Hâcegân Şiirleri

Başlatan: Hâcegân Tarih: 22.09.2008 11:16 Cevap: 139

ÖZ
22.09.2008 11:16
#1

Zaman

 

 

 

O ne bir eşyadır, ne de rüya;

 

Ne bir hacim bilir, ne de isim…

 

Can nasıl dayanır? Erir kaya;

 

Ateşten nefes ensemde cisim…

 

 

Gün odamdan çeker ışığını;

 

Penceremden uzanır gölgeler…

 

Çizer anlıma kırışığını;

 

Örümcek ağı, cins cins hevesler…

 

 

Gece kırk derece, anlımda ter;

 

Ve saat… Ve dakika, saniye…

 

Bu hal, bu hal; kâbuslardan beter:

 

Giden donar, gelen deler; niye?

ÖZ
02.10.2008 15:26
#2

Zaman ve Mekân

 

 

 

Ruh diyorduk ya;

 

Görülmez, tutulmaz muamma…

 

Zaman ve mekân diyorduk ya;

 

Zaman kokmuş, mekân yasta…

 

İbret var taşında, toprağında,

 

Kubbesinde Selimiye’nin;

 

Tekbir misali yükselen, fezaya,

 

Altı şartlı Sultanahmet’in…

 

 

 

Felsefe geldi, hikmet gitti;

 

Ah iki dünya! Biri bitti.

 

Subaşını tutmuş devler,

 

‘Sistem bu!’ der mazlum, bekler,

 

Ölen ölmüş, giden gitmiş; lakin…

 

Var olmuş meşruiyet gömleği sistemin.

 

İki hezeyan ve işte cemiyet,

 

Muharrir, müderris, aymaz kemiyet,

 

Maval anlatır, pespaye hürriyet;

 

Bilmem ki, bulunur mu acep keyfiyet?

ÖZ
02.10.2008 15:35
#3

Eyvah




Eyvah, eyvah ki; dünya…


Dönüyor!


Ömür mumu her lahzada…


Eriyor!


Habersiz ecelden; gülüp…


Oynuyor!


İki âlem arası hamak…


Uyuyor!


Meyil bulmuş nefs; boşluğa…


Akıyor!


Kanlar içinde kör kuyudan…


Sarkıyor!


Günah, günah üstüne, canan…


Arıyor!


Dal koluna takma yaprak…


Sararıyor!


Ruhumu sokan akrep, gülerek…


Geliyor!


Yerle sema arası ses; beynimi…


Dişliyor!


Ufukta kızıl kıyamet; güneş…


Batıyor!


Avam-ı beşer kuştüyü teneşire…


Yatıyor!


ÖZ
02.10.2008 15:36
#4

Perde





Dinleyin dostlarım;

Bendeniz efendi…

Yaşayan zanlarım;

Hakikat kefendi!



Düşeş zarlarında,

Çiftetelli kumar…

Sokak sırtlarında,

Bendeniz çomar!



Dalında öterim,

Yüreğimde yanık;

Mahreminde yerim,

Mahkemede sanık!



Perdeleri çekmiş,

Yaradan araya;

Ebediyet ekmiş,

Payidar saraya!

ÖZ
02.10.2008 15:38
#5

Yarenler

 

 

 

 

 

Ey yarenler, ey yarenler;

 

Arsız nefsim ne de şirin!

 

Ey yarenler, ey yarenler;

 

Yalancı tadı iksirin!

 

 

 

Fani sarayda insanlık;

 

Döşekten gafil, rüyada…

 

Güneş zifiri karanlık;

 

Eşya gözbağı dünyada…

 

 

 

Ölüler vermez bir haber;

 

Ben kimim, yahut bu hayat?

 

Beşer canandan bihaber;

 

Kim dinler ki hayat mayat!

ÖZ
02.10.2008 15:41
#6

Gelirse

 

 

 

 

 

Dünyalık ve hatta kâinat,

 

Benim olsa, mezara inat…

 

Sorgu sualciler gelirse?

 

Arama nefsinden teminat!

 

 

 

Fukaraya da işler vakit,

 

Günah var; olmasa da nakit…

 

Heyhat ki; yine de gelirse?

 

Zengine, fukaraya akit…

 

 

 

Gözüm, ağızım var; kulağım,

 

Anlım, elim, kolum, bacağım…

 

Eyvah ki, sözlere gelirse?

 

Kor ocaklarda yanacağım!

ÖZ
01.11.2008 13:49
#7

Bilmece

 

 

Bir sayısı tek;

 

Bin dünyası yek?

 

Sıfır bir yokluk;

 

Yokluk da varlık?

 

Şu ucan bir kuş;

 

Çift kanatlı muş?

 

Kara delik ak;

 

Alev mintan pak?

MU
01.11.2008 17:42
#8

ne hoş şiirler...

hepside güzeldi...

üstâd'ın şiirleri gibi...

boş diyebileceğim bir şiir yok...

ruhunuza afiyet...

ÖZ
12.11.2008 12:29
#9

Ülkem



Ülkemde curcuna adavet,

Hercai panayıra davet!

Entel lafazanda keyfiyet,

Perde arkasında kemiyet!

Zavallı zanlarında cennet;

Zıp zıp beyinciklerde cinnet!

Elin devrimine izafet;

Şaşaalı armanda afet!

Hava boşluğunda azamet;

Evvel-ahir dipsiz akamet!

Hürriyet kuluna kutsiyet;

Beyni prangalı şahsiyet!

Mukaddese küstah cesaret;

Zevahir dimağa esaret!

Sokak aralarında millet;

Siyah beyaz tezatlı illet!

Gafil sofralarda zafiyet;

Şirret çakallara afiyet!

Fildişi kulesi letafet;

Agora yerinde kesafet!

İhanet rahlesinde lezzet;

Kuştüyü yatağında izzet!

Masonik loncasına diyet;

Garibanın sırtına niyet!

Yetimin hakkı aziz nimet;

Ecnebi ellerde ganimet!

Nesepsiz şakiye dalalet;

Hizipçi güruha adalet!

Akşamcı kusmuğunda ülfet;

Fahişe teknesinde iffet!

Şuh urbalarda mahremiyet;

Ana kız arası cemiyet!

ÖZ
24.11.2008 20:50
#10

Yalan Rüzgarı

 

Dünya yadigâr size;

 

Aman, iyi bakın ona!

 

Evvel kavgalı bize,

 

Ahir saklamaz sona!

 

 

Yan ki, yandığın sana,

 

Kanma, sandığın sanı!

 

Dünya günahlar, bana;

 

Yalan rüzgârı anı!

DE
24.11.2008 21:06
#11
Gelirse

 

 

 

 

 

Dünyalık ve hatta kâinat,

 

Benim olsa, mezara inat…

 

Sorgu sualciler gelirse?

 

Arama nefsinden teminat!

 

 

 

Fukaraya da işler vakit,

 

Günah var; olmasa da nakit…

 

Heyhat ki; yine de gelirse?

 

Zengine, fukaraya akit…

 

 

 

Gözüm, ağızım var; kulağım,

 

Anlım, elim, kolum, bacağım…

 

Eyvah ki, sözlere gelirse?

 

Kor ocaklarda yanacağım!

bu şiirde amatörse profosyonel şiirin ölçütü nedirki...

ÖZ
24.11.2008 21:13
#12

Hiciv

 

 

Çıkardık gayri baltalarımızı mahzenden;

Dizilin dehlizde irili ufaklı, sefil düzenden!

 

Kavramlar pazara çıkmış, irfan tozlu rafta;

Uygarlık ininde mahpus İslam, irtica yafta!

Beyninde tırnak izleri, kan fıçısı cemiyet;

Hikmeti tepeledik, tam tekmil medeniyet!

Kafatası beşeriyetin, kızgın, buharlı kazan;

Çepeçevre hisar içinde beyin, ateşte kızan!

