Üstadın bazı kitapları da bence gereksiz...
Mesela tiyatroları...
Bazı güzel tiyatroları da var, Parmaksız Salih gibi ama saçma sapan tiyatroları da var.
Aşk, meşk ve para üzerine kurulu eserler. Sen Bana Ölümü Yendirdin gibi...
Tabii kimse kusursuz değildir, üstadın bu garipliklerini yetişdiği eğitim tarzına bağışlamak lazım.
Selamlar,
Üstadın, her biri İslam davasına ait bir meseleyi irdeleyen 15 tiyatro eserinden sadece birini gösterip, öncesinde de gereksiz kitapları arasında tiyatroları var demeniz haksızlık olmuş. Neden? Üstadın 15 adet tiyatro eserinden her birinde (tamamlanamayan 2 tiyatro eserini de katabiliriz) tiyatro sanatının İslam davası için nasıl kullanılacağını, insan, cemiyet, nefs, ruh, tarih muhasebesi ve bu mefhumların çerçevelediği mevzuların incelikli bir edebiyat ve fikriyat nakşıyla işlendiğini görmek mümkündür. Bir Adam Yaratmak piyesi varlık-yokluk, ölüm-ölüm ötesi, insan-Allah, yaratan- yaratılan ve ruha dayalı daha bir çok mücerret hususun ele alındığı, aynı zamanda da en üst kaliteden edebî kıymete sahip bir eserdir. Üstadın hiçbir eserinde, yazısında aşk, meşk, para üzerine kurulu basit ve kuru bir iskelet görmeyiz. Sen Bana Ölümü Yendirdin bir tiyatro eseri değil bir senaryo romandır. Senaryo romanları arasında benim de hoşuma gitmeyen bazı kısımlar vardır ama sebep genel olarak konu değil, konuda geçen bazı hadiselerin çerçeveleniş şeklidir. Aşk, meşk, para demişsiniz, Üstadın eserlerindeki aşk, sevgi gibi duyguların işlenişinde, günümüzde bu mefhumların düşürüldüğü derekede bir yapıya rastlanmaz, rastlanamaz. Bir Üstad okuru olarak bunları müşahede edebileceğinizi düşünüyorum. Üstadda sevgi mevzuu istisnasız olarak bakıştan, zahirden, dıştan, menfaatten müşahhastan değil; ruhtan, derin hislerden, fikrî yönlerden, fedakârlıktan, mücerretten müteşekkil bir mahiyet taşır. Aynadaki Yalan isimli romanında da görmek mümkündür bunları, tiyatrolarında da, senaryo romanlarında da.
Para isimli tiyatro eserinin üzerine eğildiği ve derin bir tahlile tabi tuttuğu meseleler Üstadın para üzerine kurulu olan en önemli eseridir ve para üzerine yazılmış, paranın insana nefsi, süfli ve ruhi cephelerden neden menfi bir çatı kurduğunu tahlil eden sosyolojik ve psikolojik kıymetler taşıyan bir eserdir. Para meselesinin irdelendiği diğer kitaplarında da gene bu eserinde belirttiği fikirlerden mürekkep bir çerçeve görmek mümkündür (Mesela Siyah Pelerinli Adam) Diğer tiyatro eserleri de tek tek incelense hiç birinde gariplik denecek bir noktaya rastlanamaz. O eserler fikrin edebiyat ile yoğrularak İslam davasını derk etme yolunda yazılmıştır ve hem Türk, hem de Dünya edebiyat ve fikriyat dairesi için hazine çapında kitaplardır. Senaryo romanları için bazı noktalarda size katıldığımı söylemiştim. Lakin o senaryolarda da kitaplık çapta gereksiz diyeceğimiz bir durum yoktur.
Üstadın bazı kitapları için gereksiz.. 'mesela tiyatroları' deyişinizin sonrasında kafalarda oluşabilecek istifhamları cevaplandırmak adına bunları yazdım, ki bence bu lafzınızla başta da zikrettiğim gibi tiyatrolara haksızlık etmişsiniz. Güzel tiyatroları var deyip sadece Parmaksız Salih’i tekellüm ettikten sonra geriye kalan 14 tiyatronun neden gereksiz olduğunu da açıklamalıydınız mesela bu iddianızın akabinde. Beğenmeme hakkınız elbette ki vardır, okursunuz, üslubunu, mevzuunu veya başka şeyleri beğenmezsiniz kitapların. Ama neden saçma olduklarını da izah etmenizi bekler insanlar. Aşk, meşk ve para üzerine kurulu eserler demeniz de yetersiz olur çünkü aşk, meşk ve para mevzuları kendi içlerinde gereksiz ve basit konular değil, işleniş şekilleri ve çıktıkları kafanın bağlı olduğu hakikate göre bir yazarın kaleminde şekil kazanan meselelerdir. Üstadda da bu mevzuların ne durumda olduklarını belirttik.
Saygılarımla