Türkiye tarihinden kirli sayfalar

Başlatan: gardenya Tarih: 10.05.2006 17:26 Cevap: 6

GA
10.05.2006 17:26
#1

Selamunaleyküm n-f-k.com üyeleri,M.Şevket Eygi'nin hapsini okuyunca bu konuyu açmaya karar verdim.Arşivlik bir çalışma olup olmaması sizin tarih bilginize ve burdaki performansınıza bağlı,hatırladığınız veya dedelerden ninelerden dinlediğiniz kadarıyla bildiğiniz haberleri araştırıp buraya eklemenizi istiyorum.Hepimiz faydalanmış oluruz.Ben şimdi bildiğim birkaçını arayıp ekleyeceğim inşallah devamını sizden istiyorum,selametle...

GA
10.05.2006 17:34
#2

17 Temmuz 1958’de Bitlis’e bağlı Kolongo’da dünyaya geldi.Sadrettin Yüksel Hoca’nın oğludur.Mücadeleci bir kişiliği vardır.

 

Şehid edildiğinde 20 yaşında idi.Genç yaşına rağmen , İslami hareketin içerisinde şuuru , uyanıklığı ve aktivitesiyle kısa zamanda sivrildi . 1977 yılında Fatih Daruşşafaka Caddesinde Komünist militanlarla giriştiği çatışmada üç kurşunla yaralanmıştı.

 

Her mitingde onu en ön safta görürdü Müslümanlar . Şehit olduğu günün bir gün öncesi İzmir’den gelmişti . İzmir’deki İran konsolosluğunda Müslümanlarla komünistlerin mücadelesinde yardımcı olmak için gittiği İzmir’den muzaffer olarak İstanbul’a döndü.

 

23 Şubat 1979 Cuma günü Cuma namazına müteakip caminin merdivenlerinden 50 m uzakta şehit edildi.Görgü şahitlerinin anlattığına göre merhum kardeşimiz namazdan çıkınca , Fatih Camii’nin arka avlusunda gizlenen caniler , ona adıyla hitap ettiler . “Metin!” seslenişini duyan kardeşlerimiz , geri döndüğünde eli silahlı şahıslarla karşılaştı . Irkçılar , Metin’in ayağına doğru bir kez ateş ettiler ve kurşun ayak parmağını sıyırdı . Birkaç saniye içinde geçen olayda ikinci kurşun Metin’in karnına saplanmıştı . Merhum yere kapanmış kıvranıyor ve Kelime-i Şehadet getirmeye çalışıyordu , katiller başına üşüştü ve beynine iki el ateş ettiler . Metin’in oluk gibi akan kanları , Fatih Camii’nin avlu taşlarını kıpkırmızı yapmıştı .

 

Görgü şahitleri , hadiseden sonra Cuma’dan cemaati yanıltmak için , katillerin “ Allahu Ekber ” diyerek kaçtıklarını belirtiyor .

 

Ne var ki al kanlara bulanan gencin Metin olduğunu cami cemaati anlayıncaya kadar katiller çoktan kaçmıştı.

 

Dursun Özcan anlatıyor :” Bir Cuma günü geceden yağan kar kaplamış her tarafı . Cuma namazından çıkıyoruz . Cami’nin doğu kapısından … Bizden önce çıkanlar olmuş , bu arada ben çınar ağaçlarının arkasında bir kişinin siper aldığını ve sol elle ateş açtığını gördüm . Çarşamba Pazarı’na açılan açılan kapının önünde birikmiş olan arkadaşlara ateş açıyordu . Bir başkası da zannederim havaya ateş etmekteydi … Olay esnasında etrafta kimse yoktu . Nasıl olsuydu tecrit olmuşlar sanki . İşte o an biz Metin’in yere düştüğünü gördük ve bunlar kaçmaya başladı .Tekbir getirerek kaçıyorlardı . Biz hemen Metin’i aldık ve hastaneye götürdük Metinin vurulduğunu görmüştük fakat şehit olduğunun farkına varamadan hastaneye ulaştırdık . Tabi doktorlar ‘Başınız sağ olsun’ dediler …”

 

Şehit kardeşimizin vücudundan çıkarılan kurşunlar dört değişik silaha aitti . Biri 6.35 … Diğer 7.65 ve 9’luk tabanca mermilerinin yanısıra bir de Sten mermisi… Evet !... Irkçılara bir kurban daha verilmişti …

 

 