Kaynıyor fokur fokur, cidarlarını çatlatarak;

Ne varsa hepsine berhava, aklı patlatarak!

Bir çıban ki, kızıl kıyamet fışkıran cerahat;

Yekûn hattına dayanmış yara, beşer rahat!

Damar damar akmış agora sahasına irin;

Hayvana, nebata, insana bulaştı eli kirin!

 

Suda erimiş şeker gibi ahlaka ayarlı damak;

Suda öbek öbek yağ arası etik ipte hamak!

 

Hayat mayat raddesinde mıhlı bilge kafa;

Abece hututunda felsefe satar mankafa!

Balık ummandan kaçtı, kuş kanat bıraktı;

Nebat el ayak kuşandı; sularda ateş yaktı!

Karada cins cins canlılar, denizde taştılar;

Eteklerini topladı adalar ve bu işe şaştılar!

Kamer sünger olmuş, okyanusları çekmiş;

Şems buzdağına düşmüş, yere ateş ekmiş!

Bulutlarda feveran, kan kırmızı yağıyorlar;

Ovalar, dağlar, yerden yıldırım çakıyorlar!

Pespaye kitaplık sahtekâr, anlatır maval;

Hakikat diye bellettiler yıllar yılı martaval!

İdrake prangalar bağlandı, hür dünyada;

Zanlarını mutlak irade sandılar, rüyada!

Harflerde herze, rakamlarda ters mantık;

Safsata rahlesinde esasa yer, simli sandık!

İrfan neydi? İrfan: Damarlardan akan kan;

Mihrak noktasına, dörtnala koşan safkan!

Anlamaz! Kaldırımlar lisanından anlatsan;

Anlamaz, kirli pabuçlarını çil çil parlatsan!

 

Yavuz hırsız şarlatan, ocak sahibini horlar;

Savulun, hey arsızlar, bre hey köftehorlar!

 

Bu şiiri de amatör işi... Şiir nizamına uymadım. Uyamadığım için yazmamazlık yapmıyorum, duygularımı dile getirmeye çalışıyorum.

ÖZ
25.11.2008 15:15
#13

''şiirlerin "amatör" değil tabi ki. en azından mana olarak değil. elbette eksik yanları vardır. zamanla hepsi tamamlanacaktır.

 

benim gözüme takılan şu mevzu. ilk şiirinde "alın" kelimesini yanlış yazdığını düşünüyorum. "alın" kelimesinin ek almış hali "alnımda" olması lazımken, sen "anlımda" olarak yazmışsın. yani "l" ve "n" harflerinin yeri değişmiş.

 

anlayışla karşılayacağını umuyor ve şimdiden teşekkür ediyorum.''

 

 

Selçuk kardeşimin bendenize 'ÖM' halinde gönderdiği uyarı yazısını, kendisinin de affına sığınarak buraya alıyorum. Selçuk kardeşim uyarısında haklıdır ve daha nice uyarılarını bekliyoruz.

 

Gün odamdan çeker ışığını;

 

Penceremden uzanır gölgeler…

 

Çizer alnıma kırışığını;

 

Örümcek ağı, cins cins hevesler…

Düzeltilmiş hali...

 

Selçuk kardeşime, ince düşüncesinden dolayı teşekkürler...

E-
26.11.2008 01:36
#14

eyvallah özkan kardeşim...

MU
26.11.2008 14:13
#15

okunası mısralar...

ruhunuza afiyet...

ÖZ
27.11.2008 21:39
#16
okunası mısralar...

ruhunuza afiyet...

 

 

Allah razı olsun...

ÖZ
28.11.2008 16:51
#17

Nefs



Sabır der, ağlar insan,

Rızkı var, arar daim…

Eyvah ki, dönmez lisan;

Arsız nefs, gönle hâkim!



Dünya der, güler insan,

Deniz var, dalar daim…

Eyvah ki, kurur lisan;

Gafil nefs, ömre hâkim!



Aşkım der, yanar insan,

Yârim var, sanır daim…

Eyvah ki, kanar lisan;

Aşksız nefs, kalbe hâkim!



İdrak der, okur insan,

Beyni var, pörsür daim…

Eyvah ki, çatlar lisan;

Şeytan nefs, kula hâkim!

ÖZ
28.11.2008 23:49
#18

Softa

 

 

Softa, aysbergde yanar,

 

Alev ocakta donar…

 

Aksa ırmak düzüne,

 

Dazlak başını yonar…

 

 

Çölde serap, ıslatır,

 

Bulut bulut bunaltır…

 

Dönse kuyu dersine,

 

Minare der, sırıtır…

 

 

Boynuza bağlı yaprak,

 

Semaya mıhlı toprak…

 

Kürsüde tarih, maval,

 

Uygar gerici matrak…

MU
29.11.2008 00:57
#19

eyvallah...

eyvallah...

eyvallah...

ÖZ
29.11.2008 18:38
#20
eyvallah...

eyvallah...

eyvallah...

 

Eyvallah...

ÖZ
03.12.2008 18:28
#21

Yalancı Canan



Şu kâinat senin, bu serap benim,

Gel seyr-ü sefere çıkalım canan?

Ne yaparmış ölüm, genç kalır tenim,

Gel devr-i seyrana dalalım canan?



Dem be dem bizimdir, gel ey sevgilim,

Kadeh kadeh mekân, iç ey sevgilim,

Dilim dilim zaman, ye ey sevgilim,

Dünya kime kalmış… Ki kalsın canan…

ÖZ
10.12.2008 18:19
#22
Softa

 

 

Softa, aysbergde yanar,

 

Alev ocakta donar…

 

Aksa ırmak düzüne,

 

Dazlak başını yonar…

 

 

Çölde serap, ıslatır,

 

Bulut bulut bunaltır…

 

Dönse kuyu dersine,

 

Minare der, sırıtır…

 

 

Boynuza bağlı yaprak,

 

Semaya mıhlı toprak…

 

Kürsüde tarih, maval,

 

Uygar gerici matrak…

 

 

Bu şiirdeki bazı yerleri değiştirmek istedim... Hatalı bulduğum yerleri vardı...

 

Tarih

 

 

Softa, aysbergde yanar,

 

Alev ocakta donar…

 

Aksa ırmak düzüne,

 

Dazlak başını yonar…

 

 

Çölde serap, ıslatır,

 

Bulut bulut bunaltır…

 

Dönse kuyu tersine,

 

Minare der, sırıtır…

 

 

Boynuza bağlı yaprak,

 

Semaya mıhlı toprak…

 

Resmi tarih mersine,

 

Fasit çemberde matrak…

ÖZ
10.12.2008 18:21
#23

Ayna



Bir ayna var, bir de ben;

Bak aynaya, bir beden:

‘Hakikat var!’ İnlerken,

Hakikat mi, sahiden;

Sırlı camdan süzülen,

İdrakime çizilen?

Ve düğümü çözerken,

Hakikati dilerken,

Ne gerekli, evvelden?

Der ki gönül: Dem bu dem,

Himmet gerek Erenden!

Sahte ahlak, kürsüden,

Kaya gibi düşerken…

Cümle gönül, halinden,

Bihaber ki, derinden…

Dünya kalbe sinerken,

Sır bekleme kalbinden?

Eren der ki: Geç senden,

‘Yok’a karış, her şeyden…

Alev kapta eriten,

Mutlak ‘Var’da çivilen!



Bir ayna var, bir de ben;

Bak aynaya, bir beden:

‘Hakikat var!’ İnlerken,

Hakikat mi, sahiden;

Sırlı camdan süzülen,

İdrakime çizilen?

FU
10.12.2008 18:22
#24

abi aldınmı mesajı yardımcı oldu mu?

ÖZ
10.12.2008 18:30
#25
abi aldınmı mesajı yardımcı oldu mu?

 

 

Yardımcı oldun... Teşekkürler... Bekliyoruz...

