Bazılarımızın Hoşuna Gitmeyecek...‏

Başlatan: SİDOMA Tarih: 19.07.2008 22:33 Cevap: 39

19.07.2008 22:33
#1

Mevlüt Özcanın bir yazısı...

 

 

Kadınlar pantolon giyebilir mi? sorusunun cevabı gayet nettir. Aklı başında herkesin bu soruya cevabı, giyemez şeklinde olur. Mü’min hiçbir hanımefendi de böyle bir uygulamaya, ahiretteki hesaplaşmayı dikkate alarak giymek bir yana tevessül bile edemez.

Günümüzdeki uygulamasıyla pantolon giyen kadınların tamamı, dinen çıplak hükmündedir. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (s.a.v.), ilâhi rahmetten mahrum bırakacak giyim kuşamdan haber verirken, şu iki kelimeyi kullanmışlardır:

“Kâsiyâtün, âriyatün...”

Giyinmişler; ama çıplaktırlar. Yani çıplak gibi tahrikci ve teşhirci görüntüleri vardır.

Peki, hanımların etek, pardüsü, çarşaf gibi üst giyeceklerin altına pantolon giymeleri câiz olur mu?

Bu da olmaz. Çünkü konumu ne olursa olsun pantolon, bir erkek kıyafetidir. “Kadınlardan erkek giyimi, erkeklerden kadın giyimi giyerek karşı cinse benzeyenlere...” diye başlayan hadiste lânet bedduası vardır. Bu ikaz dikkate alan hanımlar, giyimlerinde birinci olarak tesettürü esas aldıkları gibi, ikinci olarak da erkeğe benzememeyi esas alırlar.

Bir olay vesilesiyle, Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz’in hadislerinden birinde sirval kelimesi geçer. Nedir sirval?

Önce olayı özetleyelim:

Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Ali (r.a.) ile Bâki mezarlığında iken yoldan eşeğe binmiş bir kadın geçiyordu. Hava az yağışlı olduğundan eşeğin ayağı bir çukura girdi. Hayvan tökezleyince kadın yere düştü. Peygamberimiz (s.a.v.) hemen yüzünü ters tarafa çevirdi.

Ya Rasülûllah! Kadının üstünde sirval var dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.v.):

“Allah’ım! Sirval giyen kadınları bağışla. Ey insanlar! Hepiniz sirval giyiniz. Kadınlarınız dışarıya çıkacakları zaman sirval kadar örtülmesi gereken yerleri örten birşey yoktur.” buyurmuşlardır. (Beyhaki, Edep. Şuabü’l-İman. Dârkutni, el-Efrâd, el-Kenz: 8/55. Hayatü’s-Sahabe: 3/367)

Burada geçen sirval ne demektir?

Sirval: Uzun ve vücudu belli etmeyen bolluktaki don demektir.

Anadolu hanımlarının vücut hatlarını belli etmeyecek bollukta giydikleri şalvar tipinde bir dondur. Bu derece bolluktaki donun kimseyi rahatsız etmeyeceği ayrıca tesettürü muhafaza edeceği malumdur.

Bazı zevat sirvali pantolon olarak açıklıyor ve üzerinde bir giyim olması halinde kadınların pantolon giyebileceklerini ifade ediyorlar. Bu hatalı ve zorlamalı bir beyandır. Asla isabetli de değildir.

Silvar, asla pantolon olamaz; o bir dondur.

Diz kapaklarına kadar dar bir üst elbise giyip, dizden aşağısında sadece pantolon bulunması sünnet ölçülerinden giyim şekli değildir ve tesettürü de oluşturmaz. Böyle giyinen kadın da tesettürlü değildir.

Sadece pantolon giymek konumu ne olursa olsun 104 kitabın hiçbirinde yeri yoktur. Kesinlikle câiz değildir. Giyenler Efendimiz (sa.v.)’in lânet bedduasının muhataplarıdırlar.

Etek altına pantolon, liberal modanın saçmalıklarından biridir. Moda furyası kadınların yüzde 85’ini, bu arada bir bölüm erkekleri de çekirdek gibi çatlattı. Pantolon giyen, burunlarına hızma takan, kaşına göbeğine ve bilumum yerlerine piercing takan “kız”lar piyasayı doldurdu. Sağcısı-solcusu, başını örteni, örtmeyeni erkeği-kadını hep aynı çizginin acınasıcıları oldular.

Kadın-erkek gençliğin (istisnaları hâriç) tümüne yakını 1980 sonrasında marka pantolon giymeye başladılar. C 21 marka kot pantolonla başlayan mâcera Lee Cooper’le, Levis’la, Lee’yle, FBI’la sürüyor. Başını örtenler de pardesü ve tunik altına (veya pardesüsüzler de) marka pantolonlar giyiyorlar.

Marka, toplum anlayışında önemli bir sınıf atlama taşıdır. Bundan dolayı doğası gereği gizlenemez. Pantolon markaları arkada ve bir hayli de üstte olduğundan bir kısımları pardesüyü kısalttılar. Markalar ve popolar caka satma aracı oldu. Başını Vakko’dan “örten”ler kalçalarını Levi’s’ten “örtü”yorlar.

Son yıllarda düşük bel pantolon modası çok sürmeden düşük kalça pantolon modasına inkilâp etti. Çünkü kapitalizm insanların bedenlerini istiyor: “Bedenini özgür bırak. Zihnini bana emanet et” Kapitalizmin sömürü sloganı budur. Bu slogana aldananlar kim olursa olsun kişiliksiz olmaya ve evde kalmaya mahkumdurlar. Kendilerini özgür zanneden köleler de bunlardır.

NE
19.07.2008 23:00
#2

Mevlüt Özcan kadar marka bilmediğime şaşırdım. :unsure: Gerisi hep aynı...

 

Başörtümle okuyamıyorum ben. İster Vakko ister değil. Almıyorlar işte. İster pantolonum bilmem ne marka olsun ister pazar malı... Beni başörtümle okula almıyorlar. Erkek bunun ne demek olduğunu yaşamadan anlayamaz. Hele sirval giyilmelidir diyen zihniyet asla. Biz bu acıyla boğuşurken siz anca bunları mı yazıyorsunuz? Şaşıyorum 'bazı' Müslüman erkeklere. Büyük bir şirketiniz olsa eleman alacak olsanız, hafif makyajlı başında kocaman bir topuz, 'vakko' başörtülü hanımı mı tercih edersiniz, yoksa sirval giyen kızcağızı mı? Komik örnek. Ama cevabını veremezsiniz. O yüzden bu meseleyi hanımların vicdanına bırakın.

Ü.
19.07.2008 23:49
#3

Tesettür, el yüz dışında bütün bedenin örtülmesi demektir. Bunu sağlayan her türlü giyim kuşam tesettürdür. Bir de bu giyim bol olsun, beden hatlarını belli edecek darlıkta olmasın.

 

Bu tarifle tesettüre baktığımızda, beğenmediği modelleri giymeye mecbur bırakan bir model zorlama söz konusu değildir. Mühim olan, arz ettiğim ölçüde örtünmeyi sağlamaktır. Bunu kimileri mahalli alışkanlıklarına uygun giyimle sağlar, kimileri de kendi çevrelerinin yadırgamayacağı beğendikleri daha yeni giyimlerle temin eder. Mühim olan, el yüz dışında bol bir giyimle bütün bedenin örtülerek bakışların rahatsız ediciliğinden korunmuş olmaktır.

 

Pantolona gelince: İfade edildiği gibi, yukarıdan aşağılara sarkan bir giyimle kabasından kapatıldığı takdirde pantolon mahzurdan kurtulur. Yeter ki, tunik dedikleri diz kapaklarından aşağı sarkan pardösü gibi giyimle kabalar kapatılmış, görüntü darlığı söz konusu olmaktan çıkarılmış olunsun.

