Onun Cenazesini Ben Yıkadım

Başlatan: serdengeçti Tarih: 30.07.2006 00:33 Cevap: 55

SE
30.07.2006 00:33
#1

Üsküdar Selimiye Camii imam hatibi Fahri Duran anlatıyor:

 

Bir gün Ahmet Mekki Efendi’nin oğlu, Prof. Dr. Ahmet hikmet Üçışık geldi, beni arabasıyla vakıf Guraba Hastanesine götürdü:

”üstad vefat etti, cenazesini sen yıkayacaksın! “dedi, gittik.

Prof. Dr. Süleyman Yalçın, Prof. Dr. Ahmet Hikmet Üçışık ‘la bir kişi daha vardı, şimdi onun adını hatırlayamıyorum.

Cenazeyi yıkadık, havluyla kuruladık, kefene sararken yüzüne şöyle bir baktım… Yanaklarından aşağı gözlerinden, diri insan nasıl ağlıyorsa, aynen öyle yaş aktığını gördüm!...

Kırk yıllık imamım ben! Yüzlerce cenaze yıkadım ben ama bir ölünün gözünden yaş geldiğine ne daha önce ne daha sonra hiç rast gelmedim. Hatırlamıyorum.

İşte o zaman –zaten duyguluydum ama tekrar- öyle duygulandım ki şöyle seslendim:

—Üstadım, ahirete giderken bile bu milletin hali pür melâline ağlayarak gidiyorsun.

Sonraaaa .. Bu durum çok dikkatimi çekti benim. Üstadı yerine tevdi ettikten ne kadar sonraydı bilmem.”Hadis-i Erbain”’de rastladığım bir hadiste, Efendimiz Aleyhisselam: Gaslinden sonra gözlerinden yaş gelen kişiyi kutlayın. Çünkü o cennetliktir.” Buyuruyordu.

ÜS
30.07.2006 18:38
#2

ALLAH ona rahmeti ile muamele eder inşallah, ALLAH rahmet eylesin mekanı cennet olsun.

SE
31.07.2006 06:09
#3

Onun cennetlik olduğuna %99 inanıyordum ama böyle birşeyle karşılaşmak beni ziyadesiyle etkiledi.

Allah cümlemize daha dünyada iken cennetle müjdelediği böyle halis kullarından eylesin. AMİN

CI
31.07.2006 10:59
#4

Allah rahmet eylesin.. Mekanını da cennet eylesin inşallah...

NF
31.07.2006 17:56
#5

Selamlar,

 

Zaten ölüm anında dudağındaki tebessümle, "demek böyle ölünüyormuş" sözlerini sarfedebilen bir insanın gideceği yer hakkında çok güçlü bir umut vardır. Allah'ın rahmeti sonsuzdur ve umarız üstada da, inananlara da onunla muamele edecektir. Mevzubahis hadis de bir şeyler anlatıyor bize, ipucu veriyor.

 

Allah rahmet eylesin üstada da, onun yanına gittiğimizde bize de...

 

Saygı ve selamlarımla

ÖF
31.07.2006 23:39
#6

ne mutlu ona ve ne mutlu bize ki

Allah bize üstad gibi bir yol göstericiyi göndermiş

Allah rahmet eylesin..

ÇI
01.08.2006 03:34
#7

şu an düşünüyorumda insan ürperir yahu..üstadın cenazesini yıkamak..gerçekten zor..Allah(c.c.) bizleri üstada cennette komşu yapar inşallah..AMİN

VO
04.08.2006 14:20
#8

Mevlam mekanını cennet peygambere komşu eylesin inşallah...

SA
30.09.2006 20:22
#9

Allah ondan Razı Olsun.

AL
08.11.2006 23:22
#10

Mekanı cennet olur inşallah...

BO
09.11.2006 00:34
#11

Hep beraber...

..
09.11.2006 16:37
#12

"Zor zaman" da haykırdı !..Hohlaya hohlaya buz dağlarını eritti.Surda bir gedik açtı...Dik durdu...Mümine şefkatli, kafire şiddetli oldu...Allah cc. O'na bir misyon yüklemişti, inşallah hakkıyla yerine getirdi...Müsbet kibri herkese gösterdi...

