Üstad Necip Fazıl Sempozyumu

Başlatan: bozkurt Tarih: 17.10.2011 22:22 Cevap: 59

BO
17.10.2011 22:22
#1

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü, Fatih, Ali Emiri Efendi Kültür Merkezinde 29 Ekim 2011 - Cumartesi günü ÜSTAD NECİP FAZIL SEMPOZYUMU düzenliyecektir.

Program; Sabah Seansı : 10.00 - 13.00

Açılış Konuşması: MUZZAFFER DOĞAN

Slayt gösterisi

Birinci oturum: 10.00 -13.00

Oturum Başkanı:MUSTAFA MİYASOĞLU

Konuşmacılar:

PROF.DR. NEVZAT YALÇINTAŞ :(NECİP FAZIL ' IN BÜYÜK DOĞU MÜCADELESİ)

PROF.DR.İSMAİL KILLIOĞLU :(NECİP FAZIL 'IN HİKAYE VE ROMANLARI ÜZERİNE)

DURSUN ALİ TAŞÇI : ('ÇÖLE İNEN NUR ' EKSENİNDE NECİP FAZIL 'IN DİNİ HASSASİYETİ)

ABDURRAHMAN ŞEN :( SİNEMA VE TİYATRODA NECİP FAZIL)

A.VAHAP AKBAŞ :(NECİP FAZIL ' DA ÖFKE ,HİCİV VE MİZAH)

İkinci Oturum:14.30 - 17.30

FAZIL KARAMAN 'ın Yorum ve Takdimiyle NECİP FAZIL'IN Bestelenmiş Şiirleri - AYKUT KUŞKAYA ve orkestrası

Oturum Başkanı: PROF.DR.NECMETTİN TOZLU

Konuşmacılar:

İSMAİL KAHRAMAN (Eski Kültür Bakanı):(Milli Türk Talebe Birliği ve NECİP FAZIL)

DOÇ.DR. ŞÜKRÜ KARETEPE :(İdeolocya Örgüsü ve NECİP FAZIL 'IN Siyasi İdeolojisi)

DR.NECMETTİN TURİNAY :(NECİP FAZIL 'IN Şehir ve Medeniyete Bakışı)

BEKİR OĞUZBAŞARAN - Öğretim Görevlisi :(NECİP FAZIL 'IN POETİKASI)

PROF.DR.İBRAHİM KAVAZ :(NECİP FAZIL 'IN Şiiri ve Cumhuriyet Dönemi Şiirine Etkileri.) DUA. KAPANIŞ.

Adres: Mimar Sinan Mah.Akşemsettin Cd.No: 52 (İst. Emn. Müd. Arkası) Fatih

Telefon: 0212 521 55 65-67

Arkadaşlar ,29 Ekim de Buluşmak üzere ....

VE
17.10.2011 22:42
#2

Bu süper haber işte! Rabbimden bir sıkıntı zuhur etmezse mutlak orada olacağım..

BO
17.10.2011 22:49
#3

Arkadaşlar , http://www.ibb.gov.tr/sites/kultur/ozel_etkinlikler/Pages/AnaSayfa.aspx bu linkten bakılabilir.

MU
17.10.2011 22:54
#4

Muazzam haber bu. Benim de tam İstanbul'a geliş haftama denk gelmesi süper tevafuk. Allah nasip eder sağ çıkarsak o güne, trafik demeyecek, yağmur çamur demeyecek orada olacağım inşallah. Bir kaç arkadaşı da örgütlemek gerek şimdi.

 

Bahisler, konuşmacılar pek yakışıklı duruyor.

 

Allah razı olsun gönüldaşım haberdar ettiğin için.

GE
18.10.2011 01:26
#5

Düzenleyenlerden , haber verenlerden Allah razı olsun. Hakk'tan bir mani gelmezse oradayım.

HU
18.10.2011 09:18
#6

Harika bir haber.

Teşekkürler...

AS
18.10.2011 15:47
#7

Ah orda olmayı nasıl da isterdim..gelemeyenlere dua edin de gelmek nasip olsun inşaallah..

ÜS
21.10.2011 10:04
#8

günümüzü ayarladık çok şükür inşallah orada olacağız..

BO
21.10.2011 14:58
#9

TV 5 te NECİP FAZIL Sempozyumunun tanıtımı yapıldı.Sempozyuma katılanlara " Buzdağını Eriten Adam" adlı kitap hediye edileceğinide söylediler.

GE
21.10.2011 20:43
#10

Site üyeleri ve Üstad bağlıları olarak sempozyum öncesi sabah saatlerinde önceden belirlediğimiz bir mekanda buluşup kahvaltımızı yaparken birbirimizi daha yakından tanıma fırsatı bulabilir ve oradan da Sempozyum yapılacağı alana birlikte hareket edebiliriz diye düşünüyorum.

Siz ne dersiniz?

BO
21.10.2011 22:47
#11

Sempozyum 10.00 başlayıp , 17.30 da bitiyor.Bu yüzden kapanış sonrası buluşma olması sanki daha uygun.

GE
22.10.2011 09:25
#12

Tabi herkesin düşüncesini alıp demokratik bir karar vermek durumundayız ki sizin öneriniz de tabi daha mantıklı.Şahsen İzmit'te bir düğüne yetişeceğim için akşam yapılabilecek bir buluşmaya dahil olamayabilirim.

NA
22.10.2011 14:40
#13

ALLAh'ın izni ile orada olacağım

BO
24.10.2011 13:35
#14

Arkadaşlar o gün cumhuriyet bayramı töreni olacağından vatan caddesi muhtemelen kapalı.Gelişler fevzipaşa ve millet caddesine göre ayarlanabilir.

MU
24.10.2011 14:21
#15

Kitap hediyesi iyi düşünülmüş bir incelik olmuş sağolsunlar.

 

Bir de Bozkurt kardeşim, şu yolu Eminönü güzegahından tarif etsen çok makbule geçer. Muhtemelen cuma geç vakit evde olacağım ve de arayıp öğrenemem. Fatih'te genelde Çarşamba'dan başka mekana uğramışlığım yoktur benim.

 

Çok teşekkür ederim şimdiden.

BO
24.10.2011 18:01
#16

Çarşamba semtinden (Fevzipaşa caddesi)vatan caddesine doğru yürüyüşe geçerseniz ,İstanbul emniyet müdürlüğünün hemen yanında ,daha doğrusu yan arkasında Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi.Hiç bilinmiyorsa vatan caddesindeki İstanbul emniyet müdürlüğü sorulabilir.Vatan caddesi o gün kapalı olacağından, Eminönü'nden ,millet ve fevzipzşa caddelerinden geçen otobüslere binilebilir.