 

Tesettür konusunda şu bakışı hatırdan çıkarmamak gerektir. En iyiye, en iyi ile başlanmaz. Tam aksine eksiklerle başlanır, sonra tamamlanarak en iyiye doğru ilerleme sağlanır. Zaten hiçbirimiz dinî hayatımıza en mükemmeliyle başlamış değiliz. Dinî hayat Kur'an öğrenmeye benzer. Hiç kimse Kur'an'a kusursuz okuyuşla başlamaz. Başlamalar hep yanlış okumalarla olur. Ama zamanla yanlışsız okumaya ulaşmak mümkün hale gelir. Bu konuyu şöyle de ifade edebiliriz. İnsan kendi nefsi için takvayı tercih etmeli, en mükemmeliyle başlamayı istemelidir. Başkalarının ise sadece başlamasını kafi bulmalı, kusurlarını sonra düzeltebilir diye ilgi göstermeli, tebrike layık bir başlangıç diye yorumlamalıdır. Bilmem demek istediğimi diyebildim mi? Yoksa çok mu kapalı oldu, bir şey anlaşılmadı mı?

 

 

Ahmet Şahin Hocam'ın ellerinden öpüyorum. Yüreğine, kalemine, üslubuna sağlık hocam.

BA
20.07.2008 00:50
#4
Mevlüt Özcan kadar marka bilmediğime şaşırdım. :unsure: Gerisi hep aynı...

 

Başörtümle okuyamıyorum ben. İster Vakko ister değil. Almıyorlar işte. İster pantolonum bilmem ne marka olsun ister pazar malı... Beni başörtümle okula almıyorlar. Erkek bunun ne demek olduğunu yaşamadan anlayamaz. Hele sirval giyilmelidir diyen zihniyet asla. Biz bu acıyla boğuşurken siz anca bunları mı yazıyorsunuz? Şaşıyorum 'bazı' Müslüman erkeklere. Büyük bir şirketiniz olsa eleman alacak olsanız, hafif makyajlı başında kocaman bir topuz, 'vakko' başörtülü hanımı mı tercih edersiniz, yoksa sirval giyen kızcağızı mı? Komik örnek. Ama cevabını veremezsiniz. O yüzden bu meseleyi hanımların vicdanına bırakın.

 

Valla nedamet kardeşim çok güzel ve doğru konuşmuşsun, %100 hak veriyorum. Sonuçta biz erkeklere kimse pantolon giyme etek giy demiyo. Yada t-short giyme ,yazın ortasında pamuklu kazak giyip okula gelde demiyo.

Ben sanmıyorum bir erkeğin örtünmek isteyipte örtünemeyen bir bacımızın hislerini %100 anlayabildiğini. Sonuçta hiçbirşey dışardan görüldüğü gibi değil.

HA
23.07.2008 00:40
#5
Başörtümle okuyamıyorum ben. İster Vakko ister değil. Almıyorlar işte. İster pantolonum bilmem ne marka olsun ister pazar malı... Beni başörtümle okula almıyorlar. Erkek bunun ne demek olduğunu yaşamadan anlayamaz. Hele sirval giyilmelidir diyen zihniyet asla.

önce sunu diyim arkadaşım, çok acıdırki, islamdaki kadının izzeti olan başörtüsü ile,kardeşlerimiz okullara ve belirli alanlara giremiyorlar. yada birsürü problemle karsıkarsıya kalıyorlar başörtülerinden dolayı. ve imtahan yine sürüyor! Biri RABbin emri diğeri ..... emri! kadınların işi zor velhasıl uzatmayalım ( Hak, sebebiyet verenlere kahhar sıfatı ile tecelli buyursun inşallah)

arkadaşım sizin suan okula gidip gitmediğinizi kestiremedim burdan. bir ikinciside yazıyı buraya aktaran arkadaş hadis-i şerifi kaynak gösterdiği halde, sirval giyilmelidir zihniyete tarafınızda bir tenkit ve red sözkonusu galiba!

tuhaf ve dikkat edilmesi ve gözden geçirilmesi gereken bir durum değilmidir burada kullandığınız tabir!

sevgiyle kalın

SE
23.07.2008 02:26
#6

konuyla ilgili hadislerin sahihlik derecelerini bilemiyorum yorum yapmıyım.ama bir konu hakkında hele ki ahir zaman fitnesinin yaşandığı günahların adeta insana hucum ettiği müslümanlığın out fasıklığın in olduğu bir devirde bir mevzuda helal haram diye fetva verirken çok dikkatli olmak lazım.hem dine ekleme yapmak hem de dinden eksiltmek insanı islamdan uzaklaştırır.ilki dini imkansızlıklar ütopyası yapar.ikincisi ise insanı manen ve madden bataklıktan çıkarmaya güç yetiremez.

bu bakımdan helal derken de haram derken de çok dikkatli olmak lazım.

bıktırmamak sevdirmek korkutmamak müjdelemek lazım

NE
23.07.2008 10:15
#7

Bazen gülünç geliyor bana… Batı açılarak geldi bugünlere, her yanımız işgal altında maddi-manevi… Biz kapandıkta ne oldu? İşin reel boyutu da var değil mi? Eğer sirval giymeden, başımı örtmeden okumam gerekiyorsa gereğini yerine getiririm. Belki de bu kadar basit. Sınırları sonuna kadar zorlamalıyız, ancak olmuyorsa bükemediğimiz eli öpüp, daha sonra kırmalıyız. Sirval giyilmelidir demekle iş bitmiyor. Siz o kadına sahip çıkmadıktan sonra…

 

Ve artık yeni şeyler söylemek lazım…

BA
23.07.2008 11:52
#8
Sadece pantolon giymek konumu ne olursa olsun 104 kitabın hiçbirinde yeri yoktur. Kesinlikle câiz değildir. Giyenler Efendimiz (sa.v.)’in lânet bedduasının muhataplarıdırlar.

 

 

SİDOMA kardeşim ozaman Peygamber Efendimizin (s.a.v) şöyle bi hadisi şerifide var "kim hangi topluma benzerse onlardandır" . Ozaman pantolon, t-short giyen erkeklerde , okumak için ingilizce öğrenenlerde .....( diye uzatabiliriz )Efendimizin (s.a.v) lanet bedduasına muhatap oluyorlar .

 

Bence bu konuyu iyi bi düşünmemiz lazım.

AC
23.07.2008 13:46
#9
bir ikinciside yazıyı buraya aktaran arkadaş hadis-i şerifi kaynak gösterdiği halde, sirval giyilmelidir zihniyete tarafınızda bir tenkit ve red sözkonusu galiba!

tuhaf ve dikkat edilmesi ve gözden geçirilmesi gereken bir durum değilmidir burada kullandığınız tabir!

sevgiyle kalın

 

Hanım kardeşlerimizin haklı sebepleri var lakin hafakanın dikkat çektiği noktada çok hassas davranılmalı. Sanırım savunma psikolojisiyle hassasiyet gösterilmesi gerektiği unutuluyor.

BA
23.07.2008 14:45
#10

Kardeş doğru diyorsunuzda Efendimizin bu konu hakkında bir hadisi şerifi daha olması lazım tek hadisi şerifinden yola çıkarak direk idam tahtasına mahkum etmeyelim :unsure:

 

Başörtüsünün önemini biliyoruz. Koca Maraşın özgürlük savaşı bir bacımızın yaşmağına uzanan eli kırmak için tetiklenmiştir.

 

Hadisi şerife başkaldırmak durumu asla olamaz lakin "Haramlar zaruri durumlarda helale dönüşebilir" "İlim çinde de olsa gidiniz" "Ameller niyetlere bağlıdır" sözlerini unutmamak lazımdır. Bu insanların vicdanına kalmış birşeydir. Yarın öbürgün kendi kızımız olduğunda bunları daha çok anlicağımıza inanıyorum. Bence direk Efendimiz(s.a.v) lanetine muhattap tutmak çok zalimcedir, gaddarcadır, üstümüze vazife olmayan birşeydir.

 

Benimde başı açık kız kardeşim var, ama kapa diyemiyorum diyemem. Okumak her insanın hakkıdır. Peygamberimize gelen ilk ayettir. Bu işler "Kapan !" diyip, etrafın , günümüz şartlarını deve kuşu misali görmezden gelmekle olmadığı kanaatindeyim. Milletimizi şekillendiren annelerdir. Annelerimiz okumadıkça, Yarın öbürgün bütün vatan töre cinayetleri, saçma sapan töre bilmemneleri ile kaplanır( Dediğim yanlış anlaşılmaz inş. ) .