 

"Kibirliye karşı kibretmek sadakadır" ölçüsü gereğince islam düşmanlarını her zaman tahkir etti.Onları zelil duruma düşürdü.Yargılanırken bile boyun eğmedi...Allah.resul, veli sevgisiyle dopdolu bir hayat...Üstadım seni seviyorum, senin sevdiklerini seviyorum... :)

 

Allah rahmet eylesin, el fatiha....(amin)

BD
28.02.2007 12:31
#13

Beka alemine göçen üstadın vefat sonrası hali bile bizlere, ruhlarımızın en ince tellerini titreten bizleri ürperten bir sada veriyor.Ve bu sada, inşallah bizlerin üstadımızın fikir ideolocyasını benimsetme hissiyatını kazandrıma ve aksiyon tarzında hareket etme yöntemi öğrenmede bir adım olacaktır... Fani bedeni sünnetullaha uygun olarak toprakla birleşen üstadımız, fikirleri ile hayatı ile ve naaşından bile dünyaya akan mayalarımızı yoğurucu gözyaşı ile bizlere sahip olduğumuz( olmamız gereken) ruhu göstermekte ve bizleri kendimize dönderme noktasında bu hayatı terk ettikten sonra bile boş durmama mevkinde. Yüce Rab onu Gaye insan ve ufuk peygamberin yanında etsin ve bizi de onların yanında... :(

ME
12.03.2007 19:52
#14

Mekanı cennet olsun.

MU
27.03.2007 10:58
#15

çile, çile, çile... fikir çilesi, ruh çilesi ve bütün bir cemiyetin çilesi.. Üstadımız, çilenin hangi cephelerde dolaşması gerektiğini idrak edenlerden oldu. Sanatı ve hayatı çelik- çomak oynamak zannedenlere, sanatıyla ve hayatıyla en güzel cevabı verdi. ...Allah'a kavuşurken de imrenilecek bir haldeydi. Mekanı cennet olsun ve Yüce Allah onu sevgili Peygamberimize komşu, bizleri de onlara komşu eylesin inşallah.

HA
29.03.2007 22:15
#16

Allahu ekber...

yapılan tüm dualara AMİN, AMİN, AMİNYARABBİLALEMİN....

rabbim üstadtan razı olsun. mekanını cennet olsun inşallah.

 

''NEÇIKAR BİR YOLA DÜŞMEMİŞ GÖLGEM,

YOLLARKİ ALLAHA ÇIKAR BENDEDİR. (n-f-k)

TA
07.04.2007 14:04
#17

ALLAH şefaatine nail eylesin İnşaALLAH

NE
30.05.2007 14:07
#18

maşAllah tebarekallah

ne büyük bir güzelliktir Rabbim

Allah mekanını cennet eyledi inşAllah

YU
30.05.2007 14:30
#19

SÜBHANE RABBİKE RABBİL İZZETİ AMMA YESUFUN VESALAMIN ALEL MURSELİN VE ALİHİM VELHAMDÜLİLLAHİ RABBİL ALEMİN LİLAHİTAĞLEL FATİHA...AMİN

ME
30.05.2007 17:16
#20

DOSTUN DOSTUMUZ DÜŞMANIN DÜŞMANIMIZDIR...ALLAH GANİ GANİ RAHMET EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN...MY

SA
30.05.2007 21:34
#21

bilmiyorum..... üstad abdulHakim arvasi hazretlerinden tasavvuf dersleri almış ve bunu eserlerinde de tasavufi konulara yer vermiş

bu konuda cahil biriyim ama şunu söyleyebilim üstadımız gibi sanatı allahı aramak olarak tanımlayan biri için dile getirmese de cennet yada cehennem çok önemli olmuyor esas sevgiliye ulaşmak onlara yetiyor onlar derlerki ya rabbi al bu bedeni yakacaksan yak cennete mi koyacaksın koy helak mı edeceksin et güzel mi edeceksin et nasıl görmek istiyorsan öyle yap yakacak olan sen isen ben cehennemde sonsuza dek yanmaya razıyım derler anladığım kadarıyla bediüüzaaman said nursi buna benzer bir sözü aslında bu duyguyla söylemiştir ÜSTAD SEVGİLİSİNE ULAŞTI ONU ÇOK SEVİYORDU BU DÜNYA DA NE ACILAR ÇEKTİ PES ETMEDİ YORULMADI HAYKIRDI O SÖZÜ ALLAH BİR BU YÜZDEN BİLE ATTILAR CEZAEVİNE AKIL ALMAZ BİRŞEYDİ ALLAH ONA BUNLARI BU ACILARI NASİP ETTİ ONU BİR AKSİYON ADAMI BİR DAVA ADAMI OLARAK GÖRMEK İSTEDİ YALNIZ BURADA İNCE BİR NOKTA VAR BU DAVANIN SAHİBİ ALLAHTI ÜSTAD İSE VESİLE BUNLARIN BU OLAYLARIN ACILARIN SEBEBİDE ALLAHTI ÜSTADA BU GÜCÜ VERENDE BİZE ARMAGAN EDENDE ALLAHTI O ÖYLE BİR İMAN ETMİŞKİ HİÇBİRŞEY ÇEVİREMEDİ NEFS ÇARESİZ KALDI NE MAL NE MÜLK BELKİ NE ŞÖHRETİ KALACAKTI VAZGEC DEDİLER AMA O TERK İ DÜNYA EYLEDİ

