Muntazam Buluşmalar

Başlatan: serceft Tarih: 14.07.2008 17:04 Cevap: 28

SE
14.07.2008 17:04
#1

arkadaşlar benim ciddi bir önerim var,özellikle adminler bu öneriyi ciddiye alsınlar!

 

arkadaşlar bence birbirimizle tanışıp,aramızdaki uhuvveti artıralım,beraber hareket edelim.aynı

 

http://www.binsafahat.com/ daki gibi üstadın kitaplarını sırasıyla okuyalım, gündeme getirelim ve toplantılarda forumlarda tartışalım.böylece nfk yı gündeme getirir ve bu halkayı daha da genişletebiliriz.bu arada bu benim ciddi bi fikrimdir.forumda biraz pasif gözüküyor,sizle olmazsa ben başkalarıyla yapacağım.

 

 

 

bu arada illaki üstad üzerine konuşmak zorundada değiliz,gündemi veyahut başka seyleri de konuşabiliriz,bu arada ben ümraniyede oturuyorum, önümüzdeki senede gs hukuk a gideceğim. yani ist da ümraniye-beşiktaş-fatih civarlarında olacağım.

oralarda bi yerde tenha bi lokanta,kafe gibi bişey belirleriz orada toplanır konuşuruz.

 

 

 

bu mesajı ciddiye alalım lütfen,tanıdıklarımıza haber verelim.böyle bişeye katılmak isterseniz bu mesajımın altına mesaj yazın böylece kaç kişinin bu tür toplantılara geleceğini anlayalım

SE
14.07.2008 18:21
#2

benimle maliaydin_555@hotmail.com

m.aliaydin0@gmail.com dan iletişime geçebilirsiniz...

MU
14.07.2008 18:47
#3

Selamlar,

 

Üstadın kitaplarını okumak, gündeme getirmek ve diğer Üstad sevdalılarıyla birlikte kitaplar ve Üstadın fikirleri etrafında bir sohbet meclisi kurmak, sitenin başlıca gayelerinden biri. Bunu dediğiniz gibi sistemli, programlı bir şekilde yaparak, muayyen zaman dilimlerinde yapılan toplantılarda buluşma amacını bu nokta üzerinde belirlemek herkes için fikrî açıdan çok daha bereketli olur.

Numune olarak verdiğiniz sitenin misyonu örnek alınarak Üstad okuma günleri, saatleri, haftaları belirlenebilir ve belirlenen zamandan sonra da okuduklarımız üzerinde gelişen fikirlerimizi, değişen bakış açımızı, Üstadın kitaplarının topyekûn hayatımıza kattıklarına dair de bir münazaraya girişebiliriz. Hatta diyebilirim ki, Kitaplar Etrafında bölümü başta olmak üzere, Üstad’a dair teşekkül ettirilen bir çok kategori de bu gaye amacıyla açılmıştır.

İnternet üzerinden bu amaca yönelik bir çalışma yürütmek, ülkenin dört bir tarafından gerçekleşecek olan katılımları sağladığı için, yani gerçek hayatta birbiriyle görüşemeyecek, konuşamayacak insanları bir araya topladığı için daha da önem kazanıyor. Kemiyetin artmasına vesile oluyor. Lakin bu tarz bir ortamın hararetli tartışmalara, fikir alış-verişlerine girişebilmesi için keyfiyetin en ön sırada yer alması lazım. Böyle bir çoğunluk sağlanabilirse bizler katılmaktan memnuniyet duyarız. Ki zaten forumda yürümesini istediğimiz konsept, düzenli şekilde olarak okunan kitaplar ve üzerinde yapılan tartışmalar, beyan edilen fikirler çerçevesinde gelişen bir yapıdır. Duruma ve şartlara göre örnek verdiğiniz site gibi bir site kurularak grup okumaları için bir çalışma yapılabilir veyahut ferdî olarak tekil okuma yapmak isteyenler zaten evlerinde veya müsait oldukları ortamlarda kitaplarını okuyarak istedikleri ortamı burada teşekkül ettirebilirler.

BU
14.07.2008 19:00
#4

Kardeş eyvallah güzel bir fikir ve istek diyelim. Lakin; herkes İstanbul'da/İstanbul'lu değil ki? Sen yine İstanbul'da ikamet eden kişilerle irtibat kur, görüş ve toplan. Sohbet olur, istişare olur vs. Birde bu sitenin tek amacı Üstad'ı konuşmak, Üstad'tan bahsetmek değildir. (Benim gördüğüm kadarıyla) Değişik başlıklar, değişik konular ve farklı yorumlarada çokca rastlamak mümkündür burada. Farklılıklar ve farklı sesler zenginliktir.

 

Tabi ciddi ve karşılıksız bir emek verilmiş olan bu siteye, en büyük desteğimiz/katkımız: Yazmak, paylaşmak ve düşüncelerden istifade etmek/ettirmek olmalıdır.

