üstadın büyük davasını insanlara anlatacak bulundukları şehirde belli bir organizasyon kurup bunları gün geçtikçe büyütecek her il için ve her bölge için belli sorumlularımız olsun. bu hem bizim daha aktif olmamızı hemde daha organiza olmamızı sağlar birlikten kuvvet doğacaktır. inşallah ALLAH bize güzel günleri gösterecek üstadın istediği gibi bir gençlik olmak bize nasip olacaktır... gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim....
bence atanmamalı.her ilde bir toplantı düzenlenip orda il başkanı seçilmeli.birde strateji ekibi kurulmalı ve (bu biraz fazla kaçabilir ama yinede söyliycem.)her şehir için bir kullanıcı grubu oluşturulup burada durum değerlendirmesi filan yapılmalı. veyahut her şehir için bir blog ta açılabilir.toplantı için.o tip şeyleri başkan ve ekibi ayarlamalı.ve toplantılar öyle basit şeyler için değil gerçekten önemli meseleler üzerinde yapılmalı.diğer şeyler için kullanıcı grupları ve blogları kullanılabiliriz..eğer böyle birşey yapılacaksa adamakıllı yapılmalı.çünkü yarımyamalak olursa insanlar yakınlaşmaz ondan uzaklaşır.
bir site için fazla aşırıya kaçmışsınız...
biz siteden değil bir fikir hareketinden bahsediyoruz
Nasılki siyaset insanlar arasında kutuplaşmalara yol açıyorsa böyle farklı şehirlerde farklı gruplar da kutuplaşma ve fikir ayrılıklarına sebep olabilir. Her davanın tek bir lideri olur ve ona bağlı bir zümre...
Nasılki siyaset insanlar arasında kutuplaşmalara yol açıyorsa böyle farklı şehirlerde farklı gruplar da kutuplaşma ve fikir ayrılıklarına sebep olabilir. Her davanın tek bir lideri olur ve ona bağlı bir zümre...
ben illa yapılsın demedim ama yapılırsa bu şekilde yapılsın dedim.bide şu varki siyasetin birleştirici etkiside vardır.ve ek olarak gaye ve yol aynı ise kutuplaşma olmaz.tek lider ve ona bağlı zümre fikrinede katılmıyorum çünkü her orduda bir büyük komutan olur ama birçok kumandan olur.bu sistemi sağlamlaştırır.ayrıca he davada tek lider ve ona bağlı zümre olursa en büyük dava olan islam davasında mezhepler ne.
kutuplaşma dava farklılığından çıkar.
ben ocak türü işlere karşıyım hepsi serseri yuvası oluyor.ama eğer böyle birşey yapılacaksa (dikkatinizi çekerim ilk mesajımdan beri hiç yapılsın demedim yapılacaksa dedim) ocaklara benzamemesi için elimizden gelen her şeyi yapmak zorundayız.
şimdi başta dediğim siyasetin birleştirici özelliğine gelelim.evet siyaset insanları çok fazla bölüyor gruplara ayırıyor.bu doğru ama sadece bir yönden bakınca böyle gürünüyor.birde şöyle bakalım siyasete (günümüzün kokuşmuş siyasetinde bile) aynı şeyi amaç edinen milyonlarca kişinin bir araya gelmesini sağlıyor.siyaset olduğu için milyonlar birbirine kutuplaşıyor denildiğini duyar gibiyim hemen cevap vereyim:siyaset sayesinde grup sayısı kadar farklı düşünce oluyor siyaset olmasa kişi sayısınca olurdu ki bu derecede çarpık bir siyaset bile kutuplaşmaları bu kadar azaltıyorsa doğru bir siyaset 0 a indirir. her iş ehlinde güzel olduğu gibi siyasette ehlinde güzeldir.siyaseti doğru kişiler yapsa bu kutuplaşmalar olmaz zaten.işin zor kısmı bu işe ehil kimseleri getirmekte ki bizim camiamızda bu da pek zor olmaz.zira herkesin hayat felsefesi genel itibariyle aynı.ve insanlar başlarındakinin davaya ters düşen hareketlerini tespit edebilecek kapasitede.
