Necip Fazıl'ın Diğer Dillere Çevrilmiş Şiirleri

Başlatan: BDG Tarih: 23.09.2008 20:11 Cevap: 44

BD
23.09.2008 20:11
#1

Aşağıdaki linklerde Üstad Necip Fazıl'ın farklı dillere çevrilmiş şiirleri yer alıyor.

Başlık sabitlenmiştir. Yeni çeviriler olduğu takdirde konuya eklenecektir.

 

 

The Ordeal - Çile (İngilizce)

 

Sin - Günah (İngilizce)

 

To My Mother - Anneme (İngilizce)

 

Footsteps - Ayak Sesleri (İngilizce)

 

I Say God - Allah Derim (İngilizce)

 

The Long Awaited - Beklenen (İngilizce)

 

Pray - Dua (İngilizce)

 

My Passing Minutes - Geçen Dakikalarım

 

Crying Children - Ağlayan Çocuklar (İngilizce)

 

My Dear Istanbul - Canım İstanbul (İngilizce)

 

Hotel Rooms - Otel Odaları (İngilizce)

 

Sidewalks - Kaldırımlar (İngilizce)

 

Curtains - Perdeler (İngilizce)

 

The Dead - Ölüler (İngilizce)

 

The Corpse's Room - Ölünün Odası (İngilizce)

 

 

Омонафандим, омон…! - Aman (Özbekçe)

 

راه ها و آسمانها - Yollar ve Gökler (Farsça)

 

بيابان - Çöl (Farsça)

BD
24.09.2008 18:48
#2

Üstad Necip Fazıl'ın diğer dillere çevrilen eserlerine dair dipnot niteliğinde bilgi vermemiz gerekirse üstadın Çile adlı eseri Farsça'ya(İran dili) ve Azerice'ye çevrilmiş durumda. Bir de Pakistanlı "MASUD AKHTAR SHAİKH"ın İngilizce'ye çeviri yaptığı ve Pakistan'ın resmi dili olan Urduca'ya da çevirdiği eserler bulunmaktadır.

TU
14.11.2008 15:57
#3
Üstad Necip Fazıl'ın diğer dillere çevrilen eserlerine dair dipnot niteliğinde bilgi vermemiz gerekirse üstadın Çile adlı eseri Farsça'ya(İran dili) ve Azerice'ye çevrilmiş durumda. Bir de Pakistanlı "MASUD AKHTAR SHAİKH"ın İngilizce'ye çeviri yaptığı ve Pakistan'ın resmi dili olan Urduca'ya da çevirdiği eserler bulunmaktadır.

Harika bir ingiliz dili ve edebiyatı öğrencisi olarak teşekkür ederim

RE
02.04.2009 09:02
#4

Allah c.c Razı oLa... Yazdıran Allah söyleten Allah... başka söze ne hacet vesselam...

BD
20.05.2009 17:37
#5

Konu güncellenmiş ve http://international.n-f-k.com/ adresimizdeki diğer çeviriler de buraya eklenmiştir.

 

Saygılarımızla...

SA
20.05.2009 23:09
#6

Üstad'ın başka dillere çevrilen ya da tercüme edilen şiirleri beynelmilel çapta okuyuculara ulaşması gerçekten takdire şayan.Fakat benim merak ettiğim bi husus var.acaba orjinal dilinden çevrilen bu şiirler tercüme mi edilmiş olur yoksa çevrilmiş mi olur?Aslında teknik bir soru oldu ama merak ettim.Soruyu şu şekilde de sorabiliriz: Kuran başka dillere çevriliyor ve buna da meal deniyor.Bu şiirlere de orjinal dildeki şiirlerin meali diyebilir miyiz?

Bilginiz varsa beni aydınlatırsanız sevinirim..selamlarla...

