü kad balam bu aşk elnden.

 

Yunus sen Tapdukuna kıl dualar,

Deme ki; ne kılam bu aşk elînden

 

 

Yunus Emre

IB
14.08.2018 10:10
#232

Aziz kardeşlerim size de bir sır vereyim aramızda kalsın ama...

15 temmuzda Sayın Cumhur başkanımız halkı sokağa davet etti ya. Yani seslenmeyin o kendinden bilsin.

O gün Piri Türkistan , hazreti sultandan bir tivit attım aslında milleti sokağa döken bu tivit oldu.

Şöyle ; " "Hu" halkası kuruldu ey dervişler geliniz."

Yani övünmek gibi olmasında Türkiye'de yesevi zikri çeken bir biz kaldık... Yani o usülde başka duymadım "Hu" çeken.

Size öğreteyim mi?

Yazarak olmuyor ama...

Hu Hu Hu Allah lailahe illallah nur Muhammed sallallah lailahe illallah

Lailahe illallah

Lailahe illallah

Lailahe illallah

Lailahe illallah

.....

Hu Hu Hu Allah lailahe illallah nur Muhammed sallallah lailahe illallah

 

( bu gün biraz değiştirdik "nur" yerine "rahmet" dedik. Öyle içimizden geldi.

Sallallahualeyhi ve sellem efendimize en güzel hitabı Allah yapar , " Biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik" ....

Yani biz de güzel şekilde hitab etmek için öyle dedik.)

IB
15.08.2018 11:05
#233

Allah'im! Bu günde bana zekâ ve uyaniklik (ibadet ve itaatten gafil olmama) hali ver; beni cahillik ve batil islerden uzaklastir. Bu günde indirdigin her hayirdan bana da bir nasip ayir; cömertligin hakkina ey cömertlerin en cömerdi!

 

Aziz kardeşlerim şimdi üstadın bir şiirinin şerhini yapmaya çalışacağım. Şiir şu;

 

Onun Sanatı

 

(Yok) bir (var)dır;
Geçit vermez;
Dar mı, dardır!

(Yok) bir (yok)tur;
Akıl ermez.
Ne de çoktur!

(Var) bir (yok)tur;
Yusyuvarlak
Dönen oktur.

(Var) bir (var)dır;
Ona varmak...
Bu kadardır!

1944

Şiirin şerhi de yazıyla sözle olmaz bizce bir hareketle anlatıla bilir. Anlayan anlar...

35836788_10156574434257422_6641213131286

IB
16.08.2018 11:42
#234

Aziz kardeşlerim bekârlıktan dolayı dergahta rahat durmayıp isyan çıkarmış olsamda, bunda asıl amacım şeyhime veya onun temiz yoluna değil günahlarıma isyandır. Sabredebilsem tabi daha iydi, evliya olurdum. Vallaha Bende buna dayanacak güç yok, güç ve kuvvet Allah'da.

Dergahtaki edepsizliğim, günahlarıma isyandır , tövbelerime tövbe...

Aslında şeyhime bağlılığım tek bağım sadece bu isyanımda var ( bence)...

 

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.

Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

 

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı?

Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme.

 

Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru.

Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme.

 

Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için...

Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme.

 

Ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi,

Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme.

 

Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan.

Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme.

 

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan.

Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme.

 

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer;

Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme.

 

Ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi,

Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun, etme.

 

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize,

O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme.

 

Bizi sevindiriyorsun, huzurumuz kaçar öyle.

Huzurumu bozuyorsun, sen mahvediyorsun, etme.

 

Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı.

Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme.

 

İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil.

Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme.

 

Mevlana Celaleddin Rumi

 

"Savaşa karşıyım ancak haksızlığa karşı savaşmak karakterimdir!"

Şehid Şamil Basayev

 

" İsyana karşıyım ancak günahlara isyan karakterimdir" ibrikçi

IB
16.08.2018 15:28
#235

Boykot için telefonlarını kıran vatandaşlara reddiye.

Yanlış bir eylem içerisindedirler. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz lanetlenmiş bir kavimin bulunduğu yerden su alan sahabelere " suları dökün , o su ile yaptığınız ekmekleri hayvanlara yedirin" emrini vermiştir. bir ekonomist olarak önerim o telefon ve eloktronikleri TEMA vakfına bağışlamaları, TEMA vakfı da o telefonları yurt dışına satıp elde edilen gelirle Türkiye topraklarına ağaç dikmesidir.