10.12.2008 18:33
#26
abi aldınmı mesajı yardımcı oldu mu?

 

İşte yeni ismim, Öncekisi Özkan'dı...

FU
10.12.2008 18:43
#27

hayırlı olsun...yüzbaşım

12.12.2008 00:24
#28

 

 

Kapı

 

 

 

Hele söyleyin, söyleyin kapılar:

 

Ardınızda sır, ne olur bir koku…

 

Ulvi odayı, göstermez kapılar,

 

Elimde tokmak, kalbimde nefs oku…

 

 

 

Aman, tak tak tak… Aç kapıyı hancı!

 

Bu dünya fani, ruhumda yankın var;

 

Ve kelimeler… Ve beynimde sancı…

 

Ah bir işitsem, kapıyı açan var!

12.12.2008 01:21
#29

Ömür



Bize uzak… Dünya derler;

Ruha beden, kalbe nefs var...

Gitmek vakti, ey ruh derler;

Anne, baba, kardeşler var…





Buysa dünya; ne hoş, ne hoş;

Benim gerçek, gerisi boş!

Nefs günahsız… Küheylan, koş;

Ne sabahım, ne gecem var!



Çabuk geçti, ak saadet,

Eşyaya ad, bire adet,

Gün gelir ki, farza davet

Buluğ nefse vecibe var!

&#
12.12.2008 18:25
#30

üstad gibi kokuyorsunuz...

:)

14.12.2008 12:47
#31
üstad gibi kokuyorsunuz...

:)

 

Aman efendim aman!

 

Üstad'daki o incelik, o hadiseleri kavrayışındaki keskinlik... Onu hatırlatıyorsak ne mutlu bize...

16.12.2008 20:06
#32

Bilinmez



Ne kapı var, ne eşik,

Bir ihtar ki, bilinmez!

Sade kilit boşlukta,

Gidip gelen, bilinmez!



Ne uykulu, ne ayık;

Bir hal, bir hal, tarifsiz…

‘Sana kapı kilitli!’

Diye bir ses, bilinmez!



Ne gülerim, ne ağlar,

Seher vakti gelince…

Berrak gönül isteyen,

Bir rüya ki, bilinmez!

18.12.2008 16:40
#33

Kafes



Beynini içmiş ruhlarda şok,

Hikmeti tepmiş, heyhat ruh yok…

Ne yana baksan, tek izmihlal;

Nefs belasından zehirli ok!



Bir tütsü, bir buğu ve bir ses,

Öteler bağından bir nefes…

İnsandır bu, kalbinde hilkat;

Dua et ki, çatlasın kafes!

Bazı şiirlerimi düzelterek buraya alıyorum. Bu şiir de önce burada gösterildi fakat, onda bazı hatalar gördüğümden, 'Kafes' şiirini buraya düzelterek aldım. Selam ve dua ile kalın...

18.12.2008 17:01
#34

Dünya

 

 

Nefsle pişmiş aşı,

 

Yedim ve beş vakit;

 

Güle gönül yaşı,

 

Aktı, geçti vakit!

 

 

Güle kıymet pek dar;

 

Anlık rüya kadar…

 

Bu sevgili murdar;

 

Ecel… Geldi vakit!

 

 

Bir damlada zaman;

 

Akar onda mekân…

 

Aman Rabim aman;

 

Son vade ne vakit?

19.12.2008 09:52
#35

Bu hal, bu hal; kâbuslardan beter:

 

Giden donar, gelen deler; niye?

 

 

Emeğinize Sağlık..

20.12.2008 11:17
#36
Bu hal, bu hal; kâbuslardan beter:

 

Giden donar, gelen deler; niye?

 

 

Emeğinize Sağlık..

 

 

Allah razı olsun...

20.12.2008 11:30
#37

Eyvah

 

 

Eyvah, eyvah ki; dünya…

Dönüyor!

Ömür mumu her lahzada…

Eriyor!

Habersiz ecelden; gülüp…

Oynuyor!

İki âlem arası hamak…

Uyuyor!

Meyil bulmuş nefs; boşluğa…

Akıyor!

Kanlar içinde kör kuyudan…

Sarkıyor!

Günah, günah üstüne, canan…

Arıyor!

Dal koluna takma yaprak…

Sararıyor!

Ruhumu sokan akrep, gülerek…

Geliyor!

Yerle sema arası ses; beynimi…

Dişliyor!

Ufukta kızıl kıyamet; güneş…

Batıyor!

Avam-ı beşer kuştüyü teneşire…

Yatıyor!

 

 

 

 

 

ŞİİRLER SIZE AITMİŞ..

ÇOK GUZLELLER HEPSİ..

FAKAT BEN BU ŞİİRDE DAHA ETKİLENDİM..

YÜREĞİNİZE SAGLIK..

SAĞLAM KALEM OLDUGUNUZU DUSUNUYORUM..

20.12.2008 11:35
#38
ŞİİRLER SIZE AITMİŞ..

ÇOK GUZLELLER HEPSİ..

FAKAT BEN BU ŞİİRDE DAHA ETKİLENDİM..

YÜREĞİNİZE SAGLIK..

SAĞLAM KALEM OLDUGUNUZU DUSUNUYORUM..

 

HEP NEFS ÇIKAR KARŞIMA,ÖLÜP ÖLÜP DİRİLSEM;

İNSANLARDAN KAÇMAK KOLAY KENDİMDEN KAÇABILSEM...

NFK

Sizin de yüreğinize sağlık, efendim...

FU
21.12.2008 17:55
#39
Dünya

 

 

Nefsle pişmiş aşı,

 

Yedim ve beş vakit;

 

Güle gönül yaşı,

 

Aktı, geçti vakit!

 

 

Güle kıymet pek dar;

 

Anlık rüya kadar…

 

Bu sevgili murdar;

 

Ecel… Geldi vakit!

 

 

Bir damlada zaman;

 

Akar onda mekân…

 

Aman Rabim aman;

 

Son vade ne vakit?

 

yüreğine sağlık devam et abi

21.12.2008 19:35
#40

Senin yüreğine sağlık kardeşim...

23.12.2008 18:54
#41

Durun



Durun, ey şehvet, gazap!

Akrep kıskacı dünyam…

Ruhumda bitmez azap;

Rüya içinde rüyam…



Bahar… Süzülür yaprak;

İşte bu kadar ömür!

Gelir üstüme toprak;

Ela gözlerim kömür…



Böyledir de, ey akıl,

Nedir sendeki inat?

Çekemez sorsam tek kıl,

Akıl dolu kâinat!

H&
23.12.2008 19:07
#42

tüm samimiyetimle söyleyeyim şiirler harika.etkilenmemek elde değil.yüreğinize sağlık

MU
23.12.2008 20:47
#43

Okunası mısralar...

hakîkatli...

rûhuna afiyet...

DA
23.12.2008 22:02
#44

[Hepsi de muhteşem bence her defasında okuyorum hepsini.Şiirlerinizin müdavimlerindenim :D Gönlünüze sağlık

24.12.2008 14:12
#45

Sizin yüreğinize sağlık, asıl...

Selam ve dua ile kalın...

02.01.2009 18:24
#46

 

 

 

 

Serap

 

 

Bir yokluk ki, renkten, sesten, ışıktan;

 

Dil, kulak, göz… Geçti böylece zaman!

 

Bilemedik, yokluğu dünyalıktan;

 

Yok oldu, var… Aktı durmadan zaman!

 

 

Bir sevdaya, dalar gider beş hasse…

 

Akıl çatlar, olmaz ise tarikat!

 

Ah, anlamaz, anlayamaz beş hasse…

 

Kamil kalpler: Sizde, sizde hakikat!

MU
02.01.2009 19:57
#47

hây rûhuna afiyet...

işte hakîkat...

02.01.2009 22:29
#48
hây rûhuna afiyet...

işte hakîkat...

 

Ruhunun güzelliğinden kardeşim...