 

 

Nedamet kardeşimin dediği gibi" Sirval giyilmelidir demekle iş bitmiyor. Siz o kadına sahip çıkmadıktan sonra…

"

Ü.
23.07.2008 15:09
#11

Tesettürün tanımı açıktır. Tekrar buraya yazmakta fayda görüyorum.

 

Tesettür: Tesettür, el yüz dışında bütün bedenin örtülmesi demektir. Bunu sağlayan her türlü giyim kuşam tesettürdür. Bir de bu giyim bol olsun, beden hatlarını belli edecek darlıkta olmasın...

 

Buna bağlı olarak , pantolon ise işin takva kısmı diye düşünüyorum... Takva ehli insanlar etek, onun üzerine pardesü vs vs giyer. Hatta pardesünün üstüne şal alan ablalarımızı da görüyorum. Fakat takva sadece bu değildir. Bir kızın -çok afedersiniz- ipliden kısa kolluya geçmesi ve "artık Rabbim için böyle giyeceğim." demesi; "kısa kolludan uzun kolluya geçeceğim, Hak için" demesi bu kızın takvasını gösterir... Ve bunlar -sizin de takdir edeceğiniz gibi- birden olmaz.

 

Sirval olayına gelince:

Silvar, asla pantolon olamaz; o bir dondur.

 

Tesettürde bir diğer önemli nokta dikkat çekmeyecek şeylerin giyilmiş olması değil midir? GÜNÜMÜZDE O donu neyin altına giyerseniz giyin -emin olun- dikkat çekecek, kendini belli edecektir...

Tesettürün tarifine baktığımızda, beğenmediği modelleri giymeye mecbur bırakan bir model zorlama söz konusu değildir..

 

Her şey açık ve net aslında.

 

Biz daha fazları yerine getiremezken, 5 vakit namazı tam anlamıyla kılamaz, Kur'anımızı harikulade okuyamazken, bu konu daha sonra mevzu bahis olmalı bence...

AC
23.07.2008 15:18
#12

Farkındaysanız sirval giyilmelidir, başka türlü olmaz vs diye bir kelam etmedim :unsure:

'Direkt olmasa da hadisi eleştiren mahiyette sözler' sarfedilmemesi gerekliliğini hatırlattım. Hadis sahih olmayabilir şeklinde düşünülebilir, hadisin sahih olup olmadığı hakkında kesin hüküm olmadan yorum yapmamalıyız.

BA
23.07.2008 15:26
#13
Farkındaysanız sirval giyilmelidir, başka türlü olmaz vs diye bir kelam etmedim :unsure:

'Direkt olmasa da hadisi eleştiren mahiyette sözler' sarfedilmemesi gerekliliğini hatırlattım. Hadis sahih olmayabilir şeklinde düşünülebilir, hadisin sahih olup olmadığı hakkında kesin hüküm olmadan yorum yapmamalıyız.

 

Kardeşim yanlış anlaşılma olmuş ben sizin yazınıza karşılık vermedim. Direkt konuya cvp yazdım :)

 

yazınıza zaten katılıyorum..

NU
23.07.2008 17:54
#14

giyim sekline göre değişr bence

ben pardesü giyiyorum

altından giydiğim pantolon hiçte öyle erkeklern giydiklerine benzemiyor

zaten üstümde pardesü var

erkeğe benzeme diye bi durum söz konusu değil

23.07.2008 19:23
#15

Bence böyle ayrıntılı konularda herkes nefsini karıştırmadan vicdanına danışarak hareket etmelidir.(şeriat hükümlerini dikkate alarak) Çünkü bu konuyu tam aydınlatmak için bütün giyim modellerini konuşmak gerekir bu da neredeyse inkansızdır. Allahı kandıramayacağını unutmadan en uygun şekilde giyinmelidir.

PU
23.07.2008 20:54
#16

Tesettürle ilgili konuşmak için epey bilgiye sahip olmak gerekir,bu her konu için böyledir elbette ama tesettür için daha da geçerli bir durum olsa gerek.Ben yeterli bilgiye sahip olduğumu düşünmüyorum,o yüzden sadece mantıken yorum yapabilir ve hakikaten sizlere sorabilirim,çünkü gerçekten merak ediyorum.

 

Günümüz koşullarını düşündüğümüzde pantolon sadece erkek kıyafeti değil,bayan pantolonu denen bir şey var.Geçmişte öyleydi belki ama artık pantolon bir bayan kıyafeti de ayrıca.Dolayısıyla pantolon giymenin erkeklere benzemek demek olduğunu düşünmüyorum.Bununla beraber pardesü altına giyilen pantolonun erkeklere benzemek düşüncesiyle uygun görülmemesi de pek mantıklı gelmemekte.Ki tesettür kurallarına uygun bir pardesünün altına pantolon giyilmesi hususunun tesettüre uygun olup olmadığının tartışılması bile gereksiz.

 

Sadece pantolon giymek zaten yine tartışmasız tesettüre uygun değil.Fakat tunik dediğimiz yarımların altına giyilip giyilmeyeceği tartışılabilir belki de.Benim de kafama takılan nokta bu.Düşünün ki hatları belli etmeyecek bir yarım giyilmiş,dolayısıyla diz altı kısmıyla ilgili konuşmaya başlayacağız.Bir pantolon giyilmiş,pantolon da hatları belli etmeyecek ve tabi ki açıkta bırakmayacak bir pantolon.Eee hatlar açıkta değil,belli değil,o zaman tesettüre aykırı durum nerede?Ki pantolon giymenin erkeklere benzemek olduğunun artık geçersiz olduğunu kabul ediyorum.

 

Burada bir aykırılık gerçekten bulamıyorum,eğer varsa göremediğim bir şeyler,buyrun.

 

Ve Nedamet'in şu yazdıklarına katılmamak da elde değil :unsure:

 

"Sirval giyilmelidir demekle iş bitmiyor. Siz o kadına sahip çıkmadıktan sonra?"

HA
24.07.2008 01:21
#17

Arkadaşlar açık ve net söyliyim. ben, birisinin bana söylemiş olduğu hadis-i şerifi irdelemem sahihmi değilmi diye, o kişinin sapık olmadığını biliyim yeter bana. banamı düştüya. ben bu işte Hak nazarında kaç paralık adamım.''efendi şimdi bu hadis sahihmi değilmi , kaynağı ne''( ki söylediği çok abuk birşey olmasın) sormam arkadaş......

hadismi dedin eyvallah başımın tacı! Allah rasulü ne buyurdu şöle şöle........

tamam amenna.bitmiştir benim için . zaman felanda dinlemem kılıfta aramam. emirlere zaman zaman riayet etmiyor olabiliriz fakat söylenenin yerli yersizliği veya şartlara uyulup uyulmadığına bakılmaz bakan bakabilir . ben bakmam Allahın izniyle.

Mevla hepimize hidayet nasip etsin. hiçbir arkadaşım fikirlerime katılmak zorunda değildir.

ASIL İŞ, ASIL ÖLÇÜ KUR AN VE SÜNNETTİR!