IB
17.08.2018 12:06
#236

Bir ekonomist olarak ekonomik kalkınma önerim kosgeb'in tüm işletme mezunlarına sermaye vermesi ve kuracakları işletmelere %50 kâr ortağı olmasıdır. Ancak önemle belirtiyorum ki sadece işletme mezunlarına. Diğer hiç bir bölüme değil sade işletme mezunlarına. Ve tüm devletten kiralanan işletmelere de sadece işletme mezunları için ihale açılmalı. Aynı şekilde kâr ortaklığıyla

 

Bu piyasalardaki yerleşmiş kemikleşmiş ,kazandığı parayı yunan adalarında içki masalarında sahtekâr üreticilerin sonu olur.

Bir örnek vereyim

Birkeresinde elime bir fırsat geçmişti " klima.xyz " adlı internet adresini satın almıştım. Planım antalya. klima.xyz, ankara. klima.xyz, vb... Subdomainlerle , değişik ıp adresleriyle SEO yapıp Türkiye'de tüm klima sektörünü ele geçirecektim. İkinci el , bakım onarım , ve satış şubeleri kuracaktım ama internet adresim , geçersiz ödeme yöntemi bahanesiyle godediy şirketi tarafından çalınıp yüksek fiyatla satışa çıkartıldı. Satın aldığım yöntemle bir yıl daha uzatamadım kötü niyetliydiler. Evet 20 - 30 tl para bulamadık...

Kaç kişi ekmek yiyecekti?

Kaç sahtekardan kurtulacaktı millet?

Bu kayıplar gibi belki yüzlerce proje geçti gitti...

 

İşletmeciler işte böyledir kemikleşmiş lüks harcama tutkunu yaratıkların tüm düzenini boza bilir. Bu da heycanını yitirmemiş genç üreticileri piyasaya sürmekle olur.

 

"Kitabına eğilmiş çocuk, aşını pişiren kadın, tarlasını süren çiftçi, tezgahtaki sanatkâr, fenâlık düşünmeye vakit bulamaz."

 

Hoca Ahmed Yesevi

IB
19.08.2018 11:45
#237

Gece eve gelirken hayal kuruyordum mehmetcik vakfına 20 milyon bağış yaptığımı falan... Kaldırımda 200 tl buldum :)

 

 

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;

Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.

Yolumun karanlığa saplanan noktasında,

Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

 

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;

Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.

İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;

Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

 

İçimde damla damla bir korku birikiyor;

Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...

Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;

Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

 

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;

Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.

Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;

Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

 

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;

Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!

Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;

Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

 

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;

İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.

Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;

Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.

 

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;

Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!

Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;

Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

 

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;

Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.

Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,

Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...

 

Necip Fazıl Kısakürek

IB
20.08.2018 01:53
#238

Seherdir bülbüller öter

Gülfem açtı llbeğ llbeg

Sabâlar şebnem dolusu

Doldu taştı llbeğ llbeğ

 

Hep açıldı meyhaneler

Dem çekmede mestâneler

Elvan elvan peymâneler

Doldu taştı llbeğ llbeğ

 

Şem'âlar düştü fânûsa

Yokdur pervaneye buse

Revân yolu Çıtanos'a

Bugün düştü llbeg Ilbeg

 

Celâli erkânın tanı

Fâş etme sırr-ı Sübhân'ı

Gene Leylâ'nın kervanı

Geldi geçti llbeg lbeğ

Celali Baba

IB
23.08.2018 02:16
#239

Zenginlerin rakı sofrasından zırnık eksiltmeme ekonomik programı bunları doyurmaz... Sayın ekonomi bakanımız yanlış kişilere yatırım ve destek sağlıyor.

Bir toplumda zenginlerin ıslah edilmesi şarttır.

Koruma kollama politikaları ancak şımarıklıklarını artırır.

İslam garip gelmiştir yine garip olarak gidecektir.

İslam fakir fukara ve gariplerin eline doğmuştur. Günümüzde fakir fukara ve gariplere nefes bile aldırmayan tanrı patroncuklara ne istedilerde verilmedi...

 

Her nere gittimse nasıl ettimse,

Baktım gördüm başta gelen paradır.

Tellalın yanına şöyle sokuldum,

Duydum ağzındaki ilan paradır.

 

Yorulmuş öküze tekme attıran

Totoda tam on üçü tutturan

Hakime savcıya kaş göz ettiren

Avukatta olan plan paradır.

 

Bir ölünün cemaati az ise

Mutlak parası yok harçlığı kısa

Bir ölünün cemaati çok ise

Ölen insan değil ölen paradır.

 

Parasız insana söz mü verirler

Yol mu gösterirler hız mı verirler

Keloğlana saçlı kız mı verirler

Paşanın kızını alan paradır.

 

Gönlümün gözüne bakan geliyor

Tesbihine püskül takan geliyor

Fesini bir yana yıkan geliyor

Ramazanda hafız olan paradır.

 

Fakiri bilirim lafta bulunur

Korkusundan hep hilafta bulunur

Camide de arka safta bulunur

İmamın sağında kılan paradır.