BD
20.05.2009 23:25
#7

Tercüme kelimesiyle çeviri kelimesi aynı anlamdadır. Tercüme Arapça kökenli ve eskiden beri bizim. Çeviri ise dil devrimi ile üretilmiş bir kelimedir ve o da bizim. Kuran'ı Kerim'in başka dillere çevrilmesine Türkçe'de meal denir ama burada kullanılan "meal" kelimesi sözlük anlamının son sırasında yer alan özel kullanımı olup sadece Kuran'ı Kerimin çevirisini ifade eder. Yoksa meal, mana, mevhum ve maksat gibi anlamları içerir. Dolayısıyla şiir meali denmez şiir çevirisi veya tercümesi denir.

 

Saygılarımızla...

NF
20.05.2009 23:32
#8

Selamlar,

 

Mevzuya yaklaşımınız bire bir çeviri ile anlam çevirisi zaviyesinden ise, özellikle şiirlerde bire bir çeviri yapmak hem mümkün değil, hem de kültür farklılığından dolayı çok da doğru olmayan bir iş. Bu çeviri şiirlerde de, ana metne olabildiğince yakın olsa da ufak nüans farkları mevcut.

 

Saygı ve selamlarımla

SA
20.05.2009 23:53
#9

İlgi ve alakanız için teşekkürler...

MA
21.05.2009 22:37
#10

Allah razı olsun. çok güzel olmuş..

DA
11.07.2009 17:29
#11

Üstadın şiirlerinin herkese ulaşması güzel belki ama aynı tadı bulabilceklerini sanmıyorum ,bizim kadar etkilenmeleri için Türkçe öğrenmeleri gerekecek.Şiirler bu zahmete değecektir vesselam.

TR
12.07.2009 11:30
#12

Bence kendimizi kandırmayalım, Kur'an'ın dahi lafzını anlamak için Arapça öğrenen kaç kişi var ki? Ehemmiyetinin yanında oldukça az... Hiçkimse kendi dilinde tanımadığı bir insanın şiirlerini okumak için tutup bir başka dil öğrenmeye kalkmaz; göz var nizam var, akıl var mantık var di mi?. Şiirlerin bu zahmete değecek olması, bu zahmete katlanılacağını ispatlamaz. Elbette tercümelerin tadı, orijinalinin yerini tutmayacaktır ama bu tercümelerin hepsi, ehemmiyeti reddedilemez birer tanışma vesilesidir. Güzel birer vesile...

MU
12.07.2009 15:38
#13
Bence kendimizi kandırmayalım, Kur'an'ın dahi lafzını anlamak için Arapça öğrenen kaç kişi var ki? Ehemmiyetinin yanında oldukça az... Hiçkimse kendi dilinde tanımadığı bir insanın şiirlerini okumak için tutup bir başka dil öğrenmeye kalkmaz; göz var nizam var, akıl var mantık var di mi?. Şiirlerin bu zahmete değecek olması, bu zahmete katlanılacağını ispatlamaz. Elbette tercümelerin tadı, orijinalinin yerini tutmayacaktır ama bu tercümelerin hepsi, ehemmiyeti reddedilemez birer tanışma vesilesidir. Güzel birer vesile...

 

kalkar :)

TR
12.07.2009 17:42
#14

Ah pardon, delileri kastetmemiştim, unutmuşum. :)

 

Ben , hiçbir şiirini herhangi bir dilde okumadığım bir şairin dilini, sırf o tanımadığım şairi orijinal dilinden okumak için öğrenmeyeceğim gibi; tuhaf zevkleri olan enteresan şahısların dışında hiçkimsenin de bunu yapacağını sanmam. Bir dili hakkıyla öğrenmek mi? Getirin o deveyi!

NU
12.07.2009 18:47
#15

Bir hadis metnini, Kuran lafzını arapçasından okuyup,anlamak zor ama bir o kadar enfes bir şey...Hocalarız varsa bu konuda yardım alabiliceğiniz,kesinlikle deneyin o zaman orjinal ile cevirisi arasındaki fark anlaşılacaktır. Ancak namaz kılarken bile ne dediğini merak edip,araştırıp,en azından namazdayken ne dediğini anlayabilmek için çaba sarf etmiyor insanlar. Üstad'ın şiirleri büyük bir öneme haiz elbet. Bu sebeble Türkçe öğrenmek isteyen kişi sanmam ki çıksın,birkaç kişi belki...