PU
24.07.2008 15:01
#18

Hiçbir hadiste pantolon giymeyin dendiğini bilmiyoruz,yukarıda paylaşılan hadislerde de erkeğe benzememek gayesi ele alınmış,sirval de giyilebilirmiş.Sirvalin hatları belli etmeyecek bir pantolondan farkı ne?Erkeklerin sirval giymemesi ve ismi sadece.Evet bir zamanlar pantolon erkek kıyafetiydi,dolayısıyla pantolon giyince erkeğe benziyordun,ama şimdi öyle değil.Pantolon giymek,erkeğe benzemek demek değil.Erkeğe benzeme söz konusu olmadığına göre yukarıdaki hadisi pantolon için nasıl değerlendirebiliriz?Artık sirval yok,onun yerine,aynı işlevi gören,tesettür kurallarına aykırı olmayan pantolonlar var.İçiniz rahat edecekse biz bayan pantolonlarına sirval diyelim,olsun bitsin,çünkü farkları yok :unsure: Peygamberimiz erkeklere benzemeyin demiş,ben erkeklere benzemediğim sürece,bu hadisin önüme getirilmesinden rahatsızlık duyuyorum.Bıyık bırakmıyoruz yani,giyilen bir çeşit sirval :)

 

Elbette bunları da konuşmalı,birbirimize bildiklerimiz dahilinde yardımcı olmalıyız belki ama düşününce ben ülkemde tesettürümle nasıl kabul edilebilirim sorusuna cevaplar ararken,birilerinin çıkıp hala tesettürün nasıl olması gerektiğini masaya yatırıyor olması da sinir bozucu.Ben diyorum ki kardeşim ben tesettürümü kabul ettiremiyorum,bunun için çırpınıyorum,sen diyorsun ki,tesettür dediğin böyle olur.Ben neredeyim,sen neredesin diyesi geliyor insanın.Ben bocalarken,sen tesettürün kurallarını yığmaya devam et önüme.Hem de niçin yığ biliyor musun?Bir gün gelip de okulumun kapısından geri çevrilmem için!..Ben geri çevrilirken benim sorunuma benimle birlikte çözüm aramak dururken konuşup durduğun kurallarla birlikte yanımda olacak mısın bakalım!..

 

Bazı 'büyük adamlar' bizlere ahkam kesmek için kalem oynatmak yerine,ahkam kesilmesi gerekenlere yapsalar bunu,belki sonuç alamasak da içimiz rahat eder!..

 

Bu konu için harcanan enerji,tesettürün çözümü için harcansa,erkekler bayanların tesettürünü bu kadar konuşacaklarına,onların davalarına daha fazla destek çıktıklarını gösterselar,aynı duyguları paylaşabildiklerine bizleri inandırabilseler,belki daha sağlıklı günler görebiliriz!..

BU
25.07.2008 20:38
#19

Kadın önce ruhunu, sonra başını örtmelidir bence. (Derin bir söz oldu ama unsure.gif) Ruhlarına sahip çıkmayan kadınların ve biz erkeklerin dini emareleri taşımakta zorlanacağımızı düşünüyorum. Başörtüsü, sakal, takke vs. Sorun İslam'da değil, İslam'ın temsilindedir bence.

HA
25.07.2008 21:16
#20

Arkadaşlar bahsi geçen mevzuyu daha net anlayabilmek maksadıyla, şuraya bir göz gezdirin derim, naçizane tavsiyemdir.

 

TESETTÜR

HA
27.07.2008 04:08
#21

evet ali kardeş çok derin bi söz olmuş!!! yeni moda olarak şimdide bu çıktı zaten piyasaya....

'bence şöyle, bence böyle, bana göre şöyle''

''Önce ruh örtülmeli sonra kafasını''..... sende hoşgeldin zavallı sö-cük . dur bakalım bizim marka müslümanları daha neler çıkartacaklar!

 

YAMADIK DÜNYAMIZI, YIRTARAK DİNİMİZDEN!

SONUNDA DİNDE GİTTİ DÜNYADA GİTTİ ELİMİZDEN

BU
27.07.2008 14:59
#22
evet ali kardeş çok derin bi söz olmuş!!! yeni moda olarak şimdide bu çıktı zaten piyasaya....

'bence şöyle, bence böyle, bana göre şöyle''

''Önce ruh örtülmeli sonra kafasını''..... sende hoşgeldin zavallı sö-cük . dur bakalım bizim marka müslümanları daha neler çıkartacaklar!

 

Polemik yapmaya müsait ve üç tane ünlem işaretli bir sözle giriş yapmışsın Hafakan kardeş. Birde piyasada yeni çıkan moda benzetmesi. İlaveten bence, sence, onca türünden yakıştırmalar. Son olarakta hoşgeldiğini iddia ettiğin bir sözcük. Üstad'ı çok okuduğun belli, maşallah. Marka müslümanlarından dem vurduğuna göre.

 

Şimdi sen benim ruh ve baş tanımlamamı boş/anlamsız/moda olarak görüyorsun anlaşılan. Eğer yorumuma modayı, piyasayı ve marka müslümanlığı iliştireceksen söyle bende ona göre bir cevap yazayım?

 

Yoksa sen benim kullandığım tanımlamayı: Efendim din Allah'la kul arasındadır ve kimse karışmamalıdır. Kardeşim benim kalbim temiz, onun için Allah bana günah yazmaz türünden gaflet muhtevalı görüşlerle aynımı görüyorsun?

 

Ya da, başı örtmek şart değil; yeterki kalp temiz ve niyet iyi olsun cinsinden dinde reformcu zevatların beyanatlarıyla, benim ifademi bir mi tutuyorsun?

 

Not: Aslında ben bu konuya Hakan Albayrak'ın Ülke TV ekranında niye başörtülü yok? yazısını ekleyecek ve onun üzerinden birşeyler yazacaktım ama, onada ruh ve baş meselesinden sonra dönerim artık.

SE
27.07.2008 17:50
#23

Mevlana'nın sözü varya ''Nice insanlar gördüm üzerlerinde elbise yoktu; nice elbiseler gördüm içinde insan yoktu...'' diye. Onu başörtüsüne uyarlamak lazım. Niceleri başını örtüyor zahirde ama batında çırılçıplak, kimisinin başı açık zahirde ama batında daha dikkatli. Bence ikiside çok önemli...

27.07.2008 19:35
#24

konuyu buraya eklerken baslıgı ne kadar da uygun atmısım be kardeşim! bastan demıstım bazılarının hosuna gıtmeyecek dıye :unsure:

 

arkadaslar hepınızın fıkırlerıne saygı duymakla beraber konuya en akılcı yaklasımı yapanın hafakan kardeşim oldugunu dusunuyorum nacızane...

 

bazı şeyler nefse ağır gelebılır..ancak pantolan mumın kadının kıyafetı degıldır vesselam... bı arkadasımızn ıngılızce ogrenmek, tshırt gıymek gıbı verdıgı ornek vermek ıstenılen mesajla hıç alakası yok onu soyleyeyım.

 

ılımı çınden alacaz dıye rabbımın emrettıgını çiğneyelımmı yanı? şunu unutmayalımkmı; ALLAH YOLUN HIZMET ONUN YASAKLADIKLARINI YAPARAK OLMAZ...HEM HIZMET EDIYORUM DIYECEKSIN HEM DE AYETI ARKA TARAFA ATACAKSIN...bunun adı ne ? rengı ne?

 

daracık kotun uzerıne tunık gıysen ne olur uzun gıysen ne olur* verdıgıhn goruntuye bak bı kere; ust tarafım fatıhten alt bebekten gelıyo... :) selam ve dua ile..

NE
27.07.2008 20:11
#25

Hakan Albayrak aslında örneklerini çoğaltabileceğimiz, herkesin zihninde yer eden ancak kimsenin gündeme getirmeye cesaret edemediği önemli bir konuya değinmiş. Geçenlerde sakallı adamı işe almam diye böğüren sayın koç’tan ne gibi farkları var sözü geçen yöneticilerin irdelemek gerek. O veya bu kuruluş, şahıs ile alakalı değil bu mevzu. Genel olarak günümüz Müslümanı’nın kurtulamadığı ‘kendini bir türlü beğenememe’ takıntısıyla ilgili. Mevlut Özcan ile Hakan Albayrak arasındaki fark da burada işte. Suç yalnızca sirval giymeyen, ayrıca ‘başını Vakko’dan, kalçasını levi’sten örten’ gibi iğrenç bir tanımlama ile profili çizilen kadında değil, aynı zamanda onu böyle bir imaja sevk eden Müslüman erkekte de var. Ülke tv de başörtüsüyle yayına çıkarılmıyorsa bir kadın ve belki de kılık kıyafeti yüzünden aynı dine mensup olduğu, hatta muhafazakar diye adlandırılan kesim tarafından hor görülüyorsa, bu kadının bu şartlar altında ne giyeceği yalnızca onu ilgilendirir.