FE
24.10.2011 21:38
#17

Selamun Aleyküm.. üstte verilen linkten baktım lakin kontenjan vs gibi konularda bilgi bulamadım.. Acaba bu konu hakkında bilgi verebilecek kimse var mı?

BO
24.10.2011 22:37
#18

Hangi kontenjandan bahsediyorsunuz?

FE
24.10.2011 22:55
#19

Katılım kontenjanı var mı yok mu onu sormuştum? kültür merkezinin kapasitesi belli neticede

BO
24.10.2011 23:10
#20

Hayır yok...4OO kişilik salona tahminim 200-250 kişi gelir diye düşünüyorum.Kültür müdürlüğü sempozyumu dikkatle takip edecek.Eğer kapasite aşılırsa , sempozyumlar bundan sonra Sütlüce'de

FE
25.10.2011 00:10
#21

Peki teşekkür ederim ilginiz için..

KA
26.10.2011 13:44
#22

26_Ekim_2011_11_27_23_7617151141.jpg

 

 

Üstada yakışır anma!

 

Üstad Necip Fazıl Kısakürek Cumartesi günü Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi'nde düzenlenecek bir sempozyumla anılacak. Çok sayıda akademisyen ve konuşmacının katılacağı etkinlikte, Necip Fazıl'ın farklı çalışma alanları masaya yatırılacak. Dönemin tanıkları Üstadı anlatacak.

 

Üstad Necip Fazıl Kısakürek sempozyumu 29 Ekim Cumartesi günü Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi'nde yapılacak. İki oturum şeklinde gerçekleşecek olan sempozyuma çok sayıda akademisyen ve konuşmacı katılacak. Açılış konuşmasını Muzaffer Doğan'ın yapacağı sempozyumun ilk oturumunda; Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş Necip Fazıl'ın Büyük Doğu Mücadelesi, Prof. Dr. İsmail Kıllıoğlu Necip Fazıl'ın Hikâyesi ve Romanları, Abdurrahman Şen Sinema ve Tiyatro'da Necip Fazıl ve A. Vahap Akbaş da Necip Fazıl'da Öfke, Hiciv ve Mizah üzerine bir sunum yapacak. Oturumu, Mustafa Miyasoğlu yönetecek. İkinci oturumda ise Fazlı Karaman'ın takdimiyle Necip Fazıl'ın bestelenmiş şiirlerini Aykut Kuşkaya ve orkestrası seslendirecek.

 

Sempozyumda ayrıca eski Kültür Bakanı İsmail Kahraman Milli Türk Talebe Birliği ve Necip Fazıl, Doç. Dr. Şükrü Karatepe İdeolocya Örgüsü ve Necip Fazıl'ın Siyasi İdeolojisi, Dr. Necmettin Turinay Necip Fazıl'ın Şehir ve Medeniyete Bakışı, Öğretim Görevlisi Bekir Oğuzbaşaran Necip Fazıl'ın Poetikası ve Prof. Dr. İbrahim Kavaz Necip Fazıl Şiiri ve Cumhuriyet Dönemi Şiirlerine Etkileri üzerine konuşma yapacak. Saat 10'da başlayacak sempozyum akşam saatlerine kadar sürecek. Sempozyum halka açık olarak yapılacak

 

K

 

Üstadımız adına Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi'nde düzenlenecek sempozyumla alakalı başlığa bu haberi de ilave ediyor başlığı 29 Ekim tarihine kadar aktif kılmak için iğneliyoruz.

BO
27.10.2011 15:53
#23

Arkadaşlar,sempozyum öncesi veye sonrası buluşma işine ne diyorsunuz.Ali Emiri Kültür Merkezinin karşısında Mimar Sinan cami var.Sempozyum 17.30 ' da biteceğine göre İkindi namazı orada kılınıp avlusunda buluşulabilir.

FE
27.10.2011 16:24
#24

Arkadaşlar,sempozyum öncesi veye sonrası buluşma işine ne diyorsunuz.Ali Emiri Kültür Merkezinin karşısında Mimar Sinan cami var.Sempozyum 17.30 ' da biteceğine göre İkindi namazı orada kılınıp avlusunda buluşulabilir.

buluşma güzel olur.. oturup çay eşliğinde sempozyumu bilgimiz dahilince devam ettiririz inşaallah

NF
27.10.2011 20:28
#25

Selamlar,

Sempozyuma, çalışmakta olduğum için malesef katılamayacağım, fakat sonrasında toplanma fikri gayet yerinde. İnşallah üyelerimizin öncülüğünde olgunlaşan bu toplantıya ben de iştirak etmek istiyorum. Katılacak olan tüm arkadaşlarımıza şimdiden çok teşekkür ediyorum. Sempozyuma katılacak arkadaşlarımız da toplantımız için iştirak durumlarını belirtebilir mi?

Saygı ve selamlarımla

VE
28.10.2011 02:03
#26

Ayrıyetten 'Çile' ve 'Babıali' gibi eserleride ücretsiz dağıtılacaktır bilginize gönüldaşlarım.

ÜS
28.10.2011 09:18
#27

toplantı içinde inş çok geç olmazsa katılacağız..

BO
28.10.2011 14:22
#28

Dağıtılacak kitapların dışında ,başka dökümanlarda olabilir.Kütüphanemiz genişliyecek demektir.Yarın tekrar buluşmak duası ile.

BO
28.10.2011 14:47
#29

Arkadaşlar, 29 Ekim geçit törenleri iptal edilmiş.Vatan caddesine gelen araçlara binmek Kültür Merkezine gelişi kolaylaştırır.

AL
29.10.2011 00:52
#30

Malesef daha şimdi öğrendim bu haberi ve gerçekten üzüldüm gelemeyiceğim.

Sizlere Kapadokyadan yazıyorum aklmı o sempozyumda gözümde sizde olacak ki inş. bir video çekilirde bizlerde istifade ederiz.

 

Arkadaşlar video halinde bilerler paylaşırsanız memnun olurum.

Syagılarımla ...

