Biriniz Hesap Verin

Başlatan: bir nokta Tarih: 29.01.2009 21:36 Cevap: 44

BI
29.01.2009 21:36
#1

anlamıyorum ,bu nasıl bir iş ,bazen en güvendiğiniz örnek aldığınız kişi size hayatınızın en büyük hayal kırıklığını yaşatabiliyor.

 

Neden Bahsediyorum?

Çok yakın bir zamanda internette hilal tv'deki iz bırakanlar programını izledim üstad hakkında bilmediklerimi öğrenmek hevesiyle...Ve birden o adam,hüseyin üzmez'den bahsediyorum.çıkmış konşuyor bu adamın üstadla nasıl bir bağlantısı olabilir diye düşündüm daha sonra izlemeye devam ettim.Ama söylediklerine inanamadım,ne kadar kendime bu adamın anlattıkları deli saçması,yalan desemde düşünceler peşimi bırakmıyor.o cinayet Malatya suikastı yani olacak iş değil bir adamın ölüm emrini Necip Fazıl veremez...böyle kalpsiz bir adam olsaydı o okuduğum şiirleri nasıl yazardı.o adam kim olursa olsun Üstad Allah'ın (c.c.) verdiği canı, kendi almaya tenezzül etmez hem böyle bir iş için 17 yaşındaki çocuğu alet etmez......

 

hüseyin üzmezin bu anlattıkları doğrumudu.Eğer doğru değilse size diyebilecek bir şeyim yok üstün davanın üstün hizmetkarı sizlere.. lakin doğruysa SİZ tamamiyle insanlara kandırmaya yönelik ucu teröre kadar dayanabilen bu davaya hizmet etmeye niçin devam ediyorsunuz.Ayrıca bu konunun yanında büyük doğu terör örgütü hakkında da bir açıklama yapabilirmisiniz böyle bir açıklamay çok ihtiyacım var lütfen acil, bir açıklama bekliyorum hepinizden açıklama yapamayacaksanız HESAP VERİN

HA
29.01.2009 21:47
#2

Gönüldaşım biraz bekle. Bu soru beynini hiç kemirmesin!

Saçma salak bir adamın lafına kanma.

Siteye hakim adminler tüm dosyaları şimdi önünüze serecek. Üstad'ın o aptalla hiçbir bağlantısı yoktur. Büyük Doğu gayesini kirletmiştir o ahmak. Ve malatya müdafası kitabında Üstadımız O aptal hakkında ne fikir beslediği belli.

Biraz müsade ver serelim önünüze.

Selamun Aleyküm...

BI
29.01.2009 21:50
#3

Allah sizden razı olsun içim bir huzurla doldu şimdiden bekliyorum cevabınızı

HA
29.01.2009 21:57
#4

Bu topraklarda İslami davaya Cemiyet çapında Üstad Hazretleri kadar katkı sağlamış yoktur!

En başta Hilal Tv gibi sapık bir kanaldan bunu dinlemenize üzüldüm. Ve o bidat ehli kalkım Üzmezi oturtmuşlar oraya. Ben o programı gördümde izlemedim. Farkındayım.

Bende bir yandan siteyi araştırıyorum sizi feraha kavuşturacak belgeleri bulmak için.

Selametle...

MU
29.01.2009 22:07
#5

Öncelikle şuna değinelim. Hüseyin Üzmez, hakiki manada Üstadın dava arkadaşı değildir. Neden derseniz de bunun en önemli cevabı olarak karşımıza bu Malatya Hadisesi çıkar. İzlemiş olduğunuz Hilal Tv’deki İz Bırakanlar Programında her ne kadar sunucu Hüseyin Üzmez’i Üstadın dava arkadaşı olarak takdim etse de, Hüseyin Üzmez Üstadın inceliklerle dolu, ürkütmeyen, kaçırmayan, asla Müslüman’ı zora sokmayan çizgisinden hiç nasiplenememiştir. Belli ki siz Malatya Hadisesini tam olarak bilmiyorsunuz. Hüseyin Üzmez, 17 yaşında, içi içine sığmayan, ruhu ve fikriyatı gelişmemiş, icraatleri İslama göre yontulmamış, lakin İslama yapılan hakaretleri de asla kabul etmeyen, Müslüman olduğu için Ahmet Emin Yalman’ın gazetesindeki ağzından salyalar akarak İslama küfredenleri okudukça ateş alan bir gençtir. Ve o yaşlarda Üstadın Büyük Doğu dergisini de okumaktadır. Üstad gazetesinde Ahmet Emin Yalman’ın pisliklerini gözler önüne sermekte, bu dönmenin Müslümanlar için ne kadar zararlı bir neşriyat yaptığını hücum ve polemikleriyle anlatmaktadır. Hüseyin Üzmez, kendi tabiatındaki yabanilik ve yontulmamışlıkla Ahmet Emin Yalman’ın öldürülmesinin gerektiğine karar verir. Hüseyin Üzmez Malatya’da, Üstad ise İstanbul’da yaşamaktadır. Ve Hüseyin Üzmez Ahmet Emin’i vurup da Üstadı hapse tıkmak için ellerine koz geçenler Üstadı gözaltına alıncaya kadar da Üstad Hüseyin Üzmez’in varlığından haberdar değildir.

 

Yani Üstad hiç kimseye gidin de şunu öldürün dememiştir. Asla da demez. O programda Hüseyin Üzmez, bana öldürme emrini Üstad verdi mi diyor? Böyle bir şey hatırlayamadım ben. Üstadın İslam davasını savunurken ve anlatırken asla ve asla kanuna ve dine aykırı iş yapmadığını bazı başlıklarda anlatmıştım. O başlıkları okursanız kafanızdaki soru işaretlerine cevap bulabileceksiniz. Ki Üstadın Malatya Müdafaasını okumak bile başlı başına bu meseleyi anlamaya yetmektedir. Üstad bu olayın azmettiricisi değildir. Lütfen aşağıdaki linklere tıklayınız ve yazıları okuyunuz. Ayrıca kanunlara ve İslama karşı gelerek Üstadın davasına aykırı şekilde yol tutanların da Üstad ile alakası yoktur.