 

Aşık Reyhaniyim söz mü çalarım

Elli mi çalarım yüz mü çalarım

Perde inletir de saz mı çalarım

Unutma ki sazı çalan paradır.

Âşık Reyhani

IB
24.08.2018 01:56
#240

Bazı olumlu kelimeler:

İnşallah yapacağım

Hemen harekete geçeceğim

Bütün imkanlarımı kullanacağım

Doğrusunu birlikte bulalım

Hatalarımı düzeltmeye hazırım

Şu konuda yanılmış olabileceğinizi düşünüyorum

Birbirimize her zaman ihtiyacımız var

IB
24.08.2018 14:31
#241

Aziz kardeşlerim her nekadar manen fırat kalkanı harekatına katılmayı başaramasamda yerden bulduğum 200 tl mehmetcik vakfına yatırılmıştır.

Ne diyelim , olanlara şükür olmayanlara hamdolsun...

 

Trabzondan çıktım başım selamet

Çavuşluya vardım koptu kıyamet

Arkadaşlar kaptanıma emanet

Bu ayrılık şimdi de büktü belimi

Zalim düşman yaktı da yıktı evimi

 

Trabzonun etrafında meteris

Meteristen telli de kurşun atarız

Biz beş kardeş bir orduya bedeliz

Bu ayrılık şimdi de büktü belimi

Zalim düşman yaktı da yıktı evimi

 

Vara vara vardık balkan aresi

Bu ayrılık yoktur bunun çaresi

Sende bıçak bende yürek yarası

Bu ayrılık şimdi de büktü belimi

Zalim düşman yaktı da yıktı evimi.

IB
31.08.2018 09:57
#242

Metafizik tabiri: saf akıl veya hadsî akıl. Ampirik aklın

veya tecrübî bilginin zıddı olarak kullanılır.

 

(Cemil Meriç' in ışık doğudan gelir kitabından)

 

 

Hakikati imanın dışında arayanlar karşılarında abesi bul-

dular.

 

(Cemil Meriç' in ışık doğudan gelir kitabından)

IB
31.08.2018 21:00
#243

Aziz kardeşlerim bizi özlediniz mi ?

Beni mi özlediniz şeyhimi mi? Doğru söyleyin :)

Öncelikle belirteyim ki Şeyhimin web sitesini ben bozmadım . dışardan sürekli kontrol ederim biraz karışmış web site. Ben hiç bişe yapmadım hacker liğim vardır ama böyle şeyler yapmam.

Bir keresinde şeyhime hediye olarak bir web sitesi yapmıştım

" bursatv.net" adında. Tamamiyle kendi tasarımımdı. Hiçbir cracklı program kullanmadan titizlikle yasal programlarla yapmıştım. İçinde iki tanede kitabını online olarak yayınlamıştım . flash kitap sayfalar çevriliyor falan baya fiyakalıydı...

Eleştiriler aldım aklılardı afişçilik falan. Tabi şeyhim yayınladığım kitaplarını tam okumadığımı hemen anladı. Hani on metreden iğne deliğinden ipi geçiren yakası hırkası sökük biri var ya o misal.

Neyse bir hikmet yazalım

 

30. Hikmet

Gönlüm kuşu uçar her zaman kanat çırpıp

İki gözüm pişmanlıkta kanlar döküp

Bedeni öldürüp riyazette dizini çöküp

Ya Allah'ım affeyle günahımı

 

Cahillikte işlediğim işim hepsi hata

Kusurlardan tevbe eylemedim yakamı tutarak

Gerdanıma tavuk gibi koyup fota

Ya Allah'ım affeyle günahımı

 

Dünyayı sevip din derdini attım

Günah yükünü ey dostlar çıkardım

Dergahına kötülükler getirdim

Ya Allah'ım affeyle günahımı

 

Kötü dünyaya gönül bağlayıp ergin oldum

Eğlence ile vah yazık cahil oldum

Bu dünyanın geçiciliğini şimdi bildim

Ya Allah'ım affeyle günahımı

 

Gönül mülkünü tutmuş okşar karanlık gecesi

Benlik içinde ortaya çıkar ben-benliği

Pir hizmeti uzak eyler bizden onu

Ya Allah'ım affeyle günahımı

 

Kul Hoca Ahmed günahına aklı erer

Her kim Allah dese ona varır

Erenlerin sohbetine eğilimlidir

Ya Allah'ım affeyle günahımı

IB
01.09.2018 04:58
#244

Aziz kardeşlerim bu gün birkaç tane kitap aldım. Henüz okumadım ama beklentilerimi yaza bilirim.

1 Ashab-ı kehf sinan yıldız yazmış. Bunu biraz okudum tarsus da demiş mağra. Olabilir ... Ohhoo biz her sabah namazına kalkabilsek bize o mümin gençler bir karış yanımızda mağraları. Bilmedim diz dize...

