Fetihten önce Bizanslılar İstanbula Kostantinopolis demekteydiler. Şehir halkı ise bu ismin kısaltılmışı olan Stin-polis tabirini kullanırdı. İşte İstanbul ismi bu tabirden çıkmıştır.
Milattan beş asır önce Megaralı Byzans tarafından kurulan şehrin ilk ismi kurucusuna izafetle Byzantion idi. Marcus Avreliusun hâkimiyeti devrinde şehir, bu hükümdarın manevi babası Antoniusun adıyla Antonion diye anılırdı.
Büyük Kostantin Roma imparatorluğunun merkezini Romadan İstanbula naklettiği vakit şehre Neo Roma (Yeni Roma) ve Konstantinopolis adları verilmişti.

Araplar şehri Kostantiniye diye anarladı. Fetihden sonra da bu isim bilhassa paralar üzerinde kullanılmıştı. Halk ise şehire daima İstanbul demiş, 17. ve 18. asırlarda İslambol tabiri çıkmış ve kullanılmıştır. Resmi dilde ve yazılarda şehire Dersaadet, Deraliye, Darülhilafe, Âsitane de denilmiştir.

İstanbul daima kendisiyle hukuku olsun veya olmasın pek çok millet tarafından bir ad konulan, farklı bir telaffuzla anılan şehir olmuştur. İşte onlardan bazıları;
Grekçe: Vizantion, Stinpolin, Megali Polis, Kalipolis
Latince: Bizantium, Antoninya, Alma Roma, Nova Roma
Rumca: Konstantinopolis, Istinpolin, Megali Polis, Kalipolis
Slavca: Çarigrad, Konstanti(n)grad
Vikingce: Miklagord
Ermenice: Vizant, Stimbol, Esdambol, Eskomboli
Arapça : Bizantiya, el-Mahsura, Kustantina el-uzma
Selçuklular zamanında: Konstantiniyye, Mahrusa-i Konstantiniyye, Stambul
Osmanlılar da: Dersaadet, Deraliyye, Mahrusa-i Saltanat, Istanbul, Islambol, Darüs-saltanat-ı âliyye, Asitane-i âliyye, Darül-Hilafetül âliye, Payitaht-ı Saltanat, Dergâh-ı Mualla, Südde-i Saadet
Bibliyografya:
Haluk Şehsuvaroğlu, Asırlar Boyunca İstanbul, Cumhuriyetin Tarih İlavesi