yazının bir kısmını buraya kopyaladım. ülkemiz tarihinde İslama içinden en büyük darbeyi vuranların başında gelen Prof. Dr. etiketli Hayrettin Karaman'ın okurken elimi ayağımı titreten yazısından bir bölümdür...
Allah şerlerinden emin eylesin...
....................................................................................
Ben ne demiştim, önce onu tekrarlayalım: "Ben Muaviye'yi sevmem, ama ona sövmem". "Bir gönülde Ehl-i Beyt sevgisi ile Muaviye ve Yezid sevgisi bir araya gelemez".
Evet ben böyle dedim ve diyorum.
Peygamberimiz (s.a.) "Sövmeyin" diyor, ben de sövmüyorum, Peygamberimiz "onları seven benim sebebimle (beni sevdikleri için severler, onlardan nefret edenler de benden nefret ettikleri için böyle yaparlar" buyuruyor. Ben bu hadise de dayanarak "Peygambermiz'in göz bebeklerini inciten adamı ve adamları sevmiyorum; çünkü hadis Peygamberimize olan sevgiyi öne alıyor ve ashabın da bu sebeple sevilmesini istiyor. Bir kişi Peygamberimizin üzerlerine titrediği aile fertlerini üzer, onlara hakaret eder, tehdit eder, sonunda meşru halifeye isyan eder ve kılıç çekerse "yine de onu sevin" demiyor, hadis bu manaya gelmiyor.
Ashab elbette masum değildir, yanılır, günah işler, yanlış yola gider; bu takdirde de –böyle olan ashabın- peşinden gidilmez ve böyle yapanlar sevilmez. Efendimiz hayatta ilken içki içen, çalan, yalan söyleyen, iftira eden, O'nun sırrını düşmanlarına bildirmeye teşebbüs eden ashab da olmuş, Peygamberimiz bunlara gerekli cezayı vermiştir.
Peygamberimiz (s.a.) Ammâr'a "Seni meşru başkana isyan edenler (bağîler) öldürecek" demiş ve onu Muaviye'nin askerleri öldürmüşlerdir. Meşru halife olan Hz. Ali'ye isyan etmek ve silah çekmek günahtır, caiz değildir; Muaviye ve yandaşları bunu da yapmışlardır. Hz. Peygamber'i sevenler bunları yapmazlar, bunları yapanlar da sevilmezler, ama Ehl-i sünnetin bir kuralı olarak onlara hakaret edilmez ve sövülmez.
....................................................................................
http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=25760&y=HayrettinKaraman