ŞÂİRLER SULTÂNI NECİP FAZIL
Abdullah Öztemiz Hacıtâhiroğlu
Ancak Üstün sezgiden parlar dehâ
Bir dehâ dünyaya gelmez bir daha
Hâmid, Akif, Hâşim onlardan üçü
Kimsenin aşmak için yetmez gücü
Tırmanılmaz bir doruk Yahya Kemâl
Şi'rin öztahtında gerçek bir kral
İşte bunlardan Necip Fâzıl biri
Şi'ri solmaz gür çiçeklerden diri
Altun iplikler eğirmiştir iği
Var mı Nef'î'den, Nedim'den eksiği?
Naili, Bakî, Fuzûlî benzeri
Kimseden kalmaz Necip Fâzıl geri
Mesnevî'den dinleyip çok kez neyi
Söylemiş söylenmedik pek çok şeyi
O'nda her söz beylik anlamdan kaçış
Gergefinden çıktı en solmaz nakış
Özlü her şi'rinde kök Yûnus'dadır
Tartışılmaz, söz götürmez ustadır
Söz biçip gür tarlasından sözlüğün
Baktı ardından özel bir gözlüğün
Yakut, elmas çağlatır bir çeşmeden
Söyler en güç şi'ri güçlük çekmeden
O'nda giz vermez duvarlar camlaşır
Buzlu camlar durmadan saydamlaşır
Duyduk O'ndan en seçilmiş sözleri
O'ndan üstün söyleyen gelsin beri
Şi'ri şairlik özünden giz taşır
Bizde binbir şair O'ndan iz taşır
Kof kabuktan sıyrılıp öz söyledi
kül değil, marsık değil, köz söyledi
Şi'ri şi'rin, nesri nesrin özgesi
Yerde dinlerken gelir gökden sesi
Sözden öz süzdükçe altun imbiği
Tartışılmaz şi'rinin eşsizliği
Oldu kaynak çook yazar, çook şâire
Böyledir yekpare öz, vermez fire
Buldu gerçek şi'ri üstün yetkisi
Sürdü yıllardır silinmez etkisi
Şi'ri hem Ahmed Muhîb'in yaylağı
Hem de Cahit Sıtkı'nın baş kaynağı
Bizde en şâir olan bir O'ydu O,
Duygudan, düşten anıtlar oydu O
Şi'ri som altun, yitirmez hiç değer
Rilke, Baudelaire, Rimbaud, Verlaine baş eğer
Kuşkusuz, tartışmasız gerçek budur
Çağdaş en son, en büyük şâir O'dur
Bizde gerçek son dehâ, söz sahibi
Nerde bir şâir Necip Fâzıl gibi?!