Hâlimiz...

Başlatan: nedmanün Tarih: 05.04.2006 20:06 Cevap: 4

NE
05.04.2006 20:06
#1

HALİMİZ

 

Nedir Allahım, nedir, bu diyarın şu hali?

Bezginlikten ruhunu kaybetmiş bir ahali;

 

Ve bir mecnun idare tamda hastanelik…

Öyle davranışlar ki, destanlık, efsanelik…

 

Ne bilgi , ne düşünce, ne gelenek, ne nizam;

Anladıkları tek şey zam ve zam üstüne zam.

 

Binada mukavemet hesabı var, bilmezler;

Önün uçurum dersin, eğil bak; eğilmezler.

 

Resmî geliri dörtse, gideri kırk, aile…

Ahlâki-iktisadî, bu ne biçim hâile?

 

İş mi; kullanılamaz insan gücünü ihraç!

Millî aczi satarak elde edilen haraç..

 

Bu iş, gâvurdan, milli acze kira istemek;

Ben bir beygir gücüyüm, onu sen kullan demek!...

 

Üstelik, gelen para küflendikçe kasada;

Bataklıkla kuraklık, yan yana piyasada.

 

Habire enflâsyonla sağlanan ödemeler;

Ve üstelik bu vatan kalkınıyor demeler…

 

Bir deli ki, avlanır, güya çıkarken ava;

Ağız yolunu bilmez, kaşık çalar pilâva.

 

Hepsinden baskını şu; Particilik gayreti!

Kahramanları sahte, dünyaları iğreti.

 

Alternatif, paralel, boş kelimelerden sis;

Hepsinde “ben” dâvası; aşk ölü, vicdan hasis.

 

Mehmetciğin sırtından birbirini gammazlar;

Kıbrıs’ta köprü kurar, hükümet kuramazlar!

 

Kurt , kuzu ve ot nasıl geçirilir karşıya?

Oy boncuğu sürmenin tam zamanı, çarşıya!

 

Bütün hesapları bu, bütün kaygıları bu!...

Ve rejim ellerinde el sürülmez tabu.

 

Örterler de toprak saçıp, köpek, kazuratını,

Gezdirir mini etek köpeklik berâtını.

 

İslâma serbest olan, camilerde mahpusluk;

İman, fikir, ruh, lisan, suyu kesilmiş musluk.

 

Kalpleri dinler sağır, klavuzluk eder kör;

Dindara çağ dışı der, çağı bilmez profesör …

 

Ruhsal, parasal, soyut, boyut, yaşam, eğilim…

Ya bunlar Türkçe değil, yahut ben Türk değilim!

 

Oysa halis Türk benim, bunlar işgalcilerim;

Allah Türke acısın, yalnız bunu dilerim.

 

NECİP FAZIL KISAKÜREK

 

Öfke ve Hiciv'den (1974)

CI
08.04.2006 16:27
#2

s.a arkadaşlar.

 

Üstad, ekonomik sıkıntılardan, siyasilerin yalanlarından, din'in yobazlık, gericilik olduğundan, imanın boğulduğundan, fikri mürekkepsiz kalemlerle yazılmasına müsade edilmesinden şikayet etmiş, Türk milletinin içine düşmüş olduğu buhranı, acizliği mısralarında çok güzel vurgulamıştır.

 

Şiirde, o günlere nazaran yazılanlar, hala bu gün de devam etmekte, o günlerden bu günlere, ne onlarda ne de bizde hiç bir değişme olmadığını görmekteyiz.

 

Üstad'ın da son mısrada dilediği gibi, Allah Türke acısın.. Amin

CI
22.08.2007 11:14
#3

Şurda burda sanatın mana sisinin ardına gizlenmiş cüce kütüphane fareleri vardır. Zamanında Üstad için 'Sanatına yazık etti, sabık şair! ' diyenlerde işte bu güruhtandır.Bunlara göre sanat, hiç bir ictimai ve politik hamlesi olmayan, hiç bir dava gütmeyen bir burjuvazi uğraşıdır!. Üstad'ın Öfke ve Hiciv adlı eseri bunların o kibirden kaskatı kesilmiş suratlarına inen halis bir Osmanlı tokadı mahiyetindedir :(

HA
27.08.2014 15:17
#4

HALİMİZ
Nedir Allahım, nedir, bu diyarın şu hali
Bezginlikten ruhunu kaybetmiş bir ahâli;


Kurt, kuzu ve ot nasıl geçirilir karşıya????????

İslama serbest olan camilerde mahpusluk;
İman, fikir, ruh, lisan, suyu kesilmiş musluk.

 

 

10570463_10152374765747734_9207304815817