Efendim, öyle absürt şeylere kafa yoran biri olmamakla birlikte (acaba öylemi?) tarih öncesi çağlardan beri zihnimi didik didik eden bir konuyu da es geçecek kadar alakasız değilim diyerek, hakkımdaki bazı tevatürleri ve insafsız şayiaları çürütme iştiyakına tenezzül etmeyeceğimi de belirterek… Neyse, bu cümlenin sonu gelmeyeceğine göre artık şu girift konuya değinmenin vakti geldi diye düşünmekle beraber, bu konuyu neden dile getirdiğimi hala anlamamış olmanın verdiği stratejik hata kaygısının ‘’şayia’’ diye özetlediğim safsatalara ‘’meğer gerçekmiş ayol’’ denmesine sebebiyet verecek olma ihtimalini göz önünde bulundurma mecburiyeti hatta mağlubiyeti ile 5 katlı nou camp stadının yemyeşil zeminine, soyunma odasından titrek adımlarla ilerleyen ve hayatında daha önce 90 bin kişiyi bir arada görmemiş olmanın şaşkınlığını iliklerinde hisseden bir top toplayıcı gibi insicamsız duyguların tezahürü altında kalmış bir bünyenin her an çökmeye müsait haliyle o stada 1-0 yenik çıkmış gibi oldum bir an. :) Oh yaw.. Ne zor şeymiş bunu ifade etmek.. Neyse ki anlaşılmayacak tek nokta yok…
Yok ben korku filmi izlemiyormuşum da… Korku filmi izlemekten korkuyormuşum da… Bu yüzden izlemiyormuşum da… Daha önce ne zaman korku filmi izlesem korkudan çığlık atmışım da… Vampir filmleri yüzünden boğazlı kazak giyiyormuşum da… Zombilerle kişisel sorunlarım varmış da… Anında görünüp kaybolan garip yaratıkları esefle kınıyormuşum da… Sevimli hayalet Casper bu davranışlarıma alınarak bir canavara dönüşmüşte…
Alın size bir yığın safsata. Efendim, bu iddiaların tutarsızlığını dile getirmek bile ne kadar gereksiz…
Korku filmi izlemiyormuşum. Keyfi bir mesele. Ben sana hiç; içinde birazcık ruh bulunan, manayı arama cehdi içerisinde ve madde unsurlarını arka planda tutan filmleri neden izlemiyorsun, diyor muyum?.. Önce buna cevap ver!... Messi’den jeneriklik gol. 1-1...
Korku filmi izlemekten korkuyormuşum; bu yüzden izlemiyormuşum… Üstüme iyilik sağlık. İşte en çok güldüğüm saçmalık.. Kuzum, adı üstünde, korku filmi… Adamlar, bu filmi izleyenler sevinçten zıplasınlar diye çekiyordur sana kalsa… Yemeği yiyen adamla karnı doyduğu için alay edilir mi?.. Ha?.. Seni yürüyen elektrik direği seni… Bu golü kendi kalene attın.
Korku filmi izlerken korkudan çığlık atıyormuşum.. Bu konuya değineceğim; fakat şimdi sırası değil. :D
Vampirler yüzünden boğazlı kazak… En az alacakaranlık filmi kadar karanlık bu iddiaya susarak cevap veriyorum. (Bu arada alacakaranlığı da izlemedim. Ne gülüyorsun. Sana ne.)
Sadece zombilerle değil bütün frankenstein görünümlü, yüzünü maskeyle örtmüş tek dişi kalmış canavarlarla da sorunlarım var. Hemide kişisel olmayanından. Görünüp kaybolan yaratıklar da aynı zümreden. Delil diye uydurduğun bu şeyler, bilimsel algılayış hacminin kapasite miktarından fersah fersah uzakken hala neyin derdindesin kuzum?.. Zombiler yüzünden film izlemeyecek olsam sokağa da çıkmazdım ayol… Kaç oldu 4-1 mi?
Casper canavara dönüşmüş. Belliydi zaten.. Hayaletin sevimlisi mi olur?.. Senelerce kandırdılar bizi. Çaldılar çocukluğumuz gerçek olması gereken serüvenlerini. Hayali bir dünyada boğulduk sayelerinde. Ustamız splinter, spikerimiz aynı elbiseyi yüzlerce bölüm değiştirmeyen ve nedense hiç yaşlanmayan april o neil. Raksdedi’nin ve bibap’ın canı cehenneme. Bir hayalet ancak çizgi filmde sevimli olur.