Üstadın dediği gibi " Bir gençlik Bir gençlik , zaman bendedir ve mekân bana emanettir şuurunda bir gençlik..."

 

2 MİMAR SİNAN Yavuz Bahadıroğlu yazmış .Mübareğin azmini başdöndüren tutkusunu hissetmek isterim .

3 Payitaht Ahmet Türk yazmış. Açıkçası bu kitapta biraz yanıldım çünkü yazarın Necip Fazıl Kısakürek olduğunu sandım. Kitabın kapağında " Abdulhamid' i anlamak her şeyi anlamak olacaktır" yazılı ve altında Necip Fazıl Kısakürek yazılı. Ben sandım üstadın kitabı. Pilanım okuyup gelip burada hemen ortamı ele geçirmekti. Açılın bundan sonra üstadı ibrikçi baba anlatacak diyip mevzuya girecektim... Zerreyle kaynatacaktık ummanı.

4) Farabi İdeal Devlet Ahmet Arslan çevirmiş. Biraz okudum ama ütopyadan önce Allah' ın verlığı ve tekliği işleniyor. Bu şöyle bir var bir yok , şöyle olursa var şöyle olursa yuk şeklinde gidiyor hani bilgisayarın dili var ya birler ve sıfırlar 101100011100... Aslında bu şekilde bir bakmak lazım belki bilgisayar bişey çıkarır keşif olur. Lailahe illallah zikri gibi bir zikir çekiyormuş gibi oldum.

Ya halime bakmıyom Hasan dağına oduna gidiyom.

Aslında şu elektronikten uzaklaşıp kıbleye karşı dönüp okuya bileceğim bişeler almak istedim çalıştığım yerde.

 

Hâlık'ımı ararım gece gündüz cihan içinde;

Dört yanımdan yol indi evren ve mekân içinde.

 

Dörtten yediye yettim, dokuzu geçip gittim,

Ondan ikiye geldim çerh-i keyvan içinde.

 

Üçyüzaltmış su geçtim, dörtyüzkırkdört dağ aştım,

Vahdet şarabını içtim, düştüm meydan içinde.

 

Çünkü düştüm meydana, meydanı dolu gördüm,

Yüz bin arifi sordum, bütün cevlan içinde.

 

Dalgıç denizine girdim, varlık şehirini gezdim,

İnciyi sedefte gördüm, cevheri hazine içinde.

 

Arş ve Kürsü'yü yürüdüm, Levh ve Kalem i gördüm,

Varlık şehrini gezdim, söyledim bu can içinde.

 

Canı gördüm cânanda, aşkı gördüm meydanda,

Aşıkların meydanı cümle bostan içinde.

 

Eri gördüm erleştim, istediğimi sordum,

Hepsi sende dedi, kaldım hayret içinde,

 

Hayran olarak kaldım, şuursuz olarak daldım,

Kendimi derde saldım, buldum derman içinde.

 

Seyr ister mi bülbül açılmıştır kızıl gül

Her gülü uzak görme gülü gül bahçesi içinde.

 

Miskîn Hoca Ahmed canı, hem cevherdir hem hazine,

Herşey O'nun mekânı, O lâmekan içinde.

IB
01.09.2018 20:02
#245

Bismillahirrahmanirrahim

Gerçekten Ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup da sonra doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım.

Taha, 82

IB
07.09.2018 15:01
#246

Tutturmuşuz zırlamayı

olur olmaz sallamayı

bırak davet yollamayı

gizli gizli geliver gitsin

10.57 07.09.2014

 

Bir ah çektik ince ince

Zülüf zülüfe değince

Emeklerim yol boyunca

Tane tane yoluver gitsin

10.43 07.09.2014

 

aşık bilmez ki varmayı

Ne bilsin yürek yarmayı

Bırak bağdatı sormayı

Deryalara dalıver gitsin

10.33 07..09.2014

 

Yaralara tuzum gibi

Sessizlik ki çözüm gibi

Deli gönül gözüm gibi

sızıların salıver gitsin

10.25 07.09.2014

 

Karıştırma orasını

Gecelerin karasını

Garip gönül curasına

Dertli dertli çalıver gitsin

10.22 07.09.2014

Bahadir-i Bestami ( ibrikçi)

 

Dergahlıkta bizimde bir şeyler mırıldanmışlığımız oldu

IB
07.09.2018 15:41
#247

aşık bilmez ki varmayı

Ne bilsin yürek yarmayı

Bırak bağdatı sormayı

Deryalara dalıver gitsin

10.33 07..09.2014

 

Burada şeyhimin şeyhinin anlattığı bir olay anlatılıyor.

