Malumunuzdur ki Mehmed Şevket Eygi'nin köşe yazıları ile ilgili ayrı bir bölümümüz var. Ancak bu yazının içeriği ve kütüphane önerisini okuyunca bu yazı tek başına başlık olmayı fazlasıyla hakediyor diye düşündüm. Mehmed Şevket Eygi'nin yazıları genel olarak ehli sünnet müslümanlarını itikadi yönden uyarır mahiyette ve müslümanlara tavsiyeler ile doludur. Diğer yazılarının şüphesiz çok mühim olduğu ortada ancak kültüre para harcamadığımız gerçeği göz önüne alınınca bu yazı gözümde öyle bir değer kazandı ki başlı başına, ayrı olarak ekleme ihtiyacı hissettim. Yaptığımız işlerin büyüklüğü ile övünüyoruz ya işte böyle bir eser ortaya koyan bence bununla övünmeyi hakeder!
15 Milyon Kitaplık İstanbul Kütüphanesi
İSTANBUL’UN Cumhuriyet zamanında yapılmış en iğrenç, en çirkin, en berbat binası Sağmalcılar-Bayrampaşa Cezaevi’ydi. Beş paralık mimari kıymeti olmadığı için tahliye edildikten sonra yıkıldı. Bendeniz orada yattığım için iyi bilirim.
Osmanlı, yıkılışının arefesinde Sultanahmet Cezaevi’ni yapmış, bir mimarlık şaheseri. Maalesef Tek Parti oligarşik rejimi Türkiye’yi mimarlık ve şehircilik sahasında çok geriletti, çirkinleştirdi.
Sağmalcılar Cezaevi’nin arsası çok kıymetli… Duyduğuma göre oraya yedi yıldızlı bir spor kompleksi yapılacakmış. Niçin yedi yıldız, yapmışken, yuvarlak hesap on yıldızlısını yapıversinler!
Keşke oraya veya müsait bir yere on beş milyon kitap ve belge ihtiva edecek büyük bir kütüphane yapılsa.
İstanbul’un, Türkiye’nin büyük bir kütüphaneye çok büyük ihtiyacı var.
Süper modern stadyumlar, dünya çapında havaalanları, otoyollar, limanlar, barajlar, gökdelenler yapılıyor ama ülkemizin dünya çapında büyük bir kütüphanesi yok. Mısırlılar İskenderiye’de sekiz milyon kitaplık harika bir kütüphane yaptılar, binası dillere destan, projesini Norveçli bir mimar çizmiş.
İstanbul tarihte iki büyük cihan imparatorluğuna başkentlik yapmıştır. Lakin büyük bir kütüphaneden mahrum… İstanbul’a kütüphane yapılırsa, Allah aşkına çok rica ediyorum, Atatürk kitaplığı ismini koymasınlar. İstanbul’a yapılacak büyük kütüphanede dünyada şimdiye kadar Türkiye, Osmanlı İmparatorluğu, İslam hakkında ne kadar kitap basılmışsa hepsinin orijinal nüshaları yahut mikrofilmleri bulunmalıdır.
Türkiye ile ilgili bütün tarihi haritaların ve fotoğrafların tam koleksiyonu.
1928’e kadar basılmış bütün Osmanlıca kitapların eksiksiz, tam koleksiyonu.
Kütüphanenin binası dünyadaki bütün kültürlü insanların beğeneceği, sanatlı bir anıt yapı olmalıdır. Uluslararası bir proje yarışması açılmalı, çok ehliyetli bir jüri tarafından incelenip en güzeli seçilmelidir. Bu kütüphanenin resmi, paralara pullara basılmalıdır.
Bu kütüphanenin binası İstanbul’un on önemli binası listesinde yer almalıdır.
On beş milyon kitap ne ki, Harvard Üniversitesi Kütüphanesi’nde bu kadar kitap varmış. Chicago Üniversitesi’nde on üç buçuk milyon… Berlin Üniversitesi’nde dokuz milyon, ABD’nin kıyıda köşede kalmış Utah Üniversitesi’nde dört milyon…
Bizde pıtrak gibi üniversiteler açılıyor, kütüphaneleri yok. Komedi… Hayır, trajikomedi.
Bütün medeni dünya kitap okuyor.
Biz de bir şeyler okuyoruz, mesela başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin canına okuyoruz. Bizde bilgisayarın yaygınlaştığına bakmayınız. Milyonlarca çocuk ve öğrenci bu cihazlarla insanları aptallaştıran, zekâları körleştiren oyunlar oynuyormuş.
Nerede kalmıştık? Büyük İstanbul kütüphanesi… Büyük hayal…
Tüp geçit, üçüncü köprü, yeni büyük hava alanı, yeni metro, gökdelen, rezidans, dev alış veriş merkezi, yedi yıldızlı spor kompleksi, süper modern stadyum yapılıyor ama büyük kütüphane yapılmıyor… Ne büyük fakirlik!
Mehmed Şevket Eygi/21 Şubat 2013