29.01.2009 13:33
#49

 

Ben Bir Odayım

 

 

 

Ben bir odayım, masiva döşeli,

 

Süzülür mekân, kapımdan içeri…

 

Bakar körlere, eşya dört köşeli,

 

Kimi bilmez beni, benden içeri…

 

 

 

Eğlenir de beşer, ağlarken bile,

 

Eşiğinden bekler, hakikat diye;

 

Bel bağlar gurbete, gelemez dile,

 

Ben bir odayım, hakikat ben diye!

 

 

 

Der, mürşid-i kâmil, ‘hakikat bende!’

 

Döner benden içre, tükenmez sırra!

 

‘Dışında değil!’ der, sendedir sende;

 

Ben bir odayım; gebeyim ‘O’ sırra!

MU
29.01.2009 14:35
#50

"O sırra" gebe insan...

 

eyvallah ağabey...

gönlüne afiyet...

güzel, güzeldi şiir...

29.01.2009 18:25
#51
"O sırra" gebe insan...

 

eyvallah ağabey...

gönlüne afiyet...

güzel, güzeldi şiir...

 

Senin gönlüne de afiyet, kardeşim...

31.01.2009 13:12
#52

Harun Yaşar kardeşimin engin yüreğine yolluyorum...

Kurtuluş

Savaş, kıyamet…
Ne oldu, ne var?
Vatan ve ümmet…
Ne oldu, ne var?

Tarumar dünya,
Adalet rüya,
Müreffeh hülya;
Ne oldu, ne var?

Din ve itikat;
Koş, koş! Saltanat…
Yanıyor ecdat;
Ne oldu, ne var?

Baş, kol, el, bacak,
Kan revan ocak,
Alev her bucak;
Ne oldu, ne var?

Namahrem eli,
Ecnebi seli…
Eyvah; miğferli;
Ne oldu, ne var?

Ne oldu böyle,
Bu ne hal öyle,
Bir anlat şöyle;
Ne oldu, ne var?

Kurtuldu ümmet,
Allah’tan rahmet…
Yine akamet;
Ne oldu, ne var?

Modern uygarlık,
İslam barbarlık,
Bilim, tek varlık;
Ne oldu, ne var?

Savdık ümmeti;
Umran milleti…
Yedik illeti;
Ne varsa, o var!

Dua ile...

HA
31.01.2009 14:53
#53

:) Eyvallah gönüldaşım. Şiir harika... Söz bulamıyorum.

Yüreğine sağlık.

26.02.2009 16:51
#54

Vesayet




Bu memlekette,


Siyaset…



Uydurma kalıp,


Vasiyet…


Ufka pranga,


Vaziyet…


Kafese hapis,


Safiyet…


Taklitçi beyne,


Afiyet…


Masanın üstü,


Kemiyet…


Tarihten yoksun,


Cemiyet…


Domuzdan model,


Şahsiyet…


Astarda yitik,


Kutsiyet…



Gizli kapaklı,


Vesayet…


26.02.2009 18:44
#55

Bir abes

 

 

Aman ki, aman… Dilsiz ol;

 

Görme, işitme… Belli yol:

 

Yolculuk nire, sağ ve sol?..

 

Levhası matrak diyara…

 

 

‘Olur mu acep?’ demeyin;

 

Olur, olur ki… Deneyin!

 

Burası nire, söyleyin?

 

Hukuksuz mantık diyarı…

 

 

Hele bir söyle, ne gördün?

 

Beynine takma tel büktün,

 

Boynunda yafta, çağ dürdün;

 

Her şey bir abes, burada…

 

 

Geçmez bir akçe: El insaf,

 

Anka kuşunun, dağı Kaf…

 

Aldanır mümin, hep saf saf,

 

Pal mum örülü, yurdunda…

 

 

Bir topuk çakar… Hazır ol!

 

Çakı gibi halk, hep kol kol,

 

Taştan bir çift göz, karakol:

 

İlke, ilke sur örülü…

 

 

Eyvah, eyvah ki; kalp yanık,

 

İdam sehpası, pek tanık,

 

Ben değil asıl, din sanık;

 

Dönmüyor dilim, pek dertli!

MU
26.02.2009 18:48
#56

Vesayet

Bu memlekette,

Siyaset…

Uydurma kalıp,

Vasiyet…

Ufka pranga,

Vaziyet…

Kafese hapis,

Safiyet…

Taklitçi beyne,

Afiyet…

Masanın üstü,

Kemiyet…

Tarihten yoksun,

Cemiyet…

Domuzdan model,

Şahsiyet…

Astarda yitik,

Kutsiyet…

Gizli kapaklı,

Vesayet…

 

 

eyvallah...

farklı ve hoş...

gönlüne afiyet...

27.02.2009 10:12
#57
eyvallah...

farklı ve hoş...

gönlüne afiyet...

 

 

siz de ara verdiniz şiirlerinize, bekliyoruz...

MU
27.02.2009 10:14
#58

karalıyoruz ağabey...

çalışıyoruz...

lâkin burada paylaşmamış idik...

e madem ki talep var...

paylaşalım...

muhabbetle kalasın...

11.04.2009 18:24
#59

Dedem

 

 

Yamacı düzlemiş dedem,

 

Ağacı yüklenmiş dedem;

 

Seni bu bağlar, bahçeler,

 

Yedi de bitirdi dedem!

 

 

Heyhat ki zehirden beter,

 

Bu acı da bize yeter!

 

Kapıda incir ağacı;

 

Oldu ciğerime keder!

 

 

Fındık bahçeleri çorak;

 

Dedemin elinde orak!

 

Kara elmas diyarında;

 

Trabzon’a kaldı ırak!

 

 

Asabi dilinde küfür;

 

Merhamet telinde şükür…

 

Güneysu köyünde kabri;

 

Ey dua, gel üfür üfür!

 

Dedem bir Fatiha bekler...

FU
11.04.2009 20:40
#60
Dedem

 

 

Yamacı düzlemiş dedem,

 

Ağacı yüklenmiş dedem;

 

Seni bu bağlar, bahçeler,

 

Yedi de bitirdi dedem!

 

 

Heyhat ki zehirden beter,

 

Bu acı da bize yeter!

 

Kapıda incir ağacı;

 

Oldu ciğerime keder!

 

 

Fındık bahçeleri çorak;

 

Dedemin elinde orak!

 

Kara elmas diyarında;

 

Trabzon’a kaldı ırak!

 

 

Asabi dilinde küfür;

 

Merhamet telinde şükür…

 

Güneysu köyünde kabri;

 

Ey dua, gel üfür üfür!

 

Dedem bir Fatiha bekler...

 

yüreğine sağlık

AL
11.04.2009 22:01
#61

:( Hacegan gönüldaş çok güzel olmuş şiir. Yüreğine sağlık. Dedenin ruhuna el-Fatiha...

11.04.2009 22:40
#62
:( Hacegan gönüldaş çok güzel olmuş şiir. Yüreğine sağlık. Dedenin ruhuna el-Fatiha...

 

Amin gönüldaş, amin. Bütün geçmişlerin ruhuna...

12.04.2009 00:15
#63

Sefiye



Hassas kıstaslı titrek ellerinde,

Şiir mizaçlı tezatsız kafiye;

Kurulu terazi fani mahzende;

Denge mihrakında dertli Sefiye.



O nurdur, dönülmez ufkun bülbülü,

Tespih tespihtir dilinde kafiye;

Baharın yeline savurmuş külü,

Has oda kapısı, bekler Sefiye.



Pır pır diye uçtu fani mahzenden,

Geçti, arama! Beyhude kafiye;

Ağır mı ağır vebal ki ensenden,

İnmez hiç; razı olmazsa Sefiye.