NE
14.07.2008 19:20
#5

Fikir beyanında bulunma gayretlerinin, müşterek okumalar eşliğinde artış göstereceğini düşünüyorum. Bence isabetli ve değerlendirilmeye alınması gereken bir teklif.

BD
14.07.2008 19:58
#6

Getirmiş olduğunuz teklife binaen sayın Reyhan'ın cevabına ek olarak bu fikri şahsi olarak düşüneceğim. Eğer uygulama zeminini ve çalışma planını netleştirebilirsek ne ala. Bizlere çok belirgin şekilde fayda sağlayacağına kanaat getirirsek niye olmasın. Bu konuda sizlerin daha somut önerileri de bekliyoruz.

KE
14.07.2008 20:24
#7

serceft kardeşim çok güzel bi konuya değinmişsim safahat okuma kampanyasını bilmiyordm yeni öğrendim(Allah razı olsun).biz de böyle bi kampanya başlatalım inş. mesala ben üstadı yeni idrak edenler arasındayım o kadar bahtsız hissediyorum ki kendimi ünv. mezun oldum ve yeni tanıştm :) üstatla yeni tanıştığım için malumdur ki tüm kitaplarını okuyamadım:)

 

mesala haftalık kitap belirlesek onu okusak ve bu kitap hakkında yorum yapsak.malum biz Türkler (sözüm meclisten dışarı)pek okumayı sevmeyiz;)illa ki birinin etkilemesi gerekiyo:)

 

hem böyle toplu yapılan işlerin fazileti daha ayrıdır.arkadaşımızında dediği gibi uhuvvetimiz artar inş.

SERCEFT KARDEŞ ÖNERİN İÇİN ARO......................

SE
14.07.2008 21:17
#8

buyukdogu herkesin istanbulda olmadığını söyledmiş bunda haklıdır ama bence çoğunluk istanbuldadır.ayrıca ben toplandığımız zaman yalnızca necip fazıl ve eserleri üzerine konuşalım da demiyorum, önce tanışırız sonra ne konuşmak istersek onu konuşuruz yeri geldi mi bir sivil toplum örgütü gibi çeşitli eylemlere bile katılabiliriz.zaten herkesin böyle buluşmalara gelemeyeceğini tabi ki biliyordum fakat ben burda gelebilecek olanları öğrenmek istedim.genel olarak teklifimin olumlu karşılandığını görüyorum.yakın zamanda bir yer belirlesem veya bi kardeşimiz belirlese ve bu buluşmayı yapsak iyi olur diye düşünüyorum....

BU
15.07.2008 13:32
#9

Anladım kardeş. n-f-k.com üyelerinin dışarda da aktif olmasını istiyorsun. Güzel bir fikir elbette. Niyetlerin ve samimiyetin müspet olduğu adımlar gereklidir. Ben başka bir açıdan bakmıştım. Dediğim gibi: İstanbul'da olanlar daha kısmetli. Hem faaliyet, hem de potansiyel açısından zengin bir yer orası. Benim de bazı projeler vardı ama şimdilik rafa kaldırdım.

 

Vaktiyle kitap kampanyası falan işine girelim dedik ama, uygulayamadık maalesef.

SE
15.07.2008 15:37
#10

gelecek olan arkadaşlara

Fethi Paşa Korusu Büyükşehir Bel. Sos.Tes.Fethi Paşa İşletmesi

Adres Fethi Paşa Korusu Üsküdar

Telefon 0216 391 65 60

 

 

 

uygunmudur?üsküdarda denize nazır belediyenin nezih bir işletmesidir.fiyatlar çok pahalı değildir.toplantı, buluşma için de uygun sayılır.gelecek arkadaşlar için burası uygunmudur?

FI
06.04.2009 22:41
#11
Selamlar,

 

Üstadın kitaplarını okumak, gündeme getirmek ve diğer Üstad sevdalılarıyla birlikte kitaplar ve Üstadın fikirleri etrafında bir sohbet meclisi kurmak, sitenin başlıca gayelerinden biri. Bunu dediğiniz gibi sistemli, programlı bir şekilde yaparak, muayyen zaman dilimlerinde yapılan toplantılarda buluşma amacını bu nokta üzerinde belirlemek herkes için fikrî açıdan çok daha bereketli olur.

Numune olarak verdiğiniz sitenin misyonu örnek alınarak Üstad okuma günleri, saatleri, haftaları belirlenebilir ve belirlenen zamandan sonra da okuduklarımız üzerinde gelişen fikirlerimizi, değişen bakış açımızı, Üstadın kitaplarının topyekûn hayatımıza kattıklarına dair de bir münazaraya girişebiliriz. Hatta diyebilirim ki, Kitaplar Etrafında bölümü başta olmak üzere, Üstad’a dair teşekkül ettirilen bir çok kategori de bu gaye amacıyla açılmıştır.

