Sigarayı Kurtarın Sigarayı

Başlatan: Vakıf Ahmet Tarih: 26.01.2008 01:57 Cevap: 75

VA
26.01.2008 01:57
#1

Edebiyata düşkünlüğü ile tanınan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Şener, ünlü şair Necip Fazıl ile ilgili ilginç anılarını da anlattı. 15 yıllık siyaset hayatında birçok kez konuşma yapan Şener, ilk konuşmasını Necip Fazıl’ın konferansında yaptığını söyledi. İşte Şener’in unutamadığı Necip Fazıl ile ilgili iki anısı:

 

‘SİGARAYI KURTARIN’

 

“1976 ya da 1977 yılıydı. Sivas’ta edebiyat okuyordum. Sivaslı bir grup genç olarak, Necip Fazıl’ı Sivas’a konferansa çağırdık. Üstadı getiren organizasyonda ben de vardım. Necip Fazıl konuşmasına başlamadan önce, topluluğu hazırlama görevi bana verildi. Ve ben Necip Fazıl konferansa başlamadan önce, salonda bulunanlara Necip Fazıl ile ilgili bir konuşma yaptım. Bu, benim kalabalığa yaptığım ilk konuşmadır. Konuşmamı yaparken, arkadaşlar Necip Fazıl’ın hazır olduğunu belirtip, konuşmamı bitirmemi istediler. Necip Fazıl ise, konuşmamı beğendiği için, ‘bırakın konuşmaya devam etsin’ demiş.”

 

“Necip Fazıl’ı Sivas’a geldiğinde bir otele yerleştirmişler. Biz de bir ihtiyacı olup olmadığını öğrenmek için, odasında ziyaret ettik. Baktık, Necip Fazıl konferans metnini hazırlıyor. Masanın üzerinde konferans notları, çay ve sigarası vardı. Bir anda çay döküldü. Hepimiz birden notları kurtarmak için koşturduk. Hep birimizin bir kağıdı tutmaya çalıştığını gören Necip Fazıl bize, “bırakın notları sigarayı kurtarın sigarayı’ diye bağırdı.”

 

24 ARALIK 2005 AKŞAM GAZETESİ

VA
26.01.2008 02:08
#2

Üstadımın sigara hakkında şöyle bir nüktesi de vardır:‘Helalse içiyorum, haramsa yakıyorum’

AS
26.01.2008 21:19
#3

:rolleyes: Hımm.. Buruk bir nükte ama.

TU
26.01.2008 23:17
#4

Nur içinde yatsın üstadımız ...

HI
27.01.2008 00:31
#5

yakmak fiilini imha etmek anlamında da söylemiş olabilir :rolleyes:

VA
27.01.2008 01:03
#6

Üstadımızın O VE BEN eserinde (bende sigara içip günah boyutunu çok düşündüğüm için aklıma çivi gibi çaktım) Abdulhakim Arvasi Hazretlerinin üstada söylediği ''Sigara mübahtır.Günde 9 yada 11 sigara iç'' sözünü kitaba koyması sigarayı tesahup etmediğini açıkça belirtir.

AS
28.01.2008 01:22
#7
Üstadımızın O VE BEN eserinde (bende sigara içip günah boyutunu çok düşündüğüm için aklıma çivi gibi çaktım) Abdulhakim Arvasi Hazretlerinin üstada söylediği ''Sigara mübahtır.Günde 9 yada 11 sigara iç'' sözünü kitaba koyması sigarayı tesahup etmediğini açıkça belirtir.

:D

 

Valla arkadaşlar ben muhalefet olmak için söylemiyorum fakat içmediğim halde merakımdan araştırmıştım ve Ahmed Şahin Hocanın bu konu da ki yorumu gayet açık, net geldi. Şöyle ki; sigaranın dolaylı yollardan insanı zehirlediğine kani olduğumuza göre ve yılda bilmem kaç milyon insan sigaradan dolayı hayatını kaybediyorsa bu haramdır çünkü insanın kendi eliyle canına zarar vermesi bir nevi intihardır.

Ben de buna inanıyorum.

Ve her sigara kullanan sevdiklerim için üzüntüm üstad Necip Fazıl için de geçerli tabiki. :rolleyes:

Allah taksiratını affetsin inşaallah..

BD
28.01.2008 16:21
#8

Hayrettin Karaman'a da bakacak olursak haram(Ve H.K ile A.Ş. aynı bünyeye yakın kişilerdir.). Fakat biz tamamen üstadın bağlı olduğu yol ve o yolun görüşlerini kabul ediyor ve inanıyoruz. Diğerlerine yanlış demiyoruz. Ama bizler için o yolun söylediklerinden önce gelen bir kabul yoktur. Ve kabulümüz bu minvaldedir. Bu pencereden bakarak heralde işi daha netleştirebiliriz.

 

 

saygılarımızla

HA
29.01.2008 01:37
#9

Sigara üstadın eline o biçim yakışıyor valla!

sırf görsel olarak, sadece simasına bile bakacak olursak abes kaçmıyor üstadımıza.

 

Üstad bizim herşeyimiz

Yolu yolumuzdur...................

29.01.2008 20:10
#10

Bu güzel nükteyi ilk kez duyuyorum.

 

Kafasını duvara çarpan biri görüldüğü vakit, duvarda hasar tespit çalışmasına girişmek gibi bişey... Çok hoş... :rolleyes:

SE
30.01.2008 18:13
#11

Sigara mekruh bildiğim kadarıyla.

İçmemek en uygunudur ama haram demek bize düşmez.

HI
30.01.2008 20:24
#12

eskiden mekruh deniliyormuş çünkü sigaranın zararları ve kötü sonuçları tam olarak bilinmiyormuş, şimdi zararları tam ortaya konduğu için kesinlikle haram deniliyor..

SE
31.01.2008 14:12
#13

Deniyorlarla amel edeceksek işimiz yaş.

Fetva gösterin güvenilir bir hocadan...

HI
31.01.2008 14:29
#14

ilmine çok güvendiğim kişilerden duydum ben bu fetvayı, sen kime güveniyosan google dan ismiyle birlikte sigara yazıp araştır. böyle şeylerde işimiz yaş diyosan işin zor zaten..

şunuda düşün peygamber efendimiz zamanında sigara olsaydı O ne derdi?????????????????????????

SE
31.01.2008 14:47
#15

Tasavvuf'u bilirsen mürşid-i kamil ide bilirsin.

Şuandada mürşidler var ve bunlardan birinin bu konudaki görüşlerini dinledim mekruh olduğunu bırakılmasının hoş olduğunu söylüyor. Benim tabî olduğum böyle demişken bana laf düşemez. Evliyaullah iyisini bilir...

HI
31.01.2008 16:04
#16

sigara içmek nefs meselesi tabi, Evliyaullah mertebesini isteyen değil sigara nefsine hoş gelen zaruri gıdaları bile az almalı.. imamı azam ın sadece arpa ekmeği yemesi, Bayezıd ı bestaminin kana kana su içmemesi gibi.. o mertebeye ulaşmak Allah ın nasibi tabi ama öyle olunamasada taklitlerini yapmak gerekir..

SE
02.02.2008 13:20
#17
sigara içmek nefs meselesi tabi, Evliyaullah mertebesini isteyen değil sigara nefsine hoş gelen zaruri gıdaları bile az almalı.. imamı azam ın sadece arpa ekmeği yemesi, Bayezıd ı bestaminin kana kana su içmemesi gibi.. o mertebeye ulaşmak Allah ın nasibi tabi ama öyle olunamasada taklitlerini yapmak gerekir..

 

Eyvallah...

BD
03.02.2008 03:35
#18

Daha evvelinden açılmış olan sigara içmek haram mı? konusunda yeterince fikir beyanı olmuş zorunluluk dolayısı ile kapatılmıştı. Aynı konunun tekerrürü mahiyetine gitmekte olan mesajlara son verilmesini ve ana konunun mecrasından çıkartılmamasını istiyoruz. Duyarlı davranacağınızı düşünerekten konuyu kapatmıyoruz.

 

 

saygılarımızla...

BI
04.02.2008 02:23
#19

HARAM

 

332'lü irşad tesbihinin 32. halkası Seyyid Fehim Hazreteri ,müridleriyle beraber camide bir vaaz dinlemekte...Vaiz sigarayı haram göstermeye dek varıyor.

 

Çıkıyorlar:

 

-Şimdi,diyor büyük Mürşid;hepinize emrim birer sigara yakıp tellendirmektir...

 

(mümin-kafir/menkıbe)

-S
16.02.2008 13:53
#20

üstad'a sormuşlar:

-üstad neden sigara içiyorsun?

-yüksek dağların başı dumanlı olur...

SE
18.02.2008 15:59
#21

Eyvallah gardaş...

AD
20.02.2008 17:01
#22

Üstad Necip Fazıl , hakkında sahip olduğum nacizane bilgime dayanarak diyebilirim ki, eğer sigara hakkındaki haram hükmünün kesinliğini bilseydi vazgeçerdi. zaten o devirde yeterli bilgi olmamasından kaynaklanan bir mübahlığı vardır sigaranın. koskoca üstadın da mübah kabul etmesinin sebebi budur diye düşünüyorum. yine Üstadın şu hareketine dikkatinizi çekmek isterim ki; sigara içme konusundan bir alimle istişarede bulunarak buna devam etmiştir. kendi başına buyruk bir seçim yapmamıştır. yine bu sebeple çok sigara içtiğini söyleyen kimseye kendinden emin cevap verebilmiştir diye düşünüyorum. yani kısaca günümüzün hükmüne kulak vermek gerekir. :)

YA
20.02.2008 18:12
#23

Yukarıda ve sitenin değişik yerlerinde kaç kez belirtilmiş işin nasıl olduğu. Hala bir fikri dayatırcasına haram da haram diye tutturmuşsunuz. Ne yani dün mubah olan bugün haram mı oluyor. Haram belli helal belli ve arasındaki şüpheliler belli değil mi? Dün haram olmayan bugün haram mı kabul edildi?..

AD
21.02.2008 18:42
#24

en basit fıkıh kitaplarının içtihat bölümünden dahi sorunuzun cevabını bulabilirsiniz burda bilgi tartışmasına girmek istemem kabul etmiyorsanız siz bilirsiniz. saygılar.

((
30.03.2008 00:27
#25

----

VA
30.03.2008 04:13
#26

Üstad'ın İman ve İslam Atlası adlı eserde, Edep adlı bölümde, Sigara başlığın altında şunları yazmıştır

 

SİGARA

 

Çocuklar içemez, delikanlılar büyüklerinin yanında tellendiremez, memur amirinin yanında dudağında taşıyamaz; derste, bazı toplantı yerlerinde, ciddiyet ve hürmet belirtici yerlerde kullanılamaz, bazı hallerde ayıp, umumiyetle de hafiflik belirtir bir nesne... Bu çok yaygın nesnenin dini hükmü nedir?

 

Ne haram, ne mekruh, sadece mübah, içilmesiyle içilmemesi arasında fark olmayan havai bir şey...

 

Sağlığe tesiri, kokusu, melekleri tacizi, israfa kaçtığı gibi indi kıyaslar yersiz... Sıhhate dokunmak derecesini hazakatli müslüman hekim ve içenin kendisi tayin eder, eğer dokunuyorsa bırakılması gerekir; böyle vaziyetlerde insana tuz ve su, şeker bile haram olmaya kadar gider. Dini hüküm ise emin kaynaklara dayanarak gösteriyor: Tütün zatiyle ve öz keyfiyetiyle mübahtır; ve gerisi ille yasak arayanların, kendilerini müçtehit sanmasından ibarettir. <<İçen mi, içmeyen mi makbul? >> denilse, elbette ki, selim akıl <<içmeyen makbul!>> hükmünü vermekte tereddüt etmez.

 

(İndi kıyaslar yapmanıza gerek yok, haram, mekruh vs. konularda son söz budur.)

DE
30.03.2008 07:29
#27
üstad'a sormuşlar:

-üstad neden sigara içiyorsun?

-yüksek dağların başı dumanlı olur...

 

Üstad işte :) Babamın veya annemin bu soruyu bana sormalarını bekleyecem artık. Of çok eğlenceli olacak.