ON
12.04.2009 01:15
#64

Mazi...Bir enkazdı ömrümde

Hiçbir nurdan eser yoktu gönlümde

Akıl dediğim et parçası iflasın eşiğinde

O gece derin bir huzur girdi kalbime

 

Ne tarifi var nurun, ne biçimi

Huzur gibi mi, aşk gibi mi, sihhat gibi mi?

Ömür dediğin beş vakit zaman dilimi

Getir yerine Allah'a olan kulluk görevini

 

 

Şu onbeş dakikalık süre içinde yazdım ve ilk şiir denememdir, tabi becerebildimse... :(

Aynı zamanda namaza başlamadan önce ve sonra yaşadıklarımın ufak bir tarifi.

Edebi ve şekil olarak hatalarım olabilir :(

Saygılarımla....

20.04.2009 17:17
#65

Dünya

 

 

Sevdim dünyayı, ne çok;

 

Emel ufkunda yok, yok!

 

Günaha güldüm de, ok,

 

Kalbime battı, nefs aç!

 

 

Ufacık pula nispet,

 

Dünyada neye kısmet?

 

Hele ahvalin resmet,

 

Çizgilerle hep, hep taç!

FU
21.04.2009 19:22
#66
Dünya

 

 

Sevdim dünyayı, ne çok;

 

Emel ufkunda yok, yok!

 

Günaha güldüm de, ok,

 

Kalbime battı, nefs aç!

 

 

Ufacık pula nispet,

 

Dünyada neye kısmet?

 

Hele ahvalin resmet,

 

Çizgilerle hep, hep taç!

 

Sevdim dünyayı, ne çok;

Kalbime battı, nefs aç!

 

çok anlamlı dizeler..yüreğe sağlık, emeğe saygı

21.04.2009 22:21
#67
Sevdim dünyayı, ne çok;

Kalbime battı, nefs aç!

 

çok anlamlı dizeler..yüreğe sağlık, emeğe saygı

 

 

Bir mukabil, efendim...

MU
24.04.2009 11:13
#68

gönlünüze afiyet...

25.04.2009 19:52
#69

Ölüm



Anne kızına, baba oğluna,

Kubbe altında yabancı kalmış

Şahsiyet mahcup, tutmuş koluna,

Geçmiş zamanın… Maziye dalmış



Sabahla gelir, geceyle gider,

Bahardan rüzgâr, anlamaz âdem;

Arsız ufuklar sonunda biter,

Büyük eşikten bakınca adem!

FU
25.04.2009 20:12
#70
Ölüm

 

 

Anne kızına, baba oğluna,

 

Kubbe altında yabancı kalmış

 

Şahsiyet mahcup, tutmuş koluna,

 

Geçmiş zamanın… Maziye dalmış

 

 

Sabahla gelir, geceyle gider,

 

Bahardan rüzgâr, anlamaz âdem;

 

Arsız ufuklar sonunda biter,

 

Büyük eşikten bakınca adem!

artık bunca mana aleminde yolculuktan sonra bunu bir kitapla taçlandırmanızı merakla bekliyoruz

25.04.2009 20:49
#71
artık bunca mana aleminde yolculuktan sonra bunu bir kitapla taçlandırmanızı merakla bekliyoruz

 

 

İnşallah efendim, inşallah!

FU
25.04.2009 20:52
#72

ne zaman bi sakıncası yoksa öğreneblirmiyiz böle bi çalışmanız varmı

25.04.2009 20:56
#73
ne zaman bi sakıncası yoksa öğreneblirmiyiz böle bi çalışmanız varmı

 

 

Esasında öyle bir çalışmam yok. İsterim aslında ama, daha çok yol yürümemiz gerekiyor. En azından belli bir fikri olgunluğa erişmek gerekiyor.

 

Oldu mu kardeşim? (Fikircilesi'ne...)

FU
25.04.2009 20:57
#74

inşallah kendi adıma söyliyeyiim ben ankarada ilk alan olurum hayırlısı diyelim

*K
26.04.2009 15:04
#75

HEM ASK DURUR ÖNÜNDE

DURURDA ALAMAZSIN

BERRAK SULAR BULANIR

NEFS DALINCA İCİNE

 

DÜSÜNDÜRÜCÜ MISRALARINIZ İCİN TESEKKÜRLER

28.04.2009 19:32
#76

Beklerim





Doğradım beynimi tasa, kıymık kıymık;

Buyurdum gülen yüzüme, keskin keskin…

Satıh üstü sahte ahlak, ilmik ilmik;

Sarılmış kafatasıma, pişkin pişkin…



Kitap, kitap çare değil, satır satır;

Kelimeler, kelimeler, yandım yandım…

Yüklendim sırtıma mektep, katır katır;

Hakikat, hakikat diye, andım andım…



Ey Mevla’m, aman Allah’ım, dua dua;

Ellerim semada bekler, hikmet hikmet…

Seccadem üstüne çöktüm, dua dua;

Beklerim kâmil kulundan, himmet himmet…

FI
28.04.2009 19:47
#77
Esasında öyle bir çalışmam yok. İsterim aslında ama, daha çok yol yürümemiz gerekiyor. En azından belli bir fikri olgunluğa erişmek gerekiyor.

 

Oldu mu kardeşim? (Fikircilesi'ne...)

oldu teşekkür ederim. :Smiley (20):

02.05.2009 14:53
#78

Ney



Keşmekeş dünyadan, çeker ruhumu;

Nakış nakış işler nurdan tığlarla…

Neyzenden nağmeler eker tohumu;

Hasret nehri akar, aşktan çağlarla…



Demet demet huzur, derinden derin;

Bir okyanus ki, insana yolculuk…

Kötü ne, iyi ne? Suali yerin;

Fıtrat cahili, harflerden korkuluk…



Bağrı yanık neyzen, kalbime aktı;

Ney’den acı feryat, koptu fırtına…

Ne kitap, ne hoca... Aklımı yaktı;

Ne varsa bildiğim, çekti altına…



Ben nura hasret, arıyorum O’nu;

Eşiğini gözler, kafeste ruhum…

Nicedir yarabbi, bu yolun sonu;

Nicedir Allah’ım, tendeki ruhum…

04.05.2009 18:16
#79

 

 

Kapat Gözlerini

 

 

 

 

 

Kapat gözlerini… Yok’un çığlığı…

 

Dinle ey feraset, sessiz narayı!

 

Akıl fikir ermez kalbin açlığı;

 

Dinlemez izahı, ister yanmayı!

 

 

 

Bir şey var, bir şey; ah, alıp götüren…

 

Anlar gibi olmak, bir tek varlığım!

 

Nasıl bir günah; kalbimi döndüren;

 

Mevla’mın sığdığı yerde darlığım?

MU
05.05.2009 09:10
#80

Mevla’mın sığdığı yerde darlığım?

 

Güzel bir final...

Çok hoş...

Rûhunuza afiyet...

Muhabbetle...

05.05.2009 17:07
#81
Mevla’mın sığdığı yerde darlığım?

 

Güzel bir final...

Çok hoş...

Rûhunuza afiyet...

Muhabbetle...

 

 

Güzel bakan güzel görür kardeşim. Muhabbetle...

13.05.2009 18:57
#82

Zaman







Kılıçtan keskin, kıldan ince,

İndirir darbe, ha deyince,

Ardına saklar soğuk since;

Akar meçhule, gider zaman!



Ne arkası var, ne de önü,

Aklını yer de, mezar önü,

Yine de âdem, bilmez yönü;

Dalar deryaya, durmaz zaman!



Ölür, dirilir, her an mekân,

Geriye kalan, bir camekân,

Kamil kalplerde, hep lâmekân;

Kaybolur O’nda, yanar zaman!

MU
13.05.2009 19:07
#83

Eyvallah...

Gönlüne afiyet...

MU
19.05.2009 16:27
#84

beklemekteyiz...

19.05.2009 17:12
#85
beklemekteyiz...

 

 

bende beklemekteyim; hem senin şiilerini ve hem de benim ilhamımı...