FE
29.10.2011 00:58
#31

Toplantının sabah ki oturumuna yetişmeye çalışacağım ama öğleden sonraki oturuma yetişme ihtimalim daha yüksek gibi.. sempozyum sonrası toplantı da daha güzel olacağı kanaatindeyim.. toplantıya da katılım sağlayacağım inşaAllah

FE
29.10.2011 17:20
#32

şuanda mimar sinan cami önünde ki partktayım gelecek olan varsa saat 18:00 'e kadar burada bekleyeceğim. mobilden ara ara sayfayı kontrol ederim

FE
29.10.2011 18:02
#33

Selamun Aleyküm;

Saat 18:00 oldu ve sadece namulk kullanıcı adlı arkadaşımız geldi buluşma yerine..

Selametle Kalın..

MU
29.10.2011 20:22
#34

Ve aleykum selam ve rahmetullahi ve berakatuh

 

Ahh kıymetli gönüldaşlarım ahh; gönül isterdi ki herbiriniz orada olaydı, o güzelim havadan nasipdar olup bir kez daha öz ruhunu ve de kimliğini hatırlasaydı. Tek kelimeyle müthiş, derecelendirme yapmak dahi hata. İlk etaptan hasseten acayip bir keyif aldım. O Miysoğlu amcanın anlatırken nefesinin kesilip, sözlerin boğazına dizilip konuşamadı ve de gözlerinin dolmadığı başladı anda; öyle bir hisse kapılıyorsunuz ki.. Benim de onunla beraber gözlerim doldu. Kendimi deli gibi alkışlarken buldum, o vaziyeti öyle kurtarmalıydık. Sonra düzenyelen Muzaffer Doğan Bey'in aksiyonu ve de vecdi beni mest etti. Tam bir genç ruha sahip. Öyle sanıyorum ki evelAllah Fatih'i sonra da Türkiye'yi bu ülkü ile yoğuracaklar. Ben orada bir avuç yaşlı ama ruhu fokur fokur kaynayan adamlar gördüm. Öyle bir aile samimiyeti çökmüş ki sahnede espri yapıyor bir baba tebessüm ediyor ve de hep Üstad'dan bahsediyorlar. Hiç bitmesin istedim. Sabaha kadar sürse zerre gözümü kırpmazdım. Hep Üstad'ın devirdaşı olan şahıslardan kendisini dinlemek istemişimdir. Şükürler olsun nasip oldu. Orada yüzlerce gönüldaşım ile aynı atmosferi tenefüs etmek, aynı espriye gülmek, aynı adama alkışlamak gerçekten eşsiz bir an.. İnşallah yer yer notlar aldım, müsait zamanımda iyi bir şekilde derleyip paylaşma derdindeyim. Arkadaşım ses kaydı yaptı bir bakalım bir şekilde ulaştırmayı becerirsem sizler de istifade edersiniz. Herkes payidar olsun, herkes nasiplensin..

 

Ahh Üstad'ım ahh seni ananların dili bu denli tatlıysa, acep sen nasıl bir şeydin?

AS
29.10.2011 22:23
#35

Allah razı olsun..ne güzel coşku bu..bizi de coşturdun..inşallah başka sefere bizler de o havayı teneffüs ederiz....ya nasip..

NF
29.10.2011 23:13
#36

Selamlar,

Arkadaşlarımızın da belirttiği gibi içeriği ve tertiplenişi yönünden oldukça güzel bir program oldu. Konu başlıklarının seçimindeki ustalık, katılımcıların yetkinliğiyle birleşince gayet hoş bir sonuç ortaya çıktı, diyebiliriz. Özellikle benim ancak sonlarına doğru yetişebildiğim ilk oturumun, sonlarında dahi salonda ciddi bir yoğunluğun oluşması dikkat çekiciydi. Üstad için düzenlenen bir programda, 400 kişi kapasiteli bir salonda, ayakta bekleyenler sebebiyle adım atacak yer dahi kalmadığını söyleyecek olursak mübalağamız büyük olmaz. Her iki oturuma katılan arkadaşlardan da, özellikle ilk oturumun hayli cezbedici olduğunu duymak gelecek için umutlandırıcıydı.

Belediye programı ilk etapta uluslararası bir sempozyum olarak düşünmüş, fakat esefle kaydetme gereği hissediyorum ki Üstad'ın vaktinde uluslararası düzeyde yeterince tanıtılmamasından dolayı bu proje gerçekleştirilememiş. Fakat birtakım konuşmacıların konusuna yeterince hazırlanmaması (Üstad'ın iktisadi görüşünün olmadığını iddia etmek hazırlıksız olmakla açıklanabilir), kendi şahsiyetlerini öne çıkaran ve önemsiz sayılabilecek bazı hatıralarla hitaplarını sınırlayan konuşmacıların varlığı ve katılımın bu denli geniş olacağının tespit edilememesi sebebiyle küçük bir salonun seçilerek hediye kitapların katılımcılara yetiştirilememesi gibi bazı olağan aksaklıkları saymazsak; muhteşem bir fikrin muhteşem bir kalabalık önünde gerçekliğe kavuştuğuna şahit olduğumuz rahatlıkla söylenebilir. Konuşmacıların önemli bir kısmı, salondakilere gerçekten çok şey kattı. İnşallah ileride, daha geniş salonlarda, daha geniş bir konuşmacı kadrosuyla ve uluslararası boyuta sahip programlarla bu umutlandıran çalışmalar devam eder. Biz de sitemizde yayınlamak üzere belediyeden görüntü kayıtlarını talep etmeyi düşünüyoruz.

 

Selamun Aleyküm;

Saat 18:00 oldu ve sadece namulk kullanıcı adlı arkadaşımız geldi buluşma yerine..

ben söz verdiğim üzere saat 17:15 ten itibaren avluda bekledim.. sizlere hatırlatmak istediğim bir kıssa var

http://www.n-f-k.com...met-akif-ersoy/ konuda "sevdayolcusu" kullanıcı adlı arkadaşımızın yazmış olduğu ikinci mesaj..

Selametle Kalın..

 

Toplantı sonrasındaki yaklaşık yarım saatlik periyod içerisinde, camiin avlusundaki banklarda 5 kişi halinde beklediysek de farklı bir katılımcıyla karşılaşamadık. Cami etrafındaki köpeklerin salınmasıyla, yeterince beklemiş olduğumuz düşüncesinin de tesiriyle gelmediğinizi düşünerek bankları terk etmek durumunda kaldık ve gelen arkadaşlarla başka bir mekanda toplantımızı sürdürdük. Toplantının biraz ani gelişmesi sebebiyle organize olmakta ciddi sıkıntı yaşadığımızı kabul etmek durumundayız, biz beklerken sizin foruma mesaj atmanız da bunu gösteriyor; bu sebeple taşıdığım üzüntüyü vurgulamak isterim. Fakat linkini verdiğiniz iktibası burada kullanmadan önce şahsen biraz daha iyi niyetli bir yorum yapmanızı umardım, zira bu yorumu hak edecek bir davranış içerisinde olmadığımızı ve toplantının sonlanmasının ardından yeteri kadar beklediğimizi düşünüyorum. Keşke sözümüzün eri olmadığımıza değil, organize olamadığımıza kanaat getirseydiniz.