 

Hoşumuza gitmediğinden veya işimize gelmediğinden değil, birtakım Müslüman erkekler tarafından kaba, iğrenç, basit bir üslupla eleştirilmemizden. Verilen görüntü ne kadar kötüyse sizin bakış açınız da, kullanmış olduğunuz tabirler de bir o kadar bayağı ve mide bulandırıcı. Ayrıca sizin kimsenin fikrine saygı duyduğunuz falan yok. Eğer olsaydı şu ana kadar yazılmış olan zihninize muhalif gelen düşünceleri azcık da olsa idrak etmeye çalışırdınız. Ve tekrar tekrar mide bulandıran tanımlamalarınızı kullanmazdınız. Daracık kotun üzerine giyilen tuniğin dahi ne gibi farklara neden olabileceğini pek iyi anlayamamışsınız. Bir dahaki bebek turunuzda daha detaylı inceleyin. Bakın bakalım belki bu sefer alt tarafta Fatih’tendir.

 

Ve kimse panik olmasın, ruhunu örtme merhalesine erişmiş çoğu kadın başını da örtecektir.

PU
27.07.2008 20:22
#26

Evet başlığı hakikaten çok anlamlı koymuşsunuz,zira başlık böyle olmasaydı,forumda söz hakkı alamayacağımı düşünürdüm,en azından bu haliyle o bazıları kısmına sokmuşsunuz da beni,benden bahsedildiğini anlayabilmiş oldum :unsure:

 

Konumuz pantolon değil mi?Bununla ilgili bir ayeti bulmak kolay olmasa gerek ki ayet deyip geçmişsiniz,hayır,hangi ayetten bahsettiğiniz anlaşılmıyor da,acaba böyle bir ayet olmadığı için mi?.. :D Bakın şimdi size ne göstereceğim,sıkı durun :

 

"...vücut hatlarını belli etmeyecek bollukta giydikleri şalvar tipinde bir dondur. Bu derece bolluktaki donun kimseyi rahatsız etmeyeceği ayrıca tesettürü muhafaza edeceği malumdur."

 

Bu sirvalin tanımı değil mi,hani şu giymemizin tavsiye edildiği sirval.Şimdi ben de diyorum ki orada geçen kıyafet sirval diye şalvar mı giyip dolaşalım,ki don denilmiş,donla mı çıkalım sokağa?Belki köyde hala kullanıldığı için sorun değil ama artık onun yerine ne var biliyor musunuz?En az sirval kadar geniş pantolonlar.Madem sirval hatları belli etmeyecek kadar geniş olduğundan,yani tesettür kurallarına aykırı olmadığından giyilebiliyor,o zaman aynı işlevi görebilecek bir pantolon da giyilebilir değil mi?Ya o zamanlar sirval varmış,sirval denmiş,şimdi aynı şekilde pantolon var.Şimdi soruma cevap verin,aynı genişlikteki bir pantolonun sirvalden farkı ne?Bence sadece ismi :)

 

Düşünüyorum,düşünüyorum sizin görebilip de benim göremediğim fark ne acaba diyorum ama yok bulamıyorum :D İkisi de geniş,ikisi de bacaklara geçirilip giyiliyor,ee o zaman?Nedir bu pantolon düşmanlığı,sirval dostluğu :) Sakın hadiste sirval diyor demeyin,o zamanlar pantolon olmadığındandır belki de :D Bu şeye benzemiş,diş macunu kullanmayın,mazallah taşlanırsınız :D

 

Ayrıca emin olun daracık pantolonların uygun düşmediğini sizin kadar biz de biliyoruz,bizim savunduğumuz şu çok sevdiğiniz sirvalin günümüzdeki versiyonu olan tesettür kurallarına uygun bayan pantolonları,ama yok yok,siz şimdi beni lanetlersiniz de,en iyisi susmak,aman Alllah korusun :D

BA
27.07.2008 20:45
#27
konuyu buraya eklerken baslıgı ne kadar da uygun atmısım be kardeşim! bastan demıstım bazılarının hosuna gıtmeyecek dıye :unsure:

 

arkadaslar hepınızın fıkırlerıne saygı duymakla beraber konuya en akılcı yaklasımı yapanın hafakan kardeşim oldugunu dusunuyorum nacızane...

 

bazı şeyler nefse ağır gelebılır..ancak pantolan mumın kadının kıyafetı degıldır vesselam... bı arkadasımızn ıngılızce ogrenmek, tshırt gıymek gıbı verdıgı ornek vermek ıstenılen mesajla hıç alakası yok onu soyleyeyım.

 

ılımı çınden alacaz dıye rabbımın emrettıgını çiğneyelımmı yanı? şunu unutmayalımkmı; ALLAH YOLUN HIZMET ONUN YASAKLADIKLARINI YAPARAK OLMAZ...HEM HIZMET EDIYORUM DIYECEKSIN HEM DE AYETI ARKA TARAFA ATACAKSIN...bunun adı ne ? rengı ne?

 

daracık kotun uzerıne tunık gıysen ne olur uzun gıysen ne olur* verdıgıhn goruntuye bak bı kere; ust tarafım fatıhten alt bebekten gelıyo... :) selam ve dua ile..

 

Walla arkadaşım ben senin verilen iletileri dikkatli ve anlamak için okuduğuna inanmıyorum.

Evet başlığı hakikaten çok anlamlı koymuşsunuz,zira başlık böyle olmasaydı,forumda söz hakkı alamayacağımı düşünürdüm,en azından bu haliyle o bazıları kısmına sokmuşsunuz da beni,benden bahsedildiğini anlayabilmiş oldum

 

Konumuz pantolon değil mi?Bununla ilgili bir ayeti bulmak kolay olmasa gerek ki ayet deyip geçmişsiniz,hayır,hangi ayetten bahsettiğiniz anlaşılmıyor da,acaba böyle bir ayet olmadığı için mi?.. Bakın şimdi size ne göstereceğim,sıkı durun :

 

"...vücut hatlarını belli etmeyecek bollukta giydikleri şalvar tipinde bir dondur. Bu derece bolluktaki donun kimseyi rahatsız etmeyeceği ayrıca tesettürü muhafaza edeceği malumdur."

 

Bu sirvalin tanımı değil mi,hani şu giymemizin tavsiye edildiği sirval.Şimdi ben de diyorum ki orada geçen kıyafet sirval diye şalvar mı giyip dolaşalım,ki don denilmiş,donla mı çıkalım sokağa?Belki köyde hala kullanıldığı için sorun değil ama artık onun yerine ne var biliyor musunuz?En az sirval kadar geniş pantolonlar.Madem sirval hatları belli etmeyecek kadar geniş olduğundan,yani tesettür kurallarına aykırı olmadığından giyilebiliyor,o zaman aynı işlevi görebilecek bir pantolon da giyilebilir değil mi?Ya o zamanlar sirval varmış,sirval denmiş,şimdi aynı şekilde pantolon var.Şimdi soruma cevap verin,aynı genişlikteki bir pantolonun sirvalden farkı ne?Bence sadece ismi

 

Düşünüyorum,düşünüyorum sizin görebilip de benim göremediğim fark ne acaba diyorum ama yok bulamıyorum İkisi de geniş,ikisi de bacaklara geçirilip giyiliyor,ee o zaman?Nedir bu pantolon düşmanlığı,sirval dostluğu Sakın hadiste sirval diyor demeyin,o zamanlar pantolon olmadığındandır belki de Bu şeye benzemiş,diş macunu kullanmayın,mazallah taşlanırsınız

 

Ayrıca emin olun daracık pantolonların uygun düşmediğini sizin kadar biz de biliyoruz,bizim savunduğumuz şu çok sevdiğiniz sirvalin günümüzdeki versiyonu olan tesettür kurallarına uygun bayan pantolonları,ama yok yok,siz şimdi beni lanetlersiniz de,en iyisi susmak,aman Alllah korusun

 

 

pure nese kardeşim parmaklarından klawyeye bal damlamış dediklerine eklicek birşey bulamıyorum. Ellerine sağlık

BU
28.07.2008 16:05
#28
Ve kimse panik olmasın, ruhunu örtme merhalesine erişmiş çoğu kadın başını da örtecektir.

