Sokak Arası Mahalle Maçlarımız...

Başlatan: yunuscoskun Tarih: 01.03.2010 22:46 Cevap: 54

YU
01.03.2010 22:46
#1

Hatırlar mısınız sokak aralarındaki o koşturmacaları kale direklerinin kalecinin boyuna göre ayarlandığı ve golün sınırsız bir aşk ile kutlandığı o maçlar... 7 devre 15te biterdi... heyecan doruktaydı ama maç 90 dk değildi... Mesela bizim maçlarımızı yaptığımız sahada tarihi skorlarımız vardı 20-2 20-3 gibi takımın adı yıldız spor benim mevkiim kale... arkadaşların deyimiyle kaleci eldivenli çocuk... o günler unutulmaz... ya siz siz unuttunuz mu ?

Sizdende hatıralarınızı alalım....Saygılarımla

MU
01.03.2010 22:55
#2

Sizin mahallenin topu patlatan komşusu yokmuydu?

YU
01.03.2010 23:02
#3
Sizin mahallenin topu patlatan komşusu yokmuydu?

bir babaannemiz vardı anti futbol teröristi onun altındaki dükkanda bizim yıldızsporun onursal başkanı özgür döşeme sahibi celal abi...

MU
01.03.2010 23:24
#4
bir babaannemiz vardı anti futbol teröristi onun altındaki dükkanda bizim yıldızsporun onursal başkanı özgür döşeme sahibi celal abi...

 

 

Futbol maceralarından bahsedilince her mahallenin çocuk gürültüsünden rahatsız olan bir sakini mutlaka oluyor. Onları anmadan geçmemek lazım : )..

 

 

 

Bu konu her ne kadar uzak olsada bize.Herkesin hayatında küçükte olsa futbol mecarası vardır.Sokağa dair pek birşey yazamasamda halen iyi bir futbol takipçisi olan abim anmadan edemedim. Oda kapısının güzel kale olduğundan haberdarsınızdır : ) sonra abiler şut çeker siz havada uçuşan topları yakalamaya çalışırsınız. Topla oynama şeklimiz farklı olduğundan 'ne biçim vuruyorsun' diye söylenirken oda 'bi topu tutamıyosun bee 'diye keyiflenir.

Sonra anneler gelir gerisi malum oyun bir şekilde sonlanır.Çünkü evde mutlaka bi hasar oluşur.

 

Bende abim kulaklarını çınlatmak istedim : )

DE
01.03.2010 23:44
#5

Bizim mahallenin o gürültüden rahatsız olan sakini bir köpekti :)

 

Az düşmedi peşimize zâlimin iti...

HA
02.03.2010 00:38
#6

yokuş aşağıya asfalt yolda yıllarca nasıl top oynadığımızı hala kestiremiyorum . o geçtiğim yolda hergün....

nekadarda manyak olduğumuzu düşünüyorum bazen. bırak düz yolu.... yokuşta oyna.....varmı böyle bişey.

yada böyle birşeyin oynanmış olması yüzde kaçtır sizce??

SE
03.03.2010 13:01
#7

Kendime kırmızı siyah bir forma bulup(güya yozgatspor forması)arkasınaizinsizce evden alınmışbi kumaştan kestiğim 1ve 0 rakamıyla 10u yapıştırıcıyla yapıştırmıştım tekrar çıkınca dikmiştim tek tek.El emeği göz nuruydu.Şimdi nerde kimbilir.Mahallenin çeşmesi kale olurdu tek kale maç sonra arabanın altında kalıp patlayan toplarımız.Ondan sonra ne kadar halısahada,çimsahada oynasakta tutmadı onların yerini.Ne güzel günlerdi.Mahallede bide namaz vakti oynadığımızda cemaatten bize kızan amcalarımız.Onların bile tadı farklıydı.Bu konuyu açtığı ve o güzel anıları tekrar yaşattığı için yunuscoskun kardeşime teşekkür ediyorum.Saygılarımla...

IB
03.03.2010 18:59
#8

Bir kaç kişi aynı anda topun peşine koşunca, kabiliyete göre topa sahip olma şiar edildiğinde oynamayı bıraktım..

Bu şiarı anlamam bir kaç oyundan sonra vaki oldu...

 

Çocukluğuma dair anılarım; bir koltuğua gömülüp, gözlerim kararna kadar kitap okumaktan öteye pek geçemedi: (

03.03.2010 20:58
#9

''FESUPANALLAH''

YU
07.03.2010 13:51
#10

Ah Ah canım öyle bir çekiyor ki mahalle maçı yapmayı düşüp bir yerlerimi yaralamayı , 2.5 lt kola için yapılan maçların yarıda kalmasını... Ah ah canım yanıyor ve canım çekiyor... O dostları bulamıyorum... O maçları yapamıyorum... Sizleri özlüyorum dostlar...

ZI
07.03.2010 20:13
#11

Ne günlerdi ya hu.Bi Türkan yenge vardı,kocası da Dursun amca. Biz top peşinde koşarken bağırırdı yeter diye biz de ona daha yeni başladık Türkan amca,Dursun yengeden izin aldık diye bağırırdık :) bıt bıt susmazlardı.

Bakkal Ayhan abi bize sponsor olur maç sonrasında kola içerdik.

Bunlar çocukken..Bi de okulun mescidinde gazete kağıtlarından top yapar maç ederdik boş derslerde :)

PE
07.03.2010 20:53
#12

Ah ah ne günlerdi yaa sahiden. :) Biz de yapardık mahalle maçları. Daha doğrusu ismi mahalle maçıydı ama aslında sokaklar arasında yaşanan bir rekabetin ismiydi. Neden mahalle maçı dendiğini ben de bilmiyorum. Ama öyleydi. Emek sokak ile ürkmez sokak arasında yaşanan ezeli rekabetin ebedi galibi emek sokak olurdu. Ben de tabiki o sokaktandım. Hatta bazen top sahası yani sokak biraz daha büyük olsun diye aradan geçen başka bir sokağa aldırış edilmezdi ama sokakların kesişim noktasına gelindiğinde herkes durur araba gelip gelmediğini kontrol edip depar atmaya öyle devam ederdi. :) Hatta bazen o mevkiye benim gibi top oynamayanlardan birisi dikilir araba gelip gelmediğini haber verirdi. Çamlıca etekleri inişli çıkışlı olduğundan bizim cocukların maçlarında da top devamlı kaçardı. Ama kural hep aynıydı: Atan alır veya alan başlar. Bazen top yokuştan aşağı giderdi, taaaaaaaaa dereye kadar.... Dere dediğim de yaklaşık 300 mt aşağıda kalan biryerdi. Topun kaçmasını fırsat bilen tuzu kurular sularını içerler ve hatta top hala gelmediyse eletirik direğine tırmanıp yukardaki bahçeye dalar ve meyvelerini de yiyip enerji depolarlardı. Maçlar genelde 10 devre 20 biter olurdu.

