
Filistin'de Batı Şeria'daki Nablus Kenti'nde İsrail devriye askerleriyle çatışan iki Hamaslı ve vurulmamak için güvenli bir yere kaçışan bir kız çocuğu... Adamların duyarsızlığı, aldırmazlığı ne kadar net çıkmış. Kız çocuğunun tedirginliği ve korkusu da ne kadar net çıkmış.

Yalnız kaldılar..Dünya onları yine yalnız bıraktı. 32 yaşındaki Filistinli çiftçi Manar Dahir de 2 yaşındaki oğlu Muhammed'le yalnız kaldı Gazze'de. İçinde bulundukları buzhanede sıcak günleri sevgiyle unutmaya çalışıyorlar. Burası, İsrail operasyonundan önce, Dahir'in çiftlikte elde ettiği ürünleri tuttuğu soğuk hava deposuydu, ama Refah'taki operasyon sırasında bir süre ölen Filistinliler için morg oldu. Çünkü operasyon sırasında inançları gereği ölülerini hemen defnedemediler. Dirileri de ölüleri de yalnız bırakıldı Filistinliler'in. Dünya sadece seyretti ve ''Ayıp ettin İsrail'' dedi.

İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu ölen ve organları İsrailliler'e bağışlanan 13 yaşındaki Filistinli Ahmet'in arkadaşları, cenazeyi almadan önce morgda bekliyor. Ahmet'in içinde bulunduğu dolabın, el izleriyle kan lekeleriyle dolu, ilgisizlikten ve belki de ölümün bıkkığınlığından kirli kapaklarında, başka acı öyküler dolaşıyor. Hatta morgda bekleyen öteki çocukların oralarda çok kullanılan bu soğuk dolabın kapağındaki yansımaları, Filistin'de ölen öteki çocukların ruhları gibi duruyor.O an, daracık ve soğuk bir mekanda Ahmet'i ve Ahmet gibilerini anlatıyor.

Filistin'de Refah Mülteci Kampında çekilen bir fotoğraf. O anda en büyüğünden en küçüğüne kadar herkesin yüzünde mutsuzluk ve endişe duygusu okunuyor. Yatakta yatan engelli Sami ve ailesinin geri kalanı, İsrail askerleri evlerini yıktığından bu yana bu tek göz odada yaşıyor. Ancak İsrail askerlerinin bu odayı da yıkmasından endişe ediyorlar. O anda o odada bulunan kimse için hayat yolunda gitmiyor.

Fotoğraf, mekanın ipucunu veriyor. Ortadoğu'da Filistin tarafında ateşli silahların tetiklerine eskisi kadar basılmıyor. Böylelikle intifadanın, yani başkaldırının simgesi sapanlar geri dönüyor. Bu arada da İsrail duvar inşaatına devam ediyor ve o anda, duvarın inşaatını protesto eden gençler, İsrail askerlerine taş atıyor.

Gazze Şeridi'ndeki Refah Mülteci Kampı'ndan bir o an. Bir cenaze töreninde çekilmiş olan bu fotoğraftaki biri daha kundaktaki bu Filistinli çocukların gözyaşları anneleri için... İsrail askerlerinin kampa düzenledikleri baskın sırasında kaybetmişler annelerini. Gözyaşlarıyla başlayan ve gözyaşlarıyla devam eden yaşamların bir oanı bu...

İsrail askeri el bombasını daha ileriye atabilmek için bütün vücudunu kullanıyor. Sarsma etkili bomba elinden çıkıyor, hedefine varıp patlıyor. Hedefteyse İsrail'in ördüğü güvenlik duvarını protesto eden Filistinli gençler bulunuyor. Peki onlar silah olarak ne kullanıyor? Askerin arkasındaki ayrıntı bu soruya yanıt veriyor: Karşıdan fırlatılan ve düşüp de patlamayan taşlar...

Çocuğun adı Nesrin… Filistinli… El Halil’deki Fawar Mülteci Kampı’nda İsrail Ordusu’nun yaptığı bir operasyon sırasında evinin damındaymış. İsrail askerlerinin açtığı ateş sırasında plastik mermilerden biri yüzüne isabet etmiş. O sırada İsrail Ordusu sıhhiyesi çocuğa ilk müdaheleyi yapıyor. Mermi bir kere gidip vurmuş. Ama ‘o’ an, Nesrin’in hala yaralanmaya devam ettiğini göstermiş.

Filistin'den gelen fotoğraflarda ya çatışma ya yıkıntı ya da bir cenaze var. Gazze Şeridi'nde Han Yunus Kampı’na yönelik İsrail Operasyonu sırasında ölen Şadi El-Hadad'ın yakınları Filistinli genci uğurluyor. Acının doruğa ulaştığı anlarda insanların gözlerinin ışığının söndüğünü gösteren bir 'o' an. Yine de ışık inatçı, sanki hüznü göstermek için elinden geleni yapmış. Önce yüzlerde acıyı resmetmiş sonra da gözlerin içindeki acıyı, süzülen yaşlarda göstermiş.