Saygı ve selamlarımla

FE
30.10.2011 00:35
#37

Kırıcı Olduysam Özür Dilerim Lakin bizde 2 kişi bekliyorduk ve ifadelerinizden anladığım kadarıyla aynı çemberde idik bende parkın içerisinde ki havuzun orada kültür merkezinin çıkış kapısının tam karşısında bekledim ki çıkanları görebileyim diye hatta birkaç arkadaşa sormuş olmama rağmen alakamız yok dediler..

evet söylediğiniz gibi organizasyon hatası oldu.. ben beklediğim her dakika boyunca bilgisayarım açık bir kişinin konuya yazmasını bekledim. hatta üstte ki mesajımı da beklediğim noktadan ayrılırken yazdım. mesajın içeriğinde kötü bir niyet beslemedim.. sadece siz nasıl bir üzüntü, kırgınlık hissettiyseniz misli fazlası bende mevcuttu. NFK-Fan hocam size bir özel mesaj gönderiyorum okursanız sevinirim.

BO
30.10.2011 11:15
#38

Arkadaşlar,Üstad Necip Fazıl Sempozyumunu geride bıraktık.Anladığım kadarıyla site üyelerimizden ancak yedi-sekiz kişi gelebildi.Ancak beş kişi toplandı.Ferhat kardeşimiz niye gelmedi derken ,kendiside oralardaymış,inşallah birdaha ki sefer buluşmak üzere diyelim.

Sempozyum , klasik anma toplantılarının pek dışına çıkamadı.Konuşmacıların yıllardan beri aynı kişiler oluşu bunun nedenlerinden.Salonun genç arkadaşlarla tıklım tıklım dolması ,beni sevindiren en önemli etken oldu.Bundan sonraki sempozyum yeni yüzler ve Sütlüce gibi kongre merkezlerinde yapılacaktır umarım.Bunun çalışmalarına bizde başlarsak,gelecek sempozyuma n-f-k üyeleri daha aktif katılacaktır diye düşünüyorum.Bir de salonun dört üçünün genç bayan arkadaşlarla dolması dikkatimi çeken diğer husustu.

GE
30.10.2011 12:58
#39

Sempozyum sonrasında kitap dağıtılmadı malesef.Burada üzüldüğüm konu verilen sözün muntazam bir şekilde yerine getirilmemesi, yoksa veririz parasını kitabı heryerden alabiliriz ama kitap dağıtılacak deniliyorsa dağıtılmalıydı.Bunun dışında sorunsuz bir organizasyondu.Emeği geçenlerden Allah razı olsun.Allah, daha sık aralıklarla tekrarlamayı nasip etsin.

ÜS
30.10.2011 13:56
#40

kitap dağıtılmadı değil arkadaşlar...ben bizzat kitap dağıtan arkadaşlarla görüştüm bizim çıktığımızda saat beş buçuk sularıydı 600 kitap dağıttıklarını ellerinde kitap kalmadığını söylediler...çok üzüldüm ama nasip değilmiş demek ki ne yapalım...

 

bu arada ferhat_TR kardeşim NFK-Fan kardeşimiz haklı parkın içerisinde belkide yarım saat bekledik ama gelen olmadı bu birbirimizi tanımadığımızdan ve organizasyon eksikliğinden kaynaklanıyor.özür dileyelim senden bir dahaki sefere diyelim inş....

 

bir daha ki sefere n.f.k.com diye pankart yazmayı düşünüyorum :)

FE
30.10.2011 14:05
#41

kitap dağıtılmadı değil arkadaşlar...ben bizzat kitap dağıtan arkadaşlarla görüştüm bizim çıktığımızda saat beş buçuk sularıydı 600 kitap dağıttıklarını ellerinde kitap kalmadığını söylediler...çok üzüldüm ama nasip değilmiş demek ki ne yapalım...

 

bu arada ferhat_TR kardeşim NFK-Fan kardeşimiz haklı parkın içerisinde belkide yarım saat bekledik ama gelen olmadı bu birbirimizi tanımadığımızdan ve organizasyon eksikliğinden kaynaklanıyor.özür dileyelim senden bir dahaki sefere diyelim inş....

 

bir daha ki sefere n.f.k.com diye pankart yazmayı düşünüyorum :)

ben bilgisayardan siteyi açıp bankın üstüne bıraktım ki gelen geçen görür diye demek görüşme nasibimiz olmadı galiba. kalabalık gördüğüm gruplara sordum hatta n-f-k.com dan mısınız diye:)

NF
30.10.2011 15:39
#42

Selamlar,

Aksaklıktan dolayı tekrar özür dilerim. Mevzuun tatlıya bağlanması oldukça sevindirici, inşallah ileride başka vesilelerle ve herhangi bir sıkıntı ile karşılaşmaksızın toplanmak nasip olur.

Saygı ve selamlarımla

GE
30.10.2011 20:30
#43

Evet ben de elinde çantalarda kitap alabilenleri gördüm ama ne zaman nereden aldılar anlamadım.Ben sabah 9:30 da geldim ve program bitiminde çıktım, kitap dağıtımı doğal olarak çıkışta gerçekleşir diye düşündüm lakin yanılmışım.Herneyse..

Bu arada Üstad'ın ailesinden ve Büyük Doğu Yayınları'ndan kimseyi görememek beni çok üzdü.