 

http://www.n-f-k.com/nfkforum/index.php?s=...ost&p=36925

 

http://www.n-f-k.com/nfkforum/index.php?s=...ost&p=35141

TR
29.01.2009 23:00
#6

Bir de Büyük Doğu terör örgütü denmiş ki oraya da ben değeyim, değineyim, dünya kimseye kalmaz. Bu bir hesap verme filan değildir, bu tabiri sevmedim pek. Neyse, iyi niyetinize inanıyorum.

 

Büyük Doğu bir derginin, gazetenin, marşın, cemiyetin, yayınevinin, mefkurenin ismidir, terör örgütü filan değildir. İbda-C'den bahsediyorsanız da (İslami Büyük Doğu Akıncılar Cephesi), bu da Üstad'ın arkasına sığınan bir güruh olmakla beraber H.Üzmez'in başka bir türden benzeridirler. Kofluk, anlamamazlık, idraksizlik filan diye alır başımı giderim de sitede bu örgüt hakkında konuşmak yasaklandığı için bununla yetineyim, hızımı alamazsam bu sefer kesin atılırım :sticky: Aslında ibdaya bir terör örgütü bile demek ne denli doğru bilemiyorum, marjinal bir fikir grubu ve ufak bir çete arasında sıkışıp kalmış dar çevreli bir oluşum diyelim. İyi niyetli olduklarına inanıyorum aslında ama niyet herşey değil, biraz da dirayet, akıl ve anlayış lazım. Bunlar olmazsa 'yolunda yürüyorum' dediğin davaya karşı, davanın karşıtlarının maşası olursun. Üstad'ın kendi kitaplarını okuyun, konuşmalarını dinleyin. Üstad'ın mevcut nizamdan hoşlanmadığı bir hakikattir, yanlış yapıldığını söylediği ve savunmadığı yığınla yön vardır, utanmasam ve kronolojiyi hesaba katmasam 'bana çekmiş' diyeceğim ama o kadar da sapıtmaya gerek yok şu an. Ehem, neyse. Cıvıyoruz işte biraz ya, kızmayın. Heh, şey diyoduk. Üstad'ın sistemin çoğu temelinden ve dinamiğinden hoşlanmadığı bir hakikattir, yalnız o kendiliğinden zuhur metoduna inanıyordu. Şartlar olgunlaştıkça, halk uyandıkça zaten herhangi bir devrime ve illegal hareket girişmeye gerek kalmaksızın, kadrolaşma esaslı bir ıslahla Anadolu halkının ruhu köklerini bulur, bunu der üstad. Nihayetinde hiç kimse bu sistemi herşeyiyle sevmek zorunda değil, 'ya sev ya terk et' diyenler çok biliyor ve onlar gerçekten dünyanın en zeki insanları. Ne o, inanmış gibi durmuyorsunuz? Aaaaa.

 

Velhasıl Üstad kaba kuvvetle sistem değiştirmeye inanmaz. Gönülleri kazanır, akılları doldurursun, gerisi kendiliğinden yürür gelir. Öyle 'höyt!' demeyle olacak şeyler değil bunlar. Üstad'ı anlamak istiyorsanız onu başkalarından değil, kesinlikle ve kesinlikle kendi eserlerinden takip edin. Bu esnada onun fikirleriyle en yakın duruşa sahip olan kaliteli insanlardan istifade edebilirsiniz, yalnız asıl yöneleceğiniz yer Üstad'ın kitapları olsun. Onu başkasının penceresiyle tanıyıp o pencerenin gösterdiği gibi okumaktansa; kendi eserleriyle tanıyıp başkalarının çerçevesinden, ulaşamadığınız yerlerini de incelemek daha evladır..

 

Bu arada 'Üstad beni kışkırttı' dediğini sanmıyorum, o kadar da değil artık, 'oha' deriz kendisine. Zaten Çile'nin Böylesi adlı kitabında da işin böyle olmadığını söylüyordu. Bu yaştan sonra kalkıp da 'Beni kışkırttı' diyeceğini sanmıyorum. Yanlış anlaşılma olmuştur muhtemelen. Bizim terelelli savcılarımızın üfürüğüydü bu suçlama.

OK
29.01.2009 23:24
#7

Bizim eksikliğini gördüğümüz ve hasretini çektiğimiz hareketse, herhangi bir rejimi kanun dışı yollarla devirmeyi hedef tutan bir iş ve aksiyon çalışması değil,ona, her an, her şeye muktedir bir “Efkar-ı umumiye” yaşadığını hissettiren,asla nöbet yerini bırakmayan ve ancak kanun tepelendiği zaman kanun yollarını düşünmeyecek olan içtimai dayanışma ruhudur.

 

Demokrasya, getirdiği prensiplerle ,icap ederse kendi kendisini tepeletmek yolunu da açık bırakan ve bu yolu hiçbir pahaya ve hiçbir fert ve zümreye kapattırmayan telakki ve teşkilatın ismidir ve sadece içtimai dayanışma ruhudur.

 

Demokrasyanın tam hakkını isteyerek, kanun yoluyla, fakat sonuna kadar tam hareket ruhunu elde etmedikçe, “ukde-i hayat” ımızda bütün canımız emilecektir!Biz, kanuna aykırı şekilde “İslamı getirin!” demiyoruz; “Demokrasyayı getirin, ötesi kolay!” diyoruz.

 

-Necip Fazıl KISAKÜREK (ideolocya örgüsü)

 

bu alıntı kafanızdaki "acaba"lara ve "niçin"lere cevap oluşturabilecek mahiyette olduğunu düşünüyorum.

30.01.2009 00:48
#8
Bizim eksikliğini gördüğümüz ve hasretini çektiğimiz hareketse, herhangi bir rejimi kanun dışı yollarla devirmeyi hedef tutan bir iş ve aksiyon çalışması değil,ona, her an, her şeye muktedir bir “Efkar-ı umumiye” yaşadığını hissettiren,asla nöbet yerini bırakmayan ve ancak kanun tepelendiği zaman kanun yollarını düşünmeyecek olan içtimai dayanışma ruhudur.

