Müslümanlar ne yapsın? Hadi siz söyleyin...
>>
>>11 Eylül saldırılarından sonra ABD Başkanı George Bush, "Bu bir Haçlı
>>savaşı" dediğinde de durum bu kadar gerginleşmişti. Daha sonra "yanlış
>>anlaşıldı" dendi, Müslümanlar, bu sözleri istismar etmekle suçlandı,
>>haksız yere "Batı'dan nefret etmek"le itham edildi. Ne oldu? Toprakları
>>işgal edildi, kaynakları yağmalandı, tarihine ve kültürüne hakaretler
>>edildi, evlatları gizli hapishanelere dolduruldu, kadınları aşağılandı,
>>çocukları işkenceden geçirildi. Bütün bunlar olurken, karşı çıkanlar,
>>sesini yükseltenler, topraklarına ve onurlarına sahip çıkmaya çalışanlar
>>yine aşağılandı, hor görüldü, aşırılıkla itham edildi, mahkum edildi.
>>
>>Şimdi ne oluyor? İşgaller, aşağılamalar devam ediyor. O gün Irak'tı bugün
>>İran ve Suriye'ye. O gün Müslüman 'barbarlar'ı eğitmek, özgürleştirmek
>>için bunları yapıyorlardı, bugün de öyle. O gün Müslümanların değerlerine
>>hakareti bir politika olarak uyguluyorlardı, bugün aynen devam ediyorlar.
>>Karşı çıkanlar yine anlayışsızlıkla, aşırılıkla, terörle itham
>>ediliyorlar. Her türlü iğrençliği sergileyip onlardan susmalarını
>>isteniyor.
>>
>>Hamas'ın Filistin seçimlerini kazandığı bir dönemde, Suriye'ye tazyiklerin
>>gündemde olduğu bir dönemde, İran'a saldırının hazırlıklarının yapıldığı
>>bir dönemde, Batı'daki İslam düşmanlığını, Doğu'daki Batı karşıtlığını
>>kışkırtanlar neyin peşinde? İslam dünyasını tahrik ederek nereye varmak
>>istiyorlar? İslam-Hristiyan savaşı mı? Doğu-Batı ayrışması mı?
>>Medeniyetler çatışmasını mı?
>>
>>İran'ı BM Güvenlik Konseyi'ne götürme kararı alındı. Tahran direnirse ABD
>>ve İsrailli yetkililere göre tek seçenek saldırı. Irak trajedisini yaşayan
>>bu bölge, aynı şeyleri bir kez daha yaşamaya tahammül edebilir mi? Bu
>>coğrafyanın insanlarını çılgına çevirecek her alçaklığı planlayanların
>>gerçek amacı ne? 21. yüzyıla dönük bütün planları, siyasetleri,
>>stratejileri "medeniyetler çatışması" önkabulüyle hazırlanan Batı, neden
>>sürekli çatışmayı besleyen adımlar atar?
>>
>>Biri çıkıp bir şey söylesin: Müslümanlar ne yapmalı? Susmalı ve boyun mu
>>eğmeli? Adım adım topraklarının ellerinden alınmasına, onbinlerce
>>evladının öldürülmesine, zenginliklerinin talan edilmesine, değerlerinin
>>aşağılanmasına, onurlarının yerlerde sürünmesine ne demeli? Batı, bu
>>coğrafyadan ne istiyor? Bütün kötü sıfatları yakıştırdığı bu insanlardan
>>ne istiyor? Ellerindeki nükleer silahları bile kullanabileceklerini açıkça
>>dile getirebilen Batı, gerçekten bir dünya barışı istiyor mu?
>>
>>Hayır, istemiyor! Bütün tezleri çatışma üzerine kurulu. Dünyada ne kadar
>>farklılık varsa düşmanlığa dönüştürüyor. Krizi, gerilimi, savaşı besliyor.
>>İnsanlığı kaosa sürükleyecek ne varsa ona yatırım yapıyor?
>>
>>Bölgede yeni, büyük ve endişe verici gelişmeler olacak. Bunun ön
>>hazırlıklarını yapıyorlar. Karikatürler rasgele yayınlanmadı. Sipariş
>>edildi. Irak işgalinde Avrupa kamuoyunu ikna edemediler. İran krizi
>>arefesinde ellerini çabuk tutuyorlar. İslam dünyasındaki reaksiyonun
>>Avrupa kamuoyunun önyargılarını besleyip yeni serüvenlere karşı direncini
>>kırmasına yatırım yapıyorlar.
>>
>>Müslümanlar elbette tepkilerini gösterecekler. Onlar köle toplumlar mı?
>>Kimlikleri, tarihleri, kişilikleri, onurları yok mu? Müslümanların gücü,
>>dinamizmi yok sayılamaz. Kim küresel ölçekli hesap yapıyorsa bu gücü
>>dikkate almak zorunda. Şu bilinmeli; Müslümanları memnun etmeyecek hiçbir
>>küresel düzenin 21. yüzyılda ayakta durması mümkün değil. İslam
>>coğrafyasını sadece kaynaklar olarak gören, Müslümanları kontrol altına
>>alınması gereken kitleler olarak algılayan güçler yanılacak. Onları hesaba
>>katmadan dünya barışı olamaz. Yeryüzünün orta kuşağı üzerindeki bu güç,
>>bütün hesapları bozacak kadar büyük. Bunu anlamayanlar kaybedecektir.
>>
>>Elbette değerlerimizi ve sahip olduğumuz her şeyi koruyacağız. Elbette
>>buna gücümüz yeter. Elbette buna imkanımız ve tecrübemiz de var. Ama ne
>>yapacağımızı bilerek, kontrolden çıkmayarak, üzücü ve yüzümüzü kızartacak
>>eylemlerden kaçınarak. Onların bizi suçlayacağından korktuğumuz için
>>değil, böyle yapmamız gerektiğini bildiğimiz için.
>>
İBRAHİM KARAGÜL__YENİŞAFAK