Bekir Sami Bey'in gönderdiği telgraf
Bekir Sami Bey, ilk günlerde Mustafa Kemal'e katılan yurtsever bir Kuvayı Milliyecidir. (Özgeçmişi aşağıda verildi)
Erzurum Kongresi sürerken Amasya'ya geldi. Amasya'da bulunan 5. Fırka Kafkas Komutanı Arif Bey'le görüştü. Albay Arif Bey 25/26 Temmuz 1919'da Mustafa Kemal'e sunulmak üzere gönderdiği telgrafta Bekir Sami Bey'in düşüncelerini belirtmişti. Bekir Sami Bey'in Nutuk'ta aynen yer alan telgrafındaki manda ile ilgili husus bugünkü dile çevrilerek aşağıya verilmiştir:
"Bağımsızlık, elbette istenir ve tercih edilir. Ancak, tam bağımsızlık istediğimiz takdirde, vatanın birçok parçalara ayrılacağı kesin ve şüphesizdir. Şu halde, iki üç ili içine almaktan ibaret olacak bağımsızlığa, vatanımızın bütünlüğünü garanti altına alacak yabancı bir devletin himayesi (mandaterlik) elbette tercih edilir. Osmanlı ülkesinin tamamını içine alan meşruluğumuz ve dışarıdaki temsil hakkımız, eskiden olduğu gibi devam etmek şartıyla, belirli süre için Amerika mandasını istemeyi milletimiz için en yararlı bir çözüm şekli olarak kabul ediyorum. Bu konuda Amerika temsilcisiyle görüştüm. Birkaç kişinin değil, bütün bir milletin sesini Amerika'ya duyurmak gerektiğini söyledi ve aşağıdaki şartlar çerçevesinde Wilson'a, Senato'ya ve Amerikan Kongresi'ne başvurulmasını teklif etti."
Yapılacak müracaatta aşağıdaki hususların belirtilmesi isteniyordu:
a) Adil bir hükümetin kurulması,
b) Öğretim ve eğitimin yayılması ve genelleştirilmesi,
c) Din ve mezhep hürriyetinin sağlanması,
d) Gizli anlaşmaların kaldırılması,
e) Bütün Osmanlı ülkesini sınırları içine alacak şekilde, Amerikan Hükümeti'nin bizi kumandası altına almayı kabul etmesi.
Bundan başka kongremizin seçeceği bir heyeti, Amerika'ya bir zırhlı ile göndermeyi de temsilci üzerine almıştır."
'Amerika'nın çıkarı nedir?'
Mustafa Kemal, mandacılığı savunan Bekir Sami Bey'in mektubuna gerekçeli olarak yanıt verdi
Mustafa Kemal duraksamadan 5. Fırka Komutanı Arif Bey'e bir telgraf göndererek görüşlerini belirtti ve Bekir Sami Bey'e ulaştırılmasını istedi. Bu telgrafın can alıcı noktası aşağıya aynen alınmıştır:
"Memaliki Osmaniye'nin cümlesine şâmil meşrutiyetimiz ve hariçte hakkı temsilimiz baki kalmak şartiyle mandaterlik talebini en nafi bir şekil olarak kabul buyuruyorsunuz.
Ancak mümessilin dermeyan ettiğini bildirdiğiniz mevat ile bu şekil birbirine mütenakız görünüyor. Çünkü meşrutiyetimiz baki kalınca hükümet kuvvei teşriiyenin itimadına mazhar ve murakabesine tâbi bir heyetten ibaret olur ki artık bu heyetin tesisinde Amerika'nın dahlü tesiri olamaz.
Şu halde ya meşrutiyet bakidir, âdil bir hükümetin tesisini Amerika'dan talebe mahal yoktur veyahut adil bir hükümetin tesisi Amerika'dan taleb edilince meşruiyetin bekası lâfızdan ibaret kalır."
Mustafa Kemal'in çok etkili bir dille gönderdiği bu yanıtın bugünkü dile çevrilişi de aşağıda verilmiştir: "Osmanlı ülkesinin tamamını içine alan meşruluğumuz ve dışarıdaki temsil edilme hakkımız eskiden olduğu gibi devam etmek şartıyla mandaterlik istemeyi en yararlı bir çözüm olarak kabul buyuruyorsunuz.
Ancak, temsilcinin ileri sürdüğünü bildirdiğiniz maddeler ile bu şekil birbiri ile çelişmiş görünüyor. Çünkü, meşruluğumuz eskiden olduğu gibi devam ettiği takdirde, hükümet, yasama gücünün güvenine sahip ve denetimine tabi bir heyetten ibaret olur ki, artık bu heyetin kuruluşunda Amerika'nın müdahalesi ve etkisi olamaz. Bu durumda ya meşruluk devam edecektir ve Amerika'dan adil bir hükümetin kurulmasını istemeye gerek yoktur. Yahutda, istendiğine göre, meşruluğun devamı sözden ibaret kalır."
İLK DÜŞÜNCELERİNİ YİNELEDİ
Bekir Sami Bey, Mustafa Kemal'in bu telgrafına yanıt vermek amacıyla yine Albay Arif Bey kanalıyla gönderdiği telgrafta ilk düşüncelerini yineledi. Bunun üzerine Mustafa Kemal'in, Erzurum'dan 1 Ağustos 1919'da -kişiye özel olarak- Bekir Sami Bey'e telle verdiği yanıt çok önemlidir. Amerikan çıkarlarını sorgulayan bir dik duruştur. İşte Mustafa Kemal'in telgrafı:
AMERİKA'NIN HESABI?
" Bekir Sami Beyefendi'ye özel:
Amerikan mandası hakkındaki son açıklamalarınızı öğrendik. Bu şartlara göre aslında korkulacak bir şey olmamak lazım. Bununla birlikte daha bir nokta hakkındaki yüksek görüşlerinizi de almak istiyoruz. Lehimizde bu kadar elverişli şartlar ileri sürülmesine yatkın bulunacak olan Amerikan hükümeti, böyle bir mandaterliği kabul etmesine yani buna katlanmasına karşılık, Amerika adına ne gibi yarar ve çıkarlar sağlamış olacaktır? Bununla kendi hesaplarına elde edecekleri sonuç nedir? Bu konudaki yüksek düşünce ve bilgilerinizle de bizi aydınlatmanızı acele bekleriz, efendim."Bekir Sami Bey Atatürk'ün bu yanıtına karşılık veremedi, ama Sıvas Kongresi'nde kürsüde Amerikan mandasını savundu.