bizim neslimiz bir nevi köprü. siyaseti yukarda bahsettiğim birleştirici özellik olarak kullanacak nesli yetiştirmekle görevli ki bunun için cemiyeti ortak bir gayeye yönlendirmek gerekiyor.biz bu nesli yetiştireceğiz ve büyük bir fikir hareketine zemin hazırlayacağız.bunun içinde her bölgeyle hem ayrı ayrı hemde bütün olarak ilgilenmemiz gerekiyor.onun içinde hatasız bir biçimde kurabilirsek yukardaki sistem çok faydalı olur.ama yarımyamalak olup insanları uzaklaştıracaksa hiç olmasın daha iyi.
not:hiç kimseyi kırmak gibi bir gayemiz yoktur.hatamız varsa affola.
biz siteden değil bir fikir hareketinden bahsediyoruz
birader güzel düşünüyorsunuz fakat dediklerinizi kimin gerçekleştirmesii istiyorsunuz?Ben site yönetimi anladım herhalde öyle...büyük doğu'nun zaten derneği var..fakat dediğiniz gibi bir çalışma yapmak çok büyük emek,maddiyat vs ister..kolay şeyler değilki..
vesselam..
Belirtilen istekler, site ile bağımlı olsun veya olmasın, gayet yerinde olan düşüncelerdir. Zira bizler de daha fazla neler yapılabilir diye çok uzun zamandır düşünüyoruz. Bunun için şartları olgunlaştırmak gerektiği gibi durumumuzu her yönüyle değerlendirmek de gerekecektir. Sizler fikir dolu düşüncelerinizi aktarmaya devam ederken bizler de yönetim olarak belirtilen fikirlerin "niçin" ve "nasıl" kısmını çözmeye çalışalım. Konunun boyutlarını ölçmeye çalışalım.
Çıkacak güzel sonuçları da inşallah herkesle paylaşırız.
Saygılarımızla...
birader güzel düşünüyorsunuz fakat dediklerinizi kimin gerçekleştirmesii istiyorsunuz?Ben site yönetimi anladım herhalde öyle...büyük doğu'nun zaten derneği var..fakat dediğiniz gibi bir çalışma yapmak çok büyük emek,maddiyat vs ister..kolay şeyler değilki..
vesselam..
sadece emek ister maddiyata gerek yok.zaten bir dernek var dediniz. derneğin olduğunu ben sizden öğrendim. demek ki bir dernek yetersizmiş.demek ki bizim çalışmalarımıza ihtiyaç varmış.maddiyat gerekmez.81 il için 81 blog oluşturmaya hazırım.veya 81 ayrı kullanıcı odası olan bir forumda oluşturabilirim.eminim ki yardım edecek daha bir çok arkadaş vardır.diğerlerine gerek yok emek lazım ve ben emek vermeye hazırım.çok sade birşey olur ama hareket stratejisi belirlemek için yeterli olur.
bu arada unutmadan söyleyeyim (achartave abi bana çok yardım etti ,çok şey öğretti Allah razı olsun)
ben illa yapılsın demedim ama yapılırsa bu şekilde yapılsın dedim.bide şu varki siyasetin birleştirici etkiside vardır.ve ek olarak gaye ve yol aynı ise kutuplaşma olmaz.tek lider ve ona bağlı zümre fikrinede katılmıyorum çünkü her orduda bir büyük komutan olur ama birçok kumandan olur.bu sistemi sağlamlaştırır.ayrıca he davada tek lider ve ona bağlı zümre olursa en büyük dava olan islam davasında mezhepler ne.
kutuplaşma dava farklılığından çıkar.
ben ocak türü işlere karşıyım hepsi serseri yuvası oluyor.ama eğer böyle birşey yapılacaksa (dikkatinizi çekerim ilk mesajımdan beri hiç yapılsın demedim yapılacaksa dedim) ocaklara benzamemesi için elimizden gelen her şeyi yapmak zorundayız.