SİZ ONU CENNETE Mİ GİTTİ DİYORSUNUZ BÖYLE BİR İNSAN ALLAHTAN GELECEK HERŞEYE RAZIDIR VE HERŞEYİ LUTÜF BİLİR CEHENEMDE DE OLSA O MUTLUDUR BUNU BİLİN ALLAH BİZE DE NASİP EYLESİN ÖYLE BİR İMAN MÜCADELE GÜCÜ BİZDE ONUN GİBİ GECSEK SAHİP OLDUKLARIMIZDAN İNANIN ALLAH AŞKIYLA YANDIĞIMIZ GÜN OLUR GELİR İNŞALLAH VE BENİ YAKACAK OLAN SEN DEĞİL MİSİN ALLAHIM ÖYLEYSE BEN RAZIYIM DEMEK CÜMLEMİZE NASİP OLUR İNŞALLAH ÜSTAD DİLE GETİRMESE DE BU İNANCA SAHİPTİ ÇÜNKÜ HAYATI DA SAHİP OLDUĞU NİTELİKLERİ DE BUNU GÖSTERİYOR

AK
26.06.2007 00:44
#22

bu yazıyı okuyunca üstadın o hali geldi gözümün önüne ve çok duygulandım.

bişeyi de gözden kaçırmamak lazım üstad şiirinde;

cenaze günüm olmasın çelengim top arabam,

alsın beni götürsün tam dört inanmış adam.

bu şiirde hadislere dayanıyor. peygamber efendimiz bir hadisinde

cenazesini dört inanmış adam(yani oluş sırrına ermiş) dört adam taşırsa mekanı cennetliktir.

diyor. ALLAH mekanını cennet eylesin.

AB
26.06.2007 10:00
#23

selam aleykum

 

sözüme üstadın şiiri ile başlamak istiyorum.''Çile kapısından erişilecek dünyayı bilseydin, yatağını yorganını satardın''bu dünya ile öbür dünya arasındaki o büyük uçurumun farkına varan akıllar ,bu dünyadaki bütün nimetleri elinin tersiyle iter bu hep öyle oldu.

 

bu dünyadaki herşeyini bu yolda feda eden bir insanın ben cennette olduğunu düşünüyorum. Allah bizi üstada yakışır bir hayat sürmemizi nasip etsin.

 

ukalalık gibi olmasın ama bi kaç düzeltmede bulunmak istiyorum.

 

 

1-SÜBHANE RABBİKE RABBİL İZZETİ AMMA YESUFUN VESALAMIN ALEL MURSELİN VE ALİHİM VELHAMDÜLİLLAHİ RABBİL ALEMİN LİLAHİTAĞLEL FATİHA...AMİN -doğrusu -(Sübhane rabbike rabbil izzeti amma yesifun ve selamün alel mürselin velhamdü lillahi rabbil Alemiyn lillehi teala el fatiha)

 

2-salihtürk kardeşimin, beddiüzzamana ait olduğunu sandığı bir söz.evvela üstadın dediği gibi çile kapısından erişilecek dünyayı bilseydin, yatağını yorganını satardın.bunun mükafatı olarak Allah bize cenneti sunuyor.bu bize Allahın en büyük nimeti.yalnış bir düşünce var insanı inkara saptırabilecek hassas bir çizgi:''ben Allahın rızasını istiyorum ,cennet cehennem farketmez yeterkı Allah benden razı olsun''böyle bir düşüncenın dinimizde yeri yoktur.tüm hadis ve ayetlerde güzel amelin karşılığında cennetin bahşedileceği bildirilmiştir.yarabbi ben senin rızan için çalışıyorum,benim için cehennemde farketmez dersek Allahın en büyük nimetini yanı cenneti küçük görmüş oluruz.

 

3-akrep kardeşimin yazdığı üstadın bir şiiri

 

cenaze günüm olmasın çelengim top arabam,

alsın beni götürsün tam dört inanmış adam

 

doğrusu-(son günüm olmasın dostum, çelengim, top arabam;alıp beni götürsün, tam dört inanmış adam...)

SA
01.07.2007 14:48
#24

ABDULHAMİT HOCAM ÇOK GÜZEL İFADE ETMİŞSİNİZ ÇOK GÜZEL DE CEVAP VERMİŞSİNİZ.BEN HER KONU DA ÖZEL BİR FİKİR BEYAN ETME HAKKINA SAHİP GÖRÜRÜRÜM KENDİMİ YALNIZ DİNİMİZE GELİNCE SUSARIM ÇÜNKÜ NE YETERİ KADAR DİNİMİ YAŞADIĞIMA İNANIYORUM NE DE İSLAMİ KONULARDA ÇOK BİLGİLİ OLDUĞUMA AMA FORUMDA BELİRTTİĞİM DÜŞÜNCELER KONUSUNDA AZ DA OLSA BİLGİ SAHİBİYİM SİZ ÇOK DAHA BİLGİLİ OLABİLİRSİNİZ