İnternet üzerinden bu amaca yönelik bir çalışma yürütmek, ülkenin dört bir tarafından gerçekleşecek olan katılımları sağladığı için, yani gerçek hayatta birbiriyle görüşemeyecek, konuşamayacak insanları bir araya topladığı için daha da önem kazanıyor. Kemiyetin artmasına vesile oluyor. Lakin bu tarz bir ortamın hararetli tartışmalara, fikir alış-verişlerine girişebilmesi için keyfiyetin en ön sırada yer alması lazım. Böyle bir çoğunluk sağlanabilirse bizler katılmaktan memnuniyet duyarız. Ki zaten forumda yürümesini istediğimiz konsept, düzenli şekilde olarak okunan kitaplar ve üzerinde yapılan tartışmalar, beyan edilen fikirler çerçevesinde gelişen bir yapıdır. Duruma ve şartlara göre örnek verdiğiniz site gibi bir site kurularak grup okumaları için bir çalışma yapılabilir veyahut ferdî olarak tekil okuma yapmak isteyenler zaten evlerinde veya müsait oldukları ortamlarda kitaplarını okuyarak istedikleri ortamı burada teşekkül ettirebilirler.

 

eğer üstad sevdalıları dersek ben yokum zira biz dava sevdalılarıyız.üstad şahsına değil davasına değer verirdi.o şahsına değer verenleri değil davasına değer verenleri seçti.lütfen kullandığımız kelimeleri daha dikkatli seçelim

AL
06.04.2009 22:51
#12

Kardeşim sen git onu yenişafaka, zamana söyle bize değil!

Biz Üstadı sevmekle beraber onun edebi kişiliğine hayranlık duymakla beraber davası olmasaydı kendi de edebi kişiliği de beş para etmezdi diyenleriz. Lafını bil de konuş. Muhatab aldığın kişi, davayı özümsemiş bir büyükdoğu hanımefendisidir. Bd külliyatında nerelerdesin de ahkam kesersin!

Buyur, işe koyul da bilinmeyeni öğret. Bir katkın olsun. Ben olsam senin yerinde derhal helallik isterdim.

FI
06.04.2009 23:05
#13
Kardeşim sen git onu yenifaşaka, zemana söyle bize değil!

Biz Üstadı sevmekle beraber onun edebi kişiliğine hayranlık duymakla beraber davası olmasaydı kendi de edebi kişiliği de beş para etmezdi diyenleriz. Lafını bil de konuş. Muhatab aldığın kişi, davayı özümsemiş bir büyükdoğu hanımefendisidir. Bd külliyatında nerelerdesin de ahkam kesersin!

Buyur, işe koyul da bilinmeyeni öğret. Bir katkın olsun. Ben olsam senin yerinde derhal helallik isterdim.

şimdi yeni şafak ve zamanla ne ilgisi var aç biraz şu sözünü

NF
06.04.2009 23:08
#14

Selamlar,

 

Üstad'ın da, davanın da sevdalılarıyız. Üstadı öne çıkaran iki yan da bizim için değerlidir. Davayı ayağa kaldıran ve şahsında remzlendiren kişiye sevda beslememizden rahatsız oluyorsanız yapabileceğimiz bir şey yok, mevzubahis ifadeye allerjik tepki göstermeniz gülünç olmuş. Benzetmek gibi olmasın, yanlış anlaşılmasın, yalnızca bir alegori; Allah'ı sevip Peygamberini sevmemek ne kadar doğrudur? Visale götüren yol da güzeldir. Üstad'ı da, edebiyatını da, davasını da seviyoruz. Bu tarz düşük seviyeli enteresanlıklarla gelmeyin lütfen. Siz şahsını sevmiyor olabilirsiniz, fakat yol yordam öğretme selahiyetini taşıyor olduğunuzu sanmanın verdiği nefs emniyetiyle had bildirmeye kalkamazsınız.

 

Saygı ve selamlarımla

FI
06.04.2009 23:22
#15

üstadın şahsınıda severim ama belki bilmiyorsunuzdur.bi örnekle açıklayım:

halid bin velid büyük kumandan.hz.Ömer döneminde çok fazla zafer kazanıyor.ve bunun üzerine halk içinde efsaneleşiyor.efsane gibi konuşulmaya başlıyor.hz.Ömer bu durumun bazılarının zaferin sırf Halid sebebiyle kazanıldığını düşünmesine ve Allah'ın lutfu olduğunun unutulmasına sebep olma ihtimali yüzünden Halid bin velid i kumandanlıktan azlediyor yerine başka bir kumandan tayin ediyor.ve yine zafer kazanılıyor.

benim demek istediğim bazılarının Necip Fazıl'ın bu davayı böyle yüce yaptığını düşünmesi ve Necip Fazıl'ı böyle mühim bir zat yapanın uğrunda ömür harcadığı bu dava olduğu gerçeğini unutma ihtimaline karşın daima davayı ön plana çıkarmak zorundayız.onun için kelimeleri dikkatli seçmeliyiz dedim.

Ellerime uzanan dudakları tepeyim

Allah diyen gel ayağından öpeyim

N.F.K.

