Cübbeli Ahmet Hoca Ne Yaptın Sen?

Başlatan: HİÇ Tarih: 08.09.2011 13:54 Cevap: 39

08.09.2011 13:54
#1

şunu izledim beynimden vurulmuşa döndüm. cübbeli ahmet hoca ki konuşmalarını takip ettiğimiz, yerine göre illa ki birini dinleyeceksen cübbeli ahmet hocayı dinle adam ehli sünnet diyorduk. şimdi ne yapalım? ekrana çıkmanın bedeli mi bu? böyle bir bedeli hangi hizmet öder?

 

hakikatler ancak bu kadar çarptırılabilirdi. bu video açık ve net cübbeli ahmet hocanın gerçek amacını ve kimlere hizmet ettiğini göstermesi bakımından son derece manidardır. velev ki ekranda böyle konuşmak zorunda kaldığını varsayarsak da, bu cümleleri sarfedeceğine adın sanın silinsin gitsin de ağzından bu cümleler çıkmasaydı. İslamın hükümlerini kaldıran zümre için sarfettiği bu sözler inanılır gibi değildir. rejimi oturtmak için asılan 500.000 müslümanın neden asıldığını söylemiyor da basit bir iki örnekle ayan beyan hakikatleri ört bas etmeye gayret gösteriyor...

yazıklar olsun...

 

Allahu Teala ahir zaman fitnelerinden bizleri muhafaza buyursun...

 

 

http://www.youtube.com/watch?v=oVz_JFY5t_s&feature=related

ÖY
08.09.2011 14:34
#2

Bakın Hoca yı amacı belli oldu vs gibi sözlerle itham etmişsiniz.Hoca açık seçik demiş ki belgelerle kanıtlanan her şeye inanılmalıdır ve Atatürk ün din adına yaptığı şeyler de olmuştur .... yanlış ya da çarpıtma tek cümle yok. Zaten o çok mükemmledir Allah razı olsun vs gibi övgü cümleleri kurulmaması, herkesin Allah katındaki yerini Allah bilir kabilinden cümleler anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az mesajını vermiş bulunmaktadır.

Ancak bugün siz çıkıp da Atatürk ün kurduğu rejime olsun şahsına olsun aleyhinde konuşursanız bunun size katkısı olmadığı gibi ülke içinde varolan ikiliği pekiştirmiş olursunuz.Ama yok illa ki söylenmeli diyorsanız buyurunuz efendim tv ler internet alemi elinizin altında siz söyleyin

Karşınızdakinin imanını başındaki kuş olarak görmelisiniz vesselam...

08.09.2011 14:53
#3

Bakın Hoca yı amacı belli oldu vs gibi sözlerle itham etmişsiniz.Hoca açık seçik demiş ki belgelerle kanıtlanan her şeye inanılmalıdır ve Atatürk ün din adına yaptığı şeyler de olmuştur .... yanlış ya da çarpıtma tek cümle yok. Zaten o çok mükemmledir Allah razı olsun vs gibi övgü cümleleri kurulmaması, herkesin Allah katındaki yerini Allah bilir kabilinden cümleler anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az mesajını vermiş bulunmaktadır.

Ancak bugün siz çıkıp da Atatürk ün kurduğu rejime olsun şahsına olsun aleyhinde konuşursanız bunun size katkısı olmadığı gibi ülke içinde varolan ikiliği pekiştirmiş olursunuz.Ama yok illa ki söylenmeli diyorsanız buyurunuz efendim tv ler internet alemi elinizin altında siz söyleyin

Karşınızdakinin imanını başındaki kuş olarak görmelisiniz vesselam...

 

 

cübbeliden önce de bu ülkede İslam adına kıymetli isimler müslümanlara yol gösterdi, kılavuz oldu ve kıyamete kadar da bu kılavuzluk vazifesi yine kıymetli şahıslar tarafından devam ettirilecektir. Az biraz yakın tarih hakkında malumatınız olsaydı böyle bir yorum yapacağınızı zannetmiyorum. (tabi isteyen istediği yorumu yapmakta serbesttir). herşeyi bir kenara bırakalım sadece ve sadece İskilipli atıf Hocamın küfür karşısında ki kararlı duruşu, sizin savunduğunuz bu tutuma verilecek en mühim cevaplardan beridir. Ne İskilipli Atıf Hoca, ne Erbilli Esad Efendi (k.s.),, ne Mahmud Sami Ramazanoğlu (k.s.), ne Abdülhakim Arvasi (k.s.), ne Necip Fazıl Kısakürek, ne Osman Yüksel Serdengeçti ve daha birçok ismini saymaktan aciz kaldığım büyük Allah dostları ve fikir adamlarımız, küfür karşısında boynu bükük bir tavır takınmamışlardır.

 

Ne zaman böyle bir tavır meşru olur, kılıç gırtlağına dayanır, canını almakla seni tehdit ederler hz. ammar bin yasir ra da olduğu gibi ancak o zaman, Allah düşmanlarının senden istediği cümleleri söyleme ruhsatın vardır. Bunun haricinde hiçbir mazeret geçerli değildir.

 

Bu mevzunun ve sizin bakış açınızın tek bir sonucu vardır o da müslümanların artık müslümanca , İslama göre, Cenabı Hakkın emir ve yasaklarına göre, Rasulullah sav e göre düşünmeyi rafa kaldırmış olmalarıdır. Biz bu kuru aklımıza ve bön mantığımıza "kes sesini" demedikçe. merhum üstadımızın muazzam bir biçimde şiirleştirdiği "gözüm, aklım, fikrim var deme hepsini öldür, sana çöl gibi gelen O göl diyorsa göldür" ölçüsünü beyin hücrelerimizin duvarlarına kazımadıkça doğru düşünce iklimine, ve bu iklimin doğruracağı doğru neticelere varmamız olanaksızdır...

BE
08.09.2011 15:07
#4

Dur yahu kardeşim. Bu kadar sinirlenme, bir çırpıda silme Ahmet Hoca'yı. Zira Ahmet Hoca, bir çırpıda silmiyor hiçbişeyi. Vatanın kurtulmasında tüm Müslümanların sebebi vardır diyerek, üstü kapalı konuşuyor. Üstü kapalı konuşmayıp da ne yapsın? O senin-benim istediğim cümleleri orada telaffuz etmek, şu an için intihardır. Bunun ucu devletin politikalarına dahi uzar, dallandırılır, budaklandırılır. Düşünebiliyor musun, "vay efendim AKP zihniyeti işte bu, laiklik elden gidiyor, Atamıza hakaret" gibi sözleri, ister misin nasıl ki Uğur Mumcu öldürüldüğü vakit olduğu gibi -ki o zaman 14-15 yaşlarında bir gençtim- bütün o kokoş kokoş kadınların sokağa çıkıp sümme haşa -kahrolsun şeriat- diye bağırmalarını. Bazı sözler, bazı yerlerde söylenmez. Hoşuna gidecek, alkışlayacak cümeleler duymak istersen Kadir Mısırlıoğlu'nu dinle. En azından Ahmet Hoca kadar göz önünde değil. Lakin onun da sustuğu yerler var. Amma Ahmet Hoca gözönünde bir insan, bugün söylediği herhangi bir söz yarın dağ olarak ve de İslâm'a mal edilerek karşısına, karşımıza çıkar. Evet, saydığın birbirinden değerli isimler, küfür karşısında boynu bükük değildi. Ahmet Hoca da boynu bükük değil. Onun da söylemek isteyip de, iki dudak arasında kalan cümleleri var elbet. Amma şu an zamanı değil. Çok kritik bir dönemden geçiyoruz. Yeni bir asrın doğmasına çok az kaldı. Biraz sabredelim, görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler elbette. Hem bu ülkede 5816 sayılı kanun olduğu müddetçe, hakikatler ortaya çıkamaz elbet. Lakin o kanun da Allah'ın izni ile alaşağı olacaktır birgün. Yeter ki sabredelim, oyuna gelmeyelim.