ALLAHIN CENNETİNİ KÜÇÜMSEMEK CEHENNEME RAZI OLMAK KİMİN HADDİNE DEĞİL Mİ?BUNU SÖYLEYEN KÜFÜRDEDİR DEĞİL Mİ?TABİKİ EVET BENCE DE AMA ONU SÖYLEYENDE ÖNEMLİ EGER NEFSİYLE SÖYLEMİŞSE BİR ADAM HANİ BENİM GİBİ BİRİYSE EGER MUTLAKA KÜFÜRDEDİR AMA YUNUS SÖYLEMİŞ....KUTSAL KİTAP DEĞİL SÜNNET DEĞİL AMA BU YUNUS UN DİVANINDA YAZAR.TABİ ÖYLE İNSANLAR KALMADI BU DÜNYADA YA DA VAR BİZ GÖREMİYORUZ

YOL ONUN VARLIK ONUN GERİSİ HEP ANGARYA SÖZÜNÜ SÖYLEYEBİLMEK İÇİN ŞAİR OLMAK YETMEZ ŞAİRLERİN SULTANI DA OLSAN DA SÖYLEYEMEZSİN BELKİ HİÇ FARKEDİLMEYEN BASİT BİR SÖZ ÜSTADIN BÖYLE ÇOK SÖZÜ VAR SATIR ARALARINDA KARŞILATIRMA YAPTIĞIM VAKİT DİĞER GÖNÜL İNSANLARIYLA ARASINDA BİR FARK GÖREMİYORUM SÖZLERİYLE ÜSTADIN

AB
02.07.2007 11:20
#25

selam aleykum

 

amacım konuyu uzatıp polemiğe girmek değil tabi..ama salihtürk kardeşim bir önceki mesajında sözün bediüzzaman hz.lerine ait olduğunu sanıyordun.şimdi yunusun divanında olduğunu sölüyorsun.alıntı yapsan daha güzel olurdu en azından sözün özünü anlamış olurduk.buna benzer olmasada içinde cehennem geçen bir sözü hz.Ebubekirde sölemiş.

 

''Yarabbi vucudumu o kadar büyütki benden başka hiç kimse cehenneme sığmasın''yani tek ben yanayım diğer bütün insanlar kurtulsun.

 

 

burda ulvi bir düşünce çok hassas bir fikir yatar.tabi bu sözü sölemek içinde hz.Ebubekir olmak lazım.

 

BANA SENI GEREK SENİ

Aşkın aldı benden beni, Bana seni gerek seni

Ben yanaram dün ü günü, Bana seni gerek seni

 

 

Ne varlığa sevinerem, Ne yokluğa yerinürem

Aşkın ile avunuram, Bana seni gerek seni

 

 

Aşkın âşıklar öldürür, Aşk denize daldırır

Sensin dün ü gün endişem, Bana seni gerek seni

 

 

Sofilere sohbet gerek, Âhilere ahret gerek

Mecnun'lara Leyla gerek, Bana seni gerek seni

 

 

Eğer beni öldüreler, Külüm göğe savuralar

Toprağım anda çağıra, Bana seni gerek seni

 

 

Yünüs dürür benim adım, Gün geldikçe artar od'um

İki cihanda maksudum, Bana seni gerek seni

 

sanırım kastettiiğiniz şiir bu olsa gerek yunus'un.ama buna benzer sözleri aşağı yukarı bütün islam alimleri sölemiş.bu ilah-i aşk ın ta kendisidir.''üstad''ında buna benzer bir yazısı var.

 

Sadece ilâhî hikmet, mücerred çile, yanmak için yanmak, Allah için yanmak... Bunlar kaldı. Bunlar ve ben... Bulunmazı bulmaya, düşünülemezi düşünmeye, muhali kurcalamaya mahkûm ben:

 

arada çok hassas bir çizgi var.bunu ayırmak gerekir inşallah anlatabilmişimdir.

NF
02.07.2007 19:46
#26

Selamlar,

 

Tasavvufta muhtelif merhaleler, çeşitli anlayışlar vardır. Önemli mutasavvıflarımızdan olan Yunus'un da, Abdülhamid arkadaşımızın kopyaladığı mesajda yer alan şiirinde şöyle bir dörtlük var:

 

Cennet Cennet dedikleri,

Birkaç köşkle birkaç huri;

İsteyene ver sen ânı,

Bana seni gerek, seni!..