NF
07.04.2009 00:11
#16

Selamlar,

 

Bunu keşke ilk mesajınızda da bu şekilde ifade ve izah etseydiniz. Şunu belirtme gereği duyuyorum, Üstad'ı önemli bir şahsiyet olarak karşımıza çıkaran iki saik vardır ve bunlardan birisi onun edebî yönü iken diğeri fikrî yönüdür. Bu hususiyetlere ek olarak, onun karakterinde öne çıkan birtakım özellikler mevcuttur ki bunlar, her iki yönünü de şekillendirici amiller olarak karşımıza çıkar. Üstad'ın, aslında birbirinden ayrı düşünülmemesi gereken bu iki yönü arasında, edebî şahsiyetinin daha çok gündemde tutulup diğer yanının genellikle görmezden gelindiği, reddi gayrikabil bir hakikat. Biz kendisini her yönüyle, kendi eserlerinden tanıma fırsatı bulan kişiler olarak bu siteyi açtık ve yönetimimizi de bu doğrultuda bina ettik. Onu yalnızca edebi yanıyla tanıyıp benimsemiş olsaydık, emin olabilirsiniz ki böyle bir site bugün yayın yapmıyor olacaktı. Biz onun kimliğine, fikirlerine, davasına, şahsına ve edebiyatına bütünüyle büyük bir sempati besliyoruz ve onu her yönüyle tanıtmayı amaç edinmiş durumdayız. Şunun da farkındayız ki onu tüm yönleriyle anlamak savunduklarının da anlaşılmasına vesile olacak ve onu amaçladığımız şekilde tanıtabilmek; benimsediğimiz metodla savunduğu, mütakibi olduğumuz fikirlerinin de zamanla kabul görmesine vesile olacaktır. Biz Üstad sevdalısı olduğumuzu söylemekten çekinmiyoruz. Bu asla demek değildir ki, onun davasını dikkate almıyoruz. Hayır, bizim onu şahsıyla da sevmemizde belki de en büyük pay fikirlerine aittir. Dolayısıyla yorumlarımızda sathı aşabilmeye, kelimeleri üstünden yorumlamamaya ve karşıdakini tanıyıp anladıktan sonra haklarında hükümlere varmaya özen gösterirsek daha doğru davranmış oluruz. Biz, davamıza hizmet metodu olarak, bize davayı en güzel şekliyle anlatan, çok sevdiğimiz Üstad'ımızın kanalını seçtik ve bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Bu istikamette muvaffak olmayı Allah bizlere nasip eder inşallah. Şu ana kadar devşirdiğimiz neticeden, elhamdülillah, memnunuz.

 

İslam davası insanoğlunun, kainatın yaradılışıyla; hatta ezelle ortaya çıkmıştır. Üstad'ın da bağlısı olduğu görüş budur. Bu davayı günümüz şartlarında en güzel şekilde temsil ettiğine inandığımız bir şahsı, onun her yönünü ifadelendiren tercihe şayan materyallerle tanıtmak ve ona karşı beslediğimiz sevgiyi ifade etmek bizim için çekinilecek bir tavır değildir.

 

Elbette ki istinad noktamız, tıpkı Üstad için de geçerli olduğu gibi, İslamiyet'tir.

 

Saygı ve selamlarımla

FI
07.04.2009 00:34
#17

bu arada yanlış anlaşılmasın ben bu mesajlarımda kimseye hakaretetmedim

IN
07.04.2009 00:54
#18

Üstad Necip Fazıl gerçekten de fikirleri ve yaşayışıyla örnek alınması gereken bir insandır. Fakat görüyorum ki şimdiden üslublarda sertlikler oluyor. Bunun sebebi Üstad Necip Fazıl'ın kitapları da olsa sonuçta bir beşerin kaleminden çıkmış olması ve haliyle tartışmaya açık olmasıdır. İnsanlar arasında kutuplaşmaya sebep olacak ve gereksiz tartışmalara sebebiyet verecek diye düşünüyorum.

Ama bir kitap var ki... Mükemmel, hiçbir beşerin kaleme alamayacağı Kur'an, Allah'ın (c.c.) kelamı... Herşey orada yazılı. Hiçbir insan için tartışma konusu olmayacak herkesi birleştirici kitap. Ve örnek alınacak tek insan Kainatın Efendisi, Peygamberler Peygamberi...

Herkes Kur'an okusa, herkes hayatının her alanına sokabilse, namazımızı dosdoğru kılıp ihmal etmesek... Hepimiz bulunduğumuz yerin ışığı olup, ışığımızı etrafımıza yaysak...

FI
07.04.2009 01:04
#19
Üstad Necip Fazıl gerçekten de fikirleri ve yaşayışıyla örnek alınması gereken bir insandır. Fakat görüyorum ki şimdiden üslublarda sertlikler oluyor. Bunun sebebi Üstad Necip Fazıl'ın kitapları da olsa sonuçta bir beşerin kaleminden çıkmış olması ve haliyle tartışmaya açık olmasıdır. İnsanlar arasında kutuplaşmaya sebep olacak ve gereksiz tartışmalara sebebiyet verecek diye düşünüyorum.