Bir gün mecnun deveye binmiş çöle doğru leylaya gidiyom diye sürmüş deveyi . Biraz gittikten sonra Mecnun kendinden geçince deve dönüyormuş geri . Devenin de yavrusu varmış Mecnun kendinden geçince Deve de yavrusuna gidiyor. Mecnun deveyi çeviriyor biraz gidiyor yine kendinden geçince deve geri dönüyor. Çölde bir o yana bir bu yana gidiyorlar. Mecnun dayanamıyor artık kendini atıyor devenin üstünden. İşte o Mecnunun devenin sırtından kendini atmasında büyük bir sır varmış.

Biz sırrı bildiğimizden değil de öylesine yazdık işte...

IB
16.09.2018 01:01
#248

Aziz kardeşlerim önemli bir mesele var. Hani işten kovulunca ,veya işveren keyfiye işten çıkartınca veya belirli şartlarda işten ayrılan işçiye ödenen tazminatın faiz olduğu konusunda çok güçlü belirtiler görüyorum. Şöyle ki aslında bu tazminat işçiyi korumak için değil tam tersine işçiyi işverene kul köle yapmak için ortaya konan bir paradır. Afrikada maymunlar nasıl avlanır bilir misiniz? Yere bir çukur kazılır maymunun elini sokabileceği genişlikte ve çokurun içine iki kesme şeker konur. Maymun elini çukura sokup kesme şekeri tutunca eli yumruk halindeyken çukurdan çıkmaz. Maymun da hırs ve aç gözlülükle kesme şekeri bırakmaz ve yakalanır. İşçiyi bu şekilde hapseden yahudi oyunudur tazminat. Sakın tazminat almayın ve hiçbir şekilde o paranın varlığını kabul etmeyin.

İnsana çalıştığının karşılığı olarak ödenen kafidir . diğeri ise bir tuzaktır kör olası dış mihrakların oyunudur.

Bu tuzak paranın büyük günah olan "riba" olma olasılığıda çok yüksektir vesselam

IB
19.09.2018 02:09
#249

Şimdi Aziz kardeşlerim biz dervişleme sohbetlerimize devam edelim imam rabbani hazretleri diyor ya; " Her ne olursa olsun sevgiliden bahsetmek daha tatlı"

Bir keşif yaptık geçen acep şeyhime götürsem mi ? Bir kıymeti olur mu ? Şeyhim bana bağlım der mi?

Bakınız biz sırrımızdan dem vuralım derken ne göründü gözümüze. Sırrımdan da geçsem bırak sırrı imandan da geçsem şeyhim bana bağlım der mi ki? ( bu böyle takıldı bende arada bir mırıldanıcaz artk)

Türk bayrağının bir şerhi bu keşif. Türk bayrağında yazılı bir güzel söz göründü şöyle ki; çiçekler içerisinde gül gibi. Hilal bütün çiçekleri gösteriyor yıldız da tüm çiçekler içinde gül' ü

O da bir çiçek hilal dairesini oluşturan noktalar içinde bir nokta ama çiçekler içinde gül gibi...

 

63. Hikmet

Seherlerde kalkıp ağlayıp dua eylesem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Yaş yerine kanımı döküp dua eylesem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

 

Dergâhına başımı koyup feryad etsem

Göz yaşımı akıtarak süs eylesem

Kırları gezip özümü mecnun eylesem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

 

Nerede gitsem yadını deyip ağlasam ben

Hizmetinde belimi sağlam bağlasam ben

Hasretinde yürek-bağrımı dağlasam ben

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

 

Her gün yüzbin elimi açıp "amin" desem

Musa gibi Tur dağında niyazını desem

Doksan dokuz niyazını deyip canımı versem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

 

Bayezid gibi yetmiş yolu özüm satsam

Allah diye derdi ile ölüp gitsem

Riyazette yorulup, şaşıp, acıyıp donsam

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

 

Allah için evlatlarımı yetim eylesem

Riyazette kemiklerimi hamur eylesem

Ehl-i âyâl ev-barkımı düşman eylesem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

 

Allah diyen kulların kulu olsam

Aşıkların yanıp savrulan külü olsam

Yol üstünde toprak gibi yolu olsam

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

 

Allah, Allah, canım Allah, dilim Allah

Sen'den özge sığınağım yok Vallah-Billah

Ağlayıp geldim dergahına "Şey'en Lillah..."