KA
30.03.2008 20:10
#28

öncelikle s.a arkadaşlar foruma yeni üye oldum çok sevdiğim üstadın eserlerini ve onu burdan daha iyi takip edebilirim diye

adam kardeşim sigara haram demişsin

haram değil ben mekruh diye biliyordum ama üstad mübah demişse mübahtır

haram olsaydı koskoca mimar sinan hazretleri nargile içer miydi (süleymaniye mi tam emin değilim ama bi caminin akustiğini ölçmek için avluda nargile içmiş sorduklarında da bu cevabı vermiş ) üstelik nargile daha zararlı

sonuçta sigara uyuşturucu niteliği taşımadığından haram değildir kesinlikle

AD
30.03.2008 23:52
#29

sadece fikir yürüterek kimin doğru söylediğini savunmanız ne kadar doğru? kimse kendi kafasına göre haram demez Allah'tan korkar. Mimar Sinan'a gelince o büyük insan hakkındaki olayın bu şekilde akıllarda kalması üzücü. çünkü işin aslı şu akustik ölçmek için nargile kullandığı doğru lakin bilmeniz gereken nargilenin içindekinin su olduğu. evet su. hatta bu konuda Kanuni Sultan Süleyman ona kızdığında kendisinden şüphe uyandırılması için bu söylentilerin yayıldığı meydana çıkmıştır çünkü sultan ile mimarın arası çok iyidir ve bir takım insanlar hasetle mimarın işini yapmadığını üstelik mabedin inşasında yan gelip nargile tüttürdüğünü söylemişler ama işin aslı ortaya çıkmıştır. bilmeden kimseye birşey ithaf etmeyelim. bu arada Necip Fazıl ve Mimar Sinan hakkında küçümseme ve ithafta bulunmaktan haya ederim. şu da kesin ki Üstad dinini yaşama gayreti içerisinde soran danışan bir kimseydi örnek almamız duasıyla...

Ü.
14.04.2008 17:49
#30

E hadi hep beraber içelim :) Olacak şey değil... Üstadla anlaşamadığım tek konu bu herhalde... :)

VA
16.04.2008 18:38
#31
uyuşturcuularında katı olanlarını sarhoş etimycek kadar almak mubahtır....

 

Yönetim İstifa.Yönetim İstifa.Yönetim İstifa. :)

 

Babalarkulu, ezel kadar eski, ebed kadar yeni olan dinimize yenilik getiriyor (!) '' Çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır. '' Başka söze ne hacet. Bu vesileyle içkiyle ilgili ulaşabildiğim Hadis ve Ayetleri vereyim.

 

Şeytan, şarap ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi? (Maide, 90)

 

Şarhoşluk veren her şey içkidir ve her içki de haramdır. (Müslim, Eşribe, 75. (Hadis no: 2303) )

 

Allah'a ve Ahiret gününe inanan, içki bulunan sofraya oturmasın. ( Tirmizi, Edeb, 43 (Hadis No: 2801) )

 

Çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır. Ebu Davud, Eşribe, 5. (Hadis No:3681). Tirmizi, Eşribe, 3 (Hadis No: 1865)

 

İçkiden sakının. Çünkü içki, bütün kötülüklerin anasıdır. (Neseî, Eşribe, 44.)

MU
16.04.2008 19:35
#32

Lütfen provokasyonlara yönelmeyelim, halkı kışkırtmayalım

SE
17.04.2008 12:26
#33

Sigaraya haram diyen bir alim gösterin yada bir eren, gönül eri. Ama gösteremezsiniz, mekruhdur sigara.

 

Haaa birde siz sigarayla uğraşmayında resulullah'ın bile üstünde çokca durduğu gıybetten kurtulun bununla uğraşın!

9999999 tane haram bitti 1 tane sigara kaldı başınızda değil mi?

E bu vesvese değilde nedir?

AB
03.06.2008 19:12
#34
Yönetim İstifa.Yönetim İstifa.Yönetim İstifa. :unsure:

 

Babalarkulu, ezel kadar eski, ebed kadar yeni olan dinimize yenilik getiriyor (!) '' Çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır. '' Başka söze ne hacet. Bu vesileyle içkiyle ilgili ulaşabildiğim Hadis ve Ayetleri vereyim.

 

Şeytan, şarap ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi? (Maide, 90)

 

Şarhoşluk veren her şey içkidir ve her içki de haramdır. (Müslim, Eşribe, 75. (Hadis no: 2303) )

 

Allah'a ve Ahiret gününe inanan, içki bulunan sofraya oturmasın. ( Tirmizi, Edeb, 43 (Hadis No: 2801) )

 

Çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır. Ebu Davud, Eşribe, 5. (Hadis No:3681). Tirmizi, Eşribe, 3 (Hadis No: 1865)

 

İçkiden sakının. Çünkü içki, bütün kötülüklerin anasıdır. (Neseî, Eşribe, 44.)

Arkadaşlar din hakkında konuşurken lütfen çok dikkatli olalım.Söylediğimiz her sözün yarın hesabının sorulacağını düşünerek konuşalım.Ayeti kerimelerden,hadisi şeriflerden anlam çıkarmak biz gibilerin işi değildir.Muteber fıkıh kitabı ve ilmihallerden nakil yapmak gerekir.Yukarıda bir arkadaş bir cümle söyleyip açık bırakmış.Bununda vebali olur.Ona cevap vereyim derken arkadaş farkında olmadan fetva makamına oturmuş

 

babalarkulu şöyle demiş:

uyuşturcuularında katı olanlarını sarhoş etimycek kadar almak mubahtır....

 

Açıklaması aşağıdaki gibidir.dinimizislam.com dan alıntıladım.

Dürr-ül-muhtar 3. cilt, 166.sayfada, (Benc veya Ban otu denilen uyuşturucu otu yemek mubahtır. Çünkü ottur. Bununla sarhoş olmak haramdır) diyor. İbni Abidin hazretleri bunu açıklarken buyuruyor ki:

(İmam-ı Muhammede göre, çoğu sarhoş edenin azı da haram olması, sıvı olan içkiler içindir. Böyle olmasaydı, safran, anber gibi, fazlası sarhoş eden birçok katı maddelerin az miktarını yemek de haram olurdu. Bunlara haram diyen hiçbir âlim yoktur. Ban otu ve benzeri zehirli otların necis olduğunu hiçbir âlim bildirmedi. Ban otunun ilaç olarak kullanılması caizdir. Aklı giderip keyif verici olarak kullanılması caiz değildir. İmam-ı Muhammedin sözü sıvı haldeki içkiler içindir. Ban otu ve benzerleri, katı oldukları için, ancak sarhoş olmak için kullanılmaları haram olur. Bu da, çok miktarda kullanılmaları haram olur demektir. Az miktarda kullanılmaları haram olmaz. Mesela, Amber ve benzerlerini koku için ve Skamonya denilen zehirli mahmude otunu müshil olarak kullanmak ve diğer katı zehirli ilaçları az miktarda kullanmak haram olmaz. Caiz olur. Zarar veren çok miktarlarını kullanmak haramdır.) [Redd-ül muhtar]

 

 

bu açıklamayı birilerini zan altında bırakmak için yazmadık.tek derdimiz nakle itibar olunmasıdır.Allahü Teala'ya emanet olunuz.

 

 

 

esselamu aleyküm

VA
03.06.2008 21:01
#35
Arkadaşlar din hakkında konuşurken lütfen çok dikkatli olalım.Söylediğimiz her sözün yarın hesabının sorulacağını düşünerek konuşalım.Ayeti kerimelerden,hadisi şeriflerden anlam çıkarmak biz gibilerin işi değildir.Muteber fıkıh kitabı ve ilmihallerden nakil yapmak gerekir.Yukarıda bir arkadaş bir cümle söyleyip açık bırakmış.Bununda vebali olur.Ona cevap vereyim derken arkadaş farkında olmadan fetva makamına oturmuş

 

babalarkulu şöyle demiş:

uyuşturcuularında katı olanlarını sarhoş etimycek kadar almak mubahtır....

 

Açıklaması aşağıdaki gibidir.dinimizislam.com dan alıntıladım.

Dürr-ül-muhtar 3. cilt, 166.sayfada, (Benc veya Ban otu denilen uyuşturucu otu yemek mubahtır. Çünkü ottur. Bununla sarhoş olmak haramdır) diyor. İbni Abidin hazretleri bunu açıklarken buyuruyor ki:

(İmam-ı Muhammede göre, çoğu sarhoş edenin azı da haram olması, sıvı olan içkiler içindir. Böyle olmasaydı, safran, anber gibi, fazlası sarhoş eden birçok katı maddelerin az miktarını yemek de haram olurdu. Bunlara haram diyen hiçbir âlim yoktur. Ban otu ve benzeri zehirli otların necis olduğunu hiçbir âlim bildirmedi. Ban otunun ilaç olarak kullanılması caizdir. Aklı giderip keyif verici olarak kullanılması caiz değildir. İmam-ı Muhammedin sözü sıvı haldeki içkiler içindir. Ban otu ve benzerleri, katı oldukları için, ancak sarhoş olmak için kullanılmaları haram olur. Bu da, çok miktarda kullanılmaları haram olur demektir. Az miktarda kullanılmaları haram olmaz. Mesela, Amber ve benzerlerini koku için ve Skamonya denilen zehirli mahmude otunu müshil olarak kullanmak ve diğer katı zehirli ilaçları az miktarda kullanmak haram olmaz. Caiz olur. Zarar veren çok miktarlarını kullanmak haramdır.) [Redd-ül muhtar]

 

 

bu açıklamayı birilerini zan altında bırakmak için yazmadık.tek derdimiz nakle itibar olunmasıdır.Allahü Teala'ya emanet olunuz.

 

 

 

esselamu aleyküm

 

Ve Aleyküm Selam.Allah razı olsun, Abdülhakim. Hakikati anlatan her nakle itibarımız namütenahi sonsuzdur, bu hususta İbni Abidin Hazretleri'nden aktardıklarınıza da öyle.

 

Efendim, Hadis'i anlamak ayrı şerh etmek ayrıdır. Her selim akılın anlayacağını, anladım kanaatindeyim. Siz bana şerh ettiğimi itham etmişsiniz. Öyle birşey yoktur, lütfen kısa yazımı dikkatle okuyunuz.

 

''Babalarkulu, ezel kadar eski, ebed kadar yeni olan dinimize yenilik getiriyor (!) '' Çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır. '' Başka söze ne hacet. Bu vesileyle içkiyle ilgili ulaşabildiğim Hadis ve Ayetleri vereyim.''

 

Gördüğünüz gibi burada şerh etmek mevzubahis değil. Babalarkulu'nun yazdıklarına cevap verilmesi gerekiyordu ve bu hususla alakalı ulaşabildiğim Ayet ve Hadisleri verdim. Hadis'i açıklama cehdinde bulunmadım, sizin de söylediğiniz gibi ''açık bıraktığı'' cümlenin menfiliğine atıfta bulundum. Takdir etmeniz gerekir ki bu fetva değildir. Bana fetva vermek gibi haksız ithamlarda bulunmayın. Sayenizde bu hususta malumat sahibi olduk, İbni Abidin Hazretler'inden aktardıklarınız için teşekkür ediyor ve Allah razı olsun diyorum.

AB
04.06.2008 19:59
#36
Ve Aleyküm Selam.Allah razı olsun, Abdülhakim. Hakikati anlatan her nakle itibarımız namütenahi sonsuzdur, bu hususta İbni Abidin Hazretleri'nden aktardıklarınıza da öyle.

 

Efendim, Hadis'i anlamak ayrı şerh etmek ayrıdır. Her selim akılın anlayacağını, anladım kanaatindeyim. Siz bana şerh ettiğimi itham etmişsiniz. Öyle birşey yoktur, lütfen kısa yazımı dikkatle okuyunuz.

 

''Babalarkulu, ezel kadar eski, ebed kadar yeni olan dinimize yenilik getiriyor (!) '' Çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır. '' Başka söze ne hacet. Bu vesileyle içkiyle ilgili ulaşabildiğim Hadis ve Ayetleri vereyim.''

 

Gördüğünüz gibi burada şerh etmek mevzubahis değil. Babalarkulu'nun yazdıklarına cevap verilmesi gerekiyordu ve bu hususla alakalı ulaşabildiğim Ayet ve Hadisleri verdim. Hadis'i açıklama cehdinde bulunmadım, sizin de söylediğiniz gibi ''açık bıraktığı'' cümlenin menfiliğine atıfta bulundum. Takdir etmeniz gerekir ki bu fetva değildir. Bana fetva vermek gibi haksız ithamlarda bulunmayın. Sayenizde bu hususta malumat sahibi olduk, İbni Abidin Hazretler'inden aktardıklarınız için teşekkür ediyor ve Allah razı olsun diyorum.

Allahü teala cümlemizden razı olsun.Hakikati kabul eden,nakle itibar eden siz değerli kardeşlerimizin başımızın üstünde yeriniz olduğunu bildiririm.

 

Yanlış anlaşılmışım kardeşim.Haddimiz olmayarak,din kardeşiniz olarak ikaz etmek istediğim nokta o söze;ayet ve hadisle değil nakille cevap verilmesiydi.

 

Çünkü İmamı Muhammede göre o hadis sıvı içkiler içindir.Diğer arkadaş "katı"tabirini kullanmış. Takdir edersiniz ki naklettiğimiz fetva da o yönde.Hassasiyetimi mazur göreceğinizi umuyorum.

 

Anlayışınız için teşekkür ediyor.Hatamız olduysa helallik istiyorum.