 

 

Kuru fasülyeler, nemli fasülyeler, devrelikler, çaylaklar, armutlar ve bilimum sebze meyve de bu takımlarda yer alırlardı. Sokakların kızları tezahürat edip kendi sokaklarını desteklerlerdi. Bu maçlar kolasına veya gazozuna olurdu ve kazanan takım bakkal sadık amcadan alınmış olan kolasını içerken "enayi kolası" demeyi asla unutmazdı. Eğer şişe kolasına ise kazananlar içmeden evvel çalkalayıp püskürtürler ve rakip takım oyuncularını iyice gıcık ederlerdi.

 

Karma maçlar başlamadan evvel adım atışılırdı:

- Alırım veririm ben seni yenerim, babanın bıyığını keserim, gazeteye ilan veririm.

-Alamazsın veremezsin sen beni yenemezsin gazeteye ilan veremezsini, babamın bıyığını kesemezsin.

Cümleleri karşılıklı söylenir belli mesafelerden birbirlerine doğru gelen takım kaptanları bu cümleleri söylerken kelime başı adım atarlardı. Rakibinin ayağına ilk basan ilk adamını seçerdi. İlk seçilen adam tabiki bekım gibi bişey olurdu. En favori topçu... :) Hiç unutmam Ali dayı diye bir dayı vardı. Çok sinir bozucu bir adamdı. Topları keser, topçuları kovalardı. Çocuklar da ondan kaçmaktan adeta zevk alırcasına topu duvarlarına patır patır isabet ettirir, bahçesine atarlardı. Ali dayının kapısının çıkırtt diye açılmasıyla herkes sıvışırdı. Bi keresinde ali canı yakalayıp tokatlamıştı da sonra alicanın babası gelmiş ali dayıya dayılanmıştı.

 

Her neyse işte... Çamlıca eteklerinde böyleydi sokak maçları...

IB
07.03.2010 22:23
#13

Pembegül Hanım öyle bir anlatmış ki; evin balkonu; yahut duvar üstünden adım alışları hatırladım. Bir an Ziya Osman Sabanın "çocukluğum" şiiri geldi aklıma..

 

Güzel günlerdi.. Saf,temiz, günahsız... oyun aralarında "Ezana az kaldı, camiye gidin" diyen annemin kulaklarımdaki yankısı...

 

Akşam üzeri babamın arabasınn kapısını açmak için koşturmam; babamın araba etrafında koştuğum için telaşlanması....

07.03.2010 22:56
#14

Pembegül hanımın dikildiği mevkiyi çok iyi bilirim.Çok esef verici bir konu fazla bahsetmesem iyi olacak.Site içinde bir futbol turnuvası düzenlense ya,Pembegül'ü yine o mevkiye dikeriz.Çorbaya tuzum olsun diye kolalarda benden....:)

PE
07.03.2010 23:07
#15
Pembegül hanımın dikildiği mevkiyi çok iyi bilirim.Çok esef verici bir konu fazla bahsetmesem iyi olacak.Site içinde bir futbol turnuvası düzenlense ya,Pembegül'ü yine o mevkiye dikeriz.Çorbaya tuzum olsun diye kolalarda benden....:)

 

Ahah hah hah. :) Daima orta saha oynamayı tercih etmişimdir. Ama site içinde futbol turnuvası düzenlense türübünde oturmayı tercih ederdim herhalde. Beceremediğimden değil efendim, maradonanın deyimi ile, servet gibi kazmalarla top oynamayı profesyönel futbol yaşantım için bir tehlike olarak gördüğümden türübün koltukları daha cazip göründüğünden. Yoksaaaa her türlü golleri saydırırız alimallah. :)

 

Kola devri kapandı efendim. Eskiden fakirlik vardı, kola az bulunan bir nimetti de o yüzden çok rağbet görürdü. Şimdi öyle mi ama? Millet su yerine kola içiyor. Hele BİM denen ucuzluk mağazasında 1 liraya satıyorlar kolanın iki buçuğunu. Sudan bile ucuz.. Kolayı biz kendimiz alırız sen bi tepsi baklava getir. :)

08.03.2010 00:18
#16
Ahah hah hah. :) Daima orta saha oynamayı tercih etmişimdir. Ama site içinde futbol turnuvası düzenlense türübünde oturmayı tercih ederdim herhalde. Beceremediğimden değil efendim, maradonanın deyimi ile, servet gibi kazmalarla top oynamayı profesyönel futbol yaşantım için bir tehlike olarak gördüğümden türübün koltukları daha cazip göründüğünden. Yoksaaaa her türlü golleri saydırırız alimallah. :)

 

Kola devri kapandı efendim. Eskiden fakirlik vardı, kola az bulunan bir nimetti de o yüzden çok rağbet görürdü. Şimdi öyle mi ama? Millet su yerine kola içiyor. Hele BİM denen ucuzluk mağazasında 1 liraya satıyorlar kolanın iki buçuğunu. Sudan bile ucuz.. Kolayı biz kendimiz alırız sen bi tepsi baklava getir. :)

 

Ya niye çaktırıyorsun Pembegül.Ben de Le cola almayı düşünüyordum,baklava oldukça ağır bir tatlı zaten o kadar yorgunluk üzerine ne yapacaksınız onu,Bim'in buz gibi bol şekerli le cola'sı dururken.Tadı hafiften baklavayı da andırıyor zaten :)

 

İlla ki kola içmeyiz derseniz ajan abi'den altı tane simit alırım aranızda bölüşürsünüz,olmadı susamlarını da paylaşırsınız.Ahaha hah haa hahh :)

PE
08.03.2010 01:25
#17

Anlamıştım zaten... :tek_dis: Biz küçükken kola tozu vardı böyle küçük paketler içinde. Onu suyun içine atardık kola gibi bişey olurdu. :D Ne olduğunu ben de bilmiyorum sadece kokusu kolayı andırmakla kalıyordu. O zamanlar zaten kolanın kokusu bile lükstü be sen ne konuşuyorsun. :shiny: Hey gidi günler hey. Kola tozundan başka bir de leblebi tozu vardı mesela. Küçücük plastik kaseler içinde, kamışı ile birlikte satılırdı. Kamışla çekerdikte, genzimize kaçardı öksürmekten bir hal olup doğru mehmet ağa camisinin kuyu suyuna koşardık. Ama yine de tekrar tekrar gidip alırdık leblebi tozunu. Napalım çok ucuzdu ve güzeldi de. Ayrıca kaymaklı külahlara, patlayan şekerlere, yumuyum ve avanesine de elimize geçen üç beş kuruşu yatırmaktan asla geri durmazdık. Tipitip, big babol, şıpsevdi, sulugöz (ismini söleyince bile ağzım sulanıyor) gözde sakızlarımızdandı. Tatsız sakız çiğneyen bir grup da vardı tabi. Özcan, baycan, aycan, bircan, falım, ilvanlım tutulan tatsız sakızlardandı. Ben bunlardan hiçbirini sevemedim ne yazık ki. Özellikle ilvanlım berbattı. İlvanlım deyince de aklıma hep izzet-i altınmeşe gelir nedense.