 

Burada anlatılan şey, asıl sevginin Allah sevgisi olması gerektiği, amacın Cennet'e kavuşmaktan çok, Allah'ın rızasını kazanmak olduğu düşüncesi... Ben şahsen "Cennet Cennet dedikleri / Birkaç köşkle birkaç huri" diyemem, tasavvuf deryasında belli bir derinliğe dalmayanların da bunları söylemesi pek hoş olmaz; zira bu sözün manası hissedilemediği takdirde, özellikle şu iki mısra, Allah'ın yarattığı ve bizzat Kur'an'ında büyük övgülerle andığı Cennet'ine burun kıvırmak manasına gelebilir. Yunus Allah'ı o denli seviyor ki, onun için asıl amaç Cennet değil, Allah'ın kendisi oluyor. Bu yüzden biraz hoş görmeliyiz sanırım. Bunları söylemek, daha önce de değindiğim gibi her babayiğidin harcı değil; zira aşıkla maşuğun arasındaki ilişkiyi taşıyabiliyor olmak gerekir bunun için. Aşığın, maşuğuna daha geniş bir sınır dairesi içerisinde hitap etmesine imkan tanıyan "naz makamı" dediğimiz bir husus da var bilincinde olmamız gereken... Çoğu mutasavvıf bu makamın kendilerine temin ettiği geniş çerçeveden faydalanarak, avam insanının manasını hissedemeyeceği, yanlış anlayacağı şeyler söylemişlerdir. Aklıma hemen, üstadın da sık sık verdiği bir örnek geldi; bilindiği gibi, Bayezid-i Bestami hazretleri, ruhen bunaldığı bir anda şöyle demiştir: "Ey Rabbim, beni fazla sıkma; aksi takdirde ne kadar merhametli olduğunu kullarına anlatırım da, yeryüzünde sana ibadet edecek bir kul bile bulamazsın!".. İslam'daki merhamet derecesinin müthiş sınırlarını vurgulayan bu muştulu sözün bir benzeri de, Abdülhamid arkadaşımızın Hz. Ebubekir R.a'dan naklettiği söz... İşte kişi, samimiyetle o makama geldiğini düşünebiliyorsa, buyursun, söylesin bunları. Allah'a duyduğu sevginin büyüklüğüne, ihlasına samimi olarak güvenen varsa, bu söz, o kişinin söyleyebileceği en güzel sözlerden olur; aksi takdirde, yani tam bilincinde olunmadan sarfedildiğinde Allah'ın övdüğünü yermeye varabilir ki, Allah cümlemizi bundan muhafaza buyursun.

 

Arkadaşlar, bu mevzuyla ilgili, bu başlık altında daha başka mesajlar yazmamanızı rica ediyorum. Eğer illa da yazmanız gerekiyorsa, bir başlık açarsınız, biz de bu mevzuyla ilgili, burada yazılan mesajları oraya naklederiz, tartışma oradan devam eder. Fakat istişarenin her iki cephesinin de yazdıklarımı anlatmaya çalıştığı gibi bir izlenim aldım ben, yanılmamış olduğumu tahmin ediyorum acizane..

 

Saygı ve selamlarımla

KU
02.07.2007 21:51
#27

Maşallah ya ne büyük, ne yüce bir mertebe. Çekilen fikir yükü yeni çilelere gebe.

07.01.2008 23:37
#28

ALLAH (C.C) RAZI OLSUN... ÜSTADIMIZ hakkında bilmediklerimizi buradan okumak öğrenmek bilmek güzel...

 

ALLAH (C.C) MEKANINI CENNET EYLEYE... amin

 

ÜSTAD NECİP FAZIL KISAKÜREK UNUTULAMAZ...

TU
08.01.2008 13:42
#29

Mekanı cennet olur inşaallah ...

AK
13.01.2008 07:13
#30

Allah u teala rahmeteni ve bereketini üzerinden eksik etmesin...

IS
17.01.2008 23:58
#31

arkadaşlar çok etkilendim kişinin sözüyle özünün bir olması üstadda ne güzel cereyan etmiş.ölüm ölene bayram bayrama sevinmek var...oh ne güzel bayramda tahta ata binmek var..bize ölüm ve ötesini sevdiren üstadı tekrar rahmetle anıyorum..

BI
22.01.2008 00:31
#32

"İnsan nasıl yaşarsa öyle ölür..."

 

İnşallah onun davasını derdimiz bilir ve muvaffak oluruz Allah'ın izniyle....

MU
05.03.2009 14:02
#33

Sonsuzluk Kervanı'nın peşine düşüp de yolda kalan kaç kişi görülmüş, duyulmuş ki?...

Mübarek olsun...

Rûhu şâd olsun...

FE
05.03.2009 18:06
#34

Azraile "hoş geldin" diyebilmiş, ne mutlu...

Fahri Duran kardeşim ne mutlu ki sana üstadı son görenlerden birisin ve onu yıkayansın.

AD
29.04.2009 16:10
#35

"...Necip Fazıl'ı hiçbir abartı yapmaksızın ifade etmek gerekirse; tefekkür sahasında

beş asırdır beklenen büyük zuhûr, büyük mütefekkir insandır. Bu insanın, fikirlerini aşılayabilmesi için deha çapında bir şair olması gerekiyordu -böyledir de- zaten evvela şiirlerini yazmış, ondan sonra fikriyatını herkese okutmaya başlamıştır.

