Zırva... Bu yazıya sahip çıkan mahut yayın organının da artık ipin ucunu kaçırıp muhalefetlik adına saçmalamaya başladığını, Umur Talu'lardan medet umacak kadar düştüğünü gösteren çok gereksiz bir yazı. Anlıyorum kardeşim, sistemi sevmiyorsun, askere, hükümete, ona buna gıcık oluyorsun da bu kadar da düşmenin, Cihat'ın tabiriyle bu kadar da antitez saplantılısı olmanın hiçbir manası yok. Askere gıcık kapıyorsun diye (ben de nefret ederim) PKK hedeflerinin vurulmasına bile kulp takıyorsan (ki insanın gayriihtiyari sorası geliyor 'PKK sempatizanı mı kesildin bilader?' diye), hükümetten nefret ettiğin için Dağlıca sonrası ortaya çıkan kriz ortamının kim ne derse desin mükemmel bir şekilde aşılmasını doğru dürüst bir mantıkî temele oturtamadığın halde eleştiriyorsan, hasılı Yunus'un dediği gibi vara yoğa kakıyorsan kaale alınmayı bekleme... Enver, Talat, Cemal romantizmi nereye kadar? Ne zaman Abdülhamid olmayı anlayacak bu millet?
Türkiye orayı Amerika istediği için değil, kendisi istediği için vuruyor. ABD'nin bu işe destek vermesini, ABD'nin köpeği ve iradesiz bir ABD kuklası olmakla tefsir etmeye çalışmak ahmaklığa giden yola girildiğini ispatlar. Daha önceki geri adımlar için bu söylenebilir, daha önce niçin böyle bir şeyin yapılmadığı sorgulanabilir, cevabı da verilir bunun, ayrı mevzu; fakat burada ABD yönetimi taraftarı olmadığı bir işe ikna edilmiştir, 'gidin Irak'ı vurun' emri ABD'den gelmemiştir (gelseydi ve ABD istediği şekilde tahakküm kurabilen bir devlet olsaydı uçak saldırılarıyla geçiştirilmezdi), en azından zahiren bu böyledir. ABD bu operasyona destek veriyor diye illa da Türkiye'nin yanlış iş yapıyor olması gerekmez, olayları bir bütün halinde fakat kendi içerisinde değerlendirmek lazım... Hazret şöyle buyurmuş: 'ABD öyle istediği için gözü dönmüş saldıran "terör örgütü" nü, ABD artık öyle istemediği için vuruyordu uçaklar.' Eee? Sırf 'ABD karar değiştirdi, onların dediğini yapıyor görünmeyelim, ABD'nin dediği herşeyin aksini yapmak bizim için en hayırlısıdır' gibi kargaları dahi kahkahalara boğacak bir mülahazadan hareketle operasyonlar iptal mı edilsin yani Talu beyciğim? Hem sen nereden biliyorsun ABD'nin iradî olarak fikir değiştirdiğini? Uygulanabilmesi için bir önyargının mevcut bulunmasına ihtiyaç duyan fonksiyonelizm metoduyla mı, yani neticeden sebep çıkarmaya çalışmakla mı? Ki bu sebebin çıkarılabilmesi için gereken önyargı, 'Amerika ne derse o olur, Amerika bir tutumundan vazgeçiyorsa sırf o istediği içindir' düşüncesidir ve bu önyargının taşındığı durumlarda -haşa- 'ilah Amerika'ya karşı çıkmanın imkansızlığı akıllara geleceğinden bu eleştiri bir çelişki haline gelir. Paranoyanın, aşağılık kompleksinin bu kadarına da pes doğrusu. Bu yazıyı sahiplenen yayın organı, her fırsatta kendini büyük bir cür'etle yegane varisi olarak lanse ettiği Büyük Doğu düşüncesinin mimarı olan şahsın, II. Abdülhamid Han'ı göklere çıkarırken onun takip ettiği denge siyasetini hangi mevkie oturttuğunu nasıl unutuyor, şaşırıyorum. Yine üstad amaca giden yol doğrultusunda, 1959 tarihinde kaleme aldığı bir yazıda günün şartlarında ABD politikasını desteklemeyi öğütlüyordu. Burada mühim olan şey kimin desteğini aldığınız değil, istediğinizde muvaffak olup olamadığınızdır. Ancak sığ beyinlerin sahipleri, konsantrasyonunu böyle 'yok ondan destek aldın, yok bundan fetva istedin' diye konuşmaya vakfedecektir. Çıkış yolun mu var? O zaman buyur, yoksa mahallenin ilkokul talebesi, sümüklü çingene çocuğu gibi burun çekip sağa sola çemkirmenin bi manası yok.
'Noel öncesiydi, bayram öncesiydi' teraneleri ise pek romantik pek tatlı olmuş. Mendilimi getirin bana! :)
Yahu yazmayayım yazmayayım diyorum ama bir yere kadar... Son olarak, Abdülhamid+1...