 

Demokrasya, getirdiği prensiplerle ,icap ederse kendi kendisini tepeletmek yolunu da açık bırakan ve bu yolu hiçbir pahaya ve hiçbir fert ve zümreye kapattırmayan telakki ve teşkilatın ismidir ve sadece içtimai dayanışma ruhudur.

 

Demokrasyanın tam hakkını isteyerek, kanun yoluyla, fakat sonuna kadar tam hareket ruhunu elde etmedikçe, “ukde-i hayat” ımızda bütün canımız emilecektir!Biz, kanuna aykırı şekilde “İslamı getirin!” demiyoruz; “Demokrasyayı getirin, ötesi kolay!” diyoruz.

 

-Necip Fazıl KISAKÜREK (ideolocya örgüsü)

 

bu alıntı kafanızdaki "acaba"lara ve "niçin"lere cevap oluşturabilecek mahiyette olduğunu düşünüyorum.

 

oktay kardeşim meseleyi çözmüş.... Yani burada ergenekon vari şeyler aramayınız, efendim... Malatya hadisesinden evvel, Hüseyin Üzmez'den habersiz bile üstad...

 

''Dünya edebiyatında kıskançlığın şahaseri (Otelle)dur. (Şekspir)in meşhur (Otello)su. İmdi; hastalık derecesinde kıskanç bir koca, sırf bu hissi yüzünden karısını öldürse de cebinden (otello) çıksa şu, kürsünün üzerine eğilmiş beni hayretle dinleyen kaytan bıyıklı savcı, (Şekspir)in iskeletine pranga vurulması için Londra savcılığına müzekker mi yazacaktır?''

Üstad Necip Fazıl'ın Malatya Müdafaasından... Bu da benden... Ayrıca hesapverin gibi ifadeler, ne olursa olsun, önyargının sonucudur. Lütfen biraz sabır...

 

Şu danıştay saldırısını yapanların arabasından Vakit gazetesi çıkmadı mı? E o zaman Vakit mi suçlu bu işten... Tabi ki hayır! Dua ile...

BI
31.01.2009 11:55
#9

Allah(c.c.) hepinizden razı olsun.beni kafama takılan çok mühim bir konuda aydınlattınız.Ayrıca ''hesap verin'' sözcüğünü kullanmam yanlıştı bunu şimdi anladım, ALLAH HEPİNİZDEN RAZI OLSUN

HA
31.01.2009 12:21
#10

Allah sizden de razı olsun. Selamun Aleykum...

MU
31.01.2009 13:00
#11

Allahu teala sizden de razı olsun kardeşim. Kafanıza takılan, beyninizi kurcalayan meseleleri sormaktan lütfen çekinmeyiniz. Selam ve saygıyla.

31.01.2009 13:03
#12
Allah(c.c.) hepinizden razı olsun.beni kafama takılan çok mühim bir konuda aydınlattınız.Ayrıca ''hesap verin'' sözcüğünü kullanmam yanlıştı bunu şimdi anladım, ALLAH HEPİNİZDEN RAZI OLSUN

 

Allah senden de razı olsun, efendim...

EH
01.02.2009 23:18
#13

Gönül isterdi alimler İslamiyyete küfreden, dine müslümanlara küfreden ve en önemlisi Aleimn Sırrı Muhammed Aleyhi ve Alihi ve Sahbihi ve Ehli Beytihisselama küfreden kişileri öldürmemizin caiz olduğu hakkında fetva verselerdi.Ama bu YOL'a uymuyor, uyamıyor.Hele Üstad gibi Tasavvuf terbiyesi ile yetişmiş bir zatın böyle bir fetva vermesi imkansız.Belliki her yerden nasiblenmeye çalışıyorsunz, nasib ancak Hakktan olur, hak olan yerden olur, ne Hürriyet gibi pislik bir yerden, nede hilal TV gibi bir sapık yuvasından olur.....

02.02.2009 00:50
#14
Gönül isterdi alimler İslamiyyete küfreden, dine müslümanlara küfreden ve en önemlisi Aleimn Sırrı Muhammed Aleyhi ve Alihi ve Sahbihi ve Ehli Beytihisselama küfreden kişileri öldürmemizin caiz olduğu hakkında fetva verselerdi.Ama bu YOL'a uymuyor, uyamıyor.Hele Üstad gibi Tasavvuf terbiyesi ile yetişmiş bir zatın böyle bir fetva vermesi imkansız.Belliki her yerden nasiblenmeye çalışıyorsunz, nasib ancak Hakktan olur, hak olan yerden olur, ne Hürriyet gibi pislik bir yerden, nede hilal TV gibi bir sapık yuvasından olur.....

 

Evet, bazı noktalarda hataları var Hilal TV'nin ama, biraz ihtiyatlı olmak gerekmiyor mu? En azından Filistin davasında ortak noktalarımız var. Samimi düşüncelerini anlıyorum. Şunu da söylemeden edemeyeceğim; Şu sabık fikirde olan hariciyeler, vehabiler filan var ya, ha işte onlar sözde İslam adına bu işi çok iyi yapıyorlar. Yani adam öldürmeyi... Aman dikkat... Öldürme işi bütün her şeyi tükettikden sonra olur...

ZA
05.02.2009 19:26
#15

ALLAH RAZI OLSUN İŞTE BURADA ORTAYA ÇIKIYOR YAPTIĞINIZ HİZMET ,BİLGİ VERENLERE VE SİTE YÖNETİMİNDEN ALLAH RAZI OLSUN ....ESSELAM

FU
05.02.2009 19:28
#16

kesinlikle çok doğru bi hesap sorma Allah razı olsun

TR
06.02.2009 10:46
#17
kesinlikle çok doğru bi hesap sorma Allah razı olsun

Nasssı yani?

