Otto Hersing'e Saygılarımla (by Trradomir)

Başlatan: trradomir Tarih: 25.05.2008 20:30 Cevap: 6

TR
25.05.2008 20:30
#1

Efendim, harp esnasında vukuu bulan enteresan bir hadiseye değinmeden duramadım.

 

Genel bir tespitle başlamak istiyorum. Çanakkale hakkında birkaç eser devirmiş birisi olarak söyleyebilirim ki, biz bu savaşı hakikaten Allah'ın mucizevi yardımıyla kazandık. Çünkü harbin işleyişi öyle ufak teferruatlarla ve öyle talihî hadiselerle belirlenmiştir ki, insan şaşırmadan edemiyor. Öte yandan, Türk'lerin gerçekten çok zor durumda olması, savaşın kazanılmasında müthiş bir psikkolojik tesire sahip olmuştur diyebiliriz. Zira, askerlerimiz ellerindeki teknolojik imkanların ve insan kaynağının yetersizliğinin farkında olduğu için inanılmaz bir çaba harcamış ve bu insanüstü gayretiyle, aklına ve imkanlarına güvenen bir yığını mahvetmiştir. Kendisi korkunç bir biçimde ezilmiştir ama, inanılmaz bir direnç göstererek Allah'ın da çok büyük yardımıyla bu savaşı başarıyla noktalamıştır.

 

Çanakkale savaşı ufak detaylardan mürekkeptir demiştim, evet öyle. Bu detaylar öyle inanılmaz dönüm noktaları olarak karşımıza çıkıyor ki şaşırmamak elde değil. Seyit Onbaşı denen bir alelade köylünün çıkıp yüzlerce kilo ağırlığındaki top mermisini sırtına alması ve onu birkaç basamak yukarı taşıyıp topun içine sürmesi yetmiyor, ateşlediği topla boğazı tam da geçmekte olan en büyük zırhlı gemilerinden birisi knock-out oluyor. Yetmiyor, bu gemi sersem sersem dolanırken onu kurtarmaya gelen geminin mayına çarpmasına vesile olup onu da ciddi şekilde hasarlıyor, sonra da batırıyor. Taşımadaki mucize bir yana, hesap kuvvetini ve mesafe algısını tamamen yitirmesi beklenen bu mucize kahramanının attığı topun gidip de tam makine dairesine isabet etmesi inanılır gibi değildir. Aynı şekilde, hakkında 'Bunlar patlamaz, ıslatıp sokağa atın da kuşlar yesin bari' denen ve bi tarafa fırlatılan Türk mayınlarının, dönemin şartlarına göre donanımı pek de iyi olmayan Nusret Mayın gemisiyle İngiliz projektörlerine yakalanılmadan döşenebilmesi ve izlenen strateji sebebiyle bu mayınların fark edilmemesi, boğazı tam geçmek üzere olan gemilerin depolarda çürümeye terkedilen bu mayınlar sayesinde sulara gömülmesi, en meşhur mucizelerdendir. Ezineli Yahya Çavuş'un çıkarma yapılan bir koyu topu topu 60, 70 kişiyle saatlerce savunarak kazandırdığı vaktin direkt olarak neticeye tesiri, aynı şekilde denizden, kıyıdaki Türk birliklerini susmaksızın etkili silahlarla bombalayan Goliath zırhlısının alelade bir torpido gemisiyle, İngilizlerin inanılmaz dalgınlığı sebebiyle batırılabilmesinin kayıpları azaltmasındaki çok büyük ehemmiyet, ikinci müttefik çıkartması öncesi vukuu bulan az bir gecikmenin, gevşekliğin lehimize neticelenecek müthiş bir zaman kazanımına vesile olması... Bütün bunların hepsi, birer mucizeden başka bir şey değildir ve Allah, Türk'lere, acizlikleriyle güçlü olma imkanını tanımıştır. Evet burası hayli önemli olsa gerek, acizliğiyle güçlü olmak, acizliği en büyük silah haline getirmek... Kaybedecek birşeyi olmayan aciz bir insandan korkmak gerekir ya, Türkler burada kaybedecek bir şeyi olmayan ve çaresizlikten dolayı elinde kalan bütün gücünü harcamak zorunda kalan taraftır. Ayrıca bir mucizeler ağı da bu savaşta neticeyi tayin etmiştir. Savaşın kazanılması için tek bir mucize yetmezdi, bir ağ gerekirdi; bu ağı da Allah verdi bize, ne kadar şükretsek azdır. Goliath veya Triumf batırılmadan Seyit onbaşının mermisi de pek işe yaramıyordu anlayacağınız. And vice versa. Ne demek var siz Türkler ona? Tersi de geçerli.

