NAKARAT
Küçükken derdi ki, dadım:
Çoğu gitti, azı kaldı.
Büyüdüm, ihtiyarladım.
Çoğu gitti, azı kaldı.
Vur kazmayı dağa Ferhat!
Çoğu gitti, azı kaldı.
Kişne kır at, kişne kır at!
Çoğu gitti, azı kaldı.
Doğar bir gün benim günüm,
Çoğu gitti, azı kaldı.
Kırk gün, kırk gece düğünüm,
Çoğu gitti, azı kaldı.
Ektik, ektik, yetişecek,
Çoğu gitti, azı kaldı.
Bütün yollar bitişecek,
Çoğu gitti, azı kaldı.
Bir gün anlaşılır şiir;
Çoğu gitti, azı kaldı.
Ekmek gibi azizleşir,
Çoğu gitti, azı kaldı...
1940
:) Çoğu gitti,aza az kaldı...
çok güzel,çoookk...
Evet çoğu gitti azı kaldı. Hatta çoğu gitti azında azı kaldı.
-- Üstadın kendi deyimiyle gübresi olduğunu belirttiği iman çiçeğinin ne kardan-kıştan ne borandan-yağmurdan ne ayazdan- sıcaktan zerre miktarı etkilenerek çiçeğe duracagı güne hamd olsun, o gün yakındır.
-- Akma hızı yavaşladığı zaman kollara ayrılmış akarsuyun, meyilinin artarak yeniden yek pare biçimde gürül gürül çağlayacağı, engelleri dağlayacağı günler yakındır.
Muvaffak kıl bizleri Allah'ım.
HAYATIMIZ BİR NAKARATTAN İBARET HATARLATTIGINIZ İÇİN SAĞOLUN ARKADASLAR
Üstadımızın Allah'ı bulduran bir şiiri Nakarat. Bu şiirle hayatın bir nakarat etrafında dolandığını sezebiliyoruz. Her anda durumumuz için çoğu gitti, azı kaldı diyebiliyoruz.
Bizlerin yaratılışında tabiat olarak umut dolu bir bakış vardır. Ve üstadımız da, umudu, çocukluğundaki dadısının lafzından son noktaya yani şiire kadar birgün tüm gayelerin O'nu bulmak/O'na ulaşmak olduğunu göreceğize getiriyor.Ki bizde tam bu inançtayız.
Üstadımız şiir mevzusunda eşine az rastlananlardandır. Çünkü gayesi Allah'ı buldurmak.Ve bunu ruh tahlileri ile ruhu işin içinde değerlendirerek yapmış.Ve şiire farklı bir kimlik kazandırmıştır.
İşte şimdi üstadımızla şiir mevzusunda başlamış olarak kabul edeceğimiz(evvelden başka şairler/yazarlarda da O'nu buldurma gayesi vardır.Ama derinlemesine şimdilik inmemek evladır.) umut dolu bakış devam edecektir.Üstadımızla O'nu bulduran bir şiir anlayışı gördük.Ve diyoruzki çoğu gitti, azı kaldı.Yakında tüm şiirler ve tüm yollar birleşecek.Çoğu gitti, azı kaldı.
Bir gün anlaşılır şiir;
Çoğu gitti, azı kaldı.
Ekmek gibi azizleşir,
Çoğu gitti, azı kaldı...
Vakit onun şiirlerini anlayanların birarada olma vaktidir.Kehkeşanlara kaçan bindirilmiş kıtalara değil,surdaki gediği büyültmeye gelenlere selam olsun...