 

İfadenin hoş olmayışını yazan bile kabul etmişken bu tepkiye şaşırdım şimdi ben. Size göre, insanlara hesap vermeyi gerektirecek bi şeyler mi yapılıyor burada? Soruları cevaplamaya açık oluşumuz, hesap vermek mecburiyetinde olduğumuzu mu gösterir? Nasıl yani 'çok doğru bi hesap sorma', meraklandım ben şimdi, zihninizi biraz açar mısınız şu ortalığa? Hem de kesinlikle'si de var, Allah Allah, du bakalım ne çıkacak. :)

 

Bu arada bir nokta'ya anlayışlı tavrı ve halis niyeti için ben teşekkür ediyorum.

FU
06.02.2009 15:46
#18
Nasssı yani?

 

İfadenin hoş olmayışını yazan bile kabul etmişken bu tepkiye şaşırdım şimdi ben. Size göre, insanlara hesap vermeyi gerektirecek bi şeyler mi yapılıyor burada? Soruları cevaplamaya açık oluşumuz, hesap vermek mecburiyetinde olduğumuzu mu gösterir? Nasıl yani 'çok doğru bi hesap sorma', meraklandım ben şimdi, zihninizi biraz açar mısınız şu ortalığa? Hem de kesinlikle'si de var, Allah Allah, du bakalım ne çıkacak. :)

 

Bu arada bir nokta'ya anlayışlı tavrı ve halis niyeti için ben teşekkür ediyorum.

 

efendim, öncelikle hemen tartışma ortamı açmaya gerek yok bi yanlış anlaşılma olmuş ben hesap sormak derken o iddiayı ortaya atan kişiye hesap sormak lazım demek istedim çünkü konuyu açan arkadaşımızda üstad böle bişey yapmaz bunu açıklayınız dercesine yorumlamış.Bir tezatlık olmuş.Onun için rahat olun meraklanmanıza gerek yok....selametle

07.02.2009 15:12
#19

Beyne böylesine kıymıklar sokan Meseleyi, Üsdada Yaraşır Vaziyette Onun muazzam çehresiyle Cevaplayan

 

Gönüldaşlarımdan Rabbim binlerce kez razı olsun inşalllahhh.... A.E.O.

YE
14.03.2009 00:53
#20
anlamıyorum ,bu nasıl bir iş ,bazen en güvendiğiniz örnek aldığınız kişi size hayatınızın en büyük hayal kırıklığını yaşatabiliyor.

 

Neden Bahsediyorum?

Çok yakın bir zamanda internette hilal tv'deki iz bırakanlar programını izledim üstad hakkında bilmediklerimi öğrenmek hevesiyle...Ve birden o adam,hüseyin üzmez'den bahsediyorum.çıkmış konşuyor bu adamın üstadla nasıl bir bağlantısı olabilir diye düşündüm daha sonra izlemeye devam ettim.Ama söylediklerine inanamadım,ne kadar kendime bu adamın anlattıkları deli saçması,yalan desemde düşünceler peşimi bırakmıyor.o cinayet Malatya suikastı yani olacak iş değil bir adamın ölüm emrini Necip Fazıl veremez...böyle kalpsiz bir adam olsaydı o okuduğum şiirleri nasıl yazardı.o adam kim olursa olsun Üstad Allah'ın (c.c.) verdiği canı, kendi almaya tenezzül etmez hem böyle bir iş için 17 yaşındaki çocuğu alet etmez......

 

hüseyin üzmezin bu anlattıkları doğrumudu.Eğer doğru değilse size diyebilecek bir şeyim yok üstün davanın üstün hizmetkarı sizlere.. lakin doğruysa SİZ tamamiyle insanlara kandırmaya yönelik ucu teröre kadar dayanabilen bu davaya hizmet etmeye niçin devam ediyorsunuz.Ayrıca bu konunun yanında büyük doğu terör örgütü hakkında da bir açıklama yapabilirmisiniz böyle bir açıklamay çok ihtiyacım var lütfen acil, bir açıklama bekliyorum hepinizden açıklama yapamayacaksanız HESAP VERİN

 

 

Arkadaşım bu nasıl bir üsluptur.Üstadı(Rahmetullahi Aleyh) tanımadan temelli temelsiz bilgilerle buraya çıkıpta kimseye hesap verin diye ahkam kesemessin.Üstadın(Rahmetullahi Aleyh) Allahtan gayrı kimseye verecek hesabı kalmamıştır.(Hüseyin Üzmez meczuptur o kadar.)Vesselam...

BA
14.03.2009 01:17
#21
Arkadaşım bu nasıl bir üsluptur.Üstadı(Rahmetullahi Aleyh) tanımadan temelli temelsiz bilgilerle buraya çıkıpta kimseye hesap verin diye ahkam kesemessin.Üstadın(Rahmetullahi Aleyh) Allahtan gayrı kimseye verecek hesabı kalmamıştır.(Hüseyin Üzmez meczuptur o kadar.)Vesselam...

 

meczup derken ???

TR
14.03.2009 09:50
#22

Meczup aslında aklını mağlup eden Allah yolunun yolcuları için de kullanılan bir tabir fakat burada bildiğin zırdeli manasında kullanılmış. Yoksa Hazret-i Behlül'ün de bu lakapla anıldığını biliyoruz. Yer yer aklın hakkını veren insanlara da bu tabirle hitap ediliyor.

 

Yeniceri, abicim tamam, arkadaş hatasını kabul etmiş, o yüzden sert tepki göstermeye gerek yok bence. Olur böyle hatalar arada sırada. Hatasını kabul etmesi arkadaşın iyi niyetini gösteriyor, kızmayalım, sakin olalım. Kızılacak çok kişi var.

FI
07.04.2009 17:44
#23
anlamıyorum ,bu nasıl bir iş ,bazen en güvendiğiniz örnek aldığınız kişi size hayatınızın en büyük hayal kırıklığını yaşatabiliyor.

 

Neden Bahsediyorum?

