Bu gibi başlıkların vakti zamanında açılmış ve de biz fakirlerin istifade edebilmiş olması gerçekten nimet. Allah razı olsun değinenlerden fikirlerini esirgemeyenlerden. Evvela Efendi Hazretlerinden daha sonra Üstad'ın Doğru Yolun Sapık Kolları eseri gerçekten kaynak teşkil edecek cinsten.
Geçen hafta okulda ilk golümü yedim. Hadis dersinde şol zatın adı geçiyordu. Hoca dedi şöyle muhterem, böyle büyük hoca. Kafamda hemen burada okuduklarım uçuştu, dedim hop ağır ol! Tabi içimden..
Dedim, "Hocam ne diyorsunuz o sapık sapık!"
Müdafaaya geçti; aman canım insanın bir hatasından ötürü hemen bu yaftayı yapıştıramazsınız. Emeği var, emeğe saygı var.. Manas destanının Türkiye ayağını temsile kalkıştı anlayacağınız.
Hayır biliyorum, hocaları yolundan çeviremem, ama arkadaşların körpe beyinleri lekelenecek diye endişe ediyorum.
Öte taraftan siyerci Hamidullah'tan dem vurmaya başladı. Şu Mirac hadisesinin salt ruhen gerçekleştirildiği iddiası. İçten içten ya sabur çekiyorsun da, ben susamam ki! Buna da daldım..
Dedim hocam nasıl bunu savunursunuz? Bakınız cümleye, hayretlere düştüm.
_Neden olmasın? Efendimizin rüyada vahy aldığına inanıyorsunuz da Mirac'a çıkmış olmasına neden kani olmuyorsunuz?
_Karşıyım, karşısındayım. Burada Efendimize eksiklik isnad ediliyor. Hem Allah Efendimiz'i bedenen göğe kaldırmaya kadir değil midir? Öte yandan sırf ruhen gerçekleştirilmiş olsa, müşrikler neden karşı çıkmış olsunlar?Mucize bunun neresinde, ben de gözlerimi kapatsam ahan da Paris'e gittiğimi iddia edebilirim.
Bana sadece güldü. Araştır, oku, önyargılı olmaymış..
Mevdudi, Seyyid Kutup, İbn-i Teymiyye, Cevziyye, Hamidullah, Muhammed İkbal.. Ve de bunların elemanlarının topuna önyargılıyım! Her zamanda bahsinin geçtiği yerde hakikati söylemekten kesinlikle de geri durmayacak, ayağımı indirmeyeceğim! Neye mâl olacaksa olsun..Ne ehemmiyeti var?
Bir arkadaşla mülahaza ediyoruz bu isimleri.. Kendisi de ilahiyattan. Yahu diyor senin yüzünden tüm hocalarımı önyargılı bir şekilde dinler oldum. Güldüm. Dedim aferim. Böyle olacağız. Bunlara objektiflik değil yargının en kırmızı ve de köşeli cihetinden muamele edeceğiz. Devam.
Anlayacağınız gönüldaşlar, bu gibilerinin asıllarını, şeceresini okumak için üzerinde durmak ve de donanımlı olmak ilazım geliyor.
Yine aynı arkadaşa cümlemdir.
Muhammed İkbal neden okummamalı? Sorusuna cevap verebilmemiz için Muhammed İkbal okumalıyız./Aynı şekilde diğer isimleri de tabi.
Mesele budur. Tashih edilmesi gereken meseleler var, işimiz var. Gerisi Fransız edebiyatçının dediği gibi, edebiyattan ibaret.