Katiller hakkında SİP üyesi Hüseyin Duman’ı öldürmekten yargılanan MHP’li İhsan Bal’ın daha önce de iki cinayete karıştığı ortaya çıktı. Bal, bu iki cinayet davasından delil yetersizliğinden beraat ederken cinayetlerden birinin Hüseyin Duman’ın öldürüldüğü Küçükbakkalköy’de meydana gelmesi dikkat çekici. Bal, şu anda Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Hüseyin Duman’ı öldürmek suçundan tutuklu olarak yargılanıyor. Hüseyin Duman’ı öldürdüğü tanık ifadeleri ile ortaya çıkan MHP’li İhsan Bal’ın adının 24 yıl önce Kurtuluş hareketi taraftarı Ali Güngör’ün öldürülmesi olayına karıştığı ortaya çıktı. Mahkeme tutunaklarındaki anlatımlara göre olay şöyle meydana geldi: “23 Nisan 1977 günü Küçükbakkalköy’de Ülkü Ocakları Derneği’ne üye olan İhsan Bal, Mustafa Bilir, Mehmet Bilir, Zeki Yılmaz, Osman Dedeoğlu ve Ali Bilir ile sol görüşlü Ali Güngör, İrfan Karagöz ve Enver Şekerci arasında kavga çıktı. Kavga sırasında silahla yaralanan Ali Güngör kaldırıldığı hastanede hayatını yitirdi. Yaralı olan Bal ise arkadaşları tarafından bir minibüse bindirilerek olay yerinden uzaklaştırıldı.” Bal’ın isminin karıştığı ikinci cinayet olayı ise 23 Şubat 1979 yılında gerçekleşti. Fatih Camii avlusunda meydana gelen silahlı saldırıda Akıncılar Derneği Başkanı Metin Yüksel öldü. Cumhuriyet gazetesi olayı, “22 Şubat 1979 günü Ülkücüler ile Akıncılar arasında başlayan kavga kan davasına dönüştü” şeklinde okurlarına duyurdu. Zaten olaydan bir gün önce Metin Yüksel, MHP Bakırköy İlçe Örgütü ikinci başkanı Assubay Faruk Kartal’ı silahla yaralamak suçundan polis tarafından aranıyordu. Cinayet sonrası firar Bu iki cinayet nedeniyle Bal hakkında ilk dava Ali Güngör’ü öldürmek suçundan Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açıldı. Akıncılar Derneği Başkanı Metin Yüksel’in öldürülmesi olayı ile ilgili olarak ise Sıkıyönetim Komutanlığı 1 No’lu Askeri Mahkemesi’nde dava açıldı. Ancak Bal iki yargılama sırasında da firardaydı. Çünkü Güngör’ün öldürülmesi olayının hemen ardından askere gitti, ardından da yurtdışına çıktı. Yurda asıl dönüşünü ise 12 Eylül askeri darbesinin ardından yaptı. Bu süre zarfında yurda nasıl girip çıktığı ise muğlak. Çünkü Bal, Akıncılar Derneği Başkanı Metin Yüksel’i öldürdükten sonda Libya’ya gitti. 12 Eylül askeri darbesinin ardından da gelip polise teslim oldu ve delil yetersizliğinden serbest bırakıldı. Duman davası sanığı Ve Bal’ın adı 18 Nisan 1999 yılındaki seçimlerde bir kere daha cinayete karıştı. Bal şu anda SİP üyesi tekstil işçisi Hüseyin Duman’ı öldürmek suçundan Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyor. Bal’ın karıştığı bu son cinayet şöyle meydana geldi: SİP, 18 Nisan 1999 seçimlerinden bir gün önce Sarıgazi’de bir miting düzenledi. Küçükbakkalköy’de MHP üyesi bir grup parti konvoyuna taşlar ve sopalarla saldırdı. İşte bu arbede sırasında tanık ifadelerine göre İçerenköy Ülkü Ocağı Başkanı İhsan Bal belindeki tabancayı çıkararak Duman’ı vurdu. 11 Aralık 2000 tarihinde Türk Ceza Kanunu’nun 448. maddesinde düzenlenen “Kasten adam öldürmek” suçundan Bal hakkında dava açıldı. 22 Aralık 2000 tarihinde de gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı ancak Bal 4 Ocak 2001 tarihinde kadar yakalanamadı. 4 Ocak’ta ise avukatı ile birlikte giderek polise teslim oldu. Ve Bal, 10 milyar lira kefalet ile aynı gün tahliye edildi. 30 Kasım 2001 tarihine kadar tutuksuz yargılanırken, tanıkların Hüseyin Duman’ı, Bal’ın öldürdüğünü teşhis etmeleri üzerine tutuklandı. Şu anda tutuklu olarak yargılanıyor.