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

 

İyilerin sohbetinde zâkir olsam

Her ne cefa değse bana şükreder olsam

Eyyub gibi belasına sabreder olsam

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

 

Eşiğine başımı koyub tevbe eylesem

Gıybet yapan dillerimi yüz bin dilsem

Günah işleyen organlarımı parça eylesem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

 

Tevbe eyledim, tevbe eyledim kabul eyle

Tevbemi kabul eylemez olsan canımı al

Yolda kaldım, yolda kaldım, elimi al

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

 

Allah için mertle gibi var canımı versem

Ehl-i âyâl, ev-barkımı bırakıp gitsem

Can ne ola imanımdan belki geçsem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

 

Seherlerde erken kalkıp Hakk'a yansam

Büyük küçük günahlardan tevbe eylesem

Ağlayıp Hazretine boyun sunsam

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

 

Kahhar Melik'im senden korkup uyansam ben

Günahımı kabul edip inlesem ben

Seherlerde yakamı tutup yalvarsam ben

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

 

Taşkın gelen deryalarda yüzsem ben

Kaybolup kalan develer gibi böğürsem ben

Öleceğim vakitte binbir adını söylesem ben

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

 

Vah yazıklar pişmanlık deyip korkup kalksam

Pir-i kamil dergâhını durmadan öpsem

İyilerin ayak tozu olup ölsem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

 

Tan atana kadar ağlayıp dinmeden korkup çıksam

Sübhan derdini deyip devamlı inleyip çıksam

Toprak gibi âciz olup hor görülsem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

 

Kul Hoca Ahmed canını ver mertler gibi

Candan geçip yola girsen göresin cemal

Muradını verir sana Allah

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

IB
20.09.2018 23:56
#250

Aleviler ibadetin kalpte gizli olması gerektiğini savunur. Fakat hz. Hüseyin efendimiz açıkça gözler önünde ölümüne çıktı yola hiç bir şey gizli değildi. Çünkü farz ibadetlerin gizlenmesi diye bişey yoktur.

IB
21.09.2018 05:11
#251

Aşıklama;

Açıklama

bilen bilir

Acıklı ama...

 

Gurbet ellerde kaldık yine yalınız

Hasretten bicare olduk deliniz

Halimizi felancıya sorunuz

Sermaye kediye yüklemiş gibi.

 

Sehere meylettik çırayız deyu

Güzele bağlandık severiz deyu

Erenlerin bir bir izin izleyu

Şu densiz dilimden saklanmış gibi

 

Nere gitsem belirsizlik peşimde

Taşı babam taşı çölde sırtında

Belki yük değilde tüydü aslında

Meğer bizden uçma beklenmiş gibi...

 

İbrikçiyem kapıların ardında

Öyle suçluyum ki affım suçumda

Bir tel ağartmadım yare saçımda

tel tel saçlarım yoklanmış gibi...

 

17.31

21.09.2014

IB
26.09.2018 12:43
#252

Kör olası dış mihraklar ;dizi flimler, sinamalar , futbol ve reklamlarla önce hayallerimizi çaldılar.
Asrı saadetin hayalini bile kuramıyoruz.
Her şeye hayallerle başlamalıyız...

 

Ben kitab-ı kâinatı hatmetmiş sanırdım sevgilim

Kadd-i mevzunun görüp tekrar eliften başladım"

Lütfi FİLİZ (Fâni)

IB
01.10.2018 15:06
#253

Korkmadığın şey kendi gerçeğinde yok hükmündedir...

 

Çocukken çok korkak bir çocuktum. Yorgana tamamiyle bürünüp ufacık bir nefes alma yeri açar hiç kıpırdamadan uyurdum. Korkaklığımın duyulmasından da çok korkardım. Şimdi geldiğim durumda ise yine var ama okadar değil. Biraz değişik mesela çocukken kapıya bakarak uyuyamazdım. Duvara dönerdim. Duvarın her noktasını bilirdim. Şimdi duvara dönüp uyuyamıyorum. Gözüm hep kapıda...

Çocukken bir ses gelse gözlerimi iyice kapatırdım bişe görmemek için. Şimdi çıt çıksa hemen gözlerimi açıyorum.

Geçen Allah kalbime bir korku verdi gece bilmem kaçta. Gözümü kapatıyorum bir " çıt" ses geliyor açıyorum yok. Bekliyorum yok tekrar gözümü kapatıyorum tekrar bir ses. Ayetel kürsü okuyarak uyandım zaten kaç tane de okudum aynı. Kalktım mutfakta ve odada biraz temizlik yaptım . Hazır kalkmışkende iki rekat namaz kıldım. Yattım kıbleye bir gülücük attım. Şu gece yarısı şu yapa yalnız kulunun yüzünü yine güldürdün büyüksün Allah' ım deyip yattım. Sabah ezanına kadar uyuyamadım tabi. Neyse...

 

Korkular hayalleri etkiliyor. Eğer işe hayallerle başlayacaksak önce korkularımızı .... Ne yapa biliriz ki.

Bir seferinde bir şey okudum ; " Allah korkusundan ağlayanı cehennem yakmazmış" korkmak da bir nimettir. Ama ne yazık ki körolası dış mihraklar vampir , cadı , zombi gibi yalanlarıyla korkularımızı da çaldılar.