 

Bir de bambaşka bir olay var ki asıl ona değinmek istiyorum. O da Otto Hersing ve U21 denizaltısı...

 

Evet, belki Türk olmadığı için tarih kitaplarımızda pek bahsi edilmez Otto Hersing'in... Ama yaptığı iş o kadar önemlidir ki, İngilizleri denizden Türk siperlerini topa tutma fikrinden alıkoymuş ve çok zor durumdaki türk birliklerine taarruzlarını engellemiştir. Denilebilir ki Otto Hersing bu işi başarmasaydı, muhtemelen İstanbul'a kadar gidecekti şatafatlı İngiliz donanması. Olayı kısaca özetleyeyim:

 

U21, Alman yapımı bir denizaltıydı ve kaptanı Otto Hersing ismindeki kıytırık bir Alman yüzbaşısıydı. Aha benim bu sitede olduğumdan yani. Sıradan bir yüzbaşı parçası. Öyle mi dersiniz? Sıkar valla, alnınızı karışlarım ulan sizin, alnınızı! Ne bana, ne de Otto'ya sıradan diyebilirsiniz. Ehem. Her neyse.

 

Bu denizaltı, Çanakkale saaşında çok ciddi bir rol oynamıştır, çünkü karaya çıkarılan müttefik kuvvetlerinin önünü açmak üzere Türk siperlerini süpüren üç önemli gemiyi, HMS triumf, pathfinder ve magesty'yi işte bu denizaltı batırmıştır. İngilizlerin, Türklerin tam da tüm gücü bittiği sırada deniz yoluyla İstanbul'a doğru ilerlemeyi düşünememesini sağlayan tek etken, evet tek etken U21 denizaltısıdır. Fakat yazık ki biz, bize bu savaşta savaşın kaderini değiştirecek bir yardımda bulunan bu Alman'ın adını bile bilmiyoruz.. Çanakkale'yle ilgili anlatılan bir çok mühim hadisenin yanında bu adamın esamesini dahi okuyan yok. Kadirnaşinaslıktır bu.

 