 

• * *

 

yiğit metin yiğit metin sen şehid düştün islam davasında metin hep öne geçtin

 

Allah diyor şehid ölmez böyle biline ırkçı laik dinsiz düşman yerde sürüne

 

ırkçı kahpe vurdu seni cuma gününde Allah için rahat uyu miras devrinde

 

metin yüksel şiar oldu dava dostuna şehid olun şehid oldun Allah yoluna...

 

* *

vurulmuş alnından bre canan yerde yatıyor hain düşman vurmuş bre kahpe durmaz kaçıyor

 

şehid metin yüksel bre canan rahat uyuyor islam davasına bre canan binler doğuyor

 

vurulmuş alnından bre canan karda yatıyor ırkçı faşist vurmuş bre kahpe durmaz kaçıyor

 

* *

Metin Yüksel

 

Molla Sadretti'nin mahdumuydu Doğunun ezilen çoçuğuydu Ey mucahit Metin Yüksel Bizlerin önderi siz şehitler Metin yüksel ölmedin sen Ölmedin sen

 

Molla Sadrettin'in en yiğit oğlu Metinin ölmedi cennete doğdu Her şehit bir adımdır zafere Her zafer bir umut kutlu yere Metin Yüksel ölmedinsen Ölmedin sen

 

Molla Sadrettin'in alnı secdede Metinin annesine şehadet mujde Ağla Müslümanım haline ağla İslam ülkesinde garip bu dava Metin Yüksel ölmedin sen Ölmedin sen

 

(wikipedia)

NF
12.05.2006 19:14
#3

Selamlar,

 

İskilipli Atıf Hoca'yı unutmak olmaz bu bahiste.

 

Kendisi şapka inkilabından bir yıl evvel yazdığı bir risale sebebiyle "şapka karşıtlığı"yla itham edilmiş,hakkında komplolar düzenlenmiş ve bunlardan bazılarının düzmeceliği ortaya çıkmış, neticede hakkında 3 yıla kadar hapis istense de o son rüyasında server-i kainat tarafından "Yanımıza gelmek dururken ne diye müdafa karalamakla uğraşırsın?" hitabına maruz kalınca müdafasını yırtmış, akabinde 3 yıla kadar hapsi istenen Atıf hoca bir hukuk cinayetiyle idam edilmiş ve Allah resulüne kavuşmuştur.

 

Onun mertebesi böylelikle şehadet olurken, bu kara leke ülkemiz hukuk tarihi üzerinde ön koltuklarda, protokolde kendine yer bulmuştur.

 

Saygı ve selamlarımla

NE
28.05.2006 22:32
#4

bu konu ilgisini çekenlere :

Hasan Hüseyin Ceylan' ın "Dİn ve Devlet ilişkileri" adlı üç ciltlik eserinin 3 . cildini tavsiye ederim doyurucu derecede pislik açıklanmış, bi okuyun bir sene yolsuzluk haberlerini takip etmezsiniz garanti veririm.. Cumhuriyet dönemi , vettabi İstiklal mahkemeleri, bir milyona yakın insanımızın katl belgeleri .. sırf tek başına bir celladın 5 bin küsür kişiyi astığını söylemesi belki size ip ucu olur ..

 

(NOT:Ayrıntılı bilgi için sınavlarım bittikten sonraki hafta yazacaklarıma bakınız :) )

 

selametle

TR
01.06.2006 19:09
#5

Ahmet Turan Alkan'ın yayınladığı İstiklal Mahkemeleri tutanakları bile başlı başına işlenen hukuk cinayetlerini göstermeye yetecektir. Ben aklıma geldikçe birşeyler eklemeye çalışacağım.

GA
02.06.2006 13:27
#6
Ahmet Turan Alkan'ın yayınladığı İstiklal Mahkemeleri tutanakları bile başlı başına işlenen hukuk cinayetlerini göstermeye yetecektir. Ben aklıma geldikçe birşeyler eklemeye çalışacağım.

İyi olur ,sınavlardan fırsat bulursak bizim de eklemek istediğimiz çok şey var .