Perdeler
Perdeler, hep perdeler...
Her yerde, her yerdeler.
Pencerede, kapıda,
Geçitte, kemerdeler...
Perdeler, hep perdeler...
Ya benim sevdiklerim,
Şimdi nerde, nerdeler?
Önu bomboş perdenin;
İçerde, içerdeler!
Perdeler, hep perdeler...
Gönülde asıl perde;
Onu hangi göz deler?
Surat maske altında,
Sis altında beldeler.
Perdeler, hep perdeler...
Perdeye doğru akın;
Atlılar, piyadeler.
Yollar, yönler dolaşık;
Değişik ifadeler.
Perdeler, hep perdeler..
Bir tohumda bin gömlek.
Giyim giyim fideler.
Kalbler dilini yutmuş;
Bangır bangır mideler.
Perdeler, hep perdeler...
Son noktada son perde;
Çevrilmiş seccadeler.
Orada işte işte,
Ölumden âzadeler!
Perdeler, hep perdeler...
Necip Fazıl, Çile
1962
Şiirin Walter G. Andrews tarafından ingilizceye çevrilmiş halini okumak için tıklayın
Öncelikle üstadın şiirlerin çevirisinin yapılması güzel ama asla burdaki anlamı veremezler. Üstadın bu şiirinde insan perdenin arkasını görmek istiyor. Üstad öyle bir anlatıyor ki mesela ölümü anlatsa insanın ölesi geliyor....
yaşamın görünmeyen yüzü üstünde duruyor. aslında hiçbir şey göründüğü gibi olmayabilir. "perdeler, hep perdeler... her yerde her yerdeler.." bazı olaylarda üzülürüz niye böyle oldu diye. aslında perdenin arkasında farklı şeyler olabilir.. bi "perde" bu kadar güzel kullanılabilir!!!
kalb yerine kalp olması gerekmiyormu?
kalb yerine kalp olması gerekmiyormu?
Kalb arapça kökenli bir kelimedir.Dilimizde kalp olarak kullanılmakla berbaber orjinal hali kalb dir.