EB
08.09.2011 15:48
#5

 

 

hakikatler ancak bu kadar çarptırılabilirdi. bu video açık ve net cübbeli ahmet hocanın gerçek amacını ve kimlere hizmet ettiğini göstermesi bakımından son derece manidardır. velev ki ekranda böyle konuşmak zorunda kaldığını varsayarsak da, bu cümleleri sarfedeceğine adın sanın silinsin gitsin de ağzından bu cümleler çıkmasaydı. İslamın hükümlerini kaldıran zümre için sarfettiği bu sözler inanılır gibi değildir. rejimi oturtmak için asılan 500.000 müslümanın neden asıldığını söylemiyor da basit bir iki örnekle ayan beyan hakikatleri ört bas etmeye gayret gösteriyor...

yazıklar olsun...

 

 

 

İşte bu şimdi olmadı! Güzel kardeşim, olayı geniş kapsamlı ele alalım inşallah. Evvela ufak bir bilgi vereyim, ben okul sıralarından önce o mübarek insanın mensubu olduğu cemaatın kurslarının rahlesini tanımış ve de Atatürk Atatürk diye vıyaklayan öğretmenlerin sayıklamalarından önce o mukaddes hocaların vaizlerini işitmiş bir fakirim. Çocukluğum sohbetlerini dinlemekle, iştirak etmekle geçti desem yalan olmaz. Ve yemin olsun ki şu yaşıma geldim ehl-i sünnete ters tek bir kelimeye dahi şahit olmadım! Halen daha sohbetlerine katılırım.

 

Yukarıdaki videoda bana ters gelen tek bir ibare yoktur. Bakınız siz de dile getirmişsiniz, televizyonda halka seslenmesine değinmişsiniz. Orada ne dini sattı ne de vatanı. Hatırlayınız Gölcük depremi zamanlarında günahlardan ötürü Allah bizi salladı demesiyle hapise attılar. Beykoz'da o güzelim külliyeyi bugün saçı başı açıka damlar istila etmiş durumda. Lise yaptılar. Şeker hastalığının esir aldığı bedenine aldırmaksızın kendini bu davaya adayan bir insana laf uzatmak akli selim bir insanın yapacağı iş midir?

 

Orada sunucunun sorduğu soru zaten kasdidir, açıkça kavgaya davet var. Mübarek insan biraz stratejik davranıyor ki her defasında emeği geçen diğer mübarek insanlar diyor. Daha şumul bir zaviye kazandırmaya çalışıyor. Kardeşim bakış açın doğru değil, olamaz da! Bugün asıp kesme ile birşeye nüfuz edemiyorsunuz. Size de ufak bir eleştirim olarak görün, bu tutumunuz çok sert. Bir kaç başlıkta da karşı karşıya geldik ve kesinlikle ufak bir aralık kapı bırakmadan direk hükmü veriyorsunuz. Bu yanlış. Bakınız tamam müslümanlık taviz yahut ılıman, diyalogcu asalaklar gibi davranışları kabul etmez. Ama burada durum farklı. 74 milyonun önünde, "Allah o zındığın belasını versin, alimi kesti astı, Kur'anı tercüme meselesi de sırf türkçe tercemenin arapça kur'anın yerini alması kasdiyledir. Bu ve gurühü dinsiz, imansız, masondur.Yaşatman vurun!" Sizi öyle sanıyorum ki böyle bir uslup tatmin edecekti. Bizim metodumuz bu değildir. Bu tahammül değil sadece akil bir müslüman örneğidir.

 

Rica ederim karalamanızı biraz ölçün tartın öyle yazın. Ben o mübareğin yaptıklarının ettiklerinin zerre kadar Hakk'ın rızasından saptığını sanmıyorum. Elbet demiyorum ki hatasız, peygamberlerin dahi zelle'leri olmuştur. Ve Efendi Babam kendilerinde ledün ilmi olduklarını dile getirmişlerdir. Orada çıkıp konuştuklarında orada ulvi himmet ile konuşmaktadırlar. Bu yönlere vakıf olduğunuzu gözlemliyorum yalnız gördüğünüz bir kaç kareye, işittiğiniz bir kaç lafa peşin hüküm veremezsiniz!

 

Neyse uzatmayacağım, siz de tavsiyem aşırı israrcı olmayınız.Hem bugün diyalogculara, sapık itikadlılara o kadar mücadelesi kavgası varken iyi de şurada biraz stratejik davranıp, temkinli davrandı diye hemen hain mi oldu? Neden işimize gelmeyen noktada hemen insanların üzerine çizik atarız? Yanlış yanlış hem de püsküllü!

 

Fena sinir etti bu bahis beni. Lütfen itidal üzere olalım, muvaneze denen kelimenin açıp sözlükten anlamına bakalım. İfrat tefrit mümine yakışmaz. Diyecek sözüm yok daha hakim bey.

08.09.2011 16:55
#6

 

İşte bu şimdi olmadı! Güzel kardeşim, olayı geniş kapsamlı ele alalım inşallah. Evvela ufak bir bilgi vereyim, ben okul sıralarından önce o mübarek insanın mensubu olduğu cemaatın kurslarının rahlesini tanımış ve de Atatürk Atatürk diye vıyaklayan öğretmenlerin sayıklamalarından önce o mukaddes hocaların vaizlerini işitmiş bir fakirim. Çocukluğum sohbetlerini dinlemekle, iştirak etmekle geçti desem yalan olmaz. Ve yemin olsun ki şu yaşıma geldim ehl-i sünnete ters tek bir kelimeye dahi şahit olmadım! Halen daha sohbetlerine katılırım.

 

Yukarıdaki videoda bana ters gelen tek bir ibare yoktur. Bakınız siz de dile getirmişsiniz, televizyonda halka seslenmesine değinmişsiniz. Orada ne dini sattı ne de vatanı. Hatırlayınız Gölcük depremi zamanlarında günahlardan ötürü Allah bizi salladı demesiyle hapise attılar. Beykoz'da o güzelim külliyeyi bugün saçı başı açıka damlar istila etmiş durumda. Lise yaptılar. Şeker hastalığının esir aldığı bedenine aldırmaksızın kendini bu davaya adayan bir insana laf uzatmak akli selim bir insanın yapacağı iş midir?

 

Orada sunucunun sorduğu soru zaten kasdidir, açıkça kavgaya davet var. Mübarek insan biraz stratejik davranıyor ki her defasında emeği geçen diğer mübarek insanlar diyor. Daha şumul bir zaviye kazandırmaya çalışıyor. Kardeşim bakış açın doğru değil, olamaz da! Bugün asıp kesme ile birşeye nüfuz edemiyorsunuz. Size de ufak bir eleştirim olarak görün, bu tutumunuz çok sert. Bir kaç başlıkta da karşı karşıya geldik ve kesinlikle ufak bir aralık kapı bırakmadan direk hükmü veriyorsunuz. Bu yanlış. Bakınız tamam müslümanlık taviz yahut ılıman, diyalogcu asalaklar gibi davranışları kabul etmez. Ama burada durum farklı. 74 milyonun önünde, "Allah o zındığın belasını versin, alimi kesti astı, Kur'anı tercüme meselesi de sırf türkçe tercemenin arapça kur'anın yerini alması kasdiyledir. Bu ve gurühü dinsiz, imansız, masondur.Yaşatman vurun!" Sizi öyle sanıyorum ki böyle bir uslup tatmin edecekti. Bizim metodumuz bu değildir. Bu tahammül değil sadece akil bir müslüman örneğidir.