Ama bir kitap var ki... Mükemmel, hiçbir beşerin kaleme alamayacağı Kur'an, Allah'ın (c.c.) kelamı... Herşey orada yazılı. Hiçbir insan için tartışma konusu olmayacak herkesi birleştirici kitap. Ve örnek alınacak tek insan Kainatın Efendisi, Peygamberler Peygamberi...

Herkes Kur'an okusa, herkes hayatının her alanına sokabilse, namazımızı dosdoğru kılıp ihmal etmesek... Hepimiz bulunduğumuz yerin ışığı olup, ışığımızı etrafımıza yaysak...

iyide bu başka kitapları okumamamız ve tartışmamamız gerektiği anlamına gelmez ki.ayrıca hz.Peygamber (s.a.v.) örnek almamız gereken ilk kişidir.ama örneğin sahabeyi örnek almamız hz.Peygamberi (s.a.v.) örnek almadığımız anlamına gelmez.üstadı örnek Almamızda sahabe ve hz.Peygamber'i (s.a.v.) örnek almadığımız anlamına gelmez.zaten onlarda Hz.peygamberi (s.a.v.) örnek almışlardır.

IN
07.04.2009 06:12
#20

Sözlerimden en son anlaşılacak manayı almışsın. Kur'an diyorum. O'na göre yaşam diyorum. Namaz diyorum. Dünyadaki tek dava cennetin sonsuz nimetleri ve cehennemin sonsuz azabı... Kendimizi sorgulayalım. Ne yapıyoruz? Neden geldik? Amaç ne? Gerisi hikaye...

PE
07.04.2009 08:34
#21

Hmm Evet çok haklısın insancık, dümdüz Kur'an'ı okuyunca şıppadanak anlıyor ve ihtilafa neyin düşmüyorsun zaten. Tarih de bunun en en en büyük ispatıdır. Tek derdimiz Kur'an'dan başka adamlara sarılmak zaten, halbusem Kur'an'ı şöyle yüzünden bir okusak ne var ne yok vakıf olur, din-i mübini iyicene belleriz. Bu kadar basit herşey! Kur'an'ın anlaşılmasıyla ilgili onca tartışma, onca ayrılık hatta bu anlayış farklarından doğan onca savaşın sebebi sanki bambaşka şeylerdi. Ezbere reçete kesiyorsunuz... Kur'an bir, dalalet içre yorumu ve anlaşılması ise gırla. Kur'an'ı hakkıyla anlamakta zaten bütün dert, siz ne sanıyordunuz? Beşer kelamını anlamayan beşerin aklı Kur'an'ı anlamaya da yetmedi. Beşerdir, şaşardır diye bunlara ehemmiyet ithaf etmememiz gerektiğini söylüyorsunuz ama Kur'an'ı şaşan beşerin ne demesi gerektiğini kestiremeyen aklının ellerine bırakıyorsunuz.

 

Ezbere konuşmayalım, yeter. O iş o kadar basit değil. Bunca insan da, bir insancıktan daha akılsız değil.

 

Selametle

MU
07.04.2009 09:08
#22
eğer üstad sevdalıları dersek ben yokum zira biz dava sevdalılarıyız.üstad şahsına değil davasına değer verirdi.o şahsına değer verenleri değil davasına değer verenleri seçti.lütfen kullandığımız kelimeleri daha dikkatli seçelim

 

Selamlar,

Üstad sevdalılarından kastımız elbette ki Üstad'ın da biricik meselesi olan İslam davasını baştacı eden insanlardır. Ki Üstad'ın dava cihetini bilmeyen, anlamayan veya kabul etmeyen birinin gerçek mânada Üstad sevdalısı olamayacağı da aşikardır.

Üstad'a duyduğumuz sevdanın tezahüründeki temel yapı, Üstad'ın İslam davasında ifadesini bulmaktadır. İslamı, İslam davasını sevdiğimiz ve hayatımızın biricik gayesi, ufku kabul ettiğimiz ve ruhumuza nakşettiğimiz için Üstad'ı sevmekte, okumaktayız. İslam davası, Üstadın ana kimliğidir. Yani biz de dava sevdalılarıyız. Yeterli izah NFK-Fan kardeşim tarafından yapıldığından onun izahına da imzamı atarak huzurlarınızdan ayrılıyorum.

