Sevgili Dervişim, zaman nedir zaman?
Ustam, güzel olduğu kadar ilgi çekici ve bir zor soru sormuş, üzerinde bayağı düşünmüşsünüz. Bakalım bizim kelamlarımız bu sorunuzun karşılığı olabilecek ölçütlere sahip olabilecek mi? Bunu sizin bu cevabı okuduktan sonra vereceğiniz tepkiyle anlayabileceğiz elbetteki. İlk önce ufak bir alıntı yapmak istiyorum. Alıntıladığım kişiyi biliyorsunuz.
Zaman, korkunç daire; ilk ve son nokta nerde?
Bazı geriden gelen, yüzbin devir ilerde!
Bu alıntı hakkında yorum yapmayacağım. Siz artık yaparsınız yorumunu. Ben kendi cevaplarımı biran önce (biran olarak yazılmaz değil mi? "Bir an" olarak yazılmalıdır, evet efendim biliyorum öyle yazılması gerektiğini ama düzeltmiyorum işte bana ne Allah Allah. Mehmet Ali Biran yok mu sanki? Tabiki yok. O "Birand" idi. Nihahaha isme bak ya birand. Gerçi "Dengir Mir Mehmet Fırat" ismi daha bir garip isim. Garip olduğu kadar karizmatik ve çekici. Adama bakar mısınız? Yerel seçimler öncesinde o chp li adamlar berabere kaldı ya helal olsun. Kardeşim ezemeyeceksen rakip adamı bu riski göze almayacaksın böylesine bir seçim öncesinde. Haksızsam söylemeyin haksız olduğumu bilmek beni rahatsız eder yav. Hem ben ne zaman haksız olmuşum ki şimdi haksız olayım? Hak dediğiniz zaten nedir ki. Amannn bilmenin ne önemi varsa. Yav durun ben bunlardan bahsetmiyordum, zaman diyordum evet zaman. Gördünüz mü bakın elin birand'ı bizi nerelere getirdi. Veee sonunda bitti, nokta.)
Einstein var ya -bilmeyenin dilini eşek arısı soksun :D- işte o bir kaç teori atmış ortaya. En meşhuruda izafiyet teorisi fizikçiler iyi bilir ben pek iyi bilmem bu teorileri. hem zaten teorilerle uğraşacak vaktim yoktur ben teorem çürütürüm. Neyse fazla dallanıp budaklandırmadan konuyu devam edelim. Bu adam o teoride zamanla ilgili özet geçersek şunları demiş;
Einstein izafiyet teorisini ortaya attığından bu yana, fizikçiler dünya üzerinde dört boyut bulunduğunu kabül ediyorlar.(Hatta yerçekiminin kendisi bile üç boyutlu uzayın bir dördüncü boyuta doğru eğim yaparak bükülmesidir.)O zamana kadar bilinen ve kabül gören üç boyut olan uzunluk, yükseklik ve genişliğe ek olan diğer fiziksel boyut ise zaman olarak biliniyor.Matematiksel olarak da kabül gören 4'üncü boyut, diğer üç boyuta eşit değer taşıyor.Ancak insanlar dünya üzerinde üç boyutta, her yönde hareket edebiliyorlar yani, yukarı ve aşağı, sola ve sağa, ileri ve geri. Ancak zamanda sadece ileri doğru hareket edebiliyorlar, zamanda geriye doğru hareket hiçbir zaman gerçekleşmiyor.Fakat fizik kanunlarında, zamanın geriye doğru hareket edemeyeceğini söyleyen bir kural mevcut değil.Zaten Einstein'in bu konuda ispatladığı hareket denklemi de zaman geriye döndürüldüğünde gayet iyi çalışıyor.Ancak henüz hiç kimse zamanda geriye seyahat etmeyi başaramadı.