şimdi başta dediğim siyasetin birleştirici özelliğine gelelim.evet siyaset insanları çok fazla bölüyor gruplara ayırıyor.bu doğru ama sadece bir yönden bakınca böyle gürünüyor.birde şöyle bakalım siyasete (günümüzün kokuşmuş siyasetinde bile) aynı şeyi amaç edinen milyonlarca kişinin bir araya gelmesini sağlıyor.siyaset olduğu için milyonlar birbirine kutuplaşıyor denildiğini duyar gibiyim hemen cevap vereyim:siyaset sayesinde grup sayısı kadar farklı düşünce oluyor siyaset olmasa kişi sayısınca olurdu ki bu derecede çarpık bir siyaset bile kutuplaşmaları bu kadar azaltıyorsa doğru bir siyaset 0 a indirir. her iş ehlinde güzel olduğu gibi siyasette ehlinde güzeldir.siyaseti doğru kişiler yapsa bu kutuplaşmalar olmaz zaten.işin zor kısmı bu işe ehil kimseleri getirmekte ki bizim camiamızda bu da pek zor olmaz.zira herkesin hayat felsefesi genel itibariyle aynı.ve insanlar başlarındakinin davaya ters düşen hareketlerini tespit edebilecek kapasitede.
bizim neslimiz bir nevi köprü. siyaseti yukarda bahsettiğim birleştirici özellik olarak kullanacak nesli yetiştirmekle görevli ki bunun için cemiyeti ortak bir gayeye yönlendirmek gerekiyor.biz bu nesli yetiştireceğiz ve büyük bir fikir hareketine zemin hazırlayacağız.bunun içinde her bölgeyle hem ayrı ayrı hemde bütün olarak ilgilenmemiz gerekiyor.onun içinde hatasız bir biçimde kurabilirsek yukardaki sistem çok faydalı olur.ama yarımyamalak olup insanları uzaklaştıracaksa hiç olmasın daha iyi.
not:hiç kimseyi kırmak gibi bir gayemiz yoktur.hatamız varsa affola.
Savaşta tek komutan, birden fazla kumandan olur. Ama dikkat et sen söyledin tek komutan... Bu kumandanlardan biri burun kıvırır ise yakışıksız olur. Siyaset içinde aynı dava için yola çıkıp da yol ayrımına düşen çok insanlar vardır. Sanıyorum örnek vermeye gerek yok. Hepimizin aklına birkaç kişi veya grup gelebilir.
Mezheplere gelene kadar daha öncesine dönecek olursan Peygamber Efendimiz'in (s.a.s) vefatından sonra halifeler gelmiştir ve döneminin tek lideri olmuşlardır. İşi bukadar genel çerçeve içinde değerlendirmeye gerek yoktu zaten. Ama bulunduğu bölgede elçi mahiyetinde sınırları çizilmiş bir oluşum düşünülebilir.
Sevgili Arkadaşım, Saygılar...
ben de tam bunu anlatmaya çalışmıştım.şimdi halifeler dönemindede vilayetlere vali atanmıştı bu sistemi zayıflattı mı hayır.halkla daha yakından ilgilenilmesini sağladı.dikkatinizi çekerim tek komutan demedim tek büyük komutan dedimyani. ondan sonra rütbeleri düşük diğer komutanlar var.büyük komutan peygamberimiz (s.a.v.) arkasından sahabe ve evliyalar derken uzunca bir zincir oluşur.ve bu zincirin halkalarından hiçbiri burun kıvırmamıştır.