Saygılarımla

IN
07.04.2009 10:34
#23
Hmm Evet çok haklısın insancık, dümdüz Kur'an'ı okuyunca şıppadanak anlıyor ve ihtilafa neyin düşmüyorsun zaten. Tarih de bunun en en en büyük ispatıdır. Tek derdimiz Kur'an'dan başka adamlara sarılmak zaten, halbusem Kur'an'ı şöyle yüzünden bir okusak ne var ne yok vakıf olur, din-i mübini iyicene belleriz. Bu kadar basit herşey! Kur'an'ın anlaşılmasıyla ilgili onca tartışma, onca ayrılık hatta bu anlayış farklarından doğan onca savaşın sebebi sanki bambaşka şeylerdi. Ezbere reçete kesiyorsunuz... Kur'an bir, dalalet içre yorumu ve anlaşılması ise gırla. Kur'an'ı hakkıyla anlamakta zaten bütün dert, siz ne sanıyordunuz? Beşer kelamını anlamayan beşerin aklı Kur'an'ı anlamaya da yetmedi. Beşerdir, şaşardır diye bunlara ehemmiyet ithaf etmememiz gerektiğini söylüyorsunuz ama Kur'an'ı şaşan beşerin ne demesi gerektiğini kestiremeyen aklının ellerine bırakıyorsunuz.

 

Ezbere konuşmayalım, yeter. O iş o kadar basit değil. Bunca insan da, bir insancıktan daha akılsız değil.

 

Selametle

 

 

Kur'an da gerçekler apaçıktır. Kur'anı anlamak için süper zeka olmaya gerek yok. Abdulhakim Arvasi Hz. dediği gibi ''Kur'an-ı kerim şifadır. Fakat şifa, suyun geldiği boruya tâbidir. Pis borudan şifa gelmez.” Bunu demesinin sebebi insanların anlama yeteneğinden ziyade bilerek ve görerek yanlış yerlere çekmek istemeleridir.

Zaten şimdiye kadar biz Kur'anı okumadığımız için günümüze kadar bu pis borular türedi. İnsanları Tv kanallarındaki hacı hoca programlarıyla uyutuyorlar. Anlık narkoz veriyorlar. Yok hocam şöylemi böylemi... Hoca neden demiyor; Tv izlemeyin, Kur'an okuyun... TV patronu bunu söyletir mi? Bilerek zaten kanallara çıkarılıyolarki negüzel hoca saçma sapan soruları soruları cevaplıyor insanları ekrana bağlıyor sonra paracıkları sayıyor. Tv reyting yapıyor.. Akşam ahlaksız dizileriyle yine reyting yapıyor. Hoca mutlu, Patron mutlu, insanlar cahil...

Ben bu teklifi heryerde tabiki belirtmem. Buradaki samimiyete ve insanların iyi oluşuna güvendiğim için bahsettim...

Gelmiş benim gibi bütün insanlardan akılsız bir insancık da yorum yapıyor...

Hakkınızı helal edin

PE
07.04.2009 13:59
#24

Oo, insancık yorum yapmayı aşıp niyet de okuyor. Kur'an'ı zahir manasıyla yorumlamayan kişiler kötü niyetli, pis şahsiyetler bu beyefendiye göre. Hani apaçık ya Kur'an, onu Muhyiddin-i Arabi gibi haşa pis herifler sırf ortalığı rezil etmek adına derinlemesine inceliyor, Hamdi Yazır'dır, Seyyid Kutub'dur, Bediüzzaman'dır, Kur'an'ın çok açık olmasına rağmen, amele gibi iki kere ikinin dört ettiği üzerinde eğlencelik ispat yazan matematikçilere özenip kalemlerini sallayarak kas yapıyor, boyları kadar kağıdı tefsirdi bilmem neydi diye israf ediyor. Hazret bütün bir İslam tarihini çizip attı iki dakkada. Tamam kardeş, sen şöyle üstünden bi oku, sonra bize zekatın nasıl verileceğini, namazın nasıl kılınacağını, organ nakli meselesini, devlet başkanlığı müessesesinin halini, avliye olayını, tebliğ metodunu filan da bu anladığınla anlatırsın. Mezhep imamlarının her biri yontulmaz birer kazmaymış ki, senin gördüğünü göremeyip bir sürü çelişkili şey söylemişler. Kur'an tefsir edilmediği sürece ancak yüzeysel bir bilgi verir, bu normal bir hal. Yüzeysel bir okumadan, yani Kur'an'da herşey apaçıktır hükmüyle yapılan bir kıraatten detaylı ve kafa karıştırmayacak, tamamıyla net bir bilgi bekleyemezsiniz. Elde edeceğiniz bilgi ise yeterli olmaz. Açık olanı okursanız, yani manayı değil de o açık olanı okursanız; kiminin bu yolla Allah'ın konuştuğunu sandığını, kiminin de Kur'an'da çelişki var kardeşim diye ortaya zıpladığını hatırlatırım. Açık olanın anlatmadığı pek çok noktayı yorumlayarak anlamaya çalışırsanız da açıklık iddianızı bizzatt tavrınızla siz yalanlar, ayrılıkların doğduğu o yorumların makamına bizzat kendiniz yürümüş olursunuz. Çareniz yok, çok üzgünüm! Kur'an'ın anlaşılırlığı, yazımı kadar basit değil. Papağanlıkta kalmamak için bazı yorumlara ve ekstra bilgilere ihtiyaç daima vardır. Her insanın Kur'an'ı okuyarak elde edeceği yüzeysel bilgi elbette önemlidir ve bu okumaları yapmak da mutlaka ve mutlaka gereklidir. Hatta ben, vay efendim Kur'an'ı hiçbirimiz anlamayız, o yüzden okumayalım, sadece başkalarının dediğini uygulayalım diyenlere de karşı dururum ama bütün bir İslam'ı bu yüzeysel manaya hapsetmek ve Kur'an'ın yüzeysel incelemesinin yeterli olacağını iddiaya gitmek ortaya İslam'ın ruhunu anlayamamış garibeler çıkarır, bunu reddedemeyiz. Gerisi farklılıkların doğduğu yorumlara bakar ki en doğruyu seçmek Tüm derdimiz. Nasip meselesi...