Çok yakın bir zamanda internette hilal tv'deki iz bırakanlar programını izledim üstad hakkında bilmediklerimi öğrenmek hevesiyle...Ve birden o adam,hüseyin üzmez'den bahsediyorum.çıkmış konşuyor bu adamın üstadla nasıl bir bağlantısı olabilir diye düşündüm daha sonra izlemeye devam ettim.Ama söylediklerine inanamadım,ne kadar kendime bu adamın anlattıkları deli saçması,yalan desemde düşünceler peşimi bırakmıyor.o cinayet Malatya suikastı yani olacak iş değil bir adamın ölüm emrini Necip Fazıl veremez...böyle kalpsiz bir adam olsaydı o okuduğum şiirleri nasıl yazardı.o adam kim olursa olsun Üstad Allah'ın (c.c.) verdiği canı, kendi almaya tenezzül etmez hem böyle bir iş için 17 yaşındaki çocuğu alet etmez......

 

hüseyin üzmezin bu anlattıkları doğrumudu.Eğer doğru değilse size diyebilecek bir şeyim yok üstün davanın üstün hizmetkarı sizlere.. lakin doğruysa SİZ tamamiyle insanlara kandırmaya yönelik ucu teröre kadar dayanabilen bu davaya hizmet etmeye niçin devam ediyorsunuz.Ayrıca bu konunun yanında büyük doğu terör örgütü hakkında da bir açıklama yapabilirmisiniz böyle bir açıklamay çok ihtiyacım var lütfen acil, bir açıklama bekliyorum hepinizden açıklama yapamayacaksanız HESAP VERİN

 

üzmez ölüm emrini necip fazılın verdiğini mi iddia ediyor.aksine necip fazıla yapılmış bir suikast.oüzmez batarken başkalarınıda o çukura çekmek istiyor o kadar.üstad malatya hadisesini ayrıntılarıyla müdaafalarım isimli kitabında açıklıyor okursanız ne büyük bir iftira olduğunu anlayacaksınız.ikinci soruna gelince oda büyük doğuyu lekelemek amaçlı bir örgüt.müdafaalarım isimli eseri okuyunca bundanda tam anlamıyla emin olacaksınız.

NU
23.07.2009 16:28
#24

Üstad'ın Cinnet Müstatili eserinden de faydalanabilirsiniz bu konuda. Hüseyin Üzmez bir tek Üstadı değil,beraberinde Osman Yüksel Serdengeçtiyi'de hapishane bataklığına sürüklemiştir.

Suçlarıysa azmettirmek bile olamaz, Hüseyin Üzmezin evinde Üstada ve Osman Yüksel'e ait dergi nüshalarına rastlanıyor ve "bunlar seni azmettirdi" denilip,mahkeme huzuruna çıkarılıyorlar. İşte bu kadar gülünç bir durum. Amaç sadece bahane bulmaktı,düşünceleri "nasıl sustururuz" idi. Şükürler olsun ki hapis ile susturamadılar dava gönüllülerini...

HA
24.07.2009 02:23
#25

hüseyin üzmez kendi kendini bitirmiştir kendi kalemini elleriyle kırmıştır. Allah sonunu hayr etsin. serdengeçti abinin ricası ile üstadlada topu topu 1 yıl aynı cezaevinde kalmasına rağmen anlata anlata bitiremez aralarındaki diyaloğu ve paylaşılmışlığı.... lakayıt ve tutarsız uslübü işin başka boyutudur

KU
24.07.2009 03:48
#26

Necip Fazıl ı okuyup tanıdıktan sonra, Hüseyin Üzmez gibi tüm insanlığı üzen, dünyada ki önemsiz bir yapı taşını ,kaleye alarak dinlemek, mümkün mertebe bize uzak olsun..

Hüseyin Üzmez belki konuşma üslübu ile bilhassa, oda meydan okurcasına hayata gövde gösterisi yapma mücadelesi içinde iken, bunun ne kadar da yanıltıcı bir tavır olduğunu örnek işereti yapmadan burdan vurgulamak isterim.........

Hoş birini vurmak icap etse bile bunu bir ikinci kişiye yaptırmayacak olan Üstadın herhangi bir cana kast edeceğini sanmıyorum ki Üstad zaten fikirleri ile bi çok kişiyi zaten öldürmüş kalem denen silah dururken herhangi başka bir silaha gerek duymamıştır.

BA
24.07.2009 12:53
#27

Gözükara İsrail komandolarının Beyrut Hava Alanında gösterdikleri marifet malûm... "Marifet" kelimesini alay mânâsında kullandığımı sanmayınız! Hâdiseden Arap âlemi ve onun arkasında İslâm dünyası o kadar hicap duymak mevkiindedir ki, eğer elinden hiçbir şey gelemeyecekse, şu acı, yakıcı, eritici itirafta bulunsa yeridir:

 

Yahudiler, baş düşmanı oldukları İslâm dininin hamle ve hareket icaplarına, bugün, Müslümanlardan veya müslüman geçinenlerden daha yakın bulunuyorlar!

 

Birkaç gözükara, helikopterle havadan iniyor, sivil hava meydanındaki uçakları yakıyor, ortalığı talan ediyor, sonra basıp gidiyor da, ne orada, ne de sonra kendi topraklarında bir mukabele görebiliyor. Araplar, yahudileri, bir nevi teşkilâtından başka bir şey olmayan bir (konsey)e şikayet etmekle kalıyor; ve bu küstahların küstahı harekete karşı biricik tepki, gülünç bir teessüf edasiyle birkaç kuruşluk sadaka hakkının tasdikinden ileriye geçemiyor.

 

Koca Arap, hatta İslâm âleminde birkaç fedaî yok mudur ki, içi dinamit dolu bir uçakla (pike) şeklinde İsrail'in başlıca hava üssüne çivi gibi saplansın ve yalınız oradaki uçakları değil, yüzlerce insanı da kendileriyle beraber havaya uçursun?

 

Ya herrû, ya merrû!

 

Ya gerçek müslüman olmayı bilmek, yahut hayat hakkına paydos demek...

((
24.07.2009 13:12
#28

"Üstadı anma günü"nde bulunduğum beldede bir program düzenlenmişti. Bir de baktım ki, Üzmez gelmiş. Aslında zannediyorum Hilal tv de yaptığı konuşma da aynı bu muhtevada olacak ki, arkadaşın kafası pek karışmış.