MU
12.07.2009 18:48
#16
Ah pardon, delileri kastetmemiştim, unutmuşum. :)

 

Ben , hiçbir şiirini herhangi bir dilde okumadığım bir şairin dilini, sırf o tanımadığım şairi orijinal dilinden okumak için öğrenmeyeceğim gibi; tuhaf zevkleri olan enteresan şahısların dışında hiçkimsenin de bunu yapacağını sanmam. Bir dili hakkıyla öğrenmek mi? Getirin o deveyi!

 

Bilader, ben de senin gibi öğrenmeye kalkmam. Ama günümüz de bunu yapanlara entellektüel deniliyor. Ve adamlar senin yapmaz dediğin şeyi yapıp, hatta bir dili bırak 5 dili öğrenip isimlerini ve davalarını dünyaya duyurabiliyorlar. Bu küçümsenecek birşey değil ki. Tam aksine yapabileni takdir edecek kadar güzel birşey.

Şimdi yiğidi öldür, hakkını yeme.

 

Ve selamlar

TR
12.07.2009 19:31
#17

Abiciğim, şöyle bi mevzuda üslup sertleştirmek istemiyorum ama sen de biraz olsun okuduğunu anlamaya çalışarak bana yardımcı olabilir misin? Bak, rica ediyorum.

 

Sırf adamın biri 'Filanca güzel şiir yazıyormuş, git onun dilini öğren de orijinal dilinden oku' dedi diye bir dil öğrenecek adam entel filan değil, kafasının contalarını gevşetmiş, döşemelerini gıcırdatmış bir dil komplekslisidir ve zamanını tasarruf edecek kadar kafası çalışmayan bir adam dil öğrenmek için gerekli olan zihin kapasitesinden zaten azadedir. Eleman Goethe'yi biliyordur, onun hakkında yazılanları ve Goethe'nin çevirilerini okumuştur ki Goethe için Almanca öğrenmenin lüzumuna inanmıştır. Goethe'nin bir tane bile tercüme yazısını okumadan (yahut onu anlayabildiği dillerde çok iyi araştırmadan), sırf onun yazılarını okumak için Almanca öğrenen adama entelektüel filan denmez. Eforunu yönetmekten aciz, ne yaptığını bilmeyen halis muhlis ebleh denir. Kastettiğinin, sırf bir insanı kendi dilinde okumak için dil öğrenen insanlar olduğunu sanıyorum. Evet, ben de bu insanların varlığını reddetmiyorum. Benim kastım da şu: Senin kastettiğin insanlar, Goethe ve Shakespeare gibi şahısları bildikleri dillerden birinde az-çok okumuş, daha sonra o şahsı orijinal dilinde okumaya karar vermiş insanlardır ve bu lüzum, ancak ne idüğü bilinen şahıslara karşı duyulabilir. Goethe'nin tek bir sözünü bilmeyen bir insan, sırf Goethe'yi kendi dilinde okumak için, deli değilse, Almanca öğrenmez. Öğrenen üç beş deliye bakılarak da cümle kurulmaz. Önce tanıyacak ki sonra araştıracak. Tanıması için de ya eserleri anladığı dillere çevirilecek, ya da yine anladığı dillerde insanları gaza getiren dökümanlar hazırlanacak. Kastım yine anlaşılmazsa bir dahakine İngilizce, tekrar olmazsa öbür sefere de İspanyolca yazacağım.

MU
12.07.2009 19:40
#18

Sayın trradomir, zaten şu an aynı şeyleri konuşuyor, aynı şeyleri düşünüyor ama anlaşamıyoruz. Böyle bir konu için de, yazdıklarınızdan alev fışkırıyor. Durun yahu! Sakince...

 

Yanınızda olsam herhalde enseme bir tane patlatırdınız :)

 

Şaka bir yana;

Son mesajınızda demek istediğimi anlamışsınız, açıklamışsınız, sevindirici. Hayırla kalın.