 

Koladan da vazgeçtik sen git en iyisi halk ekmek al 2 tane böler böler yutarız. Zaten maksat boğazımızdan midemize bişeyler inmesi değil mi canım. Yanında poşet götürmeyi de unutma, yoksa poşete ayrı para verirsin. Biz eskiden öyle yapardık, haberin olsun yani. B)

EL
08.03.2010 01:30
#18
Anlamıştım zaten... :tek_dis: Biz küçükken kola tozu vardı böyle küçük paketler içinde. Onu suyun içine atardık kola gibi bişey olurdu. :D Ne olduğunu ben de bilmiyorum sadece kokusu kolayı andırmakla kalıyordu. O zamanlar zaten kolanın kokusu bile lükstü be sen ne konuşuyorsun. :shiny: Hey gidi günler hey. Kola tozundan başka bir de leblebi tozu vardı mesela. Küçücük plastik kaseler içinde, kamışı ile birlikte satılırdı. Kamışla çekerdikte, genzimize kaçardı öksürmekten bir hal olup doğru mehmet ağa camisinin kuyu suyuna koşardık. Ama yine de tekrar tekrar gidip alırdık leblebi tozunu. Napalım çok ucuzdu ve güzeldi de. Ayrıca kaymaklı külahlara, patlayan şekerlere, yumuyum ve avanesine de elimize geçen üç beş kuruşu yatırmaktan asla geri durmazdık. Tipitip, big babol, şıpsevdi, sulugöz (ismini söleyince bile ağzım sulanıyor) gözde sakızlarımızdandı. Tatsız sakız çiğneyen bir grup da vardı tabi. Özcan, baycan, aycan, bircan, falım, ilvanlım tutulan tatsız sakızlardandı. Ben bunlardan hiçbirini sevemedim ne yazık ki. Özellikle ilvanlım berbattı. İlvanlım deyince de aklıma hep izzet-i altınmeşe gelir nedense.

 

Koladan da vazgeçtik sen git en iyisi halk ekmek al 2 tane böler böler yutarız. Zaten maksat boğazımızdan midemize bişeyler inmesi değil mi canım. Yanında poşet götürmeyi de unutma, yoksa poşete ayrı para verirsin. Biz eskiden öyle yapardık, haberin olsun yani. B)

 

Hepimizin çocukluğu şöööyle bir gözümüzün önünden geçti :D Sakız analizleri çok güzel ama ilvanlım kısmında bir ayrılığa düştüm açıkçası ...İlvanlım deyince benim aklıma Belkıs Akkale geliyor :) Belki de düet filan yapmışlardır :)

PE
08.03.2010 01:32
#19

İzzet-i İkram diye bi şovları vardı bunların beraber, fi tarihinde. Birlikte söylerlerdi bu şarkıyı. :tek_dis: Belkız İzzet'in ekürisi gibi bişeydi zaten.

EL
08.03.2010 01:37
#20

Aaahhh eski programlar aaahhh...Şimdi nerde böyle programlar,böyle şarkılaaaar...:tek_dis: Gerçi hatırlamıyorum programı ya neyse :shiny:

08.03.2010 01:40
#21
Anlamıştım zaten... :tek_dis: Biz küçükken kola tozu vardı böyle küçük paketler içinde. Onu suyun içine atardık kola gibi bişey olurdu. :D Ne olduğunu ben de bilmiyorum sadece kokusu kolayı andırmakla kalıyordu. O zamanlar zaten kolanın kokusu bile lükstü be sen ne konuşuyorsun. :shiny: Hey gidi günler hey. Kola tozundan başka bir de leblebi tozu vardı mesela. Küçücük plastik kaseler içinde, kamışı ile birlikte satılırdı. Kamışla çekerdikte, genzimize kaçardı öksürmekten bir hal olup doğru mehmet ağa camisinin kuyu suyuna koşardık. Ama yine de tekrar tekrar gidip alırdık leblebi tozunu. Napalım çok ucuzdu ve güzeldi de. Ayrıca kaymaklı külahlara, patlayan şekerlere, yumuyum ve avanesine de elimize geçen üç beş kuruşu yatırmaktan asla geri durmazdık. Tipitip, big babol, şıpsevdi, sulugöz (ismini söleyince bile ağzım sulanıyor) gözde sakızlarımızdandı. Tatsız sakız çiğneyen bir grup da vardı tabi. Özcan, baycan, aycan, bircan, falım, ilvanlım tutulan tatsız sakızlardandı. Ben bunlardan hiçbirini sevemedim ne yazık ki. Özellikle ilvanlım berbattı. İlvanlım deyince de aklıma hep izzet-i altınmeşe gelir nedense.

 

Koladan da vazgeçtik sen git en iyisi halk ekmek al 2 tane böler böler yutarız. Zaten maksat boğazımızdan midemize bişeyler inmesi değil mi canım. Yanında poşet götürmeyi de unutma, yoksa poşete ayrı para verirsin. Biz eskiden öyle yapardık, haberin olsun yani. B)

 

Aramızda kuşak farkı var amma hemen hemen aynı sakızları çiğnemişiz hayret doğrusu :DO tozların hiçbirini hatırlamıyorum,leblebi tozunu annem anlatırdı kola tozunu duymadım ve görmedim.Kelebek tokalar vardı bir de hiç unutmuyorum,kağıt bebekleri görmüştüm kağıttan elbiseleri vardı.Ne eğlenceliydi ah ahh

 

Niye halk ekmeğe gideyim.Ajan abi'den bedavaya yanmışlarını alırım ben merak etme... :)

PE
08.03.2010 01:50
#22

Zaten saydığım tatlı sakızların ,tipitip hariç, hepsi bugün de var. :tek_dis: Tatsızları çiğnediğini düşünmüyorum ama... Falım da var hala. Leblebi tozunu yiyememiş olmak çok büyük bir eksiklik. O boğazında kalması, ağzındayken konuşmaya çalışınca ortalığı bir toz bulutunun kaplaması apayrı zevklerdi. Yazık ki sen bunları tadamamışsın.