Triumf adlı geminin batırılmasının hikayesi de çok tatlı ve çok gerilimlidir. Bu gemi Kabatepe açıklarında demirlemiş ve siperlere top yağdırır vaziyetteyken, Otto demiş ki, 'Bre kefere' demiş, 'Şimdi ben sana gününü gösteririm. Sen misin bizim müttefiklerin askerlerini havaya karıştıran lan gümbürdek?' demiş ve yaklaşmış gemiye suyun altından sinsice. Tarih 18 mayıs, zaman öğle vakti. Triumf zırhlısı, torpido muhafaza ağını germiş, yanına da kendini korumak üzere bir muhrip gemisini çekmiş, patır putur ateş ediyor. Neyse efendim, Otto suyun altından süzülürken bu muhrip U21 denizaltısını görmesin mi? Başlamış sana bir köşekapmaca oyunu. Öyle bi oyun ki kaybeden ölüyor. Rus ruleti gibi bi şey. Bizim muhrip Otto'yu bi yakalasa ağzını burnunu dağıtacak. Neyse efendim, bu tavşan kaç tazı kovala misalinde, Otto Hersing suyun 21 metre altına dalmak zorunda bile kalmış birkaç kez. Ki bu o dönemin denizaltıları için hayli riskli bir irtifa. Hele rahat dur Otto, vuracaklar seni! Ama Otto durur mu hiç? Kestirmiş gözüne bir kere İngiliz Kocakarısını (Evet bu lakabı Türk askerleri vermiştir Triumf'a; zira bi başladı mı ateşe, kaynana dırdırı gibi durmak bilmezmiş merhum, güm güm güm güm de güm güm güm güm sizin anlayacağınız yani. Gerçi bir kadının çenesinin yüzde yirmilik kapasitesine bile sahip değildir de hadi neyse bakalım). Neyse efendim, Otto gemiye birkaç yüz metre kadar yaklaşınca 'çiiuuuuv' diye fırlatmış torpidoyu, torpido gitmiş gitmiş, Tirumf'a bi çakmış ki sormayın gitsin! Koskoca gemi yarım saatte guluk guluk diyerek Çanakkale sularına dalmış, boğulmuş, gitmiş. Otto da geminin altından kaçmış tam. Bu olaydan sonra İngilizler gemilerini sahilden çekmişler ve ufak bi Alman denizaltısına verdikleri kayıptan dolayı ne denizi zorlamışlar, ne de denizin üzerinde poz vererek Türk siperlerini topa tutmuşlar.

 

Velhasıl U21 denizaltısının yaptıkları çok mühimdir ve savaşın neticesini direkt olarak etkilemiştir. Otto Hersing'e laf atacak birisi varsa onu da döverim. Bu kadar yazı yeter.

NE
25.05.2008 21:16
#2

Tuhaf adamın tuhaf konulu yazısı olur. Merakımı şey ettirmeyiniz lütfen. Mühim bir seneye adım atmaktayım. Maratona başlayacağım, dikkatimi dağıtmayın Ottrro efendi. (Dilim sürştü) Konuyla alakalı iki de olsa kelime sarf etmek isterdim ama cahilim henüz. Ama ilginç, irdelenmesi gerekli bir husus. (gibi gözüküyor uzaktan) Teşbihleriniz de ahahah tipinde. (Yüzde yirmilikliklikmişmişmiş de.. hayret bir şey!) Denizaltı... bir tane alsam mı? Ben konuştukça o gider. Neyse tuhaf konu tuhaf yollarla dağılmasın. Tuhaf kalın.

TR
25.05.2008 21:35
#3

Yayınevi uyduruk ama olsun, şunu okuyabilirsiniz: http://www.netkitap.com/kitap/75640/canakk...alti_savasi.htm

 

Ayrıca hipotezimi ispatladınız nedamet kardeşim. :)

SA
26.05.2008 16:18
#4

trradomir kardeş paylaşım için teşekkürler.

Bu arada belirtiyim yazılarını ve anlatımını çok beyeniyorum ins hep böyle kalırsın :)

VA
30.05.2008 22:53
#5

Çekirge Etini ve bu başlığı bir çırpıda okudum. Bazen okumaya başlayınca, içinizle ve dışınızla bütün irtibatınız kesilir sadece okuduğunuzun manasında ki ruh ile okursunuz ya öyle oldu. Hiç duymadığım ve hepimizin bilmesi gereken bilgileri bize sunduğun için teşekkürler. Daha nicelerini bekliyorum. Böyle yazıların tesiri bambaşka oluyor...

HA
16.06.2008 21:23
#6

trradomir'den bir kültür hizmeti daha :unsure: , eyvallah kardeş.yazılarını okumaya gayret ediyorum.'çekirge eti' mevzuu gibi unutulmuş hadiseleri siteye taşıman ve bizlere hatırlatman sebebiyle teşekkür ederim.