zaten bizim dediğimiz o bölgeyle daha iyi ilgilenebilmek için sadece kendi bölgesinde durum değerlendirmesi ypıp ona göre adım atabilecek bir ekip.yani herkesin kafasına göre hareket etmesi yerine bir plana göre ,belli bir düzen içinde hareket edilmesi.herkes kendi çevvresindeki durumu bu ekibe bildirecek ve çözüm aranmaya çalışılacak.sınırları çizilmiş sözüyle neyi kastettiğini tam alamadım.ama iki duruma görede cevap vereyim.şimdi normal bölge olarak sınırsa (herhalde bunu dememişsindir) o sınır zaten belli.yetki olarak sınırsa o sınır hekeste aynı seviyede.çünkü örnek veriyorum bir protesto gösterisi yapmaya başkan karar versede yapılması yanlıştır her hangi bir üye karar versede.yapılmaz ve o kararı verenin (eğer varsa)yetkisi alınır.zira bizim yolumuz çetin, sabır gereklidir.sabredemeyecek biri bizim camiamızda yetki sahibi olamaz.ülkemizde çok fazla yapıldığından zaten değeri kalmadı protestonun bize zarar vermesine karşılık hiç bir faydası olamaz.davamızı riske atar.ve bizim başlatcağımız bir fikir hareketidir.yani silahsız öldürmek ,neştersiz ameliyat yapmak,vurmadan düşürmek gereklidir.biz ADD(aptallar ve deliler derneği ) gibi protesto yapamayız yaparsak seviyemiz düşer bizim yolumuz kuru gürültü yolu değildir.
şimdi yolumuz bu kadar çetin, bir tane hata bu kadar zarar verebilecekken (ve biz bunun bilincindeyken) adamın biri burun kıvırsa aramızda tutarmıyız hiç.yetkilerini alırız.aramızdan atarız .olmadı devam mı ediyor bizimle bir bağlantısı kalmadığını ilan ederiz.sonra o kendi sapmış yoluna biz kendi yolumuza.
selametle.
sadece emek ister maddiyata gerek yok.zaten bir dernek var dediniz. derneğin olduğunu ben sizden öğrendim. demek ki bir dernek yetersizmiş.demek ki bizim çalışmalarımıza ihtiyaç varmış.maddiyat gerekmez.81 il için 81 blog oluşturmaya hazırım.veya 81 ayrı kullanıcı odası olan bir forumda oluşturabilirim.eminim ki yardım edecek daha bir çok arkadaş vardır.diğerlerine gerek yok emek lazım ve ben emek vermeye hazırım.çok sade birşey olur ama hareket stratejisi belirlemek için yeterli olur.
bu arada unutmadan söyleyeyim (achartave abi bana çok yardım etti ,çok şey öğretti Allah razı olsun)
dostum ben yanlış anlamış olabilirim,sanırım siz internet ortamından bahsediyorsunuz...o zaman yapılır...ben her şehirde dernek falan kurulsun diye anladım...(Büyük Doğu Derneği hatta dergisi bile var,fakat fazla aktif değiller)
yok ben dernek değil iletişim kurulsun diyorum.zaten dernekler ya ezilmişleri korumak için yada yok olmaya yüz tutmuş şeyleri hatırlatmak ayakta tutmak için kurulur bizim derneğe değil nizama ihtiyacımız var.
bu arada yeni dikkatimi çekti başlıkta yanlış cümle kullanılmış."davamız büyüsün" denilmiş.bizim davamızın büyümeye ihtiyacı yok zaten en büyük dava.davamızla cemiyet büyüsün diyelim
tüm yorumlar tüm fikirler için teşekür ederim fikirçilesi kardeşim davamız büyük demiş amenna davamızın daha da büyümesinden kastım şudur ; daha fazla kişiye ulaşsın kastım odur gerekli çabaları göstereceğine inandığın yöneticilerin bu işleri çözmek konusunda her türlü yardımı yapacağımı bilmenizi isterim...
Ben bu konuda söyle düsünüyorum; Üstad'ın birebir konferanslarına katılmıs,onunla muhatap olmus Yazarlar var.Onlara ulasılmalı,fikirlerinden yararlanılmalı. Sonuc itibariyle böyle yerler kesinlikle acılmalı.
necip fazıl ve büyük doğu ismi duyurulmalı...arkadaşların fikrlerinin bu sebeple dikkate alınması gerekir diye düşünüyorum..