 

Ajan sana bedava susam bile vermez. :shiny: Ama sabredip de akşamı beklersen elinde kalan artık bir kalastan farkı olmayan susamları dökülmüş simitlerin 5 ini 1 liraya verebilir.

08.03.2010 01:55
#23
Zaten saydığım tatlı sakızların ,tipitip hariç, hepsi bugün de var. :tek_dis: Tatsızları çiğnediğini düşünmüyorum ama... Falım da var hala. Leblebi tozunu yiyememiş olmak çok büyük bir eksiklik. O boğazında kalması, ağzındayken konuşmaya çalışınca ortalığı bir toz bulutunun kaplaması apayrı zevklerdi. Yazık ki sen bunları tadamamışsın.

 

Ajan sana bedava susam bile vermez. :shiny: Ama sabredip de akşamı beklersen elinde kalan artık bir kalastan farkı olmayan susamları dökülmüş simitlerin 5 ini 1 liraya verebilir.

 

Leblebi tozu kulağa iğrenç geliyor.Ağzımdan burnumdan toz çıkacak ıyyy terrible:)

Vermezse artık mecbur le cola ile idare edeceksiniz ya da tribünde kalacak birisi olarak baklavayı sen alırsın bu da iyi bir fikir.

MI
08.03.2010 16:36
#24
Niye halk ekmeğe gideyim.Ajan abi'den bedavaya yanmışlarını alırım ben merak etme... :shiny:

 

Ne demek efenim, lafımı olur.. Yalnız, benim o fevkaladenin fevkinde simitlerimin içlerinde yanmış simit/simitler olabileceğini bir lahza olsun dahi tahayyül etmeniz hakikaten şahsiyetinizle bağdaştıramadığım bir durum.

 

Ajan sana bedava susam bile vermez. :tek_dis: Ama sabredip de akşamı beklersen elinde kalan artık bir kalastan farkı olmayan susamları dökülmüş simitlerin 5 ini 1 liraya verebilir.

 

Yok efem, öyle değil. Yanlış tanımışsınız beni. Aslında o ajanik dış görünüşün altında bir simitçinin kalbi kadar hassas bir bünye yatar.

 

Neyse lafı uzatıpta forum zabıtalarını başımıza toplamayalım. Hem sonra bize zat-ı şahanelerinin mülkü azamlarından tahsis edilen başlık noldu? Orada devam etsemiydik ki yahu.. Cık cık..

IB
08.03.2010 19:08
#25

E ajan bazen aklını kullanırdı diye düşünmem boşa değilmiş..

 

Belediye zabıtasından çektiğini; bizden çekmekten korkup susmasını bilmesini taktir ettim)))

YU
08.03.2010 20:08
#26

Ya arkadaşlar istanbulda bir halı saha maçı yapalım canım çekti... Çıkar mı kadro buradan.... Kaleciniz benim... Bilginiz olsun...

MI
08.03.2010 20:16
#27
E ajan bazen aklını kullanırdı diye düşünmem boşa değilmiş..

 

Belediye zabıtasından çektiğini; bizden çekmekten korkup susmasını bilmesini taktir ettim)))

 

gümüşmühür ne diyo bu? Ahahaha.

 

 

Bak sen, zabıta-1 teşrif etti hemen.. Adam benim mesaj yazmamı bekliyor ki kuyruk acılarının intikamını öyle yahut böyle alabilsin. Bak çekirge, senin yazdıklarını okudukça 'Cübbeli Ahmed Hoca' başlığında senin hakkında yaptığım tespitlerin ne denli isabetli olduğunu anlıyorum. Understand? O kıt aklını fazla zahmete sokma benimle alakalı yorum yapmak için. Ne diyeceksen açık ve net söyle..

 

Senin neyinden korkayım bre gafil! Sen kimsin ki? Ya da siz kimsiniz? Ortakların kim? Hele söyle bakalım.. Adama bak ya, kendini ciddi ciddi forumun ağası zannetmeye başladı. Senden, senin tıynetindeki insalardan korkup susacağıma, şu lahza can vermeyi bin kere yeğlerim. Adımı ağzına alırken besmele çek (me) tabi! Ahahaha. Ama dikkat et; o çenen düşmesin ismimi sayıklamaktan..

IB
08.03.2010 22:10
#28

Yunus Abi uyarın için teşekkür ederim. Allah razı olsun. Lakin arkadaşın simit tezgahını Kaf Dağında sanmasından vuku bulan sıkıntı; asıl mesele.

Kuyruk acısını nereden çıkardın: ) Hoca mevzuusunda verdiğiniz puanlar kimin umurunda? Kimsiniz ki?

Gayet hoş bir başlığı okumaya kalktığımızda sizin artık iğrençleşen üslubunuzu görüp cevap vermem; sizi takip edip cevap vermek amacı güttüğümü kanıtlayamaz. Ki bu yine eski konulardan şahit olduğum, sizin zan ile hüküm verme hastalığınızın artık kaçıncı ortyaya çıkışı...

 

Her sözünü birilerine teyit ettirme ihtiyacı da kimin, birileri olmadan konuşamadığının göstergesi sanırım.

Hakkınızı helal ediniz.. Bir dahakine özel dışında sizin hiç bir iddianızı cevaplandırmayacağım..(Bu bana bir şeyi hatırlattı ama: )))

08.03.2010 23:38
#29
Her sözünü birilerine teyit ettirme ihtiyacı da kimin, birileri olmadan konuşamadığının göstergesi sanırım.

Hakkınızı helal ediniz.. Bir dahakine özel dışında sizin hiç bir iddianızı cevaplandırmayacağım..(Bu bana bir şeyi hatırlattı ama: )))

 

 

O birileri yokken kastettiğiniz şahıs senelerce kendisini oldukça başarılı bir şekilde ifade etmişken,o birisinin cılız sesi mi konuşmasını sağlıyor.Tuhaf bir iddia ama neyse.Size hatırlatan şey, bir kişi ise eğer şey kelimesini o kişiye yapılmış bir hakaret olarak mı addetmek lazım?

IB
08.03.2010 23:43
#30

Kendinizi tevazuun kanatlarına vererek; abinizi uçurmak isteği güzeldi : )))

 

O şey bir kişi değil.. size de mi su i zan ile hüküm vermek bulaştı?

