Meydan Şiiri

Başlatan: NFK-Fan Tarih: 16.07.2007 10:50 Cevap: 8

NF
16.07.2007 10:50
#1

MEYDAN ŞİİRİ

 

Tek istikamet, Kabe;

Ve tek örnek, Sahabe...

Böyle yükseldi sütun,

Böyle kuruldu kubbe.

Derken nuru kararttı.

Yobazda kara cübbe.

Tuzağa düştü arslan;

Sorguç takıldı kelbe.

Vatan, yüzelli yıldır,

Mânâda bir harabe.

Artık iman ve ahlâk,

Türbedarsız bir türbe.

Ne hâtıra maziden,

Ne isim, ne kitabe...

Düşmek, yükselmek oldu;

Uçurum da mertebe...

Ağla ey koca tarih

Bu acıklı nasibe!

Nerdesin ulvî fikir,

Çilekeş murakabe?

Sahte devrimler boyu

Tarihî muhasebe?

Bağlıdır bu felâket,

Tek tipe, tek sebebe.

Bir tip, mücerret model;

Batı ajanı kahbe!

Sürüyü teslim eden,

Avrupalı celebe...

Hale bak, şu hale bak;

Eve, yurda, mektebe!

Baba oğlundan mahcup,

Hocasından talebe...

Bizde profesör derler.

Kitap yüklü merkebe.

Lisan diye, hırlayış;

Kültür diye, alfabe...

Pazar müflis, kent deli,

Köy boş, karakol izbe...

Bir çatışma, boğuşma;

Şeytan uğrunda cezbe.

Karışmış gazetede

Necaset mürekkebe.

Ne bulduk, parti parti.

Eyledik de tecrübe?

Bir kısmı İbn-i Sebe.

Gerçeğe aykırılık;

Uygunsuzluk mezhebe...

İslâm, gidip gelen top,

Bir hizipten bir hizbe.

Hak yolunda bir lider;

Memur, hakkı tahribe.

Düne kadar dışdandı,

Şimdi de içten darbe.

Diyanet işleri ki,

Uymaz farza, vacibe.

İlminde gaiblerin

Haşyet duymaz gaibe.

Yeni bir mamul eşya;

Fetvaları şaibe.

Bu muydu Büyük Doğu,

Kırk yıllık muhasebe?

Deli olsa yanaşmaz

İşlerini tasvibe!

Ya sanayi masalı;

Derya rolünde habbe?

Saksı içinde çınar;

Görülmemiş acibe...

Nefes almadan vermek...

Sor bu işi tabibe!

İş arayan bir millet;

Diyar diyar göçebe...

Şerefli Ortak Pazar;

Ona aş, sana küsbe!

İçyüzü bu dâvanın,

Köle olmak salibe...

Dünkü sultan bugün kul,

Tâ meşrıktan mağrıbe.

Rüşvetle maaşa zam,

Enflasyonla debdebe.

Yüz lira ona iner,

Daha inmeden cebe.

Gidere tâbi gelir;

Dibi sökülmüş heybe.

"Doğa"da buldukları,

Zelzele ve seylâbe.

Biçare demokrasi,

Karanlıkta körebe.

Parti, bölücü âlet,

Batıdan bize hibe.

Gel de ey gerçek parti,

Partiyi batır dibe!

Her türlü sahteliği

Yıkmak sana vecibe!

Bu işi ne temizler,

Hangi ok, hangi ateş,

Hangi söz, hangi hutbe?

Bir nesil bekliyoruz,

Büyük nizama gebe.

Nedir o nizam, nedir?

Boyun eğmektir Rabbe!

Milliyet ruha bağlı;

Kıymet sadece kalbe.

Fatih'te erimiştir,

Cengiz Han ve Kurt Cebe.

Davet gücü İslâmda

Komünisti edebe.

Her şey, her şey İslâmda;

Ferde ve kavme rütbe.

Bizde, kutsi emanet;

Biz de yarın galebe!

Gün geldi, saat çaldı;

İşte yol, koş takibe!

Yetmez mi esaretin;

Ey Türkoğlu, davran be!

