
gördüğünüz bir cami ve minaresi. Peki, bu şerefe ne işe yarar?
Resimde gördüğünüz bir cami ve minaresi. Minarede balkon gibi duran yerin adının “şerefe“ olduğunu hepimiz biliriz. “Bu şerefe ne işe yarar?” diye sorulsa, koro halinde “Ezan okunmak için müezzinin çıktığı yerdir” diye cevap veririrz.
-Başka hangi işe yarar?
-………….
“Zor bir soru” değil mi? Bir minare şerefesi başka hangi işe yarayabilir ki?
Bu minare farklı
Resimde gördüğünüz cami Hacıveys Camii. Konya’nın manevi mimarlarından Hacıveys Efendinin fahri imamlık yaptığı camidir. Minaresinin üzerindeki şerefesi de onun birçok öğrenci yetiştirdiği medresesidir. “Kocaman Konya da başka yer bulamamış mı?” diyebilirsiniz.
Yıl ülkenin üzerinden sam yellerinin estiği, Allah demenin suç teşkil ettiği yıllardır. O dönemlerde kuytu yerlerde Kur’an öğretildiğini duymuş olmalısınız. Buna; azmin zaferi demeli herhalde. Zira siz yeter ki niyet edin. Bir yol bulunur. Fahri olarak (hiçbir ücret istemeden) imamlık yaptığınız caminin minare şerefesi bile yan yana birkaç kişiyi alabilir. Gözden ıraktır. Orada kendinizi Allah’a teslim ederek güvenle ilim okutabilir, yarınlar için tohum atabilirsiniz.
O şerefeden kimler yetişti?
Bu minare şerefesi sırdan bir şerefe değil, kendisinden sonra oğlu Hacı Veyiszade Mustafa Efendi, diğer oğlu İbrahim Efendi, torunu Ali Ulvi Kurucuların ve daha sayısız birçok insanın zor şartlarda yetiştirildiği bir medresedir.
Üzerinden ‘Allah-u Ekber!’ nidaları yerine ‘tanrı uludur!’ seslerinin zorla söyletildiği bir minare şerefesinden, ALLAHÜ EKBER sedalarını ilan edecek nice fidanları buradan yetiştirir Hacıveys Efendi. Çünkü o bu kara bulutların bir gün dağılacağından gayet emindir.
Allah onlardan razı olsun ve amellerini makbul, makamlarını âli eylesin.
Haşim Akın