08.03.2010 23:49
#31
Kendinizi tevazuun kanatlarına vererek; abinizi uçurmak isteği güzeldi : )))

 

O şey bir kişi değil.. size de mi su i zan ile hüküm vermek bulaştı?

 

Kimseyi uçurma gayretin de falan değilim, tevazu konusunda ise ne söylesem tevazu olarak anlaşılacağı için susuyorum...

 

Üstü kapalı cümleleriniz sayesinde evet Burak kardeşim birazcık bana da bulaştı :tek_dis:

IB
08.03.2010 23:52
#32

Ayol bir tutturdunuz üstü kapalı..: )

 

Sizin anlamamanız gayet doğal.. Oradaki muhatabım ajan kardeşimizdi.. Kendisinin bilebileceği bir meseleyi sizin bilememeniz;o konudaki uslubumu sizin için üstü kapalılık konumuna getirebilir..Orada muhatabım siz olmadığınız için bu beni alakadar da etmez....

09.03.2010 00:36
#33
Ayol bir tutturdunuz üstü kapalı..: )

 

Sizin anlamamanız gayet doğal.. Oradaki muhatabım ajan kardeşimizdi.. Kendisinin bilebileceği bir meseleyi sizin bilememeniz;o konudaki uslubumu sizin için üstü kapalılık konumuna getirebilir..Orada muhatabım siz olmadığınız için bu beni alakadar da etmez....

 

O söz bana aitti ama o yüzden alındım...Bkz:Cüppeli Hoca konusunda ki polemiklere....

 

Neyse sustum tamam.Konuyu dağıtmayalım daha fazla

EL
09.03.2010 00:56
#34

Oooo burası yine ateş alanına döndü neyse ben iletilerimi de alıp kaçıyorum :tek_dis:

MI
09.03.2010 11:43
#35
Yunus Abi uyarın için teşekkür ederim. Allah razı olsun. Lakin arkadaşın simit tezgahını Kaf Dağında sanmasından vuku bulan sıkıntı; asıl mesele.

Kuyruk acısını nereden çıkardın: ) Hoca mevzuusunda verdiğiniz puanlar kimin umurunda? Kimsiniz ki?

Gayet hoş bir başlığı okumaya kalktığımızda sizin artık iğrençleşen üslubunuzu görüp cevap vermem; sizi takip edip cevap vermek amacı güttüğümü kanıtlayamaz. Ki bu yine eski konulardan şahit olduğum, sizin zan ile hüküm verme hastalığınızın artık kaçıncı ortyaya çıkışı...

 

Her sözünü birilerine teyit ettirme ihtiyacı da kimin, birileri olmadan konuşamadığının göstergesi sanırım.

Hakkınızı helal ediniz.. Bir dahakine özel dışında sizin hiç bir iddianızı cevaplandırmayacağım..(Bu bana bir şeyi hatırlattı ama: )))

 

Hah, Yunus Abi'nizi dinleyin şöyle. Size bu yakışır edep (!) timsali gençler..

 

Simit tezgahımı Kaf Dağı'nda yahut Himalayalar'da sanmam seni alakadar etmez. Her şeye o burnunu sokma bundan sonra. Bu sana ders olsun e mi canım? Eğer benim kendimi bir şey sandığımı iddia ediyorsan benimle alakalı şeyler yazma, çizme, yorum yapma o zaman! İşine bak birader. Git Yunus Abi'nin başlıklarında yaz, çiz, yorum yap. Arada Gökhan Çakmaz'ınla paslaş, munir'e orta aç. He canım, böyle takıl sen..

 

Kuyruk acısını nereden çıkardım? Senden çıkardım noktalı virgül mütefekkiri, senden. Seninle yazışmalarımıza şöyle bir göz gezdirilse kafidir kuyruk acısının esbab-ı mucibesini anlamak için. Gayet hoş bir başlığa her zaman olduğu gibi, kaçak göçek cevap yazan sana, lafları eğip büken şahsına verdiğim cevapların nasıl olmasını bekliyordun? Bay kendine müslüman.. Zan ile hüküm vermiyorum; yazdıkların, yorumların ortada.. El insaf! Bunlara binaen konuşuyorum noktalı virgül mütefekkiri.

 

Her sözümü birilerine teyid mi ettiriyorum. Yuh senin kalemine, yuh! Dediğini ispat edecek çapta olmadığını bildiğimden, bir müfteri kadar aşağılaşmanı hayretle takip ediyorum. Kaç yazımı kaç kişiye teyid ettirmişim noktalı virgül mütefekkiri? Söyle bakalım! Eğer ispat etmezsen düpedüz müfterisin, bunu bilesin.

 

Hakkınızı helal ediniz. Cık cık cık! Güzel bağladın ha.. Söv, say ondan sonra hakkınızı helal edin moduna geç. Ya bırak Allah aşkına bay kendine müslüman. O kadar çok şahsiyetine güveniyorsan ahirette hesaplaşırız, olur mu canım. Kim ak, kim kara, kim boynuzlu ortaya çıkar o zaman..

 

İddialarımı cevaplandırmayacakmış.. Ahahaha. Cevapla, nolur cevapla! Ya afbuyur sen kendini ne zannediyorsun be kaçak şövalye! Ha, ne zannediyorsun? Cevaplamayacakmış... Breh, breh, breh..

 

De get kumda oyna!

 

O birileri yokken kastettiğiniz şahıs senelerce kendisini oldukça başarılı bir şekilde ifade etmişken,o birisinin cılız sesi mi konuşmasını sağlıyor.Tuhaf bir iddia ama neyse.Size hatırlatan şey, bir kişi ise eğer şey kelimesini o kişiye yapılmış bir hakaret olarak mı addetmek lazım?

 

gümüşmühür teşekkür ederim. Allah razı olsun teyid ettin cümlelerimi. Teyid etmeseydin mahvolurdum ben. Böyle buyurdu ibni.ss.. Ahaha.

 

Kendinizi tevazuun kanatlarına vererek; abinizi uçurmak isteği güzeldi : )))

 

O şey bir kişi değil.. size de mi su i zan ile hüküm vermek bulaştı?

 

Hadi ya.. Delikanlı aklın başında mı senin? Uçurmak hususunda kimse senin ve tayfanın eline su dökemez. Defaatle müşahade eyledik Usta Splinter'ı uçurma şovlarınızı.

YU
09.03.2010 14:11
#36
Yunus Abi uyarın için teşekkür ederim. Allah razı olsun. Lakin arkadaşın simit tezgahını Kaf Dağında sanmasından vuku bulan sıkıntı; asıl mesele.