BA
20.05.2009 02:57
#86

şiirler muhteşem ya. helal olsun ellerin dert görmesin

23.05.2009 21:11
#87

Allah razı olsun Balaban kardeşim...

Günahkâr





Var mı acep dünyada,

Benim kadar günahkâr?

Sahi diye rüyada;

Nefs elinde, tamahkâr!



Türlü türlü hevesler,

Arz-ı endam eyledi…

Beni boğan kafesler,

Yalan mülke peyledi!

MU
23.05.2009 21:31
#88

Birileri bizi uyandırmandan bir uyansak ya şu uykudan bilmem ne türlü acaip acaip işlerinden peşinde koşturup durur iken...

Bir ölsek ya...

 

Rûhunuza afiyet...

SA
07.06.2009 00:05
#89

kelamınıza bereket...

hey maşallah...

devamına inşallah...

12.06.2009 17:31
#90

Bir Hal





Bir hal oldu seyrimde,

Daldım ben of, halime…

Dünya olsun benim de,

Adı çıkmış zalime!



Daldım göle bir zaman,

‘Sonu var can, şu ömrün!’

Diye haykırdı, her bir yan…

Sonu var yar, şu ömrün!

12.06.2009 20:05
#91

Seyir

 

 

 

Çıktım bir tepeye, daldım seyrine dünyanın;

 

Kimi zalim olmuş, kimi meftunu, hülyanın!

 

 

 

Ellerde kadehler, eller semaya kalkmış,

 

İyiler, kötüler birbirine karışmış

 

Yağ olsaydı suda, seçerdik biz güzeli;

 

Garip oldu insan, ruha zehir süzeli

 

Bir çocuk dilinde, Peygamberden ne haber?

 

Nesil nesli boğmuş, dilde bir yafta: Geber!

 

Yalana yalan katmış, yalan hakikati;

 

Bir yalan, bin doğruya Yalancılık kati!

 

Çölde, bize serap nur; hasretimiz nura,

 

Kumlar altında fıtrat, üfler mi ki sura?

 

Irmak yatağın arar, bizde ki durum ne?

 

Balık kavağa çıkmaz Çıkmışsa, kime ne?

 

Tarih Bir masal mı? Kahramanlar, hainler;

 

Kelimeler bir gemi, kaptanı zalimler!

 

Hayatımız roman mı? Romanlar hayatmış

 

Hayat nedir, gaye ne? Hikmetler bayatmış

 

Camiler vicdan olmuş, kapanmış içine,

 

Bir girdap gibi çekmiş, ne varsa içine

 

 

 

Çıktım bir tepeye, daldım seyrine dünyanın;

 

Kimi zalim olmuş, kimi meftunu, hülyanın!

18.06.2009 17:04
#92

Zehra







Bul beni yavrum, şu koca deryada;

Rıhtım ol bana, yeşil gözlerinle!

Boğuyor akıl, nefs hapsi dünyada;

Ufuk bir karış, yarım sözlerinle!



Seher vaktinde, viran ocağıma;

Güneşim ol sen, sarı saçlarınla!

Günahsız olsun, kondur yanağıma;

Bir busecik yar, o dudaklarınla!

FU
18.06.2009 17:06
#93

yazanında yüreğine sağlık yazdıranında yüreğine sağlık

18.06.2009 17:09
#94
yazanında yüreğinize sağlık yazdıranında yüreğine sağlık

 

 

Tabi bir yazdıran var, efendim... O da 2 yaşıda yiğenim, biricik kızımız. Seninde yüreğine sağlık kardeşim.

SA
20.06.2009 02:53
#95

Biricik yiğeniniz, kızınız Zehra'ya hayırlı ömürler efendim

 

Bu zehra'lar hep böyle oluyor ne hikmetse! :D

 

zevalden uzak ola kelamınız

IB
20.06.2009 09:46
#96

Topla eşyanı ve uzaklara kaç

Dön arkana say bakalım gelenlerin kaç

Her şeyin kaçışı bir arka çıkışı var

Yalnız fikir, her şeyiyle korktuğum duvar

IB
20.06.2009 09:47
#97

aklımı atom atom uç uca ekleyip ateşledim... kavradım

kavram aklı kurcalayış, kavrayış, her şeyde onu arayış

IB
20.06.2009 09:48
#98

Şu gureba diyarında, benden olan tek şey

Ne geceler geçirdik seninle hey gidi seccadem hey

24.06.2009 00:59
#99

Bir Âlem





Nispet kabul etmez, garip bir âlem;

Gecesi gündüz, lahzası asırlık…

Peygamberden gelen, nurlu bir alem;

Kalplerden kalbe… İdrakte şaşkınlık…



Göğe mıhlı güneş, gece vaktinde…

Üftade akar, abdest ibriğinden

Damda deve arar, eşref deminde…

Somuncu aşkı, süzer ekmeğinden…

24.06.2009 01:32
#100

Deli Gömleği



Olmazların derdi, izahı gerdi;

İspat mı bekler, aslanpençesinde?

Firavunu sinek, yerlere serdi;

Uyanmaz yazık, ecel ensesinde!



Akıl mektebinde, hikmeti boğdu;

Deli gömleği medeniyet yağdı!

Zamandan zamana, bir velet doğdu;

Garp ineğinden, ruhsuz etik sağdı!

04.07.2009 22:45
#101

Çıktım Erik Dalına





Erik ağacında, sallanır üzüm;

İzah getiremez, baştaki gözüm!



Kozunu istermiş, bostan sahibi;

Nedir bu hal, nedir, hakkın talibi?



Kerpiç dolu kazan, poyrazla kaynar;

Öyle bir kızgın ki, havsala donar!



Yüklü kırk katıra, tek kuşkanadı;

Hatta seksen katır… Beynim kanadı!



Bir sinek fırlattı, kartalı yere;

Dozunu da gördü… Sırra kim ere?



Hele Kafdağı’ndan, bir taş attılar;

Yüzünü sıyırdı… Masal yaktılar!



Denizin koynundan, kavağa çıkmış;

Zift turşusu yemiş… Balık bir sırmış!



Bildiğimiz leylek, sıpa doğurmuş;

Bakın hele söze, neyle yoğurmuş?



Köre fısıldadı, sağır işitti;

Dilsiz de haykırdı… İdrak ekşitti!



Dinler şaşkın aklım, bizim Yunus’u;

Çözemez şu gönlüm, bizim Yunus’u!

MU
05.07.2009 00:30
#102

Yûnus'u çözmek mi?...

Hele dinleyelim...

10.07.2009 23:55
#103

Ömür





Kanatsız kuş, her insan,

Vaktinde pır… Uçarlar!

Köşe bucak saklansan,

Can nafile… Bulurlar!



Doya doya çeşmeden,

İçtim seni derinden…

Aktı hayat elimden,

Ecel vakti… Keserler!



Vurdum sazın teline,

Daldım arzın seyrine...

Her günahın keyfine,

Keyif kattım… Yakarlar!

FU
11.07.2009 00:09
#104

çok hoş dediklerinizinn hepsi yüreğinize sağlık Allah razı olsun bu da son mesajımdır.

17.07.2009 18:17
#105

Zaman

Şöyle baktım yokluğa,
Ne mekân var, ne zaman!
Halat gerdim boşluğa;
Bıçak gibi, bir zaman!

Keskin halat boşlukta,
Esti bir an; yoklukta,
Koştu hayat; çoklukta,
Keskin bıçak... Hep zaman!

30.07.2009 13:44
#106

Gönlüm


Düş önüme haylaz gönlüm,
Yolum kısa, eyleyen çok…
Ha demeden geçer ömrüm,
Giden gider, bekleyen yok!

Deli gönlüm say ki öldün;
Demezler mi, neye güldün?
Bir rüyaymış bugünden, dün,
Yaydan çıkmış mezara, ok…

AL
30.07.2009 14:45
#107

Gonlum siiri cok guzel Hacegan Gonuldas.

Yuregine saglik...

Selametle...

31.07.2009 22:22
#108

Bir Kuş Olsam


Bembeyaz bir kuş olsam,
Süzülsem semalarda…
Kırmızı bir gül bulsam,
Koklasam tenhalarda…

Taşırım hoyrat başı,
Gezerim dağı taşı,
Gün gelir gözüm yaşı,
Soğuktur seherlerde…

Çiçekler yar rengârenk,
Irmaklar ahenk ahenk,
Yıldızlar hevenk hevenk;
Sen yoksun baharlarda...

Pervane olurum yar,
Çevrende dönerim yar...
Ziyamsın dalarım yar,
Eririm ocaklarda…

Yorgunum aramaktan,
Bir iz ver, nur kokundan,
Derman yok kanatlardan;
Ağlarım çalılarda!

04.08.2009 19:19
#109

ayaklarda biraz sorun var kardeşim, genel olarak ÜSTAD ça ...

04.08.2009 19:54
#110
ayaklarda biraz sorun var kardeşim, genel olarak ÜSTAD ça ...

 

Ayaklarım gayet sağlıklı... Şaka, şaka... Teşekkürler...

07.08.2009 15:13
#111

yüreği güzel kardeşim mesajını aldım gel beraber inceyelim şimdi şiiri :

 

ayaklarda sorun var dedim sadece? şimdi bir göz atalım 4. kıtadaki ocaklarda ve 5. kıtada ki çalılarda

 

( ocaklarda - çalılarda ) : burada ki ayaklarda kafiye bütünlüğü yok... 1.2.3. kıta gayet güzel... ve ayrıca şiirin son kıtalarında da (aramaktan, kokundan, kanatlardan) kafiyelerde sorun var... ne demek istediğimi anlayacağını ümit ediyorum...

 

Doğru şiir yazmaya calışalım ve Şiirin hakkını verelim demek istediğim kısacası budur...

 

Burdaki genç kardeşlerimin şiirlerine bakıyorum hepiniz güzel yazıyorsunuz maşallah hiçbiriniz boş değilsiniz...

 

Şiir eksikliklerle en güzele ve en doğruya ve hedefine yükselir... Bu sebeble bir kırgınlık bir dargınlık söz konusu olur ise ben üzülürüm kardeşim...

 

Bu şevkle bu azimle kardeşim çok güzel şiirlere imza atacağından şüphem yok...

 

Daim başarı dileklerim'le...

 

 

 

Bir Kuş Olsam

 

 

Bembeyaz bir kuş olsam,

Süzülsem semalarda…

Kırmızı bir gül bulsam,

Koklasam tenhalarda…

 

Taşırım hoyrat başı,

Gezerim dağı taşı,

Gün gelir gözüm yaşı,

Soğuktur seherlerde…

 

Çiçekler yar rengârenk,

Irmaklar ahenk ahenk,

Yıldızlar hevenk hevenk;

Sen yoksun baharlarda...

 

Pervane olurum yar,

Çevrende dönerim yar...

Ziyamsın dalarım yar,

Eririm ocaklarda…

 

Yorgunum aramaktan,

Bir iz ver, nur kokundan,

Derman yok kanatlardan;

Ağlarım çalılarda!

07.08.2009 22:40
#112

Gökan Öztürk kardeşim, samimi düşüncelerin için teşekkürler...

09.08.2009 15:29
#113

ben teşekkür ederim kardeşim...

LE
05.04.2010 21:58
#114

devamı yok mu?

06.04.2010 17:10
#115
devamı yok mu?

 

İnşallah gelir devamı... Sank şiir yazmaya huyu kaçtı benden bir yerlere...

FU
04.08.2010 20:27
#116

çok ara verdiniz abi çok ...özledik şiirlerinizi

10.09.2011 13:54
#117

Osmanım

Osmanım, gözü aydın;
Maziyi boğdu aydın!
Heyhat ki, ''Modern Aydın'',
İpi çekti, Osmanım!

Osmanım, bir yere yaz;
Karakış, arkası yaz...
Tarihi izana yaz;
Okuyan var, Osmanım!

13.09.2011 00:46
#118

yüreğinize sağlık,hepsi ayrı güzel.

teşekkürler...

20.11.2011 23:14
#119

Ey Aşık


Ey aşık, ey aşık, anlat halinden;


Bir sır ver garibe, aşkın telinden!


Leyla kim, Şirin kim, seven gözünde;


Maşuka yol var mı, Mecnun dilinden?


Derinden bir nefes, duyar da gönlüm;


Heyhat ki tutuşmaz, sevda yelinden!


Yalancı bahar hep, bütün mevsimler;


Aşka yol var mıdır, nefsin elinden?


17.08.2012 11:05
#120

Ömür

Elini dayayıp alnına,
Bir göz attı ta uzaklara...
Varılmaz ufkun hayaline,
Hayran, kapıldı tuzaklara!

Kalbine doğdu ki bir zaman,
Kaçak bir ceylan sanki zaman!
Derken, geldi çattı son zaman
Tabut yüklendi kızaklara!

TH
18.08.2012 02:07
#121

Maşallah kardeş şiirlerin gayet düşündürücü ve güzel. Neden yayımlamıyorsun ?

18.08.2012 23:06
#122

Maşallah kardeş şiirlerin gayet düşündürücü ve güzel. Neden yayımlamıyorsun ?

 

Kardeşim teşekkürler...

 

Yayımlamıyorum... Çünkü bu şiirler 5 dakikada yazılmış, o anki coşku ile dile gelmiş şiirlerdir. İddialı değilim yani:)) Bizde halimizi böyle anlatıyoruz...

TH
19.08.2012 15:44
#123

 

Kardeşim teşekkürler...

 

Yayımlamıyorum... Çünkü bu şiirler 5 dakikada yazılmış, o anki coşku ile dile gelmiş şiirlerdir. İddialı değilim yani:)) Bizde halimizi böyle anlatıyoruz...

 

 

Sen bilirsin kardeşim ama şunu bil ki önemli olan o 5 dakikalık anı yakalayabilmektir. Şairlik işte böyledir. Uzunca uğraş vermedin diye şiirlerinin kötü olduğu anlamına gelmez. O 5 dakikada hissettiğin şeyler belki 1 ayda belki de 1 yılda hissedemeyeceğin kadar yoğun olmalı ki yazabilesin ve de gayet güzel yazabiliyorsun. Bazı şairler de uzun süre yazamazlar sonra birden ilham gelir bir yazar aklın şaşar o kadar güzel olur yani. Kişiden kişiye göre değişir.

 

Selam ve dua ile; Saygılarımla.

 

Vesselam.

05.10.2012 17:19
#124

Zeynep

Gül bağında bülbül olmak isterdim;
Sen gül yüzlü çocuk ben dertli bülbül!
Güller içinde gül dermek isterdim;
Sen gül yüzlü çocuk ben dertli bülbül!

Benim yerim kafes, nefse tutsağım,
Demet demet güller size uzağım,
Güllerden bir gül ki, O geçmiş çağım,
Sen gül yüzlü çocuk ben dertli bülbül

Mavi mavi bakma işte bağlandım,
Günahsız günleri hasretle andım,
Ben de bir güldüm ki, işte dağlandım,
Sen gül yüzlü çocuk ben dertli bülbül!

E-
05.10.2012 20:42
#125

Ey Aşık

Ey aşık, ey aşık, anlat halinden;

Bir sır ver garibe, aşkın telinden!

Leyla kim, Şirin kim, seven gözünde;

Maşuka yol var mı, Mecnun dilinden?

Derinden bir nefes, duyar da gönlüm;

Heyhat ki tutuşmaz, sevda yelinden!

Yalancı bahar hep, bütün mevsimler;

Aşka yol var mıdır, nefsin elinden?

 

 

maşallah kardeşim.. çok güzel

 

Ömür

 

Elini dayayıp alnına,

Bir göz attı ta uzaklara...

Varılmaz ufkun hayaline,

Hayran, kapıldı tuzaklara!

 

Kalbine doğdu ki bir zaman,

Kaçak bir ceylan sanki zaman!

Derken, geldi çattı son zaman

Tabut yüklendi kızaklara!

 

 

5 dakikada yazılmış ama 5 ayda çözümlenir :)

11.10.2012 22:20
#126

e-selcuk kardeşim, teşekkürler...

16.10.2013 19:54
#127

Sebepler Dünyası

Bir dünyadır ki, her şey görünüşte;

Sahne ve dekor, sebepler dünyası

Perdeler iner, kıvrım kıvrım düşte;

Gece ve gündüz, sebepler dünyası



Söz vermiştik biz, perdeler inmeden,

Günah günah is, kalplere sinmeden

Hatırla ey kalp, gözyaşı dinmeden;

Kundak ve tabut, sebepler dünyası

02.11.2013 12:56
#128

Gönlüm

Allah dostları der ki;
Sabır acıdır gönlüm.
Nefsin tatlıdır amma;
Sonu ateştir gönlüm.

Gün gibi ömür, biter;
Misal dünlerdir gönlüm.
Nefsin elinde sevgim;
Hepsi bir puttur gönlüm.

Yeter artık gezdiğin;
Felah tövbedir gönlüm.
Ölüm gelmeden başa;
Nefsini öldür gönlüm.

26.05.2014 17:42
#129

Ey Gönül

 

Ey gönül, hasta gönül;

Durgunsun… Nedir bu hal?

Dile gel, susma gönül;

Bunaldım… Garip bir hal!

 

Haykırsam, duyar mısın,

Anlatsam, anlar mısın,

Ey gönül, söyler misin;

Nedir şu bendeki hal?

09.07.2014 12:16
#130

Mevla’m

Ey mülk sahibi, sensin hüküm veren;
Sen ‘Ol’ dersin de, hemen oluverir!
Sensin ey Mevla’m, kalpleri çeviren;
Sen dilersen kul putları devirir!

Mevla’m, ey Mevla’m, Fettah’sın, Kerim’sin,
Nur’sun, Hasib’sin, Rahman’sın, Rahim’sin,
Hak’sın, Gafur’sun, Gaffar’sın, Halim’sin;
Sen ‘Ol’ deyince, nefsim oluverir!

30.07.2014 13:33
#131

DERTLİ GÖNLÜM

Uzun uzun daldın ufka;
Sıkıldın mı dertli gönlüm?
Gönlüm bir kuş, hasret ufka;
‘’Allah var’’ de, dertli gönlüm!

Dünya yalan, ufuk perde;
Fail mutlak, sebep perde;
Bir sır var ki, nefsim perde;
Aşk tek geçit, dertli gönlüm!

15.07.2014/Trabzon

31.07.2014 21:27
#132

GAFİL GÖNLÜM

Ecel gelir, emel biter;
Uyan artık, gafil gönlüm!
Gelen gelir, giden gider;
Devran döner, gafil gönlüm!

Sayılı gün, birden geçer,
Vakti vardır, gün gün geçer,
Bir son vardır, gelip geçer;
Hesap gelir, gafil gönlüm!

15.07.2014/Trabzon

03.09.2018 17:12
#133

bir şiir paylaşayım uzun aradan sonra :)

 

şimdi 'Mihriban' çalıyor

şair gönlümü yakıyor

bir sızı ki gönlü vuran

aşığa gurbet kalıyor

 

maşuğun gönlünden gurbet

maşuğun gönlüne hasret

hani diyebilse şair:

bir başka bahara vuslat

 

yandı nice sırça köşkler

kale oldu yardan izler

vurgun gönlün bacasından

acı acı tüter dertler

 

ey kalplere aşkı veren

aşkla gönülleri yakan

aşıkların Rabbi, Mevlam

ah dilerim Sen'den aman

03.09.2018 17:18
#134

bir şiir daha gelsin:

 

ey yarenler ey yarenler

ben bilmezdim derdinizi

gördü gözüm o güzeli

süzdü gönlüm sevginizi

 

seven gönül kül olurmuş

ağyar göze tül olurmuş

can bülbüle gül olurmuş

cana sardım aşkınızı

04.09.2025 18:25
#135

Trabzon 

Kavak meydanından çıktın mı yola, 
Kadim Ayasofya uğurlar seni! 
Türbeler serpilmiş hep sağa sola, 
Mezarlar hüviyet belgesi gibi... 

Hanlarla hamamlar koyun koyuna, 
Bir yumak misali hayatı sarar. 
Ezanlar son verir binbir oyuna, 
Muvakithaneler vaktini arar! 

Bacasından tüter medreselerin, 
İnsanlığın yükü, aşkın şulesi... 
Köylerini aşan dik şoselerin, 
Dağların bağrına gömülür sesi! 

Servinin altında bir çocuk ağlar;
Gönlünde çocukluk hüzün dalgası... 
Hangi kızgın bıçak, gönlümü dağlar? 
Serviler; mazinin hazin damgası!

04.09.2025 18:33
#136

Ben


Sahilde diriler uzanmış kuma, 
Ölüler semtinde dolaşırken ben! 
Bir hayal perdesi çektim ufkuma, 
Ölüler semtinde dolaşırken ben! 

Bir tarafta hayat su gibi akar, 
Bir tarafta yokluk tacını takar;
Şu hece taşları ruhumu yakar, 
Ölüler semtinde dolaşırken ben! 

Serviler altında gölgelenirken, 
Kafamda bir mazi taşıyorum ben! 
Kuş uçmaz mı burdan, kervan geçmez mi,  

Bağrında solgun gül, hiç su içmez mi? 

Terk edilmiş bir yer varsa burada;
Fatiha'ya hasret kalmış bir ada... 
Yıkık bir tabure gölgelenirken, 
Kafamda bir mazi taşıyorum ben!

04.09.2025 18:36
#137

Ezan Çiçeği 

Yarasalar gelir, bülbüller kaçar,
Aç çakallar ulur, ürkek dağlardan!
Ezan çiçeği ki, vakitli açar,
Ay gibi ışıldar, kızıl bağlardan.

Vaktin habercisi ezan çiçeği,
Bir şeyler haykırır şu gönüllere;
Arısı, bülbülü ve kelebeği,
Aynı nasihatla uçar güllere!

Maharetin sükut, sırlı, münzevi, 
Halin bilen maşuk bilmez döşeği! 
Geceyi titreten bir mum alevi;
Pervane miyim ben, ezan çiçeği?

04.09.2025 18:40
#138

Eremedik hayretin
Esrarlı makamına
Çıkamadık gayretin
Dumanlı rakımına

Hızla geçtik yollardan
Birazcık dinlenmeden
Yitmiş kuru dallardan
Nasihat dilenmeden.

Neler oldu neler, ah, 
Kucağım bomboş kaldı! 
Akrep kıskacında, vah, 
Toprağım yele saldı! 

Şu zaman bir yol gibi, 
Kıvrıla dursun, servim. 
Senin gölgenin dibi, 
En son gafletim, evim.

04.09.2025 18:48
#139

Ömür 

Geçirirdi yüzükten
Yaydan çıktı mı oku
Ufka perdeydi kefen
Nefsi bilmezdi yoku

O yağız delikanlı
Dönüşüyle feleğin 
İhtiyar bir taşralı 
Oluban biçer ekin

Erguvan renkli yüzü
Sarı otlara dönmüş
Hu demeden gündüzü
Karlı dağlarda sönmüş

Zaman gururu atmış
Başı dizine düşmüş
Göllerde adı kamış
Dudaklarda bir düşmüş

 

şiirlerimi uzun yıllardan sonra buraya yazdım. bakalım kimler varmış. toplam beş şiir paylaştım.