Bir Ramazan akşamı Bedestenli Ahmet Ağa'nın evine çok misafir gelmiş. İftar anında ev çatırdamaya başlayınca misafirlerden biri;
"Aman Ağa! Galiba çatıda bir sakatlık var. Sakın bir kaza olmasın" der.
Ahmet Ağa:
"Efendim, çatı mübarek günü tesbih ediyor!.." cevabını verince misafir şöyle der:
"Aman Ağa! Tesbih ederken cezbeye gelip de secdeye kapanmaz inşaALLAH."
______________________________________________
SARAYDA İFTAR
Harun Reşid bir Ramazan günü Behlül‘e tembih etti:
- Akşam namazında camiye git, namaza gelen herkesi iftara davet et.
Akşam oldu, namaz kılındı, namazdan sonra Behlül 5-10 kişilik bir grupla çıka geldi. Harun Reşid şaşırdı:
- Behlül bunlar kim? Ben sana namaza gelen herkesi saraya iftara çağır diye tembih etmedim mi? Sen o kadar cemaatin arasından bir sofralık bile adam getirmemişsin..
- Efendimiz, siz bana camiye gelenleri değil, namaza gelenleri iftara çağır dediniz. Namazdan sonra bendeniz cami kapısında durdum, çıkan herkese hocanın namaz kıldırırken hangi sureyi okuduğunu sordum. Onu da yalnız bu getirdiğim kişiler bildi. Camiye gelen çoktu ama namaza gelen demek ki yalnız bunlarmış.
______________________________________________
Adamın biri ramazan günü erik yiyormuş. Bunu gören adam:
- Yahu, Müslüman olan böyle oruç yer mi? demiş.
Adam:
- Hayır oruçluyum, cevabını verince adam, avurdunun şişliğini işaret ederek:
- Ağzındaki nedir? diye sormuş.
Adam:
- Eriktir, demiş, iftara kadar yumuşasın diye ağzımda tutuyorum :)
______________________________________________
Çömlek Hesabı
Ramazan günlerini hesaplamak için bir çömleğin içine her gün bir taş atar, Hoca. Bir avuç taş doldurur çömleğin içine Hoca'nın yaramaz oğlu, muziplik olsun diye.
Bir zaman sonra arkadaşları: "Bugün Ramazan'ın kaçı acaba? diye sorarlar Hoca'ya. Hoca'da: "Şimdi eve gider öğrenirim. Biraz sabredin." der ve evinin yolunu tutar.
Çömleği boşaltır; bir sayar, iki sayar... Taşların yüz yirmi beş tane olduğunu görür. Şaşkın bir halde döner arkadaşlarının yanına Hoca. "Arkadaşlar, bugün, Ramazan'ın kırk beşi" der.
Hoca'nın bu cevabına gülüşürler arkadaşları. Aralarından biri:
"Aman Hocam, bir ay otuz gündür. Hiç Ramazan'ın kırk beşi olur mu?" diye itiraz eder.
Hoca, biraz şaşkınlık biraz da kızgın bir ifadeyle: "Ben yine insaflı davrandım. Benim çömlek hesabına bakacak olursak; bugün Ramazan'ın yüz yirmi beşi!"der.
______________________________________________
İki kafadar Ramazanda kadı kıyafetine girip köy köy dolaşmaya ve birkaç basit soru sorup, cevap veremeyen köylüleri falakaya yatırarak para kazanmaya başlamışlar. Kadı Efendinin bu durumdan haberi olunca bunları yakalatmış ve;
"Bu sabah namazının, bu öğle namazının, bu ikindi namazının, bu akşam namazının, bu yatsı namazının" diyerek kırk sopa attırıp salıvermiş.
İki kafadar köyden uzaklaşınca birisi:
"Tabanlarım sızlıyor, şurada oturup biraz dinlenelim." deyince diğeri:
"Yürü, yürü! Dinlenmenin sırası mı şimdi? Kadı Efendi teravih namazını unuttu. Eğer hatırlarsa vay halimize."
______________________________________________
Zinnuni mısri k.s hazretleri bir ramazan bayram sabahı insanların sevinçle bayram ettiklerini görünce
yanındaki talebesine derki..
Ey evlad bunlar bayram ederler lakin bilmezlerki aceb orucları hak katında kabul oldumu..
işte asıl bayram o zamandır
gel biz halimize ağlayalım bir köşede der..

Bunlarda bizden efendim..Sizinkilerden biraz farklı olarak nükte tarzında..