TR
12.07.2009 19:52
#19

Ya rabbi şükür :) İşte, ne güzel anlaştık di mi? Ahahah.

 

Ana fikir arada kaynamasın, bu şiirler çevirilecek ve yabancı dillerde dökümanlar hazırlanacak ki insanlar Üstad'ı tanısın, öğrensin. Sonra sırf Üstad'ı kendi dilinden de okumak için Türkçe öğrenirlerse buyursunlar, ama bunu yapmaları için önce Üstad'ı tanımaları gerekir.

 

Sí, es todo. :D

MU
12.07.2009 19:58
#20

Şükür...

Anlaştık Trradomir Efendi... :)

DA
13.07.2009 12:35
#21

ben çevrilmesin demedimki ,çevrilsin ama çeviriyi okuyan benim aldığım hazzı alamaz dedim.

YU
31.07.2009 15:12
#22

EFEDİM YOK MU BAŞKA ÇEVİRİ ACEP :) ÇOK GÜZEL EFENDİM EMEĞİNİZE SAĞLIK

TR
03.08.2009 10:06
#23
ben çevrilmesin demedimki ,çevrilsin ama çeviriyi okuyan benim aldığım hazzı alamaz dedim.

Ee, ben de 'Şiirler orijinalindeki tadı vermeyecek de olsa mutlaka çevirlmelidir' dedim.:) İlk mesajdaki 'belki' kelimesinin kattığı bulanıklığa karşı, çevirilerin tanıtım hususunda sahip olduğu ehemmiyetin altını çizmek istedim. 'şiirleri orijinal dilinde okusunlar, bu zevk dil öğrenme zahmetine değer' gibi bir mana bu bulanıklığı takip edince birşeyleri netleştirmek lüzumu uyandı. İnsanların kasıtları tamamen yanlış anlaşılabiliyor, yahut insanlar bazen çok, çok enteresan şeyler söyleyebiliyor.

DA
03.08.2009 18:37
#24
Ee, ben de 'Şiirler orijinalindeki tadı vermeyecek de olsa mutlaka çevirlmelidir' dedim.:) İlk mesajdaki 'belki' kelimesinin kattığı bulanıklığa karşı, çevirilerin tanıtım hususunda sahip olduğu ehemmiyetin altını çizmek istedim. 'şiirleri orijinal dilinde okusunlar, bu zevk dil öğrenme zahmetine değer' gibi bir mana bu bulanıklığı takip edince birşeyleri netleştirmek lüzumu uyandı. İnsanların kasıtları tamamen yanlış anlaşılabiliyor, yahut insanlar bazen çok, çok enteresan şeyler söyleyebiliyor.

 

ben pek şiir sevmem ,nfk hariç bu kadar cuk diye oturtan bi şairlede henüz tanışmadım,bütün şiirlerini okuduğum tek yazar nfk..bende bıraktığı iz derin olduğu için her türlü cefaya değer manasında öle bi cümle kurdum,kıymetini anlatmak içindi...belkilere gelince benim hayatımda kur'anın sünnetin dışındaki her fikir ve görüş belkiyle ifade edilebilir,en doğrusunu Rabbim bilir.

10.10.2011 23:19
#25

Arkadaşlar ben ödev yapıyorum.Ama bulmaca. Diyor ki sorusun da:Gururlu.Yalnız 2. harfi A,sonuncu harfi de A.Lütfen bulun. Bilenler kısa zaman da cevaplasın lütfen.Cevaplayanlara sevinirim. :shiny:

10.10.2011 23:50
#26

Arkadaşlar ben ödev yapıyorum.Ama bulmaca. Diyor ki sorusun da:Gururlu.Yalnız 2. harfi A,sonuncu harfi de A.Lütfen bulun. Bilenler kısa zaman da cevaplasın lütfen.Cevaplayanlara sevinirim. :shiny:

EL
25.10.2011 19:39
#27

Miroirs

 

Sortie interdite ,miroirs, miroirs : donjons

Jugement obsolète , miroirs, miroirs : conscience

Ne m'attendez pas , c'était un engouement

Passage interdit les miroirs me gênent le passage .