 

Rica ederim karalamanızı biraz ölçün tartın öyle yazın. Ben o mübareğin yaptıklarının ettiklerinin zerre kadar Hakk'ın rızasından saptığını sanmıyorum. Elbet demiyorum ki hatasız, peygamberlerin dahi zelle'leri olmuştur. Ve Efendi Babam kendilerinde ledün ilmi olduklarını dile getirmişlerdir. Orada çıkıp konuştuklarında orada ulvi himmet ile konuşmaktadırlar. Bu yönlere vakıf olduğunuzu gözlemliyorum yalnız gördüğünüz bir kaç kareye, işittiğiniz bir kaç lafa peşin hüküm veremezsiniz!

 

Neyse uzatmayacağım, siz de tavsiyem aşırı israrcı olmayınız.Hem bugün diyalogculara, sapık itikadlılara o kadar mücadelesi kavgası varken iyi de şurada biraz stratejik davranıp, temkinli davrandı diye hemen hain mi oldu? Neden işimize gelmeyen noktada hemen insanların üzerine çizik atarız? Yanlış yanlış hem de püsküllü!

 

Fena sinir etti bu bahis beni. Lütfen itidal üzere olalım, muvaneze denen kelimenin açıp sözlükten anlamına bakalım. İfrat tefrit mümine yakışmaz. Diyecek sözüm yok daha hakim bey.

 

 

her çağıranın programına katılırsa böyle kasıtlı soruların kendisine sorulacağını da tahmin etmelidir. o programa silah zoruyla mı çıkardılar, benim anlamadığım bu. iskilipli atıf hocaya "şu şapkayı takıver, yoksa canından olacaksın" dediklerinde "ben bu şapkayı taksam kafir olmam ama benim taktığımı görüp de iskilipli atıf hoca bu şapkayı taktı diye , bu şapkayı takanlar dininden olur diye ben bunu takmıyorum diyor" ve ümmeti muhammedi kendinden fazla düşündüğü için hem de Rasulullah sav in müjdesiyle şehadete yürüyor...

 

eğer cübbeli ahmet hoca bu bahsettiğin gibi stratejik davransaydı bu tür programlara herhalde katılmazdı. cübbeli hocanın reddiyelerini bende takip ediyorum ama şu cümleleri onun ağzından görünce kulaklarıma inanamadım. ehli sünnet böyle savunulmaz kusura bakmayın. bana katılacaksınız diye de bir durum söz konusu değil, önceden de birbirimizin fikirlerini eleştirdik yine eleştiririz. bu olağandır...

ÖY
08.09.2011 17:19
#7

Hocam size Erbakan hükümeti ile şimdiki hükümet arasındaki politika farkını hatırlatırım amaç aynı ama o yolda sabır gerek.(bilmiyorum sitede politika yasak olabilir )..

Siz hiç düzenin sarsılmaması için, sizin peşinizdeki birçok insanın zarar görmememesi için, bi gün daha sesli topluca düşüncelerini sadece söylemek değil yaşamak için sorulan soruya, derin bir nefes alarak ve önce yutkunarak cevap vermek zorunda kaldınız mı?

Yakın zamanda selçuk üniversitesi ilahiyat hocasının dekolte giyen kadının sonuçlarından sorumlu olduğu şeklindeki açıklamasının ülke bazındaki etkilerini hatırlatarak cevabıma son veriyorum...

Allah razı olsun Hocamdan. Selametle

ÖY
08.09.2011 17:21
#8

he bu arada eğer bir savaş çıksa ve ben komutan olsam sizi cepheye gönderirdim kendim de masabaşında stratejik savaşla ilgilenirdim. Demek istediğim düşünceniz güzel ama fevri ve stratejiden yoksun :) selametle

SE
08.09.2011 17:31
#9

Mevzu biraz üslûb meselesi. Herkese hitap etmeyebilir. Cemaat hakkında az çok fikir sahibi olunca hocaefendiyi itham etmekten imtina ediyoruz, lakin keşke hiç bulaşmasaydı medyaya diyoruz. Madem stratejik davranma biçimleri geliştiremiyorsunuz veya kendinize yakıştıramıyorsunuz uzak durun çirkeften...

ÖY
08.09.2011 17:45
#10

Not: Cübbeli Hoca tv ye çıkıp sohbetlere başlamadan Mahmut Usta Osmanoğlu Efendimizin iznini almıştır.

VE
08.09.2011 23:59
#11

Arkadaş onu bunu bilmem eğer bir insan ben alimim diyorsa; ozaman doğruyu söylemekten asla çekinmeyecek! politika siyasetçilerin işi onlar bu sistemde kıvırabilirde yalanda söyleyebilir bunlara mübah olabilir kimi durumlarda! ama alim asla doğrulardan taviz veremez. bakınız size bir alıntı yapacağım sonra kim bunu yazmış onuda söyleyeceğim önce buyrun okuyunuz;

 

 

Gelelim "Laik yanılgı"ların sonuncusuna:

Son zamanlarda "Atatürk'ün de iyi bir müslü­man olduğunu" anlatan nutuklar türedi.

Yapmayın Dostlar;

Bu yolla Atatürk'ü Refah'a sevdiremeyeceğiniz gibi, halka da yanlış tanıtmış olursunuz.

Benim önerim şu:

Herkes anneannesinin nasıl giyindiği bilgisini kendine saklasın. Kenan Evren, Kur'an'dan ayet­ler okumayı seviyorsa kürsüde değil, evinde oku­sun. Tansu Çiller, ezan sesi seviyorsa yalısının bahçesine camii yaptırsın. Ama kimse laiklik adı­na bize dini masallar anlatmasın.

Atatürkçüler ille İslam tartışacaksa hadi gelin Mustafa Kemal'in yıllarca gizlenen konuşmala­rını raflardan indirelim.

Göze alabiliyorsanız, O'nun Kazım Karabekir'e "herşeyden önce din anlayışını kaldırmalı­yız" dediğini ortaokul din kitaplarına koyalım. Bir ingiliz yazara söylediği "benim dinim yok. Ba­zen bütün dinler denizin dibine batsın istiyorum" sözlerini Diyanet İşleri Başkanlığı'nın girişine asalım.

"Anneannem müslümandı", "Atatürk dindar­dı", "İslam toleranslıydı" derken, bir şeriat ikti­darını ufukta gördük. Sizce yöntemi değiştirme­nin zamanı gelmedi mi?

 

Yukarıdaki okuduğunuz alıntı Elhamdülillah Laikiz makalenin son partafıydı ve Mustafa filminin yönetmeni Can Dündar'a aittir mutlak makaleyi baştan sona okumanızıda tavsiye ediyorum.

 

Bakın bu kişi obkektif yorum yapmış hemde kanıtlarıyla

 

Can dündar sıradan bir gazeteci iken bukadar doğruları söyleyebiliyorda niçin Cübbeli Hoca doğruları söylemekten çekiniyor? Üstada bir dostu soruyor yahu üstad sen herşey için şiir yazıyorsun fikir beyan ediyorsun ama Atatürk hakkında niçin hiç bir şey demiyosun. oda şöyle der; ben mustafa kemali tutuyorum atatürkü değil.