Kuyruk acısını nereden çıkardın: ) Hoca mevzuusunda verdiğiniz puanlar kimin umurunda? Kimsiniz ki?

Gayet hoş bir başlığı okumaya kalktığımızda sizin artık iğrençleşen üslubunuzu görüp cevap vermem; sizi takip edip cevap vermek amacı güttüğümü kanıtlayamaz. Ki bu yine eski konulardan şahit olduğum, sizin zan ile hüküm verme hastalığınızın artık kaçıncı ortyaya çıkışı...

 

Her sözünü birilerine teyit ettirme ihtiyacı da kimin, birileri olmadan konuşamadığının göstergesi sanırım.

Hakkınızı helal ediniz.. Bir dahakine özel dışında sizin hiç bir iddianızı cevaplandırmayacağım..(Bu bana bir şeyi hatırlattı ama: )))

 

 

Kendinizi tevazuun kanatlarına vererek; abinizi uçurmak isteği güzeldi : )))

 

O şey bir kişi değil.. size de mi su i zan ile hüküm vermek bulaştı?

 

 

Ayol bir tutturdunuz üstü kapalı..: )

 

Sizin anlamamanız gayet doğal.. Oradaki muhatabım ajan kardeşimizdi.. Kendisinin bilebileceği bir meseleyi sizin bilememeniz;o konudaki uslubumu sizin için üstü kapalılık konumuna getirebilir..Orada muhatabım siz olmadığınız için bu beni alakadar da etmez....

 

 

 

Burak Burak Burak 2. uyarım sana yeter bak kardeşim... İşin şekli değişiyor... Diğer arkadaşlar beni tanımaz ama seninle bir kardeşlik hukukumuz var... Bu hukuk adına rica ederim sus...Ötesi beni alakadar etmez zaten...

PE
12.03.2010 00:41
#37

:tek_dis: Ben varım. Bakın kafamda top bile sektiriyorum, daha ne olsun. :shiny:

12.03.2010 01:02
#38

Tamam ben de varım o zaman:D

PE
12.03.2010 01:08
#39

Ama sen kafanla değil ayağınla bile saydıramazsın ki. Senden olsa olsa 12. kişi olur. Yani taraftar... Sonra hakeme gözlük eline de sözlük diye bağırırsın, çiftliğinde ali babanın. :tek_dis:

PE
12.03.2010 01:29
#40

Olurrrrrr... Kızmazlar herhalde. :tek_dis:

MI
12.03.2010 18:31
#41
Buradan istanbulda bulunan site sakinlerine sesleniyorum...Babalar bir halı saha maçı yapsak... Bu işe varım diyenler el kaldırsın... :tek_dis:

 

Hacı Yunus kadronu hazırla. Benim muhtemel kadro şöyle:

 

Kalede; kale küçük Rado büyük esprisine maruz kalma ihtimali yüksek zat-ı muhterem; trradomir, geri üçlü de: top geçer adam geçmez namıyla meşhur AhıskaLı, onun hemen yanında beton mürid.. Orta sahada; Messi'nin çakması ArdaTuranvari; mitajanı, Zidane'ın halefi; ehl-i kalender, sol açıkta Ronaldinho'yu mumla aratacak adam; Basmacı. Ve ileri de gizli forvetimiz; görünmez. Teknik direktör; Kolbastının günümüz versiyonunun şekillenmesinde emeği olduğuna inandığım Zalim Abi.

 

12. adamlarımız da belli; pembegül ve gümüşmühür..

 

Takımın adı: KarmanÇorman FC

 

Yani bu adamları ayarlayabilirsem -ki çok zor- sizin takımı duman ederiz. Ama bu adamların bir araya gelmesi şart. Lütfen gençler bir araya gelin de Yunus Yunaytıd FC'yi yenelim.

12.03.2010 18:51
#42

Onikinci adam yaptın ya beni ajan abi sağol ne diyim daha.Vazgeçtim zaten siz oynayın istemezük...

MI
12.03.2010 19:01
#43
Onikinci adam yaptın ya beni ajan abi sağol ne diyim daha.Vazgeçtim zaten siz oynayın istemezük...

 

Kazan kaldırıyorsunuz demek. Ama ne yapayım kardeşim şimdi ben? Bu maçı mutlaka almamız lazım. Sitede yoksa rezil oluruz. Demezler mi sonra KarmanÇorman FC, Yunus Yunaytıd FC karşısında hezimet yaşadı diye. Hem sonra seni kadroya alsam pembegül kardeşte heveslenecek, işin yoksa onunla uğraş. Zaten kesin maçta hır çıkarır, pembe kart, aman kırmızı kart görür takımı yalnız bırakır. Lütfen anlayış gösterin. Hem teknik direktör Pep Zalimiona. Kadroyu o hazırlayacak, oyuncu tercihlerine lütfen saygı duyalım hocamızın.

 

Forever KarmanÇorman!

ZA
12.03.2010 19:38
#44

''...o ajanik dış görünüşün altında bir simitçinin kalbi kadar hassas bir bünye yatar.''

Ya öyle demek... Ne iyi, ne güzel...

 

''Kalede; kale küçük Rado büyük esprisine maruz kalma ihtimali yüksek zat-ı muhterem; trradomir, geri üçlü de: top geçer adam geçmez namıyla meşhur AhıskaLı, onun hemen yanında beton mürid.. Orta sahada; Messi'nin çakması ArdaTuranvari; mitajanı, Zidane'ın halefi; ehl-i kalender, sol açıkta Ronaldinho'yu mumla aratacak adam; Basmacı. Ve ileri de gizli forvetimiz; görünmez. Teknik direktör; Kolbastının günümüz versiyonunun şekillenmesinde emeği olduğuna inandığım Zalim Abi.''

 

Mitajan'ı teknik direktörlüğü bana vermiş, e teşekkürler... Ajanımız bir şeyi fark etmiş olcak ki, hemen ikinci bir mesajta düzeltmeye gitti:

''Hem teknik direktör Pep Zalimiona. Kadroyu o hazırlayacak, oyuncu tercihlerine lütfen saygı duyalım hocamızın'' diyiverdi...

Yani ilk önce kadroyu kendi oluşturdu, sonra da galiba cümledeki çelikiyi fark etti ve işi bize bıraktı... Aslında Trradomir varken bu hocalığa pek girişesim gelmiyor... Neyse... Yinede fikrimi söyeleyeyim efendim... Birkere kaptan Trradomir olur... Mitajan'ı ve Pembegülü de orta sahaya alırım... Diyerleri de serbest oynasın, biz bu macı alırız...