ÜSTAD NECIP FAZIL KISAKÜREK

...

 

Aynalar

Çıkamam, aynalar, aynalar zindan.

Bakamam, aynada, aynada vicdan;

Beni beklemeyin, o bir hevesti;

Gelemem, aynalar yolumu kesti.

EL
25.10.2011 19:41
#28

L'ATTENDU

 

Ni un malade attend son lendemain,

Ni un tombeau son défunt,

Et ni le démon son innocent

...Autant que je t’ai attendu

 

C’est fini, je ne veux plus ton retour

C’est dans ton absence que je t’ai découvert

Laisse dans mon ame l’ombre de ton fantasme

Ne viens plus, à quoi ça sert.

 

NECIP FAZIL KISAKÜREK

 

 

BEKLENEN

Ne hasta bekler sabahı,

Ne taze ölüyü mezar.

Ne de şeytan, bir günahı,

Seni beklediğim kadar.

...

...Geçti istemem gelmeni,

Yokluğunda buldum seni;

Bırak vehmimde gölgeni,

Gelme, artık neye yarar

EL
27.10.2011 14:14
#29

ÜSTAD NECIP FAZIL KISAKÜREK; UN RESUME DE SA VIE ET CARRIERE

 

ÜSTAD NECIP FAZIL KISAKUREK : HAYATI VE ESERLERI

 

Il naquit un Jeudi le 26 Mai 1904 à Istanbul, dans une grande résidence à située dans l'une des rues descendant vers Sultanahmet, à Çemberlitaş » selon ses propres mots .

... Il a fait ses études dans différentes écoles, notamment l’école Militaire et Marine de Bahriye à Heybeliada et l’ Université (Darülfünunu) d’ Istanbul ; la section littérature appliquée à la Philosophie.

Etant l’un des premiers étudiants à obtenir une bourse d’étude à l’étranger, accordée par le Ministère d’Education Nationale, il partit pour Paris ou il fréquenta les cours de la Sorbonne ; dans la section Philosophie .

La publication de ses premiers poèmes, ont eu lieu en 1923 dans Yeni Mecmua(Nouveau Journal) . En 1928, alors qu’il n ‘avait que 24 ans, la publication de son second recueil de poèmes “Les Pavés” déboucha sur une ascension de sa renommée.

Il travailla comme fonctionnaire et inspecteur dans différentes institutions bancaires. Professeur et académicien à l’université d’Ankara et à l’Académie des Beaux-Arts . Ecrivain et journaliste dans les différents journaux et revues ; Il a enseigné à la Faculté de Langues et Histoire – Géographie et au Conservatoire d’Etat à Ankara et à l’Académie des Beaux – Arts à Istanbul .

En 1934,son chemin croisa celui qui deviendra son Professeur Spirituel et Soufi Abdulhakim Arvasi Hz.

De 1943, - lorsqu’ il intégra , avec ses propres mots –l’ arène de l’ opinion intellectuelle , et de la lutte sociale– jusqu’ à la fin de sa vie , il a été accusé , interrogé, emprisonné à plusieurs reprises par les gouvernements successifs , alors qu’il était calé dans les deux extrêmes de la solitude , avec le sentiment d’être approuvé sans entendement « et celui du rejet sans gagner à être connu. Précédant la révolution de 1960, la totalité de ses condamnations atteignait 101 années.

Il publia les revues Ağaç (1936) et Büyük Doğu (1943-1978)

Il publia pour différents journaux des éditoriaux, des anecdotes ou Editoniques clairvoyantes qui firent la une des journaux avec sa faculté de prémonition indiscutable.

