Peşimden gelen ayak sesleri

Haklı bir haykırışa kurban gitmiş izleri

Gizli mabedin kilidi paramparça

Gözlerin çiçekten bir buket

Rengarenk ama bir vakit kırmızı

Ağlayan serseri halin

Kana bulanmış titrek ellerin

Belli belirsiz çizgiler gibisin

Haykırışın bulanık bir yağmur

Her an üzerime yağıyor

Uzaklarda uyanmak ne mümkün

Bir an çözülüp kaybolmak

Sonsuzun kucağına uzanmak

Ne mümkün senden kurtulmak

Bu vakitten sonra

Ölümü koklamış hastaya

İlaç sunmak ne mümkün

Ölümlere koşan ayak sesin

Kırılmış bir kalemde dirildin

Her an peşimdesin

Kimsin nesin neyin peşindesin

Gözlerin bir beyaz ağıt

Sözcüklerin karanlık

Atılmış bir eşya gibi

İçin hep kararmış aydınlık

Haykırışın büyüyen bir cüce

Ne uzakta duyulur

Ne elle tutulur

Kalabalıklarda kaldı gizlice...