Aslında her şeye yalanı hayatımızdan atarak başlaya biliriz. Yalanlardan sıyrılmalıyız maddi ve manevi.

IB
13.10.2018 12:51
#254

"Her şey karanlıktadır. Işık yalnızca karanlığı saklar" Daniel K. McKiernan

"Zamanında bir gökbilimciydim, ama gündüz vardiyasına sıkışıp kalmıştım" Brian Malov

"Gökteki yıldızları saymayı bıraktım"
The Everly Brothers

"bye bye love" şarkışının sözleri Felice ve Boudleaux Bryant tarafından yazılmış ve 1957 yılında Everly Brothers tarafından kayda alınmıştır

Teleskopun gösterdiği çok net ...
"O"na ulaşmak bizim elimizde değil

IB
13.10.2018 13:21
#255

DpQzns4W4AERt3c.jpg

 

"Pek çok yorumcunun araştırması, zaten bu konuyu yeterince karartmış bulunuyor. Devam edecek olurlarsa, herhalde yakında bu konuda hiçbir şey bilmeyeceğiz"

 

Mark Twain

IB
17.10.2018 09:32
#256

"Gülün yüzüne bakmadım, şimşir ağacının adını anmadım; o

dolunay yanaklı ve hoş yürüyüşlü sevgiliye nettim,

neyledim? "

IB
21.12.2018 15:15
#257

Ya kuloğlanı çok özledim. Bana sövdü sevdiğim kıza sövdü ama seviyorum keratayı. Çok alim... Eksikliği çok.

IB
12.01.2019 03:46
#258

Şemsi Tebrizi kuddise sirruh , Türkleri tarif ederken " kaynaşık" der. Hem " kayn",  hem "aşık"... Türkler gittikleri corafya ve kültüre hemen uyum sağlar ve abartıp yönetmeye başlar diye anlıyorum. Bu kibir ve benlik yapanlarda olmaz.
Türkistan'da  fanatik Türkçüler vardı ama bir tane kazak' a selam bile varmezdiler. Odalarına almazdılar. Kazakçayı aşşağılar rusça takılırdılar. Türkçülükleri sadece kibirdi...
Yani türk değildiler , kaynaşık değildiler...
Müthiş bir projem vardı harcadılar
Türkistan' da birçok türk bataklığa saplandı. Tertemiz duygularla gelip fuhuş batağına battılar. Kaynaşıklık belasına... Erlerden çekindi kızlara yöneldiler . Bir toplumun içine girmek için en zayıf halkaya meylettiler. Kızlara yöneldiler. Kızlar daha merhametli dayak ta yok...
Bu durumu gördüm ve bir gönüllülük adı altında kontrollü şekilde pazarda, tarlada , hastanede , parkta öğrenciler görev almalıydı. Böylece içlerine girebilirler tanışır sever sevilirlerdi. Ama projem anlaşılmadı...
Amerikada her 5 kişiden 4 ' ünün gönüllü olarak devleti için ve toplumun kaynaşması için ücretsiz belirli yerlerde çalıştığını okudum bir kitapta. Türkiye' de neden böyle bişe yok? Türkiye de particilik adı altında var sadece bunlar...
Türkistan' da halkın bize sorduğu ilk soru şuydu; " niye geldin?" biz genelde " ilim almaya geldim" der ve taktirlerini alırdık.
Şimdi sen diyelim pazarda bazı iş sektörlerine zarar vermeden yapacağın meselâ yerleri süpürme diyelim. " Niye geldin?" görevli eğitimim için emir...
Ya biz anlatamadık , ya da onlar anlamak istemed
Mesela felanca üniversite öğrenciler toplansa gitse Diyarbakır, şırnak, hakkari gibi yerlere. Yerleri süpürsünler adamlar görsün bunlar bunlar burda ne yapıyor? Niye geldi? 
Yerleri süpüren bir ünv. Öğrencisine mikrop bile dokunmaz
Toplumsal kaynaşma , barış böyle olur. Partiyi gördüğünde adam çileden çıkar çünkü eşek yediği değneği bilir...
İşsizlik... İşte işsizliğin çözümü biz herşey para demedik. Karın tokluğuna böyle bişe giderim evde yatıp çürüyeceğime gider tanış olur karışır giderim insanlara
Dervişlik neydi? Dervişler ne yapardı?
Gider yağan yağmuru içer o hizmete gittiği ne verirse onu yerdi... Karın tokluğu bile değil.
Eve dervişler geldi diye bayram ederdiler...
Nerde hani?
Dervişliği yasakladılar neden?
Osmanlıda yol inşaa edermiş tarikatlar, dervişler...
Yunus Emre ata babamızın " eve dervişler geldi " şiirini okuyalım hadi. Belki bilmediğimiz bazı şeyler de vardır görürüz

İşitin ey yarenler, 
Eve dervişler geldi. 
Can sükrane verelim, 
Eve dervişler geldi. 