Bende diyorum ki mustafa kemal, mustafa kemal ikende büyük başarı sahibi değildi. niçinmi yemen cephesi hezimet filistin cephesi hezimet eğer iyi bir komutandı niçin buralarda hezimete uğradı? Çanakkale derseniz 90 bin kişinin celladı enverde çanakkalede şahlandı ingiliz general itiraf etmiştir biz orada türklerle değil tanrıyla savaştık diye. anlayana!

 

Arkadaş asıl konuya gelecek olursak cübbeli hoca seçimlerden önce Efendi Hz.lerinin yanında Efendi Hz.lerinin emriyle diyalogculara oy vermeyiniz demiştir yani ak parti istanbul birinci bölge 8. sıradan diyalogcu bir vekil göstermiştir ona binaen. sonradan flash tv ye cıkıp böyle birşey yok v.s milletin kafasını bulandırmıştır ve nitekim söylediği sözü inkar etmiştir. (asıl olanı ise Efendi Hz.leri ilk sözünde kaldığıdır!)

 

Bir misal daha Üstad Bediüzzaman Hz.leri hakkında bir iki ileri geri laf etmiştir sonra çıkıp arkadaşlarımız bize öyle dedi meğer öyle değilmiş diyip dediği lafı yutmuştur. alimim diyorsun savunduğun şeyi araştırmıyormusun hoca? bu nasıl alimlik hocam!

 

bir misal daha dinler arası diyalog yapanlara bir sürü laf ediyordu ama Fetullah Hoca efendi hakkkında nedense son görüşü tam tersi beyan etmiştir.

 

evet bildiğim cübbeli hocanın tezatları bu kadar bir alim içinde bukadar örnek yeterde artar

 

şimdi hakim bey suç kimde?

KA
09.09.2011 01:12
#12

Ahmet Hocaefendinin ilmi tartışılamaz lakin medhu senada bulunması tartışılabilir , bence medhu senada bulunmaması gerekirdi.

HE
09.09.2011 01:18
#13

veliahd alimlik söylenen laf yanlış olduğunda o yanlışını düzeltmekle olur, yanlışın arkasında durmakla değil. Hata yapmaya gelince kısa keseyim, htasız kul olmaz.

 

Cübbeli Ahmet Hoca kanaatimce son zamanlarda televizyonlara çıkarılan az sayıda ehl-i sünnet çizgisinde şahıstan biridir. Bu yönüyle görmemiz gerek kendisini.

 

Adnan Oktar, Abdülaziz Bayındır gibi adamların karşısında duran neredeyse tek şahıs ne yazık ki Cübbeli Ahmet Hocadır, sadece bu yönüyle bile takdir edilmeye değerdir.

 

Atatürk meselesine gelelim, siz kendisinden tv de "Atatürk kafirdi" diye bir şey söylemesini vs mi bekliyorsunuz? Ölmüş gitmiş neticede, günahım kadar sevmesem de kötü yanını değil iyi yanını söylemeyi yeğlerim. Hoca da bence bunu yapmıştır.

ÖY
09.09.2011 11:16
#14

Can Dündar ın Atatürk ün bu sözlerini yayınlamasıyla Cübbeli Hocanın onun dini hakkında yorum yapması aynı kategoride değerlendirilmemelidir.

09.09.2011 17:07
#15

Arkadaşlarım, Buhârî ve Müslim'in beraberce naklettiği bir hadîste Peygamber Efendimiz (sav): "(Akıllı ve olgun) Mü'min aynı delikten iki defa sokulmaz, ısırılmaz." (Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63) buyurmuştur. Cübbeli Ahmet Hoca'nın bu tavrını sözde siyaset olarak değerlendirmek abes kaçıyor. Hadi birinde hazırlıksızdın, boşluğuna geldi, böyle bir soru beklemiyordun da (bu da mazeret değil yukarda açıklamasını yaptım) aynı cevapları , aynı sözleri , aynı cümleleri, bu tarz bir içtenlikle söylemeyi nasıl normal karşılıyorsunuz anlamıyorum. Eğer ahmet Hoca siyasetten anlasa, kendisini böyle zor durumda bırakacak kişilerin programlarına katılma ucuzluğunu göstermezdi. Allah düşmanlarının karşısına çıkıp da neyi anlatacak merak ediyorum. Müslüman "emrolunduğu gibi dosdoğru" olmaz mı? Müslüman bu mantıktan yola çıkıldığı takdirde sözde islam için yalan da söyleyebilir, rüşvet de alabilir, faiz de yiyebilir, adam da kayırabilir,... (haşa).

 

Bir gün bir Bedevi Peygamber Efendimiz sav e geliyor ve "Ya Rasulallah! sav, müslüman zina yapar mı", ardından "müslüman içki içer mi",... gibi belli başlı bazı büyük günahlarla alakalı sorular soruyor. Allah Rasulu sav in her soruda canı sıkılıyor, üzülüyor ve "yapmaması lazım ama nefsine şeytana uyup bu günahları işleyebilir" buyurduktan sonra Bedevi "Ya rasulallah sav müslüman yalan söyler mi" diye sorunc, kainatın Efendisi sav ayağa kalkıyor ve "La Vallahi! La Vallahi! La Vallahi! Vallahi Yalan Söylemez! Vallahi Yalan Söylemez! Vallahi Yalan Söylemez!" buyuruyor.

 

Eğer Cübbeli ahmet Hoca söylediklerini kabul ederek, inanarak, içtenlikle söylediyse yazıklar olsun, eğer yalan söylediyse böyle alimlik de olmaz din adamlığı.

 

Onu izleyen müslümanların vebal yükünü kim çekecek peki? Var mı burda mahşerde o sözlerden ötürü, aklı karışmış ve Cübbeli ahmet hocanın dediklerini kabul etmiş garibim müslümanların haklarını sırtlanacak babayiğit?

 

"Kişi sevdiğiyle beraberdir" düsturuna mukabil isteyen istediğini sevsin lakin bu sevginin de bir bedeli olacağını unutmasın...

 

09.09.2011 17:26
#16

he bu arada eğer bir savaş çıksa ve ben komutan olsam sizi cepheye gönderirdim kendim de masabaşında stratejik savaşla ilgilenirdim. Demek istediğim düşünceniz güzel ama fevri ve stratejiden yoksun :) selametle

 

 

kardeşim, Peygamber Efendimiz sav kıyamet kopmadan önce hazreti Mehdinin geleceği müjdesini bizlere veriyor. Ehli sünnetin inancı ve beklentisi bu yöndedir. O, hazreti mehdi ki , bir haccı ekberde, islam alimleri tarafından ,Kabei Muazzamanın damına çıkarılacak ve sen mehdisin diye kendisine hitapta bulunulacak. kendisi ilk başta bunu kabul etmeyecek ama sonra kendisinin sahip olduğu özellikler sıralanınca Mehdi olduğunu kabul edecek.

 

evet dostlarım, Hazreti Mehdi gelecek, bu ne büyük bir müjde, ordu kuracak, küfürle savaşacak, islam dini dünyaya hükmedecek. bu günler gelecek, bu olaylar yaşanacak, zaman ahir zaman malum.

 

hazreti mehdinin kuracağı bu ordu medineden yola çıkacak ve ne gariptir medine halkından bazı kimselerin bundan haberi bile olmayacak!!! Bu ne manaya gelir, nasıl bir durumdur, düşünmenizi istirham ediyorum. demek ki hazreti mehdinin ordusunda bulunabilmek her babayiğidin harcı olamayacak.