TR
30.10.2011 23:12
#44

:) Gençmimar, Büyük Doğu Yayınları'ndaki kimseyi böyle toplantılarda göremezsiniz. Kendileri böyle toplantılardan özellikle uzak duruyor. Bir keresinde Suat Ak'la sohbet ediyorduk. 'Üstad'la ilgili bir program düzenleyeceğimizde kimi çağırmamızı önerirsiniz?' diye, dürüst olayım, alacağım cevabı bilerek ve biraz da şımarıkça bir sual patlatmış idim. Suat Bey kelimeleri ağzından zorla itelerken, bıyığımın altındaki ince tebessümün belirip belirip kaybolmasını bir türlü engelleyemedim. Özetle 'Hiç kimse iyi değil' diyordu, yaklaşık 10 dakika boyunca cevap verdiği halde. hiçbir isim söylemedi. İnsanların nasıl yetersiz olduğunu anlattı sürekli. 'Kötünün iyisi kim olur peki?', yahut 'En azından bazı konularda yetkin olabilecek kimse yok mu?' gibi ısrarcı sorularımı da hep gırtlakta çatallaşan 'eee'lerle başlattığı cümlelerinde yumuşatıp yok etti. Velhasıl tuttu fırlattı herkesi. Her neyse, lafı sürekli 'bir biz varız işte' noktasına getirdi durdu, ama bunu da bir türlü açıkça söyleyemedi. Sonunda ben kendisine yardımcı oldum, 'Efendim sizi veya sizlerden bir büyüğümüzü çağırsak müsait olur musunuz?' diyerek. Bir mutlu oldu, bir rahatladı ki anlatamam. Sonra da huzur içinde göğsünü şişirerek 'Biz böyle programlara pek katılmıyoruz' dedi. Bildiğimiz bir durum bu, Miyasoğlu'nun pay sahibi olduğu birkaç TV veya radyo programına telefonla katılmalarını saymazsak herhangi bir toplantıya katıldıklarını pek duymadık. Mehmet Bey çoğunlukla evinden dahi dışarı çıkmıyormuş misal. Suat Bey cemiyetin onu sıktığını söylüyordu. Onların hali biraz böyle.. Ben onlara böyle bir organizasyonda rastlarsam halüsinasyon tedavisine başlamaya niyetlendim inşallah.

AY
31.10.2011 15:39
#45

merhabalar,

acaba sempozyumu herhangi bir yolla kayıt altına alan var mı ?

Burç FM bu tip sempozyum ve konferansları kayıt ediyor diye biliyordum fakat kendi sitelerinde hala bulamadım

sempozyumda anlatılanlara ulaşabileceğim bir ses kaydı görüntü v.s varsa çok makbule geçer.

FE
31.10.2011 18:46
#46

İnşallah yer yer notlar aldım, müsait zamanımda iyi bir şekilde derleyip paylaşma derdindeyim. Arkadaşım ses kaydı yaptı bir bakalım bir şekilde ulaştırmayı becerirsem sizler de istifade edersiniz. Herkes payidar olsun, herkes nasiplensin..

 

ayvuz: yukarıda ki mesajda arkadaşımız ses kaydı alabildik demiş, önceki mesajlarda da NFK-Fan'da kayıtları talep edeceklerini bildirmişler. beklemek kalıyor galiba geriye..

 

merhabalar,

acaba sempozyumu herhangi bir yolla kayıt altına alan var mı ?

Burç FM bu tip sempozyum ve konferansları kayıt ediyor diye biliyordum fakat kendi sitelerinde hala bulamadım

sempozyumda anlatılanlara ulaşabileceğim bir ses kaydı görüntü v.s varsa çok makbule geçer.

YA
01.11.2011 12:18
#47

n1.jpg “Üstad Necip Fazıl Sempozyumu” büyük ilgi gördü

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Kültür Müdürlüğü tarafından Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Üstad Necip Fazıl Sempozyumu” büyük ilgi gördü. Salonda yer kalmayınca bazı izleyiciler sempozyumu ayakta ve salonun merdiven basamaklarına oturarak izlediler. 2 oturum hâlinde gerçekleştirilen sempozyumun öğle arasında Aykut Kuşkaya ve Orkestrası, Necip Fazıl’ın bestelenmiş şiirlerini icra etti; Fazlı Karaman, şiirlerini seslendirdi. Sempozyumun sonunda izleyicilere, Muzaffer Doğan tarafından hazırlanan ve İBB tarafından basılan “Necip Fazıl / Buzdağını Eriten Deha” isimli kitap hediye edildi.

Necip Fazıl bir kahramandı

Sempozyumu organize eden Yazar, eski Bahçelievler Belediye Başkanı Muzaffer Doğan, yaptığı konuşmada Necip Fazıl’ın “anlaşılmadan benimsenmekle tanınmadan dışlanmak” arasında sıkışan bir yalnızlık kesitinde yaşadığını belirterek, her iktidar döneminde yargılanıp sorgulandığını, hapishanelerde yattığını kaydetti. Necip Fazıl’ın, kelimenin tam manâsıyla bir ‘kahraman’ olduğunu belirten Doğan, ‘büyük şair, büyük mütefekkir ve büyük inkılapçı’ olarak nitelendirdiği Necip Fazıl’ın “Hakim bir dava mahkûm bir edayla anlatılamaz” diyerek, yiğitliği, dik duruşu, cesareti, Allah’tan başka hiç kimsenin önünde eğilmemeyi öğrettiğini söyledi.

Gerçek bir dâhiydi

İBB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Avukat Numan Güzey de, “Bizim neslimizin mayasını yoğuran fikir babamız” diye nitelendirdiği Necip Fazıl’a dair hatıralarını, nüktelerini anlattı. Necip Fazıl’ın gerçek bir dâhi olduğunu belirten Güzey, konuşmasını, onun ‘saf şiir’in en güzel örneklerinden birisi olarak nitelendirdiği “Otel odaları” isimli şiiriyle tamamladı.

Mücadele adamıydı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ahmet Selamet de, Necip Fazıl’ın yalnızca bedenen değil fikren de mahkûmiyet yaşadığını belirterek, “Öncüsü olduğu Büyük Doğu hareketine dair yayın yapan Büyük Doğu dergisi, yayın hayatı boyunca tam 16 kez kapatılmıştır. Eserleri toplanmış ve basımı da yasaklanmıştır o günkü koşullarda” dedi. Selamet, modern Türk şiirinin kurucularından birisi ve aynı zamanda bir ‘mücadele adamı’ olan Necip Fazıl’ın, yılmaz mücadelesiyle sergilediği duruşun gönüllerde yıkılmaz bir taht kurduğunu söyledi.

Necip Fazıl’ın “Devler gibi eserler bırakmak için karıncalar gibi çalışmak lâzım” sözünü hatırlatan Selamet, onun karıncalar gibi çalışarak, edebiyatın birçok alanında 100’e yakın eser verdiğini belirtti.

O bizim ruhumuzu seslendiriyordu

Açılış konuşmalarının ardından, sempozyumun 1. Oturumuna geçildi.