 

Hatta bulunduğumuz salonda, biz Üzmez üstadı anlatacak diye beklerken, Malatya macerasını ballandıra ballandıra anlatmaya koyulmasıyla, kim bilir hangi iyi niyetlerle gelen üç kızcağızın :), sinirli sinirli salonu terketmesi bir yandan beni güldürmüş, bir yandan da kafamı karıştırmaya başlamıştı.

 

 

O, Emin Yalman hakkında üstadın ağır eleştirilerinin de bulunduğu Büyük Doğunun bir sayısında, bir köşede "Bir fikrin büyüklüğü o fikrin toprak üzerine döktüğü kan lekelerinin büyüklüğü ile ölçülür." şeklindeki bir çerçeveyi okumasıyla beraber bu işe kalkıştığını anlatmıştı. Hatta bu yazıyı kopyalayıp google'a yapıştırırsanız, ulaşacağınız sonuçlarda, Üzmezin diğer açıklamalarına rastlayabilirsiniz. Ben doğruluğu hakkında bir bilgiye sahip değilim ama iddiası yenilir yutulur cinsten değil hani..Buraya diğerlerini yazmıyorum. Merak eden buyursun efendim.

 

Üstad böyle bir şeyi yapmış olabilir mi bilemem. Bu işin şeran durumu nedir, bilemem.

 

Doğruluğu-gerçekliği hususunda bir bilgi varsa, merakla bekliyorum.

((
24.07.2009 14:31
#29

***

Ne Malatya işini yapanların İslam ahlakı ve hikmetiyle alakaları vardı; ne de şimdi bana selam vermekten bile çekinenlerin böyle bir alakası var... Düşmanlarımız; gemi azıya almış olan küfür yobazları, bu yarım Müslümanlardan mı korkuyor? Ya tam Müslümanlarla dolu olsaydı bu diyar, ne yapacaklardı ?..

***

Cinnet Mustatili

IB
24.07.2009 19:15
#30
Gözükara İsrail komandolarının Beyrut Hava Alanında gösterdikleri marifet malûm... "Marifet" kelimesini alay mânâsında kullandığımı sanmayınız! Hâdiseden Arap âlemi ve onun arkasında İslâm dünyası o kadar hicap duymak mevkiindedir ki, eğer elinden hiçbir şey gelemeyecekse, şu acı, yakıcı, eritici itirafta bulunsa yeridir:

 

Yahudiler, baş düşmanı oldukları İslâm dininin hamle ve hareket icaplarına, bugün, Müslümanlardan veya müslüman geçinenlerden daha yakın bulunuyorlar!

 

Birkaç gözükara, helikopterle havadan iniyor, sivil hava meydanındaki uçakları yakıyor, ortalığı talan ediyor, sonra basıp gidiyor da, ne orada, ne de sonra kendi topraklarında bir mukabele görebiliyor. Araplar, yahudileri, bir nevi teşkilâtından başka bir şey olmayan bir (konsey)e şikayet etmekle kalıyor; ve bu küstahların küstahı harekete karşı biricik tepki, gülünç bir teessüf edasiyle birkaç kuruşluk sadaka hakkının tasdikinden ileriye geçemiyor.

 

Koca Arap, hatta İslâm âleminde birkaç fedaî yok mudur ki, içi dinamit dolu bir uçakla (pike) şeklinde İsrail'in başlıca hava üssüne çivi gibi saplansın ve yalınız oradaki uçakları değil, yüzlerce insanı da kendileriyle beraber havaya uçursun?

 

Ya herrû, ya merrû!

 

Ya gerçek müslüman olmayı bilmek, yahut hayat hakkına paydos demek...

 

Ondan sonra zaten hazır bekleyen mikrop ağızlar, işte bunların Müslümanlığı, bunların çağırdığı dinin emri bu diyerek

İslam'a küfretsinler... ne kadar yanlış bir düşünce.. hava alanındaki masum sivillerin tek suçu orada olmak mı olacak?

((
24.07.2009 20:56
#31

Gerçek Müslüman olmayı bilmek! Peh!

İki kelam edeceğim, başıma taş yağacak şimdi. "Gelenekçi Müslüman" olacağız.. "Pısırık Müslüman"..

Bir masum cana kıymak, hele hele kendi canına kast etmek..

Bırakın başkalarının torba ağızlarını, islamofobiyi bir yana; bu akım her yanımızı sarıyor..

HA
24.07.2009 22:11
#32
. hava alanındaki masum sivillerin tek suçu orada olmak mı olacak?

nekadar saf, nekadar masum, nekadar iyimser bi düşünce!! fakat bazı hadiseler sukaldırmıyor sevgili ibniss

BA
24.07.2009 22:24
#33

"Gözükara israil komandoları..."

 

"fedai..."

 

"ya herru ya merru..."

 

ŞEHADET EYLEMİ...(iNTİHAR SALDIRISI DEĞİL)

 

Üstad ile aram/nızdaki fark işte bu!

ME
25.07.2009 07:29
#34
Koca Arap, hatta İslâm âleminde birkaç fedaî yok mudur ki, içi dinamit dolu bir uçakla (pike) şeklinde İsrail'in başlıca hava üssüne çivi gibi saplansın ve yalınız oradaki uçakları değil, yüzlerce insanı da kendileriyle beraber havaya uçursun?
ŞEHADET EYLEMİ...(iNTİHAR SALDIRISI DEĞİL)

 

Üstad ile aram/nızdaki fark işte bu!

Dinimizde şehadet eylemi diye bir saçmalık yok barani kardeş. Ha sen olduğunu kabul etmişsin o ayrı. Hangi ehli sünnet alimi, küfre karşı şahadet eylemi yapmak, kendini öldürmek caizdir demiş? Hangi mübarek insan cihad esnasında böyle bir yönteme başvurmuş? Ehli sünnete bağlı koskoca Osmanlı ne vakit düşmanları karşısında yeniçerilerine şehadet eylemi yaptırmış? Bana tutup da son devrin sapıklarına kanıp bu işi yapan cahilleri misal göstermeyiniz.