 

bu paralelde evet kardeşim; eğer bu ordu gelecekse ki gelecek, bu ordunun içerisinde bulunmak suretiyle o topluluğun en gerisindeki kişi olabilme şerefi bu fakire yeter de artar bile, evet ben o ordunun en basit, sıradan bir neferi olmayı arzuluyorum ve o günleri arkadaşlar sabır demiş ya "sabırla" bekleyenlerdenim. Necip fazıl üstad ne güzel de demiş:

 

"altun kol silsilesi peşinizde ben

üç ayakla seken topal köpeğim"

 

diye, ben de diyorum ki ey üstadım sen "3 ayakla seken topal köpeksen", "ben 2 ayakla sürünmeye çalışan bir köpeğim" ve bu durum eğer bahsi geçen liyakatliğe mazhar bir durumsa bizim için payelerin en üstünüdür.

 

merhum tahir hocanın vaazlerinden yapılan derlemeyi kalemdar kardeş tahir hoca başlığına bir kaç gün önce eklemişti. tahir hoca orada "Allahu Teala kulum desin, Rasulullah sav kölem desin, daha başka birşey istemem" demiş (bu paraleldeydi sözleri). gaye bu kardeşler...

 

ha ama sizin hedefiniz baş olmaktır, saygı duyarım, yönetmektir dedim ya saygı duyarım ve belki de hedefiniz 550 milletvekili ile meclise girmektir , çözüm sizin için budur, bu sizin düşünceniz...

 

bunun detaylı açıklamalarını başka başlıklar altında naçizane yapmaya çalışmıştım, ben derim ki özetle müslümanın metodu peygamber metodudur, bunun haricindeki metodların hepsi batıldır, çıkmaz sokaktır, şayet müslümanlar olarak müslümanların yükselme devrine özlemimiz varsa, müslümanlığı hayatımızda yaşayıp, müslümanca düşünmekle işe başlamalıyız...

EB
02.01.2012 13:01
#17

Mısıroğlu Hoca Cübbeli Ahmet Hoca'nın başına gelen musibetin bundan ötürü olduğunu söylüyor.

02.01.2012 19:46
#18

Mısıroğlu Hoca Cübbeli Ahmet Hoca'nın başına gelen musibetin bundan ötürü olduğunu söylüyor.

 

 

ben yorum yapmayım...

HO
02.01.2012 22:47
#19

ben yorum yapayım: h. etmiş.

KA
03.01.2012 00:21
#20

Ne kahr-ı dest-i âdâdan, ne lütfu âşinâdan bil

Ümûrun Hakk'a tefvîz et, Cenâb-ı Kibriyâ'dan bil!

EN
03.01.2012 17:41
#21

 

 

Mehmed Akif merhum memleketin ahvalini soranlara der ki; Avrupa'ya gittim oradaki elçimiz Kur'an meali yazıyordu, buraya geldim din adamları siyasetle iştigal ediyor!!

EN
03.01.2012 17:44
#22

Biraz abartalım... Bu ülkede Tarihçiler hariç herkes tarihçi!

SE
03.01.2012 20:03
#23

Arkadaş, Cübbeli en başta köküne kadar batıl meseleleri de aktarmaktan uzak durmuyor. (Cibril-Resul-Vahiy Meselesi) Alim dediğin adam ya adam gibi net konuşacak ya da ben bu soruyu cevaplamam diyecek. Öteki bir şıktan bahsetme ihtimali Allah muhafaza münafıklığa kapı açar. Bu tür hassas meseleleri de bunun gibi kaba-saba bi adam yapamaz. Ben bunu nerden biliyorum? Üstad (R.Aleyh) söylüyor. Allah aşkına şu Hücum ve Polemikler'e baktığınız zaman bir kıvırma görüyor musunuz? Hakikati örtme adına tek bir şey? Demekki ya konuş alim bilelim ya sus alim sanalım...

 

Şu yukarıda bazı Gönüldaşlarımın tavırlarını da anlıyorum. Ahir zamanda olduklarını unutuyorlar. Bu devirde ne hoca ne alim... Gördüğünü de bin süzgeçten geçir.

 

Vesselam...

DE
04.01.2012 15:36
#24

Arkadaş, Cübbeli en başta köküne kadar batıl meseleleri de aktarmaktan uzak durmuyor. (Cibril-Resul-Vahiy Meselesi) Alim dediğin adam ya adam gibi net konuşacak ya da ben bu soruyu cevaplamam diyecek. Öteki bir şıktan bahsetme ihtimali Allah muhafaza münafıklığa kapı açar. Bu tür hassas meseleleri de bunun gibi kaba-saba bi adam yapamaz. Ben bunu nerden biliyorum? Üstad (R.Aleyh) söylüyor. Allah aşkına şu Hücum ve Polemikler'e baktığınız zaman bir kıvırma görüyor musunuz? Hakikati örtme adına tek bir şey? Demekki ya konuş alim bilelim ya sus alim sanalım...

 

Şu yukarıda bazı Gönüldaşlarımın tavırlarını da anlıyorum. Ahir zamanda olduklarını unutuyorlar. Bu devirde ne hoca ne alim... Gördüğünü de bin süzgeçten geçir.

 

Vesselam...

 

Böyle buyurmuş alim Selmanbey (hz ks ra)

 

Kimi insanların zihin süzgeçleri pisliklerle, atıklarla kapanmıştır ve bu yüzden o süzgeçten hiç bir şey geçemez olur.

 

 

 

Alttaki cümlelerim herkes için geçerlidir.

 

Hüsn-ü zanda bulunmak zorunda olduğumuz halde nasılda atıp tutmayı, su-i zanda bulunmayı bu kadar basite indirgemişiz böyle. Nasıl bir cemaat milliyetçiliği damarlarımıza işlemiş. Kim olduğumuzu sanıyoruz böyle? Birer potansiyel Esfel-i Sâfilin âzası olduğumuzu hatırlatırım efendiler! Avamlar, havaslığa soyunuyorlarsa def-i hacet statüsüne geçmişler demektir, Allah korusun.

05.01.2012 01:22
#25

 

Böyle buyurmuş alim Selmanbey (hz ks ra)

 

Kimi insanların zihin süzgeçleri pisliklerle, atıklarla kapanmıştır ve bu yüzden o süzgeçten hiç bir şey geçemez olur.

 

 

 

Alttaki cümlelerim herkes için geçerlidir.

 

Hüsn-ü zanda bulunmak zorunda olduğumuz halde nasılda atıp tutmayı, su-i zanda bulunmayı bu kadar basite indirgemişiz böyle. Nasıl bir cemaat milliyetçiliği damarlarımıza işlemiş. Kim olduğumuzu sanıyoruz böyle? Birer potansiyel Esfel-i Sâfilin âzası olduğumuzu hatırlatırım efendiler! Avamlar, havaslığa soyunuyorlarsa def-i hacet statüsüne geçmişler demektir, Allah korusun.

 

 

hüsn-ü zan elbette ki mühim bir durum ancak ilgili 2 adet konuşmayı izlediysen burada kullanmış olduğun hüsn-i zan tabirinin, Merhum Üstadın "kağıdı yak karbon olsun, karbona devrim de" örneğinde ki gibi "devrim" kelimesinin akıbetine uğradığı açıktır.

 

bize adam gibi adamlar lazım, ok gibi, dümdüz, içi dışı bir, sıkışınca kıvırtacak adama nasıl güvenelim de arkasından gidelim...