Il composa plus de 100 ouvrages dans différents styles et genres, parmi lesquels, avec son recueil de poèmes « çile » - et surtout sa première pièce théâtrale et dramatique :Bir Adam Yaratmak ( Créer un Homme), qui fut la révélation dans le théâtre turc, du premier exemple de Drame , qui en 1934 , reflétèrent sa soif d’une grande quête (crise) spirituelle et existentielle ,

Necip Fazıl Kısakürek est décédé le 25 mai 1983, après une longue période de maladie, pendant laquelle il n'était pas empêché d'écrire ni de continuer ses activités intellectuelles, et il a été enterré au Cimetière à Eyüp, le jour de sa naissance un Jeudi 26 mai.

Ses œuvres traduites en langues étrangères :

Yunus Emre /Younous Emré (Editions Ministere de la Culture , Série d’ouvrages de théatre Ankara 1991), Bir Adam Yaratmak /Creating a Man (Colonel R.Masud Akhtar Shaikh, İslamabad, Pakistan 2005), Para / The Money Games Colonel R.Masud Akhtar Shaikh, İslamabad, Pakistan 2005), Çile / Çile (Adiloglu Neşriyatı – Bakı 2004)

 

ELIF KAHRAMAN

EL
27.10.2011 14:18
#30

Kelimenin bittiği yerde konuş ecelle;

De ki, bildiğim tek söz, Allah azze ve celle.

 

Parles au moment ou tout mots s' achèvent

Clames, l'unique parole , Allah est Miséricordieux et Tout puissant

GA
01.07.2012 15:55
#31

Eyvallah kardeşim, Üstad'ın değerini diğer ülkeler bile anladı da bizimkiler anlayamadı..

YU
02.07.2012 01:09
#32

The Long Awaited - Beklenen... İnanılmaz!

SA
10.09.2012 20:52
#33

Üstad'ın şiirlerinin başka dillere çevrilmesi çok güzel bir şey...inşaallah okuyucusuna da ulaşır... :)

EM
05.12.2012 20:37
#34

üstadın çocuk şiirinin arapça tercümesi.islami edebiyat dergisinde yayınlanmış.

mütercim:avni ömer lütfioğlu

 

الطفل

اَلطِّفْلُ یَعْبَقُ فَمُھُ وَرْدًا إِذْ تَشُمُّ أُمُّھُ لُبَابَ الْوَرْدِ

جُنْبُدٌ یُنْبِتُ أَلْفَ بَرْعَمٍ وَشَجَرٍ، جُنْبُدٌ كَالْوِرْدِ

فِي الطِّفْلِ لِلصُّعُودِ إِلَى السَّمَاءِ بِطَائِرَةِ الْوَرَقِ غَیْرَةٌ!

وَلَوْ نَظَرَ إِلَى النَّمْلَةِ، لِمَاذَا؟ وَكَیْفَ؟ وَحَیْرَةٌ!

وَبِنِعْمَةِ الْفَتْحِ وَجْھُھُ طُغْرَةٌ كُلُّھَا نُورٌ...

اَلطِّفْلُ ھُوَ الْحُرُّ حَقا فَنَحْنُ أُسَرَى فِي قُیُودِ الْعَقْلِ نَدُورُ

رَحْمَةُ اللهِ سَبَقَتْ غَضَبَھُ قَوْلُ صِدْقٍ فِي اْلأَقْوَالِ

وَالْیَتِیمُ ذُو النَّظَرِ الْحَزِینِ لِلرَّحْمَةِ خَیْرُ صَرْحٍ وَمِثَالٍ

اِبْكِ الْیَوْمَ یَا وَلَدِي سَتَعْجَزُ مِنَ الْبُكَاءِ مِنْ غَدِهِ

وَیَعْصَى عَلَیْكَ فَھْمُ مَا تَفْھَمُھُ الْیَوْمَ مِنْ بَعْدِهِ

ھُمُ اْلأَطْفَالُ فِي قُلُوبِھِمْ تَعْمَلُ دَقَّاتُ الزَّمَانِ

حَلَقَاتُ أَبَدِیَّةٍ فِي سِلْسِلَةِ نَسْلِ اْلإِنْسَانِ

***

لاَ فَھْمَ یَا وَلَدِي لاَ فَھْمَ بَلْ اِدِّعَاءُ الْفَھْمِ

فَنَتْفُ الْعَقْلِ لِشَعْرِ رَأْسِھِ آَخِرُ مَطَافِھِ مِنَ الْعِلْمِ

الشاعر: نجیب فاضل قیصا كورك

الترجمة إلى العربیة: عوني عمر لطفي أوغلو

05.12.2012 20:59
#35

El tıfıl :)

MU
06.12.2012 20:22
#36

el-tıfıl okunmaz o mütereddid, et-tıfl demelisiniz zinhar ta harfi şemsi harftir ve kendinden sonra gelene darp edilir.

