“…İmam-ı Rabbânî:
«— Allah, ötelerin ötesinde, onun da ötesinde,
namütenahiye kadar, onun da ötesinde...
Ve: «— Ne ki o sanılır, ona peçedir.»…”
“…Muhiddin-i Arabî ile İmam-ı Rabbânî'yi mukayeseleri:
«— Muhiddin-i Arabî, eser üzerinde derinleşmiştir;
İmam-ı Rabbânî ise müessir üzerinde, zât üzerinde...»…”
“…Ziya Işık da, sert ifadesi içinde derin mi, derin...
Benim «Mecmua, Mecmua» diye çırpınarak
(Büyük Doğu) peşinde gezdiğim bir gün, evinde,
İmam-ı Rabbânî Hazretlerinin « Mektubat »ını gösterip;
— İşte bizim mecmuamız! Demişti.
Ne güzel, ne güzel! Elbette temel mecmuamız, o...
Fakat onun kaldırımlarda ve cemiyet
meydanında gölgesi olacak mecmuaya da can kurban...”
“…Mecmuamı çıkaracağım sıralarda huzurlarında niyetimden bahsetmiş;
ve emirleriyle Şakir'in getirdiği Muhiddin-i Arabî Hazretlerine ait
( tefe'ülname )den niyetime bir âyet meali halinde şu cevap çıkmıştı:
«— Onlara müjdeler olsun...»…”
Müjde...
Euzübesmele ve bihi sikatî,
Hamdele,
Peygamberler Peygamberine,
O'nun temiz Âl'ine ve O’nun içün ictibâ olunmuş Eshâb'ına nihayetsiz salât ve selâm...
1. "...Kârhâne-i ülûhiyette abes muhaldir.
Ya'nî hiçbir şey abes halk olunmamıştır.
Ya'nî yersiz, hikmetsiz, maksadsız değildir...
Abeslik câhile, ahmaka ve çocuklara muhtastır."
2. "Mansıbda bir olsa dahi ger âlim ü câhil,
Zâhirde müsâviyse hakîkatte bir olmaz.
Altun ile faraza ki berâber çekile seng,
Vezn içre bir olmak ile kıymette bir olmaz."
3. “…Âlimleri, resûllerin vârisleri ve enbiyânın aleyhimüssalâtü vesselâm halîfeleri kılan
Allahü teâlâya hamd olsun. Allahü teâlâ, yer ve gökdeki meleklerden sonra tevhîdine şâhid olarak
âlimleri seçmişdir. Diğer insanlarla müsâvî tutulmalarını, “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”
âyet-i kerîmesi ile nefy ederek onları tevkîr etmiş, değer vermişdir.
Böylece âlimler, halk arasında verâsetü’l-kübrâ makamını kazanmışlardır.
Bunun için onlar, Allahü teâlâya ibâdetden usanmazlar.
Feyz vermeleri ile insanların en üstünü hâline gelmişlerdir.
Yapdıkları iyi işlerle insanların en iyileri olmuşlardır.
Akıllardaki dağınıklığı gidererek büyüklük kazanmışlardır.
Câhillere ilim öğretip, yanlış yola meyl edenleri doğru yola getirmekle üstün olmuşlardır.
Süâlleri cevablayıp, mes’eleleri açıklamışlardır.
Emsâllerinden üstün olmuş ve siyâdet-ül-uzmâyı kazanmışlardır.
Tâlibleri koruyup gözetmiş, noksanlarını tamamlamışlardır.
Onlara ifâde ve istifâde için icâzet vermişlerdir.
Resûllerin ve enbiyânın seyyidine
ve hakka ve yakîne kılavuzluk eden âli ve eshâbı üzerine salât ve selâm olsun…”
4. Bütün ahvâlde istinâdımız, dayanağımız, avâmın ve havâssın üstâdı,
tasavvuf büyüklerinin münakaşasız veliyyullah ve safiyyullah kabul etdiği,
Kutbül İrşadi ve'l Medar, Şeyh Tâhâ el-Kürdî el-Kâdirî sümme’d-Dimeşkî’ Hazretleri’dir.
Zât-ı alilerinin irade-i şeriflerine tercüman olmak maksadıyle, bendeniz,
işbu fakirane satırları yazmaya teşebbüs ve cür’et edebiliyor.
Malum ve marufdur ki, ilim, ilm-ü ebdân ve ilm-ü edyân
olmak üzre iki nev’idir. İmam ise, tasavvuf, kelâm, fıkıh, tefsîr ve hadîs
gibi İslâmî ilimlerden birinde en yüksek mertebeye ulaşan âlime denilir.
Yine malum ve marufdur ki, her ilme, mevzuuna göre kıymet verilir.
Zat-ı Baht-ı İlahi’ye dair tüm irfanımız İkinci Bin Yılın Yenileyicisi
İmam-ı Rabbani Hazretleri’nin kapısındaki dilenciliğimiz kadardır.
Kendisinden evvelki tüm güzel hasletleri sinelerinde toplamış olan
Müceddidlerin Hatemi Esseyid Abdülhakim Arvasi Hazretleri’nin
mübarek, mücella, latif nazarlariyle kemal bulmuş olan
Merhum Üstad Necip Fazıl Kısakürek, temel mecmuamız olan
Mektubat-ı Rabbani’nin kaldırımlarda ve cemiyet
meydanında gölgesi olan Büyük Doğu mecmualarının ve bunlardan müteşekkil
kitapların da tasnif ve tevili gibi son derece zor, meşakkatli ve azim bir işde
muvaffak olmuşlardır. Allahü Teala, taksiratlarını afv ü mağfiret buyursunlar,
bizleri de şefaatlerine nail eylesinler. Amin.
Bütün bu sebepler ile, san’ata dair ne serdedilecek ise,
zat-ı alilerine nisbetle serdedilmesi icap eder.
Eğer mezkur sinema filmi, hakikaten, “ müjde “lerden bir müjde olacak ise,
evvel emirde, isminin, siyer ilminin İmamı olan Kastalani Hazretleri’nin
‘ tam ve ekmel talebesi ‘ Üstad’ın muhteşem eseri ( “ Çöle İnen Nur “ veyahut )
“ O Ki O Yüzden Varız “ gibi bir isim olması icabeder.
Devam edecektir; Cumanız mübarek olsun…