 

bu mu dava ahlakı?

 

madem hüsnü zandan bahsediyoruz, o takdirde Üstad; gençliğe hitabesini, muhasebe şiirini, destan şiirini, ayasofya hitabesini ve burada saymamızın imkanı olmayan, her satırı İslam mücahidliği ile bezeli eserlerini boşuna mı yazdı. burda bir terslik var kardeşim.

 

inan ki anlamakta zorlanıyorum. demek ki üstad boşu boşuna, birilerine karşı mücadelede bulundu. boşuna 10 sefer zindana düştü. eğer cübbeli hocanın dediklerine herşeyiyle katılıyorsan boşuna bu gayret...

 

hazreti Ömer ra halife olunca ashaba sordu, "yanlış yaparsam ne yapasınız" diye. "seni kılıcımızla düzeltiriz ya ömer" hitabını duyunca Allaha şükretti.

 

eğer 70 küsür milyonun gözünün içine baka baka, müslümanların yaşadığı zulümleri, müslümanları enayi yerine koyarak yaşanmamış gibi, olmamış gibi anlatıyorsa, ağzıyla kuş tutsun farkeder mi?

DE
05.01.2012 01:41
#26

Üstad Necip Fazıl'ın tırnağı olun da benim yedi sülalemi, bütün önem verdiklerimi, kutsallarımı eleştirin, yerden yere vurun! Gıkım çıkarsa gırtlağımı kendi ellerimle keserim!

05.01.2012 01:45
#27

Üstad Necip Fazıl'ın tırnağı olun da benim yedi sülalemi, bütün önem verdiklerimi, kutsallarımı eleştirin, yerden yere vurun! Gıkım çıkarsa gırtlağımı kendi ellerimle keserim!

 

tırnağı olmak bile bir mertebedir lakin biz onun bize bıraktığı bakış açısıyla bakmaya çalışırız ve de çalışıyoruz...

 

fikir öfkesi en büyük miraslarındandır...kullanmayı bilene...

JU
05.01.2012 03:56
#28

ben yorum yapayım: h. etmiş.

 

 

sen kimsin ya.Kadir Mısıroğlunun yorumu dikkate değer.Cübbeli Hocayı müdafa diye bir sohbeti var.İzlenmesini tavsiye ediyorum.

HO
05.01.2012 12:00
#29

 

 

sen kimsin ya.Kadir Mısıroğlunun yorumu dikkate değer.Cübbeli Hocayı müdafa diye bir sohbeti var.İzlenmesini tavsiye ediyorum.

 

Mısıroğlu'nun yurt dışından "mücadele" sine benzemez ehli sünnet müdafaası...İngiltere'de şömine başında fes-fular ile yapılmaz bu işler...Vatan içinde mücadele edenin en pasifi vatan dışındakinin en aktifinden yeğdir.

MU
05.01.2012 13:17
#30

Kadir Mısıroğlu'nun Cübbeli Hoca müdafası;

İşte bahsi geçen video, sitede mevcuttu aslında.

 

Ben şunu dile getirmek istiyorum, tamam Mısıroğlu hoca Cübbeli Hocamız hakkında bir yorumda bulunmuş olabilir, bu musibetin dediklerinden kaynaklandığını söylemek bir yorumdur. Bakınız videoda da göreceksiniz, Cübbeli hoca yine de israr edip kitap falan göstermiş. Yani ben de anlamakta güçlük çektim. Şunu diyebiliriz ki, bir hususta bizimle bağdaşmaması kesinlikle insanın yaptıklarını yahut çapını küçültmez. Mısıroğlu beniM de tüm milliyetçi-muhafazakar kesimin de takdir ettiği mühim bir şahsiyettir. Aksiyonunun onunla şununla mukayese edilmesi yanlıştır. Ciddi bir eziyetin adamıdır o da, çile ehlindendir. Olayı pc başında fese indirgemeniz yakışık almamış. Tamam Cübbeli hocamız yüksek şeker hastalığına ve hatta tüm doktorların istirahat önerisine nazaran bizzat sahanın içindedir yalnız Mısıroğlu hocanın da o şekildeki kavgasını küçümsemeniz hoş değil. İkisi de bu yolun cengaver isimleridir, ne birini aşırı medh-ü senaya ne de diğerini zemmetmeye bence lüzum yoktur.

JU
06.01.2012 01:03
#31

 

Mısıroğlu'nun yurt dışından "mücadele" sine benzemez ehli sünnet müdafaası...İngiltere'de şömine başında fes-fular ile yapılmaz bu işler...Vatan içinde mücadele edenin en pasifi vatan dışındakinin en aktifinden yeğdir.

 

 

Ehli Sünneti Atatürükü överek müdafa edecekse devam etsin.Ki zaten Mısıroğlu Cübelli Hocayı sadece o yönüyle eleştiriyor yoksa onun fakihliğine ve zekasına toz kondurmuyor.Allah aşkına sitesine gir de bir "Cübbeli Ahmet Hoca Müdafasını" izle.Yurtdışına tatil için gitmedi Kemalistler le mücadelesinden sürüldü.Vatandaşlıktan atıldı,hapsihanelerde yattı,silahlı saldırıya uğradı.Cübbeli Atatürkün dindarlığını överek Yiğit Bulutun ekmeğine bal sürerken,Mısıroğlu Hulki Cevizoğlunun programında,Tv nette Kemalizmi,İsmet İnönü yü ve dinsiz zihniyeti yerden yere vuruyordu.Feshi niye taktığını uzun uzadıya anlatmış.Ezbere konuşmayın.Cübbeli Ahmet Hoca da bizim Mısıroğlu da.Sadece görüşlere açık olmak insanları ilahlaştırmamak lazım.

SE
07.01.2012 08:12
#32

 

Böyle buyurmuş alim Selmanbey (hz ks ra)

 

Kimi insanların zihin süzgeçleri pisliklerle, atıklarla kapanmıştır ve bu yüzden o süzgeçten hiç bir şey geçemez olur.

 

 

 

Alttaki cümlelerim herkes için geçerlidir.

 

Hüsn-ü zanda bulunmak zorunda olduğumuz halde nasılda atıp tutmayı, su-i zanda bulunmayı bu kadar basite indirgemişiz böyle. Nasıl bir cemaat milliyetçiliği damarlarımıza işlemiş. Kim olduğumuzu sanıyoruz böyle? Birer potansiyel Esfel-i Sâfilin âzası olduğumuzu hatırlatırım efendiler! Avamlar, havaslığa soyunuyorlarsa def-i hacet statüsüne geçmişler demektir, Allah korusun.

 

Şimdi, ben çok net bir mevzuda çok net bir endişemi dile getirdim. Bu benim hakkım. Mesela;

Resulullah (SAV) abdest aldıktan sonra falanca sureyi okurmuş. Nedir bu? Hadis... Eğer bir usulle gideceksek ki gitmek şart, nasıl bakarız bu meseleye? Deriz ki bu hadisse sahih olması lazım. Usul-ü Hadis bu mevzuyu belirlemiş. Eğer hadis sahih değilse ve eğer abdestten sonra herhangi bir dua varsa bu zayıf ya da uydurma hadis red olunur ve bidat olur çünkü sahih hadisi unutturur. Bu çok ama çok net bir mevzu. İmam Gazzalinin el-Mustasfa'sından tut daha geriye git her usul kitabında yazar.

 

Cübbeli (başka sıfat bulamıyorum bu 'zat' için) internetten çok rahat bulanabilecek bir sohbetinden Resulullah'ın (SAV) vahyi kendinden aldığı gibi saçma sapan bir şey aktarıyor. Hemen bakılır;

Bir, hadis sahih mi? Tabi ki hayır!