 

Size Üstad hakkında bir sır vereyim. Bilenler bilir, Üstad son zamanlarında velayet

mertebesinde bir insandı. Bunu çok az insan bilir. Merhum Ahmet Kabaklı da bunu biliyordu..."

 

Ekrem Zingal

Cuma Dergisi / Mayıs 2002

 

 

Allah şefaatlerine nail kılsın inşallah...

NU
29.04.2009 20:34
#36

"Söylenmedik cümlenin hasreti dudağımda..." diyerek gitti Üstad... belki bu haasretliktir gözlerindeki yas...

Allah c.c sefkatiyle muamelede bulunsun amin

BA
29.04.2009 20:46
#37
Üsküdar Selimiye Camii imam hatibi Fahri Duran anlatıyor:

 

Bir gün Ahmet Mekki Efendi?nin oğlu, Prof. Dr. Ahmet hikmet Üçışık geldi, beni arabasıyla vakıf Guraba Hastanesine götürdü:

?üstad vefat etti, cenazesini sen yıkayacaksın! ?dedi, gittik.

Prof. Dr. Süleyman Yalçın, Prof. Dr. Ahmet Hikmet Üçışık ?la bir kişi daha vardı, şimdi onun adını hatırlayamıyorum.

Cenazeyi yıkadık, havluyla kuruladık, kefene sararken yüzüne şöyle bir baktım? Yanaklarından aşağı gözlerinden, diri insan nasıl ağlıyorsa, aynen öyle yaş aktığını gördüm!...

Kırk yıllık imamım ben! Yüzlerce cenaze yıkadım ben ama bir ölünün gözünden yaş geldiğine ne daha önce ne daha sonra hiç rast gelmedim. Hatırlamıyorum.

İşte o zaman ?zaten duyguluydum ama tekrar- öyle duygulandım ki şöyle seslendim:

?Üstadım, ahirete giderken bile bu milletin hali pür melâline ağlayarak gidiyorsun.

Sonraaaa .. Bu durum çok dikkatimi çekti benim. Üstadı yerine tevdi ettikten ne kadar sonraydı bilmem.?Hadis-i Erbain??de rastladığım bir hadiste, Efendimiz Aleyhisselam: Gaslinden sonra gözlerinden yaş gelen kişiyi kutlayın. Çünkü o cennetliktir.? Buyuruyordu.

 

Bismillahirrahmanirrahim;

Paylaşımı okuyunca bambaşka iklimlere gittim biran, özellikle Peygamber Efendimiz (s.a.v) hadisiyle tamamlanınca yazım bir anda içim titredi, tüylerim diken diken oldu. HeyHat !

 

Paylaşım çok güzeldi Rabbim bizleride birer İSLAM neferi eyler İNŞALLAH .. (amin)

YU
30.04.2009 17:28
#38

maalesef ki o öldükten sonra bile göz yaşı döküyor

biz hayat süren leşler bizim gözlerimiz ne duruyor...

YE
03.05.2009 00:04
#39
Onun cennetlik olduğuna %99 inanıyordum ama böyle birşeyle karşılaşmak beni ziyadesiyle etkiledi.

Allah cümlemize daha dünyada iken cennetle müjdelediği böyle halis kullarından eylesin. AMİN

 

 

onun samimyetine biz de inanıyoruz bu menkıbeyle bir daha gördük.yalnız yüzde 99 ihtimalle nasıl bir hüküme ulaşabilyorsun..lütfen edebi aşmayın...

NU
04.05.2009 21:16
#40

Mevla sefkatiyle yaklassın amin

FA
04.06.2009 00:57
#41

ALLAH rahmet eylesin mekanı cennet olsun...

TU
04.06.2009 15:09
#42

Allah (c.c.) aziz Üstad'a rahmet etsin, mekanını da cennet inşallah.

Bizleri de ahirette Üstad ile ve nice salih kullar ile haşreylesin...

RA
04.06.2009 15:56
#43

Bu ne güzel bir ölümdür... Rabbim kendisinden binlerce razı olsun, inşAllah..

DA
14.07.2009 16:12
#44

Ölüm ölene bayram ,bayramda sevinmek var,

Oh ne güzel bayramda tahta ata binmek var..nfk

MU
14.08.2009 21:17
#45

'Üstadın vasiyetinde bulunan "Beni, İslamî usûllerin en incelerine riayetle gömünüz" arzusu, olduğu gibi yerine getirilmiştir. Üstadın ruh-u şerifi ebediyyete intikal eder etmez, haber alan seyyidler, Efendi hazretlerinin bağlıları harekete geçerek, gereken incelik ve titizliği gösterip, Üstadı İslami usullerin en incelerine uyarak techiz ve tekfinlediler. Efendi hazretlerinin bağlılarından bir marangozun tek çivi bile sokmadan yaptığı bir tabuta kondu Üstadın nâşı.