 

Allahü Teala'ya emanet olunuz

VA
04.06.2008 20:17
#37

Her mümin hakikate itibar etmekle mükelleftir. ''Haddimiz olmayarak'' demişsiniz, estağfirullah efendim hadsizlik falan yok. Hakkım varsa helal olsun. Siz de Allah'a emanet olun.

KE
12.06.2008 22:29
#38

güzeldi

HA
08.10.2008 22:44
#39

:) Harika ya...

Müthiş bir espiri anlayışı müthiş.

Paylaşım için sağol.

NU
16.10.2008 22:14
#40

espri anlayısı öyle evet ama keske icmeseyms UStad kim bilir ne zararlar vermstir

SE
17.10.2008 16:57
#41

her insanın zaafları vardır.Bir insanı seviyorsak bu zaaflarıyla beraber kabul edip sevmek en güzelidir. :)

NU
17.10.2008 19:13
#42

tabiki seviyorum sigara iciyor diye sevmiyorum anlamında söylemedim.sizinde söylediğiniz gibi her insann zaafları vardır elbet.ama ben sevdiğim insanlarn sigara icmelerine dayanamıyorum. tabi Ustadı sigarayla görmedim görsem daha cok üzülürdüm olmus bitmis birsey sonucta

BU
18.10.2008 22:58
#43

Vakıf eksik kalmasın, açtığın konunun muhataplarından birisi olan sayın Şener'in bir sözünü aktarayım buraya:

 

Şarapın tadını bilmem ama, iyi şaraptan anlarım smile.gif Bu söze bizim memlekette iyi bir laf ederler ama neyse, sizin Yozgat'ta ne derler söylesene hele?

VA
23.10.2008 22:06
#44

Ali abi yazını yeni gördüm. Kusura bakma.

 

Bizim orda sanırım şöyle derler. 'Hemi gapıyo hemi de guveriyo.' :) Yani hem kapıyor, hem de güveriyor. Şarapı hem kapıp sahipleniyor, hem de güveriyor, yani yolluyor.

 

Bizim orda güvermek; yollamak, uğurlamak, göndermek gibi manalarda kullanılır. Başka memlekette 'güvermek' fiili kullanılıyor mu bilmiyorum.

SE
29.11.2008 23:53
#45
Hayrettin Karaman'a da bakacak olursak haram(Ve H.K ile A.Ş. aynı bünyeye yakın kişilerdir.). Fakat biz tamamen üstadın bağlı olduğu yol ve o yolun görüşlerini kabul ediyor ve inanıyoruz. Diğerlerine yanlış demiyoruz. Ama bizler için o yolun söylediklerinden önce gelen bir kabul yoktur. Ve kabulümüz bu minvaldedir. Bu pencereden bakarak heralde işi daha netleştirebiliriz.

 

 

saygılarımızla

 

 

necip fazıl din alimi değildi...din hakkından fetva veremez ki.ama siz her şeyini doğru kabul etmeye kadar varmışsınız.ayrıca sigaranın en azından mekruh olduğu bir çok farklı fetvada belirtilmiştir, yalnızca hayrettin karaman, fethullah gülen değil aynı zamanda mısırdaki din üniversitelerinde de mekruh veya haram olduğu belirtilmiştir.

 

 

 

Fakat biz tamamen üstadın bağlı olduğu yol ve o yolun görüşlerini kabul ediyor ve inanıyoruz.

 

demişsiniz.hocam sizin yol gerçekten çok yanlış bir yol.bu artık tazim duymaya, şeyh ne derse onu sorgulamadan yapmaya varmış, işte bu tür şeyler yobazlık oluyor.

 

ben necip fazılın bir çok kitabını okudum, o devirdeki dik duruşuna imrendim, üstad gibi birinin şimdi de olmasını diledim ama siz bu fikirlerle üstadı temsil ediyorsanız, bence üstadın fikirlerine ters düşüyorsunuz.

BD
30.11.2008 00:54
#46

Efendim sizin iyi niyetli yaklaştığınızı görüyoruz. Bu yüzden cevaben şöyle demeliyiz. Bizde yobazlık asla yoktur. Hayata dair herşey sorgulanır. Sorgulanmayan hiçbir şey yoktur. İlk başta kendimiz olmak üzere hayatın hakikatini anlama, kavrama ve ne olduğunu öğrenmeye çalışma gayretini kendimize düstur ediniyor sonrasında var olan hiçbir şeye kayıtsız kalmamak düsturuyla, herşeyi sorgulamamızın mantığını da ortaya koymuş oluyoruz. Üstadı kabul edişimiz kuru kuruya bir kabulleniş değil aksine ondan ilk öğrendimiz, işin "nasıl" ve "niçin" tarafı olduğundan onun belirttiği görüşleri de niçin ve nasıl'la sorgulayarak kabul ediyoruz. Fakat burada önemli iki husus var. İlki kabullenişimiz. Ortaya konulan kaideleri benimsememizdir. Ki siz buraya bakarak bize ithamda bulunmuşsunuz. Ama ikincisi yani "sorgulayış"ımızın her dem olduğunu artık söylemeye hacet duymadığımızdan bu kısma dikkat edememişsiniz, burayı gözden kaçırmışsınız. Üstadın söylediklerini doğru kabul ederken neye binaen doğru ve niçin doğru diye sorgulayıp anladıktan sonra kabulleniş olduğundan diğer hususumuza "sorgulama" diyoruz. Yani işin hikmetini kavrama, sorgulama vardır. Ayrıca yol ile kastımızın ne olduğunu biraz açalım. Bu yol üstadın kendi çizdiği yol değil altun silsile'nin kutlu yoludur. Daha anlaşılır dil ile hazreti Ebubekir efendimizle başlayan ve üstadın efendisi de olan Abdulhakim Arvasi hazretleriyle devam eden bir silsilenin yolunu kabul ediyoruz. Yineleyelim, bu kabulleniş kuru kuruya değil. Hikmetle ve sır dolu bir kabulleniş.

 

Necip Fazıl zaten din alimi değil. Fetva da vermiş değil. O sadece fetvaları aktarmış birisidir. İmamı Rabbani, İmam-ı Gazali vs... Lakin birçok İslam alimi diye bilinen kişiden hayli fazla bilgiye sahip olduğunu ise biliyoruz. Sizlerin belirttiği üniversite mensublarının hangi mezhebe bağlı olduğuna bakarak hareket edersek bizler inandıklarımızın çoğunu değiştirmemiz gerekecek. Fakat bizler referans olarak oraları almıyoruz. Ehl-i sünnetin büyük alimlerinin görüşü bizlerin kabulüdür. Bu ise üstadın izinde gittiği yoldur.

 

Açıklamamızın yeterli olmuştur inşallah.

 

Saygılarımızla...

SE
30.11.2008 13:34
#47
Efendim sizin iyi niyetli yaklaştığınızı görüyoruz. Bu yüzden cevaben şöyle demeliyiz. Bizde yobazlık asla yoktur. Hayata dair herşey sorgulanır. Sorgulanmayan hiçbir şey yoktur. İlk başta kendimiz olmak üzere hayatın hakikatini anlama, kavrama ve ne olduğunu öğrenmeye çalışma gayretini kendimize düstur ediniyor sonrasında var olan hiçbir şeye kayıtsız kalmamak düsturuyla, herşeyi sorgulamamızın mantığını da ortaya koymuş oluyoruz. Üstadı kabul edişimiz kuru kuruya bir kabulleniş değil aksine ondan ilk öğrendimiz, işin "nasıl" ve "niçin" tarafı olduğundan onun belirttiği görüşleri de niçin ve nasıl'la sorgulayarak kabul ediyoruz. Fakat burada önemli iki husus var. İlki kabullenişimiz. Ortaya konulan kaideleri benimsememizdir. Ki siz buraya bakarak bize ithamda bulunmuşsunuz. Ama ikincisi yani "sorgulayış"ımızın her dem olduğunu artık söylemeye hacet duymadığımızdan bu kısma dikkat edememişsiniz, burayı gözden kaçırmışsınız. Üstadın söylediklerini doğru kabul ederken neye binaen doğru ve niçin doğru diye sorgulayıp anladıktan sonra kabulleniş olduğundan diğer hususumuza "sorgulama" diyoruz. Yani işin hikmetini kavrama, sorgulama vardır. Ayrıca yol ile kastımızın ne olduğunu biraz açalım. Bu yol üstadın kendi çizdiği yol değil altun silsile'nin kutlu yoludur. Daha anlaşılır dil ile hazreti Ebubekir efendimizle başlayan ve üstadın efendisi de olan Abdulhakim Arvasi hazretleriyle devam eden bir silsilenin yolunu kabul ediyoruz. Yineleyelim, bu kabulleniş kuru kuruya değil. Hikmetle ve sır dolu bir kabulleniş.

 

Necip Fazıl zaten din alimi değil. Fetva da vermiş değil. O sadece fetvaları aktarmış birisidir. İmamı Rabbani, İmam-ı Gazali vs... Lakin birçok İslam alimi diye bilinen kişiden hayli fazla bilgiye sahip olduğunu ise biliyoruz. Sizlerin belirttiği üniversite mensublarının hangi mezhebe bağlı olduğuna bakarak hareket edersek bizler inandıklarımızın çoğunu değiştirmemiz gerekecek. Fakat bizler referans olarak oraları almıyoruz. Ehl-i sünnetin büyük alimlerinin görüşü bizlerin kabulüdür. Bu ise üstadın izinde gittiği yoldur.

 

Açıklamamızın yeterli olmuştur inşallah.

 

Saygılarımızla...

 

 

 

sorgulama diye bahsettiğiniz şey sizin de dediğiniz gibi önce kabul edip sonra düşünmenizden geliyor.işte burası yanlış bir nokta din konusunda, çünkü necip fazıl bir din alimi değil o yüzden bu konudaki fikirleri eksiksiz doğru diye kabul edilemez.ayrıca üstadın da fetva vermediğini yalnızca naklettiğini belirtmişsiniz.tamam da naklettiği kişilerin yanlış bakış açıları veya fetvaları olamaz mı?sonuçta dinimizde mutlak doğru diye kabul edeceğimiz şeyler Kuran-ı Kerim ve Peygamberimiz sünneti ve sahih hadislerdir, bunlardan başkası herşey islam kıstaslarına göre tartışmaya açıktır ve yanlış olma ihtimalleri vardır.

 

ayrıca bir yola girdiğinizden bahsediyorsunuz ve bunu doğru kabul ettiğinizi belirtiyorsunuz.bir tür yol kabul etme mezhep kavramında olur , mesela insan hanefidir mezhep imamı zamanında ne demişse ona göre davranır hakeza diğer mezhepler de öyle fakat bu büyük imamların mezheplerinde bile tehlikeler vardır mesela osmanlı ve iranın zamanında birbirlerini kafir ilan etmeleri gibi.yani bunlar da bile herşey mutlak doğru kabul edilemez.mesela bir müslüman bir çok konuda hanefi mezhebine uyar, bir konuda da takvasına göre, fikrine göre şafi mezhebine uyar, yani mezhepte de olay gene insanın inancına kalmıştır.

 

necip fazıl bir mezhep kurmadığına göre, bir din alimi olmadığına göre din konusunda o ne derse ona uymak saçmadır.şu özel konuda sigara konusunda da mübahtır diye bir fetva verme durumunun olmuş olduğunu gördüm, işte bu üstadın hatalarından biridir, fakat sonuçta üstadın benim gözümde değeri değişmez sonuçta herkes hata yapabilir, önemli olan üstaddan yararlanmak isteyenlerin onun kitaplarını okuması , okurken de herşeyi mutlak doğru olarak kabul etmeyip okuduğunu sorgulaması ve bazen de işte burası yanlış veya bu noktada katılmıyorum diyebilmesidir.

 

lütfen üstadı tabulaştırmayın, her yaptığı işi fevkalade iyi görmeyin, çünkü bu bakış açışı sizi yalnızca koyun mertebesine sokar.