Bir de Üstadımızı araya koymuşsunuz, aramızdaki farktan dem vurmuşsunuz. Üstadın kalemi ile yaptığı cihad, kendini ve masumları öldüren cahillerle kıyaslanamaz.

BA
25.07.2009 12:48
#35
Dinimizde şehadet eylemi diye bir saçmalık yok barani kardeş. Ha sen olduğunu kabul etmişsin o ayrı. Hangi ehli sünnet alimi, küfre karşı şahadet eylemi yapmak, kendini öldürmek caizdir demiş? Hangi mübarek insan cihad esnasında böyle bir yönteme başvurmuş? Ehli sünnete bağlı koskoca Osmanlı ne vakit düşmanları karşısında yeniçerilerine şehadet eylemi yaptırmış? Bana tutup da son devrin sapıklarına kanıp bu işi yapan cahilleri misal göstermeyiniz.

Bir de Üstadımızı araya koymuşsunuz, aramızdaki farktan dem vurmuşsunuz. Üstadın kalemi ile yaptığı cihad, kendini ve masumları öldüren cahillerle kıyaslanamaz.

 

 

Gözükara İsrail komandolarının Beyrut Hava Alanında gösterdikleri marifet malûm... "Marifet" kelimesini alay mânâsında kullandığımı sanmayınız! Hâdiseden Arap âlemi ve onun arkasında İslâm dünyası o kadar hicap duymak mevkiindedir ki, eğer elinden hiçbir şey gelemeyecekse, şu acı, yakıcı, eritici itirafta bulunsa yeridir:

 

Yahudiler, baş düşmanı oldukları İslâm dininin hamle ve hareket icaplarına, bugün, Müslümanlardan veya müslüman geçinenlerden daha yakın bulunuyorlar!

 

Birkaç gözükara, helikopterle havadan iniyor, sivil hava meydanındaki uçakları yakıyor, ortalığı talan ediyor, sonra basıp gidiyor da, ne orada, ne de sonra kendi topraklarında bir mukabele görebiliyor. Araplar, yahudileri, bir nevi teşkilâtından başka bir şey olmayan bir (konsey)e şikayet etmekle kalıyor; ve bu küstahların küstahı harekete karşı biricik tepki, gülünç bir teessüf edasiyle birkaç kuruşluk sadaka hakkının tasdikinden ileriye geçemiyor.

 

Koca Arap, hatta İslâm âleminde birkaç fedaî yok mudur ki, içi dinamit dolu bir uçakla (pike) şeklinde İsrail'in başlıca hava üssüne çivi gibi saplansın ve yalınız oradaki uçakları değil, yüzlerce insanı da kendileriyle beraber havaya uçursun?

 

Ya herrû, ya merrû!

 

Ya gerçek müslüman olmayı bilmek, yahut hayat hakkına paydos demek...

 

imza: NECİP FAZIL KISAKÜREK...

ME
25.07.2009 14:31
#36
imza: NECİP FAZIL KISAKÜREK...

Bu yazının Büyük Doğu Yayınlarından çıkan kaynağını verir misin barani kardeş? Başka yayınevi olmasın lütfen, malumunuz ki Üstad diğer yayınevlerinden çıkan bir çok kitabında ve yazısında düzenlemeler, değişiklikler yapmıştır. Böyle bir yazıyı ben BD külliyatından okumadım.

BA
25.07.2009 17:03
#37

1001 Çerçeve-4 / N.Fazıl Kısakürek; Toker Yay., 1969

 

Görüldüğü üzere BD yayınları değil.

 

Elinde olan bir arkadaş çerçeve 4 ü inceleyip baksın ve bizleri de bilgilendirsin.

 

Ben BD dışındaki yayınevlerine de itibar ederim.BD'yi de mutlak doğru kabul etmem.

 

Buna rağmen BD yayınevinin Toker yayınevini ilk basım yayınevlerinden gösterdiği şu linki : http://www.buyukdogu.com.tr/eskizler.htm verebilirim. Bu linkte 52. kitap mezkur eserdir.1969 basım tarihlidir.

 

BD yayıevi tarafından Çerçeve 4 , ilk defa 1996 yılında basılmıştır.

ME
25.07.2009 17:36
#38

Çerçeve 4 bende var kardeş, baktım, bu yazı yok. Çerçeve 1-2-3-5'e de baktım, yok... BD yayınevinin Toker yayınevini ilk basım yayınevlerinden göstermesi bir mesnet değildir. Üstadın eserlerinin ilk basım tarihleri ve ilk basım yılları diye bir başlık açıldıysa elbette ki eski basımların yapıldığı yayınevlerinin de adı geçecek, okur bilgilendirilecektir. Üstad, Büyük Doğu Yayınevi'ni kurduktan sonra kitaplarını yeniden tashih etti. Bu yazıyı Toker Yayınlarından çıkan 1001 Çerçeve'de yayımlamış olsa bile, BD'den çıkan kitaplarında bulunmuyor. BD'nin 1996 yılında basması da önemli değil, Üstad hayatta iken bu tashihi yapmıştır. Bu ne demek, Üstad bu yazıyı BD külliyatına almadı demek. Değil mi kardeş?.

BA
25.07.2009 17:57
#39
...

Üstad, Büyük Doğu Yayınevi'ni kurduktan sonra kitaplarını yeniden tashih etti. Bu yazıyı Toker Yayınlarından çıkan 1001 Çerçeve'de yayımlamış olsa bile, BD'den çıkan kitaplarında bulunmuyor. BD'nin 1996 yılında basması da önemli değil, Üstad hayatta iken bu tashihi yapmıştır.

...

 

Üstad'ın BD yayıevini kurduktan sonra çerçeve 4 'ü tashih ederken (ettiyse!) mezkur yazıyı çıkardığının kaynağı nedir ? Böyle bir ifadesi var mıdır? Zan ile mi konuşuyorsunuz, öyle mi umuyorsunuz ? BD yayınevince 1996 da yeniden basılmış ve söylediğinize göre ( ben anımsamıyorum) yeni basımda yok imiş. Olabilir, ama sizin iddianızın da kaynağı yok...