İki, meselenin aslı nedri? Alak Suresi'nin her tesirinde yazan malum hadise...

Üç, peki cübbeli itikadımızı kökünden silip atabilecek böylesi bir hatayı neden yapar?

Dört, alim sıfatı taşıyan herkeste hiç olmazsa bir tetkik mekanizması olmaz mı?

Beş, Altı,Yedi... Uzar gider...

 

Ben bu soruları sizce itlik olsun diye mi soruyorum? (Hakikaten samimi bir cevap, kendi nefsinize...)

Yoksa ben yüzyıllardır selef-i salih neslinde dinin böyle korunduğunu gördüğüm için bir endişe mi taşıyorum? (Aynen)

 

Ben meselenin sadece bu boyutundayım ve ben bu tavrı (Şeriat!) diyen Üstad'ımdan öğrendim.

Yanılabilirim ama bana yanıldığımı gösterecek adamın Kuran ve Sünnet derdinden başka derdi olmaması lazım. Eğer bir müslüman, 'Kuran'a ve Sünnet'e uymuyorsa köküne kibrit suyunu dökerim' demiyorsa ve 'ama bunun yanında falanca hoca filanca cemaat' diyorsa bana bişey anlatamaz, külahıma anlatır... Ve görüyorum ki kaygılarımız nerden nereye kaymış.

 

(Son olarak, hakkikaten merak ediyorum, hüs-ü zan diyenler Üstad'ın biricik talebesi için de aynı zannı taşıyorlar mı?)

 

Vesselam...

DE
08.01.2012 05:47
#33

 

Şimdi, ben çok net bir mevzuda çok net bir endişemi dile getirdim. Bu benim hakkım. Mesela;

Resulullah (SAV) abdest aldıktan sonra falanca sureyi okurmuş. Nedir bu? Hadis... Eğer bir usulle gideceksek ki gitmek şart, nasıl bakarız bu meseleye? Deriz ki bu hadisse sahih olması lazım. Usul-ü Hadis bu mevzuyu belirlemiş. Eğer hadis sahih değilse ve eğer abdestten sonra herhangi bir dua varsa bu zayıf ya da uydurma hadis red olunur ve bidat olur çünkü sahih hadisi unutturur. Bu çok ama çok net bir mevzu. İmam Gazzalinin el-Mustasfa'sından tut daha geriye git her usul kitabında yazar.

 

Cübbeli (başka sıfat bulamıyorum bu 'zat' için) internetten çok rahat bulanabilecek bir sohbetinden Resulullah'ın (SAV) vahyi kendinden aldığı gibi saçma sapan bir şey aktarıyor. Hemen bakılır;

Bir, hadis sahih mi? Tabi ki hayır!

İki, meselenin aslı nedri? Alak Suresi'nin her tesirinde yazan malum hadise...

Üç, peki cübbeli itikadımızı kökünden silip atabilecek böylesi bir hatayı neden yapar?

Dört, alim sıfatı taşıyan herkeste hiç olmazsa bir tetkik mekanizması olmaz mı?

Beş, Altı,Yedi... Uzar gider...

 

Ben bu soruları sizce itlik olsun diye mi soruyorum? (Hakikaten samimi bir cevap, kendi nefsinize...)

Yoksa ben yüzyıllardır selef-i salih neslinde dinin böyle korunduğunu gördüğüm için bir endişe mi taşıyorum? (Aynen)

 

Ben meselenin sadece bu boyutundayım ve ben bu tavrı (Şeriat!) diyen Üstad'ımdan öğrendim.

Yanılabilirim ama bana yanıldığımı gösterecek adamın Kuran ve Sünnet derdinden başka derdi olmaması lazım. Eğer bir müslüman, 'Kuran'a ve Sünnet'e uymuyorsa köküne kibrit suyunu dökerim' demiyorsa ve 'ama bunun yanında falanca hoca filanca cemaat' diyorsa bana bişey anlatamaz, külahıma anlatır... Ve görüyorum ki kaygılarımız nerden nereye kaymış.

 

(Son olarak, hakkikaten merak ediyorum, hüs-ü zan diyenler Üstad'ın biricik talebesi için de aynı zannı taşıyorlar mı?)

 

Vesselam...

 

Bir endişeniz var ve onu dile getirdiğini iddia ediyorsunuz. Hangi mesajınızda böyle bir endişenizi dile getirdiniz merak ediyorum. Benim gördüğüm aleni bir saldırıda bulunuyorsunuz. Kendinize göre "alim"liğin tarifini yapmışsınız bir önceki mesajınızda, münafıklıkla itham etmişsiniz, son olarak ta bir tavsiyede bulunmuşsunuz ahir zamanda olduğumuzu hatırlatarak. Öyle ya, idiotluktan öteye gidemediğim için ahir zamanda olduğumu idrak edememiştim, seviye atladım sayenizde. Tabi, bu sizin hakkınız!

 

Bahsettiğiniz videoyu ve içeriğini de biliyorum. Çok kısa bir görüntü diye hatırlıyorum, 1-2 dakikayı geçmiyordu sanırım. Olayı değerlendirebileceğimiz kadar uzun bir şey değil yani, konuşmanın içerisinden cımbızla alınmış bir kısım olması kuvvetle muhtemeldir. Değerlendirme yazılarını forumlarda takip ettim. Mihraç mucizesine dayandırılarak bir kaynağının olduğunu söyleyenler de var (Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi - Ramuzu'l-Ehadis, Hadis No: 3857) sahih olmadığında ısrar edenlerde. Pek bilgi sahibi olmadığımdan fazla kelam edemem. Bu konuda yorum yapabilmek için olay sahibi Cübbeli Hoca ile münasebete geçmek gerekir. Gerekli açıklamaları kendisi ya da bu hadiseyi onun ağzından bire bir duyan güvenilir başka biri yapmalı.

 

Bu arada yaratılanlar arasında ayrım yapmamayı da Hz. Yunus'tan öğüt edindik. Bizim derdimiz insanın beşerinde gizlenmiş kötü sıfatlarıyladır; âdemi boyutuyla değildir, zinhar olamaz. Bu illetledir ki hüsn-ü zan'da bulunmayı düstur edinmişiz. Fakat alenî bir şekilde ve kat'î olarak İslam'a ya da Müslümanlara saldıran, zarar verenlere karşı herhangi bir zan beslememiz mümkün değildir.

HO
08.01.2012 17:54
#34

Kalplerimiz bütün müslümanlara karşı yumuşamalı...

Lakin nefs buna mani...

BU
12.09.2012 12:56
#35

Fethullah Gülen ve Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Ünlü arasında soğuk rüzgârlar estiği iddiaları tartışılırken ABD'den gelen sürpriz bir hediye Cübbeli Ahmet Hoca'ya duygusal anlar yaşattı.

 

 

Fethullah Gülen, cezaevindeki Cübbeli Hoca'ya iki imzalı kitabını gönderdi. Gülen, kitapların ilk sayfasına "Mübarek hocamız Ahmet Efendi Hazretleri" diye başlayan övgü dolu sözler yazdı.