BD
30.11.2008 17:19
#48

Mesele şimdi anlaşıldı. Size göre üstadın sigara konusundaki fikri yanlış ve bu fetvayı vermeye varan da üstad. Siz hala burayı anlamamışsınız. Bunu üstad nakletmiştir. Kendi fetva vermemiştir. Zira üstadın bu konulardaki hassasiyetini onun kitaplarını okuduğunuza göre bilmeniz lazım ama maalesef sizde göremiyoruz. Üstadın çeşitli kitaplarında defalarca sigara bahsinin detayı geçer ve üstadın yazdığı İslam ve İman Atlası adlı eserinde de bu konu yinelenir. Ki bu eserin herkes tarafından kabul edilip ödül dahi kazanmasını, eserdeki muhtevanın mükemmelliğine bağlayabilirsiniz. Sizin dediğinize göre bir insan din alimi ve mezhep kurucusu değilse ona uymak saçmadır. Bu nasıl bir zihniyet anlamak mümkün değil. Size göre alimin ölçüsü ne olmalıdır, şunu biliyorsa alim, Mısır'da okuyor ve diploma alıyorsa otoriter aksi takdirde kim olduğu önemli olmaksızın alim değilse peşinden gitmek saçma böyle mi. Biz sizin dediklerinizi doğru bulmuyoruz. Hakikati söyleyen alim de olsa doğrudur çoban da olsa doğrudur. Bu anlamda Necip Fazıl zamanımızın en ileri mütefekkiri olarak onun hakikatler üzerine kurduğu muhayyile, kavrayış ve anlatış, sizlerin bahsettiği orta ve aşağı tabaka liyakatine sahip şahıs tiplemesinin çok ötesindedir. Sizin dediklerinizi kpss'ye girip imamlığı kazanan veya açıköğretimden iki yıllık ilahiyat okunanlar için ancak söylenebilir. (İlahiyatta okuyan veya imamlık vazifesini ifa eden kardeşlerimiz yanlış anlamasınlar.) Üstad içinse muhaldir. Öncede dediğimiz gibi Necip Fazıl alim değil lakin birçok alimden daha da ustadır, üsttedir.

 

Bizlerde üstadı olağanüstü görmek hatta onu tabulaştırmak diye birşey yoktur. Bizler üstadı üstad olarak görürken şu noktadan yaklaşmışızdır: Söyledikleri doğru olduğu için ve bu doğruları inanılmaz bir ahengle birbirine bağladığı için Necip Fazıl'ı üstad kabul ediyoruz. Ona Necip Fazıl diye baktığımızdan dolayı dediklerinin hepsini doğru kabul etmiyoruz. Zira o söylenenleri başka birisi söyleseydi aynı muhabbeti başkasına da gösterebilirdik. Önemli olan şahıs değildir hakikattir. Fakat bu hakikati yansıtan kişiyi de vesile olarak kabul ettiğimizden şahsına karşı fevkalade duygular beslemekteyiz... Bizler ise hakikate bağlanmaktan başka birşey yapmıyoruz. Üstad Necip Fazıl'ı ise değerlendirirken herşeyi mutlak doğrudur diye bakmıyoruz. Kendisinin de hatalı hareketlerinin olduğunu biliyoruz. Sizler kitabını okuduğuna göre bunları bilmelisiniz herhalde.

 

İmanın tam olduğu yerde ispat yoktur. Bu hakikati anlatmaya gerek yok. Anlamayan şimdi de anlamaz. Bizler bu yüzden önce kabul ederiz, kabul etmeden sorgularsak bu olmaz. Yanlıştır. Yoksa haşa size sorsak yaratanın varlığını nerden biliyorsunuz, ispatını gördünüz mü, kendisini biliyor musunuz da ona inanıyorsunuz desek aynı çıkmazın kör karanlığına girersiniz. Halbuki bu meseleler iman meselesidir. İnsandaki iman ile insanı softalığa götürecek ince çizgi ise yine bu hakikatlerin detayında gizli. Bizler ise bunu farkeden insanlarız. Bu yüzden sizin dediklerinizden müberrayız. Hacı Bayram Veli'nin yanında Akşemseddin'in manevi ilerleyişini önce kabul sonra hikmetini anlama gayretinden geldiğini görmüyor musunuz?

 

Şimdi biraz daha ileri gitmiş ve diyorsunuz ki Necip Fazıl'ın bağlandığı bu insanlarda hatalar yok mu, onların yanlış fetvaları yok mu diyorsunuz? O insanlar ehli sünnet inancının insanları ve her biri zamanının en büyüklerindendir. Kimisi ise kutuplarından. Onların yanlışı var mı yok mu bu bizlerin zatına düşen işler değildir, olsaydı zaten merak etmeyiniz herkes bas bas bağırırdı. Eğer hata yapsalardı hiç kafanızı yormayınız, mesela sırf İmam-ı Rabbani'nin üzerinden geçinmek için, onun hatasını buldum. Burda şöyle şöyle diyor derlerdi... Zira yine bu büyük insanları değerlendirirken yukarıda dediğimiz gibi ilahiyattan mezun bir insanı değerlendirmiyorsunuz, onlar hal ehli insanlar, sizler hayatı akıl ve mantık dairesinde kabul ederken onların göremediğini görüyor değilsiniz. Onlar, hayatı en şahika noktasından yakalayıp değerlendirirken hiç bir delile, ispata dayanmadan "onların dediğinin hepsi doğru olamaz çünkü mutlak doğru sınırlı ve Kuran ile sünnet içindedir" gibisinden beylik bir yaklaşımla sofistik bir mantıkla hayatın her kaidesini matematiğe irca edici bir yafta vuruşunuz kabul edilmez. Sınırlı akıl sınırını bilmeli çizgisini aşmamalıdır. Neymiş yanlışları bilelim o zaman gösterin. Sigaraya verdikleri fetva mı yanlışmış? Lütfen. Aklınıza geldiği gibi yazmayınız. Bizler ise onların verdiği fetvaları kabul ederken örneğin sigara hususunda, sigaraya haram diyenlerin fetvalarına yanlış demiyoruz sadece bu fetvalar bizim için referans değildir çünkü biz kaynak olarak orayı değil burayı alıyoruz diyoruz. Ama dikkat! Sigaraya haram diyene yanlış dedi demiyoruz...

 

Son olarak da bizlerin yola girdiğini söylediğimizi söylemişsiniz. Bizlerin yolu ancak hakikatin yoludur. Saydığımız büyükleri kabul ve hörmet ederiz fakat onların tariklerine bağlanmış veya yoluna girmiş değiliz... Mezhep konusu ise başlıbaşına bir meseledir. Vermiş olduğunuz mezhep mevzusunu ise tutarsızlığından ötürü değerlendirmeye almıyoruz. Lütfen bu konuda da hassas olmayı deneyiniz...

 

Saygılarımızla...

EH
30.11.2008 18:44
#49

Daha tütüne helal değince kuduruyor mutassıb damarlarınız Ariflerin Kelamını açsam asarsınız herhalde bizi.Boşuna Dememiş Hazret:Erenler sırrını cahile açma! diye Pendnâmesinde...

E-
06.12.2008 00:33
#50

sigaraya verilen para israf, israf dinimizde haram

VA
06.12.2008 00:42
#51
Daha tütüne helal değince kuduruyor mutassıb damarlarınız Ariflerin Kelamını açsam asarsınız herhalde bizi.Boşuna Dememiş Hazret:Erenler sırrını cahile açma! diye Pendnâmesinde...

 

O Arifler kimmiş?

 

 

sigaraya verilen para israf, israf dinimizde haram

 

Selçuk, indi mütalaalarda bulunmayalım.

EH
02.02.2009 21:12
#52
O Arifler kimmiş?

 

 

 

 

Selçuk, indi mütalaalarda bulunmayalım.

Erenler sırrını câhile açma :)

FI
08.04.2009 00:38
#53
Hayrettin Karaman'a da bakacak olursak haram(Ve H.K ile A.Ş. aynı bünyeye yakın kişilerdir.). Fakat biz tamamen üstadın bağlı olduğu yol ve o yolun görüşlerini kabul ediyor ve inanıyoruz. Diğerlerine yanlış demiyoruz. Ama bizler için o yolun söylediklerinden önce gelen bir kabul yoktur. Ve kabulümüz bu minvaldedir. Bu pencereden bakarak heralde işi daha netleştirebiliriz.

 

 

saygılarımızla

biz üstadın görüşlerini kabul ediyoruz ama onunda yanlış yapabileceğine inanıyoruz.ayrıca üstadın sigaraya başlaması ilk 30 yıl içindedir.ve onun yaşadığı dönemide ele almak gerekir ki o zaman babıalide herkes ya uyuşturucu bağımlısı idi yada zina bağımlısı idi.üstadın onların arasında sigaraya başlaması zayıflığını değil o zamanlar bile kendine ne kadar hakim olduğunu gösterir.ve sigara içmek yanlıştır.necip fazılın içmeside yanlıştır.ama yanlışının olması davasının erksikliği değildir.biz sigara içmeyi savunamayız.eğer sırf üstad sigara içiyor diye savunmaya kalkarsak üstadın davasına ihanet etmiş oluruz.çünkü bu teftişsiz taklittir.bunun yanında bizim sigara içmeyi savunmamamız kimseye üstadı sigara içtiği için eleştirme hakkını vermez üstad içinde bulunduğu koşullar içinde insanların %99 unda olmayan bir iradeye sahiptir.

ikinci olarak sigara konusunda islam alimleri ikiye ayrılıyor bir kısım islam alimide mekruh olduğunu söylüyor.ve üzerinde alimlerce ittifak sağlanamamış bir şeyin ortak hüküm gibi ele alınıp insanların bununla yargılanmasıda yanlıştır.diğer alimlerin görüşünü ele alıncada üstadın yaptığı suç değildir.haramdan korunmak için mekruha girmiş oluyor.son olarak herkes kafasına göre hüküm çıkarmayı bıraksın ömrünü bu işe adamış kişiler bile ortak bir şey söyleyemiyorsa bu mevzu çok hassas demektir.

BD
08.04.2009 00:59
#54

Üstad sigara içtiği için sigara içmeyi savunuyormuşuz gibi bir hava sezilmiş. Burada müdahale edelim. Biz üstaddan ötürü sigara içmenin doğru olduğunu veya sigara içilebileceğini savunmuyoruz. Konuyla ilgili İslam büyüklerinin bakışları doğrultusunda sigara içmenin bir beis getirmediğine ittifak edenlerin görüşlerini kabul ediyoruz. Bu görüş doğrultusunda da üstadın sigara içmesinde bir hata veya yanlış görmüyoruz. Ama içmek mi içmemek mi diye sorulursa, cevaben, elbette içmemek diyeceğiz. Tekrarlayarak belirtelim, sigara içmenin haram olduğuna veya mekruh olduğuna hükmeden görüşler de vardır. Fakat genel bir birlik sağlanmış değildir. Her görüş kendi içerisinde doğrudur. Bu ihtilaflarsa rahmettir. Bizse bu iki görüş dışında kalan diğer bir görüşü kabul ediyoruz, yani sigara içmek mübahtır görüşü...

 

Değerli kardeşlerimden de istirhamımızdır, hangi konu olursa olsun, sağlam bir diyalektiğe ve nakli delillere dayanmadan ilgili konuyla ilgili hüküm vermeye kalkışmayın, şu yanlıştır, bu doğrudur, böylesi uygun olmaz, şöylesi olur... Verecekseniz de izahını muhakkak yapınız, durumu ,akılda şüphe kalmayacak şekilde ve tersden bakıldığında da ortaya konulan bakışı yıkmayacak nitelikte, sağlam, hücceti aşikar olan metinlerle yapınız...

 

Saygılarımızla...

YA
08.04.2009 01:13
#55

Üstad,O ve Ben adlı kitabının 121.sayfasında Abdülhakim Arvasi Hz.nin kendisine verdiği nasihatleri sıralamış...sayfanın sonundakini konuyla alakalı olduğu için yazıorum:

 

-Sigara mübahtır.Günde 9 veya 11 sigara iç.

FI
08.04.2009 01:22
#56

bu cevap size değildi.bazılarının kendi kafasına göre hüküm çıkartması üzerine yazdım.adam kafasından birşeyler söylüyor ardından basit mantık oyunlarıyla yok haramdır haram değildir diyor.ben buna cevap verdim ömrünü bu işe adamış islam alimleri kesin birşey söyleyemiyorsa basit mantık oyunlarıyla böyle hükümler çıkartmanın tehlikeli olduğu kanaatindeyim.zira iki tarafın alimleride diğer bir görüşün olduğunu kabul eder ve ikisindede ayrı ayrı deliller olduğu için kesin bir hüküm verememişlerdir ve hala bu mevzu açıklığa kavuşamamıştır.onun için bu mevzu açığa kavuşuncaya kadar yok şöyledir böyledir demek yanlıştır.

"bdg" ye

FI
08.04.2009 01:27
#57

bunu şimdi bir internet sitesinden buldum:not :henüz tutarlılığını incelemedim

 

 

SİGARA İÇMEK HARAM MIDIR?

Sigaraya Haram Diyen Âlimler olduğu gibi mekruh diyenler hatta helal diyen Âlimler vardır.

a. Deliller

Şunu hemen belirtelim ki, sigara hakkında yazan ve konuşanların çoğu sigaranın haram olduğu görüşüne varmışlardır ve sigaranın "mutlak haram" olduğunu söyleyenlerin tutundukları deliller, onun mutlak mubah olduğunu iddia edenlerin delillerinden hem daha çok hem de daha tutarlıdır. İleride bunların tartışmasına girecek olmakla beraber bundan hemen şöyle bir sonuç çıkarmamız da mümkündür: Sigaranın hükmü "mutlak haram"la "mutlak mübah"ın orta noktasından "mutlak haram"a daha yakındır. Buna da "tahrimen mekruh" denebilir.