 

(1975)

MU
16.07.2007 11:23
#2

Tek bir şiirde ferdin, cemiyetin, vatanın, meydanın nizamsızlığının, çökmüşlüğünün, pörsümüşlüğünün tahlili… İfadeler ve tespitler öylesine güçlü ve tesirli ki, bir tohumun içinde koca bir ağacın saklı olduğu gibi, bir tohum olarak akla ve ruha atılan bu şiir, milletin topyekun olarak hangi sahalarda çürüdüğünü – görüyoruz ki sağlam kalan, çürümeyen bir yer yok – başı boşluk ocaklarının halini, bu çürümüşlüğün öncesini ve sonrasını apaçık bir şekilde görme ve muhasebe etme gücünü, kökleri sağlam olan bir ağaç gibi içimizde büyütmeye başlıyor.

 

Ruhu bomboş bırakmanın sonucu olarak sahte bir teselliyle, kanalizasyonlarda güneşi arayan kalabalıklar, tek çilenin tek damla terini dökmeden bu acıklı manzaradan kurtulamayacaklar.

DE
16.07.2007 21:32
#3

Bu muydu Büyük Doğu,

Kırk yıllık muhasebe?

Deli olsa yanaşmaz

İşlerini tasvibe!

 

 

 

 

Şiirin bu bölümü üzerine konuşmak istiyorum.

Allah nurunu elbet tamamlayacaktır.

Bizlerin yapması gereken bir nebze olsun tamamlamayı hızlandırmak için bir kamyonun önüne atlayan sinekler gibi bile olsa,

HZ. İbrahim'in atıldığı ateşe su taşıyan karınca misali, elimizden geleni yapma gayretinde bulunmak....

Peki bu mısralara bakarak elimizden geleni yapıyormuyuz ??????

SA
19.07.2007 18:44
#4
Bu muydu Büyük Doğu,

Kırk yıllık muhasebe?

Deli olsa yanaşmaz

İşlerini tasvibe!

 

Şiirin bu bölümü üzerine konuşmak istiyorum.

Allah nurunu elbet tamamlayacaktır.

Bizlerin yapması gereken bir nebze olsun tamamlamayı hızlandırmak için bir kamyonun önüne atlayan sinekler gibi bile olsa,

HZ. İbrahim'in atıldığı ateşe su taşıyan karınca misali, elimizden geleni yapma gayretinde bulunmak....

Peki bu mısralara bakarak elimizden geleni yapıyormuyuz ??????

 

Şiirin bu bölümü zannederim Msp ye söylenmiş.Hani parti programı yerine mümkün olsa da İdeolocya Örgüsünü iliştirsek diyenlere bir sitem var.

CE
20.07.2007 10:09
#5

Baba oğlundan mahcup,

Hocasından talebe...

Bizde profesör derler.

Kitap yüklü merkebe.

 

Toplumsal erozyonumuza harika bir yorum. Hani hep diyoruz ya ne oldu bize diye .

 

Olan bu işte .... Baba ile oğul arasında ki haya duvarı tarumar edilmiş durumda , ahlak ise yerlerde sürünüyor.

 

Bütün bunlar yetmez gibi toplumu eğitmesi gerekenlerin kitap yüklü eşekten farkı olmaması bu yıkıma zemin hazırlıyor.

 

Nur içinde yat üstad.

PA
20.07.2007 23:40
#6

Düşmek, yükselmek oldu;

Uçurum da mertebe...

Ağla ey koca tarih

Bu acıklı nasibe!

Nerdesin ulvî fikir,

Çilekeş murakabe?

Sahte devrimler boyu

Tarihî muhasebe?

 

işte benim tüylerimi ürperten acı gerçeğimiz bu mısralar.bu düşüş ne zaman bitecek?...

HA
21.07.2007 01:31
#7

Bir nesil bekliyoruz,

Büyük nizama gebe.

Nedir o nizam, nedir?

Boyun eğmektir Rabbe

 

ÜSTAD REÇETEYİ YILLAR ÖNCE YAZMIŞ İŞTE!! ( çok söze gerek yok !)

TU
01.08.2007 18:52
#8

Üstadın hicivleri sadece kuru tenkitten ibaret değildir.Onlar; dünü, bugünü ve yarını kuşatan muazzam bir muhasebedir..

Evet, tenkitin en sivrisi var.Fakat bunlar, ümitsizlik yaymıyor, azim ve dirilişi fitilliyor..