Her kim gördü yüzünü, 
İndirir kendözünü. 
İlmi batından öter, 
Eve dervişler geldi. 

Dervişler uçar kuşlar, 
Deniz kenarın kışlar, 
Zihi devletli başlar, 
Eve dervişler geldi. 

Dervişler yüzü sulu, 
Görenler olur deli, 
Batını Arş'tan ulu, 
Eve dervişler geldi. 

Seydi Balım ilinden, 
Şeker damlar dilinden, 
Dost bahçesi yolundan, 
Eve dervişler geldi. 

Yunus kulun öğürsüz, 
Kimsesi yok yalınız, 
Feda olsun canımız, 
Eve dervişler geldi. 

Yunus Emre

Bir de Piri Türkistandan bakalım " derviş" meselesine

Erenler cemal görür dervişler sohbetinde; 
Erenler meclisinde, nur yağar sohbetinde. 

Ne dilese o olur dervişler sohbetinde; 
Her sırlar açık olur dervişler sohbetinde. 

Her kim sohbete geldi, erenden pay aldı, 
Yabancı geldi, biliş oldu dervişler sohbetinde. 

Her kim sohbete geldi, gönlüne sır ulaştı, Dostlar murad buldu dervişler sohbetinde.

Sıradan kişi gelse, seçkin olur; yıldız gelse, ay olur; 
Bakır gelse altın olur dervişler sohbetinde.

 Piri Türkistan 
"Hu " halkası kuruldu ey dervişler geliniz
" Hu" kuşudur dervişler

Piri Türkistan

Düşman bizi nasıl bitireceğini bizden daha iyi biliyor.
Dervişliği yasaklamışlar bakın...
Parti bataklığında derviş gönüllüler nasıl bocalıyorlar.
Partiyle purtiyle dervişin ne işi olur?

"Yeni derviş gibi halka içre özünü vursan. Kıyametin şiddetinden nara çeksen, Mahşer yerinde gözyaşını tanık kılsın."
Piri Türkistan

Daha neler var neler ... Piri Türkistan dervişlere âşık gibi...
Bak diyor " Kul Hoca Ahmed kuldur. Satıp yesin dervişler" 
Yani köle olarak satsınlar beni de kazancını yesinler diyor...
Vay be şu muhabbet şu sevgi nerede hangi kurumda?
Padışahlar tacını tahtını atıp gidiyor dervişliğe...
Ammmaaa nasıl dervişlik? 
Ne yapıyor bu adamlar? 
Toplumda böyle yüksek bir kabul nasıl oluyor?

Hıristiyanlar misyonerlikle bu işi yaptığını sanıyor. Kötü bir taklit...

Bu iş gönüllülük işi...
Gönlü konuşturma işi...
Dil söyler kulak dinler  kalp (gönül) söyler kâinat dinler...
Bunlar önemlinişler 
Cingöz recainin işleri değil.

Adam gelmiş almancı diyor "Türkiye Almanyadan iyi" diyorlar "o zaman gel Türkiyeye " adam diyor Türkiyenin %70 sahtekâr , üçkâğıtçı bilmem ne..Doğru ! 
Nasıl geldik bu hale?
Menfati olmayan selam vermiyor.
Yinede avrupadan iyi Türkiye!
" Zalimin ne haddine, bizde günah" Piri Türkistan

Yok efendim harf değişikliği Türkiye' nin tarihini çöpe attı bizi tarihimizden kopardı vs... Bunlar hep hedef şaşırtma. Gerçekte ise " dervişlik" bitirildiği için böyle oldu.
Fetö nasıl yükseldi?
Millete " derviş" olma fırsatı verdi. Tabi potansiyeli bitirmek için bu...

Fetö asıl darbesini " dervişlik" müessesine yapmıştır. 
Asıl kötülüğü dervişliğedir.
Fetönün saldırısı yine dervişliğedir.
Bak kafirin bütün gücüyle saldırdığı nokta; " Dervişlik" 
Anadolunun en güçlü kalesi...
Anadoluyu Türk toprağı eden lübbül lübteki leblebi gibi dervişlik.

Herkes sigortalı ssk' lı bir iş arıyor. Sabit gelir...
Hep yalan dolan bunlar ... "Geldi ölümlü yalan gitti ölümsüz gerçek... " n-f- k
Bir "Youtub" kanalı açıp derviş yaşantısı mı yayınlasak?
Günlük işleri , parasız pulsuz ...
Öyle bir bisikletli gezgin vardı ...