Mutlak haram olduğunu söyleyenler şu delilleri ileri sürüyorlar. (Sigaraya haram diyenler arasında şunları sayabiliriz: Surunbilali, Mesîri, ed-Dürrü'l-müntekâ sahibi; Salim es-Senhûrî, İbrahim el-Lekkânî, Muhammed b. Abdülkerim, Halid b. Ahmed, İbn Hamdûn; Necmeddin el-Gazî, Kalyûbî, İbn Allân; Ahmed el-Behûtî (el-Mevsû'âtü'l fıkhıye, Kuveyt X/101 -102))

1. Hadis-i şerife soğan ve sarımsak için: "şu iki bitkiden yiyenler mescidimize yaklaşmasın, çünkü insanların rahatsız oldukları şeylerden melekler de rahatsız olurlar" buyurulmuştur. (Bu ve benzeri hadisler için bk. Müslim, mesâcid 68-78.)

Sigaranın kokusu soğan ve sarımsaktan daha az rahatsız edici değildir ve üstelik sürekli ve kalıcıdır. İnsanlarla devamlı beraber olmak zorunda olan melekler de vardır. Sigara içen insan kısa zamanda ağız kokusunu gideremez. Ağzı kokarken de camiye gelmesi yasaklanmıştır. Bu da onun sürekli camiye gelmemesini gerektirir. Böyle sonuçlara sebep olan birşeyin haram olmaması düşünülemez.

2. Buna bağlı olarak her türlü canlıya ve öncelikle de insana eziyet vermek haramdır. Ayet-i Kerime'de : "Mü'min erkekler ve Mü'min kadınlara haketmedikleri bir şeyle eziyet edenler şüphesiz açık bir buhtan ve günah yüklenmişlerdir" (Ahzâb (33) 58) buyurulmuştur. "Her eziyet veren ateştedir" denmiştir. Sigara içenler içmeyenler için küçümsenmeyecek bir eziyettir. Özellikle de sigara içen bir es, içmeyen hayat arkadaşı için bitmez tükenmez bir eziyettir.

3. Eza veren şey aynı zaman da pisliktir. Pis olan bir şeyin hakkı ise haram kılınmaktır. Ayette "habis (murdar) şeylerin haram kılındığı bildirilmiştir.? (A'râf (7) l57) Hz. Peygamber de soğan ve sarımsağa kokularının ağır olmasından ötürü "şu iki habis bitki" diye tabir etmiştir. (Bk. Müslim, Mesacid 76) Rahatsız edici koku sigarada da fazlasıyla vardır. Öyleyse o da "habis"tir. Habis olan şeyleri ise Allah haram kılmıştır.

4. Sigaranın teneffüs edilen kısmı dumandır, yani ateştir. Oysa bunların yenilmesi ve içilmesi haramdır. Ayette haksız yere yetim malı yiyenlerin karınlarıyle ateş yiyecekleri söylenirken, (Nisa (4) 10.) ateşin bir ceza aracı olduğu anlatılıyor. Bu ise helâl bir nimet olamaz. Keza "Artık semanın açıkça bir duman getireceği günü gözle" (Duhân (44) l0.) denirken dumanın (duhân) yine bir ceza ve tenkit aracı olduğu anlatılır. Suçlulara ceza aracı olarak yaratılan şeyler insanlar için nimet olamazlar. Hz. Peygamber'de sıcak yemekten hoşlanmazlar ve "Allah bize ateş yedirmemiştir" derlerdi. (Benzer hadis için bk. el-Hindî, Kenz. VN/109)

5. Sigara hiçbir faydası bulunmayan safi bir israftır. Allah'ın insanların kıyamını (yaşayabilmelerini) sağlaması için bahsettiği "mal'ın (Nisâ (4) 5.) ziyanıdır. Bazen çoluk çocuğunun nafakasını kısmaktır. Oysa pekçok ayet ve hadislerle hem israf hem de malı ziyan etmek yasaklanmıştır. (Bk. En'âm (6) l41; A'râf (7) 31; Hadis için bk. Buhari, zekât 18; Müslim, Akdiye 14.) yani haram kılınmıştır. Dolayısı ile bu durumda olan sigaranın da haram olması iktiza eder.

6. Sigara abesle iştigaldir. Allah ise insanları boş yere (abesle iştigal için) yaratmadığını bildirmiştir. (el-Mü'minûn (23) 115)

7. Sigara "bid'at" tır. Çünkü bid'atın bir göstergesi de, yapıldığında ona karşılık bir sünnetin kaybolmasıdır. Sigara için insanlarda önemli bir sünnet olan ağız temizliği kaybolmaktadır. "Her bid'at ise dalalettir. Her delalet de cehennemdedir". (Müslim, Cum'a 43; Ebu Davud, Sünnet 5.) Cehenneme müncer olan bir şeyin haram olması gerekir.

8. Sigara İslam âlemine Hıristiyan ve Yahudilerden geçmiştir ve onların bir uygulamasıdır. Oysa müslümanlar başkalarına benzemekten menedilmişlerdir. Binaenaleyh, sigara bu açıdan da menedilmiş yani haram kılınmış olur.

9. Hepsinden önemlisi, sigara insan için zararlı bir şeydir. "Bütün zararlılar ise haramdır" Gerçekten de bu gün artık sigaranın kimseye yarar sağlamadığı, aksine pek çok zararlarının olduğu tıp uzmanlarınca ortaya konmuştur. (Sigaranın zararları konusunda ISAV'da tertib edilen (26.10.1991) sempozyuma sunulan tebliğlere ek olarak ayrıca bk. en-Nesîmî, age. I/343 vd.) Zararlılarda aslolan hükmün "haram" olacağında ise İslâm âlimleri arasında adeta ittifak vardır. Çünkü "zarar ve zarara mukabil zarar yoktur. (Mecelle md. 19) Allah "Kendi kendinizi öldürmeyin" (Nisâ (4) 29) "Kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın" (Bakara (2) 195) buyurmuştur.

10. Sigara bütün bütün sarhoş etmese dahi bir nevi gevşeme ve uyuşturma tesiri yapmaktadır. Bütün sarhoş ediciler haram olduğu gibi, uyuşturucu ve fütur verici şeyler de haramdır. Ne var ki, sigara içene, sarhoş edicilere verilen ceza verilemez.

11. Hadis-i şerifte "Helâlın da haramın da belli olduğu, aralarında şüpheli şeyler bulunduğu, onlardan sakınanın dinini ve ırzını koruduğu, onlara düşenin ise harama düşecegi..." bildirilmiştir. (Buharî, İman 39; Müslim, müsâkât 107.) Sigara ise en azından böyle bir durumdadır ve netice itibariyle harama götürür.

12. Sigara konusunda İslâm Halifesinin yasaklaması mevcuttur. şeriata muhalif olmayan konularda veliyyu'l-emrin isdar edeceği buyruklara şer'an uyma zorunluluğu vardır, aksine hareket ise naslarla haram kılınmıştır. Binaenaleyh, sigaranın da haram olması gerekir.

13. Sigara insanı, Allah'ı zikretmekten ve O'na karşı kulluk görevlerini ifa etmekten alıkoyar. Sigara tiryakisi oruca çok zor tahammül eder. Bu yüzden pek çok kişi oruç tutmaz. Itikata hiç cesaret edemez. Allah'ın zikrinden alıkoyan birşey ise batıldır, haramdır.

 

b. İtirazlar

Mutlak haramdır diyenlerin delillerine de -her ne kadar diğerlerinden çok güçlü olsalar dahi- pek çok yönden itiraz edilebilir. Mesela :

Sigaranın soğan-sarımsağa kıyas yoluyla haram görülmesi biraz önce açıkladığımız sebeplerden ötürü mümkün değildir.

Sigaranın her halükarda başkasına eziyet olacağı söylenemez. Bu illetten hareket edilirse başkaları ile hiç irtibatı olmayanlar, mescidlere belli bir özürden ötürü girmeyenler ve özellikle de kadınlar için bir hükmün geçerli olmayacağı sonucu ortaya çıkar ki, böyle muttarit olmayan bir hükme itibar edilmez. Sigaranın maddesinin pis olduğunu kimse söylememiştir. Yani üzerinde sigara taşıyan birisi, necaset taşıyor değildir dolayısı ile bu durum onun temizlik isteyen ibadetlerine, meselâ namazına engel teşkil etmez. Gerçi işaret edilen ayette Allah'ın (c:c) "habis" haramdır, ama soğan ve sarımsağın "habis" olan yönleri maddeleri değil, kokularıdır. Nitekim onlar için Hz. Peygamber'den "habis" nitelenmesini duyan sahabe "Haram kılındı! Haram kılındı" diye ilan edince Hz. Peygamber: "Ey cemaat ! Allah'ın bana helâl kıldığı bir şeyi haram etmek benim elimde değildir. Şu var ki, ben bu bitkinin kokusundan hoşlanmıyorum" (Bk. Müslim, mesâcid 76 (Davudoğlu N1/445)) buyurmuştu. Sigaranın onlara benzediği yönü kokusudur. Binaenaleyh. "habis" olan yönü de kokusu olmuş olur. Bu da aslını isti'mal etmenin haramlığını gerektirmez. Duman ve ateşle ilgili ayet ve hadisler ise fıkıh usulü ilmi ile bilinen hiçbir delalet yolu ile sigaranın haramlığına delalet etmezler. Öyle olsaydı bu konuda âlimler arasında zaten ihtilaf olmazdı. Sigaranın mutlak bir israf olduğu da tartışılabilir. Zira hayatı ihtiyaç bulunmamakla beraber helal gıdalardan pekçok çeşidi ile telezzüz haram görülmemiştir. Meselâ normal gıdasını alan bir insanın yanında sürekli ananas gibi birşey bulundurup ondan zaman zaman alması haramdır denemez. Sigara çoluk-çocuğun nafakasını keserek içilirse bu durumda da haram olan sigara değil, onların nafakalarını kısmak olur. Bunu kahvede çay içerek de yapsa yine böyledir. Sigara da -eğer bir başka delille haramlığı ya da mahzuru ispatlanmazsa- bu helâl telezzüz araçlarından biri sayılabilir. Kaldı ki tiryakiler için sigara ekmekten ve sudan daha öncelikli bir ihtiyaç halini alabilir. Yine bu durumda abesle iştigal olmaktan da çıkar.

Sigaranın bid'at olduğunu söylemek ise hiç mümkün değildir. Çünkü terim olarak "Bid'at"; sünnet karşıtı olarak, din koyucunun açıkça ya da dolayısı ile sözlü ya da fiili izni olmaksızın sahabeden sonra dinde görülerek ortaya çıkan eksiltme ya da fazlalaştırmalardır. (SBA Risale I/50 "Bid'at" md) Sigaranın hiç kimse tarafından dinden bir hareket olarak uygulanmadığı açıktır. Gayrı müslimlere benzeme konusunda yasak olan, onlara has şeylerde onlara benzemeye çalışmaktır. Mübah olan şeyleri tenavülde benzeme sözkonusu değildir. Sigaranın insanlar için zararlı olması iddiasi eğer ispatlanırsa ki bugün ispatlandığı söyleniyor bunu ciddiye almamak mümkün değildir. Ancak zararlar arasında da bir meratib (hiyerarşi) vardır ve haram olan zararlıların yanında mekruh olan zararlılar da bulunmaktadır. Helalın ve haramın belli olduğunu, aralarında ise şüpheli şeyler bulunduğunu söyleyen hadis zaten haramların belli olduğunu söylemekle sigarayı haramlar cümlesinden bizzat çıkarmıştır. Çünkü naslarla belirlenen haramlar arasında sigara bulunmamaktadır. İslam Halifesinin yasaklamış olduğu birşey, eğer naslarla sabit bir husus değilse tabii olarak "raiyyenin maslahatına menuftur" ve bu yüzden de sırf kendi zamanını ilgilendirir. Bir başkası bir başka hüküm israr edebilir. Bu defa da ona uymak zorunlu olur. Sigara Allah'a zikri ve kulluğu bazı konularda zorlaştırsa dahi insanların mükellef oldukları ibadetler öncelikle farzlar ve vaciplerdir. Pekçok sigara içen kimseler ibadetlerinde tamıtamına yapmaktadırlar. Binaenaleyh, bu da bir haram sebebi olamaz.

 

MEKRUH OLDUĞUNU SÖYLEYENLERİN DELİLLERİ

Haram ve mübah diyenlerin yanında. sigaranın mekruh olduğunu söyleyen âlimler de vardır. Onlar da şu delillere tutunurlar :

1. Sigaranın kokusu kerihdir. binaenaleyh, pırasa, soğan ve sarımsağa kıyasla mekruh olması gerekir.

2. Kesin haram olduğunu bildiren deliller bulunmamaktadır. Binaenaleyh, sigaranın hükmü şüpheli bir konudur, şüpheli olan şeyleri yapmak ise en azından mekruha götürür. Öyleyse sigaranın da mekruh olması gerekir.