 

Ne demek istediğimin tezahürü olan bu söze yürekten katılmakla beraber, bu sözün üstündeki tepkiyede aynı desteği verdiği belirteyim. Başörtülü diye tanımladığımız kişilerin fiziksel ayrıntı/görüntüleri üzerine analiz yapmanın neresi doğruysa anlamadım (!)

 

Başörtüyü savunmak/değer biçmek esasen biz erkeklerin değil, onu taşıyacak olan/taşıyan/taşımakta samimi olan kadınların görevidir.

 

Eleştirirken, bize düşen hassasiyeti gözardı etmemek lazım.

 

Teşekkür ederim Nedamet kardeş.

28.07.2008 20:48
#29

:yawn:

NE
28.07.2008 21:06
#30

Attığınız kahkahalar sonucu duyduğunuz saygıdan şüphem kalmadı. Çıkmaz sokak bu başlık. İsabet olmuş bu yanıtınız.

 

Buyukdogu, ben teşekkür ederim.

28.07.2008 21:12
#31

kaba, iğrenç, basit bir üslupla eleştirilmemizden. Verilen görüntü ne kadar kötüyse sizin bakış açınız da, kullanmış olduğunuz tabirler de bir o kadar bayağı ve mide bulandırıcı. Ayrıca sizin kimsenin fikrine saygı duyduğunuz falan yok. Eğer olsaydı şu ana kadar yazılmış olan zihninize muhalif gelen düşünceleri azcık da olsa idrak etmeye çalışırdınız. Ve tekrar tekrar mide bulandıran tanımlamalarınızı kullanmazdınız.

 

nedamet kardeş evvela sızın sahsıma yonelttıgınız bu sözlerden sonra gercekten sızın ne kadar saygı duymakta oldugunuz açık farkla bellı oluyor... benım eklemem bır alıntıydı ve herkes ölçulu bır sekılde fıkırlerını soylerken sızın bu kadar tepkılı olarak sevıyenızı dusurmenızı anlamıs degılım... ınsanın nefsıne agır gelen bır seyı duydugunda agzından çıkanı kulagından duyamayacak sekle gelmesının en guzel ornegını yuklarıdakı paragrafta sızın cumlelerınızden gormekteyız...muhım degıl..kımse kımseye zorla bıseyler kabul ettırme derdınde degıl zaten....bu guzel ayda fıkırlerımız farklı dıye bu kadar kırmayalım ıstersenız bırbırımızı...

 

yazıda uzerınıze alındıgınız bır durum varsa o sızı baglar,ancak benım kastı olarak kımseye bır sozum yok,olamazda zaten....

 

kandılınız mubarek olsun.....

NE
28.07.2008 21:51
#32

Ya sabır'a tekabül etmekte... :D Cümleten hayırlı kandiller...

BA
28.07.2008 23:34
#33
kaba, iğrenç, basit bir üslupla eleştirilmemizden. Verilen görüntü ne kadar kötüyse sizin bakış açınız da, kullanmış olduğunuz tabirler de bir o kadar bayağı ve mide bulandırıcı. Ayrıca sizin kimsenin fikrine saygı duyduğunuz falan yok. Eğer olsaydı şu ana kadar yazılmış olan zihninize muhalif gelen düşünceleri azcık da olsa idrak etmeye çalışırdınız. Ve tekrar tekrar mide bulandıran tanımlamalarınızı kullanmazdınız.

 

nedamet kardeş evvela sızın sahsıma yonelttıgınız bu sözlerden sonra gercekten sızın ne kadar saygı duymakta oldugunuz açık farkla bellı oluyor... benım eklemem bır alıntıydı ve herkes ölçulu bır sekılde fıkırlerını soylerken sızın bu kadar tepkılı olarak sevıyenızı dusurmenızı anlamıs degılım... ınsanın nefsıne agır gelen bır seyı duydugunda agzından çıkanı kulagından duyamayacak sekle gelmesının en guzel ornegını yuklarıdakı paragrafta sızın cumlelerınızden gormekteyız...muhım degıl..kımse kımseye zorla bıseyler kabul ettırme derdınde degıl zaten....bu guzel ayda fıkırlerımız farklı dıye bu kadar kırmayalım ıstersenız bırbırımızı...

 

yazıda uzerınıze alındıgınız bır durum varsa o sızı baglar,ancak benım kastı olarak kımseye bır sozum yok,olamazda zaten....

 

kandılınız mubarek olsun.....

 

İlk olarak Hayırlı Kandiller

 

Ondan sonra şunları eklemek isterim. Evet biliyoruzki kimsenin şahsına kasti olarak söz söylemediniz. Direk bütün pantolon giyenleri Peygamber Efendimiz(s.a.v) 'in lanetine layık gördünüz. Bu sizin dediğiniz bence temel fıkrasına benziyo; kamyonu durdurmak için ezeceği 2 adamın pazara kaçınca bütün pazarı ezmezi gibi bişe. Size bissürü cevap beklenen ileti yazıldı. Ama sizin verdiğiniz cevap" yok beni birtek şu anlıyo" yada kimseyi takmıyomuş edasıyla yaptığınız " :yawn: " bu şekilden ibaret cevaptı. Dediklerimi tekrar etmeyi sevmem ama sizin için ediyim. Ben buraya yazılan bütün cevapları okuduğunuza inanmıyorum, ha okusanız bile anlamak için okumamışsınızdır.

 

Bunu düşünmemin sebebi daha 1 yazıya bile cevap vermemiş olmanızdır. Size en yakından örnek veriyim;Pure nese kardeşimin yazmış olduğu ve bence her paragrafına ayrı ayrı cevap vermeniz gerektiğini düşündüğüm iletinin 1 paragrafını aşşağıya kopyala yapıştır marifetiyle yazıyım.

 

 

Bu sirvalin tanımı değil mi,hani şu giymemizin tavsiye edildiği sirval.Şimdi ben de diyorum ki orada geçen kıyafet sirval diye şalvar mı giyip dolaşalım,ki don denilmiş,donla mı çıkalım sokağa?Belki köyde hala kullanıldığı için sorun değil ama artık onun yerine ne var biliyor musunuz?En az sirval kadar geniş pantolonlar.Madem sirval hatları belli etmeyecek kadar geniş olduğundan,yani tesettür kurallarına aykırı olmadığından giyilebiliyor,o zaman aynı işlevi görebilecek bir pantolon da giyilebilir değil mi?Ya o zamanlar sirval varmış,sirval denmiş,şimdi aynı şekilde pantolon var.Şimdi soruma cevap verin,aynı genişlikteki bir pantolonun sirvalden farkı ne?Bence sadece ismi

 

 

Yakından bir örenk verdim ki alakanız yokmuş gibi göründüğünüz kendi açmış olduğunuz konuda kolay bulabilesiniz diye. Hatta yolu tarif ediyim; Fare(mause) nin orta tuşuna basılı tutarak hafifçe yukarı götürürseniz görmüş olucaksınız. İnş. yardımcı olabilmişimdir :D Sırayla bütün paragraflarıda buraya koymaya niyetim yok, azcık ATP harcayıp ltf açtığınız konuya verilen cevapları okuyun.

 

He birde acizane bir sorum olucak; verilen cevapları okumayı düşünmüyorsanız , bir fikir alışverişinde bulunma isteğiniz yoksa yazılanları takmicaksanız niye konu açıyorsunuz?

 

 

Size konu için bir cevap yazmayı düşünmüyorum, çünkü ne ilgilendiğinizi görüyorum nede taktığınızı. Anlamak isteyen şimdiye kadar yazılanlarla anlardı anlaşılması gerekeni.

 

Ve hafakan kardeşim. Sizin görüşlerinize saygım olduğunu site buluşmasındada belirtmiştim. Lakin Bir sorumda size olucak. Yanlış hatırlamıyorsam sigara içiyorsunuz. Sigara içmek haram desem diceksinizki" hayır mekruh" Peki sigaranın mekruh olduğuna dair bir hadis varmıdır acaba öğrenmek isterim? Dedinizki ;

 

hadismi dedin eyvallah başımın tacı! Allah rasulü ne buyurdu şöle şöle........

tamam amenna.bitmiştir benim için

 

Peki kişinin Emanet olunan bedene zarar vermesi haram değilmidir ? ( Bunun üzerine hadis olduğunu vurgulamama gerek yoktur umarım)

 

Sigaranında sağlığa zararlı olduğunu söylememe gerek yok sanırım.Ozaman sigara içmeniz biraz absurt kaçmıyormu? "sigara mekruh" derseniz Hadis var kendi dediğinizle tezata düşmüş olmazmısınız?