Mitajanına özel bir soru: Yahu kuzum, bu karmaçorman ismini nereden buldun öyle... Nasıl gülüyordunuz, ahhaahhahuuaha... Herhalde olmuştur gülmem... Şu çık çık çık olayı da bir garip... Hapşüüüuuuuu.... Üstünüze afiyet, üşüttümde...

 

Mahalle maçları ve ben... Ah hangisini anlatayım, hangisini... Birkeresinde kendimize zil bile almıştık... Aramızdan birini hakem seçtik ve düdüğü de eline verdiydik... Ha, ben uzaktan goller çok atardım... en çokta direkten dönen toplar hoşuma giderdi... Hele bir arkadaş vardı, şutlarından sonra goooool değilllll diye bağırıtı hep....

YU
12.03.2010 19:57
#45

Ajan sen o kadroyu çıkart ben hükmek 10-0 mağlubiyete hazırım agacım ya bir maç yapalım dedik ohhoo iş yine geyik oldu... Abi yok mu top oynayacak baba yiğitler... :tek_dis:

MI
12.03.2010 20:32
#46
''...o ajanik dış görünüşün altında bir simitçinin kalbi kadar hassas bir bünye yatar.''

Ya öyle demek... Ne iyi, ne güzel...

 

''Kalede; kale küçük Rado büyük esprisine maruz kalma ihtimali yüksek zat-ı muhterem; trradomir, geri üçlü de: top geçer adam geçmez namıyla meşhur AhıskaLı, onun hemen yanında beton mürid.. Orta sahada; Messi'nin çakması ArdaTuranvari; mitajanı, Zidane'ın halefi; ehl-i kalender, sol açıkta Ronaldinho'yu mumla aratacak adam; Basmacı. Ve ileri de gizli forvetimiz; görünmez. Teknik direktör; Kolbastının günümüz versiyonunun şekillenmesinde emeği olduğuna inandığım Zalim Abi.''

 

Mitajan'ı teknik direktörlüğü bana vermiş, e teşekkürler... Ajanımız bir şeyi fark etmiş olcak ki, hemen ikinci bir mesajta düzeltmeye gitti:

''Hem teknik direktör Pep Zalimiona. Kadroyu o hazırlayacak, oyuncu tercihlerine lütfen saygı duyalım hocamızın'' diyiverdi...

Yani ilk önce kadroyu kendi oluşturdu, sonra da galiba cümledeki çelikiyi fark etti ve işi bize bıraktı... Aslında Trradomir varken bu hocalığa pek girişesim gelmiyor... Neyse... Yinede fikrimi söyeleyeyim efendim... Birkere kaptan Trradomir olur... Mitajan'ı ve Pembegülü de orta sahaya alırım... Diyerleri de serbest oynasın, biz bu macı alırız...

Mitajanına özel bir soru: Yahu kuzum, bu karmaçorman ismini nereden buldun öyle... Nasıl gülüyordunuz, ahhaahhahuuaha... Herhalde olmuştur gülmem... Şu çık çık çık olayı da bir garip... Hapşüüüuuuuu.... Üstünüze afiyet, üşüttümde...

 

Mahalle maçları ve ben... Ah hangisini anlatayım, hangisini... Birkeresinde kendimize zil bile almıştık... Aramızdan birini hakem seçtik ve düdüğü de eline verdiydik... Ha, ben uzaktan goller çok atardım... en çokta direkten dönen toplar hoşuma giderdi... Hele bir arkadaş vardı, şutlarından sonra goooool değilllll diye bağırıtı hep....

 

Abi sen de istiyorsun ki direkt kulübün başkanlığını sana verelim. Olur mu hemen öyle? Hani nefsinin baş yaveri idi fitbol. Ah abi, seninle başım dertte ne yapsam bilmiyorum... Canımdan bir parçasın, sök.. Ne diyorum ben beyler? Selami Şahin moduna geçtim birden..

 

 

Ajan sen o kadroyu çıkart ben hükmek 10-0 mağlubiyete hazırım agacım ya bir maç yapalım dedik ohhoo iş yine geyik oldu... Abi yok mu top oynayacak baba yiğitler... :tek_dis:

 

Agacım yanlış anlama ama gönlümdeki kadroyu yazdım. Bu yıldızları bir araya getirmek harbi zor. Valla ya, abi yok mu maç yapacak baba yiğit? Bu ne ya..

YU
12.03.2010 20:43
#47

Abi fransızca mı yazıyorum anlamadım ki... klasik meydan okuma işte babayiğit bileğine güvenen futbolu seven arkadaşlar içinden bir halı saha maçı için arkadaş arıyorum... Şahsa değil doğrudan ortaya söylüyorum abi her lafı üstüne alıp sonra o laftan yeni polemikler üretme rica edeceğim...

MI
12.03.2010 22:02
#48
Abi fransızca mı yazıyorum anlamadım ki... klasik meydan okuma işte babayiğit bileğine güvenen futbolu seven arkadaşlar içinden bir halı saha maçı için arkadaş arıyorum... Şahsa değil doğrudan ortaya söylüyorum abi her lafı üstüne alıp sonra o laftan yeni polemikler üretme rica edeceğim...

 

Ah be Yunus sen de beni polemikçi yaptın ya.. Ne diyeyim şimdi sana? Fransızca yazmıyorsun tabii zaten yazsan da ben dahil sitenin büyük bir kısmının, yani yaklaşık sitenin % 99.9'unun, anlayacağını düşünmüyorum. İyisi mi bildiğimiz dilden devam edelim. Kabul şu sıralar sana çok takılıyorum. Belki de arada incitiyorum. Ama ne yapayım sen de sitede ki en faal adamsın. Kime takılayım; siteye kırk yılda bir uğrayan adı sanı bilinmez bir üyeye mi, yoksa fitarihinde kalmış panturk'e mi? Desene hele..

 

Son mesajımda polemik amacı gütmedim lakin öyle mana çıkarmışsın. Her lafı üstüme almıyorum ayrıca. Seçici adamımdır efem. Öhöm, öhöm..

 

Not: Adım polemikçiye çıktı! Hani bazı Daniel Güizavari adamlar diyor ya bazen: 'Silin üyeliğimi, ben gidiyorum...' Ahaha. Evet, şimdi de ben diyorum: 'Fani abi sil üyeliğimi (reyhan adminim de silebilir), gidiyom garii'.. Yanlış duymadınız gidiyorum; ama şimdilik. Ahaha. Gerçi gerçekten gidebilirim de.. Ajansal faaliyetlerime son vereceğim. Hakkınızı helal edin anacım.. Bu siteden de bir ajan geçti diyeler, anında haber alalar, ılık su ile yuyalar, şöyle garip keseleyin..