FI
08.04.2009 01:38
#58

bide bunu buldum :

İslam’ın evrensel helal ve haramları Kuran-ı Kerim’de ve onun açıklaması olan sünnette zikredilmiştir. ‘Evrensel helal ve haram’ derken kastettiğimiz şey, her zaman ve her mekana göre genel geçer olan helal ve haramlardır. Sigara konusu gerek sünnette, gerekse Kur’ân-ı Kerim’de yer almaz. Çünkü Kur’an’ın indiği zaman sigara denen bir şey yoktu. Sigara XV. Asırdan sonra ortaya çıkmıştır.

 

İslam’ın temel kaynaklarında adı geçmeyen bir şeyin hükmünü anlamak için İslam’ın bazı genel kuralları vardır. Bunlardan birisi şudur: “Eşyada aslolan, ibahadır”. Yani, her şey insanlar için yaratılmıştır. Bazı şeylerin ise haram olduğu açıklanmış, böylece hükmü bildirilmeyen şeyler de helal olarak kalmıştır demektir. Bir diğeri de şudur: “Temiz ve güzel olan şeyler helaldir, pis ve zararlı şeyler ise haramdır”.

 

Bu iki genel kural, beraberce düşünüldüğü zaman sigara için karşımıza şöyle bir sonuç çıkar: Sigara hakkında kaynaklarda bir şey söylenmediğine göre onun hakkında hüküm verebilmemiz için onun pis ve zararlı olup olmadığına bakmalıyız: Eğer onun pis ve zararlı olduğunu söyleyebileceğimiz özellikleri varsa haram olduğuna, yoksa, helal olduğuna hükmetmeliyiz.

 

İşte bu metodik anlayış sebebiyle tarihte bazı İslam alimleri sigaranın helal/mubah olduğu hükmüne varmışlardır. Çünkü, demişlerdir, biz sigaranın bir zararını görmüş değiliz, şu halde onun haram olduğunu söyleyemeyiz. Eğer bir gün zararlı olduğu ortaya çıkarsa biz de ona göre hüküm veririz. Oysa bu gün sigaranın 2000 civarında zehir içerdiğini, pek çok hastalığın sebebi olduğunu, içenlerin sadece kendilerine değil, içmeyenlere dahi zarar verdiklerini bilim kesin olarak ortaya koymuştur.

 

Bununla birlikte Hanefî gelenekte şöyle bir anlama metodu vardır: “Kıyasa/kurallara göre haram olan, ancak Kuran-ı Kerim’de ve sünnette adı ve hükmü açıkça zikredilmeyen şeylere haram yerine, tahrîmen mekruh demek daha uygundur. Gerçi bununla kastedilen de haramlıktır, ancak bir şeye haram ya da helal hükmü vermek sadece Allah’a (cc) ait bir hak olduğu için, haram olduğu kesinkes anlaşılsa bile, Kur’an’da haram denmeyen şeylere nezaketen, tahrimen mekruh demek daha güzeldir.” Bu sebeple son dönem Hanefîler sigara için “tahrimen mekruh” hükmünü tercih etmişlerdir. “Tahrîmen mekruh”, kanun hükmünde kararname gibi, haram hükmünde mekruh demektir.

 

Ayrıca sigara insanın kendisini tehlikeye atmasıdır. Oysa Allah (cc): “Kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın” buyurmaktadır. Bu sebeple sigara, insanın kendisini tehlikeye atması demektir. Sigara içmek ayrıca çok önemli bir kul hakkıdır, çünkü içenler içmeyenlere zarar vermekte ve onları rahatsız etmektedirler. Kul hakkının affedilmesi de ancak, hakkı olan insanların bağışlamasına bağlıdır. Bunu temin etmek ise çok zordur.

 

Sigaranın hükmü?

 

Tütün, 15. asırdan sonra, İslâm ülkelerine girmiştir. O zamandan beri, İslâm uleması onu içmenin hükmü üzerinde durmuşlardır. Şöyle ki:

 

a- Bâzı âlimler, tütünün mubah olduğunu söylemişlerdir. Bunusöyleyenler, tütünün zararı olmadığını ve Şâri' (Şeriatı koyan, yani Allah) tarafından yasaklanmadığını ileri sürmüşlerdir.

 

Halbuki, bugün tütünün zararları ilmen kesin şekilde ortaya çıkmıştır. Zararsız olduğu söylenemez. Şâri'nin yasaklamadığını söylemek de doğru olmasa gerektir. Zira Sâri', her haramı ismen tek tek zikretmemiştir. Hüküm, sadece sarih ve hususî naslarla değil, nas-larda geçenlerin haram kılınış illetlerine bakarak yapılan kıyas ve istidlal yollarıyla da verilebilmektedir. Bu bakımdan hakkında sarih nas olmayan bir nesne hakkında kıyas ve istidlal yoluyla bir hüküm verilmesinde hiçbir mâni yoktur.

 

b- Bâzıları da sigara içmek mekruhtur, demişlerdir. Bunlar, kıyasla sabit bir hükme, haram demekten çekinmeleri ve sigaranın zararları hakkında kesin bilgi sahibi olmamaları yüzünden bu hükmü vermişlerdir.

 

c- Bâzıları da sigara içmek, özellikle tiryakisi olmak haramdır, demişlerdir. Bunların dayanağı ise, sigaranın vücuda zarar vermesi, israf olması ve nafaka mükellefiyetinde darlığa yol açması gibi sebeplerdir.

 

Bu 3 sebepten biri gerçekleştiği yer ve durumda, sigara içmek haramdır. Bunlar gerçekleşmez ise, mekruhtur.

 

Özellikle dindar ve uzman bir hekimin vereceği bir karar çok önemlidir. Böyle bir doktor bir kimseye sigarayı mutlaka terketmesini söylerse onun sigarayı içemesi dinen de helal olmaz.

BD
08.04.2009 01:56
#59

Sitemizde sağdan soldan kopyala-yapıştır yöntemiyle yazı ekleyerek bunları bürhan niteliğinde bizlere sunmayın. Bunlar bizim için hiçbir delil niteliği taşımaz. Hele de yazıları okumadan ekleniyorsa ve cevap yetiştirme gayesi güdülüyorsa. Delil ne demektir?.. Bu iyice kavranmalı, delilin inancımızdaki yeri ve hassaslığı konusuna haiz olunmalı, bu kurallar içerisinde bize kaynak sunulmalı. Yoksa dediğim dedik, inanmayan güdüktür mantığını reddetmek bizim tavizsiz akidelerimizdendir.

 

Sitemize yeni geldiğiniz için belki sitemizin mahiyetini ve mistik işleyişini tam kavrayamamış olabileceğinizi düşünerek siz, fikircilesi kardeşimize de tavsiyede bulunuyorum, sitede, bu dediğim bdg'ye, şu sözlerim ise sezer'e, son dediklerimse ...ya gibi fikir ortamını sabote edebilecek, tartışmalara mahal verebilecek veya seviyeli giden tartışmanın kalite seviyesinin artmasına mani olacak tarzda mesajlar atmamanızı da istirham ederim.

 

Saygılarımla...

FI
08.04.2009 02:18
#60
Sitemizde sağdan soldan kopyala-yapıştır yöntemiyle yazı ekleyerek bunları bürhan niteliğinde bizlere sunmayın. Bunlar bizim için hiçbir delil niteliği taşımaz. Hele de yazıları okumadan ekleniyorsa ve cevap yetiştirme gayesi güdülüyorsa. Delil ne demektir?.. Bu iyice kavranmalı, delilin inancımızdaki yeri ve hassaslığı konusuna haiz olunmalı, bu kurallar içerisinde bize kaynak sunulmalı. Yoksa dediğim dedik, inanmayan güdüktür mantığını reddetmek bizim tavizsiz akidelerimizdendir.

 

Sitemize yeni geldiğiniz için belki sitemizin mahiyetini ve mistik işleyişini tam kavrayamamış olabileceğinizi düşünerek siz, fikircilesi kardeşimize de tavsiyede bulunuyorum, sitede, bu dediğim bdg'ye, şu sözlerim ise sezer'e, son dediklerimse ...ya gibi fikir ortamını sabote edebilecek, tartışmalara mahal verebilecek veya seviyeli giden tartışmanın kalite seviyesinin artmasına mani olacak tarzda mesajlar atmamanızı da istirham ederim.

 

Saygılarımla...

birincisi ben dediğim dedik düdüğümdüdük demedim ikincisi haram veya helal olduğu hakkında birşey demedim.sadece bu meselelerin böyle her kafadan bir ses çıkarken açıklığa kavuşamayacağını anlatmak istedim .üçüncüsü sen sana yazdığım cevabı okumamışsın galiba sadece bdg'ye yazan yerine bakmışsın dördüncüsü ben o yazıları okudum ama kaynaklarını kontrol etmediğimi söyledim.ve senin bir hatan daha var o da benim haramlığı helalliği hakkında tek kelime söylememe rağmen bunlardan birini iddia ediyormuş gibi cevap yetiştirme gayesinde olduğumu iddia etmendir.ve son olarak bir iddiada bulunmadığıma göre siz benden delil isteyemezsiniz.tavizsiz akidelerinizi benim için çiğnemenize gerek yok mistik işleyişiniz bozulmasın göreviniz ne ise yapmaktan çekinmeyin.

BD
08.04.2009 08:25
#61

Güzel kardeşim, yazım geneldir. Bunun herhangi bir saiki olabilir. Ama yazdığımı tamamen şahsınıza ithaf gibi alınması yersizdir. Yazımda siz, sadece sizinle ilgili kısmı üzerine almanız yeterlidir. Sizinle ilgili olmayan kısma dair de cevap vererek saplantılı ve gereksiz çizginizi devam ettiriyorsunuz. Dünkü kibar tavsiyemizden sonra üslubunuzu aynı çerçevede devam ettirdiğiniz için bu tavsiyemiz uyarıya dönmüştür. Uyarı aldığınızı buradan bildiriyorum.

 

Saygılarımla...

MU
08.04.2009 12:17
#62

internetteki birçok sitenin forumlarına tartışmalarına baktım..en son üstadın adıyla açılmış sitenin forumunda ne tartışıyorlar bakayım dedim..belki üstadın kitaplarını okuyup bişeyler öğrenmişlerdir diye düşündüm..ama baktım diğer sitelerde ne kadar gevezelik yapıyorlarsa aynen burada da var..sizin bu durumunuzu yine üstad tarif ediyor..arı balını lezzet ve şuur sahibi insan için yapar..ama ne yazıkki balın etrafında insandan çok sinek görünüyor..

FI
08.04.2009 16:23
#63
Güzel kardeşim, yazım geneldir. Bunun herhangi bir saiki olabilir. Ama yazdığımı tamamen şahsınıza ithaf gibi alınması yersizdir. Yazımda siz, sadece sizinle ilgili kısmı üzerine almanız yeterlidir. Sizinle ilgili olmayan kısma dair de cevap vererek saplantılı ve gereksiz çizginizi devam ettiriyorsunuz. Dünkü kibar tavsiyemizden sonra üslubunuzu aynı çerçevede devam ettirdiğiniz için bu tavsiyemiz uyarıya dönmüştür. Uyarı aldığınızı buradan bildiriyorum.

 

Saygılarımla...

benim uslubumdasizin alınmanızı gerektirecek bir durum söz konusu değil siz üstünüze alıp bana taş atarsanız cevap vermek benim hakkım olur.yazdıklarımı tekrar gözden geçirin .(bundan bir önce ki mesajım istisnadır.o sadece cevap mahiyetindedir.)

BD
08.04.2009 17:22
#64

Biz üzerimize almıyoruz, cevabımız da bu doğrultuda değil. Cevabımız, ortaya atılan yeni ve kof bakış açılarına hitabendir. Yoksa şahsımıza yönelik yazdığınızı sandığımız düşüncesinden değildir.

 

Lütfen artık konuyla alakalı olmayan mesajlar yazmayınız.

 

Saygılarımızla...

BD
08.04.2009 23:09
#65

Son mesajımızda konuyla alakası olmayan iletilerin yazılmaması gerektiğini belirttik. Yukarıdaki genel uyarımızdan sonra gelen mevzu dışı mesajlar silinecektir. Devam edenler uyarılacaktır, 3 kez uyarı alanlara gerekli işlemler uygulanacaktır. Ayrıca herhangi bir üye herhangi bir üyeye yönelik birşey söyleyecekse bunu öm ile belirtsin, ilgili konunun gidişatını bozmasın. fikircilesi kardeşim, sizin de bu kurallara riayet etmeniz gerektiğini belirtirim.

 

Saygılarımızla...

ŞE
11.04.2009 16:59
#66

Bin senelik konu bu ya, ben 2 sene evvel geldiydim buraya vardı hala var kim dirilttiki kapatalım artık bu konuyu uzlaşılmayacağı belli....