Şunuda diyebilirsiniz" Ama çoğu alim sigarayı mekruh görüyo" he ozamanda bu açıyla bakıyorsanız niye sirval-pantolon konusunada bu açıyla bakmıyorsunuz?

Neyse konuya vermiş olduğum acizane örnek İNŞALLAH konuyu amacından saptırmaz.

 

SİDOMA arkadaşım inş. bu yazıyı anlamak için okursun ne diyim, Ve belirtmiş olduğum soruya cevap beklediğimi söylememe gerek yok herhalde, sabırsızlıkla bekliyorum

 

 

ALLAH cümlemize akıl fikir ihsan eylesin. Amin

HA
29.07.2008 00:51
#34

demekki sidoma kardeşimde benim gibi biraz gericiymiş elhamdulillah.

yazılanlara inceden bi göz attım..... cevap yazma gereği duymuyorum . kimse kusura bakmasında zaman kaybı olcağını düşünüyorum.

herkes bi şekilde kılıf biçiyor zaten konuya..... mühim değil ,hiçbirşey demiyorum.

balaban kardeş sanada sevgilerimi sunuyorum . zaten ahir zamanda yaşıyoruz .

boş şeylere kafa yormak sadecezaman kaybıdır.

PO
29.07.2008 01:30
#35

Ben de acizane şunları belirtmek istiyorum..Bir bayan olarak pantolon giymek rahat gelse de (ev içerisinde) etek giymek (pardesü içerisinde dahi olsa) her zaman tercihimdir..Çünkü Rabbimizin kesin ve açık emridir..Bunu bayanlar ister tunikle kapatarak kendini kandırır isterse tuniksiz kandırır..Hüküm belli..Bize laf etmek düşmez diyerek sözlerimi şu sual ve cevaplarla kapatmak istiyorum..İnşaallah faideli olur.. :D

 

 

Sual: (Allah size güçlük yüklememiştir) âyet-i kerimesine göre, kolaylık olacağı için, kadınların pantolon giymesinin caiz olacağı anlaşılmıyor mu?

CEVAP

Sizin ve bizim gibilerin bir âyet-i kerimeye mana vermeleri caiz değildir. Kadının pantolon giymemesinin güçlükle ne ilgisi vardır?

 

(Dinde kolaylık vardır) diyerek bilerek veya bilmeyerek dinde yenilik yapmaya çalışanlar çıkıyor. Dinimizde ifrat ve tefritin yani aşırılığın yeri yoktur. Dinimiz orta yolda olmayı emreder. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(İşlerin hayırlısı vasat olanıdır.) [beyheki]

[Vasat, ifrat ve tefritten uzak orta yol demektir. İfrat, normalden fazla, tefrit, normalden az demektir.

Mesela çok uyumak ifrat, çok az uyumak tefrittir.]

 

İfrata kaçarak gücünün yetmediği şekilde ibadet etmeye çalışmak, mesela geceleri hiç uyumadan namaz kılmak, gündüzleri hep oruç tutmak, hanımından uzak kalmak, et, süt, tatlı gibi şeyleri hiç yememek, iyi Müslüman olmak demek değildir.

 

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Kolay bir din ile gönderildim. Dinimizde ruhbanlık yoktur. Et yiyin, hanımlarınızla mübaşeret edin! [Nafile] oruç da tutun! Tutmadığınız günler de olsun! [Nafile] namaz da kılın! Uyuyun da. Ben bunlarla emrolundum.) [Taberani]

 

(Din kolaylıktır. Dinde aşırı gideni din mağlup eder.) [Nesai]

 

Şu halde yiyip içmeden, uyumadan ibadet etmek zordur.

Günümüzde ifrata kaçanlar azdır veya hiç yoktur. Fakat tefrite gidenler çoktur. (Dinde kolaylık var) veya (Kolayını yapıyorum) diyerek dini bozmaya çalışanlar çoktur.

 

Birkaç misal:

Ayaklara mest giyiliyor, üstüne meshediliyor diyerek tırnaklara oje sürüp, üstüne meshetmek caiz olmaz. Yahut bugünkü naylon çoraplara meshetmek caiz olmaz. Çoraba meshetmek kolaylık ise de, dinin emri değişmiş olur, ibadet sahih olmaz.

 

Su bulunmadığı zaman teyemmüm etmek farzdır. Fakat dinde reformcuların dediği gibi, sular kesilince hemen teyemmüm edin demek, dinde kolaylık değil, dini değiştirmektir. Ramazan yaza gelince tutmayıp, kışa tehir etmek de dini değiştirmek olur.

 

(Dinde kolaylık var) diyerek namazları vaktinde kılmayıp, hepsini gece yatarken kılmak da dini değiştirmek olur. (Dinde zorluk yoktur, kolaylık vardır) demek, (Dinimizin verdiği ruhsatlardan faydalanın) demektir. Yoksa, (Herkes hoşuna giden şeyleri yapsın, hoşlanmadığı şeyleri yapmasın, ibadetleri keyfine göre değiştirsin, erkek kadın elbisesi giysin, kadın erkek elbisesi giysin) demek değildir. Dinde ufak bir değişiklik yapmaya hiç kimsenin yetkisi yoktur.

 

Kur’an-ı kerimde de mealen, (Dinlerini oyuncak ve eğlence edinen kimseleri bırak) buyurulmaktadır. (Enam 70)

 

Peygamber efendimiz de buyuruyor ki:

(Kadın elbisesi giyen erkeğe, erkek elbisesi giyen kadına lanet olsun!) [Hakim]

 

(Erkeğe benzemeye çalışan kadın, kadına benzemeye çalışan erkek bizden değildir.) [İ.Ahmed]

 

(Erkeklere benzeyen kadınlara ve kadınlara benzeyen erkeklere Allah lanet etsin!) [Taberani]

 

Benzemek niyeti olmasa da, erkeğin boynuna kolye, koluna bilezik ve kulağına küpe takması kadınlara benzemek olur ve caiz değildir. Kadının da, benzemek niyeti olmadan da, pantolon giymesi caiz olmaz. Pantolon erkek kıyafetidir.

 

Seadet-i Ebediyye kitabında diyor ki:

(Tergib-üs-salât’daki hadis-i şerifte, (Örtülü olan çıplaklara ve erkek gibi giyinen kadınlara ve kadın gibi giyinen, süslenen erkeklere lanet olsun) buyuruluyor. Hele dar pantolon, erkeklere de caiz değildir. Çünkü, kaba yerleri dışardan belli olmaktadır. Bundan başka, kadınların pantolon giymeleri eskiden de, şimdi de İslam âdeti değildir. Dinsizlerden, İslam tesettürünü bilmeyenlerden gelmektedir. Haramlar yayılsa, yerleşseler de, İslam âdeti olamazlar. Kâfirlere benzeyenin, onlardan olacağı, hadis-i şerifte bildirilmiştir. Pantolon, manto altına giyilebilir ise de, mantonun pantolon yokmuş gibi dizleri örtmesi lazımdır.)

 

Hadis-i şerifte örtülü olan çıplak ifadesi geçiyor. Tayt giyenler örtülü müdür? İçindeki çamaşır belli oluyor. Kaba yerleri dışardan belli olmaktadır. Pantolon da öyledir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:

(Avret yerlerini açanlara ve başkasının avret yerine bakanlara, Allah lanet etsin!) [beyheki]

 

Sual: “Tesettür konusunda önce ne kadarını yapabiliyorsan ondan başla. Sonra da daha iyisini zamanla yaparsın. İşe en mükemmelinden başlamak gerekmez. Kadınlar pantolon giyemez diye bir hüküm yoktur. Kadınlar, arka kabalarını teşhir edecek derecede dar pantolon giymemeli, beden hatlarını belli edecek şekilde görüntü vermemeli. Böylece pantolon erkek giyimi olmaktan çıkar, kadın giyimi haline gelir. Beğendiğin başörtüyü de tak. Bunları ileride istediğin gibi geliştirebilirsin. Çünkü Allah resulü, (Kolaylaştırın güçleştirmeyin) buyuruyor” deniyor.

