Bab-ı Adi Tipine

Başlatan: ToKSiN Tarih: 22.07.2005 14:39 Cevap: 4

TO
22.07.2005 14:39
#1

Üstüme söverek gel, bayılırım; fakat sövmen bir fikir öfkesine, bir düşünce sinirine bağlı olsun...

 

Böyle gelebiliyor musun?

Sen, yalnız kendine oyuncak edindiğin mukavva Dünya içinde sahte gerçekler imal edip bunları insanlara yutturmaktan anlıyorsun!

Güvenle gel, biterim; öyle ki, hiçbir desteğin olmasa da güvenindeki heybet bana yeter?

Böyle gelebiliyor musun?

 

Sen yalnız, arslanın iki ayağı arasına sığınıp, faaliyetine engel gördüğü kediyi rapor eden sıçana benziyorsun!

 

Fikrin yok, hakikatin yok, bilgin yok, ihlâsın yok, güvenin yok; ve düşün, bunlardan tek tek pay almış olarak ne çapta ahlâkın yok!..

 

Böyle olunca, işte böyle perişan olur; ve kalemini vücudunda en uygun kılıfa sokup, suspus, oturursun!

 

Darısı Bâbıâli yokuşundan inip çıkarken bâb-ı âdi kulübesi sakinlerine mahsus bir eda takınanlara...

 

(22 Ocak 1962)

 

S.A.

 

Üstadın şu benzetmelere ve hitaplarına dikaktinizi çekmek isterim.

 

Ve tabiki yine bitiriş sayılan son iki cümlesine...

 

Selametle...

AC
13.05.2006 14:57
#2

Darısı Bâbıâli yokuşundan inip çıkarken bâb-ı âdi kulübesi sakinlerine mahsus bir eda takınanlara...

 

İşte bitiriş yine çok güzel! :)

SA
29.07.2006 13:52
#3

çok güzel

 

benim ençok "Sen yalnız, arslanın iki ayağı arasına sığınıp, faaliyetine engel gördüğü kediyi rapor eden sıçana benziyorsun" cümlesi hoşuma gitti

SA
30.11.2006 18:56
#4

Benim de en çok sondan ikinci cümlesi hoşuma gitti... :)