TA
11.04.2009 22:24
#67

Şimdi ideolocya'yı bizzat okuyan biri olarak dinde reform yapanlara karşı şiddetli bir üslup takınan üstad dine dışarıdan hiç bir şey eklenemeyeceğini de gerek ayet gerek hadis ve gerekse fikri düşünceleriyle açıkça belirtmiştir....

Bunları bilen bir insanın(ki hele bu üstad ise) bile bile günah işleyeceğine zerre kadar ihtimal vermiyorum zaten kendiside iman ve islam atlasında da gereken açıklamaları yapmıştır

İslam bütün hudutlarını çekmiştir; haram olmayana haram ve helal olmayana da helal demenin dinden çıkarmaya kadar gittiğini de unutmayalım... kısacası yorum yaparken biraz daha dikkat arkadaşlar saygılarımla

ŞE
12.04.2009 00:17
#68

Hocam bende mubah olduğuna inanıyorum ama anlatılmıyor kimseye napalım o yüzden kapanması gerekli bu konunun ben neler çektim sırf bu konuda mubah dediğimden neyse....

SA
16.06.2009 16:45
#69

Diyor ya Üstad; Yüksek dağların başı duman olur! Olayın Sivas'ta geçmesi de ayrıca gurur verici :(

MA
16.06.2009 19:46
#70

s.a. benim düşüncem şu: Üstad büyük bir düşünce ve dava adamıdır. Ülkenin tüm sorunlarının yegane kökenini görebilmiş ve çözümlerini de açıkça izah etmiştir. burada hepimiz hemfikiriz.

ancak, Üstad, (haşa) Peygamber değildir. bu yüzden "Üstad şöyle yaptıysa muhakkak doğrudur" anlayışı yanlıştır. Hz. Peygamber bile Kur'an-ı Kerimde uyarılmıştır. yani Hz. Peygamber bile UFAK hatalar yapmıştır. bu yüzden Üstadı HATASIZ görmek yanlıştır. Üstad sigara içtiyse bu, sigarayı güzelleştirmez. hepimiz biliyoruz ki sigara içen insanın ağzı, üstü başı kokar. diğer insanların bundan tiksinmesi yadırganamaz. en basit örneği, ben camiye gittiğimde, yanımdaki kişinin üzeri sigara kokunca tiksiniyorum. "bak üstad sigara içti onun için tiksinmeyeyim" diyemem ki. peki bu kul hakkı olmuyor mu aynı zamanda? içenin zahirlenmesinden vaz geçtim, üzerindeki kokudan tiksinen insanların sigara içen kişiye hakları geçmiyor mu? ya da sigara içen filtresiyle içiyor, yanında bulunanlar direk filtresiz solumak durumunda kalıyor. bu da kul hakkı değil mi?

evet Üstadın sigara içmesi onun düşünce yapısına, ideallerine zarar vermez, onun fikirlerini çürütmez/kötüleştirmez ama Üstad içti diye de kimse sigarayı savunma lüksüne sahip olamaz. kanser yaptığı bilim adamlarınca tescillenmiş, kendi üzerinde bile "sağlığa zararlıdır" ibaresi bulunan bir maddenin de "mübah"lığı ayrıca bir tartışma konusudur. Üstad, çok sıkıntılıydı, çok fikir sancısı çekti, bu yüzden bir de sigarayı bırakmak ağır gelmiş olabilir. bu yüden bunu bir kusur olarak görmemek lazım. ya da hatasız kul olmaz. selametle..

MU
16.06.2009 21:05
#71

Sigara haram değildir

 

 

Sual: Bir tasavvuf kitabında, (kahve, tütün, tömbeki, esrar, şaraptan daha kemdir) deniyor. Kahve, tütün, şaraptan daha kötü nasıl olabilir?

CEVAP

Kitaptaki ifadelerde bir nakil hatası olabilir. İstanbul Üniversitesi yayınlarından Gıda Kimyası kitabında deniyor ki:

(Çaydaki tein ile, eskiden ayrı bir alkaloit olarak kabul edilen Kafeinin aynı olduğu tespit edildi. Çayda %2,5-3, kahvede ise %1,3 oranında kafein bulunur.

Kafein, zihni açar, kan dolaşımını artırır, vücuda sıcaklık verir, yorgunluğu giderir, sindirimi kolaylaştırır. Fazlası sinir sistemi üzerinde etki yapar. Kalb hastalıklarında, sinirleri zayıf insanlarda ve çocuklarda az miktar kahve bile fena etki yapabilir.) [s. 658]

 

Çaydaki kafein, kahvedekinden iki misli fazladır. Kahvedeki kafeine haram denirse, çaydakine de haram denmesi gerekir. Çoğu zarar veren şeyin, zarar verecek miktarını kullanmamalıdır! Vücuda zarar verecek kadar çok yemek de haramdır. Bazı gıdalar, bazı hastalara zararlıdır. Vücuda zarar verdiği bilinen şeyleri kullanmak doğru değildir. Bir kimseye kahve ve çayın fazlası zarar veriyorsa az içmeli, azı da zarar veriyorsa hiç içmemelidir! Hastaya haram olan bir şey, sağlama da haramdır denmez. İmam-ı Münavi hazretleri, Camius-sagir şerhinde kahve içmenin haram ve mekruh olmadığını bildirmiştir. (Hadika s.143)

 

Çay ve kahvedeki kafein, tütündeki nikotin, fazla alınırsa elbette zararlı olur. Çoğu zarar veren mubah bir şeyin, zarar vermeyen az miktarının kullanılması haram değildir. Alkollü içkilerin ise, hiç zarar vermese de, damlası haramdır. İmam-ı Nevevi hazretleri buyuruyor ki:

Sıvı içkilerin azı da haramdır. Esrarın sarhoş etmeyen miktarını ilaç olarak kullanmak caizdir. (Mühezzeb)

 

Afyonun da sarhoş etmeyen az miktarı haram değildir. (Feth-ur-rahim s.30)

 

İbni Hacer-i Mekki hazretleri buyuruyor ki:

Afyon ve diğer zehirli otların alınan çok miktarları haramdır, fakat az miktarlarını ilaç olarak kullanmak caizdir. (Zevacir)

 

Uyuşturucu benc otu mubahtır. Bununla sarhoş olmak haramdır. (Dürr-ül Muhtar c.3, s.166)

 

İbni Abidin hazretleri, bunu açıklarken buyuruyor ki:

Benc otunu ilaç olarak kullanmak caizdir. Sarhoş edici miktarı caiz değildir. (Çoğu sarhoş edenin azı da haram olur) hadis-i şerifi sıvı içkilere mahsustur. Zehirli bitkileri ve sarhoş edici katı ilaçları az miktarda kullanmak haram olmaz. (Redd-ül Muhtar c.5, s.295)

 

Ali Echuri hazretleri, (Tütün içmek aklı giderir veya nafaka temininin terkine sebep olursa, haram olur. Böyle bir durum olmazsa haram olmaz) buyuruyor. (Gâyet-ül-beyan)

 

Tütün mubahtır. (Essulh-u beynel-ihvan, El-ukudüddürriyye, Tahtavi, Berika)

 

Bursalı İsmail Hakkı hazretleri, ilk yazdığı kitaplarında, tütüne haram diyordu. Çünkü zamanın padişahınca tütün yasaklanmış, içene ceza veriliyordu.

 

Tütüne israf yönünden hiçbir âlim haram dememiştir. Fakirin su yerine meşrubat içmesi israftır, fakat alıştığı için çay, kahve veya tütün içmesi israf olmaz.

Şafii âlimlerinin çoğu, sigaraya tenzihen mekruh dedi. Hanefi’de, soğan sarmısak gibi, tenzihen mekruhtur. (Tahtavi)

 

Büyük bir âlim, mubah olan bir şeyi yasaklarsa, talebelerinin itaat ederek, o şeyi kullanmamaları gerekir. Fakat bu herkese şamil edilemez.

FU
16.06.2009 21:18
#72

Bir tasavvuf kitabında, (kahve, tütün, tömbeki, esrar, şaraptan daha kemdir) deniyor.

 

bir tasavvuf kitabında öyle diyor

 

peki hz. peygamber ne diyor:

 

"İçki kötülüklerin anasıdır." demiyor mu

 

sigara konusuna gelince de haram olup olmadığını bizler kesin bi şekilde haram değildir veya haramdır diye tescil edemeyiz.sigara haram olmasa bile mekruhtur.üstadın sigara içmesi de kendini ilgilendirir.her yaptığı doğrudur diyemeyiz.çünkü hz. peygamberin bile günde kaç kere tövbe ettiği rivayetlerle anlatılıyor selametle...

NU
16.06.2009 22:52
#73

Mustafa Bey, verdiğiniz örnekle sigara arasında bir bağ kuramadım.

"Afyon ve diğer zehirli otların alınan çok miktarları haramdır, fakat az miktarlarını ilaç olarak kullanmak caizdir. "(Zevacir)

gördüğünz gibi verdiğiniz örnekte "ilaç olarak kullanmak" ibaresine dikkat çekmek istiyorum. Sigara ilaç olarak kullanılmıyor yani verdiğiniz örnek sigarayı meşrulaştırmıyor. Tütün, 15. asırdan sonra, İslâm ülkelerine girmiştir. Dolayısıyla Kur'an'da adı geçmemesi normaldir. Hüküm, sadece sarih ve hususî naslarla değil, naslarda geçenlerin haram kılınış illetlerine bakarak yapılan kıyas ve istidlal yollarıyla da verilebilmektedir. Bu bakımdan hakkında sarih nas olmayan bir nesne hakkında kıyas ve istidlal yoluyla bir hüküm verilmesinde hiçbir mâni yoktur.

Alimlerden bazıları mekruh görmüşlerdir, kıyasla sabit bir hükme, haram demekten çekinmeleri sebebiyledir.

Hakkında bu kadar şüphe bulunan bir nesneden kaçınmak en iyisidir.

ES
27.07.2009 08:23
#74

Belki birilerinin melalini avutur, bu nedenle yola cikarak sizlere bu konu hakkinda muhtevali bir sohbet aktariyorum.

Hersey sarahaten konusulmus ve bildirilmisdir, ve iki tarafda birbirlerine sirayla mukabelede bulunmuslardir, Insallah tenezzul edip okursunuz. Bu konunun bu yaziyla biraz daha olsun aciga cikmasini Allah-u tealaden niyaz ederim. Bu arada kendimi sizlere takdim etmek istedim. Bu foruma daha yeniyim ve Ustadi yeni yeni tanimaya basladim. Yurt disinda okuyorum ve yasim su an 18. Ingilizceyi edebi derecede bilmesemde guzel derecede konusdugumu ve bildigimi soylesem riyakarlik etmedigim, beni taniyanlar tarafindan teyit edilir . Yanliz tek zaafim, Turkcemin, yasimdan ve 8 yildan beri yurt disinda olmam vasitasi ile bana yeterince kifayet etmemesi. Bu hususda sizlerden yardimlarinizi rica edecegim. Edepsizligimden dolayi benim taksiratimi mazur gorun. Sizden tek istegim benim Turkcemin gelimesine yardimci olabilmeniz ve Ustadin kim oldugunu bana muhtevali bir bicimde aktarmanizdir. Allahdan tek istegim ise Ustadin bayragini kendi ellerimle dalgalandirmakdir.

 

Ve Buyrun,

 

Sigara üzerine bir gençle yapılan diyalog

 

Genç: Hocamız, sigaraya haram dediği için, hiçbir delil olmasa da biz sigaraya haram deriz. Üstelik sigaranın haram olduğuna dair delilimiz de çoktur.

CEVAP

Kendiniz haram deseniz de, bunu bütün Müslümanlara şamil edemezsiniz. Delilsiz konuşmanın vebali büyüktür. Çok delil nedir?

 

Genç: Sigara israf ve zararlı olduğu için haramdır. (İsraf haramdır) ve (Kendinizi tehlikeye atmayın) âyetleri bunun delildir. Akıl ve mantık ilmi de, bunun haram olduğunu gösteriyor. Mesela İsaguci mantığından örnek vereyim:

 

Zarar yönünden bakalım:

Dava: Sigara haramdır.

Süğra: Her vücuda zarar veren haramdır.

Kübra: Sigara zararlıdır

Netice: O halde sigara haramdır.

 

İsraf yönünden bakalım:

Dava: Sigara haramdır.

Süğra: İsraf haramdır.

Kübra: Sigara içmek israftır.

Netice: O halde sigara içmek haramdır.