 

mesela el-kelp ve eş-şems , birincide ikinci harfe birleştirmedik çünkü kef kameri harftir fakat şems'te birleştirdik çünkü o harf de şemsi harflerdendir.

 

saygılar :)

15.01.2013 01:06
#37

Yazılış neden sabit? Misalen, "et tıfıl"da lam yerine te yazılmamasının sebebi bir yazım kuralı mıdır? Eş şems, şın ile mi yazılır, lam ile mi?

MU
15.01.2013 01:18
#38

Zamandan hayli geçmiş ama neyse ilim taleb edeni geri çevirmemeli :)

 

Lam dediğiniz harf-ut ta'rif'tir. Daha türkçe tabirle -el takısı deriz biz ona. Bizim el-misal dediğimizde olduğu gibi. Bu harf kendinden sonra gelen harfe göre telaffuz özelliği kazanır. El-şems diye yazılır ama yazıldığı gibi okunmaz eş-şems demek lazım gelir. Bu da önceden de zikrettiğimiz gibi şemşi ve kameri harflerin özelliğindendir. Hulasa el-tıfıl yazılır ama harf-u ta'rifin te' harfinin özelliğine uygulanışını baz aldığımızda et-tıfl şeklinde okunur. Aslında sure ve kuran okumalarında bunu gayri ihtiyari tadbik ediyorsunuzdur ama şu an teorik kısmı biraz karıştı sanırım :) İnşaAllah vazıh olmuştur.

15.01.2013 01:31
#39

Elhak doğrudur. Fakat Kuran'dan bir örnek zihnimde canlanmıyor. Denk gelmem icap edecek.

 

Bildirimle sekmesi düzenlenmeli. Sekmeye tıklayınca "Yeni cevap bilgilendirmesi" yerine hangi konuya kimin yorum yaptığı yazmalı. Aksi halde otuz bildirime tek tek bakmak mümkün olmuyor. Hal böyle olunca kimi güncellemeler gözden kaçıyor.

MU
31.12.2013 20:43
#40

Merhaba arkadaslar, Ustad'in ingilizceye cevrilmis -ozellikle Cile- siirlerini bulmakta cok zorlaniyorum. Yardimci olabilecek olan var mi? Yukarda verilen linkler olu gozukuyor.

AC
01.01.2014 00:14
#41

Merhaba arkadaslar, Ustad'in ingilizceye cevrilmis -ozellikle Cile- siirlerini bulmakta cok zorlaniyorum. Yardimci olabilecek olan var mi? Yukarda verilen linkler olu gozukuyor.

 

Merhaba;

Linkler düzeltilmiştir.

25.11.2014 20:18
#42

Üstad'ın farklı dillere tercüme edilmiş yazı ve şiirlerini yayınlamak maksadı ile açtığımız Facebook sayfası: Necip Fazıl - Najib Fazil - International.

Yabancı dillere hakimiyeti olup, metin, vecize, şiir tercümeleri yahut Photoshop hususunda yardımcı olmak isteyen üyelerimiz özel mesaj ile irtibat kurabilirler.

03.03.2015 23:58
#43

Najib Fazil International Youtube Kanalı

Elimizdeki hazır tercümeler altyazı olarak videolara eklenebilir. Bildiğimiz hususi bir alt yazı programı var mı?

10.04.2016 11:28
#44

Arnavutça Necip Fazıl şiirleri / sözleri

Nexhip Fazëll Kësakyrek (Shqipe)

 

www.facebook.com/NexipFazell