Bir Dergi ve Derneğe kesinlikle ihtiyaç var. Üstad'ı seven anlatmaya gelince yere göğe koyamayanlar bu konuda duyarlı olmalı ve ellerini uzatmalılar.
selamü aleyküm gönüldaşlar haklısınız bir şeyler yapmaya çoktan başlanmak gerekirdi ama hiçbirşeyde geç değil.Aslında bu konuda okulumuz ADANA SEYHAN TEPEBAĞ İMAMHATİP LİSESİ olarak sürekli konusunda uzman kişileri okulumuzun yararına çağırıyoruz.Bu haftada alanında uzman bir Psikoloğu bir arkadaşımız dergivasıtasıyla çağırdı internet üzerindn saolsunlar bizi de kırmadılar.Müdürümüzde bu konuda bir salon temin edip tüm okul öğrencilerinin istifadesine sundu.Müdürümüz her konuda yeterki kendimizi geliştirmek isteyelim her türlü desteği yapıyor.Üstadımızın ölüm yıldönümü yaklaşırken Üstadımızı çok iyi tanımış bir insanı okulumuzda görmek ve engin fikir dünyasında yol almak isteriz. Bu konuda bize destek olmanızı bekleriz.Ki bu tek taraflı olamaz karşıdaki insanda bazı fedakarlıklara katlanmalı.BİZE BU KONUDA YARDIMCI OLURSANIZ SEVİNİRİZ.EN AZINDAN OKULUMuZA GELMELERİ MÜMKÜN OLABİLİR Mİ?NASIL İLETİŞİM KURMALIYIZ?
Selamlar,
Üstadı iyi tanıyan kişiler genellikle İstanbul'dalar. Eğer siz okul olarak düzenleyeceğiniz programı Adana Belediyesi ile birlikte organize edebilirseniz, Belediye tarafından şehrinize davet edilen bu kişilerin gelme ihtimali daha da yükselir. Yani bu kişiler Üstad hakkındaki programlara katılma önceliğini genelde Belediye gibi yüksek makamlı resmi kurumlara verirler. Okul müdürünüz bu konuda duyarlı bir kişi anlattığınıza göre. Kendisi okul müdürü sıfatıyla belediye ile görüşüp bir Üstadı anma programı yapılması ve şehre Üstadı anlatacak yetkin bir kişinin davet edilmesi teklifini sunarsa, güzel bir girişim olur. Lakin şu var ki, Üstadın doğumve ölüm günleri olan 25-26 Mayıs'a da az bir zaman kaldı. Bir organizasyon tertipleyebilmek için en az 1 ay öncesinden harekete geçmek lazım. Adana belediyesi daha önce Üstad için böyle bir organizasyon tertiplemiş miydi? Eğer tertiplemediyse, müdürünüz tarafından sunulacak bu teklif iyi bir adım olacaktır. Mesela siz Seyhan Belediyesine gidebilirsiniz bu iş için. Veya onlar kabul etmezlerse diğer belediyelere. Aslında şu da var, Üstadı anma toplantıları, konferansları 25-26 Mayıs'a denk getirilse de, Üstad yılın her zamanında anılabilir, onun için her zaman konfernslar, sempozyumlar düzenlenebilir. Üstadı anlatacak kişiler de genelde Mayısta çok yoğundur, diğer aylarda bu yoğunluk azalır, gelme ihtimalleri artar.
Ali Haydar Haksal
Mehmet Niyazi Özdemir
Mustafa Miyasoğlu
Orhan Okay
Rasim Özdenören
Vehbi Vakkasoğlu
Yavuz Bülent Bakiler
SAOLASIN Reyhan abla.Daha önce bunun gibi bir çalışma hiç olmadı.İşte istiyoruz ki insanlar en azından üstadı tanısınlar tanımasalar bile onun hayat penceresine bakabilsinler .İnşallah ben öncelikle müdürle konuşup sonra belediyedeki tanıdık insanlara ulaşayım .Umulurki organize edilebilir.Aslında Yavuz Bülent Bakiler ile Vehbi Vakkasoğlu'nu öncedende tanıyorum.Konferanslarına gitmiştim.Bu sene Vehbi vakkasoğlu bir dernek aracılığı ile gelmişti.Yine inşallah dularınızla ve emeklerle bir el atalım mücadelemizi verelim.Sevgimizi de insanlar görecektir elbette.Görmekle kalmayacak kendilerde sevecek inşallah.Dularım hep sizinle olacak inşallah...vesselam