 

Birisi de şunu diyebilir kaynaksız olarak: üstadın mezkur yazısı 1996 yılındaki basımda BD yayınevi editörü tarafından çıkarılmıştır.BD yi masum mu kabul edelim ?

ME
25.07.2009 19:39
#40

Bu yazının son paragrafı Üstadın fikriyatına aykırı. Bir Müslüman, içi dinamit dolu bir uçağı İsrail'in hava üssüne saplayacak, hem kendisi hem oradakiler ölecek ve bu işi yapan kişi fedai olacak. Düpedüz intihar eylemi bu. Bırakın intihar eylemini, insanın kendi kendisini öldürmeyi; Üstad İslam davasında asla ve asla silaha sarılmayı, kan dökmeyi, kurşun sıkmayı, dinamit dolu uçağı kafalara indirmeyi savunmaz, aksine reddeder. Ki böyle bir şeyi savunsaydı, hiç bir şeyden korkusu olmayan kendisi başta bunu yapar, öncülük ederdi. Üstadın kendisiyle hiç alakası olmayan Malatya Hadisesinden sonra bu işi yapana, eline silah alıp Yalman'ı vurana 'iman dâvasını yaraladınız' demesi sizin için ne ifade ediyor.? Üstad Müdafaalarım'da kendini en güzel şekilde tarif eder: “düşmanlarını yalnız manevi ve kanuni kurşunlarla öldürmeye çalışmaktan başka teşebbüsü olmayan ben”

Şimdi, Üstad'ın bu yazıyı kaleme alırkenki ruh halini bilemiyorum, çok öfkelenmiş, köpürmüş, Müslümanlara yapılan eziyetten kendi canı yanmış ve ruhu acı çekerken Katil İsrail'in kahrolmasını dilerken bu yazıyı yazmış olabilir. Siz, Üstadla hiç ilintisi olmayan Malatya Hadisesi ile ilgili bu başlığa getirip bu yazıyı ekliyorsunuz, bu yazıyı eklemekle Üstadın Malatya Hadisesini haklı bulduğunu ve aslında teşvik ettiğini mi ima etmeye çalışıyorsunuz bu yazı üzerinden? Yani bu başlığa bu yazıyı eklemenin herhalde tek sebebi budur, varsa başka fikriniz açıklayınız lütfen.

Bu yazının Üstadın fikir, dava ve aksiyon örgüsüne aykırı olduğunu bir daha söylüyorum. Üstad için aksiyon silah, bomba, havaya uçan kafa değildir.

BA
25.07.2009 20:13
#41

Sayın Metafor ;

 

Gerçekleri değil, inanmak istediklerinizi yazıyorsunuz.

 

Önce bu yazı tashih edilerek çıkartıldı dediniz kaynaksız. Şimdi de üstad'ın fikriyatı böyle değil diyorsunuz.

 

Bu yazı 1968 yılı Aralık ayında İsrailli Komandoların yaptığı eyleme Üstad'ın verdiği cevaptır.

 

"üstad'a yakışmayan bir yazı" diyorsanız o başka...

 

Ben'ce tam üstadıma göre bir yazı.Ruhu şad olsun.

ME
25.07.2009 21:23
#42

Bu yazının Çerçeve serisinde bulunmaması üzerine yazının külliyat mahiyetinden çıkartılmış olduğu tahmininde bulundum barani kardeş, Üstadın daha önceki bazı yazılarını çıkardığı gerçeğine binaen. Kaynağım şudur budur demedim. Siz de sorduğum soruların hiç birine cevap vermiyorsunuz. Kendinize göre kafanızda bir kalıba dökülen Üstad profiline uyduğu için yazıyı beğeniyorsunuz. Yazıyı bu başlığa ekleme gayenizi kısa da olsa açıklamıyorsunuz. Ne diyelim. Canınız sağolsun. Bu yazı Üstad külliyatında değildir. Ruhu şad olsun.

BA
25.07.2009 21:57
#43
Bu yazının Çerçeve serisinde bulunmaması üzerine yazının külliyat mahiyetinden çıkartılmış olduğu tahmininde bulundum barani kardeş, Üstadın daha önceki bazı yazılarını çıkardığı gerçeğine binaen. Kaynağım şudur budur demedim. Siz de sorduğum soruların hiç birine cevap vermiyorsunuz. Kendinize göre kafanızda bir kalıba dökülen Üstad profiline uyduğu için yazıyı beğeniyorsunuz. Yazıyı bu başlığa ekleme gayenizi kısa da olsa açıklamıyorsunuz. Ne diyelim. Canınız sağolsun. Bu yazı Üstad külliyatında değildir. Ruhu şad olsun.

 

Mesele aslında şu:

 

Nasıl ki sol'un, sağın, liberalin, muhafaakarın,milliyetçinin Atatürk'ü farklı ise;

 

Karakoç'un, İbda'nın , Ülkücü'nün, Milli Görüşçü'nun , demokrat (demirel) partinin, T.Erdoğan'ın ve hatta Gül'ün Üstad'ı farklıdır.

25.07.2009 22:22
#44
Mesele aslında şu:

 

Nasıl ki sol'un, sağın, liberalin, muhafaakarın,milliyetçinin Atatürk'ü farklı ise;

 

Karakoç'un, İbda'nın , Ülkücü'nün, Milli Görüşçü'nun , demokrat (demirel) partinin, T.Erdoğan'ın ve hatta Gül'ün Üstad'ı farklıdır.

 

Öyle değil, kardeşim... Bu iş o kadar kolay değil!..

 

Bir kere Atatürk çok yönleriyle günyüzüne çıkmamış bir şahsiyet. Böyle olunca da her kesimin bir Atatürk'ü oluyor. Ama Üstad öyle mi?.. O her kesimin gözü önünde arzı endam eden bir şahsiyettir. E vaziyet bu minval üzerine olduğundan, Üstad'ın ismi altında bir gönül birliği oluşabiliyor. Yani kimsede onu sağa sola çekecek bir kapı bırakmadı, Üstad.

 

Ben tartışmayı takip edemedim. Sadece işin bu yönünde araya girmek istedim.