Oturum Başkanı Mustafa Miyasoğlu, Sokrates’ten bu yana pek çok fikir adamının yönetimlerin çıkardıkları zorluklarla karşılaştıklarını belirterek, Necip Fazıl’ın da bunlardan birisi olduğunu söyledi. Miyasoğlu, “Üstad, bize biz olmayı öğretti. Müslüman Türk’ün şahsiyetli iç ve dış politikasını o anlattı. O bize tarihî misyonumuzu kuşanmamızın yaratılış hikmetimiz olduğunu söyledi. O bizim bilmemiz öğrenmemiz gereken şeyleri söylüyor, ruhumuzu seslendiriyordu” dedi. Necip Fazıl’ın 3 kişiyle nasıl konuşuyorsa 3 bin kişiyle de öyle konuştuğunu belirten Miyasoğlu, bunun bir ‘dava ciddiyeti’ olduğunu kaydetti. Miyasoğlu, Necip Fazıl’ın, “Sokrates’ten bu yana zulüm görmüş olan büyük mazlumların belki de son örneği olduğunu” söyledi. Miyasoğlu, “Üstad, son 200 yılda ekseni değiştirilen Türk devlet ve toplumunu tekrar kendi eksenine oturtmaya yönlendiren kişidir. Bu bakımdan da tarihimizin en önemli fikir adamıdır” dedi.

Prof. Yalçıntaş: Ahmet Kabaklı’nın ismi liseye iade edilmelidir

Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş da, sempozyumu organize eden Muzaffer Doğan’ın, belediye başkanlığı döneminde bir liseye ilk defa Necip Fazıl isminin verilmesini sağladığını belirtti. Prof. Yalçıntaş, bu vesileyle, Kabaklı’nın öğrenim gördüğü ve uzun yıllar hocalık yaptığı Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’nun bulunduğu binada hizmet veren Anadolu Öğretmen Lisesi’ne Ahmet Kabaklı isminin verildiğini, ancak bu ismin daha sonra değiştirildiğini hatırlattı. Prof. Yalçıntaş, Millî Eğitim Bakanlarına bunu çok kere hatırlattığını belirterek, liseye tekrar Ahmet Kabaklı isminin verilmesi gerektiğini söyledi.

Necip Fazıl ve Baudelaire

Prof. Yalçıntaş, açılış konuşmasında Necip Fazıl’ı ‘kahraman’ olarak nitelendiren Muzaffer Doğan’ın bu nitelemesinin isabetli olduğunu belirterek, “Sözlerini tasdik ediyorum. Necip Fazıl, hem şiirde, hem davada gerçek bir kahramandı” dedi.

Necip Fazıl’ın Charles Baudelaire’in etkisinde kaldığı tenkidine de temas eden Yalçıntaş, Yahya Kemal’in “Kar Musikileri” isimli şiirindeki “Bir erganun âhengi yayılmakta derinden / Duydumsa da zevk almadım İslav kederinden” mısralarını hatırlatarak, Yahya Kemal’in kilisedeki o âyin musikisini beğendiğini ama zevk almadığını ifade ettiğine dikkat çekti. Yalçıntaş, buradan hareketle, bir şeyi beğenmekle onu benimsemek ve taklit etmek arasındaki farka işaret etti.

Necip Fazıl’ın hikâyeleri

Daha sonra söz alan İsmail Kıllıoğlu ise, Necip Fazıl’ın hikâyeleri ve romanları hakkında bilgi verdi. Necip Fazıl’ın hikâyelerinin az ya da çok olmasının değil, onun hikâye üzerinde de durması olduğunu kaydeden Kıllıoğlu, “Necip Fazıl’ın şiiri, edebiyat alanındaki diğer eserlerinin bir yandan besleyici kaynağı, ama bir başka açıdan da onları gölgede bırakan bir işlev de görmüş gibi duruyor. Oysa bu meseleyi daha yakından tahlil etmeye başladığımızda şiiriyle diğer metinleri arasında alttan alta ciddi bir şekilde birbirini besleyen, birbirini etkileyen bir damarın sürüp gittiğini söyleyebiliriz. Şöyle de düşünebiliriz; eğer Necip Fazıl sadece şair kimliğiyle kalmış olsaydı, deyim yerindeyse, tek ayak üzerinde duran bir kişi olarak ortaya çıkardı” dedi.

Kıllıoğlu, Necip Fazıl’ın, hikâyelerinde kendi hayatında yaşadığı olayları kullandığını belirterek, onun hikâyelerindeki gerçeklik ve semboller üzerinde durdu.

Oturum Başkanı Mustafa Miyasoğlu ise, “Ben bir yanlış anlamayı önlemek için meslektaşımın bir sözünü izniyle tashih edeyim” diyerek şunları söyledi:

“Üstad’ı anlamak için de hem çağdaşlarından hem öncekilerden birilerini okumak gerekir. Reşat Nuri okumazsanız, Üstad’ın halisiyeti anlaşılmaz. ‘Daktilo kızlar romancısı’ diye nitelendirdiği cümleyi anlamak için Reşat Nuri’nin bazı kitaplarına bakmak lâzım. Attila İlhan’ı o delişmen haliyle biraz antolojilerden de olsa okumalı ki, Üstad’dan nasıl bir şeyleri çalmış, trajik şehir duvarlarını nasıl Üstad’dan almış ve bunu saklamış. Orhan Veli’yi, eski kültürümüzü nasıl bilip de bozmaya, yozlaştırmaya çalıştığını anlamadan Üstad’ın halisiyetini anlayamayız. Üstad, tabiî ki ehli tevhid merkez olmalı ama kültür biraz daha hinterlandı geliştirerek ele alınır.”

Miyasoğlu, Necip Fazıl’ı çok okudukları halde, “Çöle İnen Nur” hakkında hiçbir akademik çalışma yapmayan ilahiyatçılara da sitem etti.

Sinema ve Tiyatroda Necip Fazıl

Sempozyumda, “Sinema ve Tiyatroda Necip Fazıl” konulu bir tebliğ sunan Abdurrahman Şen de, Necip Fazıl’ın gördüğü boşlukları doldurmak istediğini belirterek, “En çok boşluk gördüğü alanlardan biri sinema bir diğeri de tiyatroydu” dedi. Şen, Necip Fazıl’ın sinemayı tanımlarken “Büyük Doğu inkılabı, en büyük mikyasta kıymet ve ehemmiyet verdiği sinema şubesini de, bizzat himaye ve teşvik edeceği ve her biri yepyeni bir buluş ifade edecek olan yerli filmlerle canlandırmak davasındadır” dediğini hatırlattı.