Bu hususta açıklama yapar mısınız?

CEVAP

Pantolon erkek kıyafetidir. Bol giyinmekle pantolon kadın kıyafeti haline gelmez. Erkeğin kadına, kadının da erkeğe, her ne şekilde olursa olsun benzemeye çalışması caiz değildir. Mesela erkeklerin kolye, bilezik, küpe takmaları kadınlara benzemek olur. Pantolon giyinmek, erkek gibi tıraş olmak da erkeğe benzemek olur. Üç hadis-i şerif meali:

(Kadın elbisesi giyen erkeğe, erkek elbisesi giyen kadına lanet olsun!) [Hakim]

 

(Kadın gibi davranan erkeğe, erkek gibi davranan kadına lanet olsun!) [buhari]

 

(Kendini erkeğe benzeten kadın Cennete girmez.) [Taberani]

 

Peygamber efendimiz, erkek kılığına girip mızrak kuşanmış bir kadını görünce, (Erkeğe benzemeye çalışan kadına, kadına benzemeye çalışan erkeğe lanet olsun) buyurdu. El ve ayaklarını kınalayıp kadınlara benzemeye çalışan birini sürgüne gönderdi. (Taberani, Ebu Davud)

 

Dinimiz bu konunun önemini bildirirken, zamanla daha iyisini yaparsın demek yanlıştır. Bize düşen, dinin emrini olduğu gibi bildirmektir. O ne kadar uyabilirse uyar. Tam uyar, yarım uyar veya hiç uymaz. Namaza yeni başlayan birisine, (Beş vaktin hepsini kılmana gerek yok, şimdilik günde bir vakit kılsan da olur, zamanla daha iyisini yaparsın) denir mi? Güya bu ümmete, dinin sahibinden daha çok merhamet göstermek, rahmani mi, yoksa şeytani mi?

 

S. Ebediyye’de, (Pantolon, manto altına giyilebilir ise de, mantonun pantolon yokmuş gibi dizleri örtmesi lazımdır) demesi, pantolon giymeye izin vermek demek değildir. Pantolon giymeyi gerektiren şartlar varsa, hiç değilse böyle giyilebilir demektir. Böyle giyilince, pantolon erkek kıyafeti olmaktan çıkmaz, ancak görünmediği için giyilmesi caiz olur. Altın yüzüğü gümüşle kaplatınca, altın görülmediği için kullanılmasının caiz olması gibidir. Adamın, (Erkek kıyafeti kadın kıyafeti halini alır) demesi çok yanlıştır. Erkek tedavi niyetiyle bilezik, kolye kullanırsa, bunlar kadın ziyneti olmaktan çıkmaz, fakat tedavi maksadı olduğu için caiz olur. Kolaylaştırın, güçleştirmeyin demek, kolayınıza geleni yapın, dini istediğiniz gibi değiştirin demek değildir. Dinimizin tanıdığı ruhsatlardan faydalanın, aşırı gitmeyin, fitneye sebep olmayın demektir. Yoksa, (Herkes hoşuna giden şeyleri yapsın, hoşlanmadığı şeyleri yapmasın, ibadetleri keyfine göre değiştirsin) demek değildir. Kolaylığın ölçüsü ne? Birine kolay gelen bir başkasına zor gelebilir. O zaman her insana göre dini değiştirmek lazım. O zaman dine ne lüzum vardı. Dini emir ve yasaklar niye bildirildi. Hâşâ dinin kuralları lüzumsuz yere mi bildirildi? Kolayıma böyle geliyor diye, dinde ufak bir değişiklik yapmak dini değiştirmek olur.

İlmihalde, (Şalvar, çok geniş olduğu için, âdet olan yerlerde, kadınlar için de, iyi bir örtü ise de, âdet olmayan yerlerde fitneye sebep olursa, kullanmak caiz olmaz) deniyor. Demek ki hem dinin emrine uyacağız, hem de fitne çıkarmaktan kaçacağız.

__Alıntıdır__

29.07.2008 06:51
#36

:D elhamdulılah hafakan kardeşim....

 

postmortem ALLAH DAIMEN VE EBEDEN RAZI OLSUN SENDEN.....

 

 

BALABAN KARDEŞ CEVABINI BURDAN OKUSUN... bence senın sabırsızlıkla bekledıgın fıkırlerım degıl;ne yazsada ataga gecsem durumu...mubarek ayda zan yapmayalım...hepsını okudum ve dedıgım gıbı saygı duyuyorum...hepsıne eyvallah...da purnese az sakın ol ne bu sıddet ne bu celal kardeşim...

 

bır konuda haklı çıkacam dıye kışılerın özel alıskanlılarını örnek vererek üste çıkmak yakısıyormu sana...sıgarayla pantolan arsındakı bağın okunmaya deger dogrusu :D

 

artık tamamdır arkadaslar medenı bır sekılde ele alınan bu konu sahsa saldırmalara ve hakaretlere dayanmaya kadar geldı..bu kadarı bıze yakısmaz...anlayıp anlamadıgımı kımseye tutanak yazarak belırtecek degılım...orasını rabbım bılır...bıldıgım tek sey;

 

PANTOLON MUMIN KADIN KIYAFETI DEGILDIR; AISE ANNEMIZE FATIMA ANNEMIZE BENZEMEK YERINE ILLA ÇAĞA UYUP BU SEKILDE GIYINCEM DERSEN ODA KISIYE KALMISTIR..BIZI BAĞLAMAZ..

 

burda asla bırbırımızden ustun çıkmak için konu eklemıyoruz...senın dusuncen sana benımkı bana kardeşim...

 

SELAM VE DUA İLE...

BU
29.07.2008 11:02
#37

Burası fiziksel/teknik açılım labaratuvarına dönüşmüş gibi (!)

 

Neyse, haddim ve amacım olmayan şeyleri yazmak istemiyorum. Bilmem şu kıyafeti giydiğinde, şurası şöyle görünüyor diyen zihniyetin yorumu altına yorum yapmakta istemiyorum. Kızmıyorum ama hoşta görmüyorum.

 

Kandiliniz mübarek olsun.

BA
29.07.2008 12:11
#38

SİDOMA kardeş amacım atağa geçmek değil, gerçekten cevabınızı beklemekti. Atağa geçmek istesem günlerdir süren bu yazışmanın arasında kendime bi oyun açar güzelce içeri süzülürdüm.

 

Herkezin anladığı kadarıyla, böyle derin bir konu böyle hallolmaz. Yazıyı yazmadaki amacımda konuya açıklık kavuşturmak değildi. Kavuşmicağını ve kavuşamicağını biliyorum. Yazıyı yazmamı tetikleyen şey :yawn: smilesini takmıyorum edasıyla yapmış olmanızdı. Neyse kardeş konuyu uzatıp alevlendirmeme gerek yok. Sağlıcakla

 

 

Cümlemizin Kandili mübarek olur inş.

PU
29.07.2008 14:22
#39

Ben gayet sakinim hatta hayırlı kandiller Sidoma kardeşim :D

 

Bir üyenin dediği gibi (baş harfi : yok,yok ben ona benzemem :D ),bu konu daha çok su götürür :D En iyisi mi bayan tesettürünü bayanlara bırakın,bu konuda gereken yerde müslümanın vazifesi olan hatırlatma yapmanın dışına çıkmak,çok fazla konuşmak,bir bakıma işi haddi aşmaya getirmek gereksiz oluyor erkekler için.Ayrıca çoğu zaman merak etmişimdir gözlemlerimden dolayı,başörtüsü için bilmem ne yapacağız dediğimizde,şu "Başörtüsü böyle takılır,heeyy akıllı olun!.." diye ahkam kesenlerden kaçı yanımızda olur acaba?.. :D Öyle örtünü böyle tak,şöyle tak diye uzaktan söylenmek hatta bazen aşağılarcasına yazı kaleme almakla olmuyor bu işler!..

 

Neyse efendim selametle :D