 

Bak mesela en ufak bir sözü bile farklı yorumluyoruz. Sence Arvasi hazretlerinin sözü milletin art niyetine işaret ederken bence dini ve Kur'an'ı anlama noktasında kaynağı doğru seçmek gerektiğini izah ediyor. Senin bu art niyet eksenli yorumuna ikinci itirazım da borular, kendi kendilerini pisletmeseler de pislenebilir sözüyle ifade edilebilir. Daha bu noktada bile mutabakat kabil değil. Sen Kur'an'ı da bu sözü anladığın gibi anlıyorsan, eyvah ki ne eyvah! Kaldı ki bazen geri zekalılar da kendilerini süper zeka sanabilir, açık gerçek dediğin şeyin ölçüsü ne olacak? Peygamber, sahabe, ulema, vs. Yani diğer faktörler... Yani insancık, senin anlayacağın apaçık olan şeyler yeterli değil (yeterli olmasına gerek de yok), velev ki olsun apaçık bir lafı bile farklı yorumlarken böyle bir hususta insanların kendi kavrayışlarına koca bir meseleyi emanet etmek yanlış olur. Mesela ben senin bu yorumlayış tarzını gördükten sonra sana bakkal hesabımı bile yaptırmam.

 

İdrakına varılmamış cümlelerin yerli yersiz dökülmesine tahammül edemiyorum. İnsan da, insancık da söyleyeceği sözün manasına vakıf olmalı. Benim derdim bu. Ağızlardan ezbere, boş yere söylenmiş, yersizce ve yanlış bir şekilde kullanılmış tek bir cümle bile çıkmasa ne güzel olur.

 

Selametle

FI
07.04.2009 16:44
#25
Oo, insancık yorum yapmayı aşıp niyet de okuyor. Kur'an'ı zahir manasıyla yorumlamayan kişiler kötü niyetli, pis şahsiyetler bu beyefendiye göre. Hani apaçık ya Kur'an, onu Muhyiddin-i Arabi gibi haşa pis herifler sırf ortalığı rezil etmek adına derinlemesine inceliyor, Hamdi Yazır'dır, Seyyid Kutub'dur, Bediüzzaman'dır, Kur'an'ın çok açık olmasına rağmen, amele gibi iki kere ikinin dört ettiği üzerinde eğlencelik ispat yazan matematikçilere özenip kalemlerini sallayarak kas yapıyor, boyları kadar kağıdı tefsirdi bilmem neydi diye israf ediyor. Hazret bütün bir İslam tarihini çizip attı iki dakkada. Tamam kardeş, sen şöyle üstünden bi oku, sonra bize zekatın nasıl verileceğini, namazın nasıl kılınacağını, organ nakli meselesini, devlet başkanlığı müessesesinin halini, avliye olayını, tebliğ metodunu filan da bu anladığınla anlatırsın. Mezhep imamlarının her biri yontulmaz birer kazmaymış ki, senin gördüğünü göremeyip bir sürü çelişkili şey söylemişler. Kur'an tefsir edilmediği sürece ancak yüzeysel bir bilgi verir, bu normal bir hal. Yüzeysel bir okumadan, yani Kur'an'da herşey apaçıktır hükmüyle yapılan bir kıraatten detaylı ve kafa karıştırmayacak, tamamıyla net bir bilgi bekleyemezsiniz. Elde edeceğiniz bilgi ise yeterli olmaz. Açık olanı okursanız, yani manayı değil de o açık olanı okursanız; kiminin bu yolla Allah'ın konuştuğunu sandığını, kiminin de Kur'an'da çelişki var kardeşim diye ortaya zıpladığını hatırlatırım. Açık olanın anlatmadığı pek çok noktayı yorumlayarak anlamaya çalışırsanız da açıklık iddianızı bizzatt tavrınızla siz yalanlar, ayrılıkların doğduğu o yorumların makamına bizzat kendiniz yürümüş olursunuz. Çareniz yok, çok üzgünüm! Kur'an'ın anlaşılırlığı, yazımı kadar basit değil. Papağanlıkta kalmamak için bazı yorumlara ve ekstra bilgilere ihtiyaç daima vardır. Her insanın Kur'an'ı okuyarak elde edeceği yüzeysel bilgi elbette önemlidir ve bu okumaları yapmak da mutlaka ve mutlaka gereklidir. Hatta ben, vay efendim Kur'an'ı hiçbirimiz anlamayız, o yüzden okumayalım, sadece başkalarının dediğini uygulayalım diyenlere de karşı dururum ama bütün bir İslam'ı bu yüzeysel manaya hapsetmek ve Kur'an'ın yüzeysel incelemesinin yeterli olacağını iddiaya gitmek ortaya İslam'ın ruhunu anlayamamış garibeler çıkarır, bunu reddedemeyiz. Gerisi farklılıkların doğduğu yorumlara bakar ki en doğruyu seçmek Tüm derdimiz. Nasip meselesi...