Necip Fazıl için tiyatronun da son derece önemli olduğunu belirten Şen, Necip Fazıl’ın tiyatroyu “Sanat şekilleri içinde bence en büyük keşif / Tezin laf olmaktan çıkıp büyü olduğu yer; işte o esrarlı dört köşe” diye tanımladığını hatırlattı. Şen, “Bu sırrı eğer anlamış olsa idik bu ‘telkin kürsüsü’nü, bu ‘tezin laf olmaktan çıkıp büyü olduğu yer’leri anlamış olsaydık, herhalde bugün sinema ve tiyatroda neden Sülüman oynuyor da Kanuni Sultan Süleyman oynamıyor anlayabilirdik ve Kanuni Sultan Süleyman’a lâyık olurduk zannediyorum. Yine Üstad diyor ki, ‘Mutlak iman hâlinde tezlerin tezine sahip olan biz, tiyatrodan üstün ve dokunaklı alet kabul edebilir miyiz?’. Bu soruyu acaba hiç kendimize sorduk mu? Sorduysak, samimiyetle ne cevap verdik?” diye konuştu.

Pakistanlı Yazar Mesut Aktar’ın Necip Fazıl’ın tiyatrosunun Shakespeare tiyatrosu düzeyinde bir tiyatro olduğunu söylediğini belirten Şen, “Fakat bizler hâlâ bir Shakespeare hayranlığıyla gidiyoruz. Tarihimizi de Kral Lear bakışıyla Osmanlı padişahlarını ekrana veya sahneye getiriyoruz da, Necip Fazıl’ın tarihe ve tiyatroya bakışının

Öfke ve hiciv

Vahap Akbaş da “Necip Fâzıl’da Öfke, Hiciv ve Mizah” başlıklı tebliğinde, “Necip Fazıl, fikrini öfkeyle harmanlayan, öfkeye fikrin terkisinde bir mânâ, bir değer kazandıran ender şahsiyetlerdendir. Öfke, onda menfî mânâsından sıyrılır ve önemli, değerli, fikri bileyici, fikre enerji kazandıran bir unsur hâline gelir” dedi. Akbaş, Necip Fazıl’ın meşhur “Muhasebe” şiirindeki ‘Çok var ki bu hınç bende fikirdir, fikirse hınç’ mısrasının, bu yaklaşımın göstergesi olduğunu ifade etti.

“Üstad, öfkesiz imanı bile değersiz bulur” diyen Akbaş, onun “Razı mısın olmasın kaşı, gözü simanın / Hiçbir değeri yoktur, öfkesi yok imanın” şeklindeki mısralarına işaret etti. Akbaş, “Evet, Necip Fazıl öfkeli bir insandı; ama onun öfkesi basit bir asabî halden kaynaklanmıyordu. O, sorumluluk taşıyan bir dava insanı sıfatıyla bu öfkeyi gösteriyordu” dedi. Akbaş, sözlerine şöyle devam etti:

“Böyle yaparken gençleri de uyarır; çünkü, davanın olduğu her yerde mücadele vardır, mücadele düşmanla yapılır, öyleyse burada öfke itici bir güç olmalıdır. Meşhur beytini hepimiz biliyoruz;

Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın, Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lâzımsın.

Kimdi bu düşman? Bu düşman, Üstad’ın kısaca ‘İslâm davası’ dediği davanın düşmanlarıdır. Milletin inancına, diline ve bütün manevî değerlerine kast edenlerdir. Fikri, ilmi yok etmeye çalışanlardır, tarihi çarpıtanlardır, bazen halkı sömürenlerdir, hatta din hokkabazlarıdır.”

Akbaş, Necip Fazıl’ın öfkesinin aslında inancı ayaklar altına alınmış, hor görülmüş, baskı altına alınmış olan halkın öfkesi olduğunu ifade etti. Akbaş daha sonra Necip Fazıl’ın hicivlerinden örnekler verdi.

A.
01.11.2011 16:14
#48

Video kaydını yakın zamanda Müdafaa TV (internet tvsidir.Müdafaa Dergisi'ne ait)'de yayınlamayı düşünüyoruz.Muzaffer Doğan Beyden birkaç güne görüntüleri alacağız İnşaAllah.

BO
01.11.2011 21:11
#49

Güzel olur.

VE
02.11.2011 01:46
#50

Saat 09:05 idi oradaydım pastahanede börek yedikten sonra içeriye girdim oradada ikram varmış amcaoğluyla beraber bi kaç bişide orada atıştırdık ve içeri girdik ilk baş yarısı bile dolmamıştı konuşma başladı bi arkama baktım yan kapılarda dolmuş buna sevindim.

 

Sempozyum kendi adıma çok verimli geçti diyebilirim özellikle eser inceleme dalında 'ÇÖLE İNEN NUR' tahlil ve yorumu müthişti, yanı sıra değerli düşünce yazar ve aydınlarımızın Asrın Deha'sı Üstad'la ilgili anılarını anlatmaları sempozyomun en vecd ve heyacanlı anlarıydı.

Bu sempozyomu hazırlamak için büyük çaba sarfeden başta Muzaffer Doğan ağabeyimiz ve Kültür A.Ş tertip komitesi olmak üzere, sempozyumda konuşmacı yahut katılımcı olarak iştirak eden tüm düşünür, şair ve yazar ve sanatçılarımıza, salonu hınca hınç dolduran Üstadın 'Manevi Mirasçılarım' dediği gençler ve Ağabey ile Hanım Ablalarımıza, 50 kişi ile iştirak eden 'MTTB' üye kardeşlerimize, sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Allah (c.c) hepsinden/hepimizden teker teker razı olsun İNŞAALLAH.

 

 

Üstadı Mustafa Miyasoğlu Hocam hariç diğer umduğumuz kişilerden değilde ummadığımız kişilerden dinledikçe mest oldum..

 

Buzdağını Eriten Deha (Kültür A.ş. nin hazırladığı) ve 'Babıâli' Kitapları ücretsiz dağıtıldı. (işim çıktığı için 16:30 da çıkmak zorunda kaldım sanırım sonuna kadar kalmış olsaydım bende alamayacaktım kitapları)

MU
05.11.2011 01:57
#51

http://http://hotfile.com/d...oturum.MP3.html

 

Arkadaşlar ilk oturumu yüklemeye çalıştım. Bilmiyorum muvaffak oldum mu? Bu işlerde de hiç ehil olamadım gitti. İnşallah indirebilir ve dinlersiniz.

HU
05.11.2011 15:46
#52

programda en çok hoşuma giden kısım üstad ile yaşanmış anektodların paylaşılmasıydı.güzel ve anlamlı bir gündü:)

AY
05.11.2011 19:36
#53

http://http://hotfile.com/d...oturum.MP3.html

 

Arkadaşlar ilk oturumu yüklemeye çalıştım. Bilmiyorum muvaffak oldum mu? Bu işlerde de hiç ehil olamadım gitti. İnşallah indirebilir ve dinlersiniz.

 

Allah razı olsun hocam çok makbule geçti hemen indiriyorum

OM
10.11.2011 01:06
#54

1319974779-necip_fazil_sempozyumu-4.jpg

 

1319974507-necip_fazil_sempozyumu-2.jpg

 

1319974717-necip_fazil_sempozyumu-3.jpg

OM
10.11.2011 01:11
#55

1319974229-necip_fazil_sempozyumu-1.jpg

 

1319974626-guzey-yalcintas-selamet-1.jpg

 

1319974888-necip_fazil_sempozyumu-5.jpg

 

1319975036-necip_fazil_sempozyumu-6.jpg

OM
10.11.2011 01:12
#56

1319979104-necip_fazil_sempozyumu-8.jpg

 

1319978008-necip_fazil_sempozyumu-7.jpg

OM
10.11.2011 01:14
#57

Çok şanslısınız dostlar, bakınıyordum nette bir baktım resimler. Dedim hemen bunları yüklemeliyim. :) Biraz da görsellik katalım. Buyrunuz.

 

Bakınız ne dehşet kalabalık. Rabbim müthişti.

OM
10.11.2011 01:24
#58

"Din adamı değil dininin adamı

Dursun Ali Taşçı da “Çöle İnen Nur Ekseninde Necip Fâzıl’ın Dinî Hassasiyeti” başlıklı bir tebliğ sundu. Taşçı, “Necip Fazıl bir din adamı değildi ama dininin adamıydı. Onun bütün derdi İslâm’dı. Bunu en çağdaş bir dille anlatıyordu bize. O çağdaş dilde biz çağın çocukları, onu hissediyorduk. Çünkü Hz. Ali’nin bir sözü aklıma geliyor; ‘Çağını bilmeyen âlim değildir’ diyor” şeklinde konuştu.

Klasik Türk şiirindeki naat geleneğine işaret eden Taşçı, “Çöle İnen Nur”un başlangıç kısmını Necip Fazıl’ın naatı olarak kabul ettiğini söyledi.

Necip Fazıl ve kibir

Necip Fazıl’ın İslâmî hassasiyetinden bahsederken ona yöneltilen ‘çok kibirliydi’ eleştirisini de değerlendiren Taşçı, şunları söyledi:

“Gururla söylüyorum, kibirli bir insandı o. Kime karşı? Bazı insanlara karşı kibr etmenin sadaka olduğunu bildiği için o kibirli insandı. O dönemde kibr edilmeyecek tırnak içinde ‘düşünce adamı, yazar’ var mıydı ki kibr etmesindi bu adam? Öyleyse, onun kibrinde bile bir güzellik vardı. Onu yerine getiriyordu. Şimdi bakınız, bu kadar ‘kibirli’ diye gördüğümüz bir adam, ‘Sonsuzluk kervanı, peşinizde ben, üç ayakla seken topal köpeğim’ diyor yahu, Allah aşkına!.. Bu nereye sığdırılacak? O zaman, o biliyordu kimden neyi nasıl alacağını. Bu ‘klas’ duruş, bizim için müthiş bir duruştu. Bize kimlik veriyordu.”

Miyasoğlu’dan Taşçı’ya şerh

Taşçı, konuşmasının sonunda, “Ben Reşat Nuri’yi de sevmedim, Orhan Veli’yi de sevmedim, Attila İlhan’ı da sevmedim. Neden? Benim inandıklarıma inanmıyorlardı da onun için. Üstad da sevmiyordu bunları. Büyük Doğu’da yapmış olduğu ankette ‘Allah’a inanıyor musunuz?’ ‘Hayır’ diyorlardı bu adamlar. Bana neyi vereceklerdi bu insanlar? Veremediler, veremeyecekler. Bugün onu görüyoruz” diye konuştu.

Oturum Başkanı Mustafa Miyasoğlu ise, “Ben bir yanlış anlamayı önlemek için meslektaşımın bir sözünü izniyle tashih edeyim” diyerek şunları söyledi:

“Üstad’ı anlamak için de hem çağdaşlarından hem öncekilerden birilerini okumak gerekir. Reşat Nuri okumazsanız, Üstad’ın halisiyeti anlaşılmaz. ‘Daktilo kızlar romancısı’ diye nitelendirdiği cümleyi anlamak için Reşat Nuri’nin bazı kitaplarına bakmak lâzım. Attila İlhan’ı o delişmen haliyle biraz antolojilerden de olsa okumalı ki, Üstad’dan nasıl bir şeyleri çalmış, trajik şehir duvarlarını nasıl Üstad’dan almış ve bunu saklamış. Orhan Veli’yi, eski kültürümüzü nasıl bilip de bozmaya, yozlaştırmaya çalıştığını anlamadan Üstad’ın halisiyetini anlayamayız. Üstad, tabiî ki ehli tevhid merkez olmalı ama kültür biraz daha hinterlandı geliştirerek ele alınır.”

Miyasoğlu, Necip Fazıl’ı çok okudukları halde, “Çöle İnen Nur” hakkında hiçbir akademik çalışma yapmayan ilahiyatçılara da sitem etti. """

 

Leyl gönüldaşımın bir kısmını iktibas ettiği sempozyumun kaleme alınmış halinin eksik tarafını da tamamlamış olalım.

 

http://www.kultursanat.org/haber.php?id=401

NF
21.11.2011 13:09
#59

Selamlar,

Sempozyum kayıtları tarafımıza ulaşmıştır. İnşallah gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra sitemize upload edilecek ve Download bölümünden tüm kullanıcılarımızın istifadesine sunulacaktır.

Kayıtların elde edilmesinde gösterdiği ilgi ve sağladığı destekten dolayı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü Basın Koordinatörü Sayın Perihan Altınsoy'a özellikle teşekkür ediyoruz.

Saygı ve selamlarımla