Ve şimdi bir zamanlar sık sık gidip havasını soluduğu, rengine, iklimine tutulduğu, "kurtuluşu bulduğu" Eyüp Sultan tepelerine, yetiştirdiği gençliğin omuzlarında bu tabutla uğurlandı.'

 

(Muzaffer Doğan - Türk Edebiyatı Dergisi - Temmuz 1983)

SE
16.08.2009 12:48
#46

Esselamu aleyküm arkadaşlar ben küçüklüğümden beri üstada ilgi duyan hayranlık duyan ve onun fikri

etkilerini yakın çevremde bile gören fakat manevi olarak kalbimin hep sizinle beraber atmasına karşılık

zahiri olarak aranıza katılan ben okuduğum bir kitapta(ÜSTAD NECİP FAZIL MUSTAFA ÖZDAMAR) üstadın cenazesini okumuştum onu size yazmak istedim...

 

........Ben bunları söyleyince ,Fahri Duran Hoca yoğun biçimde duygulandı başladı:

 

-Allah rahmet eylesin cenazesini ben yıkadım obüyük insanın

-ne!? kimin cenazesini

-Üstad Necip Fazıl'ın

-aaaa Ağızım açık kaldı.....................

MU
26.10.2009 12:14
#47

"Nasıl yaşarsanız öyle ölür, nasıl ölürseniz öyle haşrolursunuz" mealinde bir hadis-i şerif vardır. Hayatı, sanatı ve mücadelesi ile vasiyeti çerçevesinde Necip Fazıl'ın ölümü ve cenazesi üzerinde düşününce, insan bu hadisin dünyaya ait hikmetini daha iyi anlıyor.

Cenazenin bir sıkıyönetim ortamında, herhangi bir resmî izin olmaksızın ve hatta güvenlik kuvvetlerinin engellemelerine rağmen, Fatih'ten Edirnekapı'ya kadar el üstünde gitmesi akıl alacak bir şey değildir. Buradaki 'sır' onun hayatı boyunca her şeye rağmen mücadele edişini açıklayan niteliktedir.

Bilindiği kadarıyla hiç bir grubun sıkıyönetim yasağını çiğnemeye niyetli ve istekli olmadığı bir ortamda, cenazeye ait tabut, Millet Caddesi boyunca, bir türlü cenaze arabasına konamadı. Sonra da mezara indirilirken, polis ve asker kordonu oluşturuldu. Bütün bunlar Necip Fazıl'ın hayat görüşü, yaşayışı ve şahsiyeti ile bütünleşiyor...

 

(Mustafa Miyasoğlu - Necip Fazıl Armağanı - Sh. 85)

NE
24.03.2010 13:52
#48

Etkilenmemek mümkün değil.Allah ,o göz yaşlarının hürmetine bizi bağışlasın , salihlerle yaşatıp salihlerle öldürsün ve salihlerle haşreylesin.

SE
26.04.2010 19:31
#49

Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah.Bize de onun yolunda gitmek nasip eylesin.Kişi sevdiğiyle beraberdir.

HA
21.05.2010 13:28
#50

rabbim hepimize böyle ölümler nasip etsin insallah..cennetede üstada komsu etsin...amin

AB
29.05.2010 20:39
#51

Allah c.c. mekanını cennet kabrini nur eylesin.Yeri doldurulamayan en büyük şairlerden.Görmedik ama görmüş gibi en içten sevgiyle bağlıyız.

''''''''''''''''''''''Dualarımızda yer edinmesi dileğiyle...'''''''''''''''''''''''''''''

 

 

Üstada hasretiz

ÜF
23.06.2010 19:45
#52

aman Allahım çok güzel ya....Giderken bile......

KA
24.06.2010 06:59
#53

Hanginizin daha iyi amel işleyeceğini denemek için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O, herşeye galiptir, çok affedendir. Mülk Süresi/2.Ayet

 

Onu tanıyan ve inşallah tanıyacak olanlar şeksiz ve şüphesiz güzel ve hayırlı işler yaptığı hususunda şahitlik edeceklerdir, zira eserlerinde de bu güzel işlerin akislerini, yansımalarını ve numunelerini müşahede etmekteyiz.Velevki inkar edenler olabilir ancak bu Üstadımızın güzel işler yaptığı ve hayırlı bir insan olduğu gerçeğini değiştirmez ve onların bu inkarlarında art niyet, kasıt aramak icab eder.Karşıt görüşte olanlar bile onun samimiyetine, halisiyetine, kemalatına inanmışlar ve hakkını teslim etmişlerdir.

Hayatı gibi ölümüde güzel olan ender-i nadirattan ve Hakkın seçkin kullarından biridir ÜSTAD(R.Aleyh)

Kim bilir ölüm anında hangi tecellilere mazhar oldu, hangi müjdelere nail oldu da mübarek bedeni bu heyecana mukavemet edemedi de gözlerinden yaşlar dökülüverdi.