Efendim, asıl konuya şimdi geldik. Sıkı durun…
Korku filmi korkusu gibi bir korkum olduğunu söylemekten korkuyorum fakat… Evet itiraf ediyorum. Hem bunda çekinilecek bir şey yok ki. Korku filminden korkuyorum. Bu çok tuhaf bir şey. Yani hem izlediklerinin gerçek olmayan, saçma şeyler olduğunu biliyor, hem de korkuyorsun. Yıllar evvel yaşamış olduğum bir hatıra geldi aklıma: Bir gün kuzenimin evinde korku filmi izliyoruz. :( 2 tane ev arkadaşı var toplam 4 kişiyiz. Gecenin bir yarısı, ışıklar kapalı, aralarında oturmuş 'ulan nerden çıkardınız korku filmi izleme saçmalığını şimdi' diye düşünürken, mumya konulu filmi izlemeye koyulduk. Başlangıçta her şey normaldi. Sonra ne olduysa hani bu tür filmlerde canavar bey aniden çıkar ya adamın arkasından ( ki bir korku filminde en zıt olduğum olay olması sebebiyle, senaristleri ve yönetmenleri dövesim gelmiştir hep) işte bu tür ani şeyler olmaya başlayınca ben (zavallı misafir) raydan çıktım. Artık kendimi kontrol edememeye ve filmde karşısına mumya çıkan sanki benmişim gibi çığlıklar atmaya başladım. ’’Yönetmeni arayın da bu tür ani sahnelerden önce alt yazı geçsin yahu!..’’ gibi bir cümleyle de durumu kurtarmaya çalışma komikliğinde bulunuyordum. Film bittiğinde kuzenim bize dönerek, şahsıma hitaben aynen şu (terbiyesiz) sözleri söyledi: Filme mi daha çok korktum yoksa senin çığlıklarına mı hala anlayamadım..
Anlayışsız herif… Yüzüme vurma bari..
Bu bahsettiğim olay daha sonra bazı topluluklarda da başıma geldiği için uzun bir süredir korku filmi izlemiyorum. Aslında öyle çok film izleyen biri değilim. Tek başıma çok nadir görülmüştür bugüne dek. Arkadaşlarla birlikte, onlar izleyelim derse ancak.. Aklıma bir olay daha geldi. Başrolde yine aynı kuzen. Terbiyesiz herif, rahat bırakmıyor beni. Gene onların evinde (bu sefer farklı bir grupla) 5-6 kişi toplanmış gecenin bir yarısı 'Kereste' adlı tam olarak korku sayılmasa da gerilimi had safhada bir saçmalığı izliyoruz. Dağınık olarak etrafta oturduğumuzdan kimi tv’ye yakın, kimi uzak, kimi orda, kimi burda bir haldeyiz. Benim tam önümde bir çocuk vardı ve onu birazdan korkutacağını kuzenim arkamdan bana işaret etti. Hatta herkese işaret etti. Neyse izlemeye devam ediyoruz. Bir süre sonra tam gerilimli bir sahnede (bunu bizzat içinde yaşayan ben) kuzenimin planlarını unutmuş bir halde heyecanla ekrana (tıpkı yeşilçam filmi izleyen romantik bir kızın 'koş Kartal, hayır Hülya atlama o arabanın önüne' derken duyduğu o tarifsiz duygularla) bakarken, onun yerde emekleyerek önümdeki çocuğun kulakları dibinde “bööööövvvvv öğğğğğğğğğ” diye yüksek sesle çıkan canavarcasıyla havaya fırladım. Korkutulanda tık yok… Olayın bir de bilincinde olana bak. Lan önünde oluyor el insaf… Hem de haberin var… Bu kadar yani… Ne 'Kereste' si yaw. Filmin adını da yanlış yazmışım. 'Testere' olacaktı o. Akıl mı bıraktı bende bu kuzen olacak yedi kat yabancı.
Bunun nedeni ne acaba?.. Filme kendimi fazla kaptırmamdan mı acep?.. Ahanda buldum. Küçüklüğümde yaşadığım bir korku, bilinçaltımın üstüne yerleşmiş gizli bir hastalığı yıllar sonra meydana çıkardı. Evet, sebep bu… Çünkü çocukken yine bir mumya filmi izlemiş ve o gece gecenin bir yarısı uyanınca odada kimseyi bulamamış, korkudan titreyerek kapıyı açmaya ve odadan çıkıp içeri gitmeye davranmış; fakat kapının kolunu karanlıkta bir türlü bulamamış, arkamda, hemen arkamda, aha geliyo, beni ısırcak diye mumyanın nefesini ensemde hissetmiş, sonunda çığlık atmaya başlamış ( biliyordum) ve en son kapı kolunu bulunca odadan fırlayıp salona gelmiş ve herkesi orada hazır bulmanın sevinciyle ağlaya ağlaya kendimi onların yanına atmıştım. İşte bütün sebep bu. Tedavisi de hazır.Korku filmi korkusunu yenmek için korku filmi izlememek… Hem nedir o saçma sapan ‘seni yerim’ tarzı edebiyat… Bunların birinin senaristini ele geçirsem ikimiz arasında geçen bir korku filmi çekeceğim korkarım. Dedim de aklıma elm sokağı kabusu geldi… Fredy.. Tam bir konserve kutusu. Ağzını burnunu kırmak isterdim o sapığın. Gerçi televizyona bakınca fredy’den bol ne var diyor insan. Ben olsam artık korku filmi çekmem. İğrenç bir korku filmini aratıyor mu artık bu yaşananlar?.. En iyisi bu filmin dışında kalmak. Ah!.. Başarabilsek… Bana bak mumya mısın nesin, çık git lan hayatımdan.
İmdaat not var : Efendim, sizin de varsa korku filmi korkunuz lütfen paylaşın. Bakın bunda gurur yapacak herhangi bir şey yok. Anlatın rahatlayın. Mesela ben şuan süper hissediyorum. En korkunç filmi de getirseler gık bile demem. Dünya varmış yaw.