Esselamu aleykum kardeşlerim. Üstad varken tabiki bize pek laf düşmez ancak o artık yok ve dava için kan lazım geliyor. Ben herşeyimle İslam davasına varım ve bu şiirim davadan sonraki halimi yansıtır. Beyenilerinize sunuyorum.
SAVAŞA KATIL
Bir savaşa girdim, hiç ummadığım bir savaş.
Dediler bana: Dur çocuk önce yaşını aş!
Bilmediler hoşnutsuzluk bana güç vermekte,
Bir yandan erenler önüme çiçek sermekte.
Ateş, diken, taş, olabilir mi bu kadar sarp?
Meselem o değil, meselem karanlıkta harp!
Bulamadım kendi evimde elime fener.
Sefilken kendini medeni görmek ne beter?
Gezerdim belki zamanın gençlik sokağında,
Aşım pişerdi güzelce zina ocağında.
Bilinmez ya yol bulurdum rehberim hile,
Dostluklar kurardım beş para etmezler ile?
?Destan? feci sarstı kafamı, sahte kahraman
Olduğunu anladım ben düzenbazın o an.
Fark ettim birazcık dalınca işin içine,
Yalan dolu tarih girmiş kapkara inine!
İşte, gel gör: Büyük bir milletin yok oluşu!!!
Anlamak mümkün değil nasıl bir fikirdir bu.
İnsan hiç ona kastedeni sever mi yahu!
Mehmed?in toprağı şimdi zındıklarla dolu.
Beni hayal kırıklığımdır mahveden asıl;
Genç, Biricik kurtuluş için savaşa katıl!
Şu hale bak nasıl da döndürülüyorsunuz!
Hey güneşler nasıl da söndürülüyorsunuz!
Kandırılmış bir neslin şerefli torunları,
Peki ala uyanıp çözmeli sorunları.
Başını dizine koyup kafa yormalı,
Bu durum neyin nesi diye hesap sormalı!
Mayıs 2008
BU NE CÜRRET
İçimizdeki Danimarkalı bu ne cüret!!!
Sav piçi döktü içini sarınca gaflet.
Onu tutan teşkilatta sizce nedir niyet?
Kavursun seni farecik, zihnindeki haset.
Ah kahpe suratlı, işin gücün bana kelek,
Kız kardeşimin okul yoluna kazdın hendek.
Eşekler cephesi laboratuarda denek,
Demek vatana sabun fabrikaları gerek.
Yediğin pisliği göreceksin Rab önünde.
Bayrakla gideceğin meydan var mı o günde!
Atılır ortaya ne varsa senin dününde,
Kurtaramaz seni denir, yasanda ününde!
Mayıs 2008
Eleştirilerinizde beni fevkalade memnun edecektir. Selametle...