'' Bir albüm karıştırıyorum. Bir aile albümü... Baş sahifesinde, bütün sahifeyi doldurucu, aile reisinin portresi... Burunu, fotoğraf kartını delip dışarıya sarkmış denecek kadar iri ve sivri... Adeta çehrenin öbür uzuvları bu şahane buruna vezirlik vazifesinde... Çehrede, bazı açıkgözlülük izlerinden başka hiçbir düşünce çizgisi yok... Bu resime ilk bakışta insanın 'bu da kim; Mahmutpaşa çarşısı çığırtkanlarından biri mi?' diyeceği geliyor.''
Hadi bakalım :)
Hacegan kardeşim ben bilmiyorm gerçekten.
namert pınarların çağlarsa suyu, aşık sefai, içermi sandın. ibrikçi :)
Hafakan dostum bizim gibi bir viran olmuş dervişe aşık sefai ile cevap vermek harakiri yapmak gibi olmaz mı ? :)
Ezmek gibi olmasın ama buyur gözüm seyreyle:
Sen ki güzeller şahısın özünü ele vermem
Damla idim göl eyledin sözünü ele vermem
Gündüz güne tutsak düştüm zindanlara eyvallah
Kara gecenin ışığı yüzünü ele vermem
Derdim vardır dolu dizgin günüm geride kaldı
Bulutların çile yüklü derdi üstüme saldı
Saçlarımdaki bu aklar rengini senden aldı
Atasına yanan benim közünü ele vermem
Nefesin kabrimin taşı sağları yük eyledin
Güz ayı yaprak dökümü bağları yük eyledin
Zerre kadar Sefaiye dağları yük eyledin
Çekerim sonuna kadar tozunu ele vermem
'' Bir albüm karıştırıyorum. Bir aile albümü... Baş sahifesinde, bütün sahifeyi doldurucu, aile reisinin portresi... Burunu, fotoğraf kartını delip dışarıya sarkmış denecek kadar iri ve sivri... Adeta çehrenin öbür uzuvları bu şahane buruna vezirlik vazifesinde... Çehrede, bazı açıkgözlülük izlerinden başka hiçbir düşünce çizgisi yok... Bu resime ilk bakışta insanın 'bu da kim; Mahmutpaşa çarşısı çığırtkanlarından biri mi?' diyeceği geliyor.''
Hadi bakalım :)
Zannımca babası olmalı...