Ne aradığını bilmeden, yalnız içinde bulunduğu karanlığı bir perde gibi yırtmak isterken her hamlesinde karanlığın katmer katmer arttığı ve nihayet son haddine geldiği bu zamanda; artık Türkün ruh kökünün hiçbir fiyaskoya tahammülü kalmamıştır. Ne yaptığı ve ne yapabileceği laboratuar teşhisi kat’iyyetiyle tespit olmuş herkesi, liyakat eleğinde eledikten sonra, mukaddes davanın ağırlığını kaldırabilecek yeni bir kadro oluşturulmalıdır.
Bu kadro:
Son dört asırdır yokluğunun Türk Milletini kılcal damarlarına kadar harap ettiği ama ne hikmetse büyük milletin bu yokluğu yokluk derecesinde göremediği bir nesil!!!
Son çıkış noktasını bulacak, mukaddes bildiği ne varsa sancağı ile beraber tek nefeste kaldıracak, hakkı yerine koyacak, ben varsam milletim de var diyecek, ustaların en ustası ince siyaset dehasına sahip, itikatta milyonda bir dahi şaşmayan ilmiyle amel edecek, fikir işportacılığını hiçbir kıymet vermeden yok edecek, şimdiye kadar ruhunu esir eden, gaflete düşüren ne varsa bir çırpıda üzerinden atacak bir nesil!!!
Dünyaya hiçbir şubesiyle kulluk etmeyen, günde kırk defa söylediği "İyyake na'budu veiyyake nestein" ayet-i kerimesiyle nefsini en hayati can damarından yakalayıp olanca kuvvetiyle üstüne abanan, ya hep ya hiç düsturuna tam bağlılık icabı hakiki nefs terbiyesine devam eden bir nesil!!!
“İlim müslümanın kaybolmuş malıdır. Nerde görse alır.” (S.A.V) hadisini Yavuzun küpesi misali kulağında taşıyacak ve garbın sahip olduğu madde üstünlüğünü kendi malı bilecek bir nesil!!!
Ümitsizliği küfre yol verici diye gösteren mukaddes dinine sımsıkı sarılıp onu, bütün sapıklardan, ucuzculardan, yobazlardan, sahte softalardan, eskimeyen yeniyi yenileyeceklerden! , ruhsuz âlimlerden, zalim hacılardan, ehliyetsiz hocalardan, daha ne mana ucubeliği yapacak varsa hepsini büyük bir titizlikle temizleyecek, hâşâ islamı cüzzamlı hasta gibi değil iki kaşının ortasında “varlığımın şerefi” diye taşıyacak izzeti nefis sahibi bir nesil!!!
“Her koyun kendi bacağından asılır.” Yaftasına asırlardır birikmiş nefreti ve olanca öfkesiyle karşı çıkıp, cemiyet meydanını en mahremlerinden sayıp var gücüyle onu koruyan, bu noktada “bir ben ile ne olur ki? “ bahanesine sığınmaya bile tenezzül etmeyen, kadını, çocuğu, aileyi, sokağı, okulu, daireyi muhtaç olduğu nizama kavuşturacak, derinlemesine ve genişlemesine fikir sahibi ihlâslı bir nesil!!!
Üniversitesinden sokağına, camisinden fabrikasına, mahkemesinden meclisine, şimdi herkese düşen, yemeden, içmeden, uyumadan çile namına hissesine düşen ne varsa çekmek ve bu elmas nesli yetiştirmek için nikotin krizindeki adamın rüzgârlı ve soğuk havada son dal sigarasını son kibrit çöpüyle yakmaya çalışırkenki hassasiyetini taşıyarak külün içindeki son kıvılcımı nefesiyle üfleye üfleye Anadolu’yu baştanbaşa yakacak ateşi tutuşturmaktır.
Şimdi sözü hakkını verene bırakalım:
“ Genç adam; hazmî ve tenasülî cihazlarının üstünde yaşayan ve hakkını bekleyen dimağî cihazına nafakasını ver ve artık seni adamakıllı ürpertmeye başlaması gereken bir şafağın ilk söküntüsünde senden neler beklediğimizi kendi kendine tasarla.”
(NFK)
"Surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes,
Ey kahpe rüzgâr, artık ne yandan esersen es" !!!
(NFK)