 

Bak mesela en ufak bir sözü bile farklı yorumluyoruz. Sence Arvasi hazretlerinin sözü milletin art niyetine işaret ederken bence dini ve Kur'an'ı anlama noktasında kaynağı doğru seçmek gerektiğini izah ediyor. Senin bu art niyet eksenli yorumuna ikinci itirazım da borular, kendi kendilerini pisletmeseler de pislenebilir sözüyle ifade edilebilir. Daha bu noktada bile mutabakat kabil değil. Sen Kur'an'ı da bu sözü anladığın gibi anlıyorsan, eyvah ki ne eyvah! Kaldı ki bazen geri zekalılar da kendilerini süper zeka sanabilir, açık gerçek dediğin şeyin ölçüsü ne olacak? Peygamber, sahabe, ulema, vs. Yani diğer faktörler... Yani insancık, senin anlayacağın apaçık olan şeyler yeterli değil (yeterli olmasına gerek de yok), velev ki olsun apaçık bir lafı bile farklı yorumlarken böyle bir hususta insanların kendi kavrayışlarına koca bir meseleyi emanet etmek yanlış olur. Mesela ben senin bu yorumlayış tarzını gördükten sonra sana bakkal hesabımı bile yaptırmam.

 

İdrakına varılmamış cümlelerin yerli yersiz dökülmesine tahammül edemiyorum. İnsan da, insancık da söyleyeceği sözün manasına vakıf olmalı. Benim derdim bu. Ağızlardan ezbere, boş yere söylenmiş, yersizce ve yanlış bir şekilde kullanılmış tek bir cümle bile çıkmasa ne güzel olur.

 

Selametle

 

demekki insancığın demek istediğini çok iyi anlamışım.ben bu tip insanlarla çok karşılaştım artık cümlelerinden tanır oldum.hep aynı sözler hep aynı sözler.biz bunlara kısaca kaba softa diyoruz.adam islamın bir teneke gibi basit bir şey olduğunu sanıyor.bu insanlar peygamberimizin ayetleri ashaba açıklamasındaki inceliği bilmiyorlar veya bilmezden geliyorlar.madem o kadar açıktı niye hz.peygamber açıklamaya gerek gördü.veya herkesin hemen kafasından aynı yorumu getirmesi aynı şeyi anlaması gerekirken (onun idiasına göre)yani ihtilafa düşme durumu söz konusu değilken haşa sahabe aptal mıydı da Peygamber açıkladı.

BI
07.04.2009 17:09
#26

arkadaşlar fikirleri tartışalım üstada da muhabbet besleyelim..üstad kendisini popüler etmek isteseydi olurdu zaten..her iki kardeşimizde yazdıklarında haklılar.birbirimize daha hoş görüyle yaklaşmalıyız..o kadar az kişiyizki birbirimizi kaybetmeyelim..selam ve dua ile..

 

bu arada nerede nezaman toplantı tertip edilirse katılmaya hazırım...ama acizane fikrim bu forum a EMEK VEREN FORUM YÖNETİCİLERİNİN bilgilerine baş vurulsun..tanımıyorum ama çok çalıştıkları kesin saygılarımla

FI
07.04.2009 17:51
#27
arkadaşlar fikirleri tartışalım üstada da muhabbet besleyelim..üstad kendisini popüler etmek isteseydi olurdu zaten..her iki kardeşimizde yazdıklarında haklılar.birbirimize daha hoş görüyle yaklaşmalıyız..o kadar az kişiyizki birbirimizi kaybetmeyelim..selam ve dua ile..

 

bu arada nerede nezaman toplantı tertip edilirse katılmaya hazırım...ama acizane fikrim bu forum a EMEK VEREN FORUM YÖNETİCİLERİNİN bilgilerine baş vurulsun..tanımıyorum ama çok çalıştıkları kesin saygılarımla

hangi iki kişi o kadar çok mesaj yazıldı ki

ŞE
12.04.2009 22:14
#28

Kur'anı Kerimin herkes tarafından anlaşılamayacağını zaten tarih bize gösteriyor.Bizde gösterelim:

Bismillahirrahmanirrahim:Hamimaynsinkaf

Sadakallahul Azıym

Anlayalım bakalım?