Buda Einsteinvari bir açıklama. Tamam kardeşim fizikçiler kabul ederler ama ben bir fizikçi değilim ve ne diye kabul edeyim? Yada derdim ne ki kabul etmeyeyim? Bu benim problemim. Evet problemleri olan bir insanım ve bunlarla mutluyum :)
Kardeşim geç bu bilim adamlarının açıklamalarını filan. Sen beni dinle ki dertlerine derman olayım. Hem ben onlara karşı bir tutum içerisinede gireek değilim. Bak şimdi Vakıf'ım sen sigara içiyorsun, bende içiyorum. İşte zaman o sigaradır. Dur hatta bir tane yakayım, bak ilk nefesi aldım ve bıraktım küllüğe gerisini. Şu anda yanıyor ve içmediğim için dumanlar atmosferde bilemediğim bir noktaya kadar çıkıyor ( tamam ozon tabakasının olduğu atmosfer katmanının ismini şimdilik bilmiyorum. Aslında biliyordum da unuttum. Stratosfer? Hayır citroen!)
O içine çektiğin dumanın az bir kısmı içerde kalıyor. Tabi duman olarak değil zehir olarak. İşte bu zehirler hayatın acı tecrübeleridir. Ağzından ve burnundan (Burnundan gele İnşallah diyeniniz olmasın şimdi durduk yere) dışarı çıkanlar ise verdiğin sadakaların ve iyi bir insan olmanın sonucunda (Bak kesilikle şirinleri göreceksin demiyorum, görebilirsin. Ama dur bir saniye sen iyi bir çocuk değilsin, hatta sen bir çocuk bile değilsin. Unut kardeşim şirinleri görme umudunu. Hayatın gerçek yüzünü gösteriyorum işte çok acımasızım :)) seni zehirleyemeyen acılardır. Boşa giden dumanlar ise senin hiçbir şekilde müdahale edemediğin senin dışında kalan hayat akışıdır. Sigaradan aldığın keyf ise senin yaşadığın iyi anlardır. Sigaranın kendisi mi? İşte o zamandır. Ben garanti anlattım. Anlayabilmek sizin keyfiyetinize kalmış bir durum.
Şimdi kim okuyacak bu üstte yazdıklarımı :) ? Ben okumam kardeşim, çünkü yazarı zaten benim ve yazıda çok uzun.
Bir soru daha, ''Deli Dervişler Topluluğu Başkanı'' nasıl oldunuz? Kendinize deli sıfatını neye istidaneden uygun gördünüz? Derviş iki soruma da cevap isterim. Sen başlık açmışsın, boş kalmasın değil mi?
Bir hikaye anlatayım efendim. İsmet Paşa varya eskiden bir aralar yaşamış, hatırlayamadın mı? Buyur buradan bak o zaman, hah işte bu. İşte ilgili şahıs bir olay için demiş ki bana her ilden bir deli getirin, Elazığ'dan tuttuğunuzu getirin.
Dur birtane daha anlatayım.
Elazığ akıl, ruh ve sinir hastanesinden (kısaca deliler hastanesinden) iki tane deli kaçmış. İlgili profesör demiş ki gidin bunları bulun. Bulacak olan kişilerde nasıl bulacağız şimdi demişler. Karşılığında şu cevabı almışlar; gidin trencilik oynayın, o iki deli de arkanıza takılır. Bunlar denileni yapmışlar ve hastaneye geri geldiklerinde profesör şok olmuş. Trenin vagonları sayılamıyormuş çünkü.
İşte bu neden deli olduğumun göstergesi. Zaten Çelebi'mde bir kaç şey yazmış, haklıdır. Arası fok balıklarıyla bayağı iyidir kendilerinin. Are you fok?
İşte bende bu delilerin içerisinden kendi çabalarımla dervişleri buldum. Bana bidat ettiler ve başkanları oldum. Hikaye bundan ibarettir.
Sözlerimi bu güzel memleketimden bir özür dilemek amacıyla bir şiir yazarak noktalamaktan beni kimse alıkoyamaz. Suçsuzum ve pişmanda değilim :D
Kar Mı Yağmış Şu Harput'un Başına
Kurban Olam Toprağına Taşına
Henüz Girmiş On Üç On Dört Yaşına
Küçücükten Bir Yar Sevdim Yar Nenni
Bir Of Çeksem Karşı Ki Dağlar Yıkılır,
Bugün Posta Günü Canım Sıkılır
Ellerin Mektubu Gelmiş Okunur,
Benim Yüreğime Hançer Sokulur
Bir Ah Çeksem Karşı Ki Dağlar Ünüler
Ah Ettikçe Eski Derdim Yeniler
Ben Ölürsem Mezar Taşım İniler
Bu Dert Beni İflah Etmez Öldürür
Başka sorusu olan?