ABD'DEN İKİ KİTAP GELDİ

Fethullah Gülen ve Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Ünlü arasında soğuk rüzgârlar estiği iddiaları tartışılırken ABD'den sürpriz bir hediye geldi. Gülen, Metris Cezaevi'ndeki Cübbeli Ahmet Hoca'ya "El-Kulubu'd-Dari'a" ve "Beyan" adlı iki kitabını gönderdi. Fethullah Gülen, gönderdiği kitaplarının ilk sayfalarına el yazısıyla notlar yazıp imzasını da attı. Gülen, yazdığı notlarda Cübbeli Ahmet Hoca'dan, "Mübarek ve mümtaz hocamız Ahmet Efendi Hazretleri" gibi övgü dolu sözler kullanıyor.

YUSUF PEYGAMBER BENZETMESİ

Cübbeli'nin cezaevine girişini Yusuf Peygamber'in zindana atılmasına benzeten Gülen, en yakın zamanda serbest kalmasını ve 'halkı uyandırma va doğru yola çevirme' hizmetine dönmesi için de dua ediyor.

'CEMAAT İFTİRALARA İNANMADI'

Metris Cezaevi'nde yatan Cübbeli Ahmet Hoca, kendisine getirilen hediyenin ardından yaşadığı mutluluğu ise bir yazı yazarak anlattı:

"Rüyamda muhterem Hocaefendi Hazretleri'nin bana dua ettiğini görmüştüm. Ben size içeri girdiğim günden beri muhterem Fethullah Hocaefendi'nin nezih cemaatinin bana atılan iftiralardan beri olduğunu bildirmiştim. İşte 5 Eylül Çarşamba günü Muhterem Hoca'mızın hediye gönderdiği iki eserinin üzerine hatt-ı destiyle kaydetmiş bulunduğu şu iki ithaf yazısı bunun en bariz şahidi olmuştur."

"ÇOK DUYGULANDIM, HIÇKIRIKLARLA AĞLADIM"

Cübbeli Ahmet Hoca, hediyeleri getiren Gülen'in "talebesi"yle cezaevinde yaptığı sohbete ilişkin ise şunları yazdı: "Talebesi, sohbet sırasında Hocaefendi'nin benimle ilgili haberleri izlerken gözyaşlarını tutamadığını ve 'Bunca yıl dinimize hizmet etmiş, müşarun bilbenan (parmakla gösterilen) bir Hocaefendi'nin şahsında tekrar İslam'a darbe indirilmek isteniyor. Bu iftiraları asla kabul etmem ve inanmam, kurtuluşu için dua ediyorum' dediğini nakletti. Bu fakir kardeşiniz muhterem Hocamızın tazim ifade eden medhiyelerine asla layık biri değilim. Okuyunca çok mahcup oldum, ama "Fazilet ehlini ancak fazilet ehli tanır" kaidesince değerli Hocamız kendisine münasip bir üslup kullanmıştır. Hizmet ettiğim camianın bazı hocaları kıskançlık yüzünden bana bu zulmü reva görürken muhterem Hocaefendi'nin bana şefkatle yaklaşması beni çok duygulandırmış ve şu yazıyı yazarken hıçkırıklara boğmuştur."

"BAĞIŞLAMANIZ DİLEĞİYLE"

"Sizin geniş ilminize göre olmasa da kutsal üzüntünüzü hafifletir ümidiyle sunuyorum. Cüret ve cesaret sayarsanız bağışlamanızı dileyerek."

"YUSUF PEYGAMBER GİBİ"

"Her zaman Sünnî duygu ve düşüncenin sesi soluğu olmasını bilmiş, aydınlık ruh, Yusuf Peygamber yolunda (zindana giren), Yusuf Peygamber gibi çilesini çeken, İslam'a sadakat ve sabır abidesi, kutlu ve seçkin Ahmet Efendi Hazretleri'nin en yakın zamanda mübarek irşad (halkı uyandırma ve doğru yola çağırma) vazifesine dönmesini Allah'tan dilerim."

 

HaberTürk

MU
12.09.2012 16:59
#36

Gülen'in desteği manidardır nezdimde. Allah'ın izniyle çıkmasına az kala bu desteği nedense şüpheli karşıladım. Elbet iki cemaat arası nifak ve fitnenin had safhaya ulaştığı şu zamanlarda bizzat cemaatin başında bulunan liderden bu sözler ve "jest" buzları eritmek adına güzel bir girişim. Ama on ay sonra, başından iki cemaat arasında kavga almış başını götürmüşken onları susturmak adına hoca bu tavrını neden baştan koymadı?

 

Bir ikincisi, cübbeli hocamızı doğal olarak içerideyken manevi ve duygusal olarak aşırı yıpranmış görüyorum. Annesini kaybetmesi, bayramda ziyaretine gidememesi, şiddetlenen hastalıkları vesaire.. Yalnız hapse girmeden önce, "biz bu yola canımızı koyduk, öleceğiz de bunları eleştirmekten geri durmayacağız" gibi diyalog illetini ağır eleştirilerden asla geri durmayan Cübbeli hoca, umarım bu jestlerden tabiri caizse ayağını indirmez. Zira halk gerçekten doğruları sapıtmadan, kitabın ortasından konuştuğu, ehli sünneti müdafaa ettiği için seviyor. Bu hafif zik zaklar korkarım ki iftiralardan değil de bu şekilde taraflarını üzecek ve azaltacaktır. Çıktığında sanırım manzara netlik kazanacak. Umarım hoca yine reddiyelerdeki tavrını devam ettirir.

 

Tamam hocalar arası barış ve güzelleme olabilir. Ama ehli sünnet akidesine ters olanları hocanın eleştirisi son bulmamalı. Allah'ın hatrının yanında hiçbir beşerin hatrı, gönlü mevzu bahis dahi olamaz. Ben böyle düşünmekteyim.

12.09.2012 17:26
#37

Elhamdülillahirabbilalemin!

 

Acep azıcık olsun yüzleri kızarır mı atıp tutanların..

BU
12.09.2012 22:20
#38

Ben cemaatler arasında birşey olduğunu değil, birşeyler oldurulmak istediği kanısındayım. Haa, çok bilmiyorum nedir ne değildir ve en kaba tabirle yapılan bu hoşluk nifakı ve fitneyi öyle ya da küllendirmeyecektir. Onlar büyüktür ve büyük düşünürler. İkisinden de razı olsun derim bir müslüman olarak.

 

Her ikisine ve diğer büyüklerede ehl-i sünnet davasında Allah (c.c) yardım eylesin inşallah. Öbür türlü şeylerle, şundan şu oldularla, oradan farklı birşeyler çıkabilirde gibi ortaya karışık ve karıştırıcı şeyleride umursamıyorum açıkcası.

 

Dostlarım, arkadaşlarım vardır ama cemaatlerin durumunu, yapısını vs. derinlemesine bilmem.

 

Ve anamın bize bellettiğinden başkada birşey demem/diyemem/dedirtmem çevremde (ileri-geri saçmalayanlara) bu konularda:

 

Allah (c.c) diyenin kötüsü olmaz...

ŞE
01.12.2013 05:18
#39

arkadaşlar yapmayın karısına cübbeli hocayı savunduğu ve sevdiği için eziyet eden biri daha bu gün konuşmasına şahit oldum koyu atatürkçü olmasına rağmen cübbeli hoca benim adamım diyor daha böyle niceleri atatürkçüyüm deyip zorunlu din düşmanlığı yaparken biraz olsun dine yönelse madem atatürk dindar bende olayım dese ne kaybederiz hem inanın cübbeli hoca orada bir sözle kendini susturtsa ne kazanabilirdik ve ne kaybedebilirdik tekrar bir düşünelim olmazmı uçağı düşürülüpte bütün bilgileriyle yok edilen bilim adamları gibi olmazmıydı sizce?