CEVAP

Bu kıyası hangi İslam âlimi yaptı ki? Âyetlere böyle mana vermek, mantıkla açıklamak, hangi mezhepte vardır? Herkes haddini bilmelidir. Yanlış kıyas yaparak, mubaha haram diyerek küfre düşmekten çok korkmalıdır. İmam-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki:

Kur'an-ı kerimin tefsiri, Resulullahtan işitildiği gibi yapılabilir. (Kur'an-ı kerimi, kendi görüşüne, anlayışına göre tefsir eden kâfir olur) hadis-i şerifi, bunu bildirmektedir. (1/234)

 

Başka bir hadis-i şerifte de, (Kur'an-ı kerimi, kendi görüşüyle açıklayan, doğru olsa dahi, mutlaka hata etmiştir) buyuruluyor. (Nesai)

 

Kur’an-ı kerimi kendi kafasına göre tefsir edip sigaraya israf ve haram diyen kimse, iki hadis-i şerife göre hata etmiştir. Her iki kıyasta, dava da, kübra da yanlıştır. Aynı bozuk mantıkla şu kıyaslar yapılabilir:

 

Dava: Sigara mubahtır.

Süğra: Mubah haram değildir.

Kübra: Sigara mubahtır.

Netice: O halde sigara haram değil, mubahtır.

 

Burada dava yanlıştır. Sigara mubah diye dava olmaz. Dava, sigara haram mı, değil mi diye olur.

 

İsraf yönünden bakalım:

Dava: Çikolata haramdır.

Süğra: İsraf haramdır.

Kübra: Çikolata israftır.

Netice: O halde çikolata haramdır.

 

Yukarıda davalar yanlış olduğu gibi; (Kübra) denilen önermeler de yanlış olduğu için, (Netice) yanlış oldu. Şimdi sigara yerine çikolata koyalım, neticeye bakalım:

 

Dava: Sigara haramdır = Çikolata haramdır

Süğra: İsraf haramdır = İsraf haramdır.

Kübra: Sigara israftır = Çikolata israftır.

Netice: Sigara haramdır = Çikolata haramdır.

 

Kübra yanlış olduğu için, netice yanlış çıktı. Sigara veya çikolatanın israf ve haram olduğunu kim söyledi? Burada mantık ilminin suçu yok. Suç mantık ilmini kullanamayandadır. Bir kıyas daha:

 

Dava: Memeli hayvanlar uçar mı?

Süğra: Yarasa memeli hayvandır.

Kübra: Memeli hayvanlar uçmaz.

Netice: O halde yarasa uçmaz.

 

Burada Kübra yanlış olduğu için, netice yanlış çıktı. O halde Kübraların doğru olması şarttır. Kübra denilen önermeye, sigara israftır diye yanlış koyunca netice yanlış olur.

 

Genç: Sigara israf olduğu gibi, zararlı olduğu için de haramdır.

CEVAP

Bu kendi kıyasınızdır. Hiçbir âlimin böyle kıyası yoktur. İslamiyet, böyle indî kıyasları reddeder. Kıyası ancak müctehid yapar. Bu iş size, bize düşmez. Bir insan, çok iyi otomobil kullansa; fakat ehliyeti yoksa kaza yapmasa bile cezalanır. Sizin kıyasınız, tamamen indidir. Buna rağmen doğru olsa bile, müctehid olmadığınız için, İslam âlimlerinden nakil yapmanız gerekir. İslamiyet mücerret [yalnız] akıl dini değil, selim akla uygun nakil dinidir. Akıl Şiilerde hüccettir. Kıyasınız tamamen akla, mantığa dayanıyor. İlmi hiçbir kıymeti yoktur. İlmi kıymetinin olması için, naklen bildirmek gerekir. Mesela (İbni Abidin, Mevlana Halid-i Bağdadi sigaraya haram dedi) demek gerekir. Böyle diyen hiçbir âlim olmadığına göre sözünüzün hiç değeri olmaz. Bir de, mubahlarda delil aranmaz, haramlarda aranır. Mesela çayın, kahvenin, mübahlığı için delil aranmaz. Biz yine, delil gösterelim. S. Ebediyye’de deniyor ki:

(Şeyhul İslam Ebülbeka, Ahmed bin Ali Hariri, İsmail Meraşi, kadı Abdürrahim, Ganim bin Muhammed Bağdadi, Şeyhul İslam Behai, Muhammed Tarsusi, Muhammed Kehvaki, Mısır âlimlerinden Yusuf Decvi ve Muhammed bin Abdülbaki Zerkani, allâme Abdülgani Nablusi, Abdurrahman bin Muhammed İmadi, âllame Ali Echüri, Mahmud-i Samini, Osman Bedreddin, seyyid Abdülhakim efendi ve büyük âlim, veliyyi kâmil Mevlana Halidi Bağdadi’nin buyurdukları gibi, zarar ve alışkanlık yapmayacak kadar az içilen tütüne, haram ve mekruh demekten sakınmalı, kesesine ve sıhhatine zarar vermeyecek kadar az içenleri günahkâr bilmemelidir.)

 

Bu âlimlerin hocanız kadar ilimleri yok mu idi? Hocanız kadar takva ehli değil miydi?

 

Genç: Bugün çok kimse, sigaranın zararlı ve israf olduğu için haram olduğunu söylüyor. Çoğunluğun yanılması mümkün müdür?

CEVAP

Çoğunluğun içinde İslam âlimi yoksa kıymeti olmaz. İnsanların çoğuna uyan zarardadır; çünkü Kur’an-ı kerimde mealen, (Yeryüzündeki insanların çoğuna uyarsan, seni Allah yolundan saptırırlar) buyuruluyor. (Enam 116)

 

Genç: Sigara israfın tarifine uyduğu için, sigaraya haram diyoruz.

CEVAP

Sigaranın israfın tarifine uyduğunu nasıl biliyorsunuz ki? Sigara israf olduğu için haram diyen bir tek İslam âlimi var mı? İslam âlimi israfı bilemezse başka kim bilir ki? Dini bize onlar bildirdi. Siz diyorsunuz ki:

 

İsraf haramdır.

Sigara israftır.

Öyleyse sigara haramdır.

Bu ayetle sabittir.

 

Bu mantığı hiçbir İslam âlimi bilemedi de, onun için mi sigaraya haram değil dediler? Siz israf âyetinden, sigaranın israf olduğunu söylediniz. O âyet yeni mi indi? İslam âlimleri niye bilmiyordu?

 

Genç: Haramın azına helal denmez. Mesela şarabın azı helal olamaz. Sigara da böyledir.

CEVAP

Maazallah… Sigara şarapla mukayese edilemez. Şarabın damlası haramdır; ama ömründe bir tek sigara içene haram işledin demek koyu cehaletin veya taassubun bir alametidir.

 

Genç: Sigara tedrici olarak ölüme götürdüğünden açıkça intihardır.

CEVAP

Hangi İslam âlimi böyle benzetmeler yaptı ki? Şarapla mukayese etmek, intihar demek hangi din kitabında yazıyor ki? İndî görüşlerin dinde yeri olur mu hiç?

 

Genç: Sigaranın zararlarını inkâr mı ediyorsunuz?

CEVAP

Sigaranın zararı inkâr edilir mi hiç? Bunu sormak bile gereksiz. S. Ebediyye’de sigaranın zararları yeteri kadar bildiriliyor. Kahvedeki kafein, çaydaki tein çok alınırsa insanı öldürür; ama az kahve veya çay içmeye, şaraptan kötü denmez.

 

Genç: Her zehrin faydası da olur; ama faydasız olarak yaratılan tek bitki tütündür.

CEVAP

Nikotinin öldürücü zararları yanında, güldürücü faydaları da vardır. Bugün fen, nikotinin hafızayı kuvvetlendirdiğini keşfetmiştir. Hafızanın yeniden kazanılmasını için başarılı araştırmalardan biri de Harvard Üniversitesi’nde yapıldı. Nikotinin beyni nasıl etkilediğini araştıran bilim adamları, nikotinin hafıza merkezindeki beyin hücrelerini uyardığını keşfetti. Bu beyin hücreleri aynı zamanda hafıza kaybını da engelleyen proteini üreten beyin hücreleriydi. Nikotinin uyardığı hücreleri ayıran bilim adamları, aynı uyarılmayla hafıza kaybını önlediğini keşfetti. (Newsweek)

 

Yaprağından hazırlanan infüzyonlar, vücut parazitlerine karşı kullanılır. Nikotinin sülfat tuzları tarımda böcek öldürücü olarak kullanılır. Ayrıca tütün yaprağı fermente edilerek kokulandırılıp, enfiye adı verilen keyif verici ve aksırtıcı bir ürün elde edilir. Tütün tohumları yağ bakımından da zengindir. Tütün yağı boya ve sabun sanayiinde kullanılır. (Wikipedia)

 

Allahü teâlâ faydasız hiçbir şey yaratmamıştır. Ayrıca, sigaranın zararları eski âlimlerce bilinmiyordu da, hocanız, nereden bildi de haram dedi?

 

Genç: Hocamız, sadece fetvaya değil, takvaya uyar, ince eler sık dokurdu. Tasavvuf ehli, şüpheli şeylere, haram muamelesi yapar. Onun için hocamız, sigaraya haram demiştir.

CEVAP

Eğer sigaraya bu sebepten haram denirse cahillik olur. Şüphelilerden kaçmak ayrı, şüpheliye haram demek ayrıdır. Hazret-i Ömer, (Harama ve şüpheliye düşerim korkusuyla yetmiş helalden el çektim) buyuruyor. Helalden el çekmek ayrı, helale haram demek ayrıdır. El çekmede takva olur; helale haram demek ise küfür olur. Her tasavvuf ehli, el çektiği şeylere, mekruh veya haram derse, ortada din mi kalır? Peki, sigaraya mubah diyen tasavvuf ehli âlimler, hocanız kadar takva ehli değil miydi? Onlar şüpheli şeylerden mekruhlardan israftan kaçmazlar mıydı? Niye sigaraya haram demediler? Demek ki, hocanızın sigaraya haram demesi, tarikatçı ve takva ehli olduğu için değil, (Sigara israftır, israf haramdır, o halde sigara haramdır) fasit mantığıyla hareket ettiği içindir.

 

Genç: Sigaranın zararı 20 yıldır biliniyor. Onun için eski âlimler sigaraya haram dememiştir.

CEVAP

Peki, Bursalı İsmail Hakkı Efendi, 300 yıl önce tütünün zararını nasıl bildi de haram dedi?

 

Genç: O, tasavvuf ehli büyük bir evliya olduğu için haram demiştir.

CEVAP

Sigaranın zararı, diğer âlimlerce ve diğer mutasavvıflarca bilinmediği halde, bu âlim nasıl olmuş da bilmiş ki? Bütün ulema ve evliya zatlar zararını niye bilememiş de haram değil demişler? İşin doğrusu S. Ebediyye kitabında şöyle bildiriliyor:

 

(İsmail Hakkı hazretleri, önce tütünün haram olduğunu yazmıştı; çünkü sultan Murad, tütünü yasak etmişti. İçenler cezalanıyordu. Bu âlim, tütünü değil, tütün içmek suç olduğu için, suç işlemeye haram demişti. Hükümet, tütün yasağını kaldırdıktan sonra, yazdığı kitabında, tütünün haram olmadığını bildirmiştir. Mütercim fakir, Bursa’da Orhan kütüphanesinde tütüne mubah dediğini bildiren bu kitabını gördüm.)

 

Genç: Namaz kılmasa da, sigara içmeyen, kıymetlidir, içen ise, namaz kılsa da kıymetsizdir.

CEVAP

Böyle söylemek Allah saklasın namazı önemsememek anlamına gelir. Taassup, sizi böyle tehlikeli sözlere sürüklüyor. Sarı Lütfi denilen Tokatlı Molla Lütfi, (Namazı doğru kılmıyoruz. Kıldığımız namazlar, yatıp kalkmaktan ibarettir) demiş ve bu sözü namazı önemsiz görmek kabul edilerek, 1495’te idam edilmişti. Sizin sözünüz ise Molla Lütfi’ninkinden çok daha kötüdür. Bu kör taassubu bırakmak gerekir.

 

Genç: Sigaraya mubah diyen âlimlerden hangisi kimyager, hangisi tabip, hangisi eczacı veya araştırmacıdır? İçlerinde bir tek fen adamı var mıdır?

CEVAP

Elbette vardır. S. Ebediyye’nin yazarı, icazetli, yetkili bir din adamı olduğu gibi aynı zamanda, Arapça, Farsça yanında, Fransızca ve Almanca da bilen, yüksek kimya mühendisi, eczacı, araştırmacı ve öğretmen olan bir fen adamıydı. Çeşitli araştırmalar yaparak, (Fenil-siyan-nitrometan) cisminin sentezini yapmış ve formülünü bulmuştur. Binlerce kitaptan araştırarak hazırladığı S. Ebediyye’deki bilgiler ve kaynakları da, yetkili bir din ve fen adamı olduğunun canlı ispatıdır.

 

Vesselam

F-
06.12.2010 09:52
#75

Üstadımın sigara hakkında şöyle bir nüktesi de vardır:‘Helalse içiyorum, haramsa yakıyorum’

 

Buda güzelmiş :)

 

 

"Sigarayı kurtarın" demesi nednse çok hoşuma gitti :D