O göz yaşları üzerinde halisane tefekkür edebilirsek eserlerinde olduğu gibi son kertede bile bize yol gösterme, mesaj verme ve kılavuz olma mücadelesi içerisinde olduğunu görmemiz mümkündür.Sanki gaipten bir şeyler fısıldıyor, aksettiriyor gibi bizlere!..

Bizlerede böyle ölümler nasip olur inşallah.

Allah'ımız (c.c) ondan Razı olsun, Ruhu şad olsun, Kadrini âli kılsın, Kabrini nur, Mekanını Cennet eylesin.Amin

 

 

DE
29.09.2010 16:23
#54

Efendimiz Aleyhisselam: Gaslinden sonra gözlerinden yaş gelen kişiyi kutlayın. Çünkü o cennetliktir.” Buyuruyordu.

 

Rabbim! bu ne güzel bir ölüm..İçim titredi .. :)

EB
11.01.2014 14:40
#55

Üsküdar Selimiye Camii imam hatibi Fahri Duran anlatıyor:

 

Bir gün Ahmet Mekki Efendi’nin oğlu, Prof. Dr. Ahmet hikmet Üçışık geldi, beni arabasıyla vakıf Guraba Hastanesine götürdü:

”üstad vefat etti, cenazesini sen yıkayacaksın! “dedi, gittik.

Prof. Dr. Süleyman Yalçın, Prof. Dr. Ahmet Hikmet Üçışık ‘la bir kişi daha vardı, şimdi onun adını hatırlayamıyorum.

Cenazeyi yıkadık, havluyla kuruladık, kefene sararken yüzüne şöyle bir baktım… Yanaklarından aşağı gözlerinden, diri insan nasıl ağlıyorsa, aynen öyle yaş aktığını gördüm!...

Kırk yıllık imamım ben! Yüzlerce cenaze yıkadım ben ama bir ölünün gözünden yaş geldiğine ne daha önce ne daha sonra hiç rast gelmedim. Hatırlamıyorum.

İşte o zaman –zaten duyguluydum ama tekrar- öyle duygulandım ki şöyle seslendim:

—Üstadım, ahirete giderken bile bu milletin hali pür melâline ağlayarak gidiyorsun.

Sonraaaa .. Bu durum çok dikkatimi çekti benim. Üstadı yerine tevdi ettikten ne kadar sonraydı bilmem.”Hadis-i Erbain”’de rastladığım bir hadiste, Efendimiz Aleyhisselam: Gaslinden sonra gözlerinden yaş gelen kişiyi kutlayın. Çünkü o cennetliktir.” Buyuruyordu.

 

 

"Nasıl yaşarsanız öyle ölür, nasıl ölürseniz öyle haşrolursunuz" mealinde bir hadis-i şerif vardır. Hayatı, sanatı ve mücadelesi ile vasiyeti çerçevesinde Necip Fazıl'ın ölümü ve cenazesi üzerinde düşününce, insan bu hadisin dünyaya ait hikmetini daha iyi anlıyor.

Cenazenin bir sıkıyönetim ortamında, herhangi bir resmî izin olmaksızın ve hatta güvenlik kuvvetlerinin engellemelerine rağmen, Fatih'ten Edirnekapı'ya kadar el üstünde gitmesi akıl alacak bir şey değildir. Buradaki 'sır' onun hayatı boyunca her şeye rağmen mücadele edişini açıklayan niteliktedir.

Bilindiği kadarıyla hiç bir grubun sıkıyönetim yasağını çiğnemeye niyetli ve istekli olmadığı bir ortamda, cenazeye ait tabut, Millet Caddesi boyunca, bir türlü cenaze arabasına konamadı. Sonra da mezara indirilirken, polis ve asker kordonu oluşturuldu. Bütün bunlar Necip Fazıl'ın hayat görüşü, yaşayışı ve şahsiyeti ile bütünleşiyor...

 

(Mustafa Miyasoğlu - Necip Fazıl Armağanı - Sh. 85)

 

 

"...Necip Fazıl'ı hiçbir abartı yapmaksızın ifade etmek gerekirse; tefekkür sahasında

beş asırdır beklenen büyük zuhûr, büyük mütefekkir insandır. Bu insanın, fikirlerini aşılayabilmesi için deha çapında bir şair olması gerekiyordu -böyledir de- zaten evvela şiirlerini yazmış, ondan sonra fikriyatını herkese okutmaya başlamıştır.

 

Size Üstad hakkında bir sır vereyim. Bilenler bilir, Üstad son zamanlarında velayet

mertebesinde bir insandı. Bunu çok az insan bilir. Merhum Ahmet Kabaklı da bunu biliyordu..."

 

Ekrem Zingal

Cuma Dergisi / Mayıs 2002

 

 

 

 

 

Subhanallah! İçim nasıl burkuldu nasıl.. Ne engin adam bu ne derin müslüman.. Davacısı olduğu fikrin zerresine erişsem şeref sayarım :(