eko kardeş sanırım burda bi kör var ise oda sensin çünkü kör olmuşun ki emperyalistlerin kim olduğunu dahi bilmiyorsun şunu da belirtmek isterim kör olan sadece gözlerin değil zannedersem kalbinde kör olmuş ki şehitlerimiz için yapılacak bi şey yok diyorsun ..
ne yazık ki sizin gibi alnı secdeye gidipte bunları düşünen insan(öyle tahmin etmek istiyorum) sayısı oldukça fazla
sn: yunus sizinki eleştiri değil! afedersiniz toslamak evet evet; eleştiriyorum o halde varım demeye çalışıyorsunuz heralde... o zaman ben sizin varlığınızı kabul ederek cevap veriyorum
emperyalistlerin varlığından bilhaber yorum yazmadığım halde onları yanlış tanıdığım kanısına nasıl varabilirsiniz!!
sizin kalp gözünüz açık olmalıki benimkinin kör olduğuna da kanaat getirdiniz !!
ama doğru dediğiniz birşey var ben körüm hemde Allah aşkıyla yanan bir kör.... bu gencecik yaşımda sadece dualarla şehitlerimizin yanında olmaya çalışıyorum elimden başka birşey gelse yapmaya hazırım diyorum ve bu haksız eleştiriye layık görülüyorum gerçekten ilginç sözler manasız bu saatten sonra.....
sözlerimi bir hikayeyle noktalamak istiyorumki konu ddaha fazla kirlenmesin
Hindistan'da yaşayan Ranga Guru isminde çok ünlü bir ressam varmış. Bu ressamın eğittiği, bir öğrencisi varmış. İsmi: Raciçi Raciçi uzun bir sürecin ardından eğitimini tamamlamış ve son resmini Ranga Guru'ya götürmüş.
Ondan bir değerlendirme istemiş... Ranga Guru ise;
- Sen artık bir ressamsım Racaçi.. artık senin resmini halk değerlendirecek. diyerek, resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş. Yanına da kirmizi bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş.
Raciçi denileni yapmiş... Ve birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş
ki, tüm resim çarpılar içinde ve neredeyse görünmüyor...
Çok üzülmüs tabii. Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan
bir duvar sanki.. Alıp resmi götürmüş Ranga Guru'ya ve ne kadar üzgün
oldugunu belirtmiş. Ranga Guru üzülmemesini ve yeniden resme devam
etmesini önermiş. Raciçi yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru'ya
götürmüş. Tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını
istemiş Ranga Guru... Ama bu defa yanına bir palet dolusu çesitli renklerde
yaglı boya, birkaç fırça ile birlikte... Ve yanına insanlardan beğenmedikleri yerleri
düzeltmesini rica eden bir yazı ile birlikte bırakmasını istemiş.
Raciçi denileni yapmiş... Birkaç gün sonra gittigi meydanda görmüs ki resmine
hiç dokunulmamış, firçalar da, boyalar da kullanılmamış... Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru'ya gitmiş ve resme dokunulmadığını
anlatmış.. Ranga Guru ise;
"Sevgili Raciçi, sen birinci konumda insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanaği ile karşılaşabileceğini gördün... Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin
resmini karaladı... Oysa ikinci konumda onlardan hatalarını düzeltmelerini
istedin, yapıcı olmalarını istedin... yapıcı olmak eğitim gerektirir... Hiç kimse bilmedigi bir konuyu düzeltmeye kalkmadı, cesaret edemedi... Sevgili Raciçi, mesleginde usta olman yetmez,
bilge de olmalısın.. Emeğinin karşılığını ne yaptığından haberi olmayan
insanlardan alamazsın... Onlara göre senin emeğinin hiç bir değeri yoktur...
"Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle
tartişma..."