Kar

Başlatan: UFT Tarih: 22.02.2008 17:32 Cevap: 4

UF
22.02.2008 17:32
#1

KAR

 

Boşlukta kayan beyaz yıldızlar;

 

Her biri birer birey,

 

Birer şahıs sanki...

 

Akıyorlar yollara ak sakallı amcalar.

 

Renkleriyle güneşi kıskandırıyorlar;

 

Soğukluğuysa yazı..

 

Sanki bir mahşer meydanı...

 

Aralarında kötü yok, kara yok, siyah yok.

 

Ardından bir sessizlik geliyor;

 

Sur öncesi sessizlik...

 

Akabinde arşa yükseliyor bulutlar,

 

Pamuğumsu yüzleri ile.

 

Şükrediyor kainat, zikrediyor yaratan Allah'ı.

 

Büyük bir huşu, imrendirici bir eda ile...

 

Fikren bulandırıyor zihnimizi,

 

Aheste aheste karıştırıyor beynimizin içini,

 

''Ne olur nerdesin çık!'' diye arıyor;

 

Bir beyaz kar tanesini...

 

UFT

UF
24.02.2008 17:54
#2

Arkadaşlar yorumlarınızı bekliyorum.

 

Sizin fikirleriniz benim için önemli... :)

 

kar2tu5za5.jpg

MU
24.02.2008 19:42
#3

Selamlar,

 

Öncelikle şiir için diyebileceğim ilk şey çok sevimli olduğu :) Özellikle kar için yapılan bazı teşbihler çok orijinal geldi bana. Yazının bende uyandırdığı muhayyeller ve mülahazalar çerçevesine sığdırarak kısaca aklımdaki tabloyu aktarayım.

 

Her bir kar tanesini bir meleğin gökyüzünden dünyaya indirdiği gerçeğiyle bakacak olursak, kar tanelerini bireye benzetmek; karın temizliği, meleklerin saflığı ile birleşince ortaya hoş bir kompozisyon çıkıyor. Kar gibi temiz ve melek kadar saf insanlar... Nur yüzlü, aksakallı amcalar da işin içine girince, atmosferini huzurlu bir havanın kapladığı bir aile ortamı geliyor aklımıza. Yeryüzünde değil de, gökyüzünde hayat süren mutlu bir aile, aileler.

 

Karın yağması esnasında gökyüzüne baktığımızda kar tanelerinin cümbüşünü, mahşer meydanındaki kalabalığa benzetmek, renklerinin beyaz olması ve beyazın da saflığı, iyiliği simgelemesi hasebiyle aralarında kötünün olmadığını söylemek; haddizatında ulaşmayı hedeflediğimiz cemiyeti işaret etmek mütalaasına ulaşmak da mümkün. Huzurlu aile, huzurlu cemiyet ve mahşer meydanında Rabbinin karşısında alnı açık, ruhu pak, iyi insanlar...

 

Allah’ın bu nimeti üzerine kâinatın bile şükretmesi ve O’nu zikretmesi, beşer için muazzam bir ibret tablosu olarak karşımıza çıkıyor. Kâinattaki eşsiz nümayiş, nefsinin peşinden koşa koşa zihni ve ruhu bulanan insan için bir nevi gafletten uyanış için vesile oluyor ve kâinatın büyük bir huşu, imrendirici bir eda içerisinde Allah’ı zikrettiğini gören, hisseden, anlayan insan; pamuğumsu yüzeyi olan bulutun arşa yükselip de artık kar tanelerini dünya üzerine bırakmayı kesmesinden sonra, bu harikanın harikası hadiseyi idrak eden insanoğlu, yüreğinde, ruhunda şükür ve zikir şeraresine gark olmak için, çağırıyor, gökleri bir dantel inceliğine büründüren efsunlu kar tanesini: ne olur, çık, bir daha çık, karşıma bir daha çık. Çık ki, kainatlardan daha geniş ve derin ruhumla bir daha idrak edeyim ve nimetlerin şükrünü eda eyleyeyim...

UF
25.02.2008 11:44
#4

Yorumunuz çok hoş.

Şiir yazmayı sıkıntıdan, bıkkınlıktan ve dertten kurtulmak olarak gördüğüm için bende önemli yer tutuyor.

Bir büyük şairin de dediği gibi;

 

''Marifet sende olsaydı senin eşin alim-i cihan olurdu''

 

(Hikayeyi bilmeyenler anlayamazlar)...