YU
12.03.2010 22:05
#49
Ah be Yunus sen de beni polemikçi yaptın ya.. Ne diyeyim şimdi sana? Fransızca yazmıyorsun tabii zaten yazsan da ben dahil sitenin büyük bir kısmının, yani yaklaşık sitenin % 99.9'unun, anlayacağını düşünmüyorum. İyisi mi bildiğimiz dilden devam edelim. Kabul şu sıralar sana çok takılıyorum. Belki de arada incitiyorum. Ama ne yapayım sen de sitede ki en faal adamsın. Kime takılayım; siteye kırk yılda bir uğrayan adı sanı bilinmez bir üyeye mi, yoksa fitarihinde kalmış panturk'e mi? Desene hele..

 

Son mesajımda polemik amacı gütmedim lakin öyle mana çıkarmışsın. Her lafı üstüme almıyorum ayrıca. Seçici adamımdır efem. Öhöm, öhöm..

 

Not: Adım polemikçiye çıktı! Hani bazı Daniel Güizavari adamlar diyor ya bazen: 'Silin üyeliğimi, ben gidiyorum...' Ahaha. Evet, şimdi de ben diyorum: 'Fani abi sil üyeliğimi (reyhan adminim de silebilir), gidiyom garii'.. Yanlış duymadınız gidiyorum; ama şimdilik. Ahaha. Gerçi gerçekten gidebilirim de.. Ajansal faaliyetlerime son vereceğim. Hakkınızı helal edin anacım.. Bu siteden de bir ajan geçti diyeler, anında haber alalar, ılık su ile yuyalar, şöyle garip keseleyin..

Ajanım seni döverim... Arar bulur seni döverim... Ne gitmesi len... öyle kolay mı... Ben burada kime ara ara dalacağım... Bu aralar ciddi havası veriyorum ne yaparsın bursada ankarada ve bilimum vilayetlerde üstad ile ilgili faaliyetlerimiz var... O yüzden format değiştirdim... Yani dilediğin gibi sarabilirsin bana...

MI
12.03.2010 22:27
#50
Ajanım seni döverim... Arar bulur seni döverim... Ne gitmesi len... öyle kolay mı... Ben burada kime ara ara dalacağım... Bu aralar ciddi havası veriyorum ne yaparsın bursada ankarada ve bilimum vilayetlerde üstad ile ilgili faaliyetlerimiz var... O yüzden format değiştirdim... Yani dilediğin gibi sarabilirsin bana...

 

'Niyet hayır, format hayır' diye bir söz yoktur. Ama ben dedim oldu. Tabii Yunus kardeş, hakikaten faalsin şu sıralar. Ciddi takılman gerektiğine inanıyorsan öyle takıl, o da güzel bir düşünce.

 

Beni bulamazsın ama. Arasan da tarasan da bulamazsın. Taramakla zaten bulamazsın da.. Bu arada sana simitçi tezgahımın Şişli dolaylarında olduğunu söyleyecek değilim ya! Ahaha.

 

Ya neyse konuyu dağıtmayalım da halı sahanın Ronaldo'ları dökülsün artık.

ZA
12.03.2010 23:28
#51

İşte o yüzden futbol nefsimin baş yaveri ya... Ne yapacağım bilmiyorum...

 

Ne olur, Pantürk filan bashetme yahu, (.....)formatına giriveriyorum birden.... Evim yakın olsaydı gelirdim maça... Mitajan'ım...

13.03.2010 10:33
#52
Hacı Yunus kadronu hazırla. Benim muhtemel kadro şöyle:

 

Kalede; kale küçük Rado büyük esprisine maruz kalma ihtimali yüksek zat-ı muhterem; trradomir, geri üçlü de: top geçer adam geçmez namıyla meşhur AhıskaLı, onun hemen yanında beton mürid.. Orta sahada; Messi'nin çakması ArdaTuranvari; mitajanı, Zidane'ın halefi; ehl-i kalender, sol açıkta Ronaldinho'yu mumla aratacak adam; Basmacı. Ve ileri de gizli forvetimiz; görünmez. Teknik direktör; Kolbastının günümüz versiyonunun şekillenmesinde emeği olduğuna inandığım Zalim Abi.

 

12. adamlarımız da belli; pembegül ve gümüşmühür..

 

Takımın adı: KarmanÇorman FC

 

Yani bu adamları ayarlayabilirsem -ki çok zor- sizin takımı duman ederiz. Ama bu adamların bir araya gelmesi şart. Lütfen gençler bir araya gelin de Yunus Yunaytıd FC'yi yenelim.

 

Yunuscoşkun gönüldaşım üzgünüm ama, bu kadroyu gördükten sonra karşımıza Brezilya milli takımıyla çıksan bile nafile. Efendim hatta, Cristiano eduardo kleopatra domingo Ronaldo'yu da al... Yetmedi Lionel izabella rafael donatello sanchez gabriel Messi'yi de al... Bu ikisi de yetmedi mi : 1960 model Pele'yi, 75 model Maradona'yı, 80 model ford mastengi de al... Nafile...

 

Yalnız Yunuscoşkun gönüldaşımdan bir ricam olacak. Madem ortağımın da belirttiği gibi forvette oynayacağım, o zaman rakip kalenin boyu da 20 metre olsun diyerek, (kendi ayağım diye söylemiyorum) ne kadar isabetli şutlar çektiğimi belirtmek isterim.

 

Ortak, müthiş kadro kurmuşsun. Forvetinizden belli. :tek_dis: Şimdiden kampa girmek lazım.

 

Şaka bir yana da... Gönüldaşlar arası böyle bir maç... Tadından yenmezdi doğrusu... Belli mi olur, belki birgün nasip olur... Her şey KarmanÇorman Spor için. :shiny:

IL
15.03.2010 13:41
#53

Evet, eğer bir halısaha organizasyonu tertip edilirse katılırım. Tabii tertip gününe de uyarsa programım. Hasılı; ben katılırım diyorum. Gelmek isteyenler bu başlıkta mevzuya dair fikir beyan edelim de organizasyonla alakalı konuları (zaman ve mekan gibi) yunuscoskun arkadaşımızdan öğreniriz.

KA
28.03.2010 09:22
#54

başlığı görünce maziye derin bir dalış yaptım da:) bizim mahallemizde de mahallenin ortasında 2 katlı şirin bir evi olan fakat kenti o zamanlar bize hiçç şirin gelmeyen bir teyze otururdu..maçlarımız genelde yarıda kesilirdi ki ziira top bahçeye kaçmasın,anlamadıgım nokta muhterem 7-24 o topumu gözlerdi:)