Mehmetten Zindana Mektup

Başlatan: ÇAY TİRYAKİSİ Tarih: 02.06.2007 10:24 Cevap: 3

ÇA
02.06.2007 10:24
#1
Dün canım sıkkındı,uykum da kaçınca şiir yazayım dedim.Üstad Necip Fazıl'ın Zindandan Mehmede Mektubu'na bir nevi cevap oldu...Üslup ve yaklaşım dışında bir fark var..Ben kör olası Milenyum Çağının kayıp gençliği adına ,çirkinliklerle aşina, alabildiğine karanlıklaştırılan bir dünyadan yazıyorum...Cam şişeleri bile bile elmas parçalarına tercih eden(ettirilen) milenyum illeti gençliğine ve tüm mahkumlara ithaf olunur...


MEHMETTEN ZİNDANA MEKTUP:

Bir gece yarısında,kaçan uyku belki de
Habercisi,ebedi olacak bir aydınlığın
Bir gece yarısında hortlayan korku belki de
Müjdecisi yakında bitecek olan baygınlığın.


Özgürlük mü dediniz,ne güzel kelimedir
Bilirim özleminiz,daim özgürlüğedir
Ancak tavsiye etmem dışarı çıkmanızı
Dışarıyı görüp de hayattan bıkmanızı


Eşitlik ve Adalet,iki lastikli sözdür
İyilik ve doğruluğa,şaşı bakan çift gözdür
Laf oyunlarını geç,çabucak gel sadede
Lafta kalanı geç de aslolan iyi özdür



İçerisi tertemiz,günahlardan uzaksın
Dışarısı pek sefih,günahtan kaçamazsın
Salma gezen seyyarlar,etrafı kirletirken
Çıkamazsın sokağa,malesef etraf leke.


Gelecek endişesi,düşündürür milleti
Açıverir başıma,bir sürü de illeti
Şeytan diyor çabuk çık alıver de bileti
Çıkıver sen uzaya,bitir hemen illeti.


''İnsan insanın kurdu'' müsamaha firarda
İyilik tekellerde,kötülük sahalarda
Çakallar keyf çatarken,Arslanlar tavalarda
Hiç arama boşuna,insanlık havalarda


Günahlar bastırıyor,takva silahı bağlı
Ya çekilip mağaraya,ya da olursun yağlı
Yoksa günah bastırıp ,sarıverir her yanı
Karartır hem ahreti hem de fani dünyanı.



Üçkağıt hep gözdeyken,dürüstlük keriz işi!!
Durduran yok mu acep,bunca kötü gidişi
Edep,haya desen zaten,o da olmuş Fildişi
Kurtulam kaçam desenbulamazsın finişi(Finish)


Asimile oluyor,memleket evlatları
Yetiştiriyor hepten,şaklaban Borat'ları
Duyan olur belki de,biçare feryatları
Aşar olur yeniden,o güzel serhatları


Pişiyor yiyecekler,fitnenin kazanında
Kusturuyor Sezar'ı,belki de mezarında
Hırsızlık meslek olmuş,hortumcu nazarında
Adın kötü çıkıyor,gerçeği yazdığında


Ülke işgalleri hep,medeni maskesinde
Düğün evi bombalanır,zalimler sayesinde
Adalet bulunmaz ki,güçlünün gayesinde
Şeytan işsiz kalmış bugün,insanlık himayesinde!!


Çocuklar iniliyor çağdaş dünya sathında
Ötede ziftleniyor,baylar kendi tahtında
Ağlamak kader olmuş,Asyalının bahtında
Bağdaş kurup oturur,daim ateş altında.

Namus,haya bizde yok,kimde olacak acep
Arsızlıkllar çoğalmış,nasıl kalacak hicap
Görüver sen gerçeği,hele konuşsun sincap
Bize sitem edip de hayvanlığa kaçacak


''Ne kadar faydalı olurum'' mevta oldu gömüldü
''Ne kadar faydalansam.'' ihya oldu dirildi
Defterden karşılıksız aşkın adı silindi
Yalan yine vitrinde,gerçek gibi bilindi




Laf cambazları çıkmış,hepsi birden meydane
Dönüyorlar habire,geliverip meydane
Açıp da ağızların(ı),başlayıp da hünere
Eğiver de başını,çekiliver kenare




Dışarısı hiç öyle,bildiğin gibi değil
Zindan parmaklıkları,bedeldir bir dünyaya
Buradaki yaşayışlar,insanı eder sefil
Ana ve babaları,bu işe eder kefil!!



Zindan ,Yusuf(as) mektebi oturuver yerinde
Kısmetine razı ol,sabırla bekle yazı
Acele edip de sen görüverme ayazı
Yoksa kara görürsün ap aydınlık beyazı



Hayat bir koca zindan ,hapsediyor bizleri
Yükü de pek ağırdır,çökertiyor dizleri
Geri geri yürütüp kaybediyor izleri
Fırtına yok ediyor,yeşeren filizleri


BİZ YUVARLANIP GİDERKEN,GÜNAHLARIN SELİNDE
bİR GÜN DE GEÇİVERİP ERİYORKEN SABAHA
BENİ DİNLERSEN EĞER,İYİ DÜŞÜN BİR KERE
ZİNDANLAR CENNET OLUR O ZAMAN HAYALLERE.



Zindan zindan dediğin ne ki be gülüm,biz ahir zamanda dışarıda yaşamayı göze almışız.
MEHMET
AN
06.01.2009 11:04
#2

Güzel bir şiir olmuş... Ben de aynı düşünceyle kaleme almaya çalıştığım bir şiir var.. Yıllardır bitiremedim ama...

 

Mehmet'ten Zindana Cevap

Bilirim baba, zindanın hece sayısını

Ama bilemem, 'baba katiliyle' bir olma acısını

Bilselerdi 'Geri Adam'daki yürek sancısını

Halini düşünüp Rabbe şükürler baba...

Kavuşmak mı...? Dünya gözüyle mi acaba..?

 

Dışarısı nefret, dışarısı hasret, dışarısı viran,

İçeriden çok dışarıda var gardiyan,

Nice hayatlar bedbaht, nice hayatlar ziyan,

Yaşa ve Öl..! ! Son vapur limandan kaçmadan.

Yaşa ve Öl..! ! Alın secdeden kalkmadan.

 

Dışarısı sanma içeriden farklı bir alem

Dünya telaşında Hakkı unutmuş elalem

Gözler seni arar, seni arar kağıt, kalem

Sussak olmaz, konuşsak iki kelime...

'O'na döneceğiz', çare var mı ölüme.

 

Ali'nin neden asıldığını söylemedin. Bilmiyorum baba.

Belki ekmek kavgası uğruna, ya da davası mı acaba?

Belki de bir hiç uğruna hayatını etti heba...

Karanfil hüznü çağrıştırır, hüzün ise geceyi...

Ben çözdüm ama çözemeyen çok ölüm denen gerçeği.

 

http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL...6&order=oto

HA
07.01.2009 14:09
#3

Yüreğinize sağlık sevgili gönüldaşlar...