Tutuşturanşlar lügat kitabını elime
Bilsin, Allah’tan başka bilmiyorum kelime
Olunmayacak herşeyle olabilecek herşeyin kefalet ve keyfiyeti islamda Herşey islamda
Geçti, isteme gelmeni
Yokluğunda buldum seni
Bir kalbim var ki benim,sevdiğinden burkulurKahredenden ziyade,sevilenden korkulur
Kapı kapı bu yolun son kapısı ölümse
Her kapıda ağlayıp o kapıda gülümse
Anladım işi ; San’at ALLAH ı aramakmış, Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış
Dipsiz hasrete tuzak
En yakınken en uzak
Tadı zehrinde erzak;
KADIN!
Gençliğine güvenipte vakit çok erken derken;
Bir bakmışsın elveda bile diyememişsin giderken
ALLAH bir demektense, ecel teri dökerken
Ölüversem, beklenmez bir anda ALLAH bir derken
Ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın Gündüz geceye muhtaç bana da sen lazımsın
Bu yük senden Allah’ım, çekeceğim, naçarım
Senden Sana sığınır, Senden Sana kaçarım
Annesi gül koklasa ağzı gül kokan çocuk
Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk
Çocukta uçurtmayla göğe çıkmaya gayret
Karıncaya göz atsa niçin? Nasıl? ne hayret
Ölenler yeniden doğarmış, gerçek!
Tabut değildir bu, bir tahta kundak
Bu ağır hediye kime gidecek
Çakılır çakılmaz üstüne kapak?
Sual = ey veli, insan nasıl olmalı, söyle!
Cevap = son anda nasıl olacaksa hep öyle!
Dostlarım ev eşyamdı, bir bir gitti diyorum
Artık boş odalarda ölümü bekliyorum
Bir anlık emanete ne türlü övünelim
Gel, rahmet kapısında ağlaşıp dövünelim
Tel tel ve iple iplik dikseler de ağzımı
Tek ses duyarlar, ALLAH..yoklayanlar nabzımı
Anlamak yok çocuğum, anlar gibi olmak var
Akıl için son tavır, saçlarını yolmak var
Ellerime uzanan dudakları tepeyim
Allah diyen, gel, seni ayağından öpeyim
Neye yaklaşsam sonu uzaklık ve kırgınlık
Anla ki yok, Allah’tan başkasıyla yakınlık
Aşk korkuya peçedir, korku da aşka perde
Allah’tan nasıl korkmaz, insan onu sevse de
Bal Sensin ( sav ), varlık petek
Ben, haritada deniz görmüş boğulmuş
Dokuz köyün sahibi dokuz köyden kovulmuş
” Nefis için yazdığı Şiir’i”
Güneşle bir tutsam girmez hizaya
Dar bulur sığmam der, dipsiz fezaya
Kuyruk salar, sonra hırlar ezaya
Benim nefsim, benim nefsim..ne köpek
Nefsimin ardından koştum perişan
Ondan bir kıl bile avlayamadım
Her ağızda her telde fanilik dırıltısı
Sonunda tek bir şarkı, tabutun gıcırtısı
Gözüm, aklım, fikrim var deme hepsini öldür
Sana çöl gibi gelen, o göl diyorsa göldür
Tahtadan yapılmış bir uzun kutu
Baş tarafı geniş, ayak ucu dar
Çakanlar bilir ki bu boş tabutu
Bir gün kendileri dolduracaklar
Allah dostu odur ki nefsine tek pay biçmez